|
|
|

ÖMÜR DEDİĞİN…
Bir
soruyla çıkmak istedim bu kez karşınıza… Cevabının sadece sizde kalacağı
ve sadece sizi ilgilendireceği bir soruyla…
Şair
kitaplarda değil de türkülerde aramamızı öneriyor Yemeni. Hatta gideni,
geleni, gidipte dönmeyeni bile türkülerin bize anlatacağını söylüyor.
Türkülerde bulunacaktır diyor yedi kıta dört deniz hatta babil hatta
Venedik ve hatta Madagaskar bile…
Ben de
hepinizin çok duymuş olduğu bir türküden esinlenerek, çoğunuzun
kendisine sık sık sorduğu o soruyu bir türkünün eşliğinde tekrar
hatırlatmak istedim.
Çok
klasiktir; insanoğlu doğar yaşar ve ölür. Bu kısacık cümle gibidir hayat
çoğu zaman. Ama bu kısacık cümlenin anlattığı çok şey olacaktır, en
büyük anlamı da bu soru yükleyecektir bu cümleye…
Bir
insan ömrünü neye vermeli
Harcanıp gidiyor ömür dediğin
Yolda kalan da bir yürüyen de bir
Harcanıp gidiyor ömür dediğin
Bir
amaca ulaşmak için mi yaşamalı insan, yoksa yaşamak için mi bir amaç
edinmeli?
Şu gerçek hikâyeyi de çoğunuz duymuşsunuzdur;
Sudanlı aç bir çocuğun incecik siyah teni, narin kemikleri ve güneşten
pişmiş öne eğik başı. Küçük kızın açlıktan bir adım daha atacak gücü
kalmamış. Yere kapaklanmış, emekleyerek bir kaç kilometre ilerideki
yardım kampına gitmeye çalışıyor. Biraz arkasında ise bir akbaba sabırla
bekliyor. Ölse de yesem diye.
Ve küçük kız için inanılmaz bir fırsat doğuyor: Küçük kızı
kurtarabilecek bir insan olayı görüyor ve yanına yaklaşıyor. Ve iste
zamanın durduğu an:
Kızın bu halini gören gazeteci Kevın Carter, fotoğraf makinesi
ile bu anı donduruyor ve çektiği bu fotoğrafla hayalindeki Pulitzer
ödülünü 1994 yılında alıyor.
1994 yılında Sudan da çekilen bu fotoğraf Afrika’da ki açlığın
simgesi oldu ve belki de bir çok insan bu fotoğraf sayesinde açlıktan
kurtuldu.
Ancak insanlar olayı sadece bir fotoğraf karesi olarak
görmüyorlardı, Kevin Carter e olayın devamını yani küçük kıza ne
olduğunu sordular. Cevap en az fotoğraftaki manzara kadar içler
acısıydı:
Carter, küçük kıza yardım etmediğini ama fotoğraf çekerken
akbabanın korkup kaçtığını, kızın yaşayıp yaşamadığını bilmediğini ama
yaşıyor olması gerektiğini, çünkü gıda yardımı yapılan Amerikan üssünün
pek de uzakta olmadığını söylüyor.
İnsanların Carter´a o anda ne cevap verdi bilemiyoruz, ancak
Carter 3 ay sonra kendince bir cevap buluyor. Tuhaf bir şekilde ömrünü neye verdiğinin cevabı kendinde saklı olarak intihar
ediyor..
Bir
insan ömrünü neye vermeli
Para mı onur mu taş dikenli yol
Ağacın köküne inmek mi yoksa
Çırpınıp duruyor yaprak dediğin
Kısa bir türkü Kısa bir
hikaye ve kısa bir yazı… Ömrünüzü güzel olana ve güzelliklere vermeniz
temennisiyle. VESSELAM.
NOT: EĞER YUKARIDA GEÇEN TÜRKÜYÜ EMEL TAŞÇIOĞLU’NUN SESİNDEN
BULABİLİRSENİZ BANA DA GÖNDERİN LÜTFEN.
yazıya
yorum yaz
ANA SAYFA
|