ELİF CAVRAR ÖZDORAMACI
YİNE SEVGİ ÜSTÜNE...... , Umut üstüne, sevgi üstüne yazmayı seviyorum. Umut ve sevgi üzerine yazılınca içtenlikli oluyor. Şiirsel oluyor.. Zaman, zaman insanın içinden ya bir şiir, yada şiir gibi bir yazı yazmak geçiyor. Bilgisayarın başına oturduğunuzda, sözcüklerin peşi sıra döküldüğünü kendiniz bile şaşırarak görüyorsunuz. Sonra yazdıklarınızı okuyorsunuz birkaç kez. Aradan üç beş gün geçse, aynı yazıyı yeniden yaz deseniz inanın yazılmaz. Aynı fizik, aynı kimya, aynı geometri, aynı matematik promlemini yeniden çöz deseniz, yeniden çözülür de aynı şiir aynı yazı yeniden yazılmaz. Bu bir iklim meselesi. şiirin de yazının da bir iklimi oluyor. Hem de aynı gün içinde ayrı bir iklimi oluyor. Bugün yine duygu ağırlıklı bir yazı yazmanın iklimi olduğunu düşünerek başladım yazmaya.. Yazım sevgi üzerine olsun istedim. Bir kitapta okuduğum bir yazı beni çok etkilemişti. "aşka burun kıvarma sakın; o çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçedir. o bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma." Yıllar önce bir kitaba yazılmış bu güzel sözler. Bence aşk sevginin damıtılmış biçimidir. Sevgiyi ve aşkı kitaplara yazmak ne güzel. Sevgiyi, kitaplara yazacak denli değerli bulmak, elbette bunu kitaba yüreği sevgiyle dolu birisi yazmıştır. İnsanlarımız sevgiyi, sevmeyi sevilmeyi biliyorlar mı acaba diye geçiyor içimden. Elbet bileni de var bilmeyeni de, bu konuda bir genelleme yapmak zorunda kalsam: ne sevmeyi ne sevilmeyi ne de sevgiyi paylaşarak büyütmeyi bilmiyoruz derdim. Evet, sevgiyi paylaşarak büyütmeyi bilmiyoruz. Ah bir bilsek, yaşam daha anlamlı, yaşam daha güzel olacak... Sevgi karşılıklı olmalı derler. Sanki tek taraflı sevgi olmazmış gibi. Sen beni sev ki bende seni seveyim. Ne kadar yanlış, ne kadar sevgiden uzak, ne kadar çıkarcı, faydacı bir yaklaşım bu. Sevgi alınan satılan ölçülen bir şey değil ki. Bence sevginin büyüğü karşılıksız olanıdır. Seni seveni seni sevdiği için sevmek yada sevdiğinden mutlaka seni sevmesini beklemek, çıkarcılık değil de nedir ki. Hele bunu koşul olarak öne sürmek. Sevgiye hesap girdi mi , onun adına sevgi yerine anlaşma demek daha doğru olur diye düşünüyorum. Hani bazı çiftler yada arkadaşlar için "ne iyi anlaşıyorlar" denir ya. Her anlaşmada sevgi olmaz ki, bir bakarsınız anlaşılamayacak bir konu çıkar anlaşanların karşısına, anlaşma, o noktada bitiverir. İşin içinde aşk olsa biter mi hiç. Sorun olsa da, sürse de aşk bitmez. İnsanların, birbirini sevdiklerini söyleyenlerin çoğu, sevgiyi diz dize oturup, yüz yüze bakmak sanıyorlar. Oysa sevgi birbirine bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmaktır. Sevgide insan işi, yürekli insan işi anlayacağınız. "insan güldüğü kadar insandır" diye bir söz varya, bu sözün ne kadar doğru olup olmadığı tartışılabilir. Ancak, "insan sevdiği kadar insandır" sözünü tartışmasız kabullenirim. İnsan sevdiği sevebildiği kadar insandır. Sevgi, karşılıksız olduğunda da sürüyorsa sevgidir. Sevgide karşılık arayanlar sevgiyi tüccarlıkla karıştıranlardır. Sevgi karşılık beklemeden verilir. Sevgi üstüne, umut üstüne yazmak güzel... Kin ve nefreti hiç, yüreğime yük etmiyorum. Yüreğimde hep sevgiye, yeni sevgilere yer ayırıyorum. Sevginin paylaşmak olduğunu, paylaşıldıkça büyüdüğünü de biliyorum. Yüreğinizi kin ve nefretten arındırın, sevecek çok şey olduğunu görecekseniz. Ben öyle yapıyorum... Ben seviyorum... Elif Cavrar ÖZDORAMACI ekleme tarihi:15-02-2008 |