nalan22.sitemynet.com
nalanersoyoc3.jpg

ANA SAYFA
BU VATAN GÖKLERDE
ÖLÜMÜNE SEVDA
ZORLU SEVDAM
DERİN MAVİ
GÖZYAŞI
BANA BİRSEY ANLAT
YÜREĞİM NEREYE
YANIK SEVDAM
YÜREĞİM AĞLADI
TIRTILIM
GİDİYORUM
KUŞUM
HASRET
GIRGIRA GEL
AŞK KIRINTILARI
NALAN ERSOY

ANA SAYFA


deniz_resimleri_kiz_kulesi.jpg

HAYAT YOKUŞUNDA KAYIP KENTİN GİZEMLİ KIZI!EYVALAH!

Şimdi içimde öldürecek bir AN bile yok.tamamlayamadım beni. elimden tutamadım yalnızlığımın. kilitleri hep yanlış kapılara vurdum....!
Yokuş başı nefessiz, adımlarım tutarsız
Yeniden yalpalıyorum, beyazdan siyaha düştü düşecek düşler...
Ah bu sarhoşluk Yorgunum

Kopuk gecelerimin sessiz düşleri gibisin
Çığlık çığlığa içimde ve sonsuz bir susuşsun aynadaki siluetimde.
Belli belirsiz düştüm
Düştün
Acımadı canım ama bir morg soğukluğuna sürüklenmişim derin iç kanamamla
Ne bir parmak izi ne bir kanıt
Susarak öldürdün beni
Ağzının içinde yuvarlanan harfler bana dair olmadı hiç ve bir kez olsun adım adam gibi çıkmadı ağzından
Üşüdüm
Çok üşüdüm
Morarmış tırnaklarımın kuytuları bile senle dolu ama hissedemiyorum
Dondum
Bir kez olsun sımsıcak dokunmadın bana
Saçlarımı bembeyaz yastığına dağıttığımda bir kez olsun okşamadın
Oysa ben sana gelmiştim kadınlığımla değil kalbimle
Kalbin bende olsa kadınlığımı da bürünürdüm
Senin aklın uzaklarda benim aklım benden çok uzaktaki sende
Akılsızım

Bu soğuk duvar Bu uzaklık
Dokunma bana
Üşüyorum
Bu karanlık sokak, bu soluk soluğa kaçış
Nerdeyim, kimdeyim ?
Nedensiz
Zamansız
Ve sen
Benden çaldığın hayatımı kirlettin mi ?

Hayatımın senin ellerinde olmadığını bilemedin bir kez olsun
Ve ben
Unutmadan ama umutlanmadan sessizlikteyim
Teğet geçiyor ölüm
Deliliğimi perçinliyor ama almıyor beni bu hayattan sensizlik
Süründürüyor ama öldürmüyor
Ne ağlatıyor ne güldürüyor
Sahi hayal miydi bunlar ?
Normal deliliğimin umursamaz kahramanı
Bile bile yarattım seni
Tanrı kadar güçlü değilim ki yarattığımı yok edeyim

Yoruldum, uzak dur artık düşlerimden...

iletisim adresim:disikurt1979@hotmail.com

benildrelifaa9.jpg

BEN BİLİRİM KİTAPSIZ,BEN BİLİRİM ALLAH'SIZ!
VİJDANLA BİRLİKDE ŞEREF ARARIM BEN SEVDİKLERİMDE HER ZAMAN DOĞRU DEĞİLDİR ELBET SEÇİMLERİM ZAMAN GELİR ŞEREFSİZLERİDE SEVERİM Tüm umutlarımı intihar ettirdiler,eleriyle kirlettiler,yaram kanadı,sırtımdan vuruldum!KADERİMDE BÜYÜK YARA VAR,ACIYAN,KANAYAN!!!HAYAT BANA GÜLMÜYOR YARAMI DESİP BIRAKIYORLAR SİMDİLERDE İSE UMUTLARIMDA DERİN GÖZYASI VUSLATIMDA ALIN YAZIMDA KADERİMDE AGLAMAK VARMIS KAN AGLIYORUM KAAANNNNNNNNNNNNNNN CANIN CANIMI ACITIYOR;İNTİHARDIR UMUTLARIM BeŞ PaRa EDeRMi VaRLıĞıN Ki YoKLuĞuN BeNi ACıTSıN...!!!
Bugunlerde cümlelerime herşey yalanmışla başlıyorum lanet olsunla kapatıyorum. Can yakmaktan başka bir işe yaramıyor hatıralar. Elimi hangi umuda atsam bir bir yok oluyor. Ölmekmi gerek Ölmekmi gerek bu acılar son bulsun diye. Bu sessizlik beni günden güne bitiriyor. Neden heryer sessiz neden duvarlarım karanlık... Neden bir ışık bile vurmuyor camlarıma... Neden ben böyleyim. Neden hayat böyle. Lanet olsun yaşadığım her güne... Lanet olsun soluduğum nefese... Lanet olsun bana, Lanet olsun sevgime. Herşeye ama herşeye lanet olsun... Kelimeler kimi zaman çoğu şeyi kaybettirir insana... Seven gitmez derler... Öyle bir giderki. Umutlar tükenmişse verilen sanslar bitmişse birde adın lekelenmişse öyle bir giderki... Çok sevdim... Hemde ölesiye... Yalanlandım sevgim nefretle vuruldu yüzüme... Sanki sevmedim sanki vazgeçen bendim... Pes etmeyi hiç sevmedim... Zorla pes ettirildim... Gücüm kalmadı sevgimi anlatmaya çalışmaya... Sevgi öyle bir şey ki anlatılmaz... Yaşanır... Sana ben zaten sevgimi anlatamadıysan durmamada gerek kalmamış demektir.Seni sevmek ölmekmiş... Seni sevmek suçlanmakmış, yara almakmış. Ne diyim ki senin aşkın bir kelime kadar basitmiş... Bitsin...!!! bitsin bakalım. Sana bu kelime üzerine tek bir kelime etmedim. Sıırf sevgim kirlenmesin diye... İçimde öyle güzelsin ki onu mahvetmeyeceğim seninle. Ne düşündüğün artık umrumda değil. İster suçla kötüle ister fırlat yerlerden yere... Aşk sende kaldı... İstediğin şekilde kullan artık. Ben vazgeçtim... Zayıf olan taraf olayım farketmez. Zaten senin gözünde sadece senin sevgin vardı. Sen seviyordun ben ise seni kullanıyordum. Ah be güzelim... Bu kadar yanılgıda neden... Kimler kandırdı kimler girdi aklına... Sevdim lan sevdim... Göz yaşı dökmek sevgiyse sevdim. Düşünmek önemsemek sevgiyse sevdim. Uğrunda ölmeyi düşünmek aşksa taptım lan ben sana... Neye yarar ha söle neye yarar artık sevgi sözlerin... sakat kalbime kaçıncı çelme bu... Çık git hadi sen gidebiliyorsan kalbimden. Git demek kolay madem o halde sen defol git düşlerimden. Beni bana bırak artık... Beni benimle bırak... Ayakta dururmu sandın umutlarım... Hangi düşle aldattım lan be seni... Hangi düşe sattım... Hangi yalnızlıkla aldattım. Neyle suçluyorsun beni... Git ... gitmek kolaysa çek git... Girme artık kanıma girme. Sen bari mehfetmeden çek git... Benmi sensizlik ölmekse hergün bir başka türlü... Ben zaten yaşamıyorum.... :(
sen varya laannn sen sevmesini bilmeyen ask için hiç degmeyen birisin...aynı zamanda zır delinin birisin..adını kalbime askla yazmıstım ...güzel bir hayali gercek sanmıstım senin sevgine nasıl kanmıstım seni sevdiğim için özür dilerim...askından karsılık beklemek sucmus su vefasız dünyada neler yokmus..seni beni sevmeye niyetin yokmus seni sevdiğim için özür dilerim intikamım cok acıdır yapmayan yalancıdır.söyle bu kacıncıdır senin bana yaptıgın herseyin bir sırası vardır..sıra bana gelcek unutmaki sunu zalim son gülen iyi gülecek...yaptıgın yanına kalmayacak..bir kıyamet kopacak kulagını iyi ac be zalim seninle hesabım var intikamım alınacak...sen her zil calındıgında omudur diye kapıyı actınmı,sen her tel calındıgında omudur diye kaldırdınmı...sen sokagın basından gecerken, sen hiç gözlerinle beni aradınmı,bunları sen yasamadın sen bilemessin bunları bunları ben yasadım ben bilirim allahsız,ben bilirim kitapsız..senin sevgin yasamadan bittimi,senin güllerin acmadan kırılıp koparıldımı,senin aciz bedenin hiçbu dünyada yandımı,bunları ben yasadım ben bilirim allahsız ben bilirim kitapsız ..sen hiç ardı ardına sigara yaktınmı?sen hiç sabahlara kadar agladınmı?sen hiç severken aldatıldınmı?bunları ben yasadımı? ben bilirim allahsız ben bilirim kitapsız!sen her gördüğünü bana benzettinmi?peki sen bana değil bir baskasına seni seviyorum dedinmi?sen diyemesssin be gülüm,sen sevemezsin.bunları sen yasamadın sen bilemessin ,bunları ben yasadım benbilirim kitapsıız,ben bilirim alalahsız !sen hiç dogduguna pişman oldunmu?sen hiç içki sarhosu değil aşk sarhosu oldunmu?sen hiçbir kula kul oldunmu?bunları sen yasamadın ben yasadım allahsız ben bilirim kitapsız!sen meyhaneleri hiç kendine ev yaptınmı?sen allah var bir baskasına taptınmı?sen içipte bir sokak kösesinde yattınmı?bunları sen yasamadın ben yasadım allahsız ben bilirim kitapsız!sen insanlıgını bir insana sattınmı?sen hiç kendini bilerek atese attınmı?sen yıllarca bir sevgi ugruna yıpratıldınmı?bunları sen yasamadın sen bilemessin ben yasadım allahsız ben bilirim kitapsız?sen hiç felegin agır sinesiyle karsılastınmı?senin göz yasların yagmur olup sele karıstımı?senin zavallı ömrüb tas kalbin acı cekmeye alıstımı?bunları sen yasamadın ben yasadım allahsız ben bilirim kitapsız!sen hiç çıkılmaz bir kuyuya atıldınmı?senkaranlık birodada yalnız kaldınmı?sen hiç bitmeyen bir acıyla yandınmı?bunları sen yasamadın ben yasadım ben bilirim kitapsız ben bilirim allahsız!senin umutların ve hayallerin hiç bittimi?sen unutmak için dogdugun yasadıgın yerlere gittinmi?sen dogruyu sevmedin ki utanasın zalim!bunları sen yasamadın ben yasadım allahsız ben billirim kitapsız!sen hiç duvarlara seni seviyorum diye yazdınmı?sen hiç kendine söz verdinmi?bu sevda bitmeyecek!sen hiç allaha dualar ettinmi?sevdiğimi bana kavustur diye!bunları sen yasamadın ben yasadım allahsız ben bilirim kitapsız!sen hiç isyan ettinmi allah'a ,neden yarattın neden yasatmıyorsun diye!sen hiç azraile meydan okudunmu?sen benim canımı alamassın diye!sen hiç kaderine küstünmü?ben kaybettim sen kazanıyorsun diye!bunları sen yasamadın sen bilemessin bunarı ben yasadım ben bilirim kitapsız....
03,05,2007
NALAN ERSOY

13.jpg

Gece ışıl ışıldı gökyüzü
Önce her yıldıza senin adını verdim, yetmedi
Ben yalnız gözlerini yıldız bildim
Herkes sarhoş olacağı yıldızı ararken
Ben senin gözlerinde bitirdim içki kadehlerini
Her şey siyah beyazken
Ben mavi bir düşte gezindim
Konuk oldum uykularına
Gördüğün her rüyanın içindeyim
Gördüğün deniz miydi
Ben o denizin martısıydım
Bir ormanda mı yürüyordum
Ben o ormanın en ulu ağacıydım
Sen bir dağın tepesinde görüyorken kendini
Ben dorukların beyazlarındaydım
Sonsuz hasret ateşiydim ben her gece kapında yanan
Sen bile söndüremezdin beni
Çünkü hasretin sen varken bile sönmeyenden di
Kolaydı sevmeler ben imkansızı seçtim
Ne kadar yakınsan o kadar uzaktın benden
Elimi uzatsam tutabilirdin
Ama bir o kadar da ulaşılmazdın
Kaçanlardan değildim ben kaçmadım
Ben yüreğimin sesini dinledim ve aslında yüreğim SENDİN
Her sözcüğü denedim seni anlatmak için
Her sözcüğün üstünde durup bin kez düşündüm
Ya onlar anlatamadı seni yada sen onlara yetmedin
Ben ki bu kadar konuşmayı seven
Böylesine laf cambazı bir tek seni tarif edemedim
Sözcükler yetmedi ya renklere sarıldım bende
Bir tek mavi anlattı seni maviye yakışan sendin
Ne kendimi sakladım nede sözlerimi
Duygularım içtendi seni kendimi sever gibi sevdim
Tutkuyla bağlandım ama sevda senin tutsağın değildi
Ben özgürlüğüme düşkündüm ve özgürlüğüm sendin
BU DÜNYADA ALDIĞIM TATLI BİR HUZURDUN
Uçsuz bucaksız yollarda koluma takıp yürüdüğüm sendin
Gecemi aydınlatan mehtap aradığım yar SENDİN
Sen şarkıların tadıydın ben her şarkıda seni dinliyordum
Dinle ey YAR :
Sana bağımlı olmadan büyüttüm bu sevdayı içimde
Sen olsan da olmasan da büyümeye devam edecek bu sevda
Sevmişim bir kere seni bunun sonu yok
Seni özlemeyi de sevmeyi de en çok ben bilirim
Hiç yakınmadım bundan
Üstelik, kavuşmama ihtimali işlenmemiş soğuk bir taş gibi önümde dikilip dururken Sana dokunamamak böylesine yüreğimi acıtırken yinede bil ey YAR:
BİL Kİ BEN YÜREĞİMİ ACITAN BU YARAYA İNAT DOKUNMADAN ÖZLERİM SENİ YILLARCA

vurbeni.jpg

Gidene, kal demeyeceksin...
Gidene kal demek
Zavallılara,
Kalana git demek
Sevgisizlere,
Dönmeyene dön demek
Acizlere,
Hak edene git demek
Yüreklilere yakışır.
Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme,
Yoksa değersiz olan hep sen olursun...
Gel bir düşün....
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır seni sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Herşey sende başlar, sende biter...
Yeter ki yürekli ol...
Tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini...
Ve hep hatırla...
''Ya ümitsizsiniz,
Ya da ümit sizsiniz.
Ya çaresizsiniz,
Ya da çare sizsiniz.''...

ask.gif

öyle güzel gülyoki gözlerin günün kızıl yorganına sarılmış dagların eteklerinden deniz dans ediyor.öyle derin bakıyorki gözlerin damarlarımdaki al yasamı kalbimden fıskıracakmıs gibi öyle hasretle bakıyorki askım.gözlerin 3 günün mucizesinden yasanacak düşlerin ufuklara süzülen bir bekleyissin askım.ardından cekilen sabır çarşafı yırtılırcasına öyle masum bakıyorki gözlerin derin tutkularında koparmaya kıyamadığım meyvelerimi eritircesine öyle dik bakıyorki gözlerin hayat denen dikenli yollardan göğsünü gere gere yararcasına öyle sevgi doluki gözlerin asırlara nmeydan okuyan yüreğimin senin birgün umut sahillerinde süzülebilme umuduyla bu issız yerlerde zamana dost olurcasın asiir gözlüm sen benim vazgecilmez tutkumsun vazgecemediğim gözlerimsin sen herseyimisin...
yarı uyanık uykularda nefessiz karanlıga seni ben,sen uykunun en derinlerindeyken..
üzerimde asılı duruyor zaman;kopartılan takvim yaprakları gibiyim..Sen boynuma asılı bir madalyonsun,korudugum,sakladığım sevdiğimsin...
hayatımı içimdeki kücük dünyamı aydınlatan insan Bilki sevgi güzellik ister,emek ister,güzellik tende değil yürekte ates ister.Sensizde düşermiş takvimden günler; Gideni sanma ki bu gönül özler...Unut diyordun ya unuttum işte.....şimdi cek git degerimi bilemedin..


Şimdi göçlere susuz bir şehir gibi,
Sensiz günleri ekiyorum,kurumuş göz çukurlarıma.
Bensiz bir hüzün gönderiyorum;
Ve tüm terk edilmişliğimle sana !
Yalnızlığıma inat gözyaşı bırakıyorum,
En derinimde yaşlanıyor,tüm kilit vurulmuş sözler
Yanlış bir yerinde canlanıyor ,
Hayatın en acınmaz gizleri.
İçimin kuytularına birikiyor hüzünler
Ve senden geliyor en sahipsiz düşler.
Dokunsam ateş oluyor gözlerin,
Buz kesiyor yaşlar uzağına kaçsam
Şimdi sürgünüm kendime,
Alev buğulu rüzgarlarda üşüyorum.
Ne zaman arasam kendimi içimde, sende kayboluyorum.
Bilmiyorsun ki; sen bende ne kadar çok!
Öyle acıtıyor ki beni,
İçimin yollarındaki ayak izlerin.
Kaç adım daha uzar hayat söyle,
Geceler beni sana sürükledikçe
Ay düşünce kirpiğimin katresine, sen gecem oluyorsun.
Ben boğulurken gecemde,
Sen gözlerimden firari süzülüyorsun.
Şimdi tüm küsüşler çağırıyor beni
Güncemde yetim yağmur taneleri
Bir gidiş olmalı diyorum, bir gidiş !..
Sensiz her yerde, senli her şeye;
Sahipsiz yalnızlığıma dokunuyor ellerin,
Bense çocuksu bir ruhla üşüyorum.
Sahipsiz bakışlarından; gözlerinde ölmemeyi öğreniyorum.
Şimdi tüm kelimeler can çekişiyor aramızda
Ağzımızdan kanıyor ayrılık;
Kilitli dudaklarımız öfkeli yarına,
Yasaklı kentler yuva kuruyor kuytularımıza.
Yaralarım medet umuyor zamandan,
Oysa unutmak ne zor hatırlamaktan.
İçi oyulmuş acılar hafifliyor omuzlarımda
Ama bana en ağır yine sen !
Şimdi ayrılığın bile gelmeden zamanı
Gitmem gerek senden.
Gözyaşlarımla yüreğine yazıyorum,
Müsveddesi yaşanmış bir hayatın özetini..
Sen sayfa sayfa okurken her geçen yıl kendini
Ben yolcusunu kaybetmiş bir yola başlıyorum.
Şimdi tek bir söz kaldı kulağımda yankılanan
Ve seni acıtacak olan;
Ben seni severken terk ettim kendimi,
Ve tüm terkedilmişliğimle daha çok sevdim seni !
yaşlanıyorum gittikçe, gençliğimin gölgesinde
yüreğini kağıt yapmış, gemilerle geçiyorum içimden
batan geminin aşklarıydı bunlar
satışa çıkarıyordum ömrümü, ayrılık kervanında
yolcular ağırlıyordum duraklarımda
ayraçlarım kesemiyordu, ayrılığın önünü
vedalarım takılıyordu ayaklarıma
tökezleyip düşüyordum sonra;
yerden kaldırmıyordu sevgilim
ya biletsiz binmiştim aşka, ya da yetişemiyordum...
hızla düşüyordu ölümüm yaşama
hesabını kesmişti yaşamım, aşkın
böyle seven adamın canı çıksın!
kanımda gezinen şiddetli geçimsizlikle;
borç harç geçinip gidiyordum biryerlerde
ilk ve son artık elveda...
kendini kilitleyip kaçtın içimden
beni aldattın ey yar;!
içimdeki sensizliğimle
çık git içimden! Canın canımı acıtıyor...

15.jpg

Aslında biten değil, bitmeyen aşklar acı verirler...
Aslında, dibine kadar yaşadığın değil, doymadan kalktığın aşklar ızdırap verirler...

Aslında, karşındakinin suçlu olduğuna değil, kendinin
suçlu olduğuna inandığın aşklar, hayatı mahvederler...
Sorumluluğu karşı tarafa değil, kendine de yıktığın aşklar, içini acıtırlar...Cız ettirirler...
Aşkın acısı, keşkelerin sayısıyla orantılıdır...
Keşkeler fazlaysa, aşkın acısı çoktur..

Keşkeler yoksa, artık aşk da yoktur...
Aşkı bitirmek, suçun karşı tarafta olduğuna inanmaktan geçer...
Suçun karşı tarafta olduğuna inanamayanlar, keşke şunu da yapsaydım diyenler, aşkı bitiremezler...
Aşkı bitirmiş gözükseler de, acıyı yok edemezler...
Aslında biten değil, bitmeyen aşklar acı verirler...
Kalbin çok önemli gördüğü birini, sevme, arzulama ve içinde hissetme durumudur aşk...
Dibine kadar yaşayıp tükettiğin değil, doymadan kalktığın, hala arzuladığın aşklar ızdırap verirler...
Artık ulaşamazsın...
Oysa hala ulaşmak istersin...
Aşk ya direkten dönmüştür...
Ya da bir nebze yaşanıp, yarım kalmıştır...
O durumda yarım kalan ya da direkten dönen sevgiliyi görmek istemez insan...
Umudu yoksa görmek istemez...
Umudu varsa, yarım kalan aşkı takip etmeye devam eder...
Kadın ve erkeğin yarım kalan aşkları değişiktir...
Kadın yarım kalan aşkının, bir başka kadınla mutlu olmasını hiç istemez...
Onu biriyle görmek istemez...
Mutluluk haberini duymak istemez...
Hele hele evlendiğini hiç işitmek istemez...

Acı çeker...

Acı öfkeyi biriktirir...

İntikamı çağırır...

İntikam, nispet yapacak erkekleri buldurur...

Yarım kalan aşklar, ihtiras ve intikamlarla dolu egolarca yerlerde sürüklenir...

Çamura bulanır, balçıkla sıvanır...

7bl9mt5.gif

Al sana bir kördüğüm gece daha
Yitik sokak arkası çığlıklar,içi dolu ama boş umutlar..
Yıllanmış ve yozlaşmış hayatlar
Hangi soruya cevaptır aşkın yar
Yağmur arefesi yalnızlığın, karanlığa kelepçeli sevdalısı..
Bir ses versem sessizligim/nden.
Gelsen yüreğinin hiç gelesi yokken,
Değil miydi ihanet karası yaşlar bırakan;Sevdan
Ben söylerdim türküsünü acıların ,
Ben bilirdim en tenha yanlarını bu kentin.
Ve sen ebesi olurdun hasretimin.
İçimden kopup gelen,bir kan tortusu
Kilitleneli nice oldu şah damarıma,
Zaten sen duymazdın içimin sen yanlarındaki yankıları,
Bilmezdin gözbebeğim bir anneme birde sana ağladığımı.
Şimdi kalası yok bu kentte adımlarımın,
Kalası yok hatıralarımın.
Anlayacağın,
Bu şehrin yarasına ,Senin olmadığın değdi inceden;
Almadı beni de sensiz koynuna;
Şimdi..
Sensizliğin başkentinde kendimi zamana bırakıyorum.
Ve Adımlarımı,
Nereye gideceğimi hiç düşünmeden,terk ediyorum.....



Ve sessiz... Ve kimsesiz...
Bir vapur kalkar köpük köpük yüreğimin en tehlikeli sularından sana doğru. Beyaz bir güvercin havalanır kanat çırpışı kalp atışlarımla eşzamanlı.
Beyaz bir bulut olur umutlarım o vapurun kapkara bacasından gökyüzüne süzülen. Bir yudum damıtılmış aşk olur gözyaşım boğazımdan süzülen.
Biliyorum sessizce yutkunup ağlamasak bağırsak söz olur. Ya da duyursak cihana, bir tefrika sunsak aşkımıza dair... Kimbilir belki göz olur.
İyisimi böyle sessizce çığlık atalım sevgilim. Bırakalım o vapur bağırsın avazı çıktığı kadar bizim yerimize aşkımızı mavi sulara. Bırakalım o güvercin fısıldasın her kanat çırpışıyla aşkımızı kainata. Ve bırakalım o beyaz bulut yağsın insalığın üzerine gözyaşlarımızla.
Islansın dost düşman cümlesi bilmeden yağmurun gözyaşlarımız olduğunu.
Islak tenin gibi buğulu bu gece oldukça nemli... Gözpınarların gibi... Ve sessiz... Ve kimsesiz...

zel_yapm_tabanca_resimleri.jpg

Aşk biter... İçin hüzün doludur. Bir yanın bittiğini kabul etse de diğer yanın, "Belki daha yapılacak bir şey vardır" der. Öylece durup gözlerinin içine bakarsın. Sana yeniden, "Gel" demesini beklersin. "Ben de senden ayrılamam" demesini beklersin. Ama o söz hiç çıkmaz ağzından, duyamazsın.

Gururlusundur, istenmediğin yerde durmazsın. Üstelik ihanet vardır işin içinde. Ağzından, "Evet, bence de bitmeliydi bu aşk" sözcükleri çıkar ama buna sen bile inanmazsın. Gururun sana oyun oynamaya başlar. Önce, " Belki biraz zaman vermeliyiz birbirimize" diyerek gururunu ucundan köşesinden yemeye başlarsın. Öyle bir an gelir ki, "Ne olur ayrılmayalım" demeye kadar vardırırsın. Bu sözleri nasıl söylediğine inanamazsın.

Onun sıcaklığını hiç kimsede bulamayacağını bilirsin. Kimse onun gibi gülemez, kimse onun gibi dokunamaz. Kimseyi onun kadar sevemezsin. Bunlar içini sıkar. Nefes alamaz hale gelirsin. Ne geceler gecedir, ne uykular uyku. Artık birkaç dakika huzurlu uykuya hasretsindir.

Uyuyamazsın.

Ondan gelecek bir tek haberi umutsuzca beklersin. Telefonun yanında kaç gece sabahladığını hatırlayamazsın. Beklemek ölüm gibi gelir insana. Aslında ölüm fikri de pek garip değildir artık. Öylesine umutsuz kalırsın ki, ölümü tek çare olarak görmeye başlarsın. Ölümle ilgili planlar yaparken bile onun tekrar geri dönme olasılığını hiç aklından çıkarmazsın. Bu yüzden ölemezsin. Hayat devam ediyordur ama bir şey hep yarım, hep eksiktir.

Yüreğin asla eskisi gibi atmayacaktır. Başka aşklar seni kandıramayacaktır. Kiminle beraber olursan ol, onu her zaman hatırlayacaksındır. Yıllar sonra bile olsa bir gün sana, "Gel" dese nerede ve kiminle olduğuna bakmadan ona koşacaksındır. Kahredici bir gerçektir bu. Bunu bilmek çok daha acı vericidir. Katlanırsın çünkü acı senin kardeşindir. O kim bilir kiminle, hangi mutlu hayatın içinde yeni aşkının adını çıkarmaktadır. Bunu da bilirsin. Bilirsin ama...

Ayrılamazsın!!!

689ptwn4.jpg

Hiçbir ilişki sadece mantık üzerine kurulmaz...
Aynı şekilde sadece aşk da mutlu olmaya yetmez.
İlişki, dünyanın en zor işidir ve uyulması gereken kuralları vardır.

Kabullen:
İki şeyi kabulleneceksin. Birincisi "aramızda iktidar problemi olmasın şekerim" gibi girişimler tamamen hayalcidir; kabul edeceksin. İkincisi, bir insanın bir başkasını hep aynı şiddette sevmesi mümkün değildir, bunu da kabul edeceksin.

İzin ver:
Karşındakinin kendisi olmasına izin vereceksin; en sana uymayan yanlarını bile budamaya kalkmayacaksın. Sen de uyum sağlamak için kendini eksilten bir çabaya girişmeyeceksin. Bu, hiçbir zaman sandığın kadar iyi olmaz; her zaman sandığından kötü olur.

Belden aşağı vurma:
Hiçbir kavgada, asla belden aşağı vurmayacaksın. Onun kişiliğini yıkacak şeyler söylemeyeceksin; onun zaaflarını kavgada koz olarak kullanmayacaksın. Sevdiğin insanla "yenmek" için kavga etmeyeceksin.

İki kişilik evren kur:
Kanepede uzanıp yaptığınız dedikodularla, komik küçük sohbetlerle sadece ikinizin anlayacağı bir dil ve bu dilin etrafında iki kişilik bir evren kuracaksın. Dünya işleri zaten ağır; sen hafifleteceksin!

Onun tarafını tut:
Ne olursa olsun üçüncü kişilerin yanında ve üçüncü kişilere karşı onu tutacaksın! Hiç "objektif" gibi görünmeyebilir bu sana ama zaten ilişki subjektiftir.

Yıkılma:
En ölümcül haller dışında hiçbir üzüntünde onun üzerine yıkılmayacaksın. O senin doktorun, psikoloğun değil, sevgilin. Kendi derdini mümkünse kendin halledeceksin.

Emek harca:
İlişkinin ihtiyaçlarını hassas bir görüş ile saptamaya gayret edeceksin. Örneğin onun yalnız kalmaya ihtiyacı varsa, tepesine binip sevgi performansları yapmayacaksın.

Öğren:
Birlikte yeni şeyler görmeye, öğrenmeye, yeni maceralar yaşamaya bakacaksın. İlişkinin enerjiye ihtiyacı varsa, kendini akışa bırakmayacaksın.

Antrenman yap:
Birbirinize çok yapışıp kaldığınız anlarda derhal ufak çaplı tek başına yaşama antrenmanları yapacaksın. Ona da yaptıracaksın! Bu, ilişkiye yeni enerji girişini sağlayacaktır.

Dikkat et:
Bu en önemli emirdir. En önemli şey ilişkiniz değildir. En önemli şey, o ve sensin; ayrı ayrı... İkiniz de birer insansınız.. Onu ve kendini olduğun gibi kabul etmeye dikkat et...

45286756.jpg

İlk hissedilen duygular asla yalan olamaz, bende olmadığı gibi, sevdim gerçekten sevdim.
Ama sevilmekte önemli... Aslında mektup yazmasını sevmediğim gibi bilmediğimde gerçektir. Bu mektup eline geçmeyecek ama olsun belki sana anlatamadığımı kendime anlatırım. Yalanlar yalanlar yalanlar...! Gerçekleri bile olumsuz kılacak kadar güçlü, soğuk ve itici bir durumdur. Aşkım sevgilim seni çok seviyorum dediğim anlar yalan değildi.

Yalan olan kavuşmamızın en başta senin ve bazı olumsuzlukların olduğu ve beni istemeyeceğin gerçeğidir. Ben mutlu olayım diye, verdiğin karşılık şimdi bana acı veriyor. Hayaller kurdum savaştım savaştım,. 3.kasım Pazar günü hayata yeniden gözlerimi açtığımı sandığım. Çok güzel ve o kadar da beni üzen ve kıran tarihtir..1 ay ,15 gün ,1 gün derken ve o gün yaklaşmıştı, heyecanlıydım koşa koşa geldim. Belki bir çiçek bile sunamadığımın burukluğu vardı içimde ama telafi ederim düşüncesindeydim. Ama kavuşmaz olsaydık sarılırsın diye beklerken, artık görüşemeyeceğiz demen her şeyi belirleyen bir kelime idi. Kazandığım savaşın renkli buğusuna çok kaptırmışım demek ki kendimi.... Sana söyleyecek bir kelime bulamıyordum. Kelimeler boğazımda düğümlenmişti sanki, nerdeyse ağlayacaktım.
Bu mektubu kendimi toparlarım diye geldiğim o yerde yazıyorum gecenin bu saatinde seni düşünmek ne güzel, düşünülmesemde olsun farketmez. Soğuk bir hava, senin sıcaklığınla duygu doluyum, ama yazdıklarımdan bende bir şey anlamıyorum. Neyse zaten eline geçmeyecek bu...... Sen yoksun sevgilim olmayacak mısın?.. İçimde bir korku var, sanki bir şey olacakmış hissine kapılıyorum. Bugün yola çıkacağım sabahın ilk ışıklarında biletimi almış olacağım. Korkular işte, hiç bırakmıyor peşimi, Şuan zaten çok kötü bir durumdayım. Yalan işte, adını beyaz yalan koyalım... Seni alacak götürecek meçhule beni istemen artık hiç önemli değil. En azından aileni ve kendini düşün, bak ben ne haldeyim. Beni düşünen var mı? sende düşünme boşver. Artık rahatsız edilmeyeceksin. Hayatına girmeyeceğim. Beni öldü bil, ben öldüm varsay. Ama şunu unutma!.. Seni çok ama çok seviyorum. Şu andan itibaren gönlüme kilit vuruyorum. Sevda yasak bana,
artık sevmeyeceğim. Kendinle birlikte beni de öldürdün, son nefesimi veriyorum hissine kapıldım dedim ya, şuan gözlerimden yaşlar boşalıyor bir görsen ahhhh!!!...

Dayanamazsın ama acınmaktan nefret ederim. Boş ver görme bilme, ben mutluyum seni unuttum, aldattım varsay, ve sende kendini düşün sadece... Yaa baksana denizler bile beni anlamıyor surat asmış bana çok soğuk davranıyor tıpkı senin gibi.. Aşkım sevgilim, aramızda olumsuz olan şeyleri bir kenara fırlatsan, hep yanında olsam, başını yaslayabileceğin güveneceğin birdost, bir arkadaş, bir sevgili olsam sana, ne olurdu be, canım yanıyor, aşkım yüreğim yanıyor, sevgilim ama sen hissetmiyorsun. Çünkü belki birgün ben öldüm haberini alırsın. O zaman beni anlarsın, kaybettiğine ağlarsın...Ne o ağlıyormusun? seni üzenler mi var. Ben yanındayım sevgilim, sen yoksun.Yine kayboldun, nerdesin gel yanıma, çok korkuyorum aşkım, Neden neden, diye sormak istiyorum.
Yine hüzün...ben sevdim yine eller almasın. Beni yakan hasret olmasın...
Yine yalnızlık baş ucumda bekliyor beni, sevgimizi kıskanıyor. Nasıl yenebiliriz hiç düşündün mü? ne yapmalı nasıl kazanmalı.
Sevgim gün geçtikçe büyüyor altında eziliyorum.Sana bağlamışım kendimi, istesemde çözülemem, bir bilmece gibi.
Bazen çok zor, bazen çok kolay, ben zor olanı seçmişim. Seni sevmenin sana ulaşmanın zorluğunu her geçen gün daha iyi kavrıyorum. Senden çok şey öğrendim, sende öğreneceksin. Güzel olan nedir biliyor musun? Her şeyi paylaşıyorsun işte ben seni bu yüzden çok seviyorum. Seni bu çileden kurtarmaya söz verdim. sbiliyorum. Sensizken cenneti neyleyim. Aşkım sevgilim seni seviyorum .. sevemediğin ama çok seven birisi......

acininmelegi_amcaoluna0ampx0.jpg

Bir kac saniyelik gördügüm yüzüne hasretlenirken, baktigim her cehre sen oluyor... özlem vururken en acimasizligiyla gözlerime, gözlerimdeki hayalin islanir diye, carmaha geriyorum gözyaslarimi... Özlem bir yağmur gibi yağıyor üstüme. Damlalar yüreğime vuruyor. Gecenin karanlığında bir başınayım. Uykularım bölük pörçük. Bütün rüyalarımda sen.. Gözlerim kapanır kapanmaz gözlerin yaklaşıyor. Sonra bir rüzgâr alıp seni, benden uzaklara götürüyor. Sadece bir hayal ile bir umut ile başlamıştı sana olan sevdam ..

Sen fark ediyordun beni , yada görmezlikten geliyordun ..
Ya da biriktirdiğin aşkını anlatıyordun bana
Kaç defa sevdamı anlatmak istedim sana , hemde kaç defa ..
İçimde hapsetmek daha güzeliydi belkide bu duyguları ..
Anlatmaya çalıştığımda Sus işareti yapman bana bişeyleri anlatıyordu sanki ... Kaç tane düğünlenmiş kelime kaldı boğazımda ..
Kaç görülmemiş resim kaldı gözlerimde ..
Biliyor musun sen bunları ..
Gittiğinde gitmek ne demek , senden kopmak ne demekti ..
Daha yeni doğan bir bebeğin ana sütüne aç kaldığı gibi bişeydi bu .. Konusmasını öğrenemediği o yaşta dilsiz kalmakmıydı ..
Tarifsizdi inanki ..
Gönlünde kalmayı bırak , bir gün bile yaşamak istedim gönlünde , sadece bir gün ..
Neleri sığdırmazdımki o bir güne ben ..
Ama bana anlamsız kelimelerinde , soru işareti bıraktığım cümlelerde anlama hissimi yitirmek istedim...
Her gece tekrar tekrar yaşadığım bir sevdaydın işte ...
Bunu ne sen bilirsin ne de başkası ..
Tek şahidi benim o duygunun ..
Bana verecek kalbin yoktu, olsa bile içinde ben yoktum...
Beni de bensiz kılan bu olmuştu...
Her yazında beni aradım saklıca , gizlice , utanarak
Ama sevda işte ne utanmasını biliyor , nede gururu .. Dinlemiyor hiçbirini ezip geçiyor gurur denen duygularımı ..
Yazdığın her satırın ben olmasını istedim ..
Oysa istemek yetmiyordu sevdiğim
Tek başına yetmiyordu..
daha önce demiştim ya sevgili Aşk iki kişilikti...
Olmadı yapamadım Sevdam her defasında tek başına kalmış bir mahkum edasıyla aradı durdu seni...
Seni sevmekten herdefasında vazgeçtim
olmadı yapamadım
Vazgeçtiğim noktaya tekrar tekrar geldim ..
Dedim ya sevdiğim , Seni sevdim ...
Gelmeyeceksin biliyorum
Ne elini tutabileceğim , ne gözlerine bakabileceğim ..
Ben sende olmadığımı bile bile seveceğim seni..
Ben sana anlatamadım sevgimi.
Görüyorsun işte karışıyor aklım yokluğundan ...
Sen yokken bunaltıyor beni bu şehir , gizli zehrini akıtıyor yüreğime .. Edemiyorum , konuşamıyorum işte o zaman tek kelime ..
Oysa ne varki olsan , Ruhunu hissetsem , Nur ' unu üzerime bestelesem ..
Mahkumu bıraktın beni gülüm sensizliğe
Bir yolcu oluyorum sevince, kendi içine giden bir yolcu..
Ama yolun sonu hep sen oluyorsun...
Şu anda bildiğim tek şey var sevdiğim
Hani şarkıda diyor ya sen imkansızsın sensizlik imkansız bu aşk imkansız...
işte buda böyle birşey...
Harammı bana senle olmak bilemiyorum..
Ne diyeyim gülüm , edecek tek kelimem yok ..
Annenin bebeğe sütü geri vermesi Ümidiyle çaresizce bekliyorum ..
Ve son olarak da şu şarkı geliyor aklıma
Sen sevsende , sevmesende ..
Gönlüme Gelmesende ..
Hem Ölümde hem ömürde ..
BEN SENİ SEVİYORUM
"Dudaklarında ıslanan türkülerle sevdim seni. Dudaklarından taşan yosun kokusu nefesine vurgun sevdim seni. Aslında seni hayallerimde buldum da sevdim. Radyoda eski türküler çalarken, ben herşeyin eskimişliğiyle sevdim seni.
Hayallerime sığmadın bir süre sonra. Seni yaşamın en olağan yerinde aradım. Yanıbaşımda. Nasıl ısındı içim nasıl üşüdü. Yaşamın zıtlıklarıyla sarıldım sana. Yanlış olan hayallerim ve umutlarım değildi. Yanlış olan senin olmamandı. Sen yoktun ve ben biraz da olmamanı sevdim. Olmadığın kadar büyüdün içimde. Büyüdükçe ulaşılmazımdın. Ulaşamadıkça yürek sızımdın. Ben yürek sızımı sevdim. Tam da sevişip dururken bir sızıyla, ağlayan çocuklar dizildi boylu boyunca yoluma. Sevilerin ne kadar sahte olduğu geçti aklımdan. Yaşamın acı dolu bekleyişlerinde tükenirken çocuklar, bir aşk nasıl olur da masum kalabilirdi. Bir sevi ağrısı nasıl olur da en ön koltukta seyir eylerdi yaşamı. Kızdım kendime. Kızgınlıklarımla çoğaldı düşünceler. Bir duvar hayal ettim. Ne kadar kimsesiz, terkedilmiş acı varsa gelsin yaslansın diye. Yetmedi duvar, kısa geldi. Meğer geride unutulmuş, terkedilmiş ne çok ağrı varmış. taşıyamayan bırakıp gitmiş, bırakıp gitmiş.
Saraylar gezinmeye başladı rüyalarımda. Her saray çocuk gözlerimde yalnız, delikanlı gözlerimde heybetli, yaşlı gözlerimde terkedilmişti. Her saray biraz gözlerimdi. Saray mı benim rüyalarımın süsüydü ben mi sarayın feodal yalnızlığının süsüydüm, anlayamadım.
Çocuklar tekrar tekrar geldiler. Herbiri ayrı güzellikte, güneşin kızgın elleriyle geldi. Herbiri aynı yakarışta, gecenin yalnız gözleriyle geldi. Herbiri dargın, dizleri parçalanmış bir çocuklukla geldi. Herbiri geldi, herbiri şımarmak için sıcak bir boşluk aradı. Herbiri ağladı, hepsine yetemedim, ben ağladım. Anladım ki yetememek acıtır insanın en insan yerini. Anladım ki ağlamak için öyle büyük nedenlere gerek yoktu.
Kentin kıyılarına gece konan evler rüyalarımı süsledi sonra. Her ev köylü gözlerimde olağan, kentli gözümde sorun, insan gözümde çaresizlikti. Her ev biraz gözlerimdi. Evler mi yaşamımın bir yanıydı yaşamım mı evlerin ortak paydasıydı. Anlıyordum ama anlatamıyordum.
Ellerimde mühürlü güzellikler vardı. Biliyordum. Ellerimde yumru yumru saklanan bir yaşam. Sıkılmış bir yumrukla yaşamak nasıl zordur bilemezsiniz. Özenle sakladığınız temiz bir yarın vardır. Korkarsınız ellerinizi açmaya. Düşürmek vardır yorgun avuç içlerinin teriyle yıkanmış yalın bir sevgiyi. Kaybetmek vardır yılların özenle büyüttüğü sahipsiz bir aşkı.
Gelenler, geçer gider artık. Kalanlarla yaşanır bir süre daha. Her giden biraz eksiltir bizi, azalanla yetinilir. Boşluklar büyür, derinleşir. Gidenin sıcaklığı varsa büyüyen boşluklarda, kim gelirse gelsin yer edinemez. Sıcak olan bir yeri ısıtamazsınız asla.
Sonra kızlar büyüdü ve kadınlara dönüştü. Geri geldiler rüyalarıma ve hayatıma. Eskisi gibi değildi hiçbirşey. Ben değişmiştim, yaşam ilerlemiş, onlar büyümüştü. Ne o eski sevi sızıları ne o eski çocuklar ne o saraylar ne o evler... Herşey değişti. Gözlerimde artık ömrün son demini huzura zorlayacak bir yakarışla sarıldım yaşama.
Sonra mı ne oldu. Henüz bitmedi herşey. Uzun zamandır inatlaşıyoruz yaşamla. Öğrendiğim şeyleri derlemekle geçiyor gecelerim. Öğrendiklerimi sıralıyorum, uzadıkça uzuyor liste. Her başlığın alt başlıklarını belirliyorum sonra. Ama alt başlıklar ortaya çıktıkça bilgisizliğimin farkına varıyorum. Şaşırıyorum.
Sanırım yaşamı hep ana başlıklarıyla yaşamışız. Geçip gitmiş çoğu şey. Kaçırdığımız ne çok şey varmış.
Öğrendiklerimi derliyorum gecelerin uzunluğuna inat. Liste uzadıkça bildiklerim kısalıyor. Kıyısının olup olmadığını dahi bilmediğim bir denizde, inadına yüzüyorum.
Biz onunla bembeyaz yağan bir karaaltında gece yarısı yürüyüşlerinde üşümeyen ayak izleriydik.
Yeşilliklere bakan bir pencerenin gerisiydik.
Bir fenerin beklediği kumsalda güneşe yüzünü veren çakıl taşlarıydık.
Bir otel odasında umulmadık bir anda karşılaşmış sürgünde yorgunluktan uyuyakalan iki bedendik.
Aynı marka iki araba gibiydik.
Kara kaplı beyaz sayfalı bir defterde kağıt ile kalemin arasına giren bir yalnızlık şiiriydik.
Altın sarısı, maviliklerdik...
Kahverengi derinliklerdik...
O zamanlar adı artık pek de lazım olmayan , anılması yasaklanan bir esintiydik...
O bir gözyaşıydı , başladı mı bir daha durdurulamayan...
Ben bir umuttum, nereye gittiği bilinmeyen buharlı bir trenin son vagonuna tutunan...
Biz O'nunla diğerlerinden farklı gibiydik.
Şimdi o yokken benim önümde kaçak, yaşanmamış bir yaz duruyor.
Ve yazın en uzun günü, benim gözüme uyku kaçıyor...
Sonra resmi törenler başlıyor.
Düş kaçkınları, yağmur suçluları, güneş vurgunları, dost acıları ve bir insanın en anlatılamayacak, en utandığı, canını en çok acıttığı duyguları...
Yani hayat, önümden geçerken saygıda kusur etmiyor.
Biz olmasak da, şimdilik "zaman" benimle idare ediyor...
Gecelerin çok uzun olduğunu anladım ve şafak vakti o uyanırken ben daha yeni uykuya daldım.
O vakitler hayatın sınırları.
Ve sınır boyu mayın tarlalarının yerini tehlikeli sessizlikler alırdı.
Birbirine ulaşamayan yürekler kendilerini geceleri bitmesini istemedikleri uykulara vuruyor.
O'nun dahil olmadığı bir hayatı yaşamak, artık pek de anlamlı gelmiyor...
O'na sor bakalım;
En çok ne eksik kaldı, biliyor mu?
Gerçi ben bilmesini beklemiyorum.
Beni anlamasını beklemediğim gibi.
Benimki sadece onu ölesiye sevmek
İMKANSIZDA OLSA İMKANSIZINDA SEVMEK

nalan ersoy 01:45

huzunadasi_aydans1.gif

Bugün seni çok ama çok özledim de söylemek istemedim. Niye öyle burnumun sızladığını, içimin burulduğunu, gözlerimin çaktırmadan ıslandığını anladım da ondan seni özlediğimi söylemedim. Bu güzel mayıs gününde Boğaz'ı seninle seyretmek isterdim, sigaramın yarı dumanını rüzgarla paylaşmaya hazır, bedenim göğsüne yaslanmış öylece bakardım görüntüye. Bakarken güzel şeyler düşünürdüm! Sabah rastgele müzik dinlerken kimin söylediğini bilmediğim bir şarkının sözü çok hoşuma gitti. Kıymetimi bilmen için illa gitmem mi lazım, sevdiğini duymak için illa ölmem mi lazım diye soruyordu. Ya da benim bu şarkıdan çıkardığım sonuç bu emin değilim. İnsan hem sevdiğini söyleyip de hem neden sevdiğinin yanına gelmez.

Benim öyle "benden uzak olsanda mutlu ol", "gideceğin yere beni de götür sorana başımın belası dersin", "sabret aşkım sabret" gibi şarkı sözleriyle hiç işim olmaz. Arada söylüyorsun ya "Endamın yeter" diye biz onu söyleyelim.

Ben seni öyle ilahi bir aşkla seviyorum ki anlatmaya kalksam, kelimelere döksem ifade edememekten korkuyorum. Ya da dile dökülenin basitleşmesinden. Ben eğer becerebilsem parmaklarımla kaburgalarımı ayırıp seni içimdeki buğuda saklarım. Uykunun en derin yerinde birden uyanınca seni yanımda görmek, pişirdiklerimin güzel olduklarını gözlerinden okumak, kış gecesinde söylenmeden patlatılmış mısırı paylaşmak, televizyondaki filmi seyretmek için demlenmiş çayı birlikte içmek, hastalıklarda sevgiyle sıkılmış limonata içirmek, kahvenin telvesinde yazanları birlikte yaşamak, sabahın kör saatinde çıplak denize girmek, emanet alınmış bir motorsikletle gezintiler yapmak, sırtıma dolanmış kollarınla güneşi batırmak, bizim batırdığımız güneşin doğduğu ülkedeki insanların hayatları hakkında abuk hikayeler uydurmak, bozuk musluk yüzünden kavga etmek, ne kadar rahat adamsın ne kadar telaşlı kadınsınlarla başlayan cümlelerle tartışmak, hayatı-hayatın getirdiklerinin tümünü seninle paylaşmak. Bugün seni çok ama çok özledim de söylemek istemedim.

İlk düşündüğüm hayatın çok mu değerli olduğu yoksa düşünmeye değmeyecek kadar basit mi olduğu hakkında aklım karışmıştı. Ne zaman ölümle karşılaşsam aynı karmaşık duyguları hissederim zaten de sevince insanın içi daha çok acıyor. Öleni tanıman gerekmiyor ölüm karşısında. Orada yatan sende olabilirdin bende. Seni düşünmek bile istemiyorum. Kendimi öldükten sonra düşünemeyeceğime göre sana acı çektirmek istemiyorum. Eee diyeceksin. Eee si ölüm var, eve gitme süresince bile ertelenemiyor seni yolun ortasında yakalayıveriyor ve bulduğu yerde götürüyor. Bu yol kıyısında bize göre zamansız bir kaza olabilir, deniz gezmesinde söylenenler söylenmeden gelebilir, yaşanacakları beklemeden de... Yaşamak istediklerini söylemeden... Bir akşam denizden dönerken aynı duygu karmaşasını hissederek, sana telefon açıp "Hayatı benimle paylaşır mısın" diye sormuştum. Güzel şeyler söyledin de hala net bir cevap alabilmiş değilim artık hiçbirşey sormuyorum. Sende unuttum zannediyorsun herhalde. Artık çok özlediğimde bile özlediğimi bu yüzden söyleyemiyorum. Cevapsız sorular varsa ortalıklarda, yalansız olmuyor yaşananlar.

Bugün seni çook özledim de yinede söylemedim bu yüzden. Orada yatan bende olabilirdim.
Hadi kalk gel desem gelirmisin bilmiyorum ama rüyalarıma gir yeter o bana...
Bir kac saniyelik gördügüm yüzüne hasretlenirken, baktigim her cehre sen oluyor... özlem vururken en acimasizligiyla gözlerime, gözlerimdeki hayalin islanir diye, carmaha geriyorum gözyaslarimi... Özlem bir yağmur gibi yağıyor üstüme. Damlalar yüreğime vuruyor. Gecenin karanlığında bir başınayım. Uykularım bölük pörçük. Bütün rüyalarımda sen.. Gözlerim kapanır kapanmaz gözlerin yaklaşıyor. Sonra bir rüzgâr alıp seni, benden uzaklara götürüyor. Sadece bir hayal ile bir umut ile başlamıştı sana olan sevdam ..

Sen fark ediyordun beni , yada görmezlikten geliyordun ..
Ya da biriktirdiğin aşkını anlatıyordun bana
Kaç defa sevdamı anlatmak istedim sana , hemde kaç defa ..
İçimde hapsetmek daha güzeliydi belkide bu duyguları ..
Anlatmaya çalıştığımda Sus işareti yapman bana bişeyleri anlatıyordu sanki ... Kaç tane düğünlenmiş kelime kaldı boğazımda ..
Kaç görülmemiş resim kaldı gözlerimde ..
Biliyor musun sen bunları ..
Gittiğinde gitmek ne demek , senden kopmak ne demekti ..
Daha yeni doğan bir bebeğin ana sütüne aç kaldığı gibi bişeydi bu .. Konusmasını öğrenemediği o yaşta dilsiz kalmakmıydı ..
Tarifsizdi inanki ..
Gönlünde kalmayı bırak , bir gün bile yaşamak istedim gönlünde , sadece bir gün ..
Neleri sığdırmazdımki o bir güne ben ..
Ama bana anlamsız kelimelerinde , soru işareti bıraktığım cümlelerde anlama hissimi yitirmek istedim...
Her gece tekrar tekrar yaşadığım bir sevdaydın işte ...
Bunu ne sen bilirsin ne de başkası ..
Tek şahidi benim o duygunun ..
Bana verecek kalbin yoktu, olsa bile içinde ben yoktum...
Beni de bensiz kılan bu olmuştu...
Her yazında beni aradım saklıca , gizlice , utanarak …
Ama sevda işte ne utanmasını biliyor , nede gururu .. Dinlemiyor hiçbirini ezip geçiyor gurur denen duygularımı ..
Yazdığın her satırın ben olmasını istedim ..
Oysa istemek yetmiyordu sevdiğim
Tek başına yetmiyordu..
daha önce demiştim ya sevgili
Aşk iki kişilikti...
Olmadı yapamadım Sevdam her defasında tek başına kalmış bir mahkum edasıyla aradı durdu seni...
Seni sevmekten herdefasında vazgeçtim
olmadı yapamadım
Vazgeçtiğim noktaya tekrar tekrar geldim ..
Dedim ya sevdiğim , Seni sevdim ...
Gelmeyeceksin biliyorum
Ne elini tutabileceğim , ne gözlerine bakabileceğim ..
Ben sende olmadığımı bile bile seveceğim seni..
Ben sana anlatamadım sevgimi….
Görüyorsun işte karışıyor aklım yokluğundan ...
Sen yokken bunaltıyor beni bu şehir , gizli zehrini akıtıyor yüreğime .. Edemiyorum , konuşamıyorum işte o zaman tek kelime ..
Oysa ne varki olsan , Ruhunu hissetsem , Nur ' unu üzerime bestelesem ..
Mahkumu bıraktın beni gülüm sensizliğe
Bir yolcu oluyorum sevince, kendi içine giden bir yolcu..
Ama yolun sonu hep sen oluyorsun...
Şu anda bildiğim tek şey var sevdiğim…
Hani şarkıda diyor ya sen imkansızsın sensizlik imkansız bu aşk imkansız...
işte buda böyle birşey...
Harammı bana senle olmak bilemiyorum..
Ne diyeyim gülüm , edecek tek kelimem yok ..
Annenin bebeğe sütü geri vermesi Ümidiyle çaresizce bekliyorum ..
Ve son olarak da şu şarkı geliyor aklıma
Sen sevsende , sevmesende ..
Gönlüme Gelmesende ..
Hem Ölümde hem ömürde ..
BEN SENİ SEVİYORUM
SEVDİĞİMİ BİL
SANMAKİ YAKTIĞIN O ATEŞ SÖNDÜ
HÂLÂ SENİN İÇİN YANDIĞIMI BİL
İÇİMDE NE AŞKIN NE ACIN DİNDİ
HER NEFESTE SENİ ALDIĞIMI BİL
HÂLÂ YÜREĞİMDE SAPLADIĞIN OK
ANLADIM BU AŞKTAN KURTULUŞUM YOK
ESKİSİ NE DEMEK ESKİDENDE ÇOK
SENİ ÇILGIN GİBİ SEVDİĞİMİ BİL
AKLIMA DÜŞERSİN HER TATLI SÖZDE
HAYALİN KARŞIMDA HER GÜLEN YÜZDE
HER DALGALI SAÇTA HER ELÂ GÖZDE
SEN SANIP PEŞİNDEN KOŞTUĞUMU BİL

ELİN ELİME DEYSE HİÇ BIRAKMASAM ÖLÜNCEYE DEK SENİ SEVİYORUM DEMEYİ GÖZ GÖZE GELİP ÖPMEYİ O KADAR ÇOK ÖZLEDİMKİ.SENİ ÇOK SEVİYORUM.
SENI COK ÖZLEDIM ASKIM
ben gurbetdeyim senden uzakda
yüregime cökmüs hasret.yanlizlik
özlemim her gün daha da artiyor
senden uzakda
özlüyorum iste,gözlerini,sessini,herseyini
dayanmiyor yüregim bu hasrete
gözyasi döküyor ben istemeden
kalbim susmuyor,yüregim dinmiyor
asigim sana nede olsa,seni özlüyorum iste
gözlerim,ellerim seni ariyor
maalesef bulamyior
yüregim,kalbim seni ariyor
maalesef bulamiyor ama hissediyor
seni cok özledim
öyle cok özledim ki seni her özleyesimde,
kalbime bir yildiz cizdim kalbim yildizlarla doldu
birsürü yildizsin sahibi oldum ama benim özledigim
yildizi bulamadim cünkü sen digerlerinden farklisin
ve yoksun yanimda
gözlerine bakmayi özledim
ama birgün kavuscas ve ayrilmicas
bu özlem dolu günlerin acisini cikarcas
birbirimize sarilcaz ve birdaha birbirimizi birakmicaz
seni özlüyorum cünkü seni seviyorum askim

NALAN ERSOY

12356.gif

Sana doğrultuyorum yönümü, yüreğimi Saçlarımı okşayan rüzgarlara, dipteki acılara, çığ düşmüş yollara Sensiz kalmayı kaldırmıyor yüreğim kar yüreklim, ölümüne özlüyorum seni. Hasretin yaktığı günlerle geçip gidiyor ömrüm.
Seninle bir sokak başında buluşmak, sarılmak, saçlarının kokusundan öpmek, sarılmak, doyasıya kucaklamak istiyorum
Ama sevgim ihanetlere yazılıyor, yetmiyor gücüm, yeniğim, çaresizim, acizim.Suya düşüyor anılar, ıslanıyor duygu tellerim, düzen tutmuyor saz Yine de ümitliyim, yine de ümidimi yitirmeden yaşıyorum
Ateşi sönmüş bir küldeyim, her yer karanlık; yalnız bırakılmış çöllere dönüyorum.Dön artık gittiğin diyarlardan ey sevgili.Yağmura hasret topraklar gibi çatlak çatlak dudaklarım. Çatlayan dudağım, susayan kalbim, gül kokan nefesine hasret
Gel, özlemde gül damlıyor, gülde özlem!.. Baktığım her kıyıda sevda kokuyor güller, ayrılıklar özlem kokuyor
Gel, nisan yağmuru gibi yağ üzerime, söndür içimdeki ayrılık ateşini Bil ki, sensiz hasretin ve acının yangınında kar yığını bir şarkıdır dudağımda zaman Bil ki, sensiz bir yanı mecnundur kıyılarımın bir yanı leyla Bir yanı Yusuf tur kuyularımın bir yanı Züleyha Gel Allah aşkına yeter artık
Ey sevgili aşk ehlinin sultanı, ey aşk iksiri, güzelliklerin yüreği, sevda mevsiminin en güzel iklimi gel artık. Yıllardır ki, yüreğimi sana rehin tutuyorum, sana saklıyorum içimin gizli yollarını.
Geniş ve yeşil çayırlar gibi seriyorum yüreğimi önüne ey kar gülüm, salkım söğütler gibi eğiyorum başımı önünde. Yürek tellerimde hasret ateşleri yakıp, yıllardır bu yangınla bekliyorum seni Gel Bir gün güneşin ardından, yağmuru içinden taşıyan bulutlar gibi gel çorak topraklarıma Gel artık ey çölleri cennete çeviren Bil ki, sabrımın son sınırındayım
Özlemin doruklarındayım, bir kanat uzaklığında gökyüzü. Oysa sen çok uzaklarda bir yerdesin biliyorum Belki İskoçya da, belki İngiltere de, belki hiç bir yerdesin Elimi uzatsam dokunamam Sesini özlesem duyamam Bil ki, her gece rüyalarımda sana geliyorum, gel demesende

Ah! neylersin kınalım, dağçiçeğim neylersin. Olan oldu işte ve olanın önüne geçilmiyor. Aradan uzun yıllar geçti, gözlerim uzaklarda, sanki hep çıkıp gelecekmişsin gibi yollara baktım
Her Ren nehrine baktığımda hep gözlerini anımsarım. Sevinçlerimizi, korkularımızı, acılarımızı anımsarım, umutlarımızı, umutsuzluklarımızı. Bir flim şeridi gibi geçer gözlerimin önünde hatıralar
Hatırlar mısın bilmem? Her gün bu saatlerde gelip hastahanenin önünde çıkışını beklerdim. Kapıda çıkar çıkmaz koşarak gelir sarılırdın bana. Kokunu taa ciğerlerimin uc noktasına çeker sıkıca sarılırdım. Yavaş derdin. Beni içine mi alacaksın Oysa elimde olsa seni alır yüreğimin içine koyar hiç bırakmazdım
Ama şimdi hiç çıkmıyorsun içimden, her defasında dünya başıma yıkılmış bir şekil de geçiyorum o kapının önünde
Her gece gözyaşımın şiirini yazıyorum, içimin acıdığını, içimin kanadığını çiziyorum, seni ölesiye sevdiğimi, özlediğimi söylemek bir anlam taşır mı? Özlemin rengi var mı? sarı mı, yeşil mi, mavi mi, kırmızı mı özlemin rengi?
Her akşam bir şiirde kanarsa insanın kalbi, bin acı gelip saplanırsa yüreğine, çığ gibi büyürse yalnızlığı, artık ne teselli edebilir ki
Yüregimde kopan firtinayi gönderiyorum sana sevgili, çocuksu
bakislarimin ardindan,
Ellerimi kesen ayazlarimi gönderiyorum sana; askin akip gidisini
seyret diye iç ülkemden iç ülkene.
Her seyi koca bir yokluk gören gözlerimi gönderiyorum sana, yesile
çalan yanindan umut bul diye.
Koca sehri bombos gören kalbimi gönderiyorum sana, içindeki
atesle isit diye.

Bütün mektuplarim geri dönüyor sevgili sehrime, yoksun.
Bu koca yoksunlugun içinde kaybolmussun.
Hayat bizi terk edeli çok olmus, ben aynalarda kaybolmusum, sen
hayallerime bile ugramaz olmussun.
Bir masalmis her sey bir bakmisim uyumussun.
Ne masalin sonunu dinleyecek kadar uyanik kalmayi basarabilmissin,
ne de bana yeni masallar anlatacak kadar âsik olmayi.

Hasret yüklü gemilerim yollarini bulamadi. Ben Leylanin cisminde
tasidigim mecnun kalbi ile bir basina kaliverdim ask
diyarinda.
Ne gemilerimi indirecegim sahillerim oldu, ne de karadan
yüzdürebilecek cesaretim.
Ask bitti. Toprak oldu bakislarimda ki umut.

Kalmak, gitmekten vazgeçmektir derdi atam.
Be ne gitmeyi becerebiliyorum topraklarindan ne de yasamayi senin
kurallarina göre.

Isyanlarim var, eylemsiz, sessiz isyanlarim.
Bir gök düslüyorum, mavisi adam gibi mavi , siyahi adam gibi
siyah..
Ama gündüzleri gri bulutlar kapliyor gögümü, geceleri sehrin
isi.
Mavisi griye çaliyor hüzünle gökyüzümün, yildizlari gam
yansitiyor puslu bakislarla.

Her sey bir tebessümünde gizli kaliyor bazen.
Züleyha nin gülümsemesi kadar sicak, Yusufun durusu kadar
soguk.
Ask sana da bana da ne uzak sevgili.

Simdi sukut limanlarina demirledim gemilerimi.
Sadece bekliyorum.
Günesin dogusunu nasil beklerse yüce daglar, yagmurun
yagisini nasil beklerse çiçekler, öylece hasret gemilerimi
ask denizine indirecegin ani bekliyorum.

Beklemek sabretmektir Dedi ustam, kalbim üstüne dedim,
büküldü boynum.

ug02ddb7rk7oy51ba4ll4.gif