ihsangaziilcetarim9.sitemynet.com
ba_ak1.jpg

Siyez

Siyez


Tarım ve Köyişleri Bakanlığı WEB Sitesi için tıklatınız.



İhsangazi Tarım Müdürlüğü












SİYEZ LOGO

Kral Warpalavas'ın (*) Fırtına Tanrısı Tarhundas'a
sunduğu,"Siyez Buğdayı" idi muhtemelen..

.





Ülke genelinde bu denli yoğun ekilişin yaşandığı tek yer İhsangazi..Gen kaynaklarının korunması amacıyla ciddi kaynaklar ayıran Avrupa, Siyez Buğdayı ile yakından ilgileniyor..Bir süredir Çatalhöyük'te arkeobotanik çalışmalar yapan araştırmacılar, Siyez Buğdayı ve Siyez Bulguru'nu tanıtmak amacıyla düzenlenen festivale iştirak ettiler..Festivalden yaklaşık bir hafta önce ilçeye gelen araştırmacılar, farklı alanlardaki ekiliş farklılıkları ve Siyez Buğdayı ekolojik etkileşimleri konularında incelemelerde bulundular.

.


Oxford üniversitesinden Dr. Amy Bogaard , doktora öğrencisi Dragana Filipovic, Sheffield Üniversitesinden Prof Glynis Jones, Dr. Michael Charles, Istanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü master ogrencisi Muge Ergun, Selcuk Universitesi Biyoloji Bolumu, Yrd. Doç. Dr. Osman Tugay , Dr. Füsun ERTUĞ, Elizabeth TÜZÜN ve Kastamonu İl Özel İdaresinden Arkeolog Murat KARASALİHOĞLU'ndan oluşan heyet siyez ekiliş alanlarında incelemelerde bulundu.

.





Medyada Siyez Buğdayı ve Bulguru

Alman konuklara Siyez Buğdayı
ve Bulguru anlatıldı..

Mustafa AFACAN : "On bin yıllık aşk"

Dr.Hatice BİLGİÇ : "Anadolu
uygarlıklarının izinde buğdayın kökleri."

Siyez Buğdayı (VIDEO)

Buğdayın atası Kastamonu'da yaşıyor

Hitit ve Frig pazarından dünya mutfaklarına

9000 Yıllık sevda : Siyez

Kastamonu Siyez Buğdayı Festivalindeydik..

Radyoda Siyez..

Siyez Bulguru

Siyez için Almanya'da finans arayışı..



Genel olarak buğday..

Buğday (Triticum), buğdaygiller (Poaceae) ailesinden bütün dünyada ıslahı yapılmış tek yıllık otsu bir bitkidir. Karasal iklimi tercih eder. Mısır ile birlikte dünya çapında ikinci en fazla ekimi yapılan tahıldır. Bunları pirinç takip eder. Buğday; un, yem üretilmesinde kullanılan temel bir besin maddesidir. Kabuğu ayrılabileceği gibi kabuğu ile de öğütülebilir.
Alm. Weizen (m.), Fr. Ble, froment (m.), İng. Wheat. Familyası: Buğdaygiller (Graminae),
Türkiye'de yetiştiği yerler: Anadolu ve Trakya.
Buğday bütün dünyada ıslahı yapılmış tek yıllık otsu bir bitkidir. Karasal iklimi tercih eder. Mısır ile birlikte dünya çapında ikinci en fazla ekimi yapılan tahıldır. Bunları pirinç takip eder. Buğday; un, yem üretilmesinde kullanılan temel bir besin maddesidir. Kabuğu ayrılabileceği gibi kabuğu ile de öğütülebilir. Buğday aynı zamanda çiftlik hayvanları için bir yem maddesi olarak da yetiştirilmektedir. Hasattan sonra atık ürün olarak saman balyası çıkar.
Buğday, hemen hemen her devirde insanların en önemli gıda maddesini teşkil etmiştir. Beslenme için lüzumlu olan nişasta ve proteinli maddeleri oldukça uygun bir oranda (1/6) ihtiva etmesi, bu bitkinin ziraatta en başta yer almasına sebep olmuştur. Yeryüzünde ziraata tahsis edilen arazinin yarısından fazlası (% 55) tahıl bitkilerine ayrılmış bulunmaktadır.
Buğdaygiller familyasının çiçek ve tohum yapıları çok karakteristiktir. Çiçekleri genellikle erdişidir. Nadiren mısır (zea mays) da olduğu gibi tek eşeylidir. Tozlaşmaları rüzgar vasıtasıyla olur. Bu yüzden çiçek örtü yapraklarında körelme görülür. Erkek organları (stamen) genellikle 3'tür. Nadiren pirinçte olduğu gibi altıdır. Yumurtalık (ovaryum), 1 karpele (meyve kabuğu) indirgenmiştir. Stigma (kabul organı) iki kollu ve tüylüdür. Çiçekler, küçük başakçıklardan (spikula) meydana gelmiş bileşik başak (spika) veya panikula (bileşik salkım) teşkil ederler. Başakçıkların dibinde Glume denilen hemen hemen karşılıklı iki brakte (taşıyıcı yaprak) bulunur. Başakçık 2-5 çiçek taşır.Her çiçek bir brakterinin koltuğundan çıkar. Buna alt kavuz (Palea inferior) denir. Üstte bir kavuz daha vardır. Bu üst kavuz (palea superior)dur. Üst kavuz ile erkek organlar arasında iki küçük yaprakçık daha görülür. Bunlara lodikula (şişme cisimleri) denir. Bunu, filamentleri (sapçık) uzun ve sarkık üç stamen (erkek organı) takip eder. Ovaryum (yumurtalık) bir gözlü ve üst durumludur. Çiçek yapısı şu şekilde izah edilmektedir. Üst kavuzu birbirine yapışmış iki dış petal (çanak yaprak) temsil etmektedir. Üçüncü dış petal körelmiştir. Şişme cisimleri de iç petal halkasına tekabül eder. Burada da üçüncü petal körleşmiştir. İki satmen halkasından içteki dumura uğramıştır. Karpel sayısı da 3'ten 2 veya bire inmiştir.

.

Buğday taneleri tohuma benzemekle beraber hakikatte birer meyvedir. Meyve kabuğu (perikarp) tohum kabuğu (testa) ile yapışmış durumdadır. Bu tip meyvelere Karyops denir. Tohum kabuğu altında 1-2 sıralı protein tabakası bulunur. Bunu nişastaca zengin olan endosperma (besi doku) takib eder. Besi dokunun bir ucunda yağ ve protein ihtiva eden embriyo bulunur. Buğdayın bin tanesinin ağırlığı 30-50 gr arasındadır.
Buğday taneleri renk bakımından sarı kırmızı ve beyaza yakın renktedir.
Buğday (triticum) cinsi 8-10 türe ayrılmakla beraber, bu türlerin pekçok çeşitleri vardır. Morfolojik ve fizyolojik vasıflar dikkate alınarak yeryüzünde top yekun 3000 buğday çeşidi tespit edilmiştir. Yalnız Türkiye’de bulunan çeşitlerin sayısı 500'den fazladır.
Buğday türleri kromozom sayıları bakımından üç grupta toplanır: Kaplıca serisi (Diploid formlar: Kromozom sayısı=14); gernik serisi (Tetraploid formlar: Kromozom sayısı=28);yumuşak buğday serisi (Hexaploid formlar: Kromozom sayısı=42).

1. Kaplıca serisi: Bu serinin mümessilleri yabani kaplıca (Triticum aegilopoides) ve kültür kaplıcası (T. monococcum)dır. Kaplıca buğdaylarının morfolojik husûsiyeti başakçıklarının tek taneli oluşudur. Başaklarının az taneli olması, saplarının kolayca kırılır olması dolayısıyla zirai değeri azdır. Kaplıca serisinin anavatanı Anadolu ve civar bölgelerdir.
2. . Gernik serisi: Bu seriye yabani gernik (Triticum dicoccoides) ve kültür alınmış gernik buğdayından (T. dicoccum) başka, birçok önemli buğday türleri dahildir. Mesela sert buğday (T durum), İngiliz buğdayı (T. turgidum), Polonya buğdayı (T. polnicum) bu türlerden en önemlileridir.Gernik serisinde başakçıklar iki tanelidir. Taneler kavuz içinde kapalı kalırlar. Başak ekseni zayıf ve gevrektir. Zirai değeri azdır. Memleketimizde Kastamonu ve Sinop bölgelerinde yetiştirilmektedir. Yabani gernik Anadolu, Suriye ve Filistin’de bulunmuştur. Gernik serisine dahil olan sert buğday, İngiliz buğdayı, Polonya buğdayı çıplak buğday tipine dahildir. Yani bunlarda kavuz, taneye yapışık değildir.

Memleketimizde iç bölgeleri sert buğday çeşitleri için uygundur. Trakya ve Orta Anadolu’da yetiştirilmektedir. Sert buğdayda başakçıklar 3-4 taneli, başak ekseni dayanıklıdır. Verimi arttıran vasıfları sayesinde sert buğdayın zirai değeri üstündür. İngiliz ve Polonya buğdayları ancak Marmara ve Karadeniz bölgelerinin bazı yerlerinde ekilmektedir. Tarım değeri daha azdır.
3. Yumuşak buğday serisi: Kromozom sayısı en yüksek buğday türlerini ihtiva eder. Yumuşak denilmesinin sebebi, besi dokusunun unsu bir halde olmasıdır. Sert buğdayda ise endosprema (besi doku) camsı bir karaktere sahiptir.Yumuşak buğday serisine adi yumuşak buğday (T. vulgare), cüce yumuşak buğday (T. compactum), kızıl buğday (T. spelta) türleri dahildir. Bu grupta kavuzlu ve çıplak taneli tipler vardır. Kızıl buğday kavuzlu, diğer ikisi çıplaktır. Yumuşak buğday en çok ekilen çeşittir. Çünkü bunlar sert buğday gibi fazla yaz sıcağına ihtiyaç göstermez. Bu sebepten ekim sahası Akdeniz bölgesinden Kuzey Avrupa'ya kadar uzanır. Memleketimizde en çok Orta ve Doğu Anadolu'da ekilir.

Buğdayların bazı tiplerinde dış kavuz kılçıklıdır. Başakların kılçıklı veya kılçıksız olması tür tayininde rol oynamaz. Ancak çeşitlerin ayırt edilmesinde faydalanılmaktadır.


.

Buğdayın yetiştirilmesi

Buğday nispeten sıcak ve orta iklimleri sever. Fakat buğdayın bol çeşitlerinin bulunması, ona geniş bir yetişme alanı sağlamıştır. Buğday, çimlenmesi için 3-4 derece ısı ister. Toprak ısısı 12-15 derece olduğunda, ekilen buğday 7-10 günde toprağın yüzüne çıkar ve bu ısı altında büyüyerek kardeşlenir. Genel olarak buğdayın kışa dayanması fazladır. Birçok buğday çeşitleri eksi 15-20 derece soğuklara dayanabilir. Kamışlanma zamanında yağan yağmurlar buğdayın verimini artırır. Kireçli-tınlı, kireçli, killi ve humuslu olan tınlı topraklar yetişmesine en uygun topraklardır. Buğday, hafif ve kumsal topraklarda iyi yetişmez. Buğday ekilen tarlalarda, (çapa bitkileri-buğday), (baklagil bitkileri-buğday) veya (nadas-buğday) sırasına göre ekmek en verimli şekildir. Buğdaydan sonra da nadasa bırakmadan tekrar buğday ekilirse verim düşer. Buğday tarlalarına çürümüş çiftlik gübresi verilir. Gübrenin yakma tehlikesini dikkate almalı, onun için çiftlik gübresini çok vermemelidir. Çiftlik gübresi bulunduğu yerlerde, fenni gübrelerden amonyum sülfat vermek gerekir. Yalnız azotlu gübrelerden beklenen neticenin alınabilmesi için yeter miktarda da potaslı ve fosforlu suni gübrelerin de verilmesi lazımdır. Toprağın durumuna göre, dönüme 3-10 kilo azotlu, 4-5 kilo potaslı ve 4-5 kilo kadar da fosforlu suni gübrelerden verilir.
Buğdayın ekimi: Tohumluk olarak, çimlenme gücü yüksek, iri, dolgun ve temiz tohumların seçilmesi ve bunların ekimden önce ilaçlanması önemlidir. Sürülerek hazırlanmış tarlaya, ekme ya serpme veya tohum ekme makinalarıyla yapılır.
Makina ile ekmede sıralar arasında 18-20 cm kadar aralık bırakılır. Ekilen topraklar toprakla kapatılır. Buğday tohumları çimlendikten sonra, gerekli zamanlarda ihtiyaca göre sulama yapılır.Yabancı otlardan temizlenir. Buğday için biçim zamanı "sarı erme" zamanıdır. Yani son yeşillik izleri kaybolduğu zaman biçilir.
Kullanıldığı yerler: Buğday ekmek ve birçok hamurlu yiyecekler için en iyi un veren bir tahıldır. Buğday tanesinde ortalama % 13 su, % 51 nişasta, % 9 protein, % 2 yağ, % 1,8 mineraller bulunur. Buğday nişasta imaline çok elverişlidir.
Ülkemizin yıllık buğday üretimi: Yıldan yıla değişmekle birlikte ortalama yıllık buğday istihsali 20.500.000 ton kadardır. Ülkemizde birkaç il haricinde her yerde yetiştirilmektedir. En çok orta ve Güney-doğu Anadolu bölgelerinde buğday ziraati yapılmakta ve Türkiye'nin buğday üretiminin % 60'ı bu iki bölgeden sağlanmaktadır.

__________________________________________________________________________________________

Siyez Bulguru'ndan yapılan "Ekşili pilav"ı tatmak isteyenler için tarif:

.

Gerekli Malzemeler:
3 Su bardağı İhsangazi Siyez Bulguru
2 Kuru soğan
4 Su bardağı ekşi ayran ya da ekşi yoğurt
2 Çorba kaşığı tereyağı
2 Çorba kaşığı domates salçası
15-20 Yaprak ebegümeci
Yarım demet tarakdalı (Dereotu)
Yarım demet maydanoz
Taze ya da kuru nane
Tuz, kırmızı pul biber, karabiber



Hazırlanışı:
* Bulgur bol suyla yıkanıp,süzülür.Tencereye alınıp, üzerine çıkıncaya kadar su eklenir. Kısık ateşte hafif sulu kalıncaya kadar pişirilir (Yaklaşık 15-20 dakika).

* Yeşillikleri yıkanıp, elle küçük parçalara ayırılır ve tencereye eklenir.Yeşillikler yumuşayıncaya kadar bir taşım kaynatılır. 3 Su bardağı ekşi ayran ilave edilip karıştırılır. Bir taşım daha kaynatılıp, tencere ocaktan alınır.

* Soğanlar küp şeklinde doğranır. Küçük bir tavada eritilen tereyağ üzerine ilave edilir ve kavurulur. Salça, tuz ve baharat eklenerek,karıştırılır. Salçalı sos üzerine gezdirilerek, sıcak servis yapılır.


________________________________________________________________________________________

(*) WARPALAVAS : M.Ö. 1200-742 yılları arasında Pro Hititler tarafından kurulan ve başkenti Erakle (Ereğli-Konya) olan Tuvana Krallığının hükümdarı.

Anasayfa





Siyez Buğdayı/Bulguru ve İhsangazi
konulu sunumu indirmek için tıklatınız..

.

Siyez Buğdayı

(Triticum monococcum L.)

Siyez Buğdayı.. Kültüre alınmış günümüz buğdayının atası.. 10 bin yıllık buğday geleneği.. Hititlerin ve Friglerin baş tacı hububat formu..

"Zız" dermiş Hititler bu buğdaya..Zamanla "Siyez"e dönüşmüş dillerde."Kaplıca Buğdayı" bile olmuş adı zaman zaman..

***

Dünyada, ağırlıklı olarak "Verimli Hilal" olarak adlandırılan, Anadolu toprakları ile Filistin ve Kuzey Irak'ı da içine alan bölgede yetiştirilerek sofralara aş, sürülere yem olan Siyez Buğdayı..

Günümüzde Türkiye toprakları içerisinde birkaç noktada; azımsanmayacak miktarda İhsangazi'de yetiştiriciliği yapılan, genetik yapısı itibarı ile binlerce yıl önceki formunu muhafaza eden nadir ürünlerden biri..Antik dönemden kalan bir tarım kültürü mirası..

Artan dünya nüfusunun besin ihtiyaçlarına cevap verebilmek adına genetiği değiştirilmiş ya da ıslaha alınmış ürünlerden apayrı, doğal, besleyici, nadide bir gıda kaynağı..Hele bu buğdaydan yapılan ve adına "Siyez Bulguru" denilen bir lezzet abidesi var ki, sormayın..

***

Siyez Buğdayı 2n kromozom yapıda (Diploid).. Avrupalıların "Emmer" ya da "Speltatoides" dedikleri buğdaydan ve Anadolu'da yetişen Triticum diococcum L. Türü "Gernik" buğdayından farklı bir tür.. İhsangazi'de yaklaşık 4.500 dekar alanda sorunsuzca yetiştirilen, bulgurundan insanların, buğday ve saplarından hayvanların yararlanabildiği, sıkı kavuz yapısı itibarı ile hastalık ve zararlılara mukavim, kurak ya da besin maddelerince fakir şartlarda rekabet gücü yüksek müstesna bir tür. İhsangazili çok mutlu, öyle rastgele her yerde bulunmayan bir ürüne sahip olduğu için.. Vel hasılı önemli bir değer Siyez Buğdayı..Öyle olmasa, gen kaynakları koruyucusu bilim adamları dere tepe gezinir miydi İhsangazi'de?

***

İlçe Tarım Müdürlüğü ile ilgili üniversitelerin ortak yürüteceği projelerle Siyez Buğdayı'nın farklı girdi ve şartlardaki tepkileri gözlemlenecek ve Siyez Bulguru üretim teknolojileri geliştirilmeye çalışılacak.





.





.





Siyez Bulguru

Hititlerin sofrasındaki bulgur pilavına kaşık sallamak nasıl bir duygu olurdu sizce?

Hele bu pilavın bulguru, (B) kompleks vitaminler açısından çok zengin, günümüz beslenme anlayışında önemli bir yer tutan diyet lif (Sindirim mekanizması için olmazsa olmaz yapı) içeriği yüksek, "Glisemik İndex" değeri (Besinlerin kan şekerini düşürme yüzdesi) çok düşük, mikrobiyal ve enzimatik reaksiyonlar yok denecek kadar az (Bir anlamda steril) ise ve tıka basa yedikten sonra bile sindirim sorunu yaşatmıyorsa, bu duygu daha da görkemli hale gelmez miydi?

Mevcut kooperatifler tarafından tesis edilecek "Siyez Bulguru Paketleme Ünitesi" vasıtası ile önce ülke kamuoyunun lezzet anlayışına sunulacak bulgurumuz..

Ağırlıklı olarak organik üretimi yapılan siyez buğdayından, kepek muhteviyatının bir kısmı üründe kalmak suretiyle elde edilen Siyez Bulguru, kısa sürede dünya mutfaklarında boy gösterecek.

Bulguru yeni yeni tanıyan dünyada son 10 yıllık bulgur tüketimi, öncesinin onlarca katına yükselmiş durumda. Binlerce yıllık bulgur geleneğine sahip Anadolu'da yıllık bulgur üretimi yaklaşık 1 milyon ton ve kişi başına tüketim yılda 12 kg civarında iken, bulguru yeni yeni öğrenen A.B.D.'nde yıllık üretim şimdiden 350 bin tonu aşmış durumda.Organik ürünlere ve bulgura talebin inanılmaz hızla arttığı bir dönemde, Siyez Bulgurunun en kısa sürede pazardaki yerini alması İhsangazi'nin temel hedefi artık..

Bu konuda öncelikli olarak, Triticum durum L. Buğdayından yapılan klasik bulgur ile Siyez Bulguru'nun mukayesesi ile üstün özelliklerini tespit amacı ile gerçekleştirilecek 13 ayrı analiz çalışması ve "Coğrafi İşaret Tescili" çalışmalarının tamamlanmasını müteakiben bu bulgur yalnızca "İhsangazi Siyez Bulguru" adıyla anılacak dünya mutfaklarında..

.



.

.



.



.




.