gokhanhan.sitemynet.com
INTERNATIONAL ACADEMY OF SPECIAL METAPHYSICS METAFİZİK UZMANLIĞI VE METAFİZİK ÇAĞI PARAPSİKOLOJİ-METATERAPİ-PSİKANALİZM-SES VE RESİMLE KİŞİLİK VE RUH ANALİZİ NAZAR-BİLİMSEL NAZAR-DÜNYADA EVRENSEL İLK NAZAR KİTABI. KANSERLİ HASTALIKLARA BİOENERJİ VE ŞİFALI BİTKİLERLE ÇARE:AĞIZ KANSERİ-CİLT(DERİ)KANSERİ-AKCİĞER KANSERİ-KARACİĞER KANSERİ-KALP KANSERİ-BOĞAZ(GIRTLAK)KANSERİ-BÖBREK KANSERİ-PANKREAS KANSERİ-KAN(LÖSEMİ)KANSERİ-BAĞIRSAK(KOLON)KANSERİ-MİDE KANSERİ-RAHİM KANSERİ-PROSTAT KANSERİ-MEME KANSERİ OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK-FOBİK BOZUKLUKLAR-CİNSEL İSTEM BOZUKLUKLARI-MANİK DEPRESİF PANİK ATAK-DEPRESYON-KAYGI-EVLİLİK PROBLEMLERİ TİTREME-VİTİLİGO-UYKU BOZUKLUKLARI-UNUTKANLIK-SAÇ DÖKÜLMESİ VE KELLİĞE KESİN ÇÖZÜM-DAMAR SERTLİĞİ VE TIKANIKLIKLARI-BEL VE BOYUN FITIĞI-KISIRLIK-HEMOROİT(BASUR)-SİĞİL-ADET DÜZENSİZLİĞİ VE TIKANIKLIKLARI-BEYİN TÜMÖRÜ-ÇOCUKLARDA ASABİYET VE SİNİRLİLİK-KALÇA AĞRILARI-KEKEME-SİNÜZİT RADYASYON-SEDEF-BAŞ AĞRISI-MİĞREN-SARA(EPİLEPSİ)SARILIK(HEPATİT B)-CİNSEL SORUNLAR VE İKTİDARSIZLIK-FİZİKSEL HASTALIKLARIN YANSIDIGI RUH DİLİ-FİZİKSEL HASTALIKLAR
TELEPATİ-EMPATİ-TELEKİNEZİ BİOENERJİ-RADYASTEZİ BASINDA GÖKHAN HANİ İNTERNET BASINDA GÖKHAN HANİ MANYETİZMA-HİPNOTİZMA-NPL(Neuro Linguistik Programming)-YÜZÜ GÜZELLEŞTİRME SANATI DEPREM IŞIMASI-SPİRİTÜAL VARYASYON - KOZMİK VARYASYON SENDROMU FELÇ-ROMATİZMA-KİNESİOLOJİ-BİOTERAPİ-HOMEOPATİ-SHİATSU-KİROPRATİK-AROMA TERAPİ-GİZEMLİ TAŞLARLA TERAPİ-REFLEKSOLOJİ-AYURVEDA-KRİSTAL TERAPİ-ALEXANDER TEKNİĞİ-FENG SHUİ-KLASİK MASAJ VE UZAKDĞU MASAJ TEKNİKLERİ SERTİFİKALI EĞİTİMLER BAŞLADI

AKUPUNKTUR-MÜZİK VE SES TERAPİSİ-DİKKAT EKSİKLİĞİ

RADYASYON-SEDEF-BAŞ AĞRISI-MİĞREN-SARA(EPİLEPSİ)SARILIK(HEPATİT B)-CİNSEL SORUNLAR VE İKTİDARSIZLIK-FİZİKSEL HASTALIKLARIN YANSIDIGI RUH DİLİ-FİZİKSEL HASTALIKLAR

www.metafizikuzmani.com

fghfh.jpg

khh_.jpg

Psoriazis (Sedef hastalığı):
Psoriazis epidermisin aşırı proliferasyonu ile karakterize kronik "papuloskuamoz" hastalıktır. Vakaların çoğunun kendine has bir klinik görünümü vardır fakat birçok ati pik tablo görülebilir. Bu lezyonlarin ortak noktası ortası gümüşi bir pullanma gösteren küçük eri temli papuller seklindeki uniter lezyonlaridir. Bu papuller, plaklar oluşturacak şekilde birleşirler. Gümüşi pullanmalar parakeratotik stratum korneum içinde notrofiller icerir. Notrofiller Zumbuch'un akut pustuler psoriazisinde deride pustul, hatta "pul golcükleri" oluşturacak kadar yoğun olabilir. Psoriazis vulgaris' in pullanan plakları diz ve dirsekler gibi travma ve sürtünmeye açık bölgelerde daha sıktır, fakat saçlı deriyi veya diğer bölgeleri de tutabilirler. El, ayak ve tırnaklar etkilenebilir. Bu hastaların hayati tehdit edici ya da von Zumbusch formundaki gibi tüm vücutta pustuller, ateş, elektrolit bozuklukları ve periferik notropeniyle seyreden eritroderma oluşturmayan kronik ve oldukça stabil bir psoriazis formu vardır. Tedavi edilmeyen ağır hastalarda hipoalbuminemi, elektrolit kaybı ve sepsisten olum oluşabilir. Inverse psoriazis' te plaklar baslıca intertriginoz bölgeleri tutarlar. Hallopeau'nun acrodermatitis continua' sinda psoriazis el ve ayaklara sinirlidir. Gebelikte alevlenen psoriazis yanlışlıkla "kaçınılması gereken bir terim olan" "impetigo herpetiformis" seklinde isimlendirilir. Streptokok enfeksiyonlarından sonra hastalıkta alevlenme olabilir. Bir bölgeye uygulanan travma burada lezyon olusumuna sebep olabilir (Koebner işareti). Gümüşi pulların kazınması toplu iğne ucu seklinde kanama noktalarinin belirmesine yol acabilir (Auspitz işareti). Andrew'nun pustuler bakterid' i avuç ici ve ayak tabanlarına lokalize pustuler bir dermatit seklidir. Bu lezyonun pustuler psoriazis ile tartışmalı bir ilişkisi bulunur ve sistemik antibiyotik tedavisine cevap verisiyle ayirdedilir.
Sedef hastalığı, kronik bir rahatsızlıktır!

Sedef hastalığı çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilen, tekrarlayıcı, kronik bir deri hastalığıdır. Deride tipik olarak üzeri sedef rengi pullarla kaplı kızarık alanlar mevcuttur. Derinin üst katmanı (epidermis) aşırı derecede büyümekte, kalınlaşmaktadır.

Oldukça sık görülen bir deri hastalığıdır. Toplumun yaklaşık %1-2 sinde görülür. Hemen her yaşta görülebilmesine rağmen 15-35 yaş arasında daha sık rastlanmaktadır.

Hastalık zaman zaman şiddetlenir, zaman zaman bulgular azalır. Ailesel yatkınlığı olan kişilerde daha sık görülür. Vücudun her tarafında küçük belirtileri ortaya çıksa da büyük parçalar daha çok gövde, dirsek, diz, kafa derisinde, derinin kat yerlerinde ve tırnaklar da ortaya çıkar.

Normal şartlarda deri yaklaşık bir ayda kendini yeniler. Ancak sedef hastalığında bu süre birkaç güne kadar inmiştir ve ölü deri hücrelerindeki artış kalın plaklar oluşturmaktadır.

Deri yüzeyine zarar veren yaralanmalar, kesikler, yanıklar, böcek sokmaları hastalığı alevlendirebilir. Kanser tedavisinde kullanılan bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar, romatizmal eklem hastalığı, viral veya bakteriel enfeksiyonlar, alkol kullanımı, şişmanlık, güneş ışığından yararlanamama veya aşırı güneş ışığı alma, stres, genel sağlık durumu bozuklukları, çok soğuk iklim de alevlendirici etkenlerdendir.

Sedef hastalığı bulaşıcı değildir.

Belirtiler

Deri Döküntüleri: Kuru, kızarık, keskin sınırlı, genellikle gümüş-sedef renkli pullarla kaplı, kazındığında tabaka tabaka kalkan ve toz gibi beyazlaşan, alttaki zeminde ise küçük kanayan noktacıklar bırakan oluşumlardır. Daha çok gövde, dirsek, diz, kafa derisinde, derinin kat yerlerinde yerleşmişlerdir.

Tırnak Belirtileri: Hastaların yaklaşık yarısında el tırnaklarında daha az bir kısmında ise ayak tırnaklarında toplu iğne başı büyüklüğünde çukurlaşmalar, tırnakta kalınlaşma, sararma görülmektedir.

Kaşıntı: Eklem yerlerinde ağrı ve yanma olabilir.


Metafizik Uzmanı ve Psikanalist-Yazar Gökhan Hani; sedef hastalıkları üzerinde 5 yıl süren Alternatif (Tamamlayıcı) Tıp çalışmaları sonucunda 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi yöntemleri ve Şifalı bitkiler yardımı ile çalışmalarını tamamlamıştır. Sitede yer alan tüm yöntemler ve formüllerin orijinal yapısı Metafizik Uzmanı Gökhan Hani'ye ait olup; kopyalanması ve başka sitelerde yayınlanması yasal değildir. Sitede yer alan tüm şifalı bitkiler sedef üzerinde etkili olup, kesinlikle gramajları ve kullanım şekilleri verilmemiştir. Sedef hastalığı üzerinde etkili olan şifalı bitkiler bu tür hastalıklara maruz kalan kişiler üzerinde kesinlikle UZMAN görüşü ve onayı olmadan kullanılmamalıdır. Sedef hastalığı için ayrı ayrı verilen şifalı bitkiler anatomisi bitkilerinin kullanım şekilleri ve gramajları sitede yayınlanmayacaktır.8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi alternatif tıp yöntemleri ve şifalı bitkiler aracılığıyla sedef üzerinde etkili olunduğu gözlenmiştir. Alternatif (Tamamlayıcı) Tıp teknikleri asla modern-klasik tıp yöntemlerinin önüne geçemez. Modern tıp yöntemleri sedef hastalarına yanıt veremiyorsa ya da tamamlayıcı(alternatif) tıp yöntemleriyle desteklenmesi gerekiyorsa 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi ve şifalı bitkiler yöntemleri kullanılmalıdır. Metafizik uzmanlığı kişilerin yaşadığı bölgenin veya coğrafyada yetişen bitkilerle çeşitli hastalıkların üstesinden gelinebileceği görüşündedir. Bu sitede yayınlanan 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi ve şifalı bitkiler yöntem, teknik ve metodolojisini hiçbir Bioenerjist ya da herbalist tarafından kendi adına kullanamaz. Bu yöntemler ve formüller sadece Metafizik uzmanı ve psikanalist-yazar Gökhan Hani'nin 5 yıllık çalışması sonucu ortaya çıkıp ve bir formülün gramajı ve kullanım şekli sadece Metafizik Uzmanı Gökhan Hani ye aittir. Türkiye de ve çeşitli ülkelerde Bioenerji sadece 1 aşamalı kullanılabilmektedir. Alternatif tıp literatüründe Bioenerji 8 aşamalıdır. Biyoenerjinin 8 aşaması kullanılmadan sedef ve diğer bilinmeyen (agnostik) önemli hastalıkların üzerinde enerji verilmesi yetersiz kalmaktadır. Reiki uygulamalarının Bioenerjiyle uzaktan yakından alakası yoktur. Reiki 3 aşamalı olarak Budist felsefesinde sadece yer alır. Bioenerji ise 8 aşamalı veri ve yaklaşımlarıyla Alternatif tıbbın temelini oluşturur. Bionerjinin, Reiki vb yöntemler gibi sembolik- din-felsefesiyle bir bağlantısı yoktur. Bioenerji; Evrensel enerjinin kozmik bağında insan vücudunun 7 ana çakra ve 2 ara çakra bölgesinin pranik ve auratik bağlantısıyla paralel spirütüal-lliastre ile birleşiktir.

SEDEF İÇİN 8.AŞAMALI BİOENERJİ-BİOTERAPİ VE ŞİFALI BİTKİLER:

Sedef için Şifalı bitkiler kullanılma formülü:
1.Kullanılış şekilleri
2.Nasıl Hazırlanması
3.Ne zaman alınmaları
4.Ne zamana kadar kullanılmaları
5.Şifalı bitkilerde kullanılacak Gramajları ve Ölçümleri
6.Kullanılma formülü Metafizik Uzmanı Gökhan Hani'ye aittir.
7.Şifalı bitkiler anatomisi ve 8.Aşamalı BİOENERJİ-BİOTERAPİ ile beraber kullanıldığında etkili olmaktadır.


AYRICA SEDEF HASTALIĞININ RUHSAL KÖKENİ DE OLDUĞU İÇİN METATERAPİ VE BİLİNÇALTI PSİKOLOJİ BOŞALTIMI YAPILMASI ŞARTTIR.

Metafizik Uzmanı Gökhan Hani.

GEREKLİ BİLGİ İÇİN METAFİZİK UZMANI GÖKHAN HANİ'YE DANIŞIN.
INTERNATIONAL METAPHYSICS ACADEMY.
Adres:Org.Şahap Gürler Cd.Rasim Paşa Mah.Deniz Otel yönü,Nautilus-Carrefour yolu,Yaşam Eczanesi üstü,Orhan Apt: No:30 Daire:3 -Kadıköy- (Rıhtım)İSTANBUL

RANDEVU ALMAK İÇİN:

TEL: 0216 449 4561
GSM:0535 939 0123
GSM:0531 571 3433
GSM:0543 765 7590

E-MAİL:metafizikuzmani@hotmail.com
MSN:metaterapi@hotmail.com

www.metafizikuzmani.com


YASAL UYARI:

ALTERNATİF(TAMAMLAYICI) TIP HİÇBİR ZAMAN TEK BAŞINA BİR TEDAVİ SİSTEMİ DEĞİLDİR. TEDAVİ SİSTEMİ YASAL ZEMİNDE HASTAHANELERDE GÖREV YAPAN TIP MEZUNU SADECE DOKTORLARIN İŞİDİR. METAFİZİK UZMANLIĞI OLARAK ALTERNATİF TIP BAĞLAMINDA HİÇBİR ZAMAN TEDAVİ EDİYORUZ, TEDAVİ ETTİK GİBİ BİR KAYGIMIZ VE YAKLAŞIMIMIZ OLMAMIŞ VE OLMAYACAKTIR. YASAL ZEMİNDE ALTERNATİF TIP LİTARETÜRÜ YAKLAŞIMI BİR İNANIŞ VE BİR FELSEFEDİR. ANAYASAYAMIZIN 10.MADDESİ GEREĞİNCE: Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
17.MADDE Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.
MADDE 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz

BU MADDE GEREĞİNCE FELSEFESİNİ UZAK DOĞU ÜLKERLERİNDEN ALAN TÜRKİYEDE ADINA ALTERNATİF(TAMAMLAYICI)TIP DENİLEN BU FELSEFİ İNANÇ YÜZÜNDEN MEDYADA VE HALK GENELİNDE ALTERNATİF TIP YAKLAŞIMINA DOLANDIRICILIK, ŞARLATANLIK VE UMUT TACİRLİĞİ DENİLMESİ AKADEMİK VE PROFESYONELCE YAPTIĞIMIZ MESLEĞİ İCRA ETMEKTEN BİZLERİ SOĞUTMAKTADIR. DÜNYANIN EN SAYGIN ÜNİVERSİTELERİNDE BİLE YER EDİNEN VE GEÇMİŞİ 1000 LERCE YIL ESKİ OLAN BU FELSEFİ İNANIŞ MALESEF BU İŞİN EHLİ OLMAYAN KİŞİLER TARAFINDAN YAPILARAK BİLİNÇSİZCE HATALAR YÜZÜNDEN YANLIŞ ANLAŞILMIŞTIR. METAFİZİK UZMANLIĞI OLARAK İCRA ETTİĞİMİZ ALTERNATİF(TAMAMLAYICI) TIP FELSEFİ İNANCI GEREĞİNCE BU ALANDA YAPTIĞIMIZ BİLİMSEL ÇALIŞMALAR MEDYA ARACILIĞIYLA HALKA SUNULMAKTA VE BU FELSEFEYE İNANANLAR TARAFINDAN ÇALIŞMALARIMIZ OKUNMAKTADIR. YÂDA BİZİM HİÇBİR ŞEKİLDE BU FELSEFİ SİSTEME İNANMAYANLARI, ETKİLEME, ZORLA İKNA ETME, KANDIRMA VEYA PAZARLAMA GİBİ BİR KAYGIMIZ VE YAKLAŞIMIMIZ OLMAMIŞTIR. YAPTIĞIMIZ BU AÇIKLAMA SADECE METAFİZİK UZMANLIĞIMIZI BAĞLAMAKTADIR. ÇALIŞMALARINI BİLMEDİĞİMİZ ARAŞTIRMALARINI GÖZDEN GEÇİRMEDİĞİMİZ KURUM-KURULUŞ VEYA ÖZEL KİŞİLERİN ALTERNATİF (TAMAMLAYICI) TIP ALTINDA YAPTIĞI HATALARI VE SORUMLULUĞU BİZ ÜSTLENMEMEKTEYİZ.
BU FELSEFİ İNANIŞA İNANMAYAN VE GÜVENMEYEN İNSANLARIMIZADA SAYGIMIZI HİÇBİR ZAMAN KAYBETMEMİŞ VE ONLARIN İNANDIĞI TIP SİSTEMİNİDE DESTEKLEDİĞİMİZ BEYAN EDER. YÜCE TÜRK ADALETİNE OLAN SARSILMAZ İNANCIMIZ VE GÜCÜMÜZLE BU KONUDA AÇIKLAMA GEREĞİNİ DUYDUĞUMUZU ARZ EDERİZ.

INTERNATIONAL SPECİAL METAPHYSICS ACADEMY


hgvhbv.jpg

SARA(EPİLEPSİ): Sara, sinir sisteminin bir hastalığıdır.

Bu hastalığın sebepleri çok çeşitlidir. Hastalığın kliniğe yansıyan hasta oluşturduğu tablo-şekilleri de farklıdır.

Esas olarak sara hastalığında beyinde kontrol dışı uyarılar söz konusudur.

Beyinden çıkış yerlerine göre kabaca ikiye ayırabiliriz. Birincisi: Beyin kabuğundan kaynaklanan epilepsi nöbetleri, İkincisi: Beyindeki beyin sapı dediğimiz ve uyku uyanıklık merkezlerinin de bulunduğu bölgeden çıkan uyarılarla oluşan nöbetlerdir.

İnsanoğlunun beyni erkeklerde 1,5 kg, kadınlarda 1,3 kg kadardır. Beynimizi meydana getiren 2 yarım kürede 8 tane lob vardır. Her lobun ağırlıklı olarak değişik görevi vardır. Onun da altında beyin sapı denen ve dolaşım, solunum, uyku, uyanıklık merkezlerinin yer aldığı oluşum yer almıştır.

Alın bölgemizde yer alan frantal loblar mantıklı düşünme ve gelen bilgileri koordine etme vazifesi görürken; kafatasımızın her iki yanında yer alan loblar, vücudumuza dokundurulan nesneleri ayırt etme, tanıma, bir gayeye yönelik eylemde bulunma gibi fonksiyonlara sahiptir. Pariatal loblara komşu olan ve onun alt iç kesimlerinde yer alan temporal loblar ise, ağırlıklı olarak işitme ve tat alma gibi duyumları algılar. Konuşma merkezimiz ise genelde beynimizin sol yarısındadır. İnsanlarda ağırlıklı olarak sol beyin yarısı hâkimdir. Sağ beynin yarısı hakimiyetindeki insanlar solak olurlar: Çünkü, beynimizin sağ tarafı vücudumuzun sol tarafı, beynimizin sol yarısı vücudumuzun sağ tarafının idare eder.

Sol beyin yarısı daha çok entelektüel özellikler ve işlerde kendini gösterir. Sağ beyin yarısı ise, sanat ve estetik ağırlıklı çalışır. Şairler, ressamlar, sanatçılar da genelde sağ beyin yarısı baskındır. Hesap kitap adamlarında, entelektüel, felsefî yönelimli insanlarda sol beyin yarısı etkindir.

Kafatasınızın en arka kısmına yerleştirilen oksipital loblar da gözümüzle gördüğümüz nesnelerin gerçek görüntüleri teşekkül eder.

Beyinciğin görevlerine gelince: Kaslarımızın belli bir gerginlikte tutulması, hareketler arasında koordinasyon kurma, vücudun dengesini, pozisyonunu sağlamak olarak sıralanabilir.

Bütün bu lobların üstünde insanlara has olarak beyin kabuğu vardır. Loblar söz konusu fonksiyonlarını bu kabuk vasıtasıyla görürler.

Sara nöbetleri herhangi bir lobun kabuğundan kaynaklanıyorsa, o bölgenin göreviyle ilgi anormal kontrol dışı durumlar ortaya çıkar. Meselâ, temporal bölgedeki bir nöbette işi hiç olmayan nesnelerin kokularını algılayabilir, olmayan bir takım sesleri duyabilir. Sürekli olarak birtakım otomatik hareketlerde bulunabilir. Örneğin, dudaklarını yalayabilir, çorabını çıkarıp giyebilir...

Beyin sapından kaynaklanan ve bütün beyine yayılan nöbetlerde, hasta insan, âniden herhangi bir yere düşebilir. Veya uykuda olabilir. Bu durum da, bütün kasları içine alan ve bir iki dakika kadar sürebilen bir kasılma ve ardından da kaslarda titreme-ellerde, ayaklarda-görülen ve hasta insanın şuuru kapanır. Bu esnada idrarını altına yapabilir. Dilini ısırabilir. ağzından köpükler gelebilir. Buna büyük sara nöbeti denmektedir.Çocukluk çağlarından daha sık görülen diğer bir sara nöbeti ise, pelit mal denen ve dalıp gitmelerle kendini belirli eden nöbetlerdir.
Başlangıçta temas ettiğimiz gibi, sara hastalığının yüzlerce sebebi vardır. Meselâ, irsî hastalıklar, doğum esnasında çocuğun oksijensiz kalma ve zor doğması, çeşitli metabolik hastalıklar-kan şekeri düşüklüğü, tuz azlığı, kalsiyum azlığı gibi. Çeşitli kazalar sonucu kafanın sarsılması, zedelenmesi, beyin tümörleri ve daha yüzlerce sebep...
Epilepsi hastasından korkmamak gerekir. Büyük nöbeti olan hastalar düşme ihtimaline karşı yüksek yerlerde yatmamalı ve sokaklar da tedbirli olmalılar.
Epilepsiler Neden Oluşur?

Çocukluk Çağında Nedenler :

Travma
Sepsis ( Enfeksiyon )
Serebral Malformasyon ( Beyinde Anormal Gelişim )
Vitamin B6 Eksikliği
Febril Konvülziyonlar ( Ateşe Bağlı İstemsiz Şiddetli Kasılmalar )


Erişkinde Nedenler :


Serebrovasküler Hastalıklar ( Beynin Damarsal Hastalıkları )
Nörokutanöz Hastalıklar
Venöz Tromboz ( Venlerde Tıkanma )
Kan Diskrazileri ( Kan Elemanlarında Bozukluk )
Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonları
Tümörler
Epilepside Nöbet Tipleri

Parsiyel Nöbetler


Basit Parsiyel ( Bilinç Bozukluğu Yok )
Komplex Parsiyel
Sekonder ( İkincil ) Parsiyel
Jeneralize Nöbetler


Jeneralize Tonik- Klonik ( Bilinç Bozukluğu + Kasılmalar )
Absans ( Dalmalar Şeklinde )
Myoklonik
Tonik- Klonik
Atonik


Kural olarak jeneralize nöbetlerde aura dönemi yoktur, oysa parsiyel nöbetlerde bu vardır. Aura ne demektir? Aura; bilinç bozulmadan önceki dönemde ortaya çıkan semptomlar ( belirtiler ) dır. Örneğin; baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı gibi hisler.

Nöbetlerin seyri hastadan hastaya değişebilir. Nöbetler sırasında; bilinç bozukluğu, istemsiz kasılmalar olabilir, tad duyusu bozulabilir, görme bozuklukları olabilir, baş dönmesi olabilir.
Nöbet Geçiren Bir Epilepsi Hastası Gördüğümüzde Neler Yapmalıyız?


Öncelikle sakin olun ve hastanın yanından ayrılmayın
Hastanın hareketlerini engellemeye çalışmayın
Hastayı güvenli bir yere yatırın
Hastayı, onu yaralayabilecek şeylerden ( sert yada ucu sivri eşyalar ) uzak tutun
Sıkı giysileri varsa gevşetin ( kemer, kravat ) , gözlük takıyorsa çıkartın
Hastayı güvenli bir şekilde yan yatırıp tükrüğünün dışarı akmasını sağlayın, bu hava yolunu rahatlatacaktır
Asla ağzına bir şey sokmaya veya koymaya çalışmayın
Çene ile ilgili zorlayıcı hareketler hastaya zararlıdır
Nöbet sırasında ilaç vermeye çalışmayın, kendi kendinize nöbeti geçirmeye çalışmayın. Soğan, kolonya vs. koklatmayın
Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğuna dair bir kart, yada eğer öyleyse sizin nöbet durumunda ne yapmanız gerektiğini açıklayan bir kart bulunup bulunmadığını kontrol edin
Nöbetin bitmesini bekleyin
Sıklıkla nöbet sırasında hastanın bilinci yerinde değildir, engellemeler olumsuz sonuç verebilir ama siz yine de hastanın açık bir cama yada yola gitmesine yumuşak bir şekilde engel olun.

Metafizik Uzmanı ve Psikanalist-Yazar Gökhan Hani; Sara(epilepsi) hastalıkları üzerinde 5 yıl süren Alternatif (Tamamlayıcı) Tıp çalışmaları sonucunda 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi yöntemleri ve Şifalı bitkiler yardımı ile çalışmalarını tamamlamıştır. Sitede yer alan tüm yöntemler ve formüllerin orijinal yapısı Metafizik Uzmanı Gökhan Hani'ye ait olup; kopyalanması ve başka sitelerde yayınlanması yasal değildir. Sitede yer alan tüm şifalı bitkiler
Sara(epilepsi) üzerinde etkili olup, kesinlikle gramajları ve kullanım şekilleri verilmemiştir. Sara(epilepsi) hastalığı üzerinde etkili olan şifalı bitkiler bu tür hastalıklara maruz kalan kişiler üzerinde kesinlikle UZMAN görüşü ve onayı olmadan kullanılmamalıdır. Sara hastalığı için ayrı ayrı verilen şifalı bitkiler anatomisi bitkilerinin kullanım şekilleri ve gramajları sitede yayınlanmayacaktır.8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi alternatif tıp yöntemleri ve şifalı bitkiler aracılığıyla sara üzerinde etkili olunduğu gözlenmiştir. Alternatif (Tamamlayıcı) Tıp teknikleri asla modern-klasik tıp yöntemlerinin önüne geçemez. Modern tıp yöntemleri sara hastalarına yanıt veremiyorsa ya da tamamlayıcı(alternatif) tıp yöntemleriyle desteklenmesi gerekiyorsa 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi ve şifalı bitkiler yöntemleri kullanılmalıdır. Metafizik uzmanlığı kişilerin yaşadığı bölgenin veya coğrafyada yetişen bitkilerle çeşitli hastalıkların üstesinden gelinebileceği görüşündedir. Bu sitede yayınlanan 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi ve şifalı bitkiler yöntem, teknik ve metodolojisini hiçbir Bioenerjist ya da herbalist tarafından kendi adına kullanamaz. Bu yöntemler ve formüller sadece Metafizik uzmanı ve psikanalist-yazar Gökhan Hani'nin 5 yıllık çalışması sonucu ortaya çıkıp ve bir formülün gramajı ve kullanım şekli sadece Metafizik Uzmanı Gökhan Hani ye aittir. Türkiye de ve çeşitli ülkelerde Bioenerji sadece 1 aşamalı kullanılabilmektedir. Alternatif tıp literatüründe Bioenerji 8 aşamalıdır. Biyoenerjinin 8 aşaması kullanılmadan sara(epilepsi) ve diğer bilinmeyen (agnostik) önemli hastalıkların üzerinde enerji verilmesi yetersiz kalmaktadır. Reiki uygulamalarının Bioenerjiyle uzaktan yakından alakası yoktur. Reiki 3 aşamalı olarak Budist felsefesinde sadece yer alır. Bioenerji ise 8 aşamalı veri ve yaklaşımlarıyla Alternatif tıbbın temelini oluşturur. Bionerjinin, Reiki vb yöntemler gibi sembolik- din-felsefesiyle bir bağlantısı yoktur. Bioenerji; Evrensel enerjinin kozmik bağında insan vücudunun 7 ana çakra ve 2 ara çakra bölgesinin pranik ve auratik bağlantısıyla paralel spirütüal-lliastre ile birleşiktir.

SARA(EPİLEPSİ) İÇİN 8.AŞAMALI BİOENERJİ-BİOTERAPİ VE ŞİFALI BİTKİLER:

Sara(epilepsi) için Şifalı bitkiler kullanılma formülü:
1.Kullanılış şekilleri
2.Nasıl Hazırlanması
3.Ne zaman alınmaları
4.Ne zamana kadar kullanılmaları
5.Şifalı bitkilerde kullanılacak Gramajları ve Ölçümleri
6.Kullanılma formülü Metafizik Uzmanı Gökhan Hani'ye aittir.
7.Şifalı bitkiler anatomisi ve 8.Aşamalı BİOENERJİ-BİOTERAPİ ile beraber kullanıldığında etkili olmaktadır.



SARA(EPİLEPSİ) HASTALIĞI ÇEŞİTLİ BAYILMA NÖBETLERİYLE KENDİNİ GÖSTERİR. BEYİN SİNİR SİSTEMİYLE İLGİLİ NÖROLOJİK BİR AKSİYON GÖSTERİR. AYRICA RUHSAL SORUNLAR YUMAĞINDA VE ÇEŞİTLİ BEYİN DARBELERİNDENDE KAYNAKLANABİLİR.


Metafizik Uzmanı Gökhan Hani.

GEREKLİ BİLGİ İÇİN METAFİZİK UZMANI GÖKHAN HANİ'YE DANIŞIN.
INTERNATIONAL METAPHYSICS ACADEMY.
Adres:Org.Şahap Gürler Cd.Rasim Paşa Mah.Deniz Otel yönü,Nautilus-Carrefour yolu,Yaşam Eczanesi üstü,Orhan Apt: No:30 Daire:3 -Kadıköy- (Rıhtım)İSTANBUL

RANDEVU ALMAK İÇİN:

TEL: 0216 449 4561
GSM:0535 939 0123
GSM:0531 571 3433
GSM:0543 765 7590

E-MAİL:metafizikuzmani@hotmail.com
MSN:metaterapi@hotmail.com

www.metafizikuzmani.com

wmjh.jpg

www.metafizikuzmani.tr.gg

jhglkklk.jpg

hgkj.jpg

BAŞ AĞRISI:
Baş ağrısı toplumda sık olarak görülen bir şikayettir.Hayatının herhangi bir döneminde baş ağrısı çekmeyen insan yoktur.Özellikle kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla yüksektir.Çoğunluğunu sinirsel nedenlere bağlı baş ağrıları oluşturur......Baş ağrısı yapan hastalıkların içinde en çok korkulan "beyin tümörleri ve buna bağlı gelişen baş ağrılarıdır".Beyin tümörünün toplumda görülme sıklığı yüz binde bir olduğunu düşünürsek tümöre bağlı baş ağrılarının ne kadar az olduğunu anlayabiliriz.Buna rağmen başı ağrıyan hastaların öncelikle akıllarına "acaba beynimde tümör var mı" sorusu gelmektedir......Baş ağrılarını 14 ana başlık altında inceleyebiliriz.

1-Migren 2-Gerilim baş ağrısı3-Küme (Cluster) baş ağrısı4-Kafa travmalarına bağlı baş ağrıları5-Damarsal kökenli baş ağrıları 7-Yapısal lezyon olmayan baş ağrıları8-Bazı ilaçların kullanılması ile oluşan baş ağrıları-Damarsal olmayan ancak diğer beyin içi hastalıklara bağlı baş 9-Bazı metabolik hastalıklar esnasında oluşan baş ağrıları10-Boyun,göz,kulak,paranasal sinüs sinüsler (Sinüzit), diş ,yüz kökenli ağrılar:11-Kranial sinir nevraljileri:12-Sistemik enfeksiyonlarda görülen baş ağrıları.13.Nazardan kaynaklanan başağrısı.14.Parapsikolojik baş ağrısı....
Yukarıda ki listeyi incelediğimizde iki ana konu karşımıza çıkıyor.Baş ağrısının sebebi beyin ile ilgili hastalıklardan veya beyin dışı hastalıklardan kaynaklanıyor.
Olaya hasta açısından baktığımızda olayın psikolojik yönünü görebiliriz.Özellikle sürekli baş ağrısı çeken hastalarda "acaba beynimde ur veya kanser var mı" diye bir endişe oluşmaktadır.Şayet çevrelerinde beyin tümöründen veya beyin kanamasından ölen birisi varsa bu düşünce hastalar üzerinde psikolojik bir baskı yaratmakta ve beyinleri sağlam olsa dahi bu psikoloji içerisinde sürekli baş ağrısı çekmektedirler. Tecrübelerime göre,bu kişilere sadece muayene sonunda "beyninde bir şey yok demek" yeterli olmamaktadır.



2-Beyin dışındaki hastalıklara bağlı baş ağrıları olarak iki ana guruba ayırırsak yanlış olmaz. ....Bu tür baş ağrılarının büyük bir çoğunluğunun nedeni STRES'dir. Psikolojik nedenler baş ağrısının sebepleri arasında çok büyük bir yer kaplar.

GERİLİM BAŞ AĞRISI.....En sık görülen baş ağrısı tipidir.Tüm baş ağrılarının % 80'i bu guruptadır.Kesin nedeni bilinmiyor.Stres'in en önemli neden olduğu kabul edilmektedir.Ağrı genellikle enseden başlar ve alına doğru yayılma gösterir.Bulantı,kusma,sesten ve ışıktan rahatsız olma genellikle yoktur.(Bunlar daha ziyade migren türü baş ağrılarında görülür).

20 yaş üzerinde görülür.Kadınlarda erkeklere oranla bariz bir şekilde sık görülür. MIGREN..... Toplumda % 5-10 oranında görülür.Kadınlarda daha sıktır. Nöbetler halinde görülür.Genellikle tek taraflıdır (Yarım baş ağrısı ).Bulantı,kusma,ışıktan ve sesten rahatsız olma gibi bulgularla birlikte seyreder.Genellikle ilk şikayetler 20 yaş altında görülmeye başlar.40 yaşından sonra başlaması nadirdir. % 60-80 vakada genetik geçiş mevcuttur.Yani anne,baba veya 1.derecede yakın akrabalarında migren hastalığı şikayeti mevcuttur. Migren;beyin damarlarının bilinmeyen bir nedenle önce daralması (Vazokonstrüksiyon) sonra da genişlemesi (Vazodilatasyon) sonucu meydana gelir ve zonklayıcı tarzda bir baş ağrısı meydana getirir......

Beyin damarlarının ilk daraldığı dönemde henüz daha baş ağrısı başlamamıştır.Ancak hastalarda AURA adı verilen bir takım hayal görme benzeri olaylar açığa çıkar.Bu belirtiler,beyin damarlarının kasılması ile beyine az kan gitmesi sonucu beynin oksijen sıkıntısı çekmesine bağlıdır.En sık olarak parlak,küçük ışık çizgileri görülür.Bazı vakalarda, görme alanlarındaki cisimlerde şekil bozuklukları veya renklerin birbirine karışması gibi olaylar açığa çıkar.Ancak aura'lı migren türleri az görülmektedir.Migren hastalarının yaklaşık % 10 unda Aura'lı migrene rastlanır. Migren krizlerine bulantı,kusma eşlik eder.Hasta sesten ve ışıktan aşırı derecede rahatsız olur.Baş ağrısı çok şiddetlidir.Hastanın günlük işlerini yapmasına engel olur ve yatağa bağlar.

Migren krizlerini başlatan bazı dış etkenler tarif edilmiştir.Bunlar her hastada olmayabilir.Ancak genelde migren krizlerini bir çok hastada başlatabilirler. Bunlar;stres,parlak ışık.keskin koku,gürültü,menstrüasyon (Kadınların ay hali),uykusuzluk,fazla uyku,egzersiz,doğum kontrol hapları,sigara,içki,aşırı kafein alınması (Çay,kahve),yemek öğünlerinden birinin atlanması sonucu aç kalınması,bazı yiyecekler (peynir,portakal,soğan,fındık,salam,sosis,alkollü içecekler,çikolata, turşu ve benzeri gıdalar. Yukarıda sayılan etkenlerin herhangi biri migren krizini başlatabilir.Migren hastalarının düzenli bir hayatının olması gereklidir.Günlük uykularını tam olarak almalıdırlar.Uykusuz kalmanın yanı sıra fazla uykunun da zararlı olduğunu unutmamak gerekir.

Migren hastasının yemek öğünleri de düzenli olmak zorundadır.Mesela,sabah kahvaltısı yapmayan bir hasta öğlen yemeğini de biraz geciktirirse büyük ihtimalle migren krizi başlayacaktır. Migren hastası hiçbir şeyde aşırılığa kaçmamak zorundadır.Aşırı TV seyretmek,gözlerin fazla yorulması,aşırı yorgunluk,aşırı dinlenme,aşırı çay,kahve içimi krizleri başlatabilir.Ayrıca migren hastasının özel hayatı da sakin ve huzurlu olmak zorundadır.Stres ve sinirin olduğu ortamlarda migren hastaları her zaman kriz geçirmeye mahkumdurlar.

iş ortamı,monoton ve rutin evlilikler veya dönemler,üzüntü,sıkıntı,kayıp,işsizlik,düşüncede ikilem,aşırı düşünceli hal,aldatılma hissi,bir insanı fazla görme vb .. gibi olgular baş ağrısını oluşturabilir...

Metafizik Uzmanı ve Psikanalist-Yazar Gökhan Hani; Baş ağrısı ve migren üzerinde 5 yıl süren Alternatif (Tamamlayıcı) Tıp çalışmaları sonucunda 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi yöntemleri ve Şifalı bitkiler yardımı ile çalışmalarını tamamlamıştır. Sitede yer alan tüm yöntemler ve formüllerin orijinal yapısı Metafizik Uzmanı Gökhan Hani'ye ait olup; kopyalanması ve başka sitelerde yayınlanması yasal değildir. Sitede yer alan tüm şifalı bitkiler baş ağrısı ve migren üzerinde etkili olup, kesinlikle gramajları ve kullanım şekilleri verilmemiştir. Baş ağrısı ve migren üzerinde etkili olan şifalı bitkiler bu tür hastalıklara maruz kalan kişiler üzerinde kesinlikle UZMAN görüşü ve onayı olmadan kullanılmamalıdır. Baş ağrısı ve migren için ayrı ayrı verilen şifalı bitkiler anatomisi bitkilerinin kullanım şekilleri ve gramajları sitede yayınlanmayacaktır.8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi alternatif tıp yöntemleri ve şifalı bitkiler aracılığıyla baş ağrısı ve migren üzerinde etkili olunduğu gözlenmiştir. Alternatif (Tamamlayıcı) Tıp teknikleri asla modern-klasik tıp yöntemlerinin önüne geçemez. Modern tıp yöntemleri baş ağrısına ve migrene yanıt veremiyorsa ya da tamamlayıcı(alternatif) tıp yöntemleriyle desteklenmesi gerekiyorsa 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi ve şifalı bitkiler yöntemleri kullanılmalıdır. Metafizik uzmanlığı kişilerin yaşadığı bölgenin veya coğrafyada yetişen bitkilerle çeşitli hastalıkların üstesinden gelinebileceği görüşündedir. Bu sitede yayınlanan 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi ve şifalı bitkiler yöntem, teknik ve metodolojisini hiçbir Bioenerjist ya da herbalist tarafından kendi adına kullanamaz. Bu yöntemler ve formüller sadece Metafizik uzmanı ve psikanalist-yazar Gökhan Hani'nin 5 yıllık çalışması sonucu ortaya çıkıp ve bir formülün gramajı ve kullanım şekli sadece Metafizik Uzmanı Gökhan Hani ye aittir. Türkiye de ve çeşitli ülkelerde Bioenerji sadece 1 aşamalı kullanılabilmektedir. Alternatif tıp literatüründe Bioenerji 8 aşamalıdır. Biyoenerjinin 8 aşaması kullanılmadan baş ağrısı ve migren ve diğer bilinmeyen (agnostik) önemli hastalıkların üzerinde enerji verilmesi yetersiz kalmaktadır. Reiki uygulamalarının Bioenerjiyle uzaktan yakından alakası yoktur. Reiki 3 aşamalı olarak Budist felsefesinde sadece yer alır. Bioenerji ise 8 aşamalı veri ve yaklaşımlarıyla Alternatif tıbbın temelini oluşturur. Bionerjinin, Reiki vb yöntemler gibi sembolik- din-felsefesiyle bir bağlantısı yoktur. Bioenerji; Evrensel enerjinin kozmik bağında insan vücudunun 7 ana çakra ve 2 ara çakra bölgesinin pranik ve auratik bağlantısıyla paralel spirütüal-lliastre ile birleşiktir.

BAŞ AĞRISI VE MİGREN İÇİN 8.AŞAMALI BİOENERJİ-BİOTERAPİ VE ŞİFALI BİTKİLER:

Baş ağrısı ve migren için Şifalı bitkiler kullanılma formülü:
1.Kullanılış şekilleri
2.Nasıl Hazırlanması
3.Ne zaman alınmaları
4.Ne zamana kadar kullanılmaları
5.Şifalı bitkilerde kullanılacak Gramajları ve Ölçümleri
6.Kullanılma formülü Metafizik Uzmanı Gökhan Hani'ye aittir.
7.Şifalı bitkiler anatomisi ve 8.Aşamalı BİOENERJİ-BİOTERAPİ ile beraber kullanıldığında etkili olmaktadır.



Metafizik Uzmanı Gökhan Hani.

GEREKLİ BİLGİ İÇİN METAFİZİK UZMANI GÖKHAN HANİ'YE DANIŞIN.
INTERNATIONAL METAPHYSICS ACADEMY.
Adres:Org.Şahap Gürler Cd.Rasim Paşa Mah.Deniz Otel yönü,Nautilus-Carrefour yolu,Yaşam Eczanesi üstü,Orhan Apt: No:30 Daire:3 -Kadıköy- (Rıhtım)İSTANBUL

RANDEVU ALMAK İÇİN:

TEL: 0216 449 4561
GSM:0535 939 0123
GSM:0531 571 3433
GSM:0543 765 7590

E-MAİL:metafizikuzmani@hotmail.com
MSN:metaterapi@hotmail.com

www.metafizikuzmani.com


YASAL UYARI:

ALTERNATİF(TAMAMLAYICI) TIP HİÇBİR ZAMAN TEK BAŞINA BİR TEDAVİ SİSTEMİ DEĞİLDİR. TEDAVİ SİSTEMİ YASAL ZEMİNDE HASTAHANELERDE GÖREV YAPAN TIP MEZUNU SADECE DOKTORLARIN İŞİDİR. METAFİZİK UZMANLIĞI OLARAK ALTERNATİF TIP BAĞLAMINDA HİÇBİR ZAMAN TEDAVİ EDİYORUZ, TEDAVİ ETTİK GİBİ BİR KAYGIMIZ VE YAKLAŞIMIMIZ OLMAMIŞ VE OLMAYACAKTIR. YASAL ZEMİNDE ALTERNATİF TIP LİTARETÜRÜ YAKLAŞIMI BİR İNANIŞ VE BİR FELSEFEDİR. ANAYASAYAMIZIN 10.MADDESİ GEREĞİNCE: Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
17.MADDE Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.
MADDE 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz

BU MADDE GEREĞİNCE FELSEFESİNİ UZAK DOĞU ÜLKERLERİNDEN ALAN TÜRKİYEDE ADINA ALTERNATİF(TAMAMLAYICI)TIP DENİLEN BU FELSEFİ İNANÇ YÜZÜNDEN MEDYADA VE HALK GENELİNDE ALTERNATİF TIP YAKLAŞIMINA DOLANDIRICILIK, ŞARLATANLIK VE UMUT TACİRLİĞİ DENİLMESİ AKADEMİK VE PROFESYONELCE YAPTIĞIMIZ MESLEĞİ İCRA ETMEKTEN BİZLERİ SOĞUTMAKTADIR. DÜNYANIN EN SAYGIN ÜNİVERSİTELERİNDE BİLE YER EDİNEN VE GEÇMİŞİ 1000 LERCE YIL ESKİ OLAN BU FELSEFİ İNANIŞ MALESEF BU İŞİN EHLİ OLMAYAN KİŞİLER TARAFINDAN YAPILARAK BİLİNÇSİZCE HATALAR YÜZÜNDEN YANLIŞ ANLAŞILMIŞTIR. METAFİZİK UZMANLIĞI OLARAK İCRA ETTİĞİMİZ ALTERNATİF(TAMAMLAYICI) TIP FELSEFİ İNANCI GEREĞİNCE BU ALANDA YAPTIĞIMIZ BİLİMSEL ÇALIŞMALAR MEDYA ARACILIĞIYLA HALKA SUNULMAKTA VE BU FELSEFEYE İNANANLAR TARAFINDAN ÇALIŞMALARIMIZ OKUNMAKTADIR. YÂDA BİZİM HİÇBİR ŞEKİLDE BU FELSEFİ SİSTEME İNANMAYANLARI, ETKİLEME, ZORLA İKNA ETME, KANDIRMA VEYA PAZARLAMA GİBİ BİR KAYGIMIZ VE YAKLAŞIMIMIZ OLMAMIŞTIR. YAPTIĞIMIZ BU AÇIKLAMA SADECE METAFİZİK UZMANLIĞIMIZI BAĞLAMAKTADIR. ÇALIŞMALARINI BİLMEDİĞİMİZ ARAŞTIRMALARINI GÖZDEN GEÇİRMEDİĞİMİZ KURUM-KURULUŞ VEYA ÖZEL KİŞİLERİN ALTERNATİF (TAMAMLAYICI) TIP ALTINDA YAPTIĞI HATALARI VE SORUMLULUĞU BİZ ÜSTLENMEMEKTEYİZ.
BU FELSEFİ İNANIŞA İNANMAYAN VE GÜVENMEYEN İNSANLARIMIZADA SAYGIMIZI HİÇBİR ZAMAN KAYBETMEMİŞ VE ONLARIN İNANDIĞI TIP SİSTEMİNİDE DESTEKLEDİĞİMİZ BEYAN EDER. YÜCE TÜRK ADALETİNE OLAN SARSILMAZ İNANCIMIZ VE GÜCÜMÜZLE BU KONUDA AÇIKLAMA GEREĞİNİ DUYDUĞUMUZU ARZ EDERİZ.

INTERNATIONAL SPECİAL METAPHYSICS ACADEMY


gbgdgh.jpg

hgdhg.jpg

SARILIK(HEPATİT):
kandaki bilirubin düzeyinin artması sonucu deri, göz ve mukozaların sarı renk alması durumudur. Bir belirti (semptom) olup çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir; tek bir hastalığa işaret etmez. Hepatit bir anlamda karaciğerin iltihabıdır. Hepatitlerin çoğu virüslere bağlı olmakla beraber ilaçlar, toksik maddeler, radyasyon, bağışıklık sistemindeki bozukluklar gibi farklı nedenlere de bağlı olabilir.

Halk arasında, viral hepatitle, sarılık karıştırılır ve her sarılık "viral hepatit" zannedilir. Halbuki sarılık bir hastalık değil belirtidir. Birçok hastalık, sarılık belirtilerine neden olabilir. Örneğin, ana safra kanallarında taş olması sarılığa neden olabilir. Ancak viral hepatitle hiçbir ilgisi yoktur ve bulaşmaz. Yeni doğanlarda rastlanan sarılığın da "viral hepatit"le bir ilgisi yoktur ve bulaşmaz.

Hepatite yol açan A, B, C, D, E virüsleri yanısıra daha az sıklıkta farklı virüslerde vardır. A ve E virüsleri dışkı ile atılırlar. A virusu ile oluşan bulaşıcı sarılıkta hastanın dışkısı, sarılığın ortaya çıkışından 2 hafta öncesi ile 1 hafta sonrası çok bulaşıcıdır. Bu virüsler ile oluşan hepatitler esas itibariyle, virüs taşıyan dışkı ile kirlenmiş su ve besin maddelerinin (sebze ve meyvalar) ağızdan alınması sureti ile bulaşırlar. Virüsle kirlenmiş yüzeylere temas etmiş ellerin ağıza değdirilmesi de kişisel bulaşmada ve virüsün yayılmasında çok önemlidir. B ve C virüsleri ise, başlıca, kan yoluyla (kan ve kan ürünlerinin alınması, mikroplu enjektör ve iğnelerinin kullanılması, ortak jilet veya diş fırçası kullanımı, akupunktur, diş tedavisi ve cinsel ilişki suretiyle bulaşırlar. Hastalığın, bu virüsleri taşıyan anneden bebeğe geçişi de mümkündür.

En sık rastlanan belirtiler, halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, karnın sağ üst kadranında ağrı, derinin ve gözakının sararması ve idrarın koyulaşmasıdır. Kısa süren ateş olabilir.Hastaların bazıları enfeksiyonu sararmadan halsizlik eklem ağrıları ve hafif ateş ile gribal enfeksiyon tarzında geçirirler.

A ve E hepatit enfeksiyonları tam şifa ile iyileşirken, B, C hepatitler ise kronikleşebilirler. Gelişmekte olan ülkelerde hepatit B hala önemli bir sorundur. Örneğin Türkiye'de hepatit B oranı bölgelere göre değişmekle beraber % 10 civarındadır. Gelişmiş ülkelerde ise aşı sorunu çözüldüğü için bu oran çok azdır. Hepatit C nin aşısı henüz yok.Hepatit B ve C hastalarının bir kısmı kronikleşebilmekte ve siroz ,ileri dönemde karaciğer kanserine dönüşebilmektedir.Hepatit C nin toplumumuzdaki yaygınlığı çok düşüktür. bu nedenle C virusu hepatiti bireysel açıdan tehlikeli bir hastalık olmakla beraber toplumsal açıdan fazla tehlike arzetmiyor. C virusu hepatiti özellikle hemodiyaliz hastaları ve sık sık kan nakli yapılan hastalar için ciddi bir tehlike oluşturabilir.

Hepatit B enfeksiyonu geçirenlerin bir kısmı tam olarak iyileşememekte ve taşıyıcı kalmaktadırlar. B virüsü taşıyıcısı, hasta olmasa bile, kanı ve diğer vücüt sıvıları ile hastalığı başkalarına bulaştırabileceğini bilmelidir. Kan vermemeli ve korunmasız (kondomsuz) olarak, bağışık olmayan veya aşılanmamış kişilerle cinsel ilişkiye girmemelidir . B virüsü hepatitine karşı, aşı (ve/veya gerektiğinde HB immunglobulin) ile, etkin biçimde korunmak mümkündür. Aşı yüksek oranda (%95)bağışıklık sağlar. Bu bağışıklık en az 5 yıl devam eder. Hepatit B aşısı çok güvenilir bir aşıdır. Akut hastalıkta özel bir tedavi yoktur. Hastaya sindirimi kolay yiyecekler verilir. Yağı az yiyecekler önerilir. Üzüm, bal gibi glikozca zengin besinlerin mönüde yer alması uygundur. Hasta istirahat ettirilir. Akut hastalık genel olarak 4-6 haftada kendiliğinden iyileşip şifa ile biter. Kronik hepatitlerde ise aktivasyon derecesine ve enzim seviyelerine göre tedaviler uygulanmaktadır. Bu yönde gelişmeler hızla ilerlemektedir.

Sarılık hastalığı iki nedenle insan vücudunda oluşur:

Fazla bilirubin üretilmesi
Safra yollarında oluşan tıkanıklık


Metafizik Uzmanı ve Psikanalist-Yazar Gökhan Hani; Sarılık(hepatit) hastalıkları üzerinde 5 yıl süren Alternatif (Tamamlayıcı) Tıp çalışmaları sonucunda 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi yöntemleri ve Şifalı bitkiler yardımı ile çalışmalarını tamamlamıştır. Sitede yer alan tüm yöntemler ve formüllerin orijinal yapısı Metafizik Uzmanı Gökhan Hani'ye ait olup; kopyalanması ve başka sitelerde yayınlanması yasal değildir. Sitede yer alan tüm şifalı bitkiler
Sarılık(hepatit) üzerinde etkili olup, kesinlikle gramajları ve kullanım şekilleri verilmemiştir.
Sarılık(hepatit) hastalığı üzerinde etkili olan şifalı bitkiler bu tür hastalıklara maruz kalan kişiler üzerinde kesinlikle UZMAN görüşü ve onayı olmadan kullanılmamalıdır. Sarılık(hepatit) hastalığı için ayrı ayrı verilen şifalı bitkiler anatomisi bitkilerinin kullanım şekilleri ve gramajları sitede yayınlanmayacaktır.8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi alternatif tıp yöntemleri ve şifalı bitkiler aracılığıyla sarılık (hepatit) üzerinde etkili olunduğu gözlenmiştir. Alternatif (Tamamlayıcı) Tıp teknikleri asla modern-klasik tıp yöntemlerinin önüne geçemez. Modern tıp yöntemleri Sarılık hastalarına yanıt veremiyorsa ya da tamamlayıcı(alternatif) tıp yöntemleriyle desteklenmesi gerekiyorsa 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi ve şifalı bitkiler yöntemleri kullanılmalıdır. Metafizik uzmanlığı kişilerin yaşadığı bölgenin veya coğrafyada yetişen bitkilerle çeşitli hastalıkların üstesinden gelinebileceği görüşündedir. Bu sitede yayınlanan 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi ve şifalı bitkiler yöntem, teknik ve metodolojisini hiçbir Bioenerjist ya da herbalist tarafından kendi adına kullanamaz. Bu yöntemler ve formüller sadece Metafizik uzmanı ve psikanalist-yazar Gökhan Hani'nin 5 yıllık çalışması sonucu ortaya çıkıp ve bir formülün gramajı ve kullanım şekli sadece Metafizik Uzmanı Gökhan Hani ye aittir. Türkiye de ve çeşitli ülkelerde Bioenerji sadece 1 aşamalı kullanılabilmektedir. Alternatif tıp literatüründe Bioenerji 8 aşamalıdır. Biyoenerjinin 8 aşaması kullanılmadan SARILIK(HEPATİT) ve diğer bilinmeyen (agnostik) önemli hastalıkların üzerinde enerji verilmesi yetersiz kalmaktadır. Reiki uygulamalarının Bioenerjiyle uzaktan yakından alakası yoktur. Reiki 3 aşamalı olarak Budist felsefesinde sadece yer alır. Bioenerji ise 8 aşamalı veri ve yaklaşımlarıyla Alternatif tıbbın temelini oluşturur. Bionerjinin, Reiki vb yöntemler gibi sembolik- din-felsefesiyle bir bağlantısı yoktur. Bioenerji; Evrensel enerjinin kozmik bağında insan vücudunun 7 ana çakra ve 2 ara çakra bölgesinin pranik ve auratik bağlantısıyla paralel spirütüal-lliastre ile birleşiktir.

SARILIK(HEPATİT) İÇİN 8.AŞAMALI BİOENERJİ-BİOTERAPİ VE ŞİFALI BİTKİLER:

Sarılık(Hepatit) için Şifalı bitkiler kullanılma formülü:
1.Kullanılış şekilleri
2.Nasıl Hazırlanması
3.Ne zaman alınmaları
4.Ne zamana kadar kullanılmaları
5.Şifalı bitkilerde kullanılacak Gramajları ve Ölçümleri
6.Kullanılma formülü Metafizik Uzmanı Gökhan Hani'ye aittir.
7.Şifalı bitkiler anatomisi ve 8.Aşamalı BİOENERJİ-BİOTERAPİ ile beraber kullanıldığında etkili olmaktadır.



Metafizik Uzmanı Gökhan Hani.

GEREKLİ BİLGİ İÇİN METAFİZİK UZMANI GÖKHAN HANİ'YE DANIŞIN.
INTERNATIONAL METAPHYSICS ACADEMY.
Adres:Org.Şahap Gürler Cd.Rasim Paşa Mah.Deniz Otel yönü,Nautilus-Carrefour yolu,Yaşam Eczanesi üstü,Orhan Apt: No:30 Daire:3 -Kadıköy- (Rıhtım)İSTANBUL

RANDEVU ALMAK İÇİN:

TEL: 0216 449 4561
GSM:0535 939 0123
GSM:0531 571 3433
GSM:0543 765 7590

E-MAİL:metafizikuzmani@hotmail.com
MSN:metaterapi@hotmail.com

www.metafizikuzmani.com


gfdhgfkjg.jpg

jhgjhgjh.jpg

jhgfgfj.jpg

CİNSEL SORUNLAR VE İKTİDARSIZLIĞA KESİN ÇÖZÜM.

Cinsel işlev bozuklukları istek, uyarılma, orgazm ile ilgili bozukluklar ve cinsel ağrı bozuklukları olarak gruplanabilir.

CINSEL ISTEK BOZUKLUKLARI
Sağlıklı bir cinsel ilişki için her şeyden önce cinsel isteğin olması gerekir. Cinsel istek her iki cinste de cinsel eylemi başlatan bir görev yapar. Bu aşamada iki farklı bozukluk cinsel yaşamı olumsuz etkiler.


Hipoaktif Cinsel İstek Bozukluğu

Bu cinsel işlev bozukluğunda cinsel etkinlik için cinsel fantezi ve cinsel istek ya yetersizdir ya da hiç yoktur. Bu durum yalnızca bir kişiyle ilgilide olabilir. Yani kişi esine karsı isteksiz olabilir ama başkalarına karşı cinsel istek duyuyor olabilir. Ya da cinsel ilişki kurma konusunda isteksizken mastürbasyona ilgi duyuyor olabilir. Bu tip kişiler genellikle cinsel ilişkiyi başlatmazlar, partnerlerinin isteğiyle ilişkiye gönülsüzce girerler. Cinsel istek azalması başlı başına bir sorun olabileceği gibi bazen uyarılma ve orgazm alanındaki bozukluklara bağlı olarak da oluşabilir. Bedensel hastalıklar, halsizlik, bitkinlik, ağrı, beden görünümüne ve yasama ilişkin kaygılar cinsel istek üzerinde bozucu etkiler oluşturabilir. Cinsel istek azlığı nedeniyle evlilik sorunları ve boşanmalar olabilir.

Bozukluk ergenlikle baslar. Ancak psikolojik zorlantılar, stres yaratan yasam olayları, kişilerarası ilişkilerdeki sorunlardan sonra gelişir. Cinsel istekte yitim psiko sosyal veya etkileşim gibi etmenlere bağlı olarak sürekli veya aralıklarla olabilir.


Cinsel Tiksinti Bozukluğu

Bu bozukluktaki temel özellik, bir esle cinsel organ düzeyinde ilişkiden tiksinmek ve durumdan aktif olarak kaçınmaktır. Her hangi bir kişiyle cinsel ilişki kurulabilecek bir ortam oluştuğunda bu bireylerin sıkıntı, korku ya da güvensizlik yasadıkları görülür. Cinsel ilişkiden tiksinti ilişkinin herhangi bir evresinde olabilir ( örneğin, penisin vajinaya girmesi gibi). Bazı bireylerde dokunma ve öpüşme gibi tüm cinsel uyaranlara karşı yaygın bir tiksinti bulunabilir. Bu hastalığa sahip bireyler erkenden uyuma, seyahat etme, kendini aşırı ise verme gibi değişik taktiklerle cinsel ilişkiye girmekten kaçınabilirler.


CINSEL UYARILMA BOZUKLUKLARI

Kadınlarda ve erkeklerde olmak üzere iki farklı bozukluk bulunmaktadır.


Kadın Cinsel Uyarılma Bozukluğu

Bu bozukluğa sahip bireyler cinsel uyarılmaya ilişkin duyumları ya hiç yasamazlar ya da çok az hissederler. Evli kadınların yaklaşık % 33ünde bulunur. Gebelik korkusu, evlilikteki çatışmalar, depresyon ve anksiyete (bunaltı) gibi psikolojik sorunlar kadında cinsel uyarılma bozukluğunun oluşumunda önemli bir rol oynayabilirler. Ancak sorun tamamen organik kökenlide olabilir. Tümörler, dış gebelik, seker hastalığı, menopoz sonrası östrojen hormonlarında azalma uyarılma bozukluğuna yol açabilir.


Erkek Erektik İşlev Bozukluğu (İktidarsızlık)

Erkeklerde cinsel uyarılma sonucu oluşan en önemli fizyolojik değişiklik erkek cinsel organının sertleşmesidir. Halk arasında iktidarsızlık olarak da bilinen bu sorunda temel özellik cinsel ilişkiyi başlatmak için gerekli olan penis sertleşmesinin sağlanamaması ya da cinsel ilişki tamamlanıncaya dek ereksi yonun sürdürülememesidir. Araştırmalara göre erkeklerin hepsinde görülmektedir. Bu oran 50 yaslarından sonra daha da artmaktadır.
Ereksi yon (sertleşme) bozukluğunun oluşumunda ve devam etmesinde en önemli psikolojik etken, cinsel basari ile ilgili olumsuz, gerçek dışı beklenti ve değerlendirmelerdir.
Ereksi yon bozuklumu çok Farklı şekillerde olabilir. Bazı erkeklerde cinsel ilişkinin başlangıcından itibaren sertleşme gerçekleşmez, bazılarında ise vajinaya girme aşamasında sertleşme kaybolur. Bazen de cinsel ilişki sırasında sertlik kaybolur.

Ereksi yon bozukluğu bedensel bir hastalığa bağlıda olabilir. Doğuştan olabilen bazı hastalıklar, enfeksiyonlar, tümörler, nörolojik, hormonsal, damarsal, metabolik vb. bazı durumlar ereksi yon bozukluğuna neden olabiliyor. Ayrıca uyuşturucu maddeler, kullanılan çeşitli ilaçlar da ereksi yon bozukluğuna neden olabiliyor.


ORGAZM BOZUKLUKLARI

Kadın Orgazm Bozukluğu

Cinsel ilişki sırasında kadının tekrarlayan bir biçimde orgazm olmada gecikme ya da orgazm olamama durumudur. Orgazma ulaşmak için cinsel uyarılma süresi kadınlarda erkeklere göre çok daha uzundur. Bu nedenle kadınların sadece %20-30u cinsel birleşme sırasında orgazma ulaşabilir.

Hiç orgazm yasamadığını, hiçbir zaman orgazma ulaşamadığını belirte orgazmın nasıl bir duyum olduğunu bilmeyen bir kadında birincil orgazmik bozukluk olduğu düşünülür. Önceleri orgazma ulaşmada bir sorun yasamazken daha sonra bu yetiyi kaybetme olarak tanımlanan orgazmik bozukluk ise ikincil orgazmik bozukluktur.

Yas ilerledikçe kadınların cinsel deneyimleri artar ve nasıl orgazma ulaşabileceğini öğrenirler. Ancak kalitesiz cinsel etkileşim, ilişkilerde çatışma, tecavüz, depresyon gibi ruhsal rahatsızlıklar, kullanılan bazı ilaçlar ya da bir takim organik rahatsızlıklar kadınların orgazm olma kapasitelerini yitirmelerine neden olabilir.


Erkek Orgazm Bozukluğu

Geç boşalma olarak da bilinir. Orgazma ulaşmada gecikme ya da hiç orgazm olamama durumudur. Erkekte orgazm, ancak meninin dışarı atılması ile oluşabilir. Meninin atılmasına engel olan bir takim organik nedenler orgazma ulaşmayı engelleyebilir. Bir erkekte orgazm bozukluğu olup olmadığına karar verebilmek için bireyin yaşı, cinsel yarinin yeterliliği, yoğunluğu ve süresi göz önüne alin malidir. Bu bozukluk tüm erkeklerin binde üçünde ve genellikle 35 yasin altında ve cinsel deneyimi bulunmayan kişilerde görülmektedir. Bu bozukluk nedeniyle başvuran hastalardan ayrıntılı bir ilaç kullanma öyküsü alınmalı ve kapsamlı bir nörolojik muayene yapılmalıdır.


Erken Bosalma

Erken boşalma, vajinal girişten önce, giriş sırasında veya girişten hemen sonra ortaya çıkan bosalmadir. Ilk kez cinsel iliskiye giren erkeklerde çok sık görülür. Erkeklerde en sık görülen cinsel islev bozuklugudur. Çogu erkek cinsel deneyimi arttikça kendini kontrol etmeyi öğrenir. Erken boşalma yasayan erkegin esinin bu duruma gösterdigi tepki, sorunun gelecegini önemli bir biçimde etkiler. Öfkeli ve suçlayici, küçük düsürücü tutumlar erkegin kendine olan güvenini azaltacagindan isi daha da içinden çikilmaz bir hale sokabilir. Erkekte bulunan cinsel performans kaygisi da erken bosalmaya neden olur.


CINSEL AGRI BOZUKLUKLARI

Disparoni

Cinsel ilişki ile bağlantılı olarak bir ağrı duyusunun ortaya çıkmasıdır. En çok cinsel birleşme sırasında ortaya çıkmakla birlikte cinsel birleşmeden önce ya da sonra da olabilir. Bu bozukluk hem kadınlarda hem de erkeklerde olabilir. Kadınlarda ağrı ya giriş sırasında ya da penisin vajina içinde sürtünmesi sırasında derin bir ağrı olarak hissedilir. Bu bozukluk herhangi bir yasta oluşabilir. Erkeklerde nadiren görülür. Disparonu çoğu kez organik nedenlere bağlı olarak gelişir. Erkeklerde ağrı genellikle peniste hissedilir. Ağrı ile birlikte peniste enfeksiyon ve yangı vardır. Kadınlarda ise ağrı vajina içinde ya da daha derin dokularda yanma, kesici ya da kramp tarzında bir ağrı seklinde görülür.


Vaginismus

Vaginismus vajinaya penis, parmak, tampon ya da herhangi bir araç sokulmak istendiğinde vajinanın dış kısmını saran kasların bir bölümünün istemsiz olarak kasılmasıdır. Bu kişilerin cinsel istek ve ilgileri olağandır. Penis vajinaya girmeden yapılan cinsel oyunlarla da orgazma ulaşabilirler. Hatta gebelik bile olabilir. Fakat penisin vajinaya girmesi söz konusu olduğunda ortaya çıkan kasılma cinsel birleşmeyi olanaksız kılar.

Vaginismuslu kadınların çoğu hiçbir zaman iliksiye girememiştir. Bununla birlikte bazı kadınlarda da daha önce cinsel ilişki başarılmışken sonradan olan bir ilişkiye girememe durumu söz konusu olabilir.
Vaginismus yakınması olan kadınların tedavisinde ilk asama tam bir jinekolojik muayenedir. Bu muayene ile olaya neden olabilecek herhangi bir kadin hastaligi olup olmadigi saptanir. Özellikle çocuksu, bagimli ve ruhsal organizasyonunu saglikli bir biçimde tamamlamamis kadinlar risk grubunu olusturur. Özellikle çocukluk çagindan kalma korkular yasayan bireylerde rahatsizlik olusmasi kolaylasir. Korkular, en çok kadinin simgesel olarak zihninde asiri büyüttügü bir penis yüzünden çok aci çekme, parçalanma korkularidir.

Vaginismus tedavisi yogun bir çabayi ve eslerin karsilikli sabrini gerektirmekle birlikte tedavisi mümkündür. Tedavide ilaç kullanilmamaktadir. Daha çok davranisçi terapiler ve cinsellikle ilgili bilissel düzenlemeler tedavide olumlu sonuçlar vermektedir.
HASTALIKLARINIZI ÇEKİNMEDEN BİZİMLE PAYLAŞABİLİRSİNİZ...

Metafizik Uzmanı ve Psikanalist-Yazar Gökhan Hani; Cinsel sorunlar ve iktidarsızlık hastalıkları üzerinde 5 yıl süren Alternatif (Tamamlayıcı) Tıp çalışmaları sonucunda 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi yöntemleri ve Şifalı bitkiler yardımı ile çalışmalarını tamamlamıştır. Sitede yer alan tüm yöntemler ve formüllerin orijinal yapısı Metafizik Uzmanı Gökhan Hani'ye ait olup; kopyalanması ve başka sitelerde yayınlanması yasal değildir. Sitede yer alan tüm şifalı bitkiler
Cinsel sorunlar ve iktidarsızlık üzerinde etkili olup, kesinlikle gramajları ve kullanım şekilleri verilmemiştir.
Cinsel sorunlar ve iktidarsızlık hastalığı üzerinde etkili olan şifalı bitkiler bu tür hastalıklara maruz kalan kişiler üzerinde kesinlikle UZMAN görüşü ve onayı olmadan kullanılmamalıdır. Cinsel sorunlar ve iktidarsızlık hastalığı için ayrı ayrı verilen şifalı bitkiler anatomisi bitkilerinin kullanım şekilleri ve gramajları sitede yayınlanmayacaktır.8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi alternatif tıp yöntemleri ve şifalı bitkiler aracılığıyla cinsel sorunlar ve iktidarsızlık üzerinde etkili olunduğu gözlenmiştir. Alternatif (Tamamlayıcı) Tıp teknikleri asla modern-klasik tıp yöntemlerinin önüne geçemez. Modern tıp yöntemleri Cinsel sorunlar ve iktidarsızlık hastalarına yanıt veremiyorsa ya da tamamlayıcı(alternatif) tıp yöntemleriyle desteklenmesi gerekiyorsa 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi ve şifalı bitkiler yöntemleri kullanılmalıdır. Metafizik uzmanlığı kişilerin yaşadığı bölgenin veya coğrafyada yetişen bitkilerle çeşitli hastalıkların üstesinden gelinebileceği görüşündedir. Bu sitede yayınlanan 8 aşamalı Bioenerji-Bioterapi ve şifalı bitkiler yöntem, teknik ve metodolojisini hiçbir Bioenerjist ya da herbalist tarafından kendi adına kullanamaz. Bu yöntemler ve formüller sadece Metafizik uzmanı ve psikanalist-yazar Gökhan Hani'nin 5 yıllık çalışması sonucu ortaya çıkıp ve bir formülün gramajı ve kullanım şekli sadece Metafizik Uzmanı Gökhan Hani ye aittir. Türkiye de ve çeşitli ülkelerde Bioenerji sadece 1 aşamalı kullanılabilmektedir. Alternatif tıp literatüründe Bioenerji 8 aşamalıdır. Biyoenerjinin 8 aşaması kullanılmadan cinsel iktidarsızlık ve diğer bilinmeyen (agnostik) önemli hastalıkların üzerinde enerji verilmesi yetersiz kalmaktadır. Reiki uygulamalarının Bioenerjiyle uzaktan yakından alakası yoktur. Reiki 3 aşamalı olarak Budist felsefesinde sadece yer alır. Bioenerji ise 8 aşamalı veri ve yaklaşımlarıyla Alternatif tıbbın temelini oluşturur. Bionerjinin, Reiki vb yöntemler gibi sembolik- din-felsefesiyle bir bağlantısı yoktur. Bioenerji; Evrensel enerjinin kozmik bağında insan vücudunun 7 ana çakra ve 2 ara çakra bölgesinin pranik ve auratik bağlantısıyla paralel spirütüal-lliastre ile birleşiktir.

CİNSEL SORUNLAR VE İKTİDARSIZLIKLAR İÇİN 8.AŞAMALI BİOENERJİ-BİOTERAPİ VE ŞİFALI BİTKİLER:

Cinsel sorunlar ve iktidarsızlıklar için Şifalı bitkiler kullanılma formülü:
1.Kullanılış şekilleri
2.Nasıl Hazırlanması
3.Ne zaman alınmaları
4.Ne zamana kadar kullanılmaları
5.Şifalı bitkilerde kullanılacak Gramajları ve Ölçümleri
6.Kullanılma formülü Metafizik Uzmanı Gökhan Hani'ye aittir.
7.Şifalı bitkiler anatomisi ve 8.Aşamalı BİOENERJİ-BİOTERAPİ ile beraber kullanıldığında etkili olmaktadır.


Metafizik Uzmanı Gökhan Hani.

GEREKLİ BİLGİ İÇİN METAFİZİK UZMANI GÖKHAN HANİ'YE DANIŞIN.
INTERNATIONAL METAPHYSICS ACADEMY.
Adres:Org.Şahap Gürler Cd.Rasim Paşa Mah.Deniz Otel yönü,Nautilus-Carrefour yolu,Yaşam Eczanesi üstü,Orhan Apt: No:30 Daire:3 -Kadıköy- (Rıhtım)İSTANBUL

RANDEVU ALMAK İÇİN:

TEL: 0216 449 4561
GSM:0535 939 0123
GSM:0531 571 3433
GSM:0543 765 7590

E-MAİL:metafizikuzmani@hotmail.com
MSN:metaterapi@hotmail.com

www.metafizikuzmani.com


YASAL UYARI:

ALTERNATİF(TAMAMLAYICI) TIP HİÇBİR ZAMAN TEK BAŞINA BİR TEDAVİ SİSTEMİ DEĞİLDİR. TEDAVİ SİSTEMİ YASAL ZEMİNDE HASTAHANELERDE GÖREV YAPAN TIP MEZUNU SADECE DOKTORLARIN İŞİDİR. METAFİZİK UZMANLIĞI OLARAK ALTERNATİF TIP BAĞLAMINDA HİÇBİR ZAMAN TEDAVİ EDİYORUZ, TEDAVİ ETTİK GİBİ BİR KAYGIMIZ VE YAKLAŞIMIMIZ OLMAMIŞ VE OLMAYACAKTIR. YASAL ZEMİNDE ALTERNATİF TIP LİTARETÜRÜ YAKLAŞIMI BİR İNANIŞ VE BİR FELSEFEDİR. ANAYASAYAMIZIN 10.MADDESİ GEREĞİNCE: Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
17.MADDE Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.
MADDE 25. Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz

BU MADDE GEREĞİNCE FELSEFESİNİ UZAK DOĞU ÜLKERLERİNDEN ALAN TÜRKİYEDE ADINA ALTERNATİF(TAMAMLAYICI)TIP DENİLEN BU FELSEFİ İNANÇ YÜZÜNDEN MEDYADA VE HALK GENELİNDE ALTERNATİF TIP YAKLAŞIMINA DOLANDIRICILIK, ŞARLATANLIK VE UMUT TACİRLİĞİ DENİLMESİ AKADEMİK VE PROFESYONELCE YAPTIĞIMIZ MESLEĞİ İCRA ETMEKTEN BİZLERİ SOĞUTMAKTADIR. DÜNYANIN EN SAYGIN ÜNİVERSİTELERİNDE BİLE YER EDİNEN VE GEÇMİŞİ 1000 LERCE YIL ESKİ OLAN BU FELSEFİ İNANIŞ MALESEF BU İŞİN EHLİ OLMAYAN KİŞİLER TARAFINDAN YAPILARAK BİLİNÇSİZCE HATALAR YÜZÜNDEN YANLIŞ ANLAŞILMIŞTIR. METAFİZİK UZMANLIĞI OLARAK İCRA ETTİĞİMİZ ALTERNATİF(TAMAMLAYICI) TIP FELSEFİ İNANCI GEREĞİNCE BU ALANDA YAPTIĞIMIZ BİLİMSEL ÇALIŞMALAR MEDYA ARACILIĞIYLA HALKA SUNULMAKTA VE BU FELSEFEYE İNANANLAR TARAFINDAN ÇALIŞMALARIMIZ OKUNMAKTADIR. YÂDA BİZİM HİÇBİR ŞEKİLDE BU FELSEFİ SİSTEME İNANMAYANLARI, ETKİLEME, ZORLA İKNA ETME, KANDIRMA VEYA PAZARLAMA GİBİ BİR KAYGIMIZ VE YAKLAŞIMIMIZ OLMAMIŞTIR. YAPTIĞIMIZ BU AÇIKLAMA SADECE METAFİZİK UZMANLIĞIMIZI BAĞLAMAKTADIR. ÇALIŞMALARINI BİLMEDİĞİMİZ ARAŞTIRMALARINI GÖZDEN GEÇİRMEDİĞİMİZ KURUM-KURULUŞ VEYA ÖZEL KİŞİLERİN ALTERNATİF (TAMAMLAYICI) TIP ALTINDA YAPTIĞI HATALARI VE SORUMLULUĞU BİZ ÜSTLENMEMEKTEYİZ.
BU FELSEFİ İNANIŞA İNANMAYAN VE GÜVENMEYEN İNSANLARIMIZADA SAYGIMIZI HİÇBİR ZAMAN KAYBETMEMİŞ VE ONLARIN İNANDIĞI TIP SİSTEMİNİDE DESTEKLEDİĞİMİZ BEYAN EDER. YÜCE TÜRK ADALETİNE OLAN SARSILMAZ İNANCIMIZ VE GÜCÜMÜZLE BU KONUDA AÇIKLAMA GEREĞİNİ DUYDUĞUMUZU ARZ EDERİZ.

INTERNATIONAL SPECİAL METAPHYSICS ACADEMY



hgvvvvgh.jpg

FİZİKSEL HASTALIKLARIN YANSIDIĞI RUH DİLİ:Metafizik uzmanı ve psikanalist-yazar Gökhan Hani'nin Ruh genetiği çalışmalarında karşısına çıktığı fiziksel hastalıkların ruh dili yansımaları ortaya çıkmıştır.Tüm fiziksel hastalıkların bir ruh yapısı hali ve bozukluğunun olduğu gerçeği artık bilinmektedir. Epilepsi(sara):Eziyet çekme.Hayatı
reddediş,hayatla büyük bir mücadele verme,kendine yönelik şiddet.
Amfizem:Yaşam korkusu.Kendini yaşamaya layık bulamama.
Bayılmak:Korku ve iç korkularla başedememe.
Şişmanlık:Korunma isteği,aşırı duyarlılık,rahat yaşama isteği.
Kistler:Acı olaylara takılma,acılarla beslenme ve sahte büyüme.
Sağırlık:Reddediş,inatçılık,hayatta işitmek istemediği şeylerden doygunluk ve bitkinlik.
Diyabet(Şeker Hastalığı):Geçmişteki seçimlerden pişmanlık duymak.Hayatı kontrol altına alma ihtiyacı.Derin üzüntü.
İshal:Korku,reddetme,kaçmak.
Baş dönmesi:Kaçış,dağınık düşünce,Görmeyi reddetme.
Kulak ağrısı:Kızgınlık,aşırı yüklenmek,fazla kargaşa,kavga eden ana ve baba.
Egzama:Aşırı muhalefet,düşmanlık,zihinsel paradigma.
Ödem:Kendine zarar veren olayı veya düşünceyi bırakmaktaki güçsüzlük.
Dirsek ağrısı:Karar vermekte zorlanma,kararsızlık.
Kistik Fibroz:Hayatın size mutluluk getirmeyeceğine dair derin inanç,kendini zavallı görme.
Tetanoz:Kızgın,yiyip bitiren düşüncelerden kurtulma ihtiyacı.
Boğaz sorunları:Kendi adına konuşamamak,çok sessiz kalmak,yutulmuş kızgınlık,tıkanmış yaratıcılık,değişme korkusu.
Timüs:Kendi kendisiyle çelişki,Hayat bana zulum düşüncesi,şizoid düşünceler.
Tiroid:Aşağılanmak,İstediklerini yapmakta zorlanma.Sabırsızlık.
Kulak çınlaması:Dinlenmeyi reddetmek,içindeki 6.hisse kulak vermemek,inatçılık.
Ayak parmakları kaşıntısı:Geleceğin küçük ayrıntıları,sağ ayak baş parmak;yola çıkma zamanı.
Bademcikler:Korku,bastırılmış duygular,düşünce bozukluğu.
Tüberküloz:Bencillikle kendi kendini yok etme.Hükmedici ve sadist düşünceler,öç alma isteği.
Diş hastalıkları:Uzun süreli kararsızlık,karar vermek için düşünceleri analiz edememe.
Sinüs sorunları:Çok yakın bir insandan tedirgin olma veya güvenememe.
Cilt sorunları:Takıntılı duygu ve düşünceler,Endişe,kaygı,eski derine gömülmüş bir tehlike,dokunulma ihtiyacı.
Disk kayması:Hayattan bir destek görememek,aşırı duygusuzluk ve kararsızlık.
Horlama:Kalıplaşmış düşüncelerden kurtulma ihtiyacı ve ortam değişikliği.
Omurilik Menenjiti:Aşırı aile uyuşmazlığı,Kızgınlık ve öfke dolu bir ortamda yaşamak,aşırı içsel kargaşa,destek yoksunluğu.
Omurga:Hayatın esnek desteği.
Dalak:Obsesyon tekrarlama duygu ve düşüncesi,Bir şeylere aşırı tutku.
Kısırlık:Hayat sürecinde duyulan korku ve direnç yoksunluğu,bilinçaltı tıkanması,bastırılmış iç güdüler.
Kekemelik:Güvensizlik,kendini ifade etmekte zorlanma,Ağlamasını zorlayarak bastırması.k
Karın Ağrısı:Zihinsel tahriş,sabırsızlık,çevreden duyulan rahatsızlık.
Kolit:Aşırı derecede katı ana ve baba baskısı,eziyet çekme ve yenilgi duygusu,şefkate duyulan ihtiyaç.
Koma:Korku,bir olay ve olgudan kaçma istemi,aşırı iç güdüsel tepki ve irade zayıflığı.
Konjunkivit:Hayatta görülen şeylere öfke ve düşkırıklığına uğrama.
Kabızlık:Eski düşüncelerden sıyrılamama,geçmişe saplanmak,bazende cimrilik.
Koroner Trombos(kalp-damar tıkanıklığı):Yalnızlık duymak ve korkmak.Yeterince bir işe konsantere olamamak ve başarısızlık korkusu,panikleme.
Kramplar:Gerginlik,korku,kendini çok sıkmak her konuda.
Ağlamak:İçsel üzüntü ve bilinçaltından çıkan transendental verilerin insanı duygulandırması.
Cushing hastalığı:Zihinsel dengesizlik.Sürekli çılgınca fikirler üretme istemi,aşırı güçlü olma durumu.
Çıban:Kendine yapılan haksızlığa karşı ruhun fiziksel tepkisi,sinirsel tepkinme,aşırı hissel ruh hali.
Katarakt:Geleceğe umutla bakmakta zorlandığı yaşantı veya insan yaşayış şekilleri.
Selülit:Çocukluk acılarına takılı kalmak.Geçmişteki kötülükleri unutamama.İlerlemekte zorlanma,kendi yolunu çizmede zorlanma.
Ürperme:Ruhsal kasılma,geriye çekilme regresyon,uzaklaşma arzusu.yalnız kalma ihtiyacı.yalnızlık sevgisi.
Kolesterol:Haz kanallarının tıkanması,haz almakta zorlanma.Haz alma korkusu.
Kronik hastalıkları:Değişimi reddetmek,gelecekten korkmak,kendini güvende hissetmemek.
Soğuk algınlığı:Aynı anda birden çok işi yapma isteği,zihinsel karışıklık,incilme ve yalnızlaşmalar.
Nefes kokması:Uyku saatlerinden ruh rahatsız olması,kızgınlık ve intikam dolu düşünceler.
Denge kaybı:Dağınık düşünceler,kararsızlık.
Kellik:Korku,gerginlik,her şeyi kontrol altına alma istemi,aşırı cinsel istem.
Yatağı ıslatma:Anne veya baba korkusu,çocuk iç güdüsünün bozukluğu,genellikle baba kaybı yada korkusundan oluşur.
Geğirme:Hayatı çabucak öğrenme istemi.Rahatta olduğunun ama kaygıların devam ettiği durum.
Yüzde siyah noktalar:Kendini kirli ve sevgisiz hissetmek,yaşamla uyumsuzluk,hayal güçü.
İdrar sorunları:Endişe,bazı şeylerden bıkkınlık,eski düşüncelere saplanma.
Kanama:Haz alma duygusunu yitirme.Kızgınlık.
Dişeti kanamaları:Hayattan aldığı kararlarda yanlış yapma.İşlerin yolunda gitmemesindeki gerçek sebebi.
Uçuk ve kabarcıklar:Korku,duygusal korunma yoksunluğu.
Astım:Boğulmuşluk duygusu ve iç sorunların veya kompleklerin devamlı bilinçdüzeyine çıkması.
Astım Nöbeti:Korku,hayata güvenmeme,bir yanın hep çocuk kalma.
Artrit:Sevilmediğini hissetme,eleştirilmek ve kırgınlık.
Arterioskloz:Direnme,gerginlik,katılaşmış dar monoton ve rutin düşünceler,çok baskıcı olma.
Kurdeşen dökme:Küçük ve gizli saklanmış korkular.
Hodgkin Hastalığı:Suçlama ve yetersiz olmaktan duyulan büyük korku.Yaşamdan zevk alamama.
Hipertiroid:İstenen şeyi yapamamaktan duyulan aşırı düşkırıklığı.Önce canan sonra can denen ruh hali.
Hipoglisemi:Hayatın büyük yükü altında ezilme ruh hali.
Hiperventilasyon:Korku,değişime karşı koymak.Gidişattan hoşlanmamak.
İktidarsızlık:Kendini ezik ve yetersiz görmek,bazı işlerde başarısızlık,panik,cinsel baskı,gerginlik ve suçluluk hissi.Eşe duyulan hoşnutsuzluk ve geçmiş yaşantısında anne korkusu.Kız çocuklarıyla çok arkadaşlık etme.
Hazımsızlık:İçgüdesel korku,kaygı,başa çıkamama.
Grip:Kitlesel karamsarlık ve inançlara uyum,korku ve modaya uymama.
İçe dönmüş tırnak:İlerlemekten duyulan endişe ve suçluluk duygusu.
Deli-doluluk:Aileden kaçış.Bayanlara aşırı düşkünlük,iletişimde suçluluk.
Uykusuzluk:İçsel kaygı,aşırı sabır tüketimi,kaygı,korku,birşeyin çok etkisinde kalma,bazı çözülmesi gereken problemleri çözememe.Aşırı sabırsızlık.
Kaşınma:Doyumsuzluk,tutkun olma ve esaret.
Sarılık:İçsel ve dışsal ön yargı.Korku,dengesiz mantık.İçsel ve dışsal korku ve panikleme.
Çene sorunları:Kızgınlık ve intikam duygusu.İnatlaşma.
Keratit:Aşırı kızgınlık ve sert mizaç.
Böbrek sorunları:Yargılama,düş kırıklığı,başarısızlık.Çok düşüncede kalarak nefes yutma.
Diz sorunları:İnatçı ego ve gurur.Taviz verememe.uzaklaşamama,Esnek olamama.
Larenjit:Öfkeli olmak,otoriteye başkaldırma,çok konuşmamayı sevmeme.
Cüzzam:Hayatla başedememe,teniz ve iyi olmadığına dair inanç.
Lösemi:İlham ve yaratıcılığın hunharca yok edilmesi.Çok sevilme istemi.
Ülser:Korku.yetersiz olduğuna dair duyulan güçlü inanç,stres.
İdrar yolları enfeksiyonları:Genellikle karşı cinse veya sevgiliye duyulan öfke.Başkalarını suçlama alışkanlığı.
Rahim akıntısı:Eşe duyulan kızgınlık,cinsel suçluluk duygusu,kendini cezalandırma.
Varis:Bulunduğu yerden ve konumdan rahatsızlık duymak.Monotonluk ve rutinlik,Aşırı yük altında bulunmak.
Cinsel hastalıklar:Cinsel organların günah ve pislik yuvası olduğuna inancı,suçluluk,Cinselikte yanlış yapmak inancı.
Vitiligo(Ciltteki beyaz noktalar):Ait olamama,Kendini birçok şeyin dığında hissetme.Yalnız yaşamdan ve özgürlüğe aşırı düşkünlük.
Siğil:Küçük nefretler duyma,çirkin olduğuna inanma.
Yirminci yaş dişinin çıkması:Sağlam bir temel yaratmak için gereken zihinsel hazırlığı yapmamak.
Aids:Kendini reddetmek,cinsel suçluluk ve yetersizlik duygusu.
Alkolizm:Yararsızlık,geçmişe özlem ve tıkanma,suçluluk,yetersizik duygusu,kendini reddetme.
Alerjiler:Kendi gücünü reddetme.
Alzheimer:Yaşamı terketme arzusu.Hayatı olduğu gibi kabul edememe.
Amnezi:Korku,hayattan kaçış,kendi ayakları üzerinde duramama.
Anemi:Evet,ama yaklaşımı hep ortada kalma yaklaşımı,yeterli olamama korkusu.
Ayak bileği:Hareket ve yol belirleme gücü.
Anoreksi:Hayatı reddetmek,aşırı korku,kendinden nefret etme ve reddedilme.
Anüs kanaması:kızgınlık ve öfke.
Anksiyete(kaygı):Hayatın akışına ve gidişatına güven duymama.
Apati:Duygulara izin vermemek.Kendini ölü gibi hissetme.korku.
Apandisit:Korku,korunma ihtiyacı,duyguları yargılamak.
Kollar:Hayat deneyimlerini kucaklama kapasitesi ve yeteneği.
Nefes sorunları:Hayatı dolu dolu yaşamaktan korkmak.Yaşamda yeri olmadığını hissetmek.
Bright hastalığı:Hirbirşeyi doğru yapamayan bir çocuk gibi hissetmek ve başarısızlık.
Bronşit:Bağrılıp çağrılan aile ortamı yada çevresi.
Çürükler:Yaşamda küçük engeller kendini cezalandırma.
Yanıklar:kızgınlık ve alev alen yanan öfke.
Kabaetler:Gevşeklik,kabulleneme ve güç yoksunluğu.Kendi güçsüzlüğünü saklama.
Nasırlar:Katılaşmış kavram ve düşünceler ve somut kokular.
Kanser:Derin acı,uzun süre taşınan kırgınlık,sır,hüzün bedeni kemirmesi.Nefreti içine gömmek.Çok büyük bir acıyı ruhundan atamam.
Kandidia:Aşırı öfk ve düşkırıklığı,kendini parçalanmış hissetmek.İlişkilere güvenmemek ve alıcı bir kişilik.
Beyinde tümör:Yanlış programlanmış inançlar.inatçılık,dik kafalılık,değişime açık olunamama.
Barsak sorunları:Eski ve ihtiyaç duyulan şeyi atmaktan korkmak.
Kemik sorunları:Otoriteye karşı tepki,kasların ve düşüncenin esnekliğini kaybetmesi.
Kan basıncı:Uzun zamandır çözülemeyen duygusal sorun.
Kan sorunları:Sevinç yoksunluğu ve düşüncelerin özgürce dolaşamaması.

Kas sorunları:Aşırı korku.Herkesi ve her şeyi çılgın bir şekilde kontrol altına alma arzusu,güven duymanın derin ihtiyacı.
Tırnak yemek:Çaresizlik ve düşkıeıklığı,kendini içsel yemek,anne babaya duyulan öfke.
Narkolepsi:Herşeyden uzaklaşma istemi,aşırı korku,bulunduğu ortamdan sıkılma.
Mide bulantısı:Korku,bir fikri yada edinimi kabul edememe.
Boyun ağrıları:Soruna bir başka açıdan bakmayı reddetmek,inatçılık,esnek olamama.
Nefrit:Düşkırıklığı ve başarısızlıpa gösterilen aşırı tepki.
Sinir krizi:Benmerkezcilik,iletişim yollarını tıkamak.
Sinirlilik:Korku,evham,mücadele,acelecilik.hayata güvenememek.
Nevralji(Sinir ağrısı):Suçu cezalandırmak.iletişim konusunda şiddetli üzüntü.,
Karaciğer sorunları:Sürekli şikayet etmek.kendini devamlı kandırmak.Haklı çıkmak için sürekli başkalarında hata bulmak.kendini kötü hissetmek.
Akciğer sorunları:hayatı kabul etmemek,depresyon,üzüntü,dolu dolu bir yaşama kendini layık görmeme.
Menapoz sorunları:Artık istenmemekten korkmak,yaşlanma korkusu,kendini kabullenmeme.
Aybaşı sorunları:Kadın olmaktan duyulan suçluluk duygusu,cinsel organların günah ve pis olduğu inancı.
Migren:Köşede sıkışıp kalma duygusu,cinsel korkular.
Düşük:Gelecek korkusu.Şimdi değil daha sonra yanlış zamanlama.
Dudak uçuğu:Korku,hayatı küsümzeme alışkanlığı,kendini ve başkalarını aşırı eleştirme,herşeyde fazla eleştirşisel detay arama.
Kalp damarlarının daralması:Zihinsel katılık,katı yüreklilik,irade eksikliği,esnek olamama.
Kuduz:Kızgınlık.çözüm yolunun şiddet olduğu inancı.
Kızarıklık:Gecikmelerden duyulan rahatsızlık,utanma bilinçaltı,dikkat çekmenin çocuksu yolu.
Romatizma:Kurban,hep haksızlığa uğradığını hissetme.Sevgi yoksunluğu,iklime ruhun gösterdiği negatif etki.bacak ve diz kefaneti.
Raşitizm:Duygusal beslenme eksikliği sevgi ve güven eksikliği.
Yılancık:Başkalarının hayatına çok fazla karışmasına olanak tanımak.Kendini yeterince iyi bulmamak.,
Deniz tutması:Korku,ürperme,çocuklukta yaşadığı tutku,duygusal aşk tutkusu,kontrolü yitirme.
Bunama:Çocuğın güven dolu sanılan dünyasına geri dönmek.Bakım ve ilgi talep etmek.etrafındakileri bir çeşit kontrol etme yolu.kaçış.
Zona:Korku ve gerginlik,aşırı duyarlılık.
Burun kanaması:Kabul görme isteği,önem verilmeme duygusu,aşırı sevgi istemi.
Uyuşma:Başkalarını umursamama,sevgi vermemek ve zihinsel duyarsızlık.,
Yumurtalıklar:Yaratıcılık noktasındaki gizli gizemin imajinatif rölü.,
Pankreas:Hayatın tadında doyumsuzluk ve herşeye karşı duyulan bastırılmış açlık.
Parkinson hastalığı:Korku,herkesi ve herşeyi aşırı kontrol etme arzusu,katı kuralcı.
Peptik ülser:Yeterli olamama inancı,başkalarını memnun etme kaygısı.
Hipofiz:kontrol etmede zorlanma.
Zatürree:Umutsuz,hayattan bıkkınlık,duygusal yaraların iyileşmesine izin verilmemesi.
Çocuk felci:Paralize eden kıskançlık.birisini durdurma istemi.,
Burun akması:içsel ağlama,çocuksu gözyaşı,kurban.
Prostat sorunu:zihinsel korkuların erkekliği zayıflatması,geçmiş cinsel hatalar,cinsel baskı ve suçluluk,yaşlanma korkusu.
Apse:İncinme,kücümseme,inkitam duyguları içinde dönüp durma.
Karın ağrısı:Korku,başlamış bir olayı,süreci durduramamak.,
Kazalar:İstediğini dile getirememe,aşırı duygusal ve zihinsel takılma ve dalma.
Ağılar-sızılar:Farklı dokunuşlar istemi,sevgiye ve ilgiye olan büyük istek.
Sivilce.Kendini kabul etmemek,sinirsel ağ,kendinden hoşnut olmamak,kendini düşünme ve aileye çok yüklenmek veya bağlılık.
Bağımlılıklar:Kendinden kaçmak,akıl sabunma mekanizmasında mantığa bürünme,kendinde buluna ruhsal veya fiziksel eksikliği bir başkasında tamamlama.
Addison hastalığı:Derin boyutta duygusal yoksunluk,kendine duyulan yoksunluk.
Lenf bezleri:Ailede çatışmalar ve kavgalar,ailede yada çevrede istenmediğini hissetmek.
Adrenal sorunlar:Yenilgi duygusu,kendine aldırış etmeme,endişe.
Yaşlılık sorunları:Toplumsal inançlar,doygunluk,eski düşünce inanç ve tecrübeler,şimdiyi reddetme ve şimdiyle savaşma.
Bitkinlik:Can sıkıntısı,yaptığı işi sevmemek,yaşamdan uzaklaşma.
Ayaklar:Kendimizi,hayatı,başkalarını anlama ve kapasite durumu.
Kadın sorunları:Kendini dişiliğini,dişilik prensibini reddetme.
Fibroid tümör ve kistler:Eşe derinden kırılma ve bu kırgınlığı besleme,kadınlık benliğine darbe vurma.
Frijidlik(cinsel soğukluk):Korku,haz almadan korkma,cinselliğin kötü olduğuna dair inanc,sevgi ve cinsellikten uzaklaşıp,uzun süre yalnızlaşma.
Safrataşı:Katı düşünceler,lanetleme ve gurur.
Kangren:Mecazi düşünceler,işler tıkanıyor,zehirli düşüncelerin sevinci boğması.
Gastrit:Uzun süren kararsızlık ve stres
Guatr:Üzerindeki baskılara duyulan nefret,doyumsuzluk ve lüzümsuz- büyük konuşmak.
Gut hastalığı:Tahakküm etme ihtiyacı,sabırsızlık,kızgınlık.
Kalça sorunları:Büyük kararlar almada duyulan korku.Gidilecek bir yönün olmaması.
Herpes:Cinselliğin ayıp olduğu toplumsal inancı kabul etme.Cezalanma kabullenme,cezalanma ihtiyacı,utanç duygusu.
Fıtık:Zedelenmiş ilşkiler,gerginlik,bunalım.
Hepatit:Değişime direnç,korku,kızgınlık,nefret.Öfke ve gazap.
Hemoroid:Geçmişe duyulan kızgınlık,geçmişin sorumluluğu altında ezilme.
Saman nezlesi:Duygusal tıkanma,zamanla yarış,suçluluk.
Dişeti hastalığı:Nefret,kıskançlık,sevgi eksikliği,çok hareketlilik.
Kalp krizi:Uzun süreli duygusal sorunlar,özlem ve kalbin katılaşması,stres,zorluklar.
Parmaklar:Hayatın detaysal açılımını Simgeler.
Baş parmak:Akıl ve endişeyi simgeler.
İşaret parmak:Ego ve korkuyu simgeler.
Orta parmak:Cinsellik ve çevre ilişkilerini simgeler.
Yüzük parmak:Birlikte olmayı ve üzüntüyü simgeler.
Küçük parmak.Aile ve sahte bir görünüm verme çabasını simgeler.
Akne:Bulunduğu ortamdan rahatsız veya sıkılmışlık.
Sedef:Çocukluktan başlayan ailevi sorunların içinde kalma ve bu sıkıntıyı ilerleyen yaşa göre üzerinden atamama,hep yerinde sayma,sorunları içte biriktirme.

gh.jpg

RADYASYONİK HASTALIKLAR:Telefon baz istasyonlardaki inceleme ve araştırmalarımız sonucunda ,elektromanyetik dalgaların,insan vücuduna uyguladığı akımın radyolojik(ışın bilimi) anlamda etkide bulunduğu ortaya çıkmıştır.Elektromanyetik dalga enerjisi vücuda çok çabuk girerek deformasyonlarla kan yapısına etkide bulunarak kalp çalışma sisteminde bozukluklar meydana getirdiği anlaşılmıştır.insan vücudundaki diğer sistemlerle de bağlantılı olarak çalışmalarımız detaylanmıştır.Kalp-göğüs,sindirim sistemindeki bozukluklar,Kan kanseri(Anemi) ve insan sperm yapısındaki değişimler gözlenmiştir.
Telefon baz istasyonlardaki elektromanyetik alan genişliği yoğun etki-tepki mahiyetinde olmasından dolayı bu istasyonlara yakın yerleşim yerlerinde zamanla bu hastalıklar belirecektir.Elektro manyetik dalgaların ışın akımı radyasyonik ışınlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği de bilinmelidir.Aynı şekilde nükleer santrellerde çalışan işçiler üzerinde de rasyasyon ışınları etkilidir.Radyasyonik ışınlar kan yapısını değişime uğratmalarının nedeni kan pompalayısı olan kalbin rasyonik ışınları tanıyamamasıdır.
Elektro manyetik ışınlar daha çok bebekler ve çocuklar üzerinde etkilidir.Bu tür elektro manyetik ve radyasyonik ışınlara maruz kalan insanlar evlerini tahta,ahşap evlerle döşemeli ve suyu ile temasları yoğun olmalıdır.Diğer şekilde ise o bölgelerde yerleşim yeri olan insanlar evlerinde civa maddesi ile çekim alanını değişime uğratabilirler.Elektro manyetik dalgalar insan vucudunun sol tarafından etkileşim sağlar.Bu açıdan vücudun sol tarafı devamlı kırmızı toprakla elektriklenmeli.İnsan vücudu yaratılışta rasyasyonik tüm ışınları algılamaya kapalıdır.Radyasyon belirtileri için aşağıdaki email adresine şikayetlerinizi yollayabilirsiniz.
METAFİZİK UZMANI GÖKHAN HANİ.

INTERNATIONAL METAPHYSICS ACADEMY.
Adres:Org.Şahap Gürler Cd.Rasim Paşa Mah.Deniz Otel yönü,Nautilus-Carrefour yolu,Yaşam Eczanesi üstü,Orhan Apt: No:30 Daire:3 -Kadıköy- (Rıhtım)İSTANBUL

RANDEVU ALMAK İÇİN:

TEL: 0216 449 4561
GSM:0535 939 0123
GSM:0531 571 3433
GSM:0543 765 7590

E-MAİL:metafizikuzmani@hotmail.com
MSN:metaterapi@hotmail.com

www.metafizikuzmani.com