|
|
Elektronik U.L.V. makinalarıyla kapalı alan
ilaçlaması , Mekanik pülvarizatörlerle kapalı ve açık alan ilaçlaması
, Sırt pülverizatörleriyle bahçe ve açık alan ilaçlamaları , İstasyon
yöntemiyle kemirgen mücadelesi, Kemirgenler için Granür,yapışkan ve
mumblok formundaki rodentisitlerle ilaçlama, Jel formundaki ilaçlarla
haşere kontrol hizmetleri, Hamam böcekleri evlerin içinde çoğunlukla
mutfak, banyo gibi rutubetli alanları tercih
ederler.
HER SEMTE 24 SAAT SERVİSİMİZ VARDIR Uygun Fiat ve
Eksiksiz Hizmet Anlayışımızla Hizmetinizdeyiz.
|
HAŞERELER İÇİN JEL UYGULMASI Haşere mücadelesinde, yeni
jenerasyon ürün olan.Goiath Gel ile Max Force Gel kullanılacaktır. Gel
uygulaması öncesinde hazırlık, sonrasında temizlik yapma zorunluluğu
yoktur. Uzun süre etkisi devam eder. Toksisite ve gıdalara bulaşma riski
yoktur. Ortamda bulunan insanlar için herhangi bir zehirlenme, hava
yoluyla teneffüs etme riski bulunmamaktadır. Sprey uygulamasında ortamda
açık gıda maddesi bulundurulmayacaktır.
|
Böcekler insanlara direkt zarar verdikleri
gibi insan sağlığını tehdit ederler. Hamam böceği, bit,pire,sinek ve tahta
kurusu gibi böcekler birçok hastalığın taşıyıcısıdırlar. Özellikle
tifo,tifüs,sarılık,veba gibi hastalıklara yol açabilirler. Özellikle
işyerlerindeki böcekler, müşteri ve misafirlerimizi görsel olarak rahatsız
ederek istemeden de olsa firmanın itibarını düşürecektir
KEMİRGEN MÜCADELESİNDE DİKKAT
EDİLECEK HUSUSLAR Başa
Dön
Farelerin en çok yiyecek maddesinin bol olduğu
ambar,değirmen,kümes gibi yerlerde bulundukları,iç alanlarda taban ve pervaz
araları,her türlü duvar delikleri, oluklar, dış alanlarda ise çöplük
kenarları,toprak yığınları su kanallarında barındıkları dikkate alınmalıdır.
Kurulacak yem istasyonları hedef dışı yaban ve evcil canlıların
ulaşamıyacağı; fare ve sıçanların hareket ve saklanma yerlerine yakın
şekilde; söz konusu canlıların hızlı bir şekilde hareket edicekleri v e kısa
sürede saklanma ihtiyacı duyacakları göz önüne alınarak;gürültüsüz ve sakin
yerlere yerleştirilmelidir. Yemler çevre şartlarından etkilenmeyecek şekilde
kap ve kutulara konulmalı; kesinlikle insan eline maruz bırakılmamalıdır. Bu
amaç için özel imal edilmiş kapaklı ve kilitli fare ve sıçan yem
istasyonları tercih edilmelidir.İstasyon kap ve kutular üzerine ' DİKKAT
FARE ZEHİRİDİR ! ' uyarıcı yazı yazılmalıdır. Kullanılacak fare zehirinin
fomülasyon mücadele ortamının ve farelerin beslenme özelliklerine uygun
olarak seçilmelidir. örneğin;kanalizasyon; rutubetli ve ıslak ortamlarda
tercih edilecek fomülasyon tipi mum bloklarıdır. Yem istasyonları belli
aralıklarla yerleştirilmelidir, 7-10 günde bir kontrol edilerek azalan
yemler takviye edilmelidir hiç dokunulmamış istasyonların yerleri
değiştirilmeli veya azalan yemlere ilave edilmelidir.
|
|
|
|
|
|

UZUN KUYRUKLARIYLA YÖN BULUYORLAR
!
Fare ve sıçanların bulunduğu alanlar dikkatlice saptanmalıdır. Bu
saptamada idrar, dışkı, tüyler, bıraktıkları lekeler ipucu olacaktır.
Saptanan noktalara fare zehiri yerleştirilen yem istasyonları
konulacaktır.
Yemlere kesinlikle insan eli ve nefesi değdirilmemelidir. Fare ve
sıçanlar insan kokusu aldıklarında yeme karşı çekingenlik duyarak yemi
almazlar.
Yem istasyonlarının yerleştirileceği alanlar fare ve sıçanların geçiş
yolu üzerindeki sessiz ve gürültüsüz alanlardır.
Yem istasyonları belli periyotlarla kontrol edilerek azalan yemlere
takviye yapılır, hiç dokunulmamış istasyonların yerleri
değiştirilir.
Fare ve sıçan mücadelesinde en etkin yöntem olup
fare zehirlerinin yem istasyonları ile uygulanması esasına dayanır
.
|

NASIL GELİYORLAR ? : Başa Dön
Göç yoluyla: Hamam böcekleri ve kemirgenler üreme
hızına bağlı olarak yaşadıkları ortamları çok kısa sürede istila ederler.
Nüfusları arttıkça yaşadıkları ortamdaki gıda, su ve barınacak yer
azalmaktadır. Böyle durumlarda bir kısım zararlı göç ederek yeni koloniler
oluştururlar. Alışveriş Yoluyla: Alışveriş yaptığımız yerler
sağlık koşullarına uygun değil ve hamamböceklerini barındırıyorsa buralardan
alacağımız herhangi bir ürünle ergin hamamböceği yada yumurtasının
yaşadığımız mekanlara gelme olasılığı çok yüksektir. Bina Konumundan
Kaynaklanan Sebepler: Yaşadığımız binaların mimari yapısı zararlı
istilası açısından çok önemlidir. Özellikle bina eski ve bakımsız ise
zararlının binaya girişi ve barınmasını kolaylaştıracaktır. Kapı
altlarındaki açıklar boruların binaya giriş yerlerindeki çatlak ve yarıklar
bu zararlıların binaya girişini kolaylaştırmaktadır. Kanalizasyon
Sistemi Yoluyla: Hamam böceklerinin yanısıra Fare ve Sıçanlarda daha çok
binaya kanalizasyon yoluyla ve kanalizasyon borularında oluşan çatlak ve
yarıkların arasından geçerek girerler.Binaya zararlı girişi engellenemiyorsa
yapılan mücadelenin etkisi farkedilmeyecektir. Dışardan sürekli giriş olduğu
için zararlının ölmediği zannedilecektir.Bu sebeple bu gibi durumlarda
öncelikle zararlının gelişi engellenmelidir.
HAMAMBÖCEĞİ HAKKINDA
BİLGİLER ;
DICTYOPTERA familyasından olan bu böcekler yumurta yöntemiyle çoğalırlar
.
İçinde 35–40 yumurta bulunan paketler yaparak her mevsim ürerler.
Yılda 8-10 defa yumurtlarlar.
Yumurtalarını sırtlarında taşıyabilir ve dolaştıkları her yere
dökülebilir.
Bir defafada 200 yumurta üretebilirler, ve bir yumurta paketinden 35-40
adet larva(yavru) meydana gelmektedir.
Yumurtaları 18 gün'de yavru olarak çıkar.Çok hızlı ürerler.
Üredikleri ortamda koloniler halinde yaşarlar,yılda 8-10 defa
yumurtlarlar.
Dişi ergin hamam böcekleri öldükleri anda bile yumurtalarını
bırakırlar.
Çok pistirler ve her şeyi yerler. Her pisliği, mikrobu taşır ve
bulaştırırlar.
Gıda, su ve sıcağa ihtiyacından dolayı insan olan her yerde
aktiftir.
Evlerde ilk yerleşeceği yer mutfak ve banyolardır.
Hemen hemen bütün zamanını yuvalarında, delik ve çatlaklarda saklanarak
geçirirler,
Karanlığı sever ve geceleri aktiftirler, çok dayanıklıdırlar, bilinçsiz
yapılam amatör mücadelelerde ilaçlara çok çabuk direnç kazanırlar.
Genellikle geceleri aktif olan bu böcekler ışığa karşı hassastırlar.
Bir Binada 10 kat birden bir gecede dolaşabilirler. Yaklaşık bir gecede
4,5 km yol katedebilirler.
Bütün insanların ve diğer canlıların yediği ve yemediği her şeyi yerler,
kağıda kadar.
Genelde toplu koloniler halinde yaşarlar, 15 ay kadar ömrü vardır.
Nemli, sıcak ve pis yerleri severler. Kanalizasyon, kazan dairesi, depo,
bodrum, toprak altı galerileri ambalaj içleri gibi yerleri istila
ederler.
Genelde endüstriyel işletmelerde çok görülürler.
Antenleri çok küçük miktarlardaki nem ve yiyeceği tespit edebilir.
Karınlarının arka tarafindan uzanan duyargaları çok hafif hava
akımlarına bile duyarlıdır; öyle ki, potansiyel bir tehlikeden saniyenin
binde 54'ü gibi bir zamanda kaçmaya başlayabilirler.
Dizanteri, gıda zehirlenmeleri, Verem, Gastroenteritis, Antrax, Pnomoni,
Hepatit, Mantar hastalıkları, Astım, allerjik reaksiyon gibi çeşitli
hastalık mikroplarını taşır ve bulaştırırlar.
Sayıları itibariyle ekosistemin önemli bir parçasi olan bu böcekler,
bağırsaklarındaki protozoa ve bakteriler yüzünden hemcinsleri de dahil olmak
üzere bir çok şeyi yiyebilirler. Bu sebeple de ormanlardaki çör-çöp ve diğer
hayvanların artıklarının yeniden tabiata dönmelerini hızlandırırlar. Bu
arada kendileri de bir çok hayvana, hatta bazen insanlara yiyecek olurlar.
Evlerde,ve dışarıda yaşayan Hamamböceklerinin hastalık vektörleri olduğu
kanıtlanmıştır.
Isırmadıkları ve sokmadıkları için bakımları kolay, kullanımları güvenli
ideal laboratuar hayvanıdırlar.
Hızlı üremeleri, ortalığı kirletmeleri, kötü kokuları ve en azından
potansiyel hastalık (Dizanteri, gıda zehirlenmeleri, Verem, Gastroenteritis,
Antrax, Pnomoni, Hepatit, Mantar hastalıkları, Astım, allerjik reaksiyon)
taşıyıcıları oldukları için bir çok böcek kalıcı ilaçlara maruz tutuldukları
halde bunların bir kısmına adapte olmayı başarmışlardır.
Bağışıklık geliştirebilmişlerdir.
Kanları beyazdır.
Bazı türleri kanatlıdır, fakat uçmaktan ziyade yürümeyi tercih ederler.
Dünyanin en büyük hamamböceği Güney Amerika'da yaşar ve yaklaşık 15 cm
uzunluğunda,iki kanat arası uzunluğu da 30 cm civarındadır.
İskeletleri vücutlarının dışındadır.Yılda birkaç defa iskelet, yani
kabuk değiştirirler. Kabuğunu yeni değiştirmiş bir hamamböceğinin rengi
beyaz, göz kısmı siyahtır. Kabuk 8 saat sonra normal rengini kazanır.
Bazı türlerde dişiler sadece bir defa çiftleşir ve bu onlara ömürleri
boyunca yeter.
Kafası kopmuş bir hamamböceği 1 hafta daha yaşayabilir. Sonuçta ağzı
olmadığından su içemediği için susuzluktan ölür.
Yüzebilirler, ama ağız veya burunları ile değil de yanlarından nefes
aldikları için su yüzeyine doğru yüzerken çok zorlanırlar.
Saatte 4.800 m kadar koşabilirler, maraton rekoru olmasa da boylarına
göre çok çok iyi koştukları bilinmektedir..
|
|

Hamamböcekleri hakkında bazı
sayılar:
6 ayakları vardır. Bir çoğunda 18 eklem bulunur.
40 dakika boyunca nefeslerini tutabilirler.
Hayatlarının % 75 ini dinlenerek geçirirler, bu günde 18 saat demek olur
ki, bayağı tembel olduklari anlamına geliyor.
Dünya üzerindeki türlerinin sayisi 5000 civarındadır.
Yaklaşık 320 milyon yıl önce, karbonifer çağda ortaya çikmışlardır ve bu
güne kadar görünüşleri çok az değişmiştir.
Ağızları sağa-sola doğru hareket eder.
Yiyeceksiz 1 ay, ancak susuz 1 hafta yaşayabilirler.
Kalbi basitçe valfli bir tüpten ibarettir. Tüp kanı ileri ve geri
pompalayabilir. Kalp böceğe hiçbir zarar vermeden durabilir de.
Yavru hamamböcekleri milimetrenin yarısı kadar bir deliğe sığabilir.
Yetişkin erkekler 1.5 mm, hamile dişiler de 4,5 mm büyüklüğündeki
aralıklara sığabilirler.
Dünya üzerinde her yerde bulunurlar.
Türlerinin çoğu tropiklerde yaşar, ancak Kuzey ve Güney Kutuplarında da
yaşayabilirler.
-32 dereceye kadar dayanabilirler.
Ayaklarındaki pençeleri sayesinde duvarlara tırmanırlar.
Koku alma duyuları o kadar gelişmiştir ki ev halkını misafirlerden ayırt
edebilirler.
Dişiler feromon denilen bir tür koku salgılayarak erkekleri davet
ederler.
|
|
|
|

Hamamböceklerinin zor koşullara
dayanıklılığını ölçen çalışmalar: (Jason L. Maron, Department of
Physics, California Institute of Technology)
Bu deneyler minimum
bilimsel kesinlikle yapıldı. Aynı hamamböceğini bir daha kullanma imkanı
olmadığından hiç bir kontrol yoktu. Bu da bir referans hamamböceği
tanımlamanın gerekliliğini kanıtlıyor. Aslında deneyler özellikle
hamamböcekleri üzerinde kurulmamıştı, ancak bir deney yapılırken her yerde
olduğu kadar laboratuarlarda da bulunan bir hamamböceği, istemeden de olsa,
deneyin bir parçası oldu.
Sıvı Azotta Dondurma: Öldü.
Havasız Bırakma: Hava boşaltılırken şiddetle titredi, sonra hareketsiz
kaldı. Vakum 10 dakika boyunca uygulandı.
Tekrar havaya çıkarıldığında yavaş yavaş canlandı ve 2 dakika sonra
normale döndü.
Maksimum vakum zamanı: belirlenemedi.
Radyasyon: 40 kW gücünde ve dönen bir anot kaynağından üretilen
X-ışınlarına uzun süre maruz kalmış hamamböceklerinin yaşamaya devam
ettikleri biliniyor.
Kıyaslama için söylemek gerekirse insan vücudunun buna 1 saniye bile
maruz kalmasi ölüm nedenidir.
Brookhaven Ulusal Laboratuarindaki synchrotronun ürettiği 10 keV
X-ışınına maruz kalan bir hamamböceği öldü.
Buradaki synchrotron demetinin yoğunluğu dönen bir anot kaynağından
üretilen demetin yoğunluğundan yaklaşık 1000 kat büyüktü.
Radyasyonda Yaşamını sürdürebileceği en düşük sıcaklık belirlenemedi.
Havasız maruz kalmanın kesin limiti belirlenemedi.
12 Molar HCl e Batırılma: 30 saniyede öldü.
12 Molar NaOH e Batırılma: 30 saniyede öldü.
Suya Batırılma: Suya batırıldıktan 10 dakika sonra dışarı çıkarılan
böcek yaşamaya devam etti. Maksimum suda kalma süresi belirlenemedi.
20 Atmosfer Hava BasıncıUygulama: Görünür hiçbir etki olmadı. Maksimum
basınç belirlenemedi.
100 Derece Sıcaklıktaki Fırına Koyma: Ölmesi çok uzun sürdü. Termal
etkiye maruz kalma sınırı belirlenemedi.
Ayakkabı ve Taban Arasında Ezilme: Dış iskeleti ezmek için yaklaşık 29.4
N kuvvet gerekti. Bu, ezme noktası olarak biliniyor.
Santrifüj: Hamamböceğinin maksimum santrifüj kapasitesi belirlenemedi.
Ayakkabı ile ezme deneyindeki sonuçtan bir tahmin yapilabilir.
Sapanla Duvara Atma: Bu deney hamamböceğinin ani yavaşlama travma
sinirini ölçecekti ve sonucun ezme noktasından epey büyük çıkması
bekleniyordu. Bu deney yapilmadı.
Mikrodalga:1 dakika boyunca hiçbir etki gözlenmedi. Hamamböceğinin
maksimum mikrodalga kapasitesi belirlenemedi.
Böcek kıran Spreyi: Öldü.
Patlama: Patlama sirasinda bir M60 tan 1 cm uzakta bulunan bir
hamamböceği yaşamaya devam etti.
Uzatılma Dayanıklılığı: Belirlenemedi.
Civa: 30 derecedeki civa buharı basıncına uzun süre maruz bırakılan
hamamböceğinin yaşayıp yaşayamayacağı belirlenemedi.
Elektroşok: Bu deneyler yapılmadı.
|
BİYOLOJİLERİ: 2-4 mm
büyüklüğünde siyahtan kahverengiye, kırmızıdan siyaha kadar renklerde bir
çok karınca türü vardır. Kanatlı karınca türü ise 5-8 mm uzunluğunda
kahverengi olup iki adet uzun kanadı vardır.Yuvalarını su ve yiyecek
kaynaklarına yakın yaparlar ve rotaları da bu eksendedir. Ev içinde
görülenler genelde işçi karıncaların yiyecek aramalarından kaynaklanır.
Süpürgelikler ile çatlaklarda, deliklerde, saksı içlerinde yuvalanırlar.
Koloniler halinde yaşarlar. Salmonellosis ve staphilacoc enfeksiyonlarına
sebep olurlar.
| |
KONTROL ÖNLEMLERİ:
Yürüyüş rotalarını izleyip yuvaları bulunmalı ve burada tedbir alınmalıdır.
Piyasadaki hazır pestisitler ve yemler kullanılabilir fakat popülasyon tam
olarak hedef alınmadığı için başarı şansı azdır. Profesyonel uygulayıcıya
başvurulmalıdır. Başa
Dön
|
BİYOLOJİLERİ: Siyah
kahverenkli, 2 mm boyunda katlı yapılı altı bacaklı olup vücudunda ve
bacaklarında kılları bulunur. Sıçrayan yapıdadır,dikey 20 cm, yatay 40 cm
zıplarlar. Hayvan, insan, toz ve kuş piresi şeklinde türleri vardır. Çok
çabuk popülasyon yaratır, haftada 2,000 yavruya ulaşabilir.yumurtalarını
toz, toprak içine ve zeminlere dağınık vaziyette bırakır. Uygun ısıda 8 –10
günde evrimleşerek pire olur, ısı yeterli değilse 80 –90 güne kadar uzar.
Yumurtlamak için kan emerler bu sebeple canlıya ve insana hemen anında hücum
ederler canlı üstüne çıktığı için evlere kolay taşınır, geceleri uyutmaz
ısırır, ciltte noktacıklar halinde ısırık izleri çamaşırda kahverengi
pisliğinin lekeleri gözlemlenebilir. En çok hayvanların dinlenme alanlarında
görülür ve ürerler. Tifüs ve Veba hastalığı bulaştırırlar.
| |
KONTROL ÖNLEMLERİ:
Ürediği ortamı tespit edip ilaçlamak, kedi ve köpek gibi hayvanları da
ilaçlayıp temizlemek gerekir. İlaçlar pupa döneminde etkili olmadığı için
ilaçlamadan sonra 15 gün kadar ara sıra pire görülmesi doğaldır. Daha sonra
onlarda kaybolur, bazen tekrar ilaçlama gerekebilir. Başa Dön

TAHTAKURUSU HAKKINDA BİLGİLER ;
Renk : paslı kırmızı Boy : 2- 6 mm Ezerek öldürmeniz
halinde pis bir koku yayarlar. Birden çok bulaşıcı hastalık
taşıyabilirler Genelde evlerde çekyatlar , yatak altları, dolap içleri ,
duvar çatlakları , dikiş aralarına ve yatak odaları kısımlarında
yuvalanırlar. İnsanlardan emdikleri kan ile beslenirler. Soktukları yerde
kızarıklık meydana getirirler. Genelde geceleri insanlar uykurlarken
sokarlar. Çekyatlar, yataklar, dolap içleri, duvarlar da mücadele
yapılarak problem giderilir. Kesinlikle profesyonel hizmet alınmalıdır.
Başa Dön
GÜVE HAKKINDA ;
|
BİYOLOJİLERİ: 3 mm
boylarında küçük ve oval böceklerdir. Bunlar insanlara zarar vermez ama
kişisel eşyalara, giysilere zarar verirler. Güveler hayvan kılından yapılmış
her türlü eşya üzerine yerleşirler ve yerler. (Kaşmir, yünlü, ipekli
giysiler gibi)
| |
KONTROL ÖNLEMLERİ:
Yaygın ortamlarda kontrolü için kesinlikle profesyonel bir uygulamaya
başvurmak ve ayrıca ayrıca korunmak için şahsi önlemler almak
gerekir.
Giysileri kesinlikle tavan arası, merdiven altı gibi yerlerde
saklamayın.
Temiz kutu içinde saklayın ve tam kapalı tutun.
Giysileri kullanma talimatına uygun olarak saklayın.
Kutuların içine naftalin koyun.
» ADRES Merkez Mah Havuzlu Sok No16/1
Gaziosmanpaşa / İSTANBUL
» TELEFONLAR TEL: (0212) 418 35 69 - 418 36 17 FAX: (0212)
418 35 92
» GEZİCİ SERVİS CEP: (0539) 517 53 05
» E-mail ilaclama@ilaclamaservisi.com
ilaclama@hotmail.com
» HER SEMTE 24 SAAT SERVİSİMİZ VARDIR Uygun Fiat ve Eksiksiz
Hizmet Anlayışımızla Hizmetinizdeyiz.
TEL :
(0212) 418 36 17 - 418 35 69
| | | |
|