|
Bismillâhirrahmenirrahıym
ASR SÛRESİ
1- Asra andolsun ki.
2- İnsan mutlak hüsranda(zararda)dır.
3- Ancak iman edenler, iyi işler yapanlar, birbirlerine hakkı ve sabrı öğütleyenler bunun dışındadır.(Asr Sûresi,1-3.âyet meali)
Demek ki yegane kurtuluş yolu imandır. İyi iş yapmaktır, birbirine hakkı tavsiye etmek, sabrı tavsiye etmektir.
İMAN NEDİR?
Öyle ise iman nedir?
Biz burada imam fıkhı tanımı ile tanıtacak değiliz. Sadece imanın karakterinden ve hayattaki değerinden söz edeceğiz.
İman, geçici, küçük ve sınırlı olan insan denen bu varlığın ezeli ve ebedi sınırsız temele bağlanmasıdır. Bu kaynağa bağlandığından dolayı yine aynı kaynaktan gelen evrenle ve bu evrene hükmeden temel yasalarla, bu evrende gizli olan güç ve enerji kaynakları ile sağlam bir bağ kurmasıdır. Böylece kendi kişisel, küçük sınırları dışına çıkarak koca evrenin genişliği içine dalması; basit, değersiz gücünün sınırlarını taşarak evrenin bilinmeyen büyük enerji kaynaklarına açılmasıdır. Kısacık ömrünün sınırlarını aşarak Allah'tan başka kimsenin bilmediği uzaklıklara doğru kanatlanmasıdır.
Bu bağlılık, insan denen varlığa bir güç, bir süreklilik ve özgürlük vermesinin yanında, evet bütün bunların yanında, ona kainattan, orada bulunan güzelliklerden ve ruhları kendi ruhuyla karşılıklı sevgi bağları kuran yaratıklardan en güzel şekilde yararlanmasını sağlar. Bu durumda hayat her yerde ve her zaman insanlık için kurulmuş bulunan ilahi bir bayram töreninde dolaşmaya dönüşür. Bu ise, büyük bir mutluluk, eşsiz bir sevinçtir. Bu durumda insan, bir dostuna açıldığı şekilde hayata ve kainata açılır. Onlarla dostluk kurar. Bu gerçekten eşi ve dengi bulunmayan bir kazançtır. Onun yitirilmesi ise gerçekten korkunç bir hüsrandır.
Ayrıca imanın ilkeleri, yüce ve Şerefli insanlığın da ilkeleridir.
Tek ilaha kulluk, insanı diğer varlıklara kulluğun basitliğinden kurtarır. Yüceltir onu. Gönlünde tüm kullarla beraber eşit bir seviyede olma bilincini verir ona. Bu nedenle o, kimsenin önünde eğilmez. Herşeye egemen olan tek Allah'tan başka kimseye boyun eğmez. insanın gerçek, özgürlük süreci, insanın vicdanından ve evrendeki olguların gerçekliğine ilişkin düşüncesinden kaynaklanan bir özgürlük sürecidir. Ortalıkta tek kuvvetten başka ve tek ilahtan başka bir şey yoktur. İşte özgürlük hareketi kendiliğinden bu düşünceden doğar. Çünkü bu, mantıklı olan tek çıkış yoludur.
Rabbanilik, insanın düşüncelerini, değerlerini, ölçülerini, kriterlerini, yasalarını, kanunlarını ve kendisini Allah'a; evrene ve insana bağlayan, herşeyini kendisinden alacağı kaynağı belirleyen otoritedir. Bu anlayış hayattaki heva, hevesi ve çıkarı reddeder, söküp atar. Onun yerine şeriatı ve adaleti yerleştirir. Mü'minin bilincinde kendi sisteminin değerini yükseltir. Onun bütün cahili düşüncelerden, değerlerden ve kriterlerden kurtulması, yeryüzündeki mevcut bağlardan kaynaklanan değerleri aşıp geçmesi için kendisine destek olur. Onu bu değerlerin üstüne çıkarır. İsterse tek bir fert dahi olsa... Zira o fert cahil iyeye, doğrudan Allah'tan gelen düşüncelerle, değerlerle ve kriterlerle karşı koymaktadır. Dolayısıyla bunlar daha yüce, daha güçlü değerlerdir. Uyulmaya ve saygı duyulmaya daha elverişlidir.
Kaynak:Fi-zılalil kur'an
KUR'AN HİDAYET KAYNAĞIDIR
Doğru olduğu kuşkusuz olan bu kitap(Kur'an), takva sahipleri için hidayet kaynağıdır.
Hidayet; bu kitabın özü, hidayet; bu kitabın karakteristiği, hidayet; bu kitabın yapısı, hidayet; bu kitabın mahiyeti. Fakat kimin için? Bu kitap kimin için hidayet ve ışık kaynağı? Kimin için rehber, nasihatçı ve gerçeklerin açıklayıcısıdır? Takva sahipleri için elbette. Kalbe bu kitaptan yararlanma yeteneği veren özellik, takvadır. Kalbin kilitli kapılarını açarak, bu kitabın içeri girip oradaki rolünü oynamasını sağlayan faktör takvadır. Kalbi, yararlıyı almaya, benimsemeye ve kabul etmeye hazırlayan niteliktir takva.
Kur'an'dan hidayet bulmak isteyen kimsenin öncelikle ona temiz ve samimi bir kalple yaklaşması, sonra da bu yaklaşımını korkan ve çekinen bir kalble sürdürmesi gereklidir mutlaka. Ayrıca böyle bir kalbin sapıklığa düşmekten ya da sapıklık tuzağına yakalanmaktan da kesinlikle sakınması lâzımdır. İşte ancak o zaman Kur'an, kendisine çekingen, korkulu, saygılı, duyarlı ve faydalanmayı isteyen bir eda ile yaklaşan kalbe sırlarını ve nurlarını aktarır. Bir gün Hz. Ömer, Ubeyy b. Kaab'a takvanın ne olduğunu sordu. Ubeyy b. Kaab da kendisine "Sen hiç dikenli bir yolda yürümedin mi?" diye sordu. Hz. Ömer "Evet, yürüdüm" dedi. Ubeyy b. Kaab "Peki, o durumda ne yaptın?" diye sordu. Hz. Ömer "Paçalarımı sıvadım ve dikenlere takılmamaya özen gösterdim" deyince Ubeyy b. Kaab "İşte takva budur" dedi.
Evet işte takva hudur. Yani kalp duyarlığı, şuur bilenmişliği, sürekli korku, kesintisiz çekingenlik ve yolun dikenlerinden uzak durma titizliği. Hayat yolunun dikenlerinden; yani arzu ve ihtiras dikenlerinin, istek ve emel dikenlerinin, korku ve vesvese dikenlerinin, boş umut ve asılsız korku (fobi) dikenlerinin ve daha bir çok dikenlerin cirit attığı yol.
Kaynak:Fizılal-il Kur'an,Seyid Kutub.
CEHENNEM ATEŞİ
Abbasi'lerin ünlü halifesi Harun Reşid zamanında yaşamış olan Behlül Dana (VIII. yüzyıl) dönemin evliyasındandı. Zaman zaman aklından zoru olan kimselere has tavırlar takınır, herkes de bundan dolayı kendisini deli sanırdı. Ama bunu maksatlı yapardı. Behlül daima Harun Rediş'in yakınında bulunur, çeşitli sebepler hasıl ederek onu uyarırdı. Bir gün Behlül, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculukan gelmiş olmanın belirtileri ile Harun Reşid'in huzuruna çıktı. Harun Reşid sordu: Be ne hal Behlül, nereden geliyorsun?
- Cehennemden geliyorum ey hükümdar.
- Ne işin vardı cehennemde?
- Ateş lazım oldu da ateş almaya gittim.
- Peki, getirdin mi bari?
- Hayır efendim getiremedim. Cehennemin bekçileriyle görüştüm, onlar Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz, ateşi herkes dünyadan kendisi getirir dediler.
BAŞÖRTÜSÜ ZULMÜ
Başörtüsü'ne karşı çıkan bazı kişiler! laiklik adı altında islam düşmanlığı yapmayı medeniyet sanıyorlar!M. Akif Ersoy bunlara çok güzel cevap vermiştir:" Medeniyet dediğin açmaksa bedeni, desene hayvan senden daha medeni.Kızımın iffeti batmakta rezilin gözüne,acırım tükrüğe!tükürsem yüzüne." Adem Armağan(www.islamagiris.tr.gg)
MEVLANADAN GÜZEL SÖZLER
Mevlana'nın söylediği ve günümüze kadar insanlığa ışık tutan sözlerinden bazıları:
· Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi
ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
· Şu dünyada yüzlerce ahmak, etek dolusu altın verir de, şeytandan dert satın alır.
. Vazifesini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına ne mazaretin devası ne ilacın şifası deva getirmiş..
. Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır..
. Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir..
· Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
|
|
|
|
|
|
|
HOŞ GELDİNİZ-WELCOME...
MESSAGE COMMENT WRİTE HERE
TAVSİYE SİTELER
http://beyanulkuran.blogcu.com/
http://islamsaadettir.blogcu.com/
http://kuranvetoplum.bir.tc/
http://altinsayfalar.wordpress.com/
www.genclerlebasbasa.blogspot.com/
www.habesistanahicret.blogspot.com/
www.medineyehicret.blogspot.com/
www.mesnevibahcesinden.blogspot.com/
www.islamagiris.tr.gg
ASR SÛRESİ ENGLISH TRANSLATİONS
Bismillahirrahmenirrahıym.
"By the Time,
Verily Man is in loss,
Except such as have Faith, and do righteous deeds, and (join together) in the mutual enjoining of Truth, and of Patience and Constancy."(Qur'an,103.Time Sura)
ENGLISHI QURAN TRANSLATİON
Bismillahirrahmenirrahıym.
“He Who created Death and Life, that He may try which of you is best in deed: and He is the Exalted in Might, Oft-Forgiving;-
For those who reject their Lord (and Cherisher) is the Chastisement of Hell: and evil is (such), destination.
When they are cast therein, they will hear the (terrible) drawing in of its breath even as it blazes forth,
Almost bursting with fury: Every time a Group is cast therein, its Keepers will ask, “Did no Warner come to you?”
They will say: “Yes indeed; a Warner did come to us, but we rejected him and said, ‘Allah never sent down any (Message): ye are nothing but a grave error!”
They will further say: “Had we but listened or used our intelligence, we should not (now) be among the Companions of the Blazing Fire!”
They will then confess their sins: but far from Allah’s mercy are the Companions of the Blazing Fire!
As for those who fear their Lord unseen, for them is Forgiveness and a great Reward.
And whether ye hide your word or make it known, He certainly has (full) knowledge, of the secrets of (all) hearts.
Should He not know,- He that created? and He is the Subtle, the Aware.
It is He Who has made the earth manageable for you, so traverse ye through its tracts and enjoy of the Sustenance which He furnishes: but unto Him is the Resurrection.Do ye feel secure that He Who is in Heaven will not cause you to be swallowed up by the earth when it shakes (as in an earthquake)?
Or do ye feel secure that He Who is in Heaven will not send against you a violent tornado (with showers of stones), so that ye shall know how (terrible) was My warning?
But indeed men before them rejected (My warning): then how (terrible) was My punishment (of them)?
Do they not observe the birds above them, spreading their wings and folding them in? None can uphold them except the Most Gracious: Truly it is He that watches over all things. “
(67 – The Kingdom,67. Sura 2,6-19,Mülk Suresi.)
HADİS-İ ŞERİFLER
1
(Allah Rasûlü)Din nasihattır/samimiyettir buyurdu.Kime Yâ Rasûlallah? diye sorduk. O da Allah'a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara diye cevap verdi.
Müslim, İmân, 95.
2
İslâm, güzel ahlâktır.
Kenzü;l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.
3
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.
Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.
4
Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.
Hz.Muhammed(s.a.v).
Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd.
5
İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de:Utanmadıktan sonra dilediğini yap!sözüdür.
Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.
6
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
7
Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)
Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.
8
Nerede olursan ol Allah'a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.
Tirmizî, Birr, 55.
9
Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.
Kaynak:www.diyanet.gov.tr
Kadere iman, kaygı ve üzüntüyü giderir.
Hadis-i Şerif (Hakim).
Allah, Cehennemde cezası en hafif olanlardan birine şöyle der: Eğer yer yüzündeki her imkan (güç ve servet) senin elinde olsaydı, bu cezadan kurtulmak için, verir miydin? O kişi hiç tereddütsüz: verirdim, der. Allah şu açıklamayı yapar: Sen dünyada yaşarken, ben senden bu dediğimden daha kolayını, yani bana inanmanı ve hiçbir şeyi ortak koşmamanı istedim. Ama sen ise bana ortak koşmakta direttin.
Hadis (Tirmizi).
VECİZE
Medeniyet dediğin açmaksa bedeni, desene hayvan senden daha medeni.
(Mehmet Akif Ersoy)
|
|