|
DENİZLİ (GAYSAR) ŞİVESİ
ADEŞ: Arkadaş.
ANNEÇ: Karşısı/karşıda.
AYNEŞMEK: Karma karışık olmak. Çözülmeyecek şekilde düğümlenmek.
AYYONOOO/AYYOĞOOO: A' AAA!!! (Şaşırma ünlemi).
BADILCAN: Domates. !?
BAĞA: Suyu çok seven atlayanBAĞA (kurbağa) gibi ÇAYI çok sevene denir.
BAZAR ETMEEE: Fırın ekmeği.
BİLLUR: Bardak.
BUNNA: Bunlar. Sondaki -na çoğul ekidir.
CIMIK: Azıcık; Küçük.
CIRCIR: ishal.
ÇİĞİN: Omuz ile sırtın birleştiği yer. (Örn: Çiğnim ağrıyo)
ÇİPÇİKİN: çok çirkin.
DAACAN: Henüz; Daha.
DÂ BİR GÜN: Yarından sonra. (Örn: Yarın gelemem, da bir gün gelebilirim.)
DAYCA/DAYI: Güzelce, iyice. Güzel.
DÊLEK: Dikkatli olmak.
DEMM: Değil mi?
DİHA: İşte orda; işte karşıda
DİNGABAK AŞMAK: Takla aşmak.
DİRSEK: Köşe (Bir duvarın köşesi).
DOMATA: Patates.
DUMAĞI: Nezle.
EBEE: Getir.
ÊFEN: Kolay.
ENDEM: Ne kadar varsa; hepsi.
ETCEN: Edeceksin.
GALAN: Artık.(Örn: yeter galan)
GALGIMAK: Zıplamak.
GARABADILCAN: Patlıcan. !!
GASTAN/GASTANCIK: Sahte, yalandan, şakadan.
GAYNAKLI ÇALI: Sürtündüğünde insana zarar verebilen bi çeşit çalı.
GIRZET:Önlük.
GİDİŞMEK: Kaşınmak.
GİNEZ: Herhalde.
GILIKLI: Kılıklı (yerel şive).
GIYNEŞMEK: Kenara çekilmek.
GOCAGUŞ: Kocakuş(yerel şive).
GÜCÜLE: Yenileyin, Daha şimdi.(Örn: gücüle gittiler)
GÜRGÜTMEK: Gürültü etmek; kavga etmek.
HETSİZ: Olmadık yerde olmadık şey yapanı tarif eder.
HİNDİ: Şimdi(yerel şive).
HOR'A GEÇMEK: Memnun kalmak.(Örn: Çok hora geçti. - Çok faydalı oldu.-)
İLDİRMEK: Kapatmak.
LOBİYE AŞI: Kurufasülye yemeği.
MAA MA: Kök olarak maşaallah'ın kısaltılmışıdır. Maşaallah-Maşaallah'tan türemiştir. Zamanla anlam kaybı yaşamıştır.
MALIÇ: Pamuk gibi, yumuşacık.
MASAVIT: Bön; Fazla avanak.
MAZAKA/HORATA: Şaka; Latife.
NECAP: Nasıl, Ne şekilde.
NENCE: Ne kadar.
OLMAYYO: Olmuyor(yerel şive).
ÖÖKÜ/ÖÖKÜRE: Şu; Şuraya (Örn: Ööküre go. - Şuraya koy.- )
ÖNDÜÜ GÜN: Dünden bir önceki gün. (Örn: Bu gün günlerden salıysa -öndü gün gittim- dersek pazar günü gitmişim demektir.)
ÖLEKEZ: Sıska; aşırı derecede zayıf.
PAASIRIK: Öksürük.
PELİT ODUNU: Normalde sağlamlığıyla bilinen bi ağacın odunu.
SİNİRİNİ SÜRÜMEK: Gezmek, boş gezmek anlamında bir deyim.
ŞARINA YANMAK: İşine bakmak/başlamak.
TAATA(TAATALIK): Tahta, Tahta gibi davranmak.
TEDDİRMEK: İtmek.
TEKNE KAZINTISI: Ailede son çocuk manasında bi deyim.
TIRINGA: Bilye; Misket.
TÜNGÜMEK: Zıplamak.
URGAN-UZUN: Olabildiğince uzun, olabildiğince uzak.
ÜNNEMEK: Çağırmak.
ÜZME GÜCÜNÜ: Aslı "gücünü üzme"dir. Yani üzülme demek yerine kullanılır.
YAĞIR: Tortullaşmış pislik.
YÂLIK: Havlu.
YAYKILAMAK: Durulamak (örn:bardağı).
YEMKİMEK: Dişlerini göstererek gülmek:)
YEYNİ(YEYNELMEK): Hafiften dengeyi yitirmek.
YİRDİRMEK: Abartmak; Olmadık bir şekilde davranmak.
YÜNMÜŞ-ARINMIŞ: Yıkanmış, tertemiz olmuş.
ZAMANNA: Zamanla. -la ekini getirir.
--HAFTANIN GÜNLERİ--
GÖLESÂ: Pazartesi.
DERNEK: Salı.
GAYRÜK BAZARI: Çarşamba.
BAZAR ERTESİ: Perşembe.
CUMA: Cuma.
CUMARTESİ: Cumartesi.
GİREGİ: Pazar.
|