|
ADIM ADIM ARASI, SAP DEĞMEDİK NERESİ.
Aralı ekilmiş yerlere söğlenir.
YÜZÜN KUYLU KAPANACAKTIM: Düşecektim.
HANA GELDİK YAĞMUT DİNDİ.
İki kessek bir taşa bedel.
Basiretim bağlandı.
Hastayı gösterdim beni öldürdü.
Elim ayağım dolaştı.
Öküzün malama yediği gibi
Komşunda kötü çıkar,Galesi seni sıkar.
Ürküt ürküt köyün kötüsünü al.
Oğlağı ile ot yemedik, Kuzuyla süt görmedik. Kaman'da yağan karın soğuğu Karıncalı da eser.
Kaman'da yağar soğuğu Karıncalıya düşer.
Atmayan tüfek olmaz.Gitmeyen karı olmaz
İyi kullanırsanız, iyi anlatırsanız olur.
Geçen ayda kaçan ayda aynı.
Yüreğin sıcaklığı ortayı sardı.
Komşuda bişer bize de düşer.
İki kadeh atalım : İçelim.
Üç dört bira yuvarladım: İçtim.
Küt diye vurdum yattım: Uyudum.
Kafayı vurdum yattım: Uyudum.
Göz gözü görmüyordu: Karanlıktı.
Terlikleri geçirdim: Terlikleri ayağıma giydim.
Tanziki mesane sıkıştırdı : Çişim geldi.
Kan alım da gelim : Çiş edim, İşeyim, çöğdürüm, akıdım, Tüvalete gidim.
Tipiden yürüyemedim : Karmaşıktı bakamadım.
Bakkala borcumu verim : tuvalete gidim.
Ayağa gidim de gelim: Tüvalet edeyim.
Ağzını açacak hayrı kalmamış :Yorulmuş, bitkin düşmüş.
Bak bak der, bakmazsa tokatlarmış.
Yazın yanar, kışın donar. B M C alan
s..me onar.
Dikili soğan, Sayılı sarımsak.
Sabit belli duran ilerlemez.
Kırşehir Yerel Kültürü ve
''Topraksız Alkan''
Yıllardır memleketinden ayrı bu şair,
memleketinin telaffuzu olan Kırşehir ağızıyla bize vatanı, gurbeti, sılayı yazmış. Zamanla yitirilen değerleri değişen fiziki şartları işlemiş şiirlerinde. O niye şiir yazdığını anlatamaz size ama şu gözel dörtlükte şiir macerasını açıklar.
,,Aşkın tarlasına madımak ektim.
Getirdim kanıyla harmana döktüm.
Gönül yaylasına bilezik çektim.
Sesim yankılanır gelir kendime ,,
Topraksız Alkan yurdunda yaşayan bir çok
ozandan daha bağlıdır memleketine, çalıştığı
gurbette çoluk çocuğuyla mutlu bir hayat
sürerken çocukluğunun geçtiği yerlerdeki
bozulmaya uzaktan şahitlik eder.
Gezdiği gördüğü yerlerden etkilenir, olaylardan ibret alır. İnsanları uyarırken hepsine milliyet ayırmadan baba şefkati duyar. Avrupa izlenimlerini ve Kırşehir anılarını aynı şiirlerde içiçe başarıyla işler.
Uzaklarda çalışırken gönlünde hep köyünün
özlemi vardır.
Elim boşalsa da köyüme gitsem.
Dağlarında yine at, öküz gütsem.
Kınalı Kekliğin taklidin etsem.
Ötüşüme cevap gelir uzaktan.
Fakat köylerde eski canlılığın bereketin
izi yoktur.
Yaylamıza bakar iydeli dağı.
Yeniyapan, Terzi Ali ortağı.
Yamaçlarda olan tarlayı bağı.
Eken yoktur tanınmıyor bozlaktan,,
Eski sevdalılara rastlanmaz:
Ocağın üstüne koyardı sacı.
Domates böreği gönül ilâcı.
Tarhana pişiese naneli acı.
Kınalı ellere yakışır derdim,
Topraksız Alkan memleketinin her ozanı gibi
güzele tutkundur, güzeli sever ve şiirlerin de
onlarada selam gönderir.
Sırma saçlım zaten düşünür bizi.
Tarladan dönerken bakışır derdim.
Taşların üstüne dökünce tuzu.
Koyunlar kuzular akışır derdim,,
İzine gelmek için yaz tatilini iple çeker.
Burnunda buram buram tüten hasret
kokusuyla özlediği köyünü;
Kekliğin azalmış, bulunmaz turaç.
Yokluğun üzüntü koyarmış köyüm.
Bir yanın meşelik bir yanın kıraç.
Arkasını dağa dayarmış köyüm,,
Orta çeşmen şırıl şırıl aktıkça.
Gövnük gövnük hasretliğin yaktıkça.
Her sene izinde sana baktıkça.
Topraksız Alkan'ım doyarmış köyüm. ,,
diye anar.
Her istediğinde gidip göremediği
memleketi için;
Kekliğin mekânı dağda olmalı.
Felek yüzümüze niye gülmedi.
Gözü yolda ise niçin gelmedi.
Gurbet ili sıla tuttum gidemem. ,,
diye de ekler.
Yok olan kültürel değerlerden eski Kırşehir
yemeklerini bir dörtlüğünde şöyle işler.
Bitik pekmez, kabaklıyla balbaşı.
Dolma, köfte, plav, tarhana aşı. Çölmekte keşkahla bir arabaşı.
Vardı ama şimdi hepsi yok oldu.,,
Kırşehir ve çevresindeki türbelerde
yatan ulu kişileri de şiirlerine konu alan
şair Ahi Evran, Aşık paşa, kaya şeyh ve
Hacı Bektaş'ı şiirlerinde sitayişle anar.
Ahi Evran için:
Yalandan uzak durmussun.
Daim doğru yol görmüssün.
Kurbaları susturmussun.
Dediler ben sana geldim.
Topraksız Alkan'ım hatır.
Sayan bir zat al da götür.
Senin için oldu yatır.
Ondan ben türbene geldim,''der.
Seni sayıkladım şiirinde:
Kuşlarla şarkı söylediğin gün.
Seni sayıkladım seni düşündüm.
Gözlerime uyku girmedi üç gün.
Seni sayıkladım seni düşündüm.
Topraksız Alkan'ım haberi saldım.
Sevindim, üzüldüm, düşündüm daldım.
Gerçekler karşısında çaresiz kaldım.
Seni sayıkladım seni düşündüm.
Lirik bir halk şairi edası vardır.
Memleketin yaylalarında ıssızlığı işleyen
şu dörtlüklerinde de çağdaş bir Bayburtlu
Zihni tavrı görülür.
Deresine indim bakındım arga.
Kuzuyu çobana katmıyan gitmiş.
Ötmüyor kuşları görünmez karga.
Alçaktan yüksekten atlayan gitmiş.
Issız yaylalarda kim duyar yeli.
Bülbülü ötmüyor suskundur dili.
Açılmış çiçekler dökülmüş gülü.
Zamanlı zamansız çatlayan gitmiş.,,
Memleketin güzellerine özlemini
Kürk yaptırdım sana aşkın gönünden.
Seher ile saldım kıble yönünden.
Ipıl ıpıl gözlerimin önünden.
Yâr hayâlin geldi geçti bilesin. ,,
dört lüğünde dile getirir.
Son olarak şairin dileğine katılıyor:
Gönülden dillere eyledim hitap.
Alında okuyun beni dostlarım.
Aradım, derledim, yaptırdım kitap.
Bulun da okuyun beni dostlarım ,,
çağrısının karşılık bulacağına inanıyoruz.
İsmail Özkasap
|