murati_01.sitemynet.com
Anasayfam SOHBET BİLMECELER SİTE HAZIR KODLAR Foto Albüm RADYOLAR VE TELEVİZYONLAR WEB SİTELER ZİYARETÇİ DEFTERİ

Anasayfam

RADYO TEOMAN HOŞ GELDİNİZ
ZİYARETİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER

516452tg92cksp5u.gif

mrt36.gif

murat15.jpg

murat16.jpg

winks6gn.gif

welcome1.gif

images1.jpg

www.aramaturk.net

Bu Kalp Seni Unuturmu!!!

YEŞİLGÖZLÜM

Bir Hikaye yazmalıyım derinden
Gerçek olmalı özünden
Aklıma gelmiyor ki birden
Düşünüyorum seni aniden


Yaşananlar gözümün önüne geliyor
Eski günleri anmaktan oluyor
Aklımdan herhangi bir olay geçiyor
Yine içinde SEN oluyor


Aşkı görürdüm o zaman gözlerinde
Bu akşamlar o kadar zor gelmezdi belki de
Yalnızlık koymazdı böylece
Düşünüyorum hep sensizliği sessizce


Çaresiz geçiyor bazen geceler
İçime saklanıyorum bu günler
Gönlüm bir pencere açar diye beklerken
Neden kapanır ki kendiliğinden


Kurtulmak isterdim bu sevdadan
Acı gelmeye başladı artık yaramdan
Bakışlarının derinliği geçiyor aklımdan
İşte yarayı bu kapatıyor da ondan



Vazgeçiyorum yavaş yavaş derken
Şırıltı sesi geliyor kulağıma aniden
Ortaköy sahilimi yoksa akaretler mi
Nedense gidemiyorum buralara sonra o günden


Bahar mevsimiydi bizim mevsimimiz
Filizlenirdi yeniden içimiz
Hep o sahillerde yürürdük seninle ikimiz
Dondurma üstüne çay içerdik biz


Rumeli kavağıydı buluşma yerimiz
Biraz geciktin mi o zaman çıldırırdı birimiz
Zamanında gidemezdim buluşma yerlerine
Onun için azar yerdim hep bu nedenle



Boğaz turu yapardık birlikte
Karaya çıkmayı istemezdik ikimizde
Kız kulesini seyredip hayal ederdik
Böyle yuvamız olsun diye


Üşürdü birden bire bedeni
Deniz çarpmıştı yüreğini
Belli etmezdi titrediğini
İçeriye girmeyi de istemezdi


İkimizde bakardık boğazın güzelliğine
Dalardık İstanbul’un ihtişamlı gizemine
Nedense kapılırdık tüm benliğimizle
Elimizdeki simitleri martılar yemiş bile


Yağmur yağardı üzerimize
Geceyi çekerdik sinemize
Beyoğlu’nun orta yerinde
Işıklı bank arardık öylece


Yıkılmayan aşktı bizimkisi
Nasıl toptu ki yıktı kulemizi
Söyledikleriyle şaşırttı beni
Mesafeydi aramıza giren karakedi



Alışkın değildik uzaktan sevmelere
Bakmadan yapamazdık gözlerimize
Hasreti istemiyorduk bizde
Kader diye geçemedik bir kerede


Nazara geldik galiba sonunda
Çok görüldük şu koca Dünyada
Çıldırmak üzereyim şimdi ya
Bitmemeliydi bu aşk buralarda


Bilemezdik bir şeylerin sona ereceğini
Hatıraların göz önüne geleceğini
Düşünmezdik biz aşktan başka bir şeyi
Anlamadık ki nasıl geldi geçti



Neden kabarır ki arzular böyle
Çok mu sevmişim sence
Ne bağırıyorum bende
Duvar konuşmaz ki benimle


Vapurlar yaklaşırdı iskeleye
Yosunlar çıkardı kayaların üstüne
Karşılaştırma yapardım birden bire
SENİNKİ DAHA YEŞİLDİ MERAK ETME !!!


Plajın bol adaleli yakışıklısı, bir sabah duştan çıkmış hayran hayran kendisini seyrederken bir bakmış ki, tüm vücudu güneş yanığı. Yalnız orası!!! süt beyazı.. Içine sinmemiş. Onuda yakacak. Doğru plaja gitmiş , güneş doğarken soyunmuş tamamen kendini kuma gömmüş. Heryer kumun altında...Orası dışarıda.. İki ihtiyar hanımefendi , sabah yürüyüşüne çıkmışlar erkenden... Ellerinde baston... Birden kumdan dışarı çıkmış şeyi görmüşler.... Biri etrafinda dolaşmış. Bastonu ile orasına burasına dokunmuş. Sonrada arkadaşına dönmüş.. "Dünyanın adaleti yok" demiş. 'Nasıl Yani' demiş öteki 'Nasıl Olacak' demiş yaşlı kadın.....Bak şimdi bu nesne varya bu nesne:
- 10 yaşımdayken merak ettim
- 20 yaşımda tanıştım.
- 30 yaşımda hoşlanmaya başladım.
- 40 yaşımda peşine düştüm.
- 50 yaşımda satın alır oldum .
- 60 yaşımda bulmak için adaklar adadım.
- 70 yaşımda unuttum... Ve bastonu ile dokunarak bir daha işaret etmiş:
-" Şimdi 80 yaşındayım , bu allahın belası şey kumda bile yetişmeye başlamış ama benim eğilip dokunacak halim bile yok".

radyoteoman@hotmail.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın