|
Haftanın yazıları arşivine gitmek için tıklayınız.
DELİ GIZ
Şaşdere'den aşağı,Hasan Paşa Köprüsü üzerinden Mınayik'e giden yolun Pağnik Öreni(yazar Pağnik Ören'i olarak büyüklerimizin Eskiköy diye adlandırdığı çaya yakın mevkiyi tarif ediyor.A.K.) denilen çağıl yığınlarının yakınında,yolun kıyısında küçük bir çağıl yığını daha vardı.Yoldan geçenler buraya üç taş atıp dileklerini söyler geçerlerdi.Bu çağıl yığınının adına "Deli Gızın Mezeri" derlerdi.Öyle söylerler ki,Pağnik köyünün burada olduğu dönemde içe kapalı,biraz da çirkin bir kızcağız çok yakışıklı bir delikanlıya gönlünü kaptırmış.Bu duygu yıllar geçtikçe büyümüş,içinde bir mangal ateş olmuş. Yandıkça yanmış,derdini kimseye açamamış. Açamamış çünkü "Öyle yakışıklı bir oğlan benim gibi bir çirkini nede?" diyerek,aşağılık duygusunu yenememiş.Oysa, "Derdini söylemeyen derman bulamaz" atasözü boşuna mı söylenmiş. Herkes gibi,dönemi gelince delikanlı da evlenmiş. Çirkin kızın kendisi hakkındaki duygularını ne bilsin? Boşuna mı,"tavşan dağa küsmüş, dağın haberi yok" demişler! Ağıllı uslu yaşamını sürdüren delikanlı çoluk çocuğa karışmış.Delikanlının yaşamındaki her mutluluk çirkin kızın içindeki ateşi büyütmüş. Ateş başa vurmuş,dışardan bakanlar içinde ne var diye düşünmeye bile gerek görmeden kızcağızın adını "DELİ GIZ" koymuşlar. Kim ne derse desin tartıp düşünecek, etki ve tepki gibi duyguları unutan Deli Gız,bu dere benim,şu kaya senin diye yörenin çay boylarında dolaşır olmuş. Bir süre görünmez olmuş,sözünü ettiğimiz yerde bu çağıl yokmuş ama bir ağacın gölgesinde deli gızı hasta yatar bulmuşlar. Delisi olduğu oğlanın tarlası olan bu yerde bir eski çarık atıntısını gögsüne basmış yatarmış. Çarığın kimin olduğunu kimse düşünmemiş ama Deli Gız biliyormuş. Başına üşüşenlerin şamatasına gözlerini açmış ve en akıllı sözünü söyleyerek, "Beni buraya gömün, benim muradım olamadı,geçenler mezarıma üç taş atsın,onların muradı ola" diyor, gözlerini sonsuza dek yumuyor.Şimdi göl altında kalan bu çağılı,muratları olsun diye balıklar taşlıyormuş.(Kaynak:Yöresel)
Bu yazı aynen İsmail Nazım BEYDEMİR'in "Yöresiyle Ağın" isimli eserinden olduğu gibi aktarılmıştır.A.Karahan
Yukarıdaki gazete küpüründe verilen Hüseyin Dede'nin konuşması ve Fikret OTYAM'ın Fırat üzerinde ki Recep Evişen (Şamırdik-İrecep Dayı-Boççik Ahmet dayı'nın Babası) ile olan maceralı yolculukları seri kitaplardan "OY FIRAT ASİ FIRAT-GİDE GİDE-8?" adı altında yayınlanmıştır.O kitaptan bir adet bende bulunmaktadır.
Kaşpınar Köyü
Köyle ile igilili olarak en temel sayılabilecek kaynak aşağıdaki gibidir:
COĞRAFYA:
1954 Yılında kurulmuştur. Arapgir, Kemaliye, Çemizgezek ve Keban İlçeleri ile komşudur. Yüzölçümü 268 Km2, kıyı şeridi 70 km dir. Ağın, Elazığ ilinin kuzey batısında bulunup, ile yaklaşık 85 km uzaklıktadır. Yüz ölçümü 268 Km2 dir. Rakım 955-1005 arasında değişmektedir. Ağın çevresi, genelde bir plato özelliği gösterir. Bu platolar, yükseltileri 3000 m.yi geçen Munzur Dağlarının güney yamaçlarından Keban Baraj gölüne doğru gittikçe yükselti kaybeden ve basamaklı bir yapıdaki platoların baraj gölü çevresindeki en alçaklarına tekabül eder. Ağın İlçe merkezi Ortalama 900-1100 m. arasında uzanan bu alçak plato yüzeylerinin ve kuzeyden gelen Beyelması Deresi'nin ve batıdan gelen Akpınar derelerinin Keban Baraj Gölü'ne ulaşmadan hemen önceki tabanlı vadilerinin içinde kurulmuştur. Aynı zamanda bu kısım, bu iki derenin birleşmesiyle oluşan Ağın Deresi'nin kazdığı vadiyi günümüzde Keban Baraj Gölü'nün doldurmasıyla meydana gelen körfezin kuzeyinde yer alır. Keban Baraj Gölü'nün yapımıyla ilçe yarımada görüntüsü kazanmıştır. Tarihçe Eski Kaşpınar ve çevresinin tarihteki yeri: Arkeoloğ Richard P.Harper başkanlığında 1968 yılında Pağnik Öreni, Roma Kalesi ve Tunç Çağı Höyüğü'de yapılan kazılarda, ilk Tunç Çağına dek inen kalıntıların yanında bir mezar, Roma Kalesi'de üç kule, çeşitli sikkeler, yazıtlar, kıymetli taşlar ve seramikler bulunmuştur. Köyün evresi ise şöyle: Yaşlı kişilerin anlattığına göre, Arapkir'in Onar Köyü'nden gelen aileler, ilk önce "Eski Köy" ü, daha sonra da baraj gölü altında kalan köyle birlikte nehir kenarındaki mahalleyi kurarlar. 1800'lü yıllarda nehir kabarır ve mahalle su altında kalır. Bu olay üzerine aileler köye taşınırlar, böylece köy kurulur. Kaşpınar 1900'lü yıllarda 80 hane iken, cumhuriyet döneminde halkın kentlere göç etmesi sonucu 40 haneye kadar düşmüştür. 1971'de baraj gölünün oluşması sonucu, köyün tümü, topraklarınında %90'ı sular altında kaldı. Halkın büyük bölümü çevre illere yerleşti, bir kısmı da Ağın-Elazığ yolunun geçtiği platoda, köyün merası olan "Dağun Ağacı" denilen yerde 18 hanelik yeni Kaşpınar Köyü'nü kurdu. Köyde halen yaşlı birkaç aile dışında kimse yoktur.
EKONOMİ:
Türkiye genelinde "-kırsal kesimde- geçerli olan söz, Kaşpınar içinde söylenebilir: "Köyde aklı kullanmaya ne gerek var, sabah komşuna bakarsın, o ne yapıyorsa sen de: -uydum imama, der ve aynısını yaparsın." Yani bir eşek, bir çift öküzle kara sabanın ardında ömür boyu gider gelirsin. Tahıl ağırlıklı olan tarımsal üretimin ufku geniş olmadığından, sizi kapalı ekonomik düzen içinde kalmaya zorlar. Böylece bütün uğraşlar, ailenin yıllık geçimini sağlamadan öteye geçemez. Bu çerçevenin dışında, ipek böcekciliği, -pek az da olsa- çevre köylerden ceviz, badem, çir, dut, çekirdek toplayarak, il toptancı esnafına satan ve artı değerler elde etme uğraşı içinde olanlar da vardır. Halen de çerçeve pek farklı olmamakla birlikte, çeşit çoğalmış, kalite yükselmiş, araç ve gereçler görece modernize edilmiş, ancak birkaç yaşlı kişi dışında çalışabilecek genç kalmamış ve büyük kentlere göçülmüştür. Kültürel ve Sosyal Durum Köye cami dışında kültürel bir kurum olarak ilkokul, Köy Enstitüleri ile geldi. Böylece, köy çocukları Ağın İlkokuluna gidip gelmekten kurtuldu. Ayrıca öğretmenin radyosu ve yabancı olarak ailesi, kapalı kutu içinde olan köylünün ufkunu biraz genişletti. Sosyal ilişkileri daha da pekiştirdi. Köylüler, işten arta kalan zamanlarını, köyün kapısı açık biricik komşusu "Şoför Emi'nin (Hacı Mehmet Doğan)" komşular ve yabancılar için sürekli açık tuttuğu odasında sohbet ederek değerlendirir ve sabah namazında yine buluşmak üzere, yatsı namazının ardından evine dağılırdı. Şoför Emi'nin evi, köye her gelen görevli devlet memuru ve diğer yabancı kişiler için de "doğana beşik, ölene tabut" misali bir yerdi. Şu kadar ki, kışın yatılı gelen konuklardan Şenpınar'lı tahsildar Naim Ertürk dahi, yerini daralttıkları için, sabah namazına gelenler: -Yahu komşular! Sizin eviniz kilisemi ki, sabah namazına bile buraya geliyorsunuz? dedirtecek kadar çileden çıkardığını anlatıp gülerlerdi. Baharın rehaveti, güneşli duvar diplerine kümelenen köylülerin üzerine çökmüştür ama espriler, yarenlikler, kışı arkada bırakmanın keyfi genel havaya hakimdir. Bu sırada, Dağın Ağacı'dan inmekte olan, uzun boyu, gösterişli yapısı ve boynunda asılı davuluyla Şenpınar'lı Cancik Ahmet (Dirican), komşu köylerden bir genci evlendirip geri dönerken, kümeye katılmış ve düğün şenliğini anlatmaya koyulmuştur. Sohbet sürerken, duvarın dibinde oturan köyün gün görmüş yaşlılarından Fehmi Ağa (Karahan): -Yahu Ahmet Ağa! Artık bu davulu çalmak sana yakışmıyor, der. Cancik'de: -Ya, Fehmi Ağa! Bende biliyorum, bu davul bana biraz küçük, daha büyüğünü sipariş ettim, inşallah öbür gelişimde onu çalacağım, yanıtıyla herkesi kahkahaya boğar. Yeni Kaşpınar'da, kurulduğu yıllarda açılan ilkokul, öğrenci yokluğundan 1977'de kapandı. Köyden yetişen gençler, büyük merkezlere göçüp yaşam kavgasına karışıyorlar. Bu göçenlere büyük yardımcı, sağlık yönünden Fırat Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr. İdris Nadi ASLAN, iş bulma yönünden, Yargıtay VI.Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Nurettin DOĞAN, Hukuki anlaşmazlıkları (özellikle Keban Barajı istimlaki) yönünden merhum Av. Cevdet ÖZDEM, askerlik yönünden Alb. Bahri KARATAŞ gibi her meslekten kişiler bulunmaktadır. Yeni Kaşpınar Köyü, eski köye nazaran insan gücü yönünden fakir, ama imkan yönünden zengin durumda. Yaz aylarında tatillerini geçirmek ve yaşlı yakınlarını ziyaret etmek maksadıyla gelen gurbetçiler, hem köyü şenlendiriyorlar, hem de yakındaki gölden deniz ihtiyaçlarını tatmin ediyorlar. Böylelikle kültürel trend de yükseliyor. Ömer Nurettin DOĞAN (Bu yazı Mehmet ORHAN tarafından kaleme alınan Dünden Bugüne Ağın isimli eserden alınmıştır.)
|
|
|
|
|
|
|
Kaşpınar, Ağın
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Kaşpınar, Türkiye
Elazığ
Bilgiler
Nüfus 39 (2000)
Posta Kodu 23960
Alan Kodu 0424
Coğrafi Bölge Doğu Anadolu Bölgesi
İl Elazığ
İlçe Ağın
Köy Muhtarı Şükran Doydu
Kaşpınar, Elazığ ilinin Ağın ilçesine bağlı bir köydür.
1 Tarihi
2 Kültür
3 Coğrafya
4 İklim
5 Nüfus
6 Ekonomi
7 Muhtarlık
8 Altyapı bilgileri
9 Dış bağlantılar
Tarihi:Eski Kaşpınar ve çevresinin tarihteki yeri: Arkeoloğ Richard P.Harper başkanlığında 1968 yılında Pağnik Öreni, Roma Kalesi ve Tunç Çağı Höyüğü'de yapılan kazılarda, ilk Tunç Çağına dek inen kalıntıların yanında bir mezar, Roma Kalesi'de üç kule, çeşitli sikkeler, yazıtlar, kıymetli taşlar ve seramikler bulunmuştur. Köyün evresi ise şöyle: Yaşlı kişilerin anlattığına göre, Arapkir'in Onar Köyü'nden gelen aileler, ilk önce "Eski Köy" ü, daha sonra da baraj gölü altında kalan köyle birlikte nehir kenarındaki mahalleyi kurarlar. 1800'lü yıllarda nehir kabarır ve mahalle su altında kalır. Bu olay üzerine aileler köye taşınırlar, böylece köy kurulur. Kaşpınar 1900'lü yıllarda 80 hane iken, cumhuriyet döneminde halkın kentlere göç etmesi sonucu 40 haneye kadar düşmüştür. 1971'de baraj gölünün oluşması sonucu, köyün tümü, topraklarınında %90'ı sular altında kaldı. Halkın büyük bölümü çevre illere yerleşti, bir kısmı da Ağın-Elazığ yolunun geçtiği platoda, köyün merası olan "Dağun Ağacı" denilen yerde 18 hanelik yeni Kaşpınar Köyü'nü kurdu. Köyde halen yaşlı birkaç aile dışında kimse yoktur. Son yıllarda tersine göçte başlamış ve emekliliğini geçirmek ve ilkbahardan sonbahara kadar kalmak amacıyla yeni birçok evde yapılmaya başlanmıştır.
Kültür:Köye cami dışında kültürel bir kurum olarak ilkokul, Köy Enstitüleri ile geldi. Böylece, köy çocukları Ağın İlkokuluna gidip gelmekten kurtuldu. Ayrıca öğretmenin radyosu ve yabancı olarak ailesi, kapalı kutu içinde olan köylünün ufkunu biraz genişletti. Sosyal ilişkileri daha da pekiştirdi. Köylüler, işten arta kalan zamanlarını, köyün kapısı açık biricik komşusu "Şoför Emi'nin (Hacı Mehmet Doğan)" komşular ve yabancılar için sürekli açık tuttuğu odasında sohbet ederek değerlendirir ve sabah namazında yine buluşmak üzere, yatsı namazının ardından evine dağılırdı.
Yeni Kaşpınar'da, kurulduğu yıllarda açılan ilkokul, öğrenci yokluğundan 1977'de kapandı. Köyden yetişen gençler, büyük merkezlere göçüp yaşam kavgasına karışıyorlar. Bu göçenlere büyük yardımcı,sağlık yönünden Fırat Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr. İdris Nadi ASLAN, iş bulma yönünden, Yargıtay VI.Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Nurettin DOĞAN, Hukuki anlaşmazlıkları (özellikle Keban Barajı istimlaki) yönünden merhum Av. Cevdet ÖZDEM, askerlik yönünden Alb. Bahri KARATAŞ gibi her meslekten kişiler bulunmaktadır.
Yeni Kaşpınar Köyü, eski köye nazaran insan gücü yönünden fakir, ama imkan yönünden zengin durumda. Yaz aylarında tatillerini geçirmek ve yaşlı yakınlarını ziyaret etmek maksadıyla gelen gurbetçiler, hem köyü şenlendiriyorlar, hem de yakındaki gölden deniz ihtiyaçlarını tatmin ediyorlar. Böylelikle kültürel eğilim de yükseliyor.
Coğrafya:Elazığ iline 83 km, Ağın ilçesine 2 km uzaklıktadır. Keban Baraj Gölü'nden önceki Kaşpınar'ın sınırları: Doğusunda Fırat(Karasu), batısında Ağın Merkez ilçe, kuzeyinde Şenpınar Mahallesi, güneyinde Dürümlü Köyü vardı. Köy, baraj oluşunca sular altında kaldı. Yeni kurulan Kaşpınar Köyü, Ağın'dan Feribot İskelesine giden yolun kenarında, göl kıyısındadır. Kaşpınar'ın eski adı Pağnik tir.
İklim:Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.
Nüfus:Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 39
1997 38
Ekonomi:Türkiye genelinde "-kırsal kesimde- geçerli olan söz, Kaşpınar içinde söylenebilir: "Köyde aklı kullanmaya ne gerek var, sabah komşuna bakarsın, o ne yapıyorsa sen de: -uydum imama, der ve aynısını yaparsın." Yani bir eşek, bir çift öküzle kara sabanın ardında ömür boyu gider gelirsin. Tahıl ağırlıklı olan tarımsal üretimin ufku geniş olmadığından, sizi kapalı ekonomik düzen içinde kalmaya zorlar. Böylece bütün uğraşlar, ailenin yıllık geçimini sağlamadan öteye geçemez. Bu çerçevenin dışında, ipek böcekciliği, -pek az da olsa- çevre köylerden ceviz, badem, çir, dut, çekirdek toplayarak, il toptancı esnafına satan ve artı değerler elde etme uğraşı içinde olanlar da vardır. Halen de çerçeve pek farklı olmamakla birlikte, çeşit çoğalmış, kalite yükselmiş, araç ve gereçler görece modernize edilmiş, ancak birkaç yaşlı kişi dışında çalışabilecek genç kalmamış ve büyük kentlere göçülmüştür.
Muhtarlık:Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.
Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
2004 - Şükran Doydu
1999 - Feyzi Uzunoğlu
1994 - Süleyman Karadağ
1989 - Hüseyin Selçuk
1984 - Hüseyin Selçuk
Altyapı bilgileri:Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Dış bağlantılar:Yerelnet
Bir köy hakkındaki bu taslağı geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz.
Ağın belde ve köyleri
İl: Elazığ ; İlçe Merkezi: Ağın
Beldeler: YOK
Köyler:
Altunayva | Aşağıyabanlı | Bademli | Bahadırlar | Balkayası | Beyelması | Demirçarık | Dibekli | Kaşpınar | Modanlı | Öğrendik | Pulköy | Samançay | Saraycık | Yedibağ | Yenipayam
"http://tr.wikipedia.org/wiki/Ka%C5%9Fp%C4%B1nar%2C_A%C4%9F%C4%B1n"'dan alındı
Sayfa kategorileri: Türkiye'nin köyleri taslakları | Ağın belde ve köyleri
|
|