İnsanlığın ve insanın başına ne gelmiş ise tembelliğinden, cehaletinden gelmiştir.
İnsanlık iyi bilmelidir ki, kâinattaki en büyük devrimci, Fahr-i Kâinat Muhammed Mustafa(S.a.s) ve O'nun Ehl-i Beyt'i dir. Zalime ve zulme asla boyun eğmemişlerdir. Ölümün gölgesinde dahi, karşısındaki zalime merhamet etmiş, Şeair-i İslamiye'nin kaidelerini ve Kur'an-ı Kerim azim-muş-şanın ilahi adalet yasalarını, hem kendisi uygulamış hem de Ehl-i Beyt'inin uygulamasını emir buyurmuştur.
Dünya'ya bir defa değil, zamansızlık(ebediyet) boyutu içerisinde sayısız defa gelmişlerdir. Çünkü O'nlar, Cenâb-ı Allah'ın rızası ve dini için mücadele edip, şahadet mertebesine kavuşmuş ve zamansızlık boyutu içerisinde ölümsüzlük ile takdir edilmişlerdir. İyi bilin ki, şahadet mertebesinden korkarak, zulme boyun eğip seyirci olanların yeri İblis'in yanıdır.
"Aklı Cebrail'i, Kâbe'si insan, kıblesi Allah olmayanın yurdunun Cehennem olacağını görmeyişine şaşarım."
"Her şeyi biliriz kendi ilmimiz miktarınca. Hiçbirşeyi bilmeyiz Hakk'ın ilmi miktarınca."
İmam Mehdi Sahibü'z Zaman
Benim ilk Âdem ve ilk Nuh
Benim Mahmud ile zikredilen Muhammed
Benim ilk suhuf(kitap)ta zikredilen Zulkarneyn
Benim evvel ve zahir Süleyman
Benim Hayder'i Kerrar
Benim Ehl-i Beyt nurunda Mansur
Benim karanlıkları aydınlatan Saoşyant
Benim Hakk'ın divanındaki Ali-i Muhammed
Benim Hakk'ın diriliş aynasındaki haykırış
Benim zahir ve batın hâdi
Benim hakk padişahın hidayet sultanı
Benim âlemi cihan Sırat-ı Mustakim
Benim Süleyman'ın yüzüğü Davud yıldızının sahibi
Benim göklere ve yere ağır gelen o saat
Benim gayb ilminin anahtarlarının sahibi Ali-i Muhammed
Benim o saat(kıyamet) ki şüphesiz olarak geleceği halde yalanlanan
Benim şüphe edilmeyen kitap(İnsan-ı Kamil)
Benim Allah'ın göklerde ve yerde hüccet(Kaim)i
Benim can kabrindeki ruhların Sırat-ı Mustakimi
Benim kıyamet gününde dirilişin(uyanışın) sahibi
Benim göklerde ve yerde Sur'un(zamanın) sahibi İsrafil
Benim ilm(Kevser)in şehri ve hazinedarı
Benim Sırrı Hakikat gaybının esrarı
Benim battığı yerden doğan güneş
Benim ilk ve son İmam-ı Halife
Benim daim ve baki olan emir(Ali-i Muhammed)
Benim Hakk'ın tamamlayacağı nur
Benim zamanenin Nuh'u
Benim İmam Muhammed Mustafa(Mehdi) Sahibü'z Zaman
Fahr-i Kainat İmam Muhammed Mustafa(Mehdi) Sahibü'z Zaman'ı kendi evlatlarını tanır gibi tanıdıkları ve onun zuhur etmiş olduğunudan haberdar oldukları halde, bundan insanlığa tek kelime bahsetmeyip Mehdi'nin zuhurunu beklediğini söyleyenler!
Yazıklar olsun...sizlerin ilminize ve insanlığınıza. Yazıklar olsun.
Yukarıdaki ve ayrıca buradaki internet sayfasında insanlığı aydınlatıcı sayısız ilahi delil kanayeli bir lisan ile sayfalara nakşedilmişti. Lakin benliğiniz ve ruhlarınız Şeytan tarafından öylesine kuşatılmış ki, her ne yaparsak yapalım gaflet(ölüm) uykusundan uyanmayacaksınız.
Değil ilahi deliller...Cenâb-ı Allah'ın habibi, 18 bin alemin sultanı sizlere mucizeler dahi gösterse faydasız. Çünkü her asırda olduğu gibi o zamanda, sen büyücüsün diyeceksiniz!
Yazıklar olsun... Demekki, varlığınızı ve dahi aldığınız her nefesi borçlu olduğunuz Cenâb-ı Allah'ın habibi kibriyasına olan sevginiz bu kadarmış!
Bütün insanlık, Cenâb-ı Allah'ın habibi ve on sekiz bin âlemin kibriyası Fahr-i Kâinat İmam Muhammed Mustafa(Mehdi) Sahibü'z Zaman tarafından hakka, İslama ve iman esaslarına davet edilmiştir.
İslam dini Tevhid dinidir. Hakka daveti yalnızca Cenâb-ı Allah'ın peygamberleri ve her asırda mevcut olan kutublar yaparlar. Hakkı yalnızca Mürsel ve Hadi olan temsil edebilir. Diğerleri yalnızca beyhude birer nifak ve tefrikadırlar. Hidayet ve kurtuluş Hakkı temsil edeni bunlardan ayırt etmektir.
Bu davete icabet etmemek; Cenâb-ı Allah'ı inkâr, dinini ve kutsal kitaplarını ret etmek olup, davetçinin mahşer(din) günü Arasat meydanında, Cenâb-ı Allah'ın kullarını hakka davet edişinin ve haklılığının en büyük delilidir. İşte o gün, yeryüzündeki hiçbir kulun mazereti kalmayacak. Cenâb-ı Allah'a düşman olan ve mazlumlara zulmedenlerden intikam alınmış olacak.
"Maksudunuz ne ise mabudunuz odur."
"Tedbir sizden, takdir Cenâb-ı Allah'tandır. Batılı değil, hakkı tedbir ediniz ki, hakk ile takdir edilesiniz ve sonsuzlukta baki olasınız."
İmam Mehdi Sahibü'z Zaman
"Biz on sekiz(18) bin alem, beş sübhan canız. Beşi içimizde, bir dışımızda Aliyyül Veliyyullah'ız."
İmam Mehdi Sahibü'z Zaman
"İnkâr edenler birbirinin dostudur. Eğer size emredileni yerine getirip mümini dost, kâfiri düşman bilmezseniz, yeryüzünde fitne çıkar ve pek büyük bir fesat meydana gelir." Enfal Sûresi (73.Ayet)
"Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, (Rics'i) sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor". Ahzab Suresi (33.Ayet)
"Yaratılanı her yerde görüp de, Cenâb-ı Allah'ın ilahi aşkının ve hikmetinin
varlık âlemine yansıdığını yaratılanlarda görmeyenin, insan olmadığını bilmeyişine şaşarım."
"Gerçek ilahi aşk; yaradanı, yaratılmış olanlarda görmek ve sevmektir."
"Bizim dostlarımız ve sevdiklerimiz Ehl-i Beyt(Ali-i Muhammed)'i hakkıyla bilen ve onları iman ile sevenlerdirler."
"Komşusu aç yatan ve komşusuna zulmedilirken seyredenler bizden değildir."
İmam Mehdi Sahibü'z Zaman
Ey ademoğlu, ey ümmeti Muhammed!
Bu güne kadar, Cenâb-ı Allah insanlığın ıslahı için binlerçe elçi göndermiştir. Lakin içlerinden zulüm görmeyen tek bir peygamber ve elçi olmamıştır. Cenâb-ı Allah için bu kutlu insanlar arasında en değerli olan ise 18 bin alemi uğruna yarattığı, Fahr-i Kâinat Muhammed Mustafa(S.a.s)'dır. İnsanlık, 18 bin alemin sultanının bütün evlatlarını katletmiştir. Bu zulmü onlara reva gören yezitler kendi kendilerine zulmetmişlerdir!
Bu gün ise zamanın ve her şeyin sonunda bulunmaktayız. Bu zaman, her kulun ektiğini biçeceği din günüdür. O'nun adının yalnızca ümmetinin dilinde olduğunu, hiç bir zaman yüreğinde olmadığına inanıyoruz. Eğer bu düşüncemiz yanlış olsa idi, varlığından haberdar olduğunuzda, sesini duyduğunuzda ayaklanır ve birer üveys olup onu arardınız!
Bütün bu acımasızlığınıza rağmen O ümmetinden vazgeçmiyor. 1400 yıl önce yaşadıklarını yaşamak pahasınada olsa, buna razı olduğunu söylüyor.
Hz. İmam Cafer Sadık (A.s)'a Sırat'ın ne olduğu sorulunca Hazret şu cevabı verir;
"Sırat ilahi marifete doğru giden yol ve Allah'ı tanımaktır. Sırat iki tanedir, dünyadaki sırat ve ahiretteki sırat. Dünyadaki sırat, itaati vacip olan Masum İmam'dır. Kim dünyada iken onu tanıyıp, ona iktida ederse, ahirette ateş üzerinde kurulan köprüden geçecektir. Kim de dünyada iken imamını tanımayıp, itaatinde olmazsa, ahirette Sırat köprüsünden geçerken ayakları titreyip ateşe yuvarlanacaktır." (Mean-ül Ahbar s. 32, Bihar-ül Envar c. 8 s. 66)
Hz. Ebu zerr radıyallahu anh anlatıyor:
"Ey Ebu Zerr!" buyurdular. "Şu (güneş batınca) nereye gidiyor, biliyor musun?" "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" Dedim.
"O, Rabbinden secde etmek için izin istemeye gider. Ona izin verilir ve sanki kendisine şöyle denir: Git geldiğin yerden tekrar doğ. O da battığı yerden doğar."
Hz. İmam Muhammed Bakır(A.s)'a kaim sorulunca buyurmuşturki;
"Hidayet ve heybeti ile ve Ali Muhammed'in onun faziletlerini ikrarı ile. Ayrıca doğu ile batı arasındakı şeyler hakkındaki tüm sorulara cevap verir.", "O Battığı Yerden Doğan Güneştir"
Bediüzaman Said-i Nursi buyurmuştur;
"Evet, dünya ilim ve irfan sahasına Türkiye'den bir güneş doğmuştur. Bu yeni doğan güneş, bin üç yüz yıl evvel âlem-i beşeriyete doğmuş olan güneşin bir in'ikası(aksetmesi)dır ve o manevî güneşin her asırda parlayan lem'alarından birisidir ve beklenilen son mucize-i manevîsidir!" (Tarihçe-i Hayat sh: 156)
Mustafa Kemal ATATÜRK buyurmuştur;
"Şarktan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün şark milletlerinin de uyanışlarını öyle görüyorum. İstiklal ve hürriyetine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu, şüphesiz ki terakkiye ve refaha müteveccih olacaktır. Bu milletler bütün güçlüklere ve bütün engellere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen geleceğe ulaşacaklarıdır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerinde milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hâkim olacaktır."
Hz.Peygamber(S.a.s) buyurmuştur;
"Mehdi benim evlâtlarımdandır; onun ismi benim ismimdir; künyesi de benim künyemdir; ahlâk ve yaratılış olarak da insanların en çok bana benzeyenidir. O gaybete çekilecek ve o dönemde halk şaşkınlık içinde kalacak, ümmetler sapıklığa düşecektir. Sonra Mehdi, parlak bir yıldız gibi ortaya çıkacak, yeryüzü zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi onu adalet ve eşitlikle dolduracaktır." (Feraid'us-Simtayn, c.2, s.334)
"Gerçek şu ki, Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; Onlar birbirlerinden (türeme tek) bir zürriyettir. Allah işitendir, bilendir." Al-i İmran Suresi (33-34.Ayet)
"Bir de biz senden evvel hiç bir beşer için huld(ebedilik) nasîb etmedik, şimdi sen ölürsen onlar muhalled(baki) mi kalacaklar?" Enbiya Suresi (34-35.Ayet)
Müstevrid İbnu Şeddâd el-Fihrî radıyallahu anh anlatıyor:
Resulullah aleyhissalâtu vesselâm: "Ben Kıyamet'in kopacağı aynı saatte gönderildim. Ancak, şunun şunu geçmesi gibi ben Kıyamet saatini geçip biraz evvel geldim!" buyurdular ve orta parmağı ile şahadet parmağını gösterdiler." [Tirmizi, Fiten 39, (2214)]
Hz.Peygamber(S.a.s) buyurmuştur;
"Ben Âdemoğulları soylarının en hayırlısından belirip ortaya çıktım. Kuşaktan kuşağa, en hayırlısından en hayırlısına geçerek geldim...."
Yukarıdaki delillerden ve 1400 yıl önce insanlığa verdiği açık mesajlardan sonra, sevgililer sevgilisi HabibAllah daha ne söylemelidirki ümmeti gaflet uykusundan uyansın! Şu andan sonra bu hususta söylenebilecek tek bir kelime kalmamıştır...Cenâb-ı Allah insanlığın yardımcısı olsun.
"(Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı." Rum Suresi (9.Ayet)
İyi bilin ki, Fahr-i Kâinat İmam Muhammed Mustafa(Mehdi) Sahibü'z Zaman'ın nuruna değil, kendi kendinize zulmediyorsunuz!
"Biri bütün, bütünü bir ve canın her canda bilmeyenin Sırat-ı Müstakim'den geçemeyeceğini bilmeyişine şaşarım"
İmam Mehdi Sahibü'z Zaman
Aşağıdaki videoları seyredin ne kadar yanıldığınızı ve yanıltıldığınızı anlayacaksınız.
İnsanlık İmam Mehdi Sahibü'z Zaman'ı Neden Tanımayacak!
Hıristiyan aleminin şu son birkaç yıl içerisinde, peygamberimize neden saldırdığını sanıyorsunuz. Bu telaşları, beyhude çırpınışlarının nedeni sizce nedir! İslam alimi olduğunu iddia edenler söyleyemiyorlar! O zaman bizler söyleyelim. Çünkü sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafa(S.a.s)'nın nurunun bu gün tekrar Dünya da olması, onların bütün düzenini altüst etmiştir. Bu mucize Cenab-ı Allah'ın dini İslam'ın ve Kur'an-ı Kerim'in yüceliğinin en büyük delilidir.
Bu büyük mucizenin duyulması halinde, tahtlarının ve düzenlerinin yıkılacağını çok iyi bildikleri için Müslümanlara saldırmaktadırlar.
"İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar. Rablerinden kendilerine yeni bir hatırlatma gelmeyiversin, bunu mutlaka oyun konusu yaparak dinliyorlar. Onların kalpleri tutkuyla oyalanmadadır..." Enbiya Sûresi (1-3.Ayet)
Masonların Telaşı ve Saldırılarının nedeni.(Adnan Oktar'ın dilinden)
Müslümanlar katlediliyor. Yok mu bizi bu zulümden kurtaracak birisi diyenler!!!
Açıkladığımız bu kadar delile ve ilahi sırra rağmen, O'na inanmayacağınızı biliyoruz ve bu ilahi hikmetin hükmünü Cenâb-ı Allah'ın hakk divanına havale ediyoruz...
Eminiz ki, Rahman'ın azametini gördüğünüz gün, O'na inanıp Rahman'ın karşısında boyun eğecek ve söylediklerimizin hakikat olduğunu idrak edeceksiniz. O gün ne kadar büyük bir hata içerisinde olduğunuzu ve Şeytan'ın dört bir yandan sizi nasıl kuşatmış olduğunu anlayacaksınız.
Cenâb-ı Allah, hakk yolu Sırat-ı Müstakim'den sapmış olanları ıslah eyleye...
İmam Mehdi Sahibü'z Zaman [Seyfullah'il Muntakim (Allah'ın Adalet Kılıcı ve Hücceti)]: (Türkiye)
Ahmet Kamil............(Yardımcısı)
Hüseyin Kızılırmak...(Yardımcısı)
Mustafa....................(Bayraktarı)
Süleyman................(Yardımcısı)
Anar.........................(Yardımcısı)
Hasan.......................(Yardımcısı)
Ayhan.......................(Yardımcısı)
Arzu..........................(Yardımcısı)
Fatıma......................(Yardımcısı)
Hatice.......................(Yardımcısı)
Ömer.........................(Yardımcısı)
Müslüm.....................(Yardımcısı)
Ey Hakk'ı arayanlar. "Sizler kar üzerinde sürünerekte olsa ona koşmadınız." O, koşup size geldi.
Lakin bu ilahi merhametininde hakkını veremediniz ve Rahman'ın azameti ile karşılaştınız. Rahman ve Rahim olan yüce Allah elçisini göndermeden hiçbir kavmi helak edici değildir. Kendinizi ve insanlığı helak ettirmek mi istiyorsunuz? Yoksa ona koşup kurtuluşamı ermek istiyorsunuz? Umulurki hakkı tedbir eder, kurtuluş ile takdir edilirsiniz...
"Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, Biz hiçbir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz. (Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır). Biz zulmedici değiliz." Şuara Sûresi (208-209.Ayet)
Bismillahirrahmânirrahîm
La İlahe İllallah Muhammed-ül Resulullah
Vaad edilen zaman yaklaşmış, insanlığın ve Müslüman âleminin beklediği büyük gün gelmiştir.
İslam dininin kutlu sancağı Aralık 2009 aşuresinde, İmam Mehdi Sahibü'z Zaman tarafından Akdeniz(Adana)de arş-ı alaya kaldırılacak ve İstanbul'un manen fethi ile hüküm bulacaktır. O günü özlemle bekleyen ve o gün Allah için bu kutlu sancağın altında bulunmayı dileyenlere müjdeler olsun.
"İnkâr edenler birbirinin dostudur. Eğer size emredileni yerine getirip mümini dost, kâfiri düşman bilmezseniz, yeryüzünde fitne çıkar ve pek büyük bir fesat meydana gelir." Enfal Sûresi (73.Ayet)
Ey Firavunlar(zalimler)ın zulmü altında ezilip feryat edenler.
Nefsinize uyup mümini düşman, kâfiri dost biliyorsunuz. Yüzünüzü Şeytan'a, sırtınızı ise Cenab-ı Allah'ın rahmetine döndüğünüz için bu felaketleri yaşıyorsunuz. İyi bilin ki, Cenab-ı Allah'ın rahmeti mazlumların, gazabı ise zalimlerin üzerindedir. Her kim, Cenab-ı Allah'ın ipi(Ehl-i Beyti)ne sarılmış ise kurtuluşu için sarılmıştır. Bu kutlu sancağı nefsim için değil, ezilen halkların huzuru ve kurtuluşu için kaldıracağım.
Ya Cenab-ı Allah'ın ipine sarılıp necat(selamet) bulacak ya da Şeytan'a uyup helak olacaksınız.
Dilerim ki hakkı tedbir eder, kurtuluş ile takdir edilirsiniz.