|
Gelmiş geçmiş en büyük gerilla lideri Şeyh Şamilin ölüm yıldönümü.Nur içinde yatsın.
• Esir olarak Petersburg’a geldiği ilk anlarda namazını eda etmek isteyen Şamil için Rus yetkililer, saray kilisesinde namaz kılacak bir yer hazırlamak üzere derhal harekete geçtiler. Hıristiyanlara ait bir mabedde Şamil’in namaz kılabileceğini bir türlü kabullenemeyen naipler hayretler içinde kalmış ve onun tavrını heyecanla takip etmeye koyulmuşlardı. Mabeyn hademeleri saray kilisesinin bir köşesine temiz ve beyaz keten yaygılar sererek özel bir yer hazırlamışlardı. Şamil, kilise köşesindeki beyaz örtülerin üzerinde hiç tereddüt etmeden kıbleye dönerek namaza niyet etmişti. Tam karşısındaki duvarda asılı duran bir Meryem Ana tasvirini örtmek için telaşla koşturan naiplerini yumuşak bir sesle uyardı: "Bırakın, ilişmeyin. Yarın huzuru ilahide o da şahit olsun ki, Şamil burada bile namazını geçirmemiştir".
• "Yiğide cennet açıktır", "Ecel gelmedikçe ölüm olmaz", "Sonunu düşünen kahraman olamaz", "Hakaret etmekte ağır, öç almakta çevik ol", "Arkadaşını affet; affettiğini hatırlama ve hatırlatma!", "Düşmana karşı diri kedi, ölmüş aslandan daha yararlıdır", "Savaşta korkak davranma, harbin zorluklarına sabırlı ol", "Haksız gücün karşısında, güçsüz hakkın yanında olmak benim imanımdır", "Bizden torunlarımıza kalacak en büyük miras; hürriyet için savaşmak, hakkı yaymak, uğruna can vermek olacaktır. Torunlarımız, hürriyet ve istiklâl uğruna yapılan savaşların kuyruğu değil, başı olmalıdır"
Alıntı.
Maiyetindekilerle birlikte İstanbul’a gelen Şamil, Dolmabahçe Sarayı önünde Sultan Abdülaziz ve büyük bir kalabalık tarafından coşkuyla karşılandı, Osmanlı sarayında konuk edildi. Kendisine ikameti için Koska'da bir konak tahsis edildi. Yaklaşık yedi ay süren ikametinden sonra, 25 Ocak 1870 tarihinde, Sultan Abdülaziz’in kendisine tahsis ettiği gemiyle ile yaşamının son dönemlerini geçireceği kutsal topraklara yolculuğuna başladı. Mısır'da da yoğun ilgiyle karşılanan Şamil, Hidiv İsmail Paşa tarafından Kahire'de bir ay konuk edildi. Aynı günlerde Cezayir'de Fransız sömürgeciliğine karşı mücadele yürüten Şeyh Abdülkadir ile görüşmeler yapan Şamil, yolculuğunun sonraki durağı Cidde'de Mekke Emiri, şehrin ileri gelenleri ve mahşeri bir kalabalık tarafından törenle karşılanarak Şürefa Dairesi'ne yerleştirildi. Dünyanın dört bir yanından gelmiş yaklaşık yüzbin müslümanın onu görmek için yarattığı izdiham sonucu, yetkililer Şamil’i Kâbe’nin üstüne çıkartarak bu hayran kalabalığın arzusunu tatmin edebildi. Hac farizasını yerine getirdikten sonra Medine’ye geçen Şamil artık güçten düşmüş ve hastalanmıştı. Son arzusu, Rusya'da rehin tutulan oğullarından birinin aile fertlerine sahip çıkmak üzere Medine'ye gelmesinin sağlanması oldu. Onun bu talebi yerine getirilerek, Gazi Muhammed Hicaz'a yola çıkarıldı. Ancak Şamil, Gazi Muhammed yanına ulaşmadan, misafiri olduğu dergahın şeyhi Ahmed er-Rufai'nin yanında 4 Şubat 1871’de (yeni takvimde: 17 Şubat 1871) 74 yaşında hayata gözlerini yumdu. Peygamber Mescidi'nde kılınan namazdan sonra Cennet'ül Baki mezarlığında defnedildi.
Alıntı.
|