|
GENÇAĞA
KALESİ
Kale mahallesine adını veren Gençağa kalesi ilçe merkezine 9 kilometre
uzaklıkta olup iki
bölümden oluşmaktadır. Asıl birinci bölüm ağa’nın (kale kumandanının
) yerleşim alanını teşkil etmektedir.Yaklaşık 60 metre yüksekliğinde
bulunan kütle kayanın kuzeyi ve kuzeydoğusu yarıya kadar 2 metre
kalınlığında kesme taştan örme sur ile çevrilmiştir.Giriş kapısı
kütle kayanın 30 metre yüksekliğinde olup,buraya oyma 69 adet
basamaklı merdivenden sonra çıkılmaktadır.Giriş kapısının hemen
solunda 6m3 genişliğinde bir oyma odacık bulunmaktadır.Diğer oda ve
bölümlerin taşları köylüler tarafından ev yapımı için alınmış
olup,surlarla çevrili alan düzlük ve çayırlık haline gelmiş
bulunmaktadır.Bu yerleşim alanından 30 metre daha devam eden sivri
tepenin eteğinde 5 adet kuyu bulunmaktadır.Oyma kanallarla bir
birine ağızdan bağlantısı
bulunmaktadır.Oyma kanallarla birbirine ağızdan bağlantısı
bulunan bu kuyuların sarnıç olarak kullanıldığı sanılmaktadır.
Birinci büyük kuyunun ağzı dar,dibi geniş olup içersine taş
atıldığında bakır sesine benzer yankı yaptığı için halk arasında
Bakır Kuyusu adını almıştır. .
İkinci bölüm ise çok sayıda sert
ve sivri kayadan oluşmaktadır.Askeri kışla olarak kullanılan bu
alanda, ağzı dar dibi çok geniş 6-7 metre derinliğinde bir kuyu
bulunmaktadır.Yakın tarihimize kadar içersinde kemikler ve kemik
tozları bulunduğu için halk arasında Kemik Kuyusu adını
almıştır.
ŞAHİN KAYA
İkizce ilçesinin Gaziler Mahallesinde yer
alan Şahinkaya ikizce’ nin
yaklaşık 3 km güney doğusunda yer alan sarp yerde tabii bir
granit kayadır.Şahinkaya ismini
üzerinde yaşayan
şahinlerden aldığı bilinmektedir.
İçersinde insanlar tarafından yapılmış mağaralar mevcuttur.Bu
mağaralar kayalar oyularak ve kuyu şeklinde
yapılmışlardır.Mağaraların ağızları dar ve içerisi geniştir. Yapılan kazılar sonucu çok sayıda
kerpiç ortaya çıkmıştır. Bundan anlaşıldığı gibi bir dönem buranın
insanlar tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.Rum ve Ermeniler
tarafından barınak ve kale olarak kullanıldığı söylenmektedir.
Önceleri Şahinkaya’da yırtıcı kuşlardan
Şahinler,Akbabalar,Kartallar ve Kuzgunlar yaşamakta iken, bugün
sadece Kuzgunları görebiliyoruz.
CİN
DEĞİRMENİ
Araştırmalardan hangi tarihte yapıldığı
kesin olarak bilinmeyen değirmenin Rumlar tarafından yapıldığı
rivayet edilmektedir. Değirmen İkizce-Devecik yolunun 17.
kilometresinde İkizce kasabası ve Devecik kasabası arasında
bulunan diyek ırmağı üzerinde
bulunmaktadır. Değirmenin ıssız bir yerde bulunması ve halk tarafından
cinlerin istilasına uğradığı inancının yaygın olması sebebiyle adı
halk tarafından cin değirmeni olarak söylenmektedir.Tabii Mağara
içerisine ağaçtan
yapılmış olan değirmen 1970 yılında meydana gelen sel sonucu
tahribata uğramış,sonradan 3*4 mt.
ebadında betondan tekrar yapılarak eski haline
getirilmiştir.Değirmenin
önünden 18 basamaklı
merdivenle ırmağa inilmektedir.Değirmen hemen yanındaki şelale ve onun oluşturduğu göl ve
taşların arasından çıkan buz gibi içme suyu ile mesire yeri olarak
son derece cezp edici ve dinlendiricidir
KERİŞ KÖPRÜSÜ
Bölgede yaşamış Rumlar tarafından
yaptırılan ve günümüze kadar uzanan birkaç eserlerden bir
tanesi.1896 yılında bir ay gibi bir sürede yapılmıştır.15 metre
uzunluğunda 2 metre enindeki bu köprü,Kaynartaş ve Şenbolluk arasındaki
yaya ulaşımını sağlamaktadır.Köprünün malzemeleri at ve katırlarla
Samsun’dan çekilmiş olup Horasan malzemesi denilen bir madde ile
kesme taşlar birbirine yapıştırılmıştır.
ESKİ CAMİİ(LALELİ
CAMİİ)
Hangi tarihte kim tarafından yaptırıldığı
kesin olarak bilinmemekle beraber bu caminin yapımı ile ilgili pek
çok rivayet vardır.Tamamen ahşap olan camide kullanılan kereste
bölge iklimine dayanıklı olan pelit ağacından yapılmıştır. 1994
yılında Amerikan Cornell Üniversitesinden Profosör Peter lan KUNIHOLM Başkanlığındaki heyetin yaptığı
incelemeler neticesinde caminin 400-450 yıl önce yapıldığı
kullanılan ağaçlar üzerinden anlaşılmıştır.
Bir başka
rivayete göre cami lale devrinde yapılmıştır.Bu rivayetin dayanağı
ise caminin kapısındaki lale kabartmalarıdır.Önceden daha büyük inşa
edildiği sanılan cami sonradan geçirdiği bir onarımla küçültüldüğü
söylenir.Caminin çatısını kapatan oluklu kiremitlerin ise Gençağa Kalesinden getirildiği söylenir.Onarımından artan
kerestelerle yolcular için barınak yapılmış olup,bu barınak hala
caminin yanında mevcuttur.Camiye ait diğer bir özellik ise uzun
yıllar önce yapılmasına rağmen hiç yıpranmadan günümüze kadar
gelmesi ve halen ibadete açık
olmasıdır Hemen önünden geçen taş döşeme yol,çevrenin bilinen
en eski yoludur.Caminin çift kanatlı kapısı sanat tarihçilerini
yakından ilgilendiren bir özelliğe sahiptir.Kapı çevresi
kabartmaları ve kapı göbeği olarak yapılmış lale kabartmasıyla
oldukça dikkat çekicidir. Cami duvarına kazınmış yelkenli resimler
ve bazı tarihler sonradan yapılmış olma ihtimaliyle caminin yapılış
tarihine ışık tutabilecek bir özelliğe sahip değildir.Caminin iç
dekorasyonunda ise
sadelik göze çarpar. Camii avlusu en az camii kadar eski şehit
mezarları ile doludur.Bu nedenle kurak yaz aylarında yağmur duası
için insanların toplandığı en önde gelen kutsal yerlerdendir. Son
yıllarda yapılan çevre düzenlenmesi ile İkizce’nin en güzel dinlenme ve oturma
haline getirilmiş olmasıdır.Özellikle hafta sonları güzel havalarda
burası insanlar tarafından dinlenme yeri olarak
kullanılmaktadır.

MADEN SUYU

İkizce ilçesi
merkezinde çağlayan kenarında sert kaya arasından çıkmaktadır. 1983
yılında Refik Saydam
Merkez Hıfzısıhha
Enstitüsü Müdürlüğünce analizi yapılan suyun midenin kolay
boşalmasını sağladığı, mide,,romatizmal ve bir takım
cilt hastalıklarına iyi geldiği belirtilmiştir.
Maden
suyuna komşu ilçelerden,
Ordu ve diğer illerden çok sayıda
vatandaş gelmektedir.
|