|
|
|
|
|
SULARIMIZ,TOPRAKLARIMIZ,
BİTKİLERİMİZ VE ORMANLARIMIZ
Su, hayatımızın özüdür.Kanımızın yüzde
90ı,vücudumuzun yüzde 60 ı sudur.Her gün ortalama 2 litre temiz su
içmeliyiz.
Dünyamız da ki suyun yüzde 97 si tuzlu sudur.Tatlı su yüzde 2.5 oranında
olup bunun yalnızca yüde 1 i göller,nehirler,akarsular,çaylar ve dereler
ile sulak alanlar gibi ulaşılabilen yüzeysel kaynaklarda bulunmaktadır.
Su, insan için, ekosistem için,ekonomi ve sanayi için,enerji için
,güvenlik için en önemli ihtiyaçtır.
Artan dünya nüfusu, kirletilen sular ile kuraklık ve ısınma,suyun
önemini giderek artırmaktadır.
Türkiye su zengini bir ülke değildir.Yıllık kişi başına düşen
kullanılabilir su miktarımız 1430 metreküptür.Irak ta bu oran 2020
metreküp,Asya da ise ortalama 3000,Avrupa da ise 5000metreküptür.
2030 yılında nüfusu 100milyona ulaşacak olan Türkiye,kişi başına
1100metreküp kullanılabilir su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke
durumuna geleceği öngörülmektedir.
Önümüzde ki 25 yıl içinde; kurumuş-kirlenmiş-bitmiş tatlısu miktarı,
toplam tatlı suyun,dörtte üçüne çıkmış olacağı değerlendirilmektedir.
Tatlı ve içilebilir su kaynaklarımızın korunması ,iyi değerlendirilmesi
bir zorunluluktur.Su için mavi altın deniyor.
Suyumuz çekiliverse bize Allah dan başka kim su verebilir.
Topraklarımız,özellikle korunmalıdır.Tarım alanlarımız, ormanlarımız
kesinlikle imara , yerleşmeye ve sanayiye açılmamalıdır.
Erozyon için ciddi ve uygulanabilir önlemler
alınmalıdır.Belediyelerimizin imar yetkileri bu anlamda denetime
alınmalıdır.
Anız yakılması ve toprak kullanımı için ciddi önlemler alınmalıdır.
Bitkilerimizin toplanması izne bağlanmalıdır.Endemik/özgün bitkilerimiz
korunmalıdır.Bitki gümrüğü kurularak,bitki çıkışı denetlenmelidir.
Köroğlu Dağlarını,Çamlıdere,Kıbrısçık,Seben,Göynük,Taraklı
hattını,Köyceğizi ve Sandra Dağlarını,Isparta Davraz ve Dedegül
Dağlarını ,Karadeniz'i,Çoruh vadisini velhasıl Türkiyemizi gezerken
,Allahın bize verdiği nimetleri, güzellikleri görüp bir yandan
şükrediyoruz,diğer yandan bütün koruma önlemlerinin alınmasını
diliyoruz.
Hafız Gülü, Safran,Kardelen,Dağ Laleleri gibi yurdumuza özgü bütün
bitkilerimizin ve ormanlarımızın, orman alanlarımızın korunması
dileğindeyiz.
Dağkuzörenimizin , köyümüzün de özgün bitkileri, çiçekleri,
gülleri,yarpuzları ve ormanları ile bitki örtüsünün de korunması
hepimize düşen önemli bir görevdir.
Sağlıcakla kalın.
Mustafa Bilgin
DİĞER YAZILARI
TÜRK MİLLİ EĞİTİMİNİN SORUNLARI
VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
24KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ
GAZİ
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN KÖYÜ KOCACIK
DAĞKUZÖRENİN OKUYAN GENÇLERİNE ÖNERİLER
Türk kamu yönetiminin sorunları ve çözüm önerileri
Geleceğe hazırlanmak-1-
ANA SAYFA
|
|