|
SÖZLÜK TERİMLERİMİZ
Ala bula : Renga renk, Çeşitli renkte.
Ana: Yürek, Başlangıç, Ana yurt, Anne.
Ana: Vefa, cefa, Sefa, can Vatan.
Aleniyor: Dalga geçiyor, alay ediyor.
Aleniyor: bekliyor, gözlüyor.
Angut : Angıt, Şaşkın, aptal, Bir kaz.
Aplak : Dolgun yüz.
Apolit : Rürbe
Arıya saldık: Arıya gitti. boşyere gitti.
Arıstak : Tavan
Aş : Çorba.
Aş : Dağ’ın öteki yüzüne geç.
Avcar : Ekilmiş zebze
Avcarlı : Zebze ekilmiş tarla , bağ, bahçe.
Avu : Zehir
Ahular olsun : Zehir sıkıl olsun.
Bakalım balım: Düşünelim, yapabilirsek, Zaman ne gösterir.
Basta . Asidenin benzeri, helva çeşidi.
Bazlama : Bir çeşit yuvka türü.
Bekleyip kalıyor: Savsalıyor, Gititği
Yerden gekmiyor, çok yavaş oluyor.
Bıldır: Giden sene, Geçen sene.
Bıyıl: Bu sene, içinde bulunduğumuz sene.
Bişirgeç :Bikircek, Büsügeç, Çevirecek.
Belli etti: Gösterdi, Şüpe çekti, Işmar verdi, bacaladı.
Bildinmi: Hatırladın mı.
Boğon : Böyün, bu gün.
Caa : İçine Buğday, un, Saman konan bezden yapılan torba.
Çâa : Oda içinde ki banyo. Hamamlık.
Caa : Buğday, un, tahıl konan bez ambar.
Calbalamak : Sıve madeleri görürürken yalpa yapmak. Sağa sola sallanmak.
Canıkom: Gülüm, peruşum, Sevme şekli
Ceremeye soktun: Zarara soktun
Giraat . Çıban’ın içindeki irin.
Cıbıl cıbıl : Islak, Su da yürümek, Yıkanmak.
Cıncık : Cam parcası, Cam kırığı.
Cıllımak : Oyun bozanlık yapmak.
Cızgılı : Çizgili,
Cibiliyet : Soy, Çok eski sülale, geçmiş.
Cobban dere: Derin dere, iki tarafı yüksek ortası oytuk yer.
Coşkun olsun . Hareketli olsun
Çuval : El de dokunan, tahıl konan ağzı
Cuhur cuhur içmek : Tebesine dikip içmek
Cuhuru sıcaklık: Çok sıcak.
Cuk cuk İçmek: Bardak bardak atıyor.
.Culluk : Gülük, Hindi yavrusu.
Açık bir torba çeşidi.
Çenet : Çatal, Çatal ağaç, Ceviz içi.
Çiğ: Olgunlaşmamış, yetişmemiş.
Çiğ iş : Yaş iş, tehlikeli iş.
Çişil çişil: Çişen çişen, Siğim siğim, Sivim sivim, Yağan yağmur.
Çıkrık: Yün eğermiye yarıyan alet.
Çitilemek : yıkamak, Elbise dikmek
Çuval : El de dokunan, tahıl konan ağzı
Dalaş: Uyla, sataş, kavgaya başla,
Dikine aşşağı: Yukuş aşağı, bayırdan düze doğru.
Dalcınmak: Çabalamak. Oraya buraya el atmak, yakalamak, fazla almak, şaşırmak.
Zordan kaçmak gibi bir şey.
Devramel: Ay çiçeği, Güne bakan, Peygamber çiçeği, Çitlek, Çekirdek.
Dizgin : Atın ağzına geçirilen gemin iki ucuna bağlanan ip, veya kayış.
Dolama : Ayak veya el parmaklarında çıkan yara, ( aniden çıkar).
Dullama: Azarlama şekli,
Duluk : Saç kekili, Kekül.
Dürtlemek: Dürtme, Değmek, uyarmak, imballamak, teşfik etmek.
Ebe kuşağı: Gök kuşağı.
Ecer : Yeni
Eğer : şayet, lakin.
Elleşme : Dokunma.
Elettin mi: Götürdünmü,verdinmi,İlettinmi.
Enek : Elde olan. Aşşık, çekirdek oynarken dikilenlere enek denir.
Eyer : Binek hayvanının sırtına konan oturmalık.
Eyleşiyor: Eyleniyor, Dalga geçiyor,
Eyleniyor: Bekliyor.
Ferik yumurtası : Ufak tavuk yumurtası.
Gaynar : Kaynar, Sıcak.
Gara gazmit :Siyah kalın keten, sağlam ve
Ucuz basma.
Gatmer : Katmer : Açılan yuvka içine konur. İnce ince kesilir. Yiyecek.
Gece yanığı :Gece sabahaca çıkar.para
Büyüklüğünde kaşınır, kel gibi sulu olur.
Gem : Atın dizgin veya yuralı ile ağzına takılan ip, demir, zincir.
Gıı : Çağırma, Kadınlara gı, goo, Erkeklere loo derler.
Gığ : Fışkı, Koyunların yattığı yerde bıraktığı dışkının kuru şekli.
Gıt : Bez olan her şeyin kenar ucu.
Gıt mı dikiyon :Dikişin dışına çıkmak, taşmak.
Gıvrak: Hızlı, çabuk, suratlı.
Giden sene : Geçen sene
Git gidek: Gidelim gayri, şimdi biz gidelim, gitmemiz lazım.
Golon : semeri sıkı tutan karın altından geçirilerek bağlanan ip.
Gödün : Zarek tortusu.Zarek mengenede sıkılır yağı çıkar.Kalan pürüne gödün denir. Zareğin yağsız kapcığı.
Göğ : Sema, Gök yüzü.
Gön :Deri, Kılı alınmış yumuşatılmış hali.
Göynek : Gömlek, İçlik de denir.
Gözlüyor: taakkat ediyor, gözetliyor, bakıyor, bekliyor.
Guşane . kuşane, Büyük derince bir kap.
Gümbeden gidecek: Aniden, patadan gidecek, düşecek.
Haflı birisi: Şüpelelen, nem kapan, şüpeli.
Ham : Yetişmemiş meyve, Tercubesiz kişi.
Koşulmamış hayvan, İşe ilk başlayan.
Harana : Büyük tencere, Biz de kazan denir.
Haraşa: Bir yün örgüsü.
Hamıt: At, Katır, Eşeğin boynuna vurulan koşum
Haş oldu: yoruldu, bitkin hale geldi.
Havut: Su, Saman, Yem konan uzun dar, tahta veya betondan yapılır.
Havut: Devenin semeri.
Havuş olmak: Yorulmak.
Heci : Öğle değilmi, Evet değil mi.
Hedik : Fiğ, Şahman, Buğday, Nohut,
Mısır’nin kaynatılmasıdır.
Hereni : Bakır tencere.
Hezen :Çerek, tavandaki sıra ağaçlar.
Hincik : Şimdi, Şimcik, Sincik, Şu an.
Hotladın : Atladın
Hoş oldı:Güzel oldu, İyi sonuçlandı.
Hoşaydı: Güzelceydi, Hoşumuza gitti.
Ildır ışık: Aydınlık.
İlaan : leğen, Büyük kap. Bakır, aliminyum, pilastikten olur.
İncik : Şemik, Ayak bileği.
Iskarpin : Hayvan derisinden yapılan ayakkabı.
Işşık gelmiş : Ceriyan gelmiş, elektirik.
İtdirseği : Göz kapaklarında çıkan çıban.
Kara kaçan : Eşek.
Kara topraklara gark oldu gitti: Kuylandı gitti.
Kabara :Kundura çivisi.Rabtiyenin büyüğü
Kandil: İdare, Çıra, şamdan, gaz lambası.
Kavanoz: Ayran kabı, Turşu kabı, Su kabı.
Kavut: Çekilmiş bulgur ununun, pekmez ile katılmışı.
Kekrer : Ekşir, Fıkrar.
Kepaze olduk : Mahçup olduk, rezil olduk.
Keperdiler : Dermansız, halsiz kaldılar.
Ondan kelli : Ondan sonra.
Kelle : Hayvanın başı.
Kete : Börek çeşidi.
Ken küççüğü: En küçüğü.
Keylemek : Kafa çekmek
Kıkırdak : Kuyruk yağının eritilip suyu alındıktan sonra kalan kısmı.
Kıncalı : Renkli, Çeşitli renge boyanmış.
Kirtik: Azalmış, kullanılmış küçük sabun.
Kocaman : Büyükçe, iri.
Koltuğum ağrıyor : Kol altı ağrıyor.
Kovalama : Ardına gitmek, Tutmaya
Çalışmak.
Kömbe : Küle döşenerek yapılan çörek.
Köhne ellilik: Eski elli lira.
Köstü : Köstebek.
Köstek : at ve eşşeğin ayaına bağlanan ip veya zencir.
Köstek et: Ufak yap, Yuvka acanlara denir.
Kör talih : Kara talih.
Kulaç atı :İyi iş gören at.
Kuskun : Semer veya iyeri tutan ileri kaydırmayan kuyruk altıdan geçen kalın ip, deri, örme gibi bir şey.
Kuyruğu ölü: Akrep
Kümbül : patet : Patetes.
Küsüsk gibi: Etli, Şişman, Etine dolgun.
Laplak : Maplak, Ateş küreği, Köz tavası,
Lark : Aniden, birden. Larkadan yattı.
Lik lik gezdik : Boş yere dolaştık
Lin lin gezdik : İş yapmadık, boş verdik.
Löngütdek :Haylaz gezen, Sallanan, Laşka.
Maşlak : Paladan yapılan çeket. Çuvalın
Delinip kol ve baş kısmını acılınca olanı.
Maşa : Ateş tutan kıskaç.
Merkep : Eşek, kara kaçan.
Meses : Üvendire, ucuna mık, imbal takılan uzun ince deynek.
Mimber :keçinin yağlı buğarsağı, Çöz buğarsağı.
Muallim :Öğretmen.
Navrak: Bet beniz, Yüz.
Navraksız: şekilsiz, yüssüz, yüz ifadesi bozuk, suratsız.
Nooldu: ne oldu, bir şeymi var.
Noolduysa: Ne olduysa
Okla : Ohla, Oklava
Oklava : Ekmek açmaya yarıyan deynek.
Ot beli:Ateş küreği.
Ovalama :Masaj yapma, Elle krap giderme.
Oytuk: Çukur.
Öcü :Hokucu, höcü, korkutmak için söylenirdi
Palazımak :Dört dönmek, Koşturmak
Paltın : Eşeğin kuskununu tutan ip.
Papuç : Arkası açık nalin.
Pavuzat : Bekçi.
Pel pel : Bön bön.
Postal: Ayakkabı türü.
Rahmet yağdı : Yağmur yağdı.
Sabınlık : Yadanlık, İhtiyarlarada denir.
Saho : Sako, sağo, Paltodan kısa, geniş kollu ve bolca üslük
Sanıltıp durma: Dinelip durma, Dikilme, Yardım et.
Sıtkı : Sahi, doğru.
Savsalamak: Vakit gecirmek, Umursamamak.
Şahbaz : Çabuk iş yapan, Eli kıvrak.
Şöse : Asvalt, beton yol, asvalt yol.
Sedef : Nazar, Türküaz.
Sedir : Divan
Sındı : Makas.
Sırtım: Yağanım, gerim, arkam, belim.
Sipsivri : İyi sivrilmiş, ucu yontulmuş, mıh gibi olmuş.
Sivri : Ucu ince olan her şey.
Şenlendi: Yeşerdi.
Söğürme : iyi yağsız et.
Sövkeleyin : Yan yukarı.
Soypuru : Yan yan
Surahi: Su kabı
Süve : Kapının üst ve yan kısımları.
Talaş : Marangozlarda ağaç kırıntısı.
Tandırlık : Ekmek yapılan yer, Örtme.
Tatavu : Acele iş yapan.
Tavatır: güzel.
Tecelli : Kader
Telaş : Acele davranmak, kıvrak hareket, acele iş yapmak.
Tembaham : Tembihim, Verdiğim akıl.
Terma :Vücutta sulanan ve kaşınan yara.
Tuvallak : Yuvarlak.
Teyyare: Tiyari, Uçak
Tıpkı : Aynısı, tıpa tıp benzer.
Tuturuk başlı : Karışık saçlı, bakımsız saçlı.
Tuvalla gitsin: Yuvarla gitsin.
Tükendi: Bitti, harcandı, elde kalmadı.
Tökeştim: Tökezledim.
Ufalama: Küçültme, ekmeği elinde ufaladı.
Üç etek : Arka tam, ön parçalı bir etek
Türü. Bir de fesi olurdu. Altın takarlardı.
Ülüpü : Yeşil fasilye (Fasülye).
Üstünü giy :Elbiseni giy
Üşenmek : Erinmek. İş yapmamak.
Ütmek : Oyunda kazanmak.
Ütmek : Ötmek, Kuş taklidi yapmak.
Ütmek :Alev de ütülemek, Kılçıkları, dikenleri yakmak.
Velet: Çocuk
Vuruldu : Aşık oldu, Siahla öldürüldü.
Yaşlı yazı: İhtiyar şişman.
Yap yakın: Yakınca, yakında, pek yakın,
Ihı şura gibi.
Yel yarası : İnsanın aksi yerinde çıkar.
Bir sene gitmez, iz bırakır.
Yetim dürümü: Büyük dürüm.
Yılmayan : Korkmayan.
Yumuş buyurmak : Yapmasını istemek, iş e salmak.
Yumuş : Yıkamış.
Zikke : Demir kazzık.
Zembelek : Kapı kolu.
Başlık Buraya Gelecek
Bu bölüme, kendi belirlediginiz konuyla ilgili bir yazı girin.
|