|
Bu yazıyı al - 7
Kb
ÖĞRENME İLKELERİ (Bazı Temel Öğrenme İlkeleri)
1. Öğrenme motivasyona dayanır.
Hiç kimse öğrenme isteği duymadan öğrenemez. Öğrenme isteği
nihayetinde öğrencinin kendisinden gelmelidir. Öğrenme istek ya da
arzusu, korku, ihtiyaç, doğuştan gelen bir dürtü, merak, hedef, sır
önem veya bir başka motive edici güçten kaynaklanabilir. Öğrenmenin
büyük bir bölümü, kişi bu istek veya arzularını tatmin etme çabasına
girdiği zaman gerçekleşir. Bu nedenle, öğretmen öğrencinin öğrenmeye
istekli hale gelmesine yardımcı olmak için bu istek veya arzulardan
yararlanacak öğrenme faaliyetlerine imkan tanımalıdır.
Başarı, motive eden etkili bir güçtür. Ödüllendirildiğimizde (veya
başarılar takdik edilidiğinde) öğreniriz ve “cezalandırıldığımızda”
öğrenmede başarısız oluruz.
İlgi, öğrenmeyi motive eden önemli bir kaynaktır. Motivasyon (ilgi),
öğrenciler öğrendiklerinin faydasını kavradıkları zaman daha da
güçlenecektir. Kişi, kendi için anlam ifade eden şeyleri çok çabuk
ve kalıcı bir şekilde öğrenir.
Bir organizma harekete hazırsa, harekete geçmemek onun için acı
verecektir, ya da harekete geçmeye hazır değilse, hareket etmek acı
verecektir. Bu demek ki öğrencileri öğrenmeye hazırlamak için zaman
ayrılmalıdır.
2. Öğrenme, öğrenme kapasitesine dayanır.
Bireyler her açıdan birbirinden farklıdır. Düşünüşleri, kişilikleri,
görünümleri ve tecrübeleri bakımından farklılık gösterirler. Bu
farklılıklar zekâ, fiziksel olgunluk, sosyal beceriler, zihin
beceriler, tutumlar, dürtüler, zevkler, korkular ve ümitler gibi
başka farklılıkları doğurur. Sonuç olarak, her insan uyarıcılara
kendine özgü tepkilerde bulunur. Dolayısıyla, aynı uyarıya
gösterilen tepkiler de farklı olacaktır. Bu nedenle, öğretmen bir
grupla öğrenciye herhangi bir şey yaptırdığında grubun bir kısmı
diğerlerine göre daha başarılı olacaktır. Öğrenim hızında ve
öğretilenleri kavrama konusunda çok çeşitli farklılıklar
görülecektir.
Duygusal gerilimin ortadan kaldırılması da öğrenmenin verimini
artırır. Öğrencinin gerginliğini azalmak için öğretmen arkadaşça
davranmalı, öğrencinin başarabileceği inanmalı, öğrenciyi olduğu
gibi kabul etmeli ve öğrenciye güvenli bir ortam sağlanmalıdır.
3. Öğrenme geçmiş ve mevcut deneyimlere dayanır.
Öğrenilen her şeye doğrudan doğruya öğrencinin tecrübe ve birikimine
dayanır. Yeni bir konu, öğrenci tarafından her zaman önceki bilgi ve
deneyimlerini ışığı altında yorumlanır. Zihin en iyi şekilde
bilinenden bilinmeyene, deneyimden yorumlamaya, algılamadan
kavranılana doğru çalışır.
4. Öğrenme, öğrencinin aktif katılımına dayanır.
Kişi kendi çabalarıyla öğrenir. İnsanlar, yaptıklarını ve
gördüklerini, işittiklerinden daha uzun süre aklıda tutarlar.
Yaparak, yaşayarak öğrenme uzun süreli ve tam bir öğrenmeyi
oluşturur.
Öğrenme sürecinde aynı anda iki veya daha fazla duyu organı
kullanıldığında, öğrenme kolaylaşır ve daha kalıcı olur. Öğrenciler,
düşünme yanında gözleriyle gördükleri, elleriyle dokundukları,
kulaklarıyla duydukları, kaslarıyla ağırlığını hissettikleri zaman
daha iyi öğrenirler.
5. Öğrenme problem çözmeyle pekişir.
“Problem çözmeye dayalı” öğretim yaklaşımları öğrenmeyi geliştirir.
Önemli olan öğrencinin, öğrenme ve buna eşlik eden öğretim sürecinde
konu anlatmak yerine soru sormaya ve araştırmaya dönük olmasıdır. Bu
yaklaşım öğretimi, konu merkezli olmaktan çıkarıp öğrenci merkezli
yapar.
Her gün yaşamımızın bütün alanlarında zorluk ve önem bakımından
farklılık taşıyan sorunlarla karşılaşıyoruz. Problem – çözme ve
karar verme işi sabah uyandığımız an başlar ve gece uykuya
daldığımız ana kadar sürer. Sorunları çözme – kararları alma
yeteneğiyle doğmayız. Nasil ki bize, matematik ve iletişim
becerileri öğretiliyorsa, bu yetenekte öğrencilere öğretilebilir.
Problem çözümünde, öğrenciye gerekli bilgiler bulmak sorunu
yorumlamak ve analiz etmek için yardım edilir ve farklı düşünme
yollarını tanımasına imkan tanınır.
6. Öğrenme etkililiği geri bildirime dayanır.
Geri bildirim, öğrencinin neler olup bittiği ve ne kadar iyi
yapabildiğini belirlemesini sağlayan bilgi olarak ele alınmalıdır.
Geri bildirimin asıl amacı öğrenmeyi motive etmektir. Öğrenciler,
öğrenmede kaydettikleri ilerleme konusunda bilgi sahibi olurlarsa,
başarısı bu bilginin olmadığı durumlara oranla daha fazla artar.
Pekiştirilen veya ödüllendirilen (geri bildirim sonucu olarak)
davranışlarının öğrenilmesi ihtimali daha fazladır. Geri bildirim,
öğrencinin öğrenme faaliyetine gösterdiği telkinin hemen ardından
verildiği takdirde öğrenme daha etkili olacaktır. Geri bildirim,
öğrencinin davranışı ile ilişkili olmalıdır.
7. Informal bir öğrenme ortamı öğrenmeyi artırır.
Aşırı yapılanmış bir öğrenme ortamı bazı öğrencileri gerilime sokar.
Dolayısıyla, daha az format veya yapılanmış bir öğrenme ortamı bazı
öğrencilerde gerilimi azaltabilir.
Öğretmenin temel hedeflerinden birisi de, öğrencilerde rahatlık ve
kabul görme hissini sağlamaktır. Öğretmen, öğrencilerin öğrenme
ortamını rahatça konuşabilecekleri, cevap verebilecekleri,
tartışabilecekleri, vb bir ortam olarak algılanmasını sağlamaya
çalışmalıdır. Informal ve demokratik bir ortam kendi içinde bir son
değildir; bunlar verimli öğrenmeye fırsat tanıyan şartlardır.
8. Yenilik, çeşitlilik ve riks öğrenmeyi artırır.
Etkili eğitim faaliyetlerinin temelinde öğrencilerin ilgisini çekmek
ve bunu sürdürmek yatar. Öğrencilerin, öğrenme durumuna
gösterdikleri ilgiyi canlı tutabilmek için yenilik, çeşitlilik ve
risk durumlarından en iyi şekilde faydalanmak gerekir.
Yeni ve uyarıcı bir deneyim kendi başına ödüllendiricidir. Çocuklar
yeni ve farklı deneyimlerin arayışında görünürler ve önerilen veya
verilen bir ödül olmaksızın alışılmadık bir deneyimden geçmek onları
mutlu eder.
Öğrenme deneyimlerinde görülen çeşitlilikler öğrenmenin verimini
artırır. Tek bir şeye sürekli ilgi göstermek gerginlik yaratır ve
duygusal açıdan gerginlik de öğrenmenin verimini azaltır.
Öğrenciler başarı elde etmenin mümkün olduğu ama kesin olmadığı
durumları yaratan işleri üstlendiklerinde motive edilirler.
9. Öğrenme, birey kendisinden beklenen yeni davranışın ne olduğunu
bilirse artar.
Kesin bir sonuca varmak, istiyorsanız bunu doğrudan öğretin.
Öğrencileriniz, sahip olmalarını istediğiniz becerilere sahip olarak
doğmuş değillerdir; diğer öğretmenlerde her zaman öğrencileri bize
memnun edecek şekilde eğitecekleri konusunda güvenemeyiz. Eğer
öğrencileriniz bilmelerini istediklerinizi bilmiyorlarsa, yapılacak
en yararlı şey bunları onlara öğretmektir.
Ders planları, öğrenci performans hedeflerine (dersin sonunda
öğrencinin yapması beklenilenleri belirleyen hedef türüne)
dayandırılmalıdır. Öğretmen, bu hedefleri öğrenciyle paylaşarak,
öğrenciyi kendisiden beklenen davranış değişiklilerinden haberdar
eder. Sonuç olarak, öğrenme hızlı ve uzun süreli gerçekleşir.
Derste yapılan gösteriler bu öğrenme ilkesinin uygulamasını
gösterir. Öğretmen öğrencilere tam olarak ne yapacakları, bunu nasıl
yapacakları sonuçtaki ürünün neye benzemesi gerektiğini göstererek,
öğrencilerin hatalarını hemen fark ederek zaman kazanmalarını
sağlar.
Öğretmen dersin başında öğrencilerle “dersin sonunda yapabileceğiniz
şey budur” bilgisini paylaşmalıdır |