leventbuharalioglu.sitemynet.com
fener_1_.jpg

HOŞGELDİNİZ
TELEVİZYON
FIKRALAR
YÜZ TANIMA
İLLÜZYON
VİDEOLAR
ROCK
ESPRİLERRR
AVRİLLL
FLASH OYUNLAR
LİNKLER SAYFAM
BENİ SEVERMİSİNZ?
FENERBAHÇE
AHMET SANİ GEZİCİ(ASGL)

FIKRALAR


DİKKAT FIKRALAR BİRAZ 18+ OLABİLİR

SOSİS

Babası çocuğuna güzel bir iş kurmak için paçaları sıvamış. Ancak oğlan salak olduğu için hiç bir işi beceremiyormuş.Babası ona ne is bulduysa hepsini elini yüzüne bulaştırmış berbat etmiş. En sonunda babası tam otomatik bir sosis fabrikası kurdurmuş. Çocuğunu elinden tutup, bari işi öğrensin diye hemen fabrikadaki bir sosis makinesinin başına götürmüş.
- "Bak oğlum" demiş. "Buradan böyle öküzü yolluyorsun... aha diğer taraftan sosis olarak çıkıyor, bu kadar basit anladın mı?". Çocuk dinlemeden başını sallamış, sallamış ta... sonra babasının yüzüne salak salak bakmış ve;
- "peki buba, buradan sosisi goysak, öteki taraftan öküz olarak çukar mu ?" diye merakla sormuş. Babası hemen cevaplamış:
- "Maalesef evladım, o teknoloji bir tek senin ananda var..."

PAPAĞAN VE KADIN

Kadının biri bir petshop a gider ve "bir papağan almak istiyorum" der.Mehmet ismindeki petshop sahibi
-"Hanımefendi elimde bir tane papağan kaldı fakat bu papağan çok küfürbaz almak istemezsiniz sanırım" fakat bir papağan sahibi olmak isteyen kadın
-" Hayır almak istiyorum" der ve papağını alır. Evine geldiğinde bir bakar ki gerçekten papağan kadını her eve geldiğinde'hoşgeldin orospu' diyerek karşılar. Buna dayanamayan kadın papağanı alır ve petshopa geri götürür. Mehmet bey bu papağan gerçekten çok terbiyesiz. Her eve geldiğimde beni hoşgeldin orospu diyerek selamlıyor ve ben buna dayanamıyorum. Papağını geri getirdim ve paramı geri istiyorum. Fakat o anda paraya ihtiyacı olan Mehmet bey hanımefendi merak etmeyin birkaç gün bana bırakın ben terbiye edeyim daha sonra gelin alın... Kadın inanmayarak da olsa tamam der ve gider. Mehmet papağanı alır ve bir çaydanlık su kaynatır. Ne diyeceksin lan kadın eve geldiğinde diye sorar papağana
-"Hoşgeldin orospu diycem." der. Bunun üstüne papağanın kafasını kaynar suyun içine sokar ve tekrar sorar.Papağan yine aynı yanıtı verir. Bir olur , iki olur ve papağan işkenceye dayanamaz
-"Hoşgeldiniz hanımefendi diycem" der. Ertesi gün kadın gelir ve Mehmet bey kadına papağanı terbiye ettiğini söyler. Kadın bunu kontrol etmek istediğini söyler ve papağana sorular sormaya başlar. Ben eve geldiğimde bana ne diyeceksin?
-"Hoşgeldiniz hanımefendi" diyeceğim der papağan. Kadın çok şaşırır ama emin olmak için devam eder. Peki yanımda bir kız arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?
-" Hoşgeldiniz hanımefendiler" diyeceğim peki yanımda bir erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin?
-"Hoşgeldiniz beyfendi" diycem. peki yanımda 2
-3 erkek arkadaşımı getirirsem ne diyeceksin? Papağan biraz duraksar ve cevap verir :
-"Oğlum Mehmet suyu kaynat bu karı harbi orospu!!!"

UYANIK HASTA

Doktorun biri yeni bir muayenehane açmış. Kapıya yazmış... " Vizite ücreti 100 Dolar. İyileştiremediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz..." Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor... Her gelen hasta iyileşip gidiyor... Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş... Uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı geri alacak ya, kapıyı çalmış... "Doktor! Ağzımın tadı hiç yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum..." Doktor... Adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş: "Hemşire hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin" Hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş ve anında tükürmüş... "Ama Bu bok!!!!!" Doktor sakin, "Evet! İyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık.." Adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş... Aradan birkaç ay geçmiş. Büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun .. "Doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı... Herşeyi unutuyorum...!" Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş, "Kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?" demiş. Adam, hemen itiraz etmiş, "Ama, o kutuda bok var!"... Doktor, "Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi!...." Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı... Kurmuş da kurmuş intikam planlarını... Birkaç ay sonra.. "Doktor! Ben de iktidarsızlık başladı... Durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum..." Doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, "Hemşire hanım sekiz Numaralı kutuyu getirir misin" diye seslenince, adam, tüm hırsıyla, "S.kecem,seni de sekiz numaralı kutunu da..." diye bağırmış.. Doktor gayet sakin, "Geçmiş olsun! Artık yapabiliyorsunuz!!!!"

ÖLÇÜP ÖYLE YEMEK LAZIM

Adamın biri evcil maymunu ile bir bara gitmiş. Bir içki ısmarlamış, o sırada da maymunu ortalıkda dolaşıp eline ne geçirirse ağızına atıyomuş. Son olarak bilardo masasındaki bir topu mideye indirince barmen bağırmaya başlamış.
-"Yav naapo bu hayvan bilardo topumu yedi". Adam da
-"Ya o yer ,parası neyse veririm." demiş. Parayı verip çıkmışlar. Aradan bir hafta geçtikten sonra maymunlu eleman yine gelmiş. Yine bir içki ısmarlamış. Bu arada maymun da barda duran eriklere elini uzatmış. Barmende bir yandan seyrediyomuş. Maymun önce erigi götüne sokmuş sonra çıkarıp aazına atmış. Barmen adama dönüp
-"Bu ne yaptı şimdi" demiş.
- Adam: "Senin şu bilardo topu olayından sonra herşeyi ölçüp de yiyor."*

BABAMDA İKİ TANE VAR

Eve bir gün tesisatçı cağırmışlar. Adam çalışırken evin küçük oğlu gelip seyretmeye başlamış. Tesisatçı da çocuğun ilgisini görünce takım çantasından tornavidayı çıkartıp çocuğa:
- "Bu ne biliyor musun ?" demiş.
- Çocuk da "Biliyorum, babamda bundan iki tane var. Küçüğü ile prizleri kontrol eder, büyüğüyle masanın bacaklarındaki vidaları sıkar" demiş.
-Tesisatçı: "İyi, aferin oğlum " demiş. Sonra eline anahtarı almış "Peki bu ne biliyor musun ? " demiş.
- Çocuk: "Biliyorum. Babamda bundan iki tane var. Küçük olanıyla muslukları değiştirir, büyük olanıyla boruları tamir eder" demiş. Tesisatçı "Cattık be " demiş içinden. Bu kez de çekici alıp
- "Ya bunu bilecek misin ? " deyince çocuk
-"Biliyorum, babamda bundan iki tane var. Küçüğünü cam takarken kullanır, büyüğünü de duvar kırarken kullanır " demiş. Her sorduğuna cevap yetiştiren çocuğa tepesi atan tesisatçı bu sefer fermuarını açıp göstermiş:
-"Bunu da bilecek misin lan ukala " deyince
- Çocuk: "Biliyorum, bundan babamda iki tane var. Küçüğüyle çişini yapar, büyüğüylede annemi " demiş.

BİZDE PRENSİP BUDUR

Odanın birine 1 kadın, 1 ütü ve 1 gömlek koymuşlar. 5 dakika içinde gömleği ütüleyip, kadınla beraber olan kişi kazanacakmış. Japon, almış ütüyü eline gömleği bir güzel ütülemiş. Kadına sıra gelince süre bitmiş. Çıkışta : Bizde prensip budur demiş: Önce iş gelir. Fransız girmiş ve hemen kadına saldırmış. Ütüye sıra gelince süre bitmiş. Çıkışta: Bizde prensip budur demiş: Önce aşk gelir. Türk girmiş. Girer girmez vermiş kadına ütüyle gömlegi, o ütülerken kadının işini bitirmiş ve kazanmış. Çıkışta: Bizde prensip budur demiş: ..Çalışanı ?ikerler... :)

4 RAHİBE

4 rahibe ölmüs ve cennet cehennem sınırında sorgulamaya alınmışlar. Sorgulama meleği demiş ' şimdi herkes sırayla dünyadayken işledigi en büyük günahı anlatsın. Sakın atmayın tespit ederiz. 1. rahibe ben hayattayken bir kere penise dokunmustum parmağımın ucuyla demiş melek hangi parmağınla diyince sağ elinin isaret parmağını göstermiş. Melek: Tamam yavrum şimdi git ve günahı işlediğin o parmağı yan taraftaki kutsal suya sokarak arın günahlarından demiş. 2. Rahibe ben hayattayken bir kere penisi tutmuştum Melek: hangi elinle demiş. Sag elini kaldırmış 2.rahibe, melek de ona gidip o elini yandaki kutsal suya sokarak günahlarından arınmasını ögütlemiş. Bu sırada 3. rahibeyle 4. rahibe aralarında fısıldaşıyolarmış. Sonra aniden yer değiştirmişler. Sorgulama meleği bunu farkederek: 'Bir dakika ne oluyor, siz niye yer değiştirdiniz ' diye sorunca daha önce 4. sırada olup 3. sıradakiyle yer değiştiren rahibe: ' İzin verirseniz, arkadaş kutsal suya g.tünü sokmadan ben bi ağzımı çalkalayıp çıkayım efendim...

250 NOLU KARA YOLU

Amerika'da 22 no'lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda bu aracın tam 22 km./saatle gittiğini fark etmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. Ve aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Ve aracın peşinden gidip aracı durdurmuş, birde ne görsün. Aracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Ve aracın arkasındaki koltuklarda da çok korkmuş 3 tane yaşlı teyze daha var. Polisi görünce yaşlı sürücü: Polis bey çok mu hızlı gidiyordum? Diye endişe ile sormuş. Polis demiş ki; hanımefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş gidiyorsunuz Ve bütün otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarıyla 22 km.hızla gidiyorsunuz. Yaşlı teyze: Ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hıza uymak istedim! Polis: Teyzeciğim demiş, o 22 otoyolun numarası. Bu yolda min.50 km hızla gitmelisiniz. Kadın tamam, bundan sonra hızlanacağım demiş. Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine arkada oturan, hiç konuşmayan ve çok korkmuş 3 yaşlı teyzeye kaymış. Ve sormaya karar vermiş sürücüye. Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? Bu arkada oturan kişilerin nesi var? Çok korkmuş gözüküyorlar, sanki dillerini yutmuşlar gibi! Kadın şöyle cevap vermiş: valla bende anlamadım, 250 no'lu karayolundan çıktıktan beri böyleler.

PİSİKLET İSTEREM

Diyarbakır'da Şehmus okula gelir, tabii bizim Şehmus ilkokul talebesi, ama her tarafı yara bere içinde, hoca sorar, "Şehmus oğlum ne oldu sana", Şehmus der, "Babam dövmiştir". Hoca sorar, "Niye oğlum", "Valla bilmiyom hocam akşam evde yatıyık biraz sonra babamın sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadım diyrem oda geliy beni doviy." Bunun üzerine hoca, bak Şehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazımdır der. Şehmus kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Şehmus daha fena dövülmüş olarak gelir. Bunu gören hoca merakla gider yanına ; "Şehmus ne oldi kim yapti" der. Şehmus der ki "Bubam yapmıştır." "Niye Şehmus ne oldi", Şehmus anlatır. "Hocam akşam evde yatıyık biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e Veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben de uyumadım ama hiç ses etmedim. Bunun üzerine anam ile bubam bir gıpraşmaya başladiler anlamadım ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim... hoca derki; oğlum bunlar anne baba, gider gider gelirler. Sen hiç bozuntuya verme. Uyuyo gibi yap. peki demiş Şehmus. Ertesi gün bir bacak kırık. " Bu sefer ne oldu? " der hoca. Hocam, dediğin gibi yapmişem. Hiç ses çıkarmamişem. En son bubam anamın arkasına geçti, "ben çocuk isterem, ben çocuk isterem!" diye bağırmaya başlayınca; ben de fırsat bu fırsat demişem. Geçtim bubamın arkasına, " Ben de bisiklet isterem !!!! ""

FB GS FIKRALAR

Fenerbahce futbol takimi oyunculari ölmüs ve cennete girmisler.
Hepsi de birbirinden yetenekli futbolcularmis.
O günlerde cennetin bas meleginin cani sikiliyormus. Seytana çagirip dedi ki;
-Ey seytan, Cennetle cehennem arasinda bir futbol maçina var misin? Seytan güldü:
-Bosuna yorulmayin, nasilsa ben kaznirim. Cennet melegi sasirdi:
-Ama nasil olur? En iyi ve meshur futbolcular burada. Seytan sinsice bakarak dedi ki;
-Ama galatasaray sayesinde bütün hakemler cehennemde benim emrimde!

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

bi gün i.cavcav,ismail uynanik ve Özhan canaydin oturmus,konusuyolarmis.derken içeriye bi adam girmis.adam
-ben seytanim,sonsuza dek yasarim ve herseyi bilirim;demis.
bunun üzerine i.cavcav:
-g.birligi ne zaman samp olcak diye sormus.seytan da:
-2045'te demis.ilhan cavcav aglamaya baslamis."allah kahretsin göremiyecem..."
sonra ismail uyanik
-peki samsun ne zaman samp olcak demis..seytan da:
-2053'te demis..ismail uynaik'ta yine "ben göremiyecem" diye aglamaya baslamiss
son olarak o.c demis ki...
-pekiiiii...cimbom ne zaman feneri yenicek demis .seytan bunun üzerine biraz durmus,düsünmüs ve...
-"ALLAH KAHRETSIN,GÖREMIYECEEEEM!!"


------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Zamparanin biri bir gun kadinsiz kalir ve geneleve gider. Bir or...la anlasir, parasini verir, odaya cikar ve isini bitirir. Tam giyinirken aklina bir soru takilir, ve kadina sorar:
- Ya bacim, sen burada gunde en az 50 kisiye veriyon, hic mi hamile kalmiyorsun ? Nasil bir korunma bu ?
- Vallahi ne yalan soyliyim, cok dikkat ediyoruz ama arada bazi kazalar oluyor.
- Peki cocuklarinizi ne yapiyorsunuz ? Onlara bi egitim, barinma, saglik, ivir zivir gibi seyler nasil sagliyorsunuz ?
- Yok yaw, nerde o imkan, biz cocuklarimizi dogurduktan sonra gider bi cami avlusuna birakiriz.
- Nasil ya ? Olur mu oyle sey ? - E bakamayiz ki..
- Peki o cocuklara sonra neler oluyor hic dusundunuz mu ?
- Sonra neler oldugunu biliyoruz. - Ne oluyor ?
- Valla yetenekli olanlari gavatsaray'da futbolcu, zengin olanlari gavatsarayda yonetici, bi bok olamayanda 6saray taraftari oluyor.


------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Hasta Fenerli gerçektende hasta olur ölüm dösegine düser. Her
zaman maçlara gittigi fanatik arkadaslari ziyaretine gelirler.Son defa görelim derler.

" Allahin takdiri,elden birsey gelmez ama bir son istedigin varsa bari
onu yerine getirelim " O zaman beni GS'ye üye yapin! Herkes birbirine bakar:
"Yaav sen dogustan Fenerlii degil misin? Ne yapiyorsun sen? Hasta Fener'linin birden yüzü güler:
"Ülen, bir Fenerli ölecegine bir GS'li ölsün be!


------------------------------------------------------------------------------------------------------------

cimbomlunun nin biri bir adada tek basina dolasirken bir Lamba buluyor Lambayi büyün bir sevkle siliyor
Lambadan cin çikiyor ve diyorki diLe benden ne diLersen .
cimbomlu Ada da yaLniz oLdu için bu adadan mecidiyeköye kadar bir köprü yap bende stada gidiyim diyor
cin bu imkansiz mümkün degil diyor baska bir dilekdile diyor cin cimbomlu
o zaman cimbom Feneri yensin diyor
cinde köprü kaç seritli olsun diyor


tnevel-levent@hotmail.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın