koskkoyu.sitemynet.com

<1>ANASAYFA.
AŞAĞI KÖŞK KÖYÜ
<<2>
>3>
.>4>gurbet foto
>5>
<6>şölen
<7>
.8.
9.
önce gelen mesajlarınız mesaj kutunuz doluca buraya aktarıldı
29.
11.ölenler
12.yaşanılan
13.

12.yaşanılan


UTANMAZLAR
Ermeni meselesine siyasi olarak sahip çıkan ve soykırım olmadığını söyleyen kişilere hukuki yaptırım olarak hapis cezasını uygun gören bir yasayı kabul etmekten çekinmeyen Fransız hükümeti kendilerinin ve Ermeniler'in yaptığı katliamları görmezden gelerek hata üzerine hata yapıyor. Yüzbinlerce insanı çocuk, bayan, genç, yaşlı demeden hunharca katleden Ermeni çeteleri, tarihe ışık tutan belge ve bilgilerin ışığında gün yüzüne çıkarılan toplu mezarlarla ne kadar acımasızca insanları katlettiğini açıkça ortaya koyuyor.
Sömürgeciliği devlet anlayışı haline getirmiş olan Fransa mucitliğini yaptıkları ve başta Cezayir ve diğer Afrika olmak üzere pek çok yerde uyguladıkları soykırımını kendilerini temize çıkarma adına Yüce Türk Ulusuna mal etmeye çalışmaktadır.
AB olarak bizlere basın özgürlüğü adı altında baskılarda ön safı çekenler şimdi konuşma ve basın özgürlüğüne ceza yasası çıkararak gaflarını, seviyesizliklerini, samimiyetsizliklerini kendilerine ait bir değer yargılarının olmadığını bir kez daha gözler önüne sermektedirler. Fransa nın bu küstahlıkları Anadolu üzerindeki gözlerinin bir uzantısıdır. Parlamentosun da tarihçilik yapmaya kalkışarak gerçekleri saptıranların öncelikle aynı parlamentoda kendilerini aklamaları gerekir.
Oysaki Ermeniler in 1,2 milyon Ermeni'nin katledildiği iddiası sırf o zamanın nüfus bilgileri dikkatle irdelendiğinde bile çürütülüyor. Osmanlı kayıtlarında 1,5 milyon Ermeni'den söz ediliyor. Batılı kaynaklarda geçen rakam da bu civarda. ABD arşivlerinde, Lozan'dan sonra Türkiye, Yunanistan ve Ermenistan haricindeki ülkelere 1 milyon 299 bin Ermeni'nin göç ettiği belirtiliyor. Nüfus sayım sonuçları Türkiye'de 281 bin Ermeni'nin yaşadığını söylüyor. Yunanistan ve ABD'deki rakamları eklerseniz 1 milyon 760 bin yapıyor. Nüfus artışı oranları göz önüne alındığında Osmanlı'nın rakamlarının doğruluğu ortaya çıkıyor. Rakamlar böyleyken nasıl oluyor da 1 milyon 200 bin Ermeni katlediliyor?

Başbakanlık Devlet Arşivleri, 1910-1922 yılları arası Anadolu'da 523 bin 955 Türk'ün Ermeni çeteleri tarafından katledildiğini belgeleriyle ortaya koydu. Ermeni çetelerinin katliamları tarih, yer ve isim olarak tek tek açıklandı. Ermeniler, yıllardır sözde soykırımı iddialarıyla dünya kamuoyunu yanlarına çekmeye çalışırken, resmi belgeler ise Türkler' in katledildiğini gösteriyor. 1910-1922 yılları arasında Ermeni çetelerin yaptığı katliamların tarih ve yerleri ile katledilen Türk sayısı ise söyle:
"1910 Muş (10 ölü), 21 Şubat 1914 Kars-Ardahan (30 bin ölü), 1915 Van (44 ölü), 1915 Van (150 ölü), 1915 Bitlis (16 bin ölü), 1915 Muş (80 ölü), 1915 Bitlis-Hizan (113 ölü), 1915 Van (5 bin 200 ölü), Şubat 1915 Haskay (200 ölü), Şubat 1915 Dutak (3 ölü), Nisan 1915 Bitlis (29 ölü), Nisan 1915 Muradiye (10 bin ölü), Nisan 1915 Van (120 ölü), Mayıs 1915 Van (20 bin ölü), Temmuz 1915 Muş-Akçan (19 ölü), Ağustos 1915 Müküs (126 ölü), 9 Mayıs 1915 Bitlis (40 bin ölü), 9 Mayıs 1915 Bitlis (123 ölü), 15 Ocak 1916 Terme (9 ölü), 1 Nisan 1916 Van-Reşadiye (15 ölü), Mayıs 1916 Muş (500 ölü), 8 Mayıs 1916 Van-Tatvan (bin 600 ölü), 8 Mayıs 1916 Bitlis (10 bin ölü), 8 Mayıs 1916 Pasinler (2 bin ölü), 8 Mayıs 1916 Tercan (563 ölü), 11 Mayıs 1916 Van (44 bin 233 ölü), 11 Mayıs 1916 Malazgirt (20 bin ölü), 11 Mayıs 1916 Bitlis (12 ölü), 22 Mayıs 1916 Van (bin ölü), 22 Mayıs 1916 Köprüköy-Van (200 ölü), 22 Mayıs 1916 Van (15 bin ölü), 22 Mayıs 1916 Van (8 ölü), 22 Mayıs 1916 Van (8 bin ölü), 22 Mayıs 1916 Van (80 bin ölü), 22 Mayıs 1916 Van (15 bin ölü), 23 Mayıs 1916 Of (5 ölü), 23 Mayıs 1916 Trabzon (2 bin 86 ölü), 23 Mayıs 1916 Van (3 yüz ölü), 25 Mayıs 1916 Bayezid (14 bin ölü), Haziran 1916 Van-Abbasaga (14 ölü), Haziran 1916 Edremit-Vastan (15 bin ölü), 6 Haziran 1916 Satak-Serir (45 ölü), 6 Haziran 1916 Satak (bin 150 ölü), 7 Haziran 1916 Müküs-Serhan (121 ölü), 14 Ağustos 1916 Bitlis (311 ölü), 1919 Sarıkamış (9 ölü), 1919 Tiksin-Ağadeve (5 ölü), 1919 Nahçivan (4 bin ölü), 6 Ocak 1919 Zarusat (86 ölü), 21 Ocak 1919 Kilis (2 ölü), 22 Ocak 1919 Antep (1 ölü), 25 Ocak 1919 Kars (9 ölü), 26 Şubat 1919 Adana-Pozantı (4 ölü), 18 Mayıs 1919 Osmaniye (1 ölü), 13 Haziran 1919 Pasinler (3 ölü), 3 Haziran 1919 Iğdır (8 ölü), Temmuz 1919 Sarıkamış (803 ölü), Temmuz 1919 Kurudere (8 ölü), Temmuz 1919 Sarıkamış (695 ölü), 4 Temmuz 1919 Akçakale (180 ölü), 5 Temmuz 1919 Kağızman (4 ölü), 7 temmuz 1919 Kars-Göle (9 ölü), 8 Temmuz 1919 Mescitli (4 ölü), 8 Temmuz 1919 Gülyantepe (10 ölü), 9 Temmuz 1919 Kağızman (6 ölü), 9 Temmuz 1919 Kurudere (8 ölü), 11 Temmuz 1919 Mescitli (20 ölü), 19 Temmuz 1919 Bulaklı (2 ölü), 19 Temmuz 1919 Pasinler (2 ölü), 24 Temmuz 1919 Kars-Kağızman (9 ölü), Ağustos 1919 Muhtelif köyler (2 bin 502 ölü), 15 Ağustos 1919 Erzurum (153 ölü), 15 Ağustos 1919 Erzurum (426 ölü), Eylül 1919 Allahüekber (3 ölü), 9 Eylül 1919 Ünye (12 ölü), 14 Eylül 1919 Sarıkamış (2 ölü), Kasım 1919 Adana (4 ölü), 11 Kasım 1919 Kahramanmaraş (2 ölü), 6 Kasım 1919 Ulukışla (7 ölü), 7 Aralık 1919 Adana (4 ölü), 1920 Göle (600


BİZİM KÖY HELE GEL BANA SOR

Kurumuş pınarlar sular akmıyor
Selam versen kimse dönüp bakmıyor
Keller bile artık şapka takmıyor
Birde gel de bizim köyü şimdi gör

Sararmış boz kırlar çiçekler solmuş
Yıkılmış merekler toprakla dolmuş
Bakımsız evleri virane olmuş
Birde gel de bizim köyü şimdi gör

Cemaat kalmamış cami dolmuyor
Hasta olsan kimse hatır sormuyor
Bayramların bile tadı olmuyor
Birde gel de bizim köyü şimdi gör

Yamaçlarda otlar sürü çobansız
Sürülür tarlalar artık sabansız
Birkaç ağaç kalmış onlarda dalsız
Birde gel de bizim köyü şimdi gör

İğde ağaçları çiçek açmıyor
Çayırlarda kelebekler uçmuyor
Paslanmış tırpanlar ekin biçmiyor
Birde gel de bizim köyü şimdi gör

Arılar çiçeksiz kovanlar balsız
Aç kalmış itler onlarda yalsız
Eşekler sıpasız kıratlar taysız
Birde gel de bizim köyü şimdi gör

Hasretlik yılmazın bağrını delmiş
Yıkılmış kalesi virane olmuş
Gençleri göç etmiş yaşlılar kalmış
Birde gel de bizim köyü şimdi gör

0614444442ly.gif

logoo16rx.gif

bizler fani ebedi
dünya icin ne yaptık hic düşündünüzmü

namaz3by.gif

etem

ALLAHIM GURURDAN KİBİRDEN GAFLETTEN CİMRİLİKTEN ZALİM OLMAKTAN İNKARDAN DALELETEN KÜFÜRDEN MUNAFIK LIKTAN ŞEYTAN VE ŞEYTAN GİBİ İNSANLARIN ŞERRİNDEN SANA SIĞINIRIZ YARAP BİZLERİ DOĞRU YOLUNDAN AYIRMA BİZLER SENİN AFFINA SIĞINIRZ


TARİHİMİMİZ ASLIMIZ

TARİHÇE
BEN AYNEN DEDEMDEN DİNLEDİM KÜRSÜNE KÖYÜ PENEK KÖYÜ AŞAĞI KÖŞK KÖYÜ EZNOS KÖYÜ ESGİYE DAYANIR BUNLAR AYNI BİR KAFİLE GELİP DAĞILMIŞLAR İCLERİNDE AKRABA BİLE VAR ARŞTIRMAYI YAPAN ARKADAŞ GÜZEL YAPMIŞ KONUŞMALAR ŞİLVEMİZ HEP AYNI BEN EZNOS KÖYÜNÜDE BİZİM KÖYLÜLERİN TARİHİYLE AYNI BİZLERDE KAFKAS TÜRKLERİNDEN OLDUĞUMUZ KESİN DEDMİN ANLTIKLARI AYNI
Büyüklerimizden işittiğimiz rivayete göre;Ağaoğulları Kars&#8217;ın ya da Ahıska&#8217;nın düzlük bir bölgesinde yaşarlar,çiftçilik ve hayvancılıkla geçinirlermiş.Ağaoğullarının reisi ,ulu bir düzlükte kotanla tarla sürerken, gökyüzünde bir kartalın güvercini kovaladığını görür.Güvercin saklanacak bir yer bulamaz. Ve Ağanın arabasının altına saklanmaya çalışır.Bunu gören Ağa &#8220;Bir güvercin bile düşmanından korunmak için saklanacak bir yer bulamayıp arabanın altına sığındı.&#8221;Yarın düşmanlar bize saldırınca biz nereye saklanacağız.&#8221;diye düşünür.Bilindiği gibi tarihin o devirlerinde savaşlar çoğunlukla atlı saldırılar şeklinde olur,düşman önüne geleni yakar,yıkar ve yağmalardı.Moğolların Anadolu&#8217;yu yağmaladığı gibi.Düşünür ve kararını verir.Göçünü yükleyip batıya doğru gider.Düşmanların saldırısına karşı korunacak bir yer buluncaya kadar yolculuğuna devam eder.Ta ki şu anda soyundan gelen bizlerin yaşadığı İznos (Gülveren ) köyünü buluncaya kadar. Bir vadi içinde bulunan ve etrafı dağlarla çevrili bu alan,mevsim ilkbahar olduğundan,şimdi olduğu gibi yemyeşil ve etrafı ormanlarla kaplı şırıl,şırıl sular akarmış.Buranın bir vadi oluşu,doğal bir kale görünümü onu cezp eder.

&#8220;İşte aradığım yer burası,düşmanlara karşı emniyette olurum,zor durumda kaldığımda dağların yamaçlarında bulunan ormanlara saklanırım&#8221; diyerek oraya yerleşir.Kendisi,çocukları ve torunları elverişli bu bölgede bol sayıda hayvan beşleyip hayvancılıkla geçinirler.Daha sonraları diğer Kabileler de gelip yerleşerek eski adıyla İznos* köyünü kurarlar.

Bir başka güçlü rivayete göre de ;Karabeylerin soyu Hz.Ali&#8217;nin üçüncü oğlu Muhammed Hanifi&#8217;ye dayanır.Türkmenistan'dan göçen Akkoyunlu Türklerinden olan Cüneytoğulları 1400 lü yıllarda önce Malatya&#8217;ya , sonra Sivas&#8217;a ve daha sonra Kars&#8217;a gelip yerleşir.Ağaoğulları unvanını alan bu sülale bir süre sonra da yukarıda açıklandığı gibi İznos&#8217;a yerleşir.