...NORİNURLAR...
BUBA SAYFA

FIRÇIBIYIKLAR

NORİNURSAL

...FOTOLAR...

DENİZLİ ŞİVESİ

..KARAKALEM..

....-Ö.S.S.-....


DENİZLİ ŞİVESİ



DENİZLİ (GAYSAR) ŞİVESİ

ADEŞ: Arkadaş.

ANNEÇ: Karşısı/karşıda.

AYNEŞMEK: Karma karışık olmak. Çözülmeyecek şekilde düğümlenmek.

AYYONOOO/AYYOĞOOO: A' AAA!!! (Şaşırma ünlemi).

BADILCAN: Domates. !?

BAĞA: Suyu çok seven atlayanBAĞA (kurbağa) gibi ÇAYI çok sevene denir.

BAZAR ETMEEE: Fırın ekmeği.

BİLLUR: Bardak.

BUNNA: Bunlar. Sondaki -na çoğul ekidir.

CIMIK: Azıcık; Küçük.

CIRCIR: ishal.

ÇİĞİN: Omuz ile sırtın birleştiği yer. (Örn: Çiğnim ağrıyo)

ÇİPÇİKİN: çok çirkin.

DAACAN: Henüz; Daha.

DÂ BİR GÜN: Yarından sonra. (Örn: Yarın gelemem, da bir gün gelebilirim.)

DAYCA/DAYI: Güzelce, iyice. Güzel.

DÊLEK: Dikkatli olmak.

DEMM: Değil mi?

DİHA: İşte orda; işte karşıda

DİNGABAK AŞMAK: Takla aşmak.

DİRSEK: Köşe (Bir duvarın köşesi).

DOMATA: Patates.

DUMAĞI: Nezle.

EBEE: Getir.

ÊFEN: Kolay.

ENDEM: Ne kadar varsa; hepsi.

ETCEN: Edeceksin.

GALAN: Artık.(Örn: yeter galan)

GALGIMAK: Zıplamak.

GARABADILCAN: Patlıcan. !!

GASTAN/GASTANCIK: Sahte, yalandan, şakadan.

GAYNAKLI ÇALI: Sürtündüğünde insana zarar verebilen bi çeşit çalı.

GIRZET:Önlük.

GİDİŞMEK: Kaşınmak.

GİNEZ: Herhalde.

GILIKLI: Kılıklı (yerel şive).

GIYNEŞMEK: Kenara çekilmek.

GOCAGUŞ: Kocakuş(yerel şive).

GÜCÜLE: Yenileyin, Daha şimdi.(Örn: gücüle gittiler)

GÜRGÜTMEK: Gürültü etmek; kavga etmek.

HETSİZ: Olmadık yerde olmadık şey yapanı tarif eder.

HİNDİ: Şimdi(yerel şive).

HOR'A GEÇMEK: Memnun kalmak.(Örn: Çok hora geçti. - Çok faydalı oldu.-)

İLDİRMEK: Kapatmak.

LOBİYE AŞI: Kurufasülye yemeği.

MAA MA: Kök olarak maşaallah'ın kısaltılmışıdır. Maşaallah-Maşaallah'tan türemiştir.
Zamanla anlam kaybı yaşamıştır.

MALIÇ: Pamuk gibi, yumuşacık.

MASAVIT: Bön; Fazla avanak.

MAZAKA/HORATA: Şaka; Latife.

NECAP: Nasıl, Ne şekilde.

NENCE: Ne kadar.

OLMAYYO: Olmuyor(yerel şive).

ÖÖKÜ/ÖÖKÜRE: Şu; Şuraya (Örn: Ööküre go. - Şuraya koy.- )

ÖNDÜÜ GÜN: Dünden bir önceki gün. (Örn: Bu gün günlerden salıysa -öndü gün gittim- dersek pazar günü gitmişim demektir.)

ÖLEKEZ: Sıska; aşırı derecede zayıf.

PAASIRIK: Öksürük.

PELİT ODUNU: Normalde sağlamlığıyla bilinen bi ağacın odunu.

SİNİRİNİ SÜRÜMEK: Gezmek, boş gezmek anlamında bir deyim.

ŞARINA YANMAK: İşine bakmak/başlamak.

TAATA(TAATALIK): Tahta, Tahta gibi davranmak.

TEDDİRMEK: İtmek.

TEKNE KAZINTISI: Ailede son çocuk manasında bi deyim.

TIRINGA: Bilye; Misket.

TÜNGÜMEK: Zıplamak.

URGAN-UZUN: Olabildiğince uzun, olabildiğince uzak.

ÜNNEMEK: Çağırmak.

ÜZME GÜCÜNÜ: Aslı "gücünü üzme"dir. Yani üzülme demek yerine kullanılır.

YAĞIR: Tortullaşmış pislik.

YÂLIK: Havlu.

YAYKILAMAK: Durulamak (örn:bardağı).

YEMKİMEK: Dişlerini göstererek gülmek:)

YEYNİ(YEYNELMEK): Hafiften dengeyi yitirmek.

YİRDİRMEK: Abartmak; Olmadık bir şekilde davranmak.

YÜNMÜŞ-ARINMIŞ: Yıkanmış, tertemiz olmuş.

ZAMANNA: Zamanla. -la ekini getirir.


--HAFTANIN GÜNLERİ--

GÖLESÂ: Pazartesi.

DERNEK: Salı.

GAYRÜK BAZARI: Çarşamba.

BAZAR ERTESİ: Perşembe.

CUMA: Cuma.

CUMARTESİ: Cumartesi.

GİREGİ: Pazar.

inatcisevdalim@mynet.com

* SİTE İÇERİSİNDE KELİMELERİN YANINDA (*) İŞARETİ OLAN KELİMELERİN ÜZERİNE FAREYİ GÖTÜRMENİZ ANLAMANIZ İÇİN YETERLİDİR. ANLAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKEN ARKIDEŞLEN DİKKATİNE...