kaspinar.sitemynet.com
Kaşpınar Köyü Köyümüzden Haberler Köyümüzden Anılar Foto Albüm Eski Köyden Fotoğraflar Yeni Köyden Fotoğraflar Bağlantılar Sevdalısı olduğumuz İlçemiz Ağın'dan... Evlenme,Doğum ve Vefatlar AĞIN DERGİSİ'nden... Aileler ve Adresler Telefon Rehberi Köyümüzden Yetişenler Haftanın Yazısı Haftanın Şiiri TARİHÇE

Köyümüzden Anılar

Fotoğraf sayfalarımıza bu linkten ulaşabilirsiniz.

Bu sayfada köyümüzden anılar yayınlanacaktır.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Merhum Necati GÜLER anısına: KİŞİSEL,HATIRA,ANMA VE ZİYARETÇİ DEFTERİ...(Tıklayarak anı veya duygularınızı ekleyebilirsiniz)

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

REMZİ ARSLAN-KİŞİSEL, HATIRA,ANMA VE ZİYARETÇİ DEFTERİ...(Tıklayarak anı veya duygularınızı ekleyebilirsiniz)

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

MEHMET KARAHAN-KİŞİSEL,HATIRA,ANMA VE ZİYARETÇİ DEFTERİ...(Tıklayarak anı veya duygularınızı ekleyebilirsiniz)

Mehmet KARAHAN(Özgeçmiş ve fotoğraflar)

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Bir gün izine gelmiştim,Süderek'li Gale Kivre yün satmaya Ağın'a gitmiş fakat satamamış, bana sat dedim ancak şu anda parasını ödeyemem bunun üzerine olur dedi ve parasını bilahare ödemek üzere yünleri bana verdi. İzinim bitti ve yün parasını ödeyemeden köyden ayrıldım.Gurbette yün parasını ödeyememiş olmak beni rahatsız etmeye başladı ve bu arada da bayram gelmişti. Bir kart atayım dedim, aynen "Bay Gale Kivre Süderek Köyü Ağın/Elazığ - Yün parasını izine geldiğimde ödeyeceğim,Selamlar." yazıp gönderdim. O tarihe kadar hayatında hiç mektup veya kart almamış olan Gale Kivre çok sevinmiş ve izine gittiğimde o yünlerin parasını almadı.

Mehmet KARAHAN'dan(Merhum)Naklen(6-5-2008):

ÖMER YORULMAZ'DAN HATIRALAR...
(AŞAĞIDA Kİ DUYGULU YAZILAR ÖMER DAYININ AİLESİ TARAFINDAN GÜROL YALÇIN ABİYE GÖNDERİLMİŞTİR.)

Yaralı yürek nazlıdır,
Aslımı sorarsan ELAZIĞ'dır.
ELAZIĞ dedikleri düz ova,çöldür
Havası hoştur ama kışı boldur.
HARPUT dedikleri bir dağın başı
Orda yatıyor evliyalar başı
yanına almış yedi kardeşi.

Beş yaşında BEYELMASI'ndan ayrıldım
KAŞPINAR'da durdum
20 yaşında bir yuva kurdum,
Eker biçerim çeliktendir orağım
Şimdi ise GÜNGÖREN oldu sonki durağım.
GÜNGÖREN'e yaptılar ecel harmanı,
Kimsenin konuşmaya kalmamış mecal dermanı
Bize de böyleymiş feleğin fermanı.

GÜNGÖREN'in üstü bağlar
Gelin söyler,kızlar ağlar
Bağımızı dolu vurdu,
Meyve verecek çağlar.

Of dedim,of dediler
Ne derdi çok dediler
Şu dünyada bir gün güldüm
Hiç derdi yok dediler.

Baba der,naçar ağlama
Gündür geçer ağlama
Bu kapıyı kapayan Hüda
Bir gün açar ağlama.

Gökte yıldız üç gider
Kervan kalkar göç gider
Bu dertlere düşenin,
Yazı bile kış gider.

VAHŞEN'liye telbis ettiresin,
HOZAKPUR'luya nohut ektiresin,
EKİREK'liyi katil ettiresin,
ANDİRİ'liye kavun ektiresin,
AĞIN'lıya tıraş ettiresin,
APUŞMA'lıya taş kırdırasın,
SARACIK'lıya üzüm sattırasın,
HÖRENEK'liye yemin ettiresin,
KOPİNİK'liye çeşme yaptırasın,
MINEYİK'liye odun kırdırasın,
HIDIRÖZ'lüye saman sattırasın,
PULUR'luya tırpan attırasın,
SÜDEREK'liye çalım sattırasın,
PANİK'liye gemicilik yaptırasın,
ÖZER'le FAHRİ'ye de laf attırasın.

Anadan öksüzüm,babadan yetim,
Bir derde düştüm bilmedi hekim,
Suya gidenin elinde olur testi
Yüce dağ başında bir rüzgar esti
Ümidimi sıladan kesti
Bize de böyleymiş feleğin kastı.


Cennet bağının gülü solmaz,
ALLAH diyen mahrum kalmaz,
ALLAH adın uludur
Emrin tutan kulundur,
ALLAH adın dillerde
Sevgisi gönüllerde
Şol karanlık yerlerde
ALLAH diyelim ALLAH.
Kocayıp ben göçmeden
Melül mahsun bakmadan
Teneşire yatmadan
ALLAH diyelim ALLAH.
Deli ÖMER ölünce,
Varıp kabre girince,
Rabbin kimdir deyince.
ALLAH diyelim ALLAH.

Bu dünya bir gemidir,
Akıl yelkeni fikir dümeni
Ey insanoğlu kullan aklını göreyim seni.
15 inde delikanlılık bağıdır,
20 sinde askerliğin çağıdır,
30 unda zannedersin eritilmiş bir tereyağıdır,
40 ında aklı gelir başına,
50 sinde yağı katar aşına,
60 ında sızı iner dizine,
70 inde perde gelir gözüne,
80 inde beli buhu bükülür,
90 ında toprak gel gel diye çağırır,
100 ünde savrulmuş bir harmana benzer.

GETİR TESTİYİ SULAR DOLSUN,
BAĞIN BAHÇENİN GÜLLERİ SOLSUN,
BU SÖZLERİM SİZE YADİGAR OLSUN,
SÖYLİYECEK SÖZÜM ÇOKTUR AMA
ÖLSEM AĞLAYACAK KİMSEM YOKTUR.

Ömer YORULMAZ(Pisik Ömer Dayı)

Esat GÜZEL(Pulur'lu İhsan GÜZEL'in oğlu) (Mehmet Karahan'dan) (6-5-2008):

Yıl:1980,Pulur'lu İhsan GÜZEL ile Mehmet KARAHAN ortak olarak Elazığ'da Heykel civarında küçük bir dükkanda halı ticareti yapıyorlar.Bir gün yanında bir adam ile Mehmet Amca dükkana geldiler,adam bir halı beğendi ve araba parası yokmuş,araba parasını da verip gönderdik.Daha sonra Mehmet Amca bu adam kimdi diye sordum,Kuzu dedi,adı adresi nedir dedim, "Adını adresini bilmim, Baskil'li Kuzu işte" diye cevapladı.

Köyümüz ile ilgili her türlü yazı,resim ve dökümanı bana göndermeniz halinde bu sayfalarda yayınlamam mümkün olabilir...

Mehmet KARAHAN'dan(Merhum)Naklen(6-5-2008):

Hakkari'deyim.Tayinim çıktı,ayrılacağım fakat kışlık odunu da almışım,önce parayla satayım dedim kimse almadı,sonra bedava alın bari yük edip götümeyeyim dedim,gene kimse almadı. Bende kapının önüne sobayı kurdum,tıka basa sobayı doldurdum,kalan odunlarıda yanına yığdım ve sobayı ateşleyip ayrıldım.

Mehmet KARAHAN'dan(Merhum)Naklen(6-5-2008):

İstanbul'dayım,izine köye geldim ve dönme zamanı geldi.Köylüler herkes bir şeyler getiriyor İstanbul'da ki yakınlarına götürmem için.Gelenleri yüklendim ve Elazığ'da trene kadar binbir zahmetle ulaştım.Yolculuk başladı,tren İstanbul'a yaklaştı(sanırım İzmit civarları),şeytan dürttü.Acaba bu çıkınlarda ne var diye?Bir çuvalı açtım ki içi ÖLLÜK(toprak) dolu,vay bunu gönderenin de buralara getireninde... deyip camı açıp çuvalla beraber dışarıya savurdum.

AHMET KARAHAN'DAN(İsmail Beydemir):

1968 ile 1972 yılları arasında (yılı tam hatırlayamıyorum, ailece çaya balık tutmaya gitmiştik.Babam dinamit atacak bizlerde balıkları toplayacak ve pişirip yiyerek piknik yapacaktık.O arada yanlış hatırlamıyorsam 2 veya 3 kişi yanlarında yüklü bir eşek ile karşılardan(Kepir tarafından) geldiler.Ağın'a gidiyorlardı. Bu kişilerden biri, sonradan büyük bir şair, müzik, düşünce ve yazın adamı olduğunu öğreneceğim İsmail Beydemir'di.Babamın iyi bir ahbabı idi. Yakın zamanda yitirdiğimiz usta gırnatacı iyide bir avcıydı.Tanrı'dan rahmet diliyorum.Büyük bir filozof idi.Bir seferde babamla birlikte Malatya veya Elazığ'dan köye gidiyorduk Saraycık'ın başında gene Merhum İsmail Beydemir'e denk geldik ve arabamıza alıp Ağın'a kadar götürmüştük.O aynı zamanda tam bir gezgin idi.Benim büyük bir hayranlık duyduğum insandı.

AHMET KARAHAN'DAN(Fuat ERBEN):

Köyümüzün Öğretmenlerinden merhum Fuat ERBEN hocamızın oğlu Hasan ERBEN Ana sayfamızdaki Konuk Defterine duygularını yazmış,okuyunca bir kaç satırlada olsa Fuat Hocamızı burada anmak istedim.Yıllar önce 1962 veya 1963 yıllarıydı sanıyorum.Babamın tayini Hakkari'ye çıkmıştı ve bu arada da bir rahatsızlık geçirmişti,bu sebeple biz o kış köyde kalmıştık.Bende daha henüz 5-6 yaşında iken kayıtsız olarak 1.sınıfa devam etmiştim. Benim en iyi arkadaşlarımdan biri Fuat hocamızın oğlu Şakir idi.Biribirimizle akran olmamız sebebiyle herhalde.Daha sonraki yıllarda Keban Barajı gündeme gelince ve istimlaklar başlayınca hocamızın yazdığı köyümüzle ilgili şiirler dilden dile dolaşmıştı.Bu şiirlerden bir kaç adeti bende mevcut bulunmakta, onları sayfalarımıza yakın zaman da yerleştireceğim.Bu vesileyle Fuat Hocamıza Tanrı'dan rahmet diliyorum.

MEHMET KARAHAN'DAN(Embergeli Bacı):

Babam(Mehmet Karahan) anlatıyor:Köyümüzde bir Embergeli bacı vardı(Allah rahmet eylesin), bir gün köyde birisi koyun veya dana kesmiş ve parayla satıyormuş.Dedim ki git biraz satın al ben parasını veririm.Daha sonra baktım ki Embergeli bacı koyunun neredeyse yarısını almış,ğhatekleyip gitmiş. Bende izine gelmişim bir kaç gün sonra döneceğim. Sen böylemi yaparsın deyip etin parasını ödemeden gittim.Artık sonradan ne yaptı bilmiyorum.

AHMET KARAHAN'DAN(Süleyman Çeje)26-12-2007:

Çocukluğumda köye çerçiler gelirdi....Benim hatırladığım bir Gıldirik kivre,birde Süleyman çeje idi. Süleyman çeje'nin bir atı vardı ki küheylan gibi,bazen caminin önündeki ağaçlık(dutluk) alana bağlardı ve satışını gene cami önünde gerçekleştirirdi.Bazen de satışını Ömer Dayı'nın(Karadağ)evinin önündeki yaşlı,içi boşalmış dut ağacının yanında yapardı.Aradan yıllar geçtikten ve çerçilik mesleği önemini yitirdiğinde, Süleyman Dayı Malatya'ya yerleşti.Evi bizim oturduğumuz yere (Cengiz Topel Caddesi) yakındı.Süleyman dayı sanıyorum Kohpinik'li idi.Hayatının son yıllarını Malatya'da geçirdi.Allah'tan Rahmet diliyorum.

mehmetdogan1-a.jpg

mehmetdogan1-b.jpg

Nazmi Yalçın

karahanahmet@msn.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanabilirsiniz