|
HEREKE BELEDİYESİNİN İKTİDAR VE MUHALEFET MECLİS ÜTELERİNİN TAMAMININ OY BİRLİĞİ İLE ONAYLARAK BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞINA GÖNDERİLEN NUH ÇİMENTO LİMANLARINA İLİŞKİN 04.04.2008 GÜNLÜ DOLGU İMAR PLANI DANIŞTAY 6. DAİRESİNDE 2008/7843 ESAS NO İLE GÖRÜŞÜLMEYE DEVAM EDİLİYOR.
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
KÖRFEZ
........../........./..........
SAYI : 41.020.195 / 0.........
ŞİKAYETÇİ : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ adına
Başkan İBRAHİM ARAL
HACI AKİF MAH. SÜMER CAD. NO 48 KAT 2
41800 HEREKE / KOCAELİ
ŞİKAYET EDİLEN : ATALAY ŞAHİNOĞLU , NUH ÇİMENTO SAN. A.Ş.
YÖNETİM KURULU BAŞKANI
AKYAR MEVKİİ 41800 HEREKE / KOCAELİ
SUÇ : MÜHÜR BOZMA, YARGI KARARLARINI İHLAL,
SUÇ TARİHİ : 2006 YILI
AÇIKLAMALAR :
Körfez Hereke Çevre Derneği öncelikle Herekenin bütünü olmak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm çevre sorunlarının çözümü yönünde yasal demokratik ve hukuki çalışmaları yapmak, Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, çevre ile ilgili faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, insanları temiz ve sağlıklı bir çevre konusunda bilinçlendirmek, insan sağlığını yeşili ve doğayı yok edenlerle her türlü yasal demokratik ve hukuki mücadeleyi vermek ve bu konuda çalışmalar yapan ulusal ve uluslar arası gerçek veye tüzel kişi, kurum ve kuruluşlara destek vermek , bu amaç kapsamında her türlü yasal demokratik ve hukuki süreci işletmek amacı ile kurulmuştur.
Atalay ŞAHİNOĞLU, Hereke Beldesi Akyar mevkiinde kurulu bulunan Nuh Çimento San.A.Ş Yönetim Kurulu Başkanıdır. Halen bu görevi yürütmektedir. Nuh Çimento San.A.Ş tarafından yasaların çiğnenmesindeki sorumluluk tüzel kişiliğin başkanı olması nedeniyle Atalay Şahinoğlu'na aittir. Suça konu eylem mahkeme kararlarını ihlal etmek ve mühür bozmaktan ibarettir. Halen Yönetim kurulu Başkanı olduğu firma Danıştay 6. dairesince verilmiş olan Yürütmeyi durdurma kararlarını ihlal etmekte ve Hereke Belediyesi tarafından yapılan mühür işlemlerine riayet etmemektedir. Şöyleki;
1-Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 3621 sayılı Kıyı Kanunu ihlal edilerek Nuh Çimento A.Ş yararına onaylanan 198 metre ek rıhtıma ilişkin 15.06.2000 tarihli dolgu imar planı, 145 metre ek rıhtıma ilişkin 09.09.2003 tarihli dolgu imar planı ve proje harici kaçak inşa edilen bölümlere ilişkin 27.01.2005 tarihli dolgu imar planlarının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle üyemiz Hayri Altunok tarafından Danıştay 6. Dairesinde iptal davası açılmış, açılan iptal davasına ilişkin Danıştay 6. Dairesince 22/11/2005 tarih 2005/3163 esas sayılı karar verilmiş, verilen bu karar ile dolgu imar planlarının YÜRÜTMESİ DURDURULMUŞTUR. EK-1
2-Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 3621 sayılı Kıyı Kanunu ihlal edilerek Nuh Çimento A.Ş yararına onaylanan 27.01.2005 tarihli dolgu imar planlarının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Hereke Belediye Başkanlığı tarafından Danıştay 6. Dairesinde açılan iptal davasına ilişkin olarakta Danıştay 6. Dairesi 09/11/2005 tarihli 2005/1904 esas sayılı kararı vererek yine dava konusu dolgu imar planının YÜRÜTMESİNİ DURDURMUŞTUR. EK-2
3-Yürtümesi durdurulan dava konusu planların onaylayıcısı idare olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca, Danıştay 6. Dairesinin 22/11/2005 tarih 2005/3163 esas sayılı kararına ve 09/11/2005 tarih ve 2005/1904 esas sayılı kararına itiraz edilmiş isede, itiraz mercii Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 02/02/2006 tarih ve 2005/830 esas sayılı karar verilerek Bayındırlık ve İskan Bakanlığının itiraz başvurusu REDDEDİLMİŞTİR. EK-3
4- Danıştay kararlarının uygulanmasında doğan hukuki boşluk nedeniyle İzmit Liman Başkanlığının Denizcilik Müşteşarlığına yazılı başvurusu neticesinde Nuh Çimento A.Ş ye dava konusu rıhtımların işletme iznini veren Başbakanlık Denizcilik Müşteşarlığı Deniz Ulaştırması Genel Müdürlüğünce 06/04/2006 tarih ve 4987 sayılı yazı ile Yatırımcı Nuh Çimento San.A.Ş ye ait olan dava konusu 198 metre ve 145 metre ek rıhtımların işletme izinlerinin askıya alındığı bildirilmiştir. EK-4
5- Hereke Belediye Başkanlığınca 27/01/2006 tarih ve 283 sayılı yazı ile yürütmesi durdurulan rıhtımların yatırımcısı Nuh Çimento San.A.Ş ye dava konusu 198 metre ve 145 metre ek rıhtımlardaki faailiyetlerin men edilmesi yasal olarak bildirilmiştir. EK-5
6- Kocaeli Valiliğince 145 metre ek rıhtıma ilişkin alınan ÇED kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle üyemiz Hayri Altunok tarafından açılan Kocaeli İdare Mahkemesinin 2004/627 esas sayılı dava dosyasına 20/08/2004 tarihinde Sakarya Bölge İdare Mahkemesince Yürütmeyi durdurma kararı verilmiş, nihayetinde Kocaeli İdare mahkemesinin 5/5/2006 günlü nihai kararıyla 145 metre ek rıhtımın ÇED kararı iptal edilmiştir. EK-6
7- Hereke Belediyesi Encümen kararıyla 198 metre ek ve 145 metre ek rıhtımın proje harici fazla bölümleri için yıkım kararı alınmış, ruhsatsız inşaatlar nedeniylede 145 milyar TL para cezası kesilmiş, Yatırımcı firma Nuh Çimento A.Ş tarafından yıkım kararının ve kesilen para cezasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle yargı yoluna gidilmiş isede Kocaeli İdare Mahkemesince 22/03/2006 tarih 2004/1545 esas ve 2006/623 sayılı karar verilerek yıkım kararı ve para cezası kesinlik kazanmıştır. EK-7
Hukuki olarak Danıştay Kararları gereğince Nuh Çimento San.A.Ş ye ait olan 198 metre, 145 metre ve proje fazlası bölümlerin hiç bir ticari faaliyette, yükleme boşaltma ve sevkiyat işlemlerinde kullanılmaması gerekmektedir. Ancak Nuh Çimento San.A.Ş tarafından yargı kararları ısrarla delinmekte, yasalar çiğnenmektedir. Bu eylemdeki sorumluluk Yönetim kurulu Başkanı olması nedeniyle Atalay Şahinoğlu'na aittir.
Ayrıca şikayete konu rıhtımlar Hereke Belediyesi tarafından 2004 yılı içerisinde mühürlenmiş olup, şikayet edilenin Yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde MÜHÜR BOZMA suçu sürekli bir şekilde işlenmektedir. EK-8
HAI FU STAR '' adlı Panama bandralı yük gemisi 16/07/2006 ile 22/07/2006 tarihleri arasında yürütmesi durdurulan ve mühürlü olan rıhtımlarda yükleme ve boşaltma faaliyetinde bulunmuştur. EK-9
19/08/2006 tarihinde Panama bandralı PLODDER ( BRATISLAVA ) adlı gemi yürütmesi durdurulan ve mühürlü olan rıhtımlarda yükleme ve boşaltma faaliyetinde bulunmuştur. EK-10
21/08/2006 tarihinde TIAN YU FENG adlı HONG KONG bandralı gemi ve HANTALLAR - İSTANBUL adlı gemiler yürütmesi durdurulan ve mühürlü olan rıhtımlarda yükleme ve boşaltma faaliyetinde bulunmuşlardır. EK-11
03/10/2006 tarihinde CEMTEX VERTURE adlı HONG KONG bandralı gemi ve KEREM HANTAL - İSTANBUL adlı gemiler yürütmesi durdurulan ve mühürlü olan rıhtımlarda yükleme ve boşaltma faaliyetinde bulunmuşlardır. EK- 12
Son olarak 17.12.2006 tarihinde STFANIA VALLETTA adlı gemi yürütmesi durdurulan ve mühürlü olan rıhtımlarda yükleme ve boşaltma faaliyetinde bulunmuştur. EK-13
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Atalay Şahinoğlu ve yönetim kurulu başkanlığını yağtığı kuruluş yasaların üzerinde değildir. Atalay Şahinoğlu'nun Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüğü Nuh Çimento San.A.Ş tarafından suça konu eylem 2006 yılı boyunca defalarca işlendiğinden şikayetçi olma zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ DELİLLER : Fotoğraflar, Danıştay kararları, belgeler, 5237 sayılı TCK 203 maddesi ve ilgili maddeler. CMUK.
SONUÇ VE İSTEM :
Arz ve izah etmiş olduğumuz bilgi ve belgelerin dikkate alınarak; Nuh Çimento A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Şahinoğlu'ndan Danıştay yargı kararlarına riayet etmediği ve mühür bozma suçları nedeniyle şikayetçiyiz. Atalay Şahinoğlu hakkında 5237 sayılı TCK 203 maddesi ve diğer ilgili maddeleri dikkate alınarak mühür bozma suçu ve mahkeme kararlarını ihlal suçu kapsamında kamu davası açılması talebimizdir. Gereğini arz ederiz.
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
KÖRFEZ
........../........./..........
SAYI : 41.020.195 / 0.........
ŞİKAYETÇİ : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ adına
Başkan İBRAHİM ARAL
HACI AKİF MAH. SÜMER CAD. NO 48 KAT 2
41800 HEREKE / KOCAELİ
ŞİKAYET EDİLEN : ESENER MAÇİL, (HEREKE BELEDİYE BAŞKANI)
SUÇ : ANAYASA 138. MADDEYİ İHLAL
SUÇ TARİHİ : 2006 YILI
AÇIKLAMALAR :
Körfez Hereke Çevre Derneği öncelikle Herekenin bütünü olmak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm çevre sorunlarının çözümü yönünde yasal demokratik ve hukuki çalışmaları yapmak, Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, çevre ile ilgili faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, insanları temiz ve sağlıklı bir çevre konusunda bilinçlendirmek, insan sağlığını yeşili ve doğayı yok edenlerle her türlü yasal demokratik ve hukuki mücadeleyi vermek ve bu konuda çalışmalar yapan ulusal ve uluslar arası gerçek veye tüzel kişi, kurum ve kuruluşlara destek vermek , bu amaç kapsamında her türlü yasal demokratik ve hukuki süreci işletmek amacı ile kurulmuştur.
Şikayet edilen Hereke Belediyesinin Başkanıdır. Görevi yazılı hukuk kuralları çerçevesinde Hereke Belediyesi sınırları içerisinde başkanlık görevini ifa etmektir. Hereke Belediye Başkanlığının görev sahasına düşen herhangi bir konuda yasa dışı bir uygulama varsa sorumluluk Hereke Belediyesine, dolayısıyla Hereke Belediye Başkanına aittir. Halen Hereke Belediye Başkanlığı görevini Esener Maçil adlı kişi yapmaktadır. Şikayete konu eylem Anayasa 138. maddesinin ihlali ve Nuh Çimento San.A.Ş tarafından yapılan mühür bozma fiiline göz yummaktır. Şöyleki;
1- Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 3621 sayılı Kıyı Kanunu ihlal edilerek Nuh Çimento A.Ş yararına onaylanan 198 metre ek rıhtıma ilişkin 15.06.2000 tarihli dolgu imar planı, 145 metre ek rıhtıma ilişkin 09.09.2003 tarihli dolgu imar planı ve proje harici kaçak inşa edilen bölümlere ilişkin 27.01.2005 tarihli dolgu imar planlarının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle üyemiz Hayri Altunok tarafından Danıştay 6. Dairesinde iptal davası açılmış, açılan iptal davasına ilişkin Danıştay 6. Dairesince 22/11/2005 tarih 2005/3163 esas sayılı karar verilmiş, verilen bu karar ile dolgu imar planlarının YÜRÜTMESİ DURDURULMUŞTUR. EK-1
2- Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 3621 sayılı Kıyı Kanunu ihlal ederek Nuh Çimento A.Ş yararına onaylanan 27.01.2005 tarihli dolgu imar planlarının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Hereke Belediye Başkanlığı tarafından Danıştay 6. Dairesinde açılan iptal davasına ilişkin Danıştay 6. Dairesi 09/11/2005 tarihli 2005/1904 esas sayılı kararı vererek dava konusu dolgu imar planının YÜRÜTMESİNİ DURDURMUŞTUR. EK-2
3- Yürtümesi durdurulan dava konusu planların onaylayıcısı idare olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca, Danıştay 6. Dairesinin 22/11/2005 tarih 2005/3163 esas sayılı kararına ve 09/11/2005 tarih ve 2005/1904 esas sayılı kararına itiraz edilmiş isede, itiraz mercii Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 02/02/2006 tarih ve 2005/830 esas sayılı karar verilerek Bayındırlık ve İskan Bakanlığının itiraz başvurusu REDDEDİLMİŞTİR. EK-3
4- Danıştay kararlarının uygulanmasında doğan hukuki boşluk nedeniyle İzmit Liman Başkanlığının Denizcilik Müşteşarlığına yazılı başvurusu neticesinde Nuh Çimento A.Ş ye dava konusu rıhtımların işletme iznini veren Başbakanlık Denizcilik Müşteşarlığı Deniz Ulaştırması Genel Müdürlüğünce 06/04/2006 tarih ve 4987 sayılı yazı ile Yatırımcı Nuh Çimento San.A.Ş ye ait olan dava konusu 198 metre ve 145 metre ek rıhtımların işletme izinlerinin askıya alındığı bildirilmiştir. EK-4
5- Kocaeli Valiliğince 145 metre ek rıhtıma ilişkin alınan ÇED kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle üyemiz Hayri Altunok tarafından açılan Kocaeli İdare Mahkemesinin 2004/627 esas sayılı dava dosyasına 20/08/2004 tarihinde Sakarya Bölge İdare Mahkemesince Yürütmeyi durdurma kararı verilmiş, nihayetinde Kocaeli İdare mahkemesinin 5/5/2006 günlü nihai kararıyla 145 metre ek rıhtımın ÇED kararı iptal edilmiştir. EK-5
6- Hereke Belediyesi Encümen kararıyla 198 metre ek ve 145 metre ek rıhtımın proje harici fazla bölümleri için yıkım kararı alınmış, ruhsatsız inşaatlar nedeniylede 145 milyar TL para cezası kesilmiş, Yatırımcı firma Nuh Çimento A.Ş tarafından yıkım kararının ve kesilen para cezasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle yargı yoluna gidilmiş isede Kocaeli İdare Mahkemesince 22/03/2006 tarih 2004/1545 esas ve 2006/623 sayılı karar verilerek yıkım kararı ve para cezası kesinlik kazanmıştır. EK-6
7- Yargı kararlarının uygulanabilmesi için yukarıdan aşağıya doğru;
a- Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğünce 12/12/2005 tarih ve 11949 sayılı yazısıyla gereği için Kocaeli Valiliğine bildirilmiştir. EK-7
b- Kocaeli Valiliğince 05/01/2006 tarih ve 79 sayılı yazı ile gereği için Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve Körfez Kaymakamlığına bildirilmiştir. EK-8
c- Körfez Kaymakamlığınca Hereke Belediye Başkanlığına bildirilmiş, Hereke Belediye Başkanlığınca da 27/01/2006 tarih ve 283 sayılı yazı ile yürütmesi durdurulan rıhtımların yatırımcısı Nuh Çimento San.A.Ş ye dava konusu 198 metre ve 145 metre ek rıhtımlardaki faailiyetlerin men edilmesi tebliğ edilmiştir. EK-9 Ancak ;
HAI FU STAR '' adlı Panama bandralı yük gemisi 16/07/2006 ile 22/07/2006 tarihleri arasında yürütmesi durdurulan ve mühürlü olan rıhtımlarda yükleme ve boşaltma faaliyetinde bulunmuştur. EK-10
19/08/2006 tarihinde Panama bandralı PLODDER ( BRATISLAVA ) adlı gemi yürütmesi durdurulan ve mühürlü olan rıhtımlarda yükleme ve boşaltma faaliyetinde bulunmuştur. EK-11
21/08/2006 tarihinde TIAN YU FENG adlı HONG KONG bandralı gemi ve HANTALLAR - İSTANBUL adlı gemiler yürütmesi durdurulan ve mühürlü olan rıhtımlarda yükleme ve boşaltma faaliyetinde bulunmuşlardır. EK-12
03/10/2006 tarihinde CEMTEX VERTURE adlı HONG KONG bandralı gemi ve KEREM HANTAL - İSTANBUL adlı gemiler yürütmesi durdurulan ve mühürlü olan rıhtımlarda yükleme ve boşaltma faaliyetinde bulunmuşlardır. EK- 13
Son olarak 17.12.2006 tarihinde STFANIA VALLETTA adlı gemi yürütmesi durdurulan ve mühürlü olan rıhtımlarda yükleme ve boşaltma faaliyetinde bulunmuştur. EK-14
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 138. maddesinde ''Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.'' hükmü mevcuttur. Ayrıca 2577 sayılı yasanın 28/1 maddesinde ''Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. '' hükmü mevcuttur. Ancak yargı kararları 1 yıl boyunca hiç uygulanmamıştır.
Danıştay tarafından verilen kararların uygulanması sorumluluğu Hereke Belediyesine verilmiş Ancak Hereke Belediyesi tarafından Danıştay kararlarının gereği yerine getirilmemiştir. Hereke Belediye Başkanlığınca usulen Körfez Cumhuriyet Savcılığına, Körfez Kaymakamlığına, Kocaeli Valiliğine vs. kurumlara durumu ileterek sorumluluğu üzerinden atmaya çalışmıştır. Ancak yapılması gereken zabıta ve kolluk kuvvetlerini kullanmak suretiyle yargı kararlarının ihlalini bertaraf etmektir. Kaldıki mühür bozma eylemine ilişkin Nuh Çimento A.Ş hakkında hiç bir işlem yapılmamıştır.
Danıştay kararlarının uygulanmaması üzerine Hereke Belediye Başkanlığı tarafımızdan yazılı olarak iki kez uyarılmış, yargı kararlarının gereğinin yerine getirilmesi, yürütmesi durdurulan rıhtımlardaki faaliyetlerin men edilmesi gerektiği, aksi durumun yasalara aykırı olduğu, Anayasa ihlalinin sözkonusu olduğu bildirilmiş isede talebimiz dikkate alınmamıştır. EK- 15-16 Bu nedenle Hereke Belediyesi Başkanı hakkında şikayetçi olma zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ DELİLLER : Fotoğraflar, Danıştay kararları, belgeler, 5237 sayılı TCK 203 maddesi ve ilgili maddeler. Anayasa 138. madde, CMUK.
SONUÇ VE İSTEM :
Hereke Belediye Başkanı Esener Maçil'dan şikayetçiyiz. Arz ve izah etmiş olduğumuz bilgi ve belgelerin dikkate alınarak Esener Maçil hakkında Anayasa 138. maddeyi ihlal suçu kapsamında ve mühür bozma eylemine göz yumması nedeniyle kamu davası açılması talebimizdir. Gereğini arz ederiz.
T.C
DANIŞTAY
6. DAİRE BAŞKANLIĞINA
ANKARA
DAVA ESAS NO : 2005 / 3163
DAVACI : HAYRİ ALTUNOK Kışladüzü Mah. Marmara Cad. No 16 Hereke / Körfez / KOCAELİ 41800
DAVALI : BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI
DİLEKÇEYİ SUNAN : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
DİLEKÇENİN KONUSU : Müdahale talebi
İSTEM : Davacı Hayri ALTUNOK yanında müdahil taraf olarak davaya katılmamıza karar verilmesi istemidir.
MÜDAHALE TALEBİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR :
Körfez Hereke Çevre Derneği öncelikle Hereke'nin bütünü olmak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm çevre sorunlarının çözümü yönünde yasal demokratik ve hukuki çalışmaları yapmak, Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, çevre ile ilgili faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, insanları temiz ve sağlıklı bir çevre konusunda bilinçlendirmek, insan sağlığını yeşili ve doğayı yok edenlerle her türlü yasal demokratik ve hukuki mücadeleyi vermek ve bu konuda çalışmalar yapan ulusal ve uluslar arası gerçek veya tüzel kişi, kurum ve kuruluşlara destek vermek , bu amaç kapsamında her türlü yasal demokratik ve hukuki süreci işletmek amacı ile kurulmuştur.
Danıştay 6. Dairesinde 2005/3163 esas sayı ile Davacı Hayri Altunok tarafından açılan dava Hereke Beldesinin ileriye dönük çevresel ve sosyal ihtiyaçlarının korunabilmesi amacına hizmet etmektedir. Körfez Hereke Çevre Derneğinin de amaçları aynı doğrultudadır. Bu nedenle görülmekte olan davaya müdahale edilmesi, Herekenin doğal yapısının korunmasının gereğidir.
Bilindiği üzere Danıştay 6. Dairesinde görülmekte olan davanın konusu Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 15/06/2000 tarihli dolgu imar planının iptali ve yürütmesinin durdurulması, 09/09/2003 tarihli dolgu imar planının iptali ve yürütmesinin durdurulması, 27/01/2005 tarihli dolgu imar planının iptali ve yürütmesinin durdurulmasıdır. Her ne kadar Dava konusu planlar Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 3621 sayılı Kıyı Kanunu ihlal edilerek, İlgili belediyesi es geçilerek, demokrasi ve Cumhuriyet anlayışlarıyla ters bir şekilde zoraki olarak Hereke Halkına dayatılmış ise de geldiğimiz süreçte görmekteyizki Danıştay 6. Dairesi 22/11/2005 tarihli kararıyla dava konusu dolgu imar planlarının yürütmesini durdurmuş, Bakanlığın Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna yaptığı itiraz 02/02/2006 tarih ve 2005/830 esas sayılı karar ile reddedilmiştir.
2577 sayılı yasanın 27/2 maddesi dikkate alındığında telafisi mümkün olmayan ve açıkça hukuka aykırılık içeren idari işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğini bilmekteyiz. Dava konusu planların yürütmesinin yargı kararıyla durdurulmuş olması Davalı idarenin onayladığı planların hukuk dışı olduğunun kesin kanıtıdır. Bu nedenle Hereke Halkının kamusal haklarının korunması açısından Körfez Hereke Çevre Derneği olarak Hereke'nin sahillerinin hukuk dışı yöntemlerle sahiplenilmesinin, Anayasamızın 43. maddesine aykırılığı tartışmaya mahal vermeyecek şekilde açık ve ortada iken Bayındırlık ve İskan Bakanlığının yaşadığımız beldemizi heba etmesini seyretmemiz mümkün değildir.
Hereke Beldesinin kent içerisindeki toplam sahil uzunluğu yaklaşık 800 metre civarındadır. 800 metrenin 343 metresi davalı idare tarafından yüklenici firma Nuh Çimento San. emrine seferber edilmiş, 30.000 nüfuslu, içerisinde üniversitesi dahi olan bir kentin ileriye dönük sosyal ihtiyaçları hiç düşünülmemiştir. Çocuklarımızın eğitim gördüğü Hereke Lisesi, Kız Meslek Lisesi dava konusu rıhtım inşa edilen planlamalara sadece 80 metre mesafede yer almaktadır. Çocuklarımızın sağlıklı bir ortamda eğitim görebilme hakları ellerinden alınmıştır. Bu duruma da seyirci kalmamız mümkün değildir.
Diğer yandan Beldemizin Kamhane mahallesi ile dava konusu rıhtım inşa edilecek planlar arasındaki mesafe sadece 30 metredir. Kömür tozuna mahkum edilmiş bir mahallemizi bu çirkinlikten kurtarmak Körfez Hereke Çevre Derneği olarak öncelikli amacımızdır.
Davalı idarenin onaylamış olduğu dolgu imar planları ile ilgili olarak Hereke Belediye Meclisinin onayı ve oluru bulunmamaktadır. Bilindiği üzere 3194 sayılı yasanın 8/b maddesine göre uygulama imar planları Belediye Meclisince onaylandıktan sonra yürürlüğe girer. Onaylanmamış ve yürürlüğe girmemiş bir planlamaya istinaden rıhtım inşa etmek açıkçası hukuk ihlali ve Hereke Halkını yok sayma fiilidir. Bu fiilin karşısında durmak Körfez Hereke Çevre Derneğinin öncelikli amacıdır.
Hereke Halkı adına karar alma hak ve yetkisine sahip olan Hereke Belediye Meclisince yüklenici firmanın rıhtım ve dolgu talepleri iki kez reddedilmiş, dava konusu planların bulunduğu alan için, Kıyı gezinti ve su sporları tesis alanı olarak karar alınmış, ayrıca dolgu yapılmaksızın açık alana Balıkçı Barınağı ve Yat Limanı olarak karar alınmıştır. Bu kararlar yok sayılarak Davalı idarece Hereke sahilleri yüklenici firmanın emrine seferber edilmiştir. Hereke Belediye Meclisinin aldığı kararların yok sayılmasına seyirci kalmamız mümkün değildir.
Arz ve izah ettiğimiz nedenlerden dolayı Danıştay 6. Dairesinde halen görülmekte olan ve nihai kesin karar aşamasına gelmiş bulunan davaya Hereke Halkı adına, Herekenin ileriye dönük sosyal ve yaşamsal ihtiyaçlarının korunabilmesi adına, Hereke Beldesinin doğal yapısını koruma adına, Davacı Hayri Altunok yanında müdahil taraf olarak katılma talebinde bulunma mecburiyeti doğmuştur.
SONUÇ VE İSTEM :
Aktardığımız nedenlerin dikkate alınarak Danıştay 6. Dairesinde görülmekte olan 2005/3163 esas sayılı davaya Davacı Hayri Altunok yanında katılmaya ilişkin müdahale talebimizin kabulünü arz ederiz.
T.C
DANIŞTAY
6. DAİRE BAŞKANLIĞINA
ANKARA
DAVA ESAS NO : 2005 / 1904
DAVACI : HEREKE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
DAVALI : BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI ,
KOCAELİ VALİLİĞİ
DİLEKÇEYİ SUNAN : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
DİLEKÇENİN KONUSU : Müdahale talebi
İSTEM : Davacı Hereke Belediye Başkanlığı yanında müdahil taraf olarak davaya katılmamıza karar verilmesi istemidir.
MÜDAHALE TALEBİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR :
Körfez Hereke Çevre Derneği öncelikle Hereke'nin bütünü olmak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm çevre sorunlarının çözümü yönünde yasal demokratik ve hukuki çalışmaları yapmak, Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, çevre ile ilgili faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, insanları temiz ve sağlıklı bir çevre konusunda bilinçlendirmek, insan sağlığını yeşili ve doğayı yok edenlerle her türlü yasal demokratik ve hukuki mücadeleyi vermek ve bu konuda çalışmalar yapan ulusal ve uluslar arası gerçek veya tüzel kişi, kurum ve kuruluşlara destek vermek , bu amaç kapsamında her türlü yasal demokratik ve hukuki süreci işletmek amacı ile kurulmuştur.
Danıştay 6. Dairesinde 2005/1904 esas sayı ile Davacı Hereke Belediye Başkanlığı tarafından açılan dava Hereke Beldesinin ileriye dönük çevresel ve sosyal ihtiyaçlarının korunabilmesi, kaçak yapılaşmanın önlenmesi, özel af niteliğindeki hukuk dışı uygulamaların önlenmesi amacına hizmet etmektedir. Körfez Hereke Çevre Derneğinin de amaçları aynı doğrultudadır.
Bilindiği üzere Danıştay 6. Dairesinde görülmekte olan davanın konusu Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 27/01/2005 tarihli özel af niteliğindeki dolgu imar planının iptali ve yürütmesinin durdurulmasıdır. Her ne kadar Dava konusu plan Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 3621 sayılı Kıyı Kanunu ihlal edilerek, İlgili belediyesi es geçilerek, demokrasi ve Cumhuriyet anlayışlarıyla ters bir şekilde zoraki olarak Hereke Halkına dayatılmış ise de geldiğimiz süreçte görmekteyizki Danıştay 6. Dairesi 09/11/2005 tarihli kararıyla dava konusu dolgu imar planlarının yürütmesini durdurmuş, Bakanlığın Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna yaptığı itiraz 02/02/2006 tarih ve 2005/830 esas sayılı karar ile reddedilmiştir.
2577 sayılı yasanın 27/2 maddesi dikkate alındığında telafisi mümkün olmayan ve açıkça hukuka aykırılık içeren idari işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğini bilmekteyiz. dava konusu planın yürütmesinin yargı kararıyla durdurulmuş olması Davalı idarenin onayladığı planın hukuk dışı olduğunun kesin kanıtıdır. Bu nedenle Hereke Halkının kamusal haklarının korunması açısından Körfez Hereke Çevre Derneği olarak Herekenin sahillerinin hukuk dışı yöntemlerle sahiplenilmesinin, Anayasamızın 43. maddesine aykırılığı tartışmaya mahal vermeyecek şekilde açık ve ortada iken, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının yaşadığımız beldemizi heba etmesini seyretmemiz mümkün değildir.
Hereke Beldesinin kent içerisindeki toplam sahil uzunluğu yaklaşık 800 metre civarındadır. 800 metrenin 343 metresi davalı idare tarafından yüklenici firma Nuh Çimento San. emrine seferber edilmiş, 30.000 nüfuslu, içerisinde üniversitesi dahi olan bir kentin ileriye dönük sosyal ihtiyaçları hiç düşünülmemiştir. Çocuklarımızın eğitim gördüğü Hereke Lisesi, Kız Meslek Lisesi dava konusu rıhtım inşa edilen planlamalara sadece 80 metre mesafede yer almaktadır. Çocuklarımızın sağlıklı bir ortamda eğitim görebilme hakları ellerinden alınmıştır. Bununlada kalınmamış, yüklenici firmanın yasa dışı olarak inşa ettiği proje fazlası rıhtımlarına özel af niteliğinde plan hazırlanmış, bu plan onaylanmak suretiylede Hereke beldesine 5.000 metre kare daha ayrıca rıhtım inşa edilmesine olanak sağlanmıştır. Bu duruma seyirci kalmamız mümkün değildir.
Kömür tozuna mahkum edilmiş Kamhane mahallemizi bu çirkinlikten kurtarmak, özel af niteliği taşıyan ve 3621 sayılı kanunu hiçe sayan bir planlamanın karşısında durmak Körfez Hereke Çevre Derneği olarak öncelikli amacımızdır.
Davalı idarenin onaylamış olduğu dolgu imar planı ile ilgili olarak Hereke Belediye Meclisinin onayı ve oluru bulunmamaktadır. Bilindiği üzere 3194 sayılı yasanın 8/b maddesine göre uygulama imar planları Belediye Meclisince onaylandıktan sonra yürürlüğe girer. Onaylanmamış ve yürürlüğe girmemiş bir planlamaya istinaden rıhtım inşa etmek açıkçası hukuk ihlali ve Hereke Halkını yok sayma fiilidir. Bu fiilin karşısında durmak da Körfez Hereke Çevre Derneğinin öncelikli amacıdır.
Hereke Halkı adına karar alma hak ve yetkisine sahip olan Hereke Belediye Meclisince yüklenici firmanın rıhtım ve dolgu talepleri iki kez reddedilmiş, dava konusu planların bulunduğu alan için, Kıyı gezinti ve su sporları tesis alanı olarak karar alınmış, ayrıca dolgu yapılmaksızın açık alana Balıkçı Barınağı ve Yat Limanı olarak karar alınmıştır. Bu kararlar yok sayılarak Davalı idarece Hereke sahilleri yüklenici firmanın emrine seferber edilmiştir. Bununlada kalınmamış, projeye uymadığı için cezalandırılması gereken yüklenici firmaya 5.000 metrekare daha gözbebeğimiz sahillerimiz seferber edilmiştir. Bu duruma seyirci kalmamız mümkün değildir.
Arz ve izah ettiğimiz nedenlerden dolayı Danıştay 6. Dairesinde halen görülmekte olan ve nihai kesin karar aşamasına gelmiş bulunan davaya Hereke Halkı adına Herekenin ileriye dönük sosyal ve yaşamsal ihtiyaçlarının korunabilmesi adına, sosyal adalet anlayışının işlerliği adına Davacı Hereke Belediye Başkanlığı yanında müdahil taraf olarak katılma talebinde bulunma mecburiyeti doğmuştur.
SONUÇ VE İSTEM :
Aktardığımız nedenlerin dikkate alınarak Danıştay 6. Dairesinde görülmekte olan 2005/1904 esas sayılı davaya Davacı Hereke Belediye Başkanlığı yanında katılmaya ilişkin müdahale talebimizin kabulünü arz ederiz.
T.C
DANIŞTAY
6. DAİRE BAŞKANLIĞINA
ANKARA
............./............/...........
SAYI : 41.020.195 / 0.........
YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİDİR.
DAVACI : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
HACI AKİF MAH. SÜMER CAD. NO 48 KAT 2 41800 HEREKE / KOCAELİ
DAVALI : BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI
DAVA KONUSU : Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 24.04.2007 tarihli dolgu imar planı
İSTEM : Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanan 24.04.2007 tarihli dolgu imar planının iptali ve yürütmesinin durdurulması,
TEBLİĞ TARİHİ : Üyemizin bilgi edinme başvurusu neticesinde dava konusu işlemden haberdar olmuş bulunmaktayız. ( EK-1 )
BAĞLANTILI DAVALAR : Danıştay 6. Dairesinde görülmekte olan 2005/3163 esas , 2005/1904 esas, 2006/4372 esas sayılı davalar dava konusu itibariyla bağlantılı davalar olduğundan dava dosyasının birleştirilerek görülmesi talebimizdir.
AÇIKLAMALARIMIZ :
Davalı idare Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Kocaeli İli Körfez İlçesi Hereke Beldesinde faaliyet göstermekte olan, Nuh Çimento A.Ş adlı firma yararına 3621 sayılı Kıyı Kanunu ihlal ederek önce 15.06.2000 gün, daha sonra 09.09.2003 gün ve plan dışı kaçak inşa edilen bölümler için 27.01.2005 gününde dolgu imar planları onaylamıştır. Onaylanmış olan üç planda hukuk dışı olduğundan üyemiz Hayri Altunok tarafından Danıştay 6. Dairesinde 2005/3163 esas sayılı halen görülmekte olan dava açılmış, Danıştay 6. Dairesi 22/11/2005 günlü kararı vererek her üç planında yürütmesini durdurmuştur. Adı geçen davaya dernek olarak müdahale talebinde bulunmuş ve talebimiz Danıştay 6. Dairesince kabul edilmiştir. ( Yürütmeyi durdurma kararı EK-2) , ( Müdahale kararı EK-3 )
Ancak Davalı idare Bayındırlık ve İskan Bakanlığı akıllara durgunluk verecek kaçak ve ruhsatsız yapıya özel af niteliğinde ve açıkça yargıya müdahale sayılabilecek türden bir planlama yaparak yürütmesi durdurulan 15.06.2000 gün, 09.09.2003 gün ve 27.01.2005 günlü planların tamamını kapsayacak şekilde 24.04.2007 günlü dolgu imar planını onaylamıştır. 24.04.2007 günlü plan her yönüyle hukuk dışıdır ve kesinlikle iptali gereklidir.
DAVA KONUSU 24.04.2007 GÜNLÜ PLANIN HUKUK DIŞI OLDUĞUNA DAİR SOMUT KANITLARIMIZ
1- Dava konusu dolgu imar planının hukuk dışı olduğuna dair halen yürürlükte olan 7 ayrı yargı kararı bulunmaktadır.
1- 15.06.2000 gün, 09.09.2003 gün ve 27.01.2005 günlü planlar ile 24.04.2007 günlü plan birebir örtüşmekte olup aynı paftaları kapsamaktadır. 15.06.2000 gün, 09.09.2003 gün ve 27.01.2005 günlü planlar yasadışı olduğundan Danıştay 6. Dairesinin 22.11.2005 gün ve 2005/3163 esas sayılı kararıyla yürütmesi durdurulmuştur. Yürütmesi durdurulmuş planların meşrulaştırılması için yargı süreci devam ederken aynı amaca hizmet eden yeni bir plan onaylatılmış olması yargıya müdahaledir ve hukuk dışıdır. ( Yürütmeyi durdurma kararı EK-2)
2- Hereke Belediyesi tarafından 27.01.2005 günlü planın iptali için yargı yoluna başvurulmuş, Danıştay 6. dairesi 09.11.2005 gün ve 2005/1904 esas sayılı kararı vererek 27.01.2005 günlü planın yürütmesini durdurmuştur. Dava halen devam etmektedir. Yargı süreci sonuşlanmayan bir konuda yargıya müdahale edercesine özel af niteliğinde plan onaylanması hukuk dışıdır. ( Yürütmeyi durdurma kararı EK-4)
3- 15.06.2000 gün, 09.09.2003 gün ve 27.01.2005 günlü planları kurtarabilmek adına Bayındırlık ve İskan Bakanlığı itiraz yoluna gitmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 02.02.2006 gün ve 2005/830 sayılı kararı vererek itirazı reddetmiştir. Bakanlığın itirazının reddedilmiş olması her üç planında hukuk dışı olduğunun tescili anlamını taşımaktadır. Buna rağmen aynı amaca hizmet edecek yeni bir plan onaylatılarak yargı kararları ayaklar altına alınmıştır. ( İtirazın reddi kararı EK-5 )
4- Hereke Belediyesi Encümen kararıyla 15.06.2000 günlü plana ilişkin inşa edilen 198 metre ek rıhtımdaki plan dışı fazlalıklar, 09.09.2003 günlü plana ilişkin inşa edilen 145 metre ek rıhtımın plan dışı fazlalıkları ve 145 metre ek rıhtımın ruhsatsız inşa edilmiş olması nedeniyle Hereke Belediyesi Encümenince yıkım kararı alınmış, ruhsatsız inşaatlar nedeniylede 145 milyar TL para cezası kesilmiş, Yatırımcı firma Nuh Çimento A.Ş tarafından yıkım kararının ve kesilen para cezasının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle yargı yoluna gidilmiş isede Kocaeli İdare Mahkemesince 22.03.2006 gün 2004/1545 esas ve 2006/623 nolu karar verilerek yıkım kararı ve para cezası kesinlik kazanmıştır. Yatırımcı firmanın yargı kararıyla yıkılması kesinlik kazanan bir rıhtım inşaatını meşrulaştırmak için davalı idare tarafından özel af niteliğinde hatta dahada ileri gidilecek olursa yasadışı uygulamaları nedeniyle mükafat niteliğinde yeni bir plan yapılarak ödüllendirilmiş olması açıkçası yasaları hiçe saymaktır. ( Hereke Belediye Encümeninin yıkım kararı EK-6 ) , ( Kocaeli İdare mahkemesinin yıkım kararı EK-7 )
5- Kocaeli İdare Mahkemesince 22/03/2006 tarih 2004/1545 esas ve 2006/623 sayılı karar verilerek kesinleşen yıkım kararına karşı Nuh Çimento San.A.Ş tarafından Danıştay 6. Dairesine temyiz başvurusu yapılmış isede Danıştay 6. Dairesi 2006/4372 esas sayılı kararı vererek Nuh Çimentonun yıkım kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin talebini reddetmiştir. Diğer bir anlatımla yıkım kararı hala geçerliliğini korumaktadır. Ancak Davalı idare buna rağmen yıkılacak limanları meşrulaştıracak girişimler içerisindedir. ( EK- 8 )
6- 09.09.2003 günlü plana ilişkin inşa edilen 145 metre ek rıhtıma ilişkin alınan ÇED kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle üyemiz Hayri Altunok tarafından açılan ve Kocaeli İdare Mahkemesinin 2004/627 esas sayı ile görülen dava dosyasına 20/08/2004 tarihinde Sakarya Bölge İdare Mahkemesince Yürütmeyi durdurma kararı verilmiş ve nihayetinde Kocaeli İdare mahkemesinin 05.05.2006 günlü nihai kararıyla 145 metre ek rıhtımın ÇED kararı iptal edilmiştir. ( Yürütmeyi durdurma kararı EK-9 ) , ( İptal kararı EK-10 )
2- Dava konusu dolgu imar planının hukuk dışı olduğuna dair halen yürürlükte olan 4 belediye meclis kararı bulunmaktadır.
1- Hereke Belediye Meclisince alınan 24/10/1994 gün ve 54 sayılı karar gereği Nuh Çimento San.A.Ş nin rıhtım talebi bir kez reddedilmiştir. ( EK-11 )
2- Hereke Belediye Meclisince alınan 03/02/1998 gün ve 3 nolu karar gereği Nuh Çimento San.A.Ş nin rıhtımtalebi ikinci kez reddedilmiştir. ( EK-12 )
3- Hereke Belediye Meclisince alınan 08/06/1998 tarihinde 9 nolu kararla dava konusu planların yer aldığı alana Belediye Su Sporları Tesis Alanı olarak ayrılmasına karar verilmiştir. Bu plan hala yürürlüktedir. ( EK-13 )
4- Hereke Belediye Meclisince alınan 30/06/2000 tarih ve 33 nolu kararla dava konusu planların yer aldığı alana Balıkçı Barınağı ve Yat Limanı olarak projelendirilmesine karar verilmiştir. Bu planda hala yürürlüktedir ve inşa edilen rıhtımların altında yatmaktadır. ( EK-14 )
3- Dava konusu plan 3621 sayılı Kıyı Kanunu 7. Maddeye ve Kıyı kanunu Uygulama Yönetmeliği 14. maddeye aykırıdır.
Kıyı Kanunu 7. Madde ''Kamu yararının gerektirdiği hallerde, uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebilir. Bu gibi yerlerde doldurma veya kurutmayı yapacak İLGİLİ İDARENİN valiliğe iletilen teklifi, valilik görüşü ile birlikte Bayındırlık ve İskan Bakanlığına gönderilir. Bakanlık, konusuna göre ilgili kuruluşların görüşünü de almak suretiyle teklifi inceler. Uygun bulunması halinde ilgili idare tarafından uygulama imar planı hazırlanır. Bu yerler için yapılacak planlar hakkında İmar Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, bu planlar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan alanlardaki planlar ise, anılan Kanunun 7 nci maddesine göre tasdik edilir. Doldurma ve kurutma işlemleri yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapılır. Bu araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, özel mülkiyet konusu olamaz. Bu alanlar üzerinde 6 ncı maddede belirtilen yapılar ile yol, açık otopark, park, yeşil alan ve çocuk bahçeleri gibi teknik ve sosyal altyapı alanları düzenlenebilir. '' der.
Kıyı kanunu 7. maddesine göre dolgu imar plan teklifini yapacak idare ilgili belediyedir. Dava konusu plan için Hereke Belediyesinin plan teklifi yapması ve uygun bulunması halinde uygulama imar planı hazırlanması gerekmektedir. Ancak dava konusu planda Hereke Belediyesinin herhangi bir plan teklifi yoktur. ( Emsal Karar; Danıştay 6. Dairesinin 09.11.2005 gün ve 2005/1904 sayılı kararı EK- 4 )
Davalı idarenin referans aldığı Yatırımcınlar tarafından yapılacak kıyı yapılarında uygulanacak prosödür başlıklı 04.09.1996 tarihli genelge Anayasanın üzerinde değildir, Kıyı kanununun da üzerinde değildir, ve Kıyı kanunu Uygulama Yönetmeliğininde üzerinde değildir. Davalı idarenin bunu bilmemesi mümkün değildir.
4- Dava konusu dolgu imar planı 3194 sayılı İmar Kanununa aykırıdır.
1- 3194 sayılı İmar Kanunu 8/b Maddesi '' Belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer'' der. Uygulama imar planı ile yapılabilecek kıyı yapılarının yapılabilmesi için ilgili Belediyesince uygulama imar planı yapılması veya yaptırılması ve Belediye Meclisincede onaylanması gereklidir. Hereke Belediye Meclisince dava konusu plana ilişkin herhangi bir karar bulunmamaktadır.
2- Dava konusu plan askıya çıkarılmamıştır. Askı işlemi görmeyen bir planın hukuka uyarlığı yoktur.
3- Hereke Belediye Meclisince alınan 08/06/1998 tarih 9 nolu karar, 30/06/2000 tarih ve 33 nolu kararı gereği tasdik edilen planlar dava konusu planla çakışmaktadır. Hereke Belediye Meclisinin onayladığı planlar mı geçerlidir, yoksa yatırımcılar tarafından teklifi yapılan planlarmı geçerlidir. 3194 sayılı İmar kanunu 8/b maddesi bu konuda tartışmaya yer bırakmayacak kadar açık ve nettir.
5- Dava konusu dolgu imar planı Anayasaya aykırıdır.
1- T.C. Anayasası 43. madde: ''Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir'' der. Çocuklarımızın toz ve gürültü içinde kazık ve vinç sesleri arasında eğitim görmesi, Kamhane mahallesinin balkona çamaşır dahi asılamayacak ölçekte toz altında kalmasının adı kamu yararı olamaz. Burada açıkça kamunun zararı sözkonusudur.
2- T.C. Anayasası Madde 42 – ''Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz'' der. Bayındırlık ve İskan Bakanlığının onayladığı plan Hereke Kız Meslek Lisesi ve Hereke Lisesi ne 80 metre mesafede Endüstri Meslek Lisesine ise 150 metre mesafede yer almaktadır. Bu şekilde çocuklarımızın sağlıklı bir ortamda eğitim görme hakları elinden alınmıştır.
3- T.C. Anayasası Madde 56 – ''Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir''. der. Kömür tozu ile sağlık yanyana olamayacak unsurlardır. Lodos estiğinde Herekenin halini görmemeniz temennimizdir.
4- T.C. Anayasası Madde 129 – ''Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler''. der. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı görevini kötüye kullanmıştır. Danıştay 6. Dairesinin aldığı kararlar bunun kanıtıdır.
6- Dava konusu planla meşrulaştırılmak istenen rıhtımların kentsel yaşama aykırılığı sözkonusudur.
1- Dava konusu planla meşrulaştırılmak istenen rıhtımlar Kamhane Mahallesine 30 metre mesafededir. Kamhane mahallesi yaşanmaz hale gelecektir.
2- Dava konusu planla meşrulaştırılmak istenen rıhtımlar Eğitim Kurumlarımıza 80 metre mesafededir. Okullarımızın rıhtımlardan zarar göreceği kesindir.
3- Dava konusu planla meşrulaştırılmak istenen rıhtımlar Hereke Beledesinin kentsel anlamda ileriye dönük projelerine darbe vurmuştur. İleride park, sosyal amaçlı tesis, turistik tesis plaj vs. yapılabilmesinin önü kesilmiştir.
4- Dava konusu planla meşrulaştırılmak istenen rıhtımlar nedeniyle Hereke Belediyesine ait 1 adet plaj, Sümerbanka ait 1 adet bayanlar plajı, 1 adet münübüs parkı ve bir adet çay bahçesi beton yığının altında kalmıştır.
7- Dava konusu planla meşrulaştırılmak istenen rıhtımlar Herekenin doğal yapısına aykırıdır.
1- Şu anda Hereke sahillerinde dolgu yapılmamış 1 cm kıyı yoktur. Tamamı bilinçsiz idareciler tarafından doldurulmuştur. Son doğal kıyı ise davalı idarenin dikta ettiği planlar nedeniyle Yatırımcı firma tarafından doldurulmuştur.
2- Yerleşim olarak Hereke Beldesi deniz seviyesinde ve üç tarafı tepelerle çevrili sadece güney istikameti açık olan bir koydur. Yatırımcının tesislerinden çıkan tozların gidebileceği herhangi bir istikamet yoktur. Bu nedenlede Herekenin üzerine çökmektedir. Rüzgarların esmemesi yada lodos yönlü esmesi durumunda Hereke toz altında kalmaktadır. ( EK-15 )
3- Hereke Beldesinin yerleşim alanı içerisindeki kıyıları toplam 1 km civarındadır. Bunun 350 metresi Dava konusu planla meşrulaştırılmak istenen rıhtımlar tarafından işgal edilmiştir.
8- Dava konusu planla meşrulaştırılmak istenen rıhtımlar ruh ve insan sağlığına aykırıdır.
1- Evinin önünde kamyonların cirit attığı vinç ve kazık seslerinden teşkil bir yapının insan sağlığını bozacağı kesindir. ( EK-16 )
2- Eskiden nispeten temiz hava alabilen Hereke Halkının şimdilerde rıhtımlardan gelen kömür tozlarını tenefüs etmesi insan sağlığını olumsuz etkileyeceği muhakkaktır.
3- Eskilerde eşsiz bir manzaraya hakim olan beldemizin insanlarının şimdilerde toz revan içinde faaliyet gösteren rıhtımları seyretmesi insan psikolojisi üzerinde olumsuz etki bırakacağı kesindir. ( EK-17 )
4- Evinin balkonuna çamaşır asmasının mucize olacağı artık doğal bir gerçek haline gelmiş olan Kamhane mahallesi sakinlerinin psikolojisinin bozulmaması mümkün değildir.
5- Seçilmeden önce taraftarlarına Herekeden bir karış liman yeri vermeyeceğine dair şeref sözü veren siyasetçilerin bir yolunu bulup bir takım menfaatler karşılığında yatırımcıyla anlaştığı ve bu şekilde seçmenlerinin belkentilerini boşa çıkardıkları için psikolojik eziklik duyan insanların ruh sağlığının zarar göreceği muhakkaktır.
9- Dava konusu planla meşrulaştırılmak istenen rıhtımlar demokrasi, eşitlik ve adalet anlayışına aykırıdır.
1- Bayındırlık ve İskan Bakanlığının herkese eşit mesafede durması gerekirken yatırımcıya 4 kez üst üste Hereke Halkına rağmen gösterdiği yakınlık sosyal adalet anlayışı ile bağdaşmamaktadır.
2- Davalı idarenin yatırımcı yararına onayladığı planların Hereke Belediyesini atlayarak onaylaması nedeniyle bütün hukuk kuralları alt üst olmuştur.
3- Hereke Halkına rağmen dava konusu planın onaylanması ve dahası dikta edilmesi Hereke Halkının gözden çıkartıldığı anlamını doğurmaktadır.
4- Dava konusu planların yargı kararıyla durdurulduğu bir esnada davalı idare tarafından tekrar usulsüz bir şekilde plan onaylayarak Dava konusu planla meşrulaştırılmak istenen rıhtımlar nedeniyle Hereke Halkının adalate, olan güveni sarsılmıştır.
5- Hereke Halkı adına karar alma yetkisi olan seçimle işbaşı yapan Hereke Belediye Meclisinin Hereke Halkı adına aldığı kararlar çiğnenerek davalı idarece plan onaylandığından insanların demokrasiye ve devlete olan inancı zedelenmiştir.
10- Dava konusu planla meşrulaştırılmak istenen rıhtımlar akla ve mantığa aykırıdır.
1- Yatırımcının mevcut eski kaya dolgusu yanaşma rıhtımı 250 metre boyundadır. Burada 1 adet çimento yükleme rampası olduğundan bir çimento ve bir kömür gemisi rahatlıkla yanaşabildiğinden ek rıhtımlara ihtiyacı bulunmamaktadır.
2- Şayet Yatırımcı tarafından ileriki süreçlere dönük rıhtım inşası sözkonusu olması durumunda mevcut 250 metrelik kaya dolgusu rıhtımına dik istikamette 150 metre rıhtım inşa etmiş olması halinde bu kadar maliyete katlanmadan kazıklar üzerinde aynı anda 3 adet 80.000 ton kapasiteli gemiyi yanaştırabilecek rıhtımı olması mümkündür. Bu tarz bir uygulamaya sadece maliyet yüksek olur diye yanaşılmamıştır. Ancak fatura Hereke Halkına çıkarılamaz.
HUKUKİ DELİLLER :
Mahkeme kararları, belediye meclis kararları, belgeler, fotoğraflar, Anayasa 42, 43, 56, 129. maddeler, 3621 sayılı Kıyı Kanunu 7. madde, Kıyı Kanunu Uygulama yönetmeliği 14. madde, 3194 sayılı İmar kanunu 8/b madde vs.
SONUÇ VE İSTEM :
Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanan 24.04.2007 tarihli dolgu imar planının iptali ve yürütmesinin durdurulması ve ayrıca dava giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılması istemidir.
Gereğini arz ederiz.
T.C.
KOCAELİ
2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE
KOCAELİ
DAVA ESAS NO : 2005/280
DAVACI : NUH ÇİMENTO SAN. A.Ş.
DAVALI : KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
İSU DAİRE BAŞKANLIĞI
DAVA KONUSU : Hereke Ulupınar kaynak suyunun tescili davası
DİLEKÇEYİ SUNAN : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
DİLEKÇENİN KONUSU : Davalı taraf olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Daire Başkanlığı yanında davaya müdahale talebimiz.
AÇIKLAMALAR :
1- Körfez Hereke Çevre Derneği öncelikle Herekenin bütünü olmak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm çevre sorunlarının çözümü yönünde yasal demokratik ve hukuki çalışmaları yapmak, Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, çevre ile ilgili faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, insanları temiz ve sağlıklı bir çevre konusunda bilinçlendirmek, insan sağlığını yeşili ve doğayı yok edenlerle her türlü yasal demokratik ve hukuki mücadeleyi vermek ve bu konuda çalışmalar yapan ulusal ve uluslar arası gerçek veye tüzel kişi, kurum ve kuruluşlara destek vermek , bu amaç kapsamında her türlü yasal demokratik ve hukuki süreci işletmek amacı ile kurulmuştur.
2- Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca 10/05/2004 tarihinde 2004/ÖİB-K-24 sayılı işlem tesis edilerek Hereke ULUPINAR kaynak suyunun yeraldığı 146 ada 3 nolu parselde kayıtlı arsa Nuh Çimento San.A.Ş ye özelleştirme kapsamında satılmış ve tapu devri yapılmıştır. Davacı Nuh Çimento San.A.Ş satın aldığı arsa üzerindeki Ulupınar kaynak suyunu kendi adına tescilini yapmak üzere Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahklemsinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Daire Başkanlığı aleyhine 2005/280 esas sayılı davayı açmıştır.
3- Ulupınar kaynak suyu Hereke yerleşkesi kuruldu kurulalı Hereke Halkının su ihtiyacını karşılayan tek su kaynağıdır.
4- Her ne kadar 2001 yılından sonra Yuvacık barajının yağmur sularından toplama, asit yağmurları ihtiva eden, çevresindeki turistik tesislerin atık sularının boşaltıldığı, sağlıklı olmayan aynı zamanda birilerinin rant sevdalarından dolayı aşırı fahiş fiyatlı Yuvacık suyu Hereke Halkına dayatılmış isede Hereke Halkı olarak elimizin altında bulunan doğal, temiz, sağlıklı ve ucuz bir su kaynağından su temin etmek en doğal hakkımızdır.
5- Her ne kadar Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Hereke ULUPINAR kaynak suyunun yeraldığı 146 ada 3 nolu parselde kayıtlı arsa Nuh Çimento San.A.Ş ye özelleştirme kapsamında satılmış ve tapu devri yapılmış isede yapılan satış hukuki dayanaktan yoksun olup ileriki aşamada iptali sözkonusudur. Şöyleki:
1- T.C Anayasası Madde 35: ''Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz'' hükmü ibaresine göre Özelleştirme İdaresi Başkanlığının özelleştirme işlemi toplum yararına aykırı olduğundan Anayasaya aykırıdır.
2- T.C Anayasası Madde 43: ''Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir'' hükmü ibaresine göre Ulupınar kaynak suyunun çıktığı alan ve akarsuyun kıyısı devletin hüküm ve tasarrufunda olan bir alandır ve özel mülkiyet olması mümkün olmadığından Anayasaya aykırıdır.
3- T.C . Anayasası Madde 168 – ''Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir.'' hükmü ibaresi de Ulupınar kaynağının özel mülkiyet olmasına engel teşkil etmektedir. Bu nedenle Anayasaya aykırılık içermektedir.
4- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu MADDE 715.- ''Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Aksi ispatlanmadıkça, yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklar, kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz.'' hükmüne göre yapılan özelleştirme işlemi hukuka aykırılık içermektedir.
5- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu MADDE 731.-''Taşınmaz mülkiyetinin kanundan doğan kısıtlamaları, tapu siciline tescil edilmeksizin etkili olur. Bu kısıtlamaların ortadan kaldırılması veya değiştirilmesi, buna ilişkin sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesine ve tapu kütüğüne şerh verilmesine bağlıdır. Kamu yararı için konulan kısıtlamalar kaldırılamaz ve değiştirilemez.'' hükmüne göre anılan özelleştirme işlemi hukuken sakattır.
6- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu MADDE 754.- ''Taşınmaz mülkiyeti hakkının kamu yararı için kısıtlanması, özellikle yapı, yangın, doğal afetler ve sağlıkla ilgili kolluk hizmetlerine; orman ve yollara, deniz ve göl kıyılarındaki ana ve tali yollara sınır işaretleri ve nirengi noktaları konulmasına; toprağın iyileştirilmesine veya bölünmesine, tarım topraklarının veya yapıya özgü arsaların birleştirilmesine; eski eserler, doğal güzellikler, manzaralar, seyirlik noktaları ve ender doğa anıtları ile içmeler, ılıcalar, maden ve kaynak sularının korunmasına ilişkin mülkiyet kısıtlamaları, özel kanun hükümlerine tâbidir. '' hükmü ibaresi dava konusu taşınmazın kısıtlamalar yoluyla mülküyeti üzerinde kamu yararına hak iddası doğurabilecek bir taşunmaz olduğundan özelleştirilmiş olması açıkçası hukuka aykırıdır.
7- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu MADDE 756.- Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup, bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir. Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak, onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz. Arazi maliklerinin yeraltı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.'' hükmü ibaresi dikkate alındığında Kamu yararına ait bir suyun kaynağının satılmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadıri
8- 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun Madde 1 – ''Yeraltı suları umumi sular meyanında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu suların her türlü araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili bu kanun hükümlerine tabidir.'' hükmü ibaresi yer almaktadır. Bu durumda devletin hüküm ve tasarrufunda olan bir yeraltı suyunun bulunduğu alanın özelleştirilmesi mümkün değildir.
6- Hukuken sakatlığı sözkonusu olan bir özelleştirme işlemi neticesinde yapılan tapu devrine istinaden dava konusu Ulupınar suyu üzerinde hak idda edip tescil davası açılmış olması ile Hereke Halkının kamusal haklarının telefisi mümkün olmayacak şekilde ihlali sözkonusu olmuştur.
7- Her ne kadar şimdilik Hereke yerleşkesinin su ihtiyacı Yuvacık barajından karşılanmakta isede bilindiği üzere barajların oluşan erezyon nedeniyle ortalama ömürleri 40 - 50 yıldır. Ayrıca ileriki yıllarda nufusun yoğunlaşması, İstanbula su sevki, doğal afetler, sabotaj vs gibi sebeplerle mevcut suyun ihtiyacı karşılamaması durumunda doğal olarak Hereke Halkı eskiden beri kullandığı Ulupınar kaynak suyunu kullanmak zorunda kalacaktır.
8- Aktardığımız durumların İsu Daire Başkanlığının bilgisi dahilinde olduğu Ancak ulaşmak zorunda olduğu 45 belediye ve sayısız köy olduğu, bilindiği üzere kamunun ağır ve aksak hareket ettiği ayrıca zaten yetkileri dahilinde olan Kamulaştırma yetkisi nedeniyle durumu gerektiği ölçüde ciddiye almadıklarından dolayı Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, yönünde amacı bulunan Körfez Hereke Çevre Derneği 'nin Hereke Halkının kamusal haklarının korunması için, Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2005/280 esas sayılı Davacı Nuh Çimento San.A.Ş olan Davalı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Daire Başkanlığı olan Ulupınar Suyunun tescili davasına müdahale etme mecburiyeti doğmuştur.
9- Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı Körfez Hereke Çevre Derneği 14/06/2006 tarihinde yapmış olduğu Yönetim Kurulu toplantısında Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde halen görülmekte olan 2005/280 esas sayılı davaya Davalı taraf İSU Daire Başkanlığı yanında müdahil olarak davaya katılma talebinde bulunma kararı almıştır. Alınan karar örneği ekinde sunulmuştur.
SONUÇ VE İSTEM :
Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2005/280 esas sayılı Davacı Nuh Çimento San.A.Ş ve Davalı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Daire Başkanlığı olan Ulupınar Suyunun tescili davasına Körfez Hereke Çevre Derneği olarak Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, amacına yönelik olarak Davalı taraf İSU Daire Başkanlığı yanında müdahil olarak davaya katılmamıza karar verilmesi istemidir.
Gereğini arz ve talep ederiz. 15/06/2006
|
|
T.C.
KÖRFEZ 2. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE
KÖRFEZ
DAVA ESAS NO : 2005/ 531 ESAS
DİLEKÇEYİ SUNAN : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
HACI AKİF MAH. SÜMER CAD. NO 48 KAT 2 HEREKE KÖRFEZ KOCAELİ
DİLEKÇENİN KONUSU : Davaya müdahil olarak katılma talebidir.
SANIK : AHMET ARIT Hereke Eski Belediye Başkanı
SUÇ : Görevi Kötüye Kullanma
AÇIKLAMALAR :
Körfez Hereke Çevre Derneği öncelikle Herekenin bütünü olmak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm çevre sorunlarının çözümü yönünde yasal demokratik ve hukuki çalışmaları yapmak, Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, çevre ile ilgili faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, insanları temiz ve sağlıklı bir çevre konusunda bilinçlendirmek, insan sağlığını yeşili ve doğayı yok edenlerle her türlü yasal demokratik ve hukuki mücadeleyi vermek ve bu konuda çalışmalar yapan ulusal ve uluslar arası gerçek veye tüzel kişi, kurum ve kuruluşlara destek vermek , bu amaç kapsamında her türlü yasal demokratik ve hukuki süreci işletmek amacı ile kurulmuştur. Özetle; Hereke Çevre Derneği Hereke Halkının yaşamsal ve kamusal haklarının korunmasını ilke edinmiştir.
Kocaeli İli Körfez İlçesi Hereke Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren Nuh Çimento San. A.Ş tarafından inşa edilen 198 metre ek rıhtım , 145 metre ek rıhtım ve proje harici fazlası kaçak rıhtım ile ilgili olarak yapılan usulsüz işlemlerden dolayı Hereke Belediyesi Eski Başkanı Ahmet Arıt hakkında Körfez Asliye 2. Ceza mahkemesinde halen açık yargılamanın devam ettiği tarafımızdan gözlenmiştir.
Liman yapılan alanlar daha önceleri Hereke Belediye Meclisince '' Kıyı Gezinti Alanı, ve rekreasyon alanları'' olarak projelendirilmiştir. Sözkonusu kıyı şeridinde Hereke Halkının kullanımına açık 2 adet plaj, bir adet çaybahçesi ve bir adet münübüs parkı bulunmakta idi. Daha sonrasında yine Hereke Belediye meclisince sözkonusu kıyı dolgu yapılmaksızın '' Balıkçı Barınağı ve Yat Limanı'' olarak projelendirilmiş ve böylelikle Hereke Halkına hizmet verecek şekilde planlanmıştır. Ancak; Sanık Ahmet Arıt, Hereke Belediyesi Başkanlığı görevini yapmış olduğu dönemde görevini kötüye kullanarak usulsüz bir şekilde Hereke sahillerinin 3. şahıslar yararına liman yapılmasını sağlamıştır. Bu limalardan Herekede yaşayanlar olarak zarar görmekteyiz. Şöyleki;
1- Sanık tarafından usulsüz inşa edilen limanlar nedeniyle Beldemizin dolgu olmayan bir tek santimetre kıyısı kalmamıştır. Plaj olarak kullanılabilecek alanların liman inşası nedeniyle yok olmasından sonra insanlarımız gelişigüzel dolgu alanlarında denize girmektedirler. Hereke Sahillerinde farklı zamanlarda denize girdikleri için boğulan insanlarımız olmuştur. Bu insanların boğularak hayatlarını kaybetmelerindeki tek neden denizin dolgu yapılarak derinleştirilmesidir. Bu şekilde beldemizde can kayıpları olmuştur. Son olarak geçtiğimiz yaz 15 yaşında bir hemşehrimiz boğularak hayatını kaybetmiştir.
2- Sanık tarafından usulsüz bir şekilde liman inşa edilen alanlara 30 metre mesafede Kamhane mahallesi yer almakta ve bu mahalle tamamıyla toz ve gürültüye esir edilmiş bulunmaktadır. Diğer yandan Hereke Lisesi ve Hereke Kız Meslek Lisesi sanığın inşa ettirdiği limanlara 80 metre mesefade yer almakta Endüstri meslek Lisesi ise 150 metre mesafede yer almaktadır. Bu kurumlarda 3000 civarında çocuğumuz eğitim görmekte ve sözkonusu usulsüz inşa edilen limanlardan toz ve gürültü nedeniyle zarar görmektedirler.
3- Devletin Hüküm ve tasarrufunda bulunan deniz alanları için gerekli yasal işlemleri yapmaksızın liman inşa ettirmiş olması nedeniyle sanık Hereke Halkının haklarına tecavüz etmiştir. 3194 sayılı imar kanunu 8. maddesi dikkate alındığında söz konusu limanların meclis kararı alınması durumunda inşasının söz konusu olabileceği açık ve nettir. Sanık Hereke Halkı adına karar alma yetkisine sahip olan bir kurulun yetkilerini gasp etmiştir.
4- Sanık tarafından görevi kötüye kullanarak inşa edilen limanlara gemiler yanaşmakta ve bu gemiler sintinelerini körfeze boşaltmaları sözkonusu olacağından Herekede yaşayanlar olarak zarar görmekteyiz.
5- Sanığın usulsüz olarak büyük yapılmasına göz yumduğu bölümler için Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 27.01.2005 gününde yeni ve özel af mahiyetinde bir dolgu imar planı onaylanmış ve Hereke halkının zararına olan bu planın iptali için Hereke Belediye Başkanlığınca Danıştay 6. Dairesinde 2005/1904 esas sayılı dava açılarak Yürütmeyi durdurma kararı alınmıştır. Onaylanan plandan Herekede yaşayanlar olarak direkt zarar gördüğümüzden adı geçen davaya müdahale talebinde bulunulmuş ve Danıştay 6. Dairesince Müdahale talebimiz kabul edilmiştir. Sanığın yargılanması sonucunda çıkacak kararın Danıştay 6. Dairesinde görülmekte olan davaya direkt etkisi olacağından haklı olarak müdahale talebinde bulunma gereği oluşmuştur.
SONUÇ VE TALEP:
İzah ettiğimiz nedenlerden dolayı Herekede yaşamakta olan üyelerimizin yaşamsal ve kamusal haklarının ihlali ve Herekenin doğal yapısının yasalara aykırı bir şekilde bozulmuş olması sözkonusudur. Hereke de yaşamakta olan üyelerimizin yaşamsal ve kamusal haklarının iadesinin sağlanması ve kamu vicdanının rahatlatılması nedeniyle Körfez Hereke Çevre Derneği olarak Körfez Asliye 2. Ceza mahkemesinde görülmekte olan 2005/531 esas sayılı davaya Müdahale talebimizin kabulüne karar verilmesini arz ve talep ederiz.
YARGITAY (............) CEZA DAİRESİNE SUNULMAK ÜZERE
ASLİYE 2. CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE
KÖRFEZ
........../........./..........
SAYI : 41.020.195 / 0.........
KARARI TEMYİZ EDEN : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
Başkan İBRAHİM ARAL
HACI AKİF MAH. SÜMER CAD. NO 48 KAT 2
HEREKE KÖRFEZ KOCAELİ
SANIK : AHMET ARIT
SUÇ : GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA
TEMYİZ EDİLEN KARAR : Kocaeli Körfez Asliye 2. Ceza Mahkemesi 2005/531 esas
06.12.2006 tarih ve 2006/338 nolu kararı
TEBLİĞ TARİHİ : 25.12.2006 ( karar yüze karşı okunmamıştır. )
TEMYİZ NEDENLERİ :
765 sayılı TCK 240. maddesi dikkate alınarak Görevi kötüye kullanma suçu kapsamında yargılanan sanık Hereke Belediyesi eski başkanı Ahmet ARIT hakkında Körfez Asliye 2. Ceza Mahkemesinde yargılama yapılmış ve nihayetinde sanığın gerçekleştirmiş olduğu eylemde kasıt olmadığından bahisle beraatine karar verilmiştir. 04.12.2006 günlü müdahale talebimiz 06.12.2006 günündeki duruşma esnasında kabul edilmiş, Ancak davanın esasına ilişkin savunma yapmamıza olanak sağlanmaksızın acele bir biçimde dava karara bağlanarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
Usul yönünden bozma nedenleri;
1- Körfez Hereke Çevre Derneği görülmekte olan davaya müdahale talebinde bulunmuş, müdahale talebi kabul edilmekle birlikte savunma için süre verilmeksizin aynı gün dava esastan karara bağlanmıştır.
2- Hereke Belediye Başkanlığınca görülmekte olan davaya müdahale talebinde bulunulmuş, ancak müdahale talebi görüşülmesine rağmen karara bağlanmamıştır.
3- Bilirkişi raporları tarafımıza tebliğ edilmemiştir.
4- Müdahale talebinde bulunmuş olan Hereke Belediye Başkanlığına da bilirkişi raporları ve nihai karar tebliğ edilmemiştir.
Davanın esasına ilişkin açıklamalarımız:
Sanık beldemizde 1999-2004 yılları arasında belediye başkanlığı görevi yapmış, 2003 yılı içerisinde biri 198 metre uzunluğunda diğeri 145 metre uzunluğunda iki adet rıhtımın usulsüz bir şekilde inşa edilmesine olanak sağlayarak görevini kötüye kullanmıştır. Şöyleki;
1- 3194 sayılı imar kanunu 8/b maddesi gereğince nazım imar planları ve uygulama imar planlarında karar yetkisi Belediye meclisine aittir. Sanığın uygulattığı rıhtımların planları hakkında Belediye meclis kararı bulunmamaktadır. Sanık bu şekilde suç işlemiştir.
2- 198 metrelik rıhtım için sanık tarafından verilen ruhsat plandan daha büyüktür. Kaldıki inşaat ruhsattan da büyüktür. Sanığın bu eylemi suç oluşturmaktadır.
3- 145 metrelik rıhtım inşaatı ruhsatsız bir şekilde tamamen bitirilmiştir. Ancak halen inşaat ruhsatı olmadığı gibi üstüne üstlük yıkım kararıda bulunmaktadır. Yıkımı yönünde mahkeme kararı olması yapılan inşaatın hukuk dışı olduğunun tescilidir.
4- 145 metrelik rıhtım 2066 m2 198 metrelik rıhtım 1500 m2 plandan daha büyük inşa edilmiştir. Proje fazlasından yapı denetim firmasından daha ziyade belediye başkanının sorumluluğu bulunmaktadır. Sanık belediye başkanı bu nedenle suçludur. Kaldıki bilirkişi raporları da bu doğrultudadır.
5- İnşa edilen rıhtımların bulunduğu alanda halkımızın kullanımına açık 2 adet plaj 1 adet çay bahçesi ve 1 adet münübüs parkı rıhtımların altına gömülmüştür. Sanık kamunun zararına olan projeleri uygulayarak kamu haklarını ihlal etmiştir.
6- İnşa edilen rıhtımlar 3000 civarında çocuğumuzun eğitim gördüğü Hereke Lisesi, Hereke Kız meslek lisesi ve End. Mes. Lisesine 80 metre mesafeye inşa edilmiştir. Bunun kabulü hi. bir şekilde mümkün değildir.
Kararın esasına ilişkin açıklamalarımız:
Kocaeli Körfez Asliye 2. Ceza Mahkemesince sanığın suça konu eylemini gerçekleştirirken kasıt gözetmediği bu nedenle de beraatine karar verildiği görülmektedir. Oysaki 765 sayılı TCK 240 maddesinde yazılı görevde yetkiyi kötüye kullanma suçu, bir memurun yasal görevini yaparken yasalara ve yazılı hukuka aykırı davranmasıyla oluşur. Bu suçun oluşması için sanığın amacı, başka bir anlatımla özel kasıt aranmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 1995/8648 esas 1996/1352 nolu kararı bu konuda emsal niteliktedir.
Ayrıca sanığın gerçekleştirmiş olduğu eylem CMK 223/2-e maddesi kapsamında değerlendirilerek sanığın beraatine karar verilmiştir. Oysaki Belediye sınırları içerisindeki yasadışı imarda sorumluluk Belediye Başkanınındır. Sanığın Belediye başkanlığı döneminde gerçekleştirilmiş olan yasadışı imara aykırı ve ruhsatsız rıhtım inşaatlarından sanık sorumludur. CMK 223/2-e '' sanığın suçunun sabit olmaması'' diye birşey bu dava için sözkonusu dahi olamaz. Kaldıki Körfez Kaymakamlığı suç nedeniyle soruşturma izni vermiş, Sakarya Bölge idare Mahkemesi de suç unsuru görerek soruşturma iznini onaylamış ve ayrıca Körfez Cumhuriyet Savcılığı da sanığın eyleminde suç unsuru olması nedeniyle iddaname düzenleyerek dava açmıştır. Bu da göstermektedir ki sanığın eyleminde suç unsuru bulunmaktadır.
SONUÇ VE İSTEM:
Temyiz nedeni olan Kocaeli Körfez Asliye 2. Ceza mahkemesinin 2005/531 esas 06.12.2006 tarih ve 2006/338 nolu kararının bozularak sanığın cezalandırılması hususunu arz ederiz.
T.C
DANIŞTAY (..............) DAİRE BAŞKANLIĞINA
ANKARA
YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİDİR.
DAVACI : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
HACI AKİF MAH. SÜMER CAD. NO 48 KAT 2 41800 HEREKE / KOCAELİ
DAVALI : İÇ İŞLERİ BAKANLIĞI
KOCAELİ VALİLİĞİ
DAVA KONUSU : Kocaeli ( izmit ) Büyükşehir Belediye Başkanlığının yetki sınırları
İSTEM : İç İşleri Bakanlığının 10.02.2007 tarih ve 53444 sayılı işlemi ve Kocaeli Valiliğinin 01.03.2007 tarih ve 378 sayılı işlemlerinin iptal edilerek, Kocaeli ( izmit ) Büyükşehir Belediye Başkanlığının görev ve yetki sahasının kendi seçim çevresi olan İzmit Büyükşehir Belediyesi seçim çevresi yani Bekirpaşa ve Saraybahçe alt kademe belediyeleri seçim çevreleri ile sınırlandırılması, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığının seçim yapılmaksızın atanmış olması nedeniyle Kocaeli ( izmit ) Büyükşehir Belediyesi karar organlarının Kocaeli genelindeki 42 alt kademe ilçe ve belde belediyeleri üzerindeki her türlü tasarruf ve yetki gaspının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ : 17.01.2007 tarihli dilekçemize 10.02.2007 tarihinde İç işleri Bakanlığınca, 01.03.2007 tarihinde Kocaeli Valiliğince cevap verilmiştir. EK- 1, EK- 2, EK- 3
UYUŞMAZLIĞIN ÖZETİ :
28 mart 2004 yerel seçimlerinde İzmit Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye Meclisi için Kocaeli ili genelinde sadece İzmit Büyükşehir Belediyesi seçim çevresi olan Bekirpaşa ve Saraybahçe alt kademe belediyeleri seçim çevresinde oy kullanılmış ve bugünkü mevcut siyasi tablo oluşmuştur. Kocaeli genelinde yer alan diğer 42 alt kademe ilçe ve belde belediyeleri seçim çevrelerinde Büyükşehir Belediye Başkanlığı için ve Büyükşehir Belediye Meclisi üyelikleri için oy kullanılmamıştır.
İzmit Büyükşehir Belediyesi 10 temmuz 2004 tarihinde kabul edilen 5216 sayılı yasanın geçici 2. maddesi ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak adı değiştirilmiş ve sınırları Kocaeli İlinin tamamı olarak yeniden tanımlanmıştır. Ancak antidemokratik bir kurnazlıkla yeni kurulan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye meclis üyelikleri için seçime gidilmesi gerektiği halde seçime gidilmeden atama yoluyla görevlendirme yapılmıştır.
Davacı Körfez Hereke Çevre Derneği, üyelerinin ve hemşehrilerinin anayasal bir hakkı olan seçme ve seçilme hakkının gaspedilmesi nedeniyle 17.01.2007 tarihli dilekçe ile Davalı idareye başvurarak yapılan haksızlığın giderilmesini talep etmiş, haksızlığın düzeltilmemesi üzerine yargı yoluna başvurma mecburiyetinde kalmıştır.
Her ne kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usul kanununca idari eylem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği hükme bağlanmış isede, Anayasamızın 125. maddesinde ''İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.'' şeklinde açık hüküm bulunmaktadır. Ortada hakları ihlal edilen 42 belediye seçim çevresi bulunmaktadır. BU BİR İDARİ EYLEMDİR. O nedenle de yargı yolu açıktır.
Kocaeli ( izmit ) Büyükşehir Belediye Başkanını görevlendiren idari makam İç İşleri Bakanlığı olduğundan, İç işleri Bakanlığının hukuk dışı eylemi nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti dahilinde başvurulabilecek tek yargı organı Danıştay Başkanlığıdır. Bu nedenle görev yönünden Danıştayda dava açılmıştır.
Dava konusu itibariyle mevcut Kocaeli ( izmit ) Büyükşehir Belediye Başkanının düşürülmesi yada görevden alınması amacına yönelik olmayıp yetki açısından sadece seçim çevreleriyle sınırlı olması gerektiğine karar verilerek, yetkisi olmadığı halde diğer 42 belediye üzerinde oluşturulan hukuk dışı her türlü tasarruf ve yetki gaspının yürütmesinin durdurulması istemidir.
Süre yönünden 2577 sayılı yasanın 13. maddesi dikkate alınması ve ayrıca iddalarımızı ispat etmek için açık duruşma için gün verilmek suretiyle yargılama yapılması talebimizdir.
DAVANIN ESASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ :
1- 5393 sayılı Belediye Kanununa göre;
Belediye; Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliğidir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanununa göre;
Büyükşehir belediyesi; En az üç ilçe veya ilk kademe belediyesini kapsayan, bu belediyeler arasında koordinasyonu sağlayan; kanunlarla verilen görev ve sorumlulukları yerine getiren, yetkileri kullanan; idarî ve malî özerkliğe sahip ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişiliğidir.
Ancak dava konusu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi karar organları seçmenler tarafından seçilmeden oluşturulmuştur.
2- 28 mart 2004 tarihinde yurt genelinde yapılan yerel seçimlerde İzmit Büyükşehir Belediyesi seçim çevresi olan Bekirpaşa ve Saraybahçe beldelerinde kullanılan oylarla İzmit Büyükşehir Belediyesi karar organları oluşmuş, Kocaeli genelinde yer alan diğer 42 alt kademe ilçe ve belde belediye seçim çevreleri İzmit Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Büyükşehir Belediye Meclis üyelikleri için oy kullanmamışlardır.
3- 5216 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanunu geçici 2. maddesi gereğince Kocaeli ilinin tamamı Büyükşehir Belediyesi sınırları olarak ilan edilmiştir. Kocaelinin tamamında 45 belediye seçim çevresi bulunmaktadır. Sadece 3 seçim çevresinin diğer 42 belediye seçim çevresini yutması antidemokratik ve hukukdışıdır.
4- 2000 yılı nüfus sayımına göre Kocaeli nüfusu 1.206.085 dir. 2004 yerel seçimlerinde Kocaelinin tamamının seçmen sayısı ise 859.494 dür. 2004 yerel seçimlerinde İzmit Büyükşehir belediyesi seçmen sayısı 157.885 dir. İzmit Büyükşehir Belediye Başkanının almış olduğu oy ise 55.508 dir. Oysaki diğer seçim çevrelerini bir yana bırakmış olsak dahi sadece Gebze ilçe belediyesi seçim çevresinde 159.606 seçmen bulunmaktadır. Mevcut İktidar partisi siyasi bir kurnazlık yoluyla 859.494 seçmeni 55.508 oy ile yönetebileceğini sanmaktadır. Bu durum demokrasiyle bağdaşmamaktadır ve hukuki dayanaktan yoksundur.
5- Anayasamızın 1. maddesinde Türkiye Devletinin bir Cumhuriyet olduğu ve yine Anayasamızın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğu açık hükme bağlanmıştır. Ancak siyasal erkin kanun yoluyla Kocaeli Büyükşehir Belediyesi karar organlarını ataması vatandaşın seçme ve seçilme hakkını gaspetmesi anlamını taşımaktadır. Bu durum Anayasaya aykırıdır.
6- Anayasamızın 6. maddesinde egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu, Egemenliğin kullanılmasının, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı, Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı açık ve net olarak hükme bağlanmış olmasına rağmen Kocaeli büyükşehir Belediyesi karar organları Anayasaya aykırı bir şekilde oluşturulmuştur.
7- Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunun 6. maddesi '' Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halk oylamasına katılma hakkına sahiptir''. der. Ancak üyelerimiz ve hemşehrilerimiz toplam 701.609 seçmen Büyükşehir belediyesinin karar organlarının oluşturulduğu seçime katılmamıştır. Dava konusu uygulama ile İzmit Büyükşehir Belediyesi seçim çevresinde oy kullanan 157.885 seçmen var sayılmış ancak; Kocaeli genelinde oy kullanma hakkına sahip olan diğer 701.609 seçmen yok kabul edilmiştir.
8- 5216 sayılı Büyükşehir Belediyeler Kanunu 6. maddesinde '' Büyükşehir belediyesinin sınırları çevresinde ve aynı il sınırları içinde bulunan belediye ve köylerin, büyükşehir belediyesine katılması konusunda Belediye Kanunu hükümleri uygulanır. Bu durumda katılma kararı, ilgili ilçe veya ilk kademe belediye meclisinin talebi üzerine, büyükşehir belediye meclisi tarafından alınır'' hükmü mevcuttur. Bu kanun maddesine göre Kocaeli ili genelinde yer alan diğer 42 alt kademe belediye meclisinin Kocaeli Büyükşehir Belediyesine katılmak üzere karar alması gerekmektedir. Ancak bu yönde herhangi bir belediye meclis kararı bulunmamaktadır.
9- İzmit Büyükşehir Belediyesi = Kocaeli Büyükşehir Belediyesi değildir. İzmit Büyükşehir belediyesi sınırları sadece İzmit, Bekirpaşa ve Saraybahçe beldeleriyle sınırlıdır. 5216 sayılı yasa ile kurulan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi 6 ilçe ve ve 38 belde belediyesinden oluşmakta ve sınırları da Kocaeli İlinin tamamıdır. Burada dikkate alınması gereken yeni bir belediye kurulmuş olduğu gerçeğidir.
Yeni bir belediye kurulması hallerinde ne yapılması gerektiği MAHALLİ İDARELER İLE MAHALLE MUHTARLIKLARI VE İHTİYAR HEYETLERİ SEÇİMİ HAKKINDA KANUN 29/d maddesinde açık ve net olarak ifade edilmiştir. 5216 sayılı yasaya göre Kocaeli Büyükşehir belediyesinin kurulması üzerine yapılması gereken işlem Kocaeli il sınırları içerisinde Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye meclis üyelikleri için yeniden seçim yapılmasıdır. Ancak seçim yapılmadan atama ile görevlendirme yapılmıştır.
10- Mevcut Kocaeli ( izmit ) Büyükşehir Belediyesi seçimle işbaşına geldiği için yasaldır. Ancak yasal olmayan diğer 42 belediye üzerindeki yetki gaspıdır. Bu nedenle Kocaeli ( izmit ) Büyükşehir Belediyesinin diğer 42 belediye üzerindeki hukuk dışı yetki gaspının durdurulması gerekmektedir.
11- Dava konusu mevcut uygulama ile ileride telafisi imkansız hukuki sonuçlar doğacaktır. Örneğin seçimlere katılan bir büyükşehir belediyesi ve birde büyükşehir belediyesine bağlı olmayan ilçe belediyesini düşününüz. Büyükşehir belediyesini mevcut iktidar partisi kazanmış olsun, diğer ilçe belediyesini de muhalefet partisi kazanmış olsun. Siyasi erki elinde bulunduran güç muhalefet partilerinin seçim kazandıkları yerleri pasifize edebilmek için mevcut dava konusu yöntem uygulanacaktır. Nasılki genel seçimlerde seçmenlerin %35 nispetinde oyunu alanlar % 70 nispetinde vekil çıkarıyor ve bu antidemokratik durum kanun dahilinde oluyorsa, ileride demokrasimiz açısından benzer antidemokratik durumların yaşanmaması için dava konusu talebin dikkate alınarak mevcut halen devam eden yetki gaspının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi gereklidir.
TOPLANMASINI İSTEDİĞİMİZ DELİLLER :
Kocaeli ilinin tamamına ait 28 mart 2004 günü yapılan yerel seçimlerin sonuçlarının Yüksek Seçim kurulundan istenmesi,
SONUÇ VE İSTEM :
İç İşleri Bakanlığının 10.02.2007 tarih ve 53444 sayılı işlemi ve Kocaeli Valiliğinin 01.03.2007 tarih ve 378 sayılı işlemlerinin iptal edilerek, Kocaeli ( izmit ) Büyükşehir Belediye Başkanlığının görev ve yetki sahasının kendi seçim çevresi olan İzmit Büyükşehir Belediyesi seçim çevresi yani Bekirpaşa ve Saraybahçe alt kademe belediyeleri seçim çevreleri ile sınırlandırılması, Kocaeli ( İzmit ) Büyükşehir Belediyesi karar organlarının seçim yapılmaksızın atanmış olması nedeniyle Kocaeli ( İzmit ) Büyükşehir Belediyesi karar organlarının Kocaeli genelinde yer alan diğer GEBZE, GÖLCÜK, KANDIRA, KARAMÜRSEL, KÖRFEZ, DERİNCE ilçe belediyeleri ve ACISU, AKÇAT, AKMEŞE, ALİKAHYA, ARSLANBEY, BAHÇECİK, ÇAYIROVA, DARICA, DEĞİRMENDERE, DEREKÖY, DİLOVASI, DÖNGEL, EREĞLİ, EŞME, HALIDERE, HEREKE, HİKMETİYE, HİSAREYN, İHSANİYE, KIZDERBENT, KİRAZLIYALI, KÖSEKÖY, KULLAR, KURUÇEŞME, MAŞUKİYE, SARIMEŞE, SUADİYE, ŞEKERPINAR, TAVŞANCIL, ULAŞLI, UZUNÇİFTLİK, UZUNTARLA, YALAKDERE, YAZLIK, YENİKÖY, YUVACIK belde belediyeleri olmak üzere toplam 42 alt kademe ilçe ve belde belediyeleri üzerindeki her türlü tasarruf, ve yetki gaspının yürütmesinin durdurulması ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılması isteminden ibarettir.
Gereğini arz ederiz.
T.C
DANIŞTAY (..............) DAİRE BAŞKANLIĞINA
ANKARA
YÜRÜTMEYİ DURDURMA İSTEMLİDİR.
DAVACI : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
HACI AKİF MAH. SÜMER CAD. NO 48 KAT 2 41800 HEREKE / KOCAELİ
DAVALI : ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
MADEN İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
DAVA KONUSU : Maden İşleri Genel müdürlüğünün 17.11.2006 günlü 59.33 hektarlık II. grup maden arama izni ve 17.11.2006 günlü 91.53 hektarlık II. grup maden arama izinleri.
İSTEM : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden İşleri Genel müdürlüğünce Kocaeli İli körfez İlçesi Hereke beldesinde faaliyet göstermekte olan Nuh Çimento San.A.Ş ye verilen 17.11.2006 günlü 59.33 hektarlık II. grup maden arama izni ve 17.11.2006 günlü 91.53 hektarlık II. grup maden arama izinlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ : Dava konusu işlemleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında Maden işleri genel müdürlüğünün tarafımıza gönderdiği mailden öğrenmiş bulunmaktayız. EK-1
AÇIKLAMALAR :
Körfez Hereke Çevre Derneği öncelikle Hereke'nin bütünü olmak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm çevre sorunlarının çözümü yönünde yasal demokratik ve hukuki çalışmaları yapmak, Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, çevre ile ilgili faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, insanları temiz ve sağlıklı bir çevre konusunda bilinçlendirmek, insan sağlığını yeşili ve doğayı yok edenlerle her türlü yasal demokratik ve hukuki mücadeleyi vermek ve bu konuda çalışmalar yapan ulusal ve uluslar arası gerçek veya tüzel kişi, kurum ve kuruluşlara destek vermek , bu amaç kapsamında her türlü yasal demokratik ve hukuki süreci işletmek amacı ile kurulmuştur. Davalı idarenin vermiş olduğu 17.11.2006 günlü iki adet arama izni ile yaşadığımız beldede iki maden sahası daha açılacak olması, çevremizin ve doğamızın tahrip edilecek olması nedeniyle menfaat ihlali sözkonusudur. Karar örneği ektedir. EK-2
Yatırımcı firma Nuh Çimento San A.Ş. Kocaeli ili Körfez ilçesi Hereke Beldesinde kurulu bulunmaktadır. Mevcut fabrikasında çimento ve klinger üretmektedir. Son olarak 17.11.2006 gününde birisi 59.33 hektar diğeri 91.53 hektar olmak üzere iki maden sahası için daha davalı idareden izin almıştır. Yatırımcı firma tarafından davalı idareden alınan izinler hukuk dışıdır ve iptali gereklidir. Şöyleki;
1- Bilindiği üzere zeytin koruma kapsamında olan bir ağaç türüdür. 3573 sayılı ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİNİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDA KANUN 20. madde '' Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır. Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması halinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10'unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu halde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlerden ağaç başına ikimilyon liradan beşmilyon liraya kadar hafif para cezası alınır. Kesilen ve sökülen ağaçlar müsadere edilir.'' hükmü mevcuttur. Anılan kanuna göre zeytinlik alanlarına 3 km mesafeye kadar toz ve duman yayan tesis ve işletmeler kurulamaz ve işletilemezler. Ancak dava konusu arama izinlerinin verildiği alanların çevresi olduğu gibi tamamen zeytinliktir. Beldemizde halen 25.000 civarında asırlık zeytin ağacı bulunmaktadır. Bu nedenle dava konusu işlemlerin iptali gereklidir. Ek- 3,4,5,6
2- Yatırımcı firmanın II. grup maden sahası yeterince bulunmakta olduğundan dolayı çok zorunlu olmadıkça yeni maden sahalarının açılması hukuk dışıdır. Şöyleki;
a- 25.03.2002 tarihinde davalı idareden 24.87 hektar II. grup maden işletme ruhsatı alınmıştır ve halen faal durumdadır. Ek-1
b- 05.12.2005 tarihinde davalı idareden 29.34 hektar I-B grubu maden işletme suhsatı alınmıştır ve halen faal durumdadır. Ek-1
c- Hereke yerleşimine 2 km mesafede yer alan Gebze İlçesi Çerkeşli köyü Tepedüzü mevkiinde 04.04.2003 tarihinde kalker ocağı için ÇED OLUMLUDUR kararı alınmıştır. Bu projede faal durumdadır. (Çevre bakanlığı resmi web sitesi)
c- Yatırımcı firma tarafından kill madeni için davalı idareden onay alınmış bu konuda ÇED süreci devam etmektedir. Ek-7
d- Yatırımcı firma tarafından marn madeni projesi için davalı idareden onay alınmış ve ÇED süreci devam etmektedir. Ek-7
e- İl özel idaresinden ne kadar izin aldığı da bilgimiz dışında olmakla beraber ekte görülen resimden durumun vahameti anlaşılacaktır.
3- Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği 10/a Madde – ''Müracaatlar aşağıdaki esaslar doğrultusunda yapılır. ''
'' Müracaatlar, I (b) Grubu madenlerde 50 hektarı, II. Grup madenlerde 100 hektarı, III. Grup madenlerde 500 hektarı, IV. Grup madenlerde 2000 hektarı ve V. Grup madenlerde ise 1000 hektarı geçmeyecek şekilde yapılır.'' hükmü ibaresi mevcuttur. Anılan yönetmelik hükmüne göre II. grup madenlerde müracaatlar 100 hektar ile sınırlıdır. Oysaki Davalı idarenin verdiği izin toplam 150.86 hektardır. Bu nedenle dava konusu arama izinleri hukuk dışıdır ve iptali gereklidir.
4- Davalı idare tarafından arama izni verilen alanların ekseriyeti tarım arazisidir. Yaşadığımız bölge meşhur ÇAVUŞ üzümü ile tanınır. Yatırımcı firmanın son 40 yıldır faaliyette olan fabrikasından çıkan toz nedeniyle çavuş üzümü artık tarih olmuştur. Halen bütün bu olumsuzluklara rağmen yaşamayı başarmış olan zeytin bahçelerimizin yaşatılabilmesi açısından dava konusu arama izinlerinin iptali kaçınılmazdır.
5- Tavşancıl ve Hereke beldelerinde oluşan kanser vakalarının temelinde ekseriyetle yatırımcı firmanın çimento üretimi gelmektedir. Bilindiği üzere gelişmiş batılı ülkeler çimento fabrikalarını ülkelerinin içerisinde kurulmasına izin vermemektedirler. Türkiyeninde gelişmiş bazı illerinde de bu yönde uygulamalar bulunmaktadır. Bu nedenle yatırımcı firmanın mevcut fabrikasının zaman içerisinde küçülmesi ve belli bir takvim sonunda yerleşim yerlerinden çok uzak olan mekanlara taşınması gerekmektedir. Yatırımcının mevcut tesislerinin büyümesi anlamına gelecek yeni projelerin uygulanmaması gerekmektedir. Kartal çimento ve Büyük Çekmecede bulunan Ak çimento bunun en iyi örneğidir. Ancak Davalı idarece verilen arama izinleri nedeniyle yatırımcının tesislerinin büyümesine olanak sağlandığı görülmektedir. Bunun kabulü mümkün değildir.
6- Kocaeli kenti Türkiye sanayisinin bel kemiği olup haddinden fazla sanayileştirilmiştir. Kocaeli ili içerisinde yaşamakta olan 1 milyonun üzerinde insan kitlesinin artık Kocaeli sınırları içerisinde yeni bir fabrika yada tesis görmek istemediği gibi bir gerçekle karşı karşıyayız. İlimizde görülen özellikle 4 km yakınımızdaki Dilovasının emsal teşkil ettiği ve korkunç bir hızla artan kanser vakalarından dolayı yeni bir kanserojen projeye onay verilmesi hem ahlaki hem de hukuki değildir. Bu nedenle dava konusu işlemlerin iptali gereklidir.
7- Beldemizde faaliyet göstermekte olan yatırımcı firmanın haricindeki diğer maden işletmeleri ÖZYAPI MADENCİLİK, SİMGE KOCAFALT, ÖRGÜÇLER MADENCİLİK, ÖZEKA MADENCİLİK, KÜÇÜKKAYA MADENCİLİK, DEMİRLER MADENCİLİK, AKKİREÇ MADENCİLİK de göz önüne alındığında beldemizde yaşam alanlarının bitmek üzere olduğu sözkonusudur. Beldemizin bir yeni maden sahasını daha kaldıracak coğrafi imkanları bulunmamaktadır. Bu zamana dek toplumun yeterli tepkiyi göstermemiş olması nedeniyle zeytinliklerimiz tarım arazilerimiz yaşam alanlarımız delik deişk edilmiştir. Tablo içler acısıdır. Bu nedenle bir yeni maden sahasına izin verilmemesi gereklidir.
8- Yatırımcı firmanın para kazanma ve büyüme iddaları nedeniyle Hereke beldesi olarak sahilimizin yarısını kaybettik. Yaklaşık 10.000 adet asırlık zeytin ağacımızı kaybettik. Asırlardır içtiğimiz suyun tamamını kaybettik. Kentimizin doğal görüntüsünü kaybettik. Toz içinde yaşama mahkum edildik. Çavuş üzümümüzü tarihe gömdük. Artık başkaca kaybedeceğimiz bişey kalmamıştır. Yatırımcı firmanın daha da büyümesi anlamına gelecek sonuçların önlenmesi 30.000 nüfuslu Hereke beldesinin yaşam hakkının korunması açısından kaçınılmazdır. Yatırımcı firma büyüsün, çok para kazansın diye, yada çok vergi ödeyecek diye yaşam hakkımızı elimizden almayı kimse aklından geçirmesin. Zira yaşam hakkı kutsaldır ve parayla ölçülemez. Bu nedenle davalı idarenin dava konusu işlemlerinin iptali kaçınılmazdır. EK-8,9,10
SONUÇ VE İSTEM :
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden İşleri Genel müdürlüğünce Kocaeli İli Körfez İlçesi Hereke beldesinde faaliyet göstermekte olan Nuh Çimento San.A.Ş ye verilen 17.11.2006 günlü 59.33 hektarlık II. grup maden arama izni ve 17.11.2006 günlü 91.53 hektarlık II. grup maden arama izinlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebimizdir.
Gereğini arz ederiz. 15.01.2007
T.C
KOCAELİ
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
KOCAELİ
DAVA ESAS NO : 2004 / 2216 ESAS.
DİLEKÇEYİ SUNAN : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
DİLEKÇENİN KONUSU : Müdahale talebi
İSTEM : Davacı Kenan Değirmenci yanında müdahil taraf olarak davaya katılmamıza karar verilmesi istemidir.
MÜDAHALE TALEBİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ :
Körfez Hereke Çevre Derneği öncelikle Herekenin bütünü olmak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm çevre sorunlarının çözümü yönünde yasal demokratik ve hukuki çalışmaları yapmak, Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, çevre ile ilgili faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, insanları temiz ve sağlıklı bir çevre konusunda bilinçlendirmek, insan sağlığını yeşili ve doğayı yok edenlerle her türlü yasal demokratik ve hukuki mücadeleyi vermek ve bu konuda çalışmalar yapan ulusal ve uluslar arası gerçek veye tüzel kişi, kurum ve kuruluşlara destek vermek , bu amaç kapsamında her türlü yasal demokratik ve hukuki süreci işletmek amacı ile kurulmuştur.
Davalı Hereke Belediye Başkanlığı tarafından yatırımcı firma Nuh Çimento San. A.Ş ye su terfi hattı inşaatı nedeniyle ruhsat verilmiş, verilen ruhsat hukuki dayanaktan yoksun olduğundan Sakarya Bölge İdare mahkemesince 16/05/2005 tarihinde Yürütmesi Durdurulmuştur.
Körfez Hereke Çevre Derneği olarak Hereke beldesinin şantiye haline dönüşmesi, yatırımcı firmanın hukuk tanımaz tavırlar sergileyerek sit alanlarını izinsiz ve keyfiyen kazıtması, sit alanlarını kazıttığı yetmezmiş gibi 3. şahısların arazilerine tecavüz edilmesi, davacıya ait 13 adet selvi ağacının katledilmesi, 3. şahıslara ait 8 adet asırlık zeytin ağacı hunharca yok edilmesi, dahası projeyle ilgisi olmadığı halde ikinci bir alanın kazınmış olması, inşa edilen su terfi hattının toprağa gömülmeyerek toprak yüzeyinde beton blok içine alınması, bu şekilde yaşadığımız çevreye korkunç bir zarar verilmesi nedeniyle oluşan duruma seyirci kalamayacağımızdan ve ayrıca Hereke Belediyesinin Belediye erkini yerinde ve gereğince kullanmadığı, bu nedenle kuruluş amacımız doğrultusunda Körfez Hereke Çevre Derneği olarak Kenan Değirmenci tarafından Hereke Belediyesi aleyhine açılmış olunan ve mahkemeniz 2004/2216 esasında görülen davaya müdahale etmek mecburiyeti doğmuştur.
SONUÇ VE İSTEM :
Aktardığımız nedenlerin dikkate alınarak Kocaeli İdare Mahkemesinde görülmekte olan 2004/2216 esas sayılı davaya Davacı Kenan Değirmenci yanında katılmaya ilişkin müdahale talebimizin kabulünü arz ederiz.
T.C
KOCAELİ
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
KOCAELİ
DAVA ESAS NO : 2004 / 2216 ESAS.
DİLEKÇEYİ SUNAN : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
DAVACI : KENAN DEĞİRMENCİ
DAVALI : HEREKE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
DİLEKÇENİN KONUSU : Davanın esasına ilişkin savunmamızdır.
TEBLİĞ TARİHİ : 12.02.2007
AÇIKLAMALARIMIZ :
Kocaeli idare mahkemesi 29.12.2006 günlü kararıyla Hereke Çevre Derneğinin Davacı Kenan Değirmenci yanında davaya müdahale talebini kabul etmiştir. Müdahale talebimiz kabul edilmekle davanın esasına ilişkin görüşlerimizi sunma olanağı doğmuştur.
Hereke Çevre Derneği öncelikle Herekenin bütünü olmak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm çevre sorunlarının çözümü yönünde yasal demokratik ve hukuki çalışmaları yapmak, Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, çevre ile ilgili faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, insanları temiz ve sağlıklı bir çevre konusunda bilinçlendirmek, insan sağlığını yeşili ve doğayı yok edenlerle her türlü yasal demokratik ve hukuki mücadeleyi vermek ve bu konuda çalışmalar yapan ulusal ve uluslar arası gerçek veye tüzel kişi, kurum ve kuruluşlara destek vermek , bu amaç kapsamında her türlü yasal demokratik ve hukuki süreci işletmek amacı ile kurulmuştur. Bu nedenle görülen davaya müdahil olmuştur.
Davacı Kenan Değirmenci tarafından açılan davada su terfi hattı için verilen ruhsatının iptali ve yürütmesinin durdurulması talep edilmiştir. Dava konusu işlemin hukukla bağdaşır bir yanı olmadığından Sakarya Bölge İdare Mahkemesince 16/05/2005 tarihinde dava konusu '' su terfi hattı '' hakkında ''Yürütmenin durdurulması'' kararı verilmiştir. Ancak ne acıdırki davalı idare olan Hereke Belediyesince yürütmeyi durdurma kararı hiç uygulanmamıştır.
Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararına ilişkin gerekçelerde dikkate alındığında su terfi hattı projesi ve bu projeye ilişkin verilen ruhsatın her yönüyle hukuk dışı olduğu ve iptalinin kaçınılmaz olduğu ortadadır. Şöyleki;
1- Su terfi hattının geçtiği güzergah sit alanıdır. 2863 sayılı yasanın 8. maddesine göre '' tespit ve tescil edilen koruma alanları içerisinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılmayacağı konusunda karar alma yetkisi koruma kurullarına aittir '' . Dava konusu su terfi hattı projesi için Koruma Yüksek kurulu kararı bulunmamaktadır. Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunda vekaleten müdürlük yapan bir şahıs tarafından projeye olur verilmiştir. Burada açıkça yetki gaspı sözkonusudur.
2- Yine dava konusu projeye ek olarak yapımı düşünülen pompa istasyonu için davalı idare plan tadilatı yapmak istemiştir. Ancak plan tadilatında Koruma Yüksek kurulundan görüş alınmadığından bahisle sözkonusu plan tadilatı da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından reddedilmiştir.
3- Kocaeli 2004 yılında 5216 sayılı yasa ile büyükşehir ilan edilmiş, ve Kocaelinin tamamında su konusunda İSU Genel Müdürlüğü yetkili kılınmıştır. İsu'nun dava konusu projeye ilişkin herhenagi bir kararı bulunmamaktadır. Kaldıki yatırımcı firma pompa istasyonu için Yaşanılan su sıkıntısı vs. dikkate alındığında İSU 'nun görüşünün alınmasının kaçınılmaz olduğu sözkonusudur. Ancak bu yönde herhangi bir işlem bulunmamaktadır.
4- Su terfi hattı ekseriyetle toprağa gömülmeyerek toprak yüzeyinde gözle görülür elle tutulur bir biçimde bir beton kütle içerisinden geçirilmiştir. Bu şekilde eni 60 cm yüksekliği 100 cm olan bir beton kütle belli bir alan ve belli bir hacim işgal ederek inşa edilmiştir. Oysaki, su terfi hattının en az 110 cm toğrağa gömülerek inşa edilmesi TSE ve İller Bankası mevzuatı çerçevesinde yasal zorunluluktur.
5- Ekte görülen Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda görüleceği üzere, su terfi hattı mevcut kadastro yolunu çapraz bir şekilde kesmektedir. Su terfi hattının toprağın altına gömülmüş olması halinde herhangi bir sakınca içermeyen bu durum toprak yüzeyinden 1 metre yüksekte olduğundan doğal olarak yolu çapraz bir şekilde bir setle kesmiştir. Su terfi hattının inşa edildiği yol güzergahında ikamet eden hemşehrilerimizin ve davacının evine gittiği yol bu şekilde resmen kapatılmıştır. Fakat 1/1000 lik planlarda görüleceği üzere kadastro yolunun açık olması gerekmektedir.
6- Su terfi hattı ekte sunulan krokide de görüleceği üzere 3. şahısların özel mülkiyetlerine tecavüz etmektedir. Davalı idare olan Hereke Belediyesi İmar mevzuatı açısından yasal zorunluluk olan kontrol ve denetim görevini de yapmayarak yatırımcının keyfiyeti aşan uygulamalarını seyretmekle görevini kötüye kullanmıştır.
7- Yatırımcı firma olan Nuh Çimento San. A.Ş su terfi hattı projesini uygularken 8 adet zeytin ve 13 adet selvi ağacını hiç gerekmediği halde acımasızca katletmiştir. Kaldıki bu ağaçlar 3. şahısların mülkiyetinde olan ağaçlardır. Yeşile karşı her türlü acımasız tavırları çok rahat sergileyen yatırımcının asıl gayesi el atma eylemi ile işe yaramaz hale getirdiği 3. şahısların mülkiyetlerini satın alabilme gayesidir.
8- Dava konusu su terfi hattı ile yatırımcının fabrikası arasındaki mesafe yaklaşık 1 km dir. Su taşıma hatlarını Kocaeli de yetki bakımından İSU yapabilir. Ancak her nedense dava konusu projenin maddi külfetini yatırımcı cebinden karşılamıştır. Hiç bir yatırımcının cebinden 1 kuruş fazladan harcamayacağı gerçeğinden yola çıkıldığında ileriye dönük olarak beldemizin suyunun yatırımcı tarafından sahiplenilmesi yoluna gidileceği sözkonusudur. Nitekim Kocaeli Asliye 2. Hukuk mahkemesinde 2005/280 esasında Hereke Ulupınar suyunun tesciline yönelik yatırımcı tarafından açılan dava neticesinde yatırımcının talebi reddedilerek Ulupınar suyunun İSU yetkisinde olduğu kesinlik kazanmıştır.
9- Dava konusu proje bir sanayi tesisinin parçasıdır. Sanayi tesisleri için ÇED yönetmeliği gereğince ÇED gereklidir Yada ÇED gerekli değildir yönünde işlem tesis edilmesi yasal zorunluluktur. Ancak Dava konusu projede ÇED yönetmeliği gereği hiç bir işlem yapılmamış olması da ayrıca hukuk dışıdır.
10 - Sakarya Bölge idare Mahkemesince verilen dava konusu projeye ilişkin Yürütmeyi durdurma kararı hiç uygulanmamıştır. Anayasamızın 138. maddesinde yargı kararlarının uygulanması konusunda kesin hüküm bulunmaktadır. Ancak, ne yatırımcı nede davalı idare Bölge idare Mahkemesinin kararına uymamışlardır. Kurdukları pompa istasyonundan yürütmesi durdurulan su terfi hattı ile su sevkiyatı yapılmıştır. Yargı kararlarını takmayan yatırımcı ve davalı idare Anayasa suçu işlemektedirler. Dava konusu projenin ne denli hukuk dışı olduğu yargı kararlarını nasıl ihlal ettikleri ile doğru orantılıdır. Davalı idare malesef yatırımcı firma tarafından Hereke Belediyesine hibe edilen yada edilecek olan iş makinaları ve maddi olanaklar sebebiyle yaşadığımız beldeyi Nuh Çimento San.A.Ş nin şantiyesi haline getirmiştir. Bu durumun kabul edilebilir bir yanı yoktur.
11 - Davalı idare ve yatırımcı firma beldemizin yeşil alanlarını yok etmek için adeta yarışmaktadırlar. Zeytinliklerimiz, kiraz bahçelerimiz yok edilmektedir. Beldemizin içi yatırımcı tarafından beton yığınına dönüştürülmüştür. Mezarlıklarımıza dahi göz dikilmiştir. Danıştay tarafından verilen kararlar ve Bölge idare Mahkemelerince verilen kararlar uygulanmamıştır. Hukuk devletinde bu yönde fiillerin var olması mümkün değildir. Bu nedenle davalı idare ve yatırımcı firmanın yasadışı işlemlerine her platformda karşı duracağımızı bildirmekte yarar görmekteyiz. Er yada geç yargı kararlarının ihlali nedeniyle anayasa suçu işleyenler muhakkak surette adalet önünde hesap vereceklerdir.
SONUÇ VE İSTEM :
Aktardığımız nedenlerin dikkate alınarak Davalı idare tarafından '' su terfi hattı projesi'' için verilen ruhsatın iptali talebimizdir.
Gereğini arz ederiz.
KOCAELİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
KOCAELİ
YÜRÜTMEYİ DURDURMA İSTEMLİDİR.
DAVACI : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
HACI AKİF MAH. SÜMER CAD. NO 48 KAT 2 41800 HEREKE / KOCAELİ
DAVALI : KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
DAVA KONUSU : Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2007 gün ve 298 sayılı kararı
İSTEM : Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2007 gün ve 298 sayılı kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ : Dava konusu kararı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi resmi web sitesinden öğrenmiş bulunmaktayız.
AÇIKLAMALAR :
Körfez Hereke Çevre Derneği öncelikle Hereke'nin bütünü olmak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm çevre sorunlarının çözümü yönünde yasal demokratik ve hukuki çalışmaları yapmak, Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, çevre ile ilgili faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, insanları temiz ve sağlıklı bir çevre konusunda bilinçlendirmek, insan sağlığını yeşili ve doğayı yok edenlerle her türlü yasal demokratik ve hukuki mücadeleyi vermek ve bu konuda çalışmalar yapan ulusal ve uluslar arası gerçek veya tüzel kişi, kurum ve kuruluşlara destek vermek , bu amaç kapsamında her türlü yasal demokratik ve hukuki süreci işletmek amacı ile kurulmuştur.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi 12.01.2007 tarih ve 53 sayılı karar ile Kocaeli ili Körfez ilçesi Hereke Belediyesi sınırları dahilinde 30,31-J nazım imar plan paftaları, 30 J-I.b, 30 J-II.a,31 J-III.d uygulama imar plan paftaları 4 516 315,70-4 516 688,24 düşey ve 466 863-467 770,24 yatay koordinatları arasında yapılacak olan “Hereke Belediyesi Nuh Çimento Liman Önü Kavşağı Projesi” ile ilgili İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı´nca hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişiklik teklifi oy birliği ile kabul edilmiştir.
3194 sayılı İmar kanunu 8. maddesi gereğince dava konusu plana Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına itiraz bulunduk. Ancak itirazımız reddedilmiş, ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2007 gün ve 298 sayılı kararı ile plan kesinlik kazanmıştır. Hukuki dayanaktan yoksun dava konusu planın iptali için yargı yoluna başvurma mecburiyeti doğmuştur.
Dava konusu işlem hukuk dışıdır ve iptali gereklidir. Şöyleki;
1- 3194 sayılı İmar Kanunu 8/b madde;'' İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.'' der. Buna göre;
I -Dava konusu planın yer aldığı alan Hereke Belediyesi sorumluluk alanında yer almaktadır. Ancak planlamaya ilişkin Hereke Belediye meclisinin herhangi bir kararı yoktur. EK-1, EK-2
II - Dava konusu planlar askı süresi içerisinde Hereke Belediyesi tarafından askıda ilan edilmemiştir. Özellikle 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının 3194 sayılı imar kanunu 8/b maddesi gereğince 1 ay süreyle Belediye Başkanlığı tarafından tespit edilen yerde askıya çıkarılması gereklidir. Ancak bu işlem yapılmamıştır.
III - Üyemiz Hayri Altunok tarafından Hereke Belediye Başkanlığına yapılan itiraz Hereke Belediye Meclisince görüşülmemiştir. EK-3, EK-4
2- Dava konusu planlamayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yapmıştır. Bilindiği üzere Kocaelinin imar anayasası olarak nitelendirilen 1/25.000 ölçekli Kocaeli Nazım İmar Planı çizilmiş, askıda ilan edilmiş ve şu anda kesinleşmek üzeredir. Bir yandan 1/25.000 lik planlar çizilirken diğer yandan yangından mal kaçırırcasına 1/1000 lik planların araya sıkıştırılması hukuki dayanaktan yoksundur. 5216 sayılı kanunla Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kurulmuştur.
5216 sayılı Kanunun 7/b maddesi '' Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe ve ilk kademe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak.'' hükmü bulunmaktadır.
Bu kanuna göre Büyükşehir Belediyesinin nazım imar planı yapma ve onaylama yetkisi bulunmaktadır. Ancak uygulama imar planı yapma yetkisi bulunmamaktadır. Uygulama imar planı yapma yetkisi sadece nazım imar planının kesinleşmesinden sonraki 1 yıl içerisinde alt kademe belediyesi uygulama imar planlarını yapmaması halinde sözkonusudur. Fakat henüz nazım imar planı kesinleşmediğinden Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu uygulama imar planı hukuki dayanaktan yoksundur.
3- Dava konusu planın yer aldığı alanlar için Kocaeli Büyükşehir Meclisi 16 mart 2006 tarih ve 202 sayılı karar ile planlama yapmıştır. Sözkonusu karara göre '' Körfez İlçesi, Hereke Belediyesi sınırları dahilinde, 30J, 31J,31K,30K ve 30L nazım imar planı paftası, 30J-1b, 30J-2a, 31J-3d, 31J-3c, 31J-3b, 31K-4a, 31K-4d, 30K-1a, 30K-1b, 30K-2a, 30K-2b, 30L-1a, 30L-1b uygulama imar planı paftalarında yer alan “Şirinyalı-Tavşancıl Bölünmüş Yol Projesi’ ile ilgili hazırlanan nazım ve uygulama imar planı değişikliği teklifi ile ilgili İmar ve Bayındırlık Komisyonunun 09.03.2006 tarihli raporu okunarak ,Raporun komisyondan geldiği şekliyle kabulüne oy birliği ile karar verilmiştir.''
16 mart 2006 tarihli planlama ile sözkonusu Şirinyalı Tavşancıl arasında Bölünmüş yol projesi çizilmiş ve kabul edilmiştir. Aradan 1 yıl dahi geçmeden aynı yerler için ilave bir planın çizilmiş olması hukuki değildir. Çünkü çok gerekmedikçe imar planları değiştirilmez. Ancak görülmektedirki Büyükşehir Belediyesi tarafından planlar adeta yaz boz tahtasına çevrilmiştir.
4- Hereke Sümer Mezarlığının kaldırılması için canla başla uğraşan sanayicilerimiz Hereke Halkının bilgisi dahilindedir. Kocaeli İmar Anayasası olarak tanımlanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında da görüleceği üzere mezarlığımız Nuh Çimento ve Diler Dermir Çelik A.Ş nin liman ve antrepo sahası içerisinde gösterilmiştir. Buradan anlaşılacağı üzere asıl amaç mezarlığımızı ortadan tamamen kaldırarak antrepo yapmaktır.
5- Derneğimiz tarafından davaya konu edilen husus planda görüleceği üzere kırmızı işaretlenmiş mezarlığı ortadan dik istikamette kesen gereksiz yoldur. Mevcut liman yolu atıl hale getirilmiş ve yeni bir yol açılarak mezarlığa tecavüz edilmiştir. Oysaki aynı amaca hizmet edecek ve mezarlığa tecavüz etmeyecek sayısız plan geliştirilmesi mümkün olduğu halde ısrarla mezarlığımıza tecavüz edilmesi başka hesapların varlığını ortaya koymaktadır. Asıl amaç mezarlığımızı ortadan kaldırıp antrepo yapmaktır.
6- Dernek olarak E-5 karayolunun genişletilmesine karşı değiliz. E-5 karayolunun genişletilmesi kamu yararınadır. Ancak E-5 karayolunu genişletmek bahanesiyle Hereke Sümer mezarlığının kaldırılmak istenmesine karşıyız. Kaldıki E-5 Karayolunun genişletilmiş olması mezarlığımıza zarar vermemektedir.
7- ÇED Yönetmeliği 8/c maddesi gereğince Otoyollar, ekspres yollar ve devlet yollarının yapımı için , ÇED OLUMLUDUR kararı alınması zorunludur. Ancak sözkonusu proje hakkında ÇED Yönetmeliği gereği işlemler yapılmamıştır.
8- Mezarlığımızın bulunduğu alanda selvi ağaçları mevcuttur. Çok uzun yıllarda çok zor yetiştiğinden selvi ağaçları koruma kapsamındadır. Ancak selvi ağaçları için İl Çevre Orman Müdürlüğü ve Tarım İl Müdürlüğünden izin alınmamıştır.
9- Belediyelerin görevi mevcut yeşil alanları korumak ve yeni yeşil alanlar oluşturmaktır. Mevcut yeşil alanların yok edilmesini hedefleyen bir planlama şehircilik anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
10- Nuh Çimento adlı firma dağlarımızı yedi bitirdi, zeytinliklerimizi bitirdi, kiraz bahçelerimizi kuruttu, meşhur çavuş üzümümüzü yok etti, sahillerimizi işgal etti, şimdide nufuzunu kullanarak davalı idareye planlar yaptırıp atalarımızın mezarlarına el atmak istemektedir. Bu duruma her koşulda karşı duracağımızın bilinmesini isteriz.
HUKUKİ DELİLLER :
3194 Sayılı İmar Kanunu, Çed Yönetmeliği, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, İtiraz dilekçeleri, planlar
SONUÇ VE İSTEM :
Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2007 gün ve 298 sayılı kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması ve ayrıca dava giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılması istemidir.
Gereğini arz ederiz.
KOCAELİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
KOCAELİ
........../........./..........
SAYI : 41.020.195 / 0.........
YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİDİR.
DAVACI : KÖRFEZ HEREKE ÇEVRE DERNEĞİ
HACI AKİF MAH. SÜMER CAD. NO 48 KAT 2 41800 HEREKE / KOCAELİ
DAVALI : KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
DAVA KONUSU : Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.05.2007 gün ve 379 sayılı kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması,
İSTEM : Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.05.2007 gün ve 379 sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli Kocaeli Nazım İmar Planının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ : Dava konusu işlemi Davalı idarenin resmi web sitesinden öğrenmiş bulunmaktayız.
AÇIKLAMALAR :
Körfez Hereke Çevre Derneği öncelikle Hereke'nin bütünü olmak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm çevre sorunlarının çözümü yönünde yasal demokratik ve hukuki çalışmaları yapmak, Hereke'nin doğal kültürel ekonomik ve tarihi zenginliklerinin muhafaza edilmesini sağlamak, çevre ile ilgili faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesini sağlamak, insanları temiz ve sağlıklı bir çevre konusunda bilinçlendirmek, insan sağlığını yeşili ve doğayı yok edenlerle her türlü yasal demokratik ve hukuki mücadeleyi vermek ve bu konuda çalışmalar yapan ulusal ve uluslar arası gerçek veya tüzel kişi, kurum ve kuruluşlara destek vermek , bu amaç kapsamında her türlü yasal demokratik ve hukuki süreci işletmek amacı ile kurulmuştur.
Türkiye’de “sanayileşme” denilince, akla “kalkınma”; “gelişme” yerine, “çevre sorunları” ve “sağlıksız kentleşme”nin gelmesindeki temel nedenlerin açıkça sergilendiği Kocaeli, kentinde, bu bağlamdaki ortak paydanın “planlamadan ve mimarlık değerlerinden uzaklaşmak” olduğu ortadadır.
Oysa, dünyada ve özellikle Avrupa’daki sanayileşme sürecinde, tarımsal ekonomiden teknolojik üretime geçişin yarattığı kentleşme, ‘nüfus yığılmaları’ ve ‘yeni yerleşim düzenleri’nin aynı zamanda “planlama disiplini”ni de yarattığı bilinmektedir. Kırdan kente göç edenlere barınma olanakları sağlamak ve fabrikaların konumlanmalarındaki tercihleri yönlendirmek üzere, mimarlığın ve planlamanın özel bir önem kazandığı bu süreç, aynı zamanda “demokratikleşme”nin, “kentsel yaşam kuralları”nın, “insan hakları bilinci”nın ve “kültürel-sanatsal gelişme”nin de dinamiklerini yaratmaktadır.
Ülkemizde de 1950’lere kadar benzer bir süreç yaşanmış olsa da, özellikle son 40 yıl içindeki sanayileşme ile kent ilişkisinde, tam tersi sonuçlar ortaya çıkmıştır. Hızlı göç artışıyla, “planlama”nın daha fazla önem kazanmasına karşın, “yatırımları teşvik” adına imar disiplininden vazgeçilmiş; göçmenlerin barınma gereksinmeleri için de mimarlıktan yararlanmak yerine, “gecekonduların özgürleşmesi”ne göz yumulmuş, hâttâ bu süreç aflarla desteklenmiştir.
Bu ‘tersine’ durumun günümüze kadar gelen birikmiş sorunları karşısında, sanayi toplumunun davranış biçiminin de bilgi, teknoloji ve üretim desteğiyle “çözüm üretmek” olması gerekirken, “çözümsüzlüğü meşrulaştırmak” yönündeki popülist politikaların kabulü mümkün değildir.
Son yasalarla, Büyükşehir Belediye sınırları il sınırlarına kadar yaygınlaştırılan Kocaeli, ülkemizin İstanbul’dan sonraki “metropol” kavramına uyan ikinci idari bölgesini oluşturmaktadır. Hızla yaygınlaşan yerleşme alanları içinde hemen her alt bölgenin ‘kendi içinde ayrı bir kent’ niteliği taşıması metropoliten özelliğin başlıca göstergesidir.
Öte yandan Kocaeli’nin merkezindeki İzmit Kenti, geçmişi binlerce yıla uzanan antik Nicomedia Kentinin izlerini ve tarihsel birikimlerini de taşımaktadır. Sanayi kuşatması ve kimliksiz yapılaşma sonucunda bu tarihî kimlik değerini gözden ırak bir konuma düşüren İzmit Kentinde geleceğe dönük güvenceler için radikal müdahalelere gereksinim duyulması zorunludur.
Ancak bütün bunları gözardı edecek şekilde Kocaelinin tamamını kapsayan ve Kocaelinin imar anayasası olarak nitelendirilen 1/25.000 ölçekli Kocaeli Nazım İmar Planı tüm itirazlarımıza rağmen Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.05.2007 gün ve 379 sayılı kararıyla onaylanmıştır. Onaylanan plan hukuk dışıdır ve iptali gereklidir. Şöyleki;
USUL YÖNÜNDEN HUKUKA AYKIRILIKLAR
1- 04.01.2007 tarihinde sözde askıya çıkarılan dava konusu plan sadece Kocaeli Büyükşehir Belediye binası 7. katında asılmıştır. Ancak 3194 sayılı imar kanununa göre askıya çıkacak planların ilan edilmesi ve nerelerde askıya çıkarılacağının vatandaşlara duyurulması kanuni bir zorunluluk olmasına rağmen Kocaelinin imar anayasası olarak değerlendirilen böylesi önemli dava konusu planın ne zaman ve nerede askıya çıkacağı ilan edilmemiştir.
2- Dava konusu planın tüm Kocaeliyi kapsaması nedeniyle tüm alt kademe belediyelerincede de askıya çıkarılması ve nerede askıya çıkacaksa belediyeler tarafından ilan edilmesi gerekirken sadece Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin 7. katında sembolik askı işlemi gerçekleşmiş diğer belediyelerde askı işlemi gerçekleşmemiştir. Askı işlemi gerçekleşmeyen bir plan yasadışıdır.
3- Dava konusu plan oldukça büyük bir renkli baskı olup maliyet açısından da bir vatandaşın kolay kolay edinemeyeceği maliyettedir. Renkli olmayan maliyeti dışarda sadece 2 ytl olan paftalar için 15 ytl talep eden büyükşehir belediyesi Nazım İmar Planı için tahminen 5000 ytl talep edecek mantığa sahiptir. Nazım imar planının alt kademe belediyelere halkın rahatça görmesini sağlayacak şekilde asılması, demokratik kitle örgütlerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının ve meslek odalarının rahatça inceleyebileceği şekilde yeterince çoğaltılması, yerine tam tersi yönde hareket edilmiştir. Ancak memleketin dört bir yanına hiç bir idari anlam ve işlevi olmayan '' ÇALIŞINCA OLUYOR'' sloganlarının maliyetine bakılmaksızın sayısız miktarda çoğaltılıp asılmıştır. Kıyasladığımız zaman Kocaelinin imar anayasası olacak bir çalışmanın ne denli basite indirgendiğini görmekteyiz.
4- 3194 sayılı İmar kanununa göre imar planları alenidir. Ücreti fahiş bile olsa, ücreti karşılığında dileyen kişilere ve kurumlara verilir. Ancak Kocaeli büyükşehir belediyesine internet üzerinden göndermiş olduğumuz 11.01.2007 tarih ve 3621 sayılı yazımızla dava konusu nazım imar planın bir örneğinin en basit çoğaltma yöntemi olan bilgisayar ortamında cd olarak yazdırılarak tarafımıza verilmesini istemiş isekte talebimiz reddedilmiştir. Dava konusu planın örneğinin tarafımıza verilmemiş olması hukuk dışıdır. Zira şu anda dava dosyasına dava konusu planı sunamamaktayız. ( Dilekçemiz EK-1 ), ( Cevap EK-2 )
5- Derneğimiz 01.02.2007 tarih 1342 sayılı dilekçe ile dava konusu plana itirazda bulunmuş isede derneğimizin itirazı reddedilmiştir. Oysaki dernek olarak yapmış olduğumuz itirazda planlamanın Kocaelinin ileriye dönük yaşamsal ihtiyaçlarını dile getirmiş ve bir takım hukuk dışı uygulamaların düzeltilmesini talep etmiştik. Ancak sanayicilerin itirazları uygun görülmüş, derneğimizin yada vatandaşların itirazları reddedilmiştir. ( Dilekçemiz EK-3) ( Cevap EK-4 )
6- Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin dava konusu kararı aynen aşağıdaki gibidir.
''Kocaeli 2025 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planına yapılan itirazlarla ilgili İmar ve Bayındırlık Komisyonunun raporu okunarak yapılan müzakere neticesinde: Raporun komisyondan geldiği şekliyle kabulüne oy birliği ile karar verildi.''
Bu karardan anlaşılacağı üzere itirazları İMAR VE BAYINDIRLIK KOMİSYONU görüşmüştür. Oysaki itirazları tek tek büyükşehir belediye meclisinin görüşmesi ve her itiraz için ayrı ayrı kabul yada red yönünde karar vermesi gerekmektedir. Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin yetkilerini İmar ve Bayındırlık Komisyonunun üstlenmesi hukuk dışıdır.
7- Ek-3 olarak sunduğumuz itiraz dilekçemizdeki hususların görüşülmesi, lehte yada aleyhte bir karar verilmesi gerekirken Kocaelideki tüm itirazların tek bir karar ile karara bağlanmış olması nedeniyle sözkonusu kararı dava etme zorunluluğu doğmuştur. Bu nedenle Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.05.2007 gün ve 379 sayılı işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması talep konusudur.
DAVA KONUSU PLANIN İPTALİNİ GEREKTİRECEK HUKUKİ NEDENLER
1- 3621 sayılı Kıyı kanunu 6. maddesi uyarınca doldurma ve kurutma yoluyla kazanılacak alanlarda depo, antrepo, tank, sanayi tesisi, otel, vs yapılamayacağı yönünde kesin hüküm bulunmaktadır. Geçmiş dönemde yapılan yanlış uygulamalar dava konusu planla meşrulaştırılmıştır. Çolakoğlu fabrikası, Poliport tankları, Evyap tankları dolgu alanları üzerine inşa edilmiştir. Dava konusu 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planında Kıyı Kanunu ihlal edecek nitelikte '' KIYI DEPOLAMA ALANI'' şeklinde plan notu düşülmüştür. Bu uygulama ile kıyı yağmasının önü açılacağı gibi aynı zamanda da doldurma ve kurutma yoluyla kazanılacak alanların ileride sanayi alanı olmasının da önü açılmaktadır. DOLGU ALANLARI ÜZERİNE DEPOLAMA YAPILMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR.
2- İtiraz dilekçemizde de görüleceği üzere ( EK-3 ) Sanayi alanlarının ileriye dönük küçültülmesini talep etmiştik. Dilovası Organize Sanayi bölgesinin büyütüldüğü, Gebzeye bağlı Çerkeşli ile Köseler köyü civarlarına yeni organize sanayi bölgeleri işaretlendiği, oysaki bu alanların tarım arazisi olduğu, Organize sanayi Bölgelerinin keyfen yapılamayacağı, tarım arazilerinin korunması gerektiğini ifade etmiş isekte dava konusu planda da görüleceği üzere Sanayi alanları genişletilmiştir. Sanayi kirliliğinden illallah etmiş bir kentin ileriye dönük ihtiyaçlarının düşünülmeyerek mevcut sanayi yatırımlarının büyümesine yönelik yapılan planlama hukuk dışıdır.
3-İtiraz dilekçemizde Hereke Nuh Çimento Fabrikasının Hazine ve Orman dan kiraladığı alanların sanayi alanı olarak işaretlendiği görülmektedir. Dernek olarak Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında kanunun 20. maddesi dikkate alınarak mevcut zeytinlik alanlarının korunması gerektiğini vurgulamaktayız. Ancak Büyükşehir İmar ve Bayındırlık Komisyonu raporunda 644. sırasında kayıtlı 02.02.2007 tarihli Nuh Çimento A.Ş tarafından sunulan itiraz dilekçesinde 3 sayfa halinde sunulan parsellerin ve çevresininde sanayi alanı olarak işaretlenmesi talep edilmiş, Büyükşehir İmar ve bayındırlık Komisyonunca uygun görülmüş, ve Büyükşehir Belediye meclisinde de aynen kabul edilmiştir. Bu durumda;
Nuh Çimento tarafından satın alınmış olan zeytinlik alanların sanayi alanı olarak işaretleneceği,
Koruma altında olan kimileri 400 yaşında olan zeytinlerin yok edileceği,
Herekenin tek yeşil sahasının yok olacağı, sözkonusudur.
Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında kanunun 20. maddesi gereğince toz oluşturan sanayi kuruluşlarının zeytin alanlarından en az 3 km uzağa kurulması yasa kapsamında olmasına rağmen, mevcut zeytinlik alanları yok edecek bir planlamaya olur verilmesinde hukuka uyarlık yoktur.
4- Dernek olarak yaptığımız itirazda Hereke içerisinde kalan Sümerbanka ait fabrika sahasının sanayi alanı olarak işaretlendiği görülmektedir. Oysaki bu alanlar sit alanı olup, üzerindeki yapılarda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile koruma altındadır. ( EK- 5 ) Her ne kadar özelleştirme neticesinde fabrika 3. şahıslar tarafından işletiliyor isede izinsiz yada aslını değiştirecek şekilde bir çivi dahi çakması mümkün değildir. Mevcut sit alanının sanayi alanı olarak işaretlenmesinde hukuka uyarlık yoktur.
5- Dava konusu planda görüleceği üzere Evyap limanı ve depolama tesisleri aynen korunmuştur. Bu durum Kocaeli ili açısından ve yapılan planlama açısından utanç vericidir. Zira yerleşim alanının içine, yerleşim alanını yok edercesine, o bölgede yaşayan insanların katline ferman niteliğinde bir planlama yapılmıştır. 1999 depreminde Tüpraş faciasını yaşayan bir kentin, Akçagaz yangınını yaşayan bir kentin , benzer işlevi olan bir tesisi kaldıramayacağı gerçeği ortada iken bu gerçekleri gözardı eden bir planlama yapılmış olması hukuk dışıdır.
6- Hereke de faaliyet gösteren Nuh Çimento adlı firma tarafından inşa edilen ihtilaflı limanlar hakkında Danıştay 6. Dairesi 22.11.2005 gün ve 2005/3163 esas sayılı kararı vererek Nuh çimentoya ait üç planın yürütmesini durdurmuştur. Aynı mahkeme 28.05.2007 günlü kararı ile de adı geçen ihtilaflı limanlar hakkında iptal kararı vermiştir. Ancak yürütmesi yargı kararıyla durdurulmuş ve iptal edilmiş limanların dava konusu nazım imar planında yine liman sahası olarak işaretlenmesi hukuk dışıdır. ( Danıştay 6. Dairesinin 28.05.2007 günlü kararını henüz elimize geçmediğinden 2. savunmamızda ibraz edeceğiz.)
7- Hereke beldesinde yeralan tarihi kale, tarihi Kumaş fabrikası ( Fabrikayı Humayun ) İPEK YOLU - BAĞDAT YOLU, devamında yeralan Dilovasındaki MİMAR SİNAN KÖPRÜSÜ, Dil İskelesinde yer alan LİBYSSA iskelesi vs. yine İzmit içerisinde yer alan Roma kalıntıları, eski seka fabrikası önünde yer alan bölgede bulunan liman kalıntıları vs. sit alanı olarak işaretlenmemiştir. Plan notlarında SİT ALANI olarak plan notu mevcut olmasına rağmen bir çok sit alanının es geçilmesinde hukuka uyarlık yoktur.
8- Dava konusu planda plan notu olarak ''MEZARLIK ALANI'' şeklinde plan notu mevcuttur. Ancak Hereke Sümer Mezarlığı iskele alanı olarak işaretlenmiş, Yukarı Hereke Mezarlığı ise ormanlık alan olarak işaretlenmiştir. Bu uygulama ile Hereke Sümer Mezarlığı ve Yukarı Hereke mezarlığı yok sayılmıştır. Oysaki diğer yerlerde olduğu gibi Hereke de ki mezarlıklarında dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planında işaretlenmesi gerekirken bu yönde planlama yapılmamış olmasında yasal dayanak yoktur.
9- Hereke yerleşiminin batısı ve kuzeyi tamamen zeytinliktir. Bazı yerlerde 400 yaşında zeytin ağaçlarının olduğu bilgimiz dahilindedir. Ancak zeytinlik alanlarımızın büyük bir bölümü sanayi alanı kalan bölümü ise konut alanı olarak işaretlenmiştir. Dava konusu planda tarım arazilerinin gözardı edildiği sözkonusudur. Tarım arazilerinin yok edilmesine olanak sağlayan bir planlamada yasal dayanak yoktur.
10- Kocaeli Türkiyede en fazla kanser vakasının görüldüğü kenttir. Kentimizde ölümlerin %30 nispeti kanser vakalarından kaynaklanmaktadır. Sağlıklı nesiller yetiştirmek için yada diğer bir anlatımla insan sağlığını koruyabilmek için, yeşil alanların çoğaltılması, sanayi alanlarının ise yerleşim alanlarından uzaklaştırılması gerekirken bu yönde bir planlama yapılmayarak sanayi alanlarının yerleşim alanları ile dip dibe olmasını meşrulaştıracak bir planlama yoluna gidilmiştir.. Bu yönde yapılan planlamada hukuka uyarlık yoktur.
11- Dava konusu planda Dilovası Organize Sanayi Bölgesinin sınırları genişletilmiştir. Dilovası içinde yer alan Fatih ve Yıldız mahalleleri geçmiş dönemde Organize Sanayi Bölgesi içerisinde bırakılacak şekilde hukuk dışı planlamalar yapılmış idi. Dava konusu planda hukuksuzluk yönünde bir adım daha ileri gidilerek Diliskelesi mahalleside 10.000 yerleşik nüfusuna rağmen sanayi alanı olarak işaretlenmiştir. Tapulu, alt yapı hizmetleri dahi götürülmüş bir yerleşim alanının sanayi alanı olarak işaretlenmesinde hukuka uyarlık yoktur.
12- Özellikle Körfez ilçede tehlikeli patlayıcı ve parlayıcı maddelerin depolama ve sevk işlemlerinin yapıldığı tesisler mevcuttur. EVYAP tesisleri Kocaeli için bir utanç abidesidir. 1999 depreminden sonra Tüpraş faciasına ramak kalmışken hiç ders almayarak Tüpraş benzeri tesislerin üstelikte Kirazlıyalı ve Yarımca gibi sayfiyelik bir alana inşa edilmiş olduğu ve dava konusu planda da bu utanç verici durumun meşrulaştırıldığı görülmektedir. Böylesi bir durumun kabulü mümkün değildir.
13- Bilindiği üzere Kocaeli deprem gerçeği ile tanışmış bir kenttir. Kaldıki İstanbul depreminden de en çok etkilecek illerden biri durumundadır. Sulak alanların, tarım arazilerinin, doldurma ve kurutma ile kazanılan arazilerin iskan amaçlı kullanılmaması ve mevcut yerleşik alanlar içerisinde zemin açısından yerleşime uygun olmayanların bir takvim dahilinde dağlık ve kayalık olan sert zeminlere taşınması, bu şekilde ileriki süreçte karşılaşacağımız can ve mal kayıplarının en aza ineceği sözkonusu iken dava konusu planda mevcut yerleşim alanları korunmuş, hatta bir kısım sulak zeminli alanlar tekrar ileriye dönük konut alanı olarak işaretlenmiştir. Deprem gerçeğini gözardı eden bir planlama hukuk dışıdır.
14- Dava konusu plan incelendiğinde bazı işaretlerin plan notlarında gözükmediği, diğer bir anlatımla hangi amaçla ayrıldığının meçhul olduğu sözkonusudur. Örneğin Hereke Köprü viyadüğünün karşısına düşen alanda mavi renkle idafe edilen alanın ne olduğu meçhuldür. Hereke Beldesinin kuzey batı istikametine düşen, Çerkeşli köyü-Küllük mahallesi- Nuh çimento fabrikası arasında kalan sarı renkte işaretli üzerinde yatay istikamette çizgiler yer alan bölümün plan notlarında karşılığı bulunmamaktadır. İstismara ve tartışmaya açık bir planlamanın hukuka uyarlılığı yoktur.
15- Bilindiği üzere Kocaelinin tamamının büyükşehir belediyesi kapsamına alınması 2004 yerel seçimleri sonrasında 5216 sayılı yasa ile olmuştur. Kocaelinin tamamında söz sahibi olan Büyükşehir karar organları 2004 yerel seçimlerinde İzmit, Saraybahçe ve Bekirpaşalı seçmenler tarafından seçilmiştir. Oysaki Kocaelinin tamamında 850 bin civarında seçmen olmasına rağmen sadece 150 bin seçmenin oyu esas alınarak kanun yoluyla atama yapılmıştır. Büyükşehir Belediyesi karar organlarının seçimine katılmayan 42 alt kademe belediyesi üzerinde geriye dönüşü olmayacak tasarrufta bulunulması yasal değildir. Derneğimiz bu nedenle Kocaeli İdare Mahkemesinde Kocaeli büyükşehir Belediyesi karar organlarının sadece İzmit, Bekirpaşa ve Saraybahçe üzerinde tasarrufta bulunabileceği, diğer 42 alt kademe belediyesi üzerinde tasarrufta bulunamayacağını esas alarak dava açmıştır. Dava ile ilgili olarak henüz bir karar verilmemiş isede görülecek davayı esastan ilgilendirdiği kesindir. Diğer bir anlatımla Kocaeli Büyükşehir Belediyesi 1/25.000 ölçekli nazım imar planını yapmaya yetkili değildir.
TOPLANMASINI İSTEDİĞİMİZ HUKUKİ DELİLLER
Davalı idare Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden dava konusu 1/25.000 ölçekli planın ve plan notlarının istenmesi.
Davalı idare Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden İmar ve Bayındırlık Komisyon raporlarının istenmesi.
SONUÇ VE İSTEM
Dava konusu planda yer alan hukuka aykırılıkları bizzat plan üzerinde gösterebilmek ve soyut iddadan uzak bir savunma yapabilmemiz için duruşma için gün verilerek, Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.05.2007 gün ve 379 sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının iptali ve yürütmesinin durdurulması ve ayrıca dava giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılması istemidir.
|
|