onder67.sitemynet.com
ÖZTÜRK HABER 67

ÖZTÜRK HABER 67

KOZLU HAZIRLIK SERVİSİNDE ÇALIŞAN ÖZEL ŞİRKET İŞÇİLERİ EYLEM YAPTI

eylem1.jpg

eylem.jpg

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaklaşık 16 ay önce girip maden işçilerinin çalışma koşullarını yerinde gördüğü TTK Kozlu Müessesesi'nde hazırlık işlerini yapan özel maden şirketinin işçileri, alacaklarının verilmediğini söyleyerek eylem yaptı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen, Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu, Genel Maden İşçileri Sendikası Başkanı Ramazan Denizer'in de aralarında bulunduğu 25 kişilik heyetle, TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü'ndeki 1 nolu kuyudan, deniz seviyesinden 564 metre aşağıdaki maden ocağına girerek, maden işçilerinin çalışma koşullarını yerinde incelemişti. Üretim için ön hazırlıkların yapılma
işi ihale edilen Star Madencilik firmasında çalışan 270 işçi, içeride 4 aya varan alacaklarının verilmediğini söyleyerek eylem yaptı. Kozlu Müessese Müdürlüğü önünde toplanan maden işçileri, alkışler eşliğinde Başbakan'ın ocağa girdiği 1 nolu kuyunun başına, oradan da alkış ve sloganlar eşliğinde Star Madencilik şirketinin şantiyesine kadar yürüdüler. İçeride 4 aya varan ve 3 bin TL'ye kadar ulaşan alacakları olmasına rağmen 30-50 TL gibi ücretler dağıtıldığını ileri süren işçiler, "İçeride 4 aya ulaşan
alacaklarımız var. Bu alacağımız ücretler 3-4 bin TL'yi buluyor. Son olarak 30 bin TL para geldiğini ve bunu paylaşmayı önerdiler. Kimimize 20, kimimize 30, kimimize 50 TL gibi komik rakamlar düşüyor. Zaten sosyal haklar tanınmıyor. Bu durumu kabul etmezsek iş akdimizin feshedileceğini ve çıkışımızın verileceğini söylediler. Alacaklarımız ödenmediği için 1 haftadır grev yapıyoruz, Çalışmıyoruz. Şu an için üretim durdu. Sadece ocağa bakım yapan arkadaşlarımız iniyor. Paralarımız ve sosyal haklarımız eksiksiz
olarak verilinceye kadar grevimize devam edeceğiz" diye tepkilerini gösterdiler. İşçiler, evlerine ekmek götürmekte bile zorlandıklarını fakat firma sahiplerinin, haklarını yiyerek villa ve alışveriş merkezi yaptırdığını ileri sürdüler.
Kendilerinin Başbakan Erdoğan'ın girip işçilerin çalışma koşullarını gördüğü ocakta çalıştıklarını hatırlatan bir başka işçi de, "Yerin 630 metre aşağısına iniyoruz. Sayın Başbakanım, eksi 560 koduna indi. Oradaki çileyi kendisi biliyor. İnşallah bizi duyar da gerekeni yapar. Başbakanımızın indiği ocağın daha derinine iniyoruz. Yazık günah arkadaşlarımıza. Bu meslek dünyanın en zor mesleği. Kriz, üreticiye var. Bu firma ise devletten hizmet alımı yapıyor. Devlet yaptırdığı işin parasını veriyor. Ama
şirket bunu çalışanlara vermiyor. Sürekli arkadaşlarımızı tehdit ediyorlar. Ellerinde sopayla sürekli arkadaşlarımızı yıldırmaya çalışıyorlar. Susmayla bu iş olmaz. Hakkımızı verin. Dünyada maden sektöründe çalışan şirketleri araştıralım. 700 TL'ye çalışan bir ülke varsa biz her şeye razıyız. Bizim maaşımız 700 TL ama onu da alamıyoruz" diyerek tepkisini dile getirdi.
Star Madencilik İşyeri Temsilcisi Maden Yüksek Mühendisi Hamit Koç da açıklama yapma yetkilerinin olmadığını söyledi. Koç, gazetecilerin soruları üzerine, işçilerin 4 aylık alacaklarının olduğu söylemlerinin doğruyu yansıtmadığını söyledi. Koç, "İşçilerin maaşlarını 3-4 aydır alamadığı konusu doğru değil. Ancak ufak bir alacakları var, inkar etmiyoruz. Bugün 35 bin TL paramız var. 5 bin TL'si acil ihtiyaçlar için, 30 bin TL'sini dağıtalım istedik. Ufak tefek alacakları olanlar var. Onların alacakları 5-6
bin TL etmiyor. Bunları temizleyelim, geri kalanı da dağıtabileceğimizi söyledik. Bunu kabul etmediler. O zaman bir oranlama yapalım, adil bir oranda bu parayı dağıtabileceğimizi de söyledik. Bu kez de 'alacaklarımızın tamamını vermezseniz, çalışmayacağız' dediler. İşveren vekili ve işçilerin de amiri olarak, yapılacak bir şeyin olmadığını, paranın tamamını vermenin mümkünatı bulunmadığını söyledim. İzlenecek 2 yol var: Birincisi, 'Biz bu parayı alırız. Bu şartlarda çalışırız. Böyle sıkıntılar bir ailede
de olur, biz göğüsleriz' derseniz paranızı alırsınız, işinize de devam edersiniz. 'Yok çalışmayız' diyorsanız, yine paranızı alırsınız ama çalışmayanların tümünün çıkışları verilir" dedi.
Koç, firma olarak ellerinde bulunan 2 projeden ilkinin tamamlanmak üzere olduğunu ve ilk projede çalışan işçilerden bir kısmının ikinci projeye kaydırılabileceğini, diğerlerine ise iş bitiminde mecburen çıkış verileceğini kaydetti.

Bartın ve Zonguldak'ta Eş Zamanlı operasyon:16 gözaltı

gozalt_.jpg

Bartın ve Zonguldak'ta jandarma ve polis tarafından yapılan eş zamanlı operasyonda, "resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve Orman Kanunu'na muhalefet" suçlarını işledikleri iddia edilen 16 kişi gözaltına alındı.
Bartın Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre; Bartın'ın Ulus ilçesi ve köylerinde, "resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve Orman Kanunu'na muhalefet" suçlarını örgütlü olarak işledikleri iddia edilen şahıslara yönelik Ulus ile Zonguldak merkez ilçesinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda örgüt liderleri R.M. (memur), H.K. ile üyeleri (memur) R.Ü., (memur) R.K., (memur) Y.D., (memur) H. A., (işletme şefi) K.K., E.K., M.B., (memur) B.M., (memur) M.Ö., B.M., (memur)
A.Ü., S.D. yakalandı. Kamu görevlisi olan ve izinli olarak İstanbul'a gittiği belirlene Ş.Ş'nin yakalanması için çalışma başlatıldığı bildirildi.
Ulus ilçesindeki Aşağıemirce Köyü Orman İşletme Müdürlüğü deposunda ve gözaltına alınan örgüt mensuplarının ev ve eklentilerinde yapılan aramada; 14 bin 276 metre küp orman envali, 2 bin 13 adet orman envali sevk pusulası, 218 adet orman envali listesi, 10 adet istif ve icmal yeri defteri, 14 adet cep telefonu, 15 adet cep telefonu sim kartına el konuldu. Cumhuriyet Savcılığı, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.

TÜRKİYE KAMUSEN GENEL BAŞKANI BİRCAN AKYILDIZ ZONGULDAK'TA TOPLANTI YAPTI

bircan_aky_ld_z.jpg



Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Zonguldak'ta yaptığı toplantıda"Bu nasıl finans krizidir ki finans sektörü kar ediyor ama piyasada ciddi bir talep daralması ve ciddi bir sektörel daralma üretimde yaşanıyor. Bunu anlamak mümkün değildir" dedi.
Akyıldız, hükümetin tutumu, maaş zamları ve KEY ödemeleri konularını değerlendirdi.
Ankara'dan Zonguldak'a gelen Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, son dönemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Ülkenin içerisinde bulunduğu şartlarla gidişatın olumlu olmadığını belirten Akyıldız, şöyle konuştu: "Olaya iki boyutlu bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu görüntünün birinci boyutu ülkemizin içerisinde bulunduğu şartlar. Sosyal şartlar, siyasal şartlar, kültürel şartlar, ekonomik şartlar. Gidişatı itibarıyla hepimizi rahatlatan şartlar değil. Bu olumsuz gelişmelerden sınırlarımızdaki en
uçtaki insanımızın başkentteki insanımıza kadar herkesin etkilendiğini ve yine 7'den 70'e kadın erkek çoluk çocuk etkilendiğimizi ifade ediyorum. Gelişmelerin değerlendirmesini yapmak ve bu çerçevede olaylara bakmak mümkün. Ancak bizim konumuz kamu çalışanları."

SOSYAL DEVLET 72 MİLYONDAN SORUMLUDUR

Anayasanın 2. maddesi gereği devletin sosyal devlet olarak öne çıktığını söyleyen Bircan Akyıldız, sosyal devletin 72 milyon insandan sorumlu olduğunu bildirdi. Ancak hükümetin ciddi bir sorumluluk üstlenmesi gerekirken ayrımcılık yaptığını öne süren Akyıldız, şunları söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti anayasasının ikinci maddesi 'ülkede anayasa başlangıç hükümlerinde yer alan insan haklarına saygılı demokratik laik sosyal bir hukuk devletidir' Prensibini dikkate aldığımızda devletin sosyal devlet
olma özelliğini öne çıkartmaktadır. Sosyal devlet 72 milyon insanın tamamından sorumlu olan devlettir. 72 milyon insanın doğumundan ölümüne kadar tüm ihtiyaçlarını karşılama noktasında sorumluluğu olan devlettir. Aç ve açıkta olan insanın olmaması gereken ve bunun sorumluluğunu taşıyan devlet demektir."
Akyıldız, bu anlamda çok ciddi sorumluluk üstlenmesi gereken devletin, sosyal güvenlik yasasında bile uygulamalarında ayrımcılık yaptığını söyledi.
Kamu çalışanlarının bu konuda ciddi sorunlarının ortaya çıktığını anlatan Akyıldız, şunları anlattı: "Bu sorunların giderilmesi için yaptığımız müracaatlar uygulamanın eksik ve yanlış olan noktalarındaki gelişmeler, bu yüklerin mali boyuttaki ekonomik boyuttaki yüklerin artmasına sebebiyet veren gelişmeler bizleri zor durumda bırakmaktadır. Bu nedenle sosyal devlet anlayışını hakim kılabilecek olan uygulamaların yeniden gözden geçirilerek ciddiye alınması ve uygulamaları sosyal tarafların fikirleri ve
görüşleri de alınarak yeniden başlatılması gerektiğine inanıyorum. Bu anlamda siyasi idarenin 'küstüm oynamıyorum' politikasını bırakıp bir an evvel ekonomik sosyal konseyin toplantıya çağırılarak bu konseydeki değerlendirmeler ışığında gündem oluşturulması ve oluşturulacak olan gündeme sırasına göre de ekonomik sosyal konseyde konuların gözden geçirilmesini zorunlu görüyoruz."
Birinci sırada görüşülmesi gereken konunun elbette sosyal güvenlikle ilgili konu olduğunu anlatan Akyıldız, sözlerine şöyle devam etti: "Bunun içerisinde emeklilik ve genel sağlık sigortası öne çıkmaktadır. Bunları değerlendirirken siyasi idare sosyal sorumluluğunu bilmek zorundadır. Ancak bu güne kadar uygulamalarda yük dar ve sabit gelirlilerin üstüne yıkılmıştır. Devletin karşılaması gereken bir takım sorumlulukta açığın kapatılması kara deliğin kapatılması olarak ifade ediliyor. Sosyal güvenlik
sistemine devlet katkısını açık olarak görmek veya kara delik olarak görmek bize göre en büyük ayıptır."

2010 YILI BÜTÇESİ

Ekonomik gelişmelerdeki uygulamaların daha vahim olduğunu söyleyen Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, 2010 yılı bütçesinde kamu çalışanlarının olmadığını söyledi. Krizin faturasının dar ve sabit gelirlilere kesildiğinin çok açık ve net olarak görüldüğünü ifade eden Akyıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ekonomik gelişmelerdeki uygulamalar çok daha vahim. Ekonomik gelişmelerin devlet açısından en önemli göstergesi merkezi idare bütçesidir. 2010 yılı için hazırlanan bütçe TBMM'ye sunulmuştur. Bu bütçede
sosyal devlet yoktur. İşin ilginç tarafı bu bütçede kamu çalışanı da yok. O yüzden biz bütçedeki rakamların değerlendirilmesi TBMM'nin ilgili komisyonlarında görüşülürken konular ve genel kurulda görüşülürken konular yeniden değerlendirmeye tabi tutulmalı. Bu nedenle kriz sonrası sürecin yaşandığı dönemde krizin faturasının kime kesildiği çok net olarak görülmekte dar ve sabit gelirliye yük bindirilmektedir. Bizim buradan beklentimiz krizin faturasının adil bir şekilde dağıtılması dar ve sabit gelirlinin
mutlaka desteklenmesi ve bunun mutlaka bütçeye yansıtılması gerekli. İlgililerimizin ve yetkililerimizin en üst düzeyde ifadeleri Türkiye bu krizden ya etkilenmeyecek ya da teğet geçecekti. Ama ilginçtir ki krizin ne şekilde geçtiğini en iyi vatandaş bilmektedir."
Akyıldız, 100 binin üzerinde iş yerinin kapatıldığı, 1 milyon 200 bin çalışan kayıtlı işçinin işini kaybettiği bir ekonomik gelişmeyle karşı karşıya olduğumuzu söyledi. "Bunun neresi teğet geçmiştir" diye soran Akyıldız, bu ifadeyi kullanan yetkili ağza bunu sormak gerektiğini söyledi.

ZAMLARDAN UTANIYORUZ

Hükümetin utanılan yüzdeliklerle maaş zammı verdiğini söyleyen Bircan Akyıldız, bu zamları ifade etmekten utandıklarını anlattı. Bankerlerin yıllık bilançolarını yüzde 40 üzerinde kapattığını anlatan Akyıldız, piyasaların canlandırılmasının talep artışına bağlı olduğunu daha önce de söylediklerini ifade etti. Dünyanın krizden talep artışı ile kurtulduğunu söyleyen Akyıldız, şöyle konuştu: "O maaş zamlarının yüzdeliğini utanmazlarsa siyasetçilere bırakıyoruz. Onlar ifade etsin. Biz utanıyoruz, bizim
ağzımıza yakışmıyor. Kamu çalışanları emekliler dul ve yetimler bu krizden en büyük yükü çekerek çıkmak zorunda kalmışlardır. Krizi finans krizi olarak anlatmaya çalışmışlar ama çok ilginf konseydeki değerlendirmeler ıç bir şey faturayı dar ve sabit gelirli öderken bankalar, bankerler yüzde 40'ın üzerinde yıllık karla bilançolarını kapatmışlardır. Bu nasıl finans krizidir ki finans sektörü kar ediyor ama piyasada ciddi bir talep daralması ve ciddi bir sektörel daralma üretimde yaşanırken finans sektörü
kar ediyor. Bunu anlamak mümkün değildir."
Türkiye Kamu-Sen olarak şubat ayından bu yana "piyasaların canlandırılmasının talep artışına bağlıdır' dediklerini anlatan Akyıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yüzden talep artışını karşılamak için devletin mevcut emisyon hacmini yüzde 3 olan ve dünya ortalaması yüzde 6 olan emisyon hacmini yüzde 1 artırarak ciddi bir şekilde harcama çeki projesini hayata geçirmeyi ve bu projeyle 5 milyon ailenin aylık 1 milyar TL, yıllık 12 milyar TL'lik finans kaynağının da emisyon hacmi genişletilmesiyle
karşılanarak uygulamaya konulmasını ve yansımalarıyla birlikte yaklaşık 40 milyar TL'lik bir ekonomik genişlik kazandırılmasının uygun olduğunu söylemiş kampanyalara ortak olmuştuk."
Ücret konusunda zam artışı uygulaması dışına çıkarak farklı bir yöntemle maaşlara zam yapılmasını istediklerini belirten Bircan Akyıldız, Toplu İş Sözleşmesi masasında Başbakan'ın sendikaları hiçe saydığını öne sürerek şunları söyledi: "Ücret artışı konusundaki değerlendirme, zam artışı uygulaması noktasındaki değerlendirmenin dışına çıkarak farklı bir yöntemle ücretlerimize zam yapılmasını istedik. Bunun birinci noktası harcama çeki projesinin uygulamaya konulmaması nedeniyle bize göre kadük kalan
ekonomik destek bir anlamda bunu destekleyecek olan ve seyyanen gerçekleştirilecek olan bir zam talebiydi. Başbakan'ın, Toplu Görüşmelerden Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu'nu alarak İstanbul'da yaptığı bir açıklama vardı. 375 sayılı kararname. Bu kararname ile ilgili açıklama yaparken Başbakan, Toplu Görüşme Masası'nda bulunan sendikaları hiçe sayarak silindir gibi ezme hevesiyle bu zamları, bu ücret artışlarını, 'biz yaptık, sendikaların bu konuda hiç desteği yoktur' diyerek bir de hava atarak
uygulamaya koyduğu 375 sayılı kanun hükmünde kararnamenin uygulamanın devam ettirilmesini istedik. Çünkü Başbakan, 'Bu uygulama 2012 yılına kadar devam edecek. Özellikle ek ödeme, yan ödeme, bir takım destek ödemelerinin arasındaki eşitsizlik ortadan kalkacak. Eşit işe eşit ücret uygulaması gerçekleştirilecek. Böylece adalet sağlanacak' demişti. Bu uygulama için de '2012 yılı sonuna kadar da kaynak sorunu yok' demişti. Biz şimdi bunun devam ettirilmesi konusunda ayrı ayrı artışlar yapılmamasını herkese 110
TL'lik bir artış sağlanmasını istedik."
Maaş zammı olarak verilen yüzde 2+2'lik payın Başbakan'ın talimatıyla yüzde 2,5+2,5 olarak artırıldığını anlatan Akyıldız, Başbakan'a teşekkür edecek halleri olmadığını söyledi. Uzun süredir gelir dağılımındaki adaletsizliği gidermenin mücadelesini verdiklerini ifade eden Akyıldız, sözlerine şöyle devam etti: "Karşılaştığımız rakam yüzde 2+2 olunca parasal boyutta pazarlık yapmanın anlamsız kalacağını bildiğimiz için bizim anlaşma sağlayamayacağımızı ifade ettik. Tartışmaya girmedik. Ertesi günkü toplantı
da Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, 'Ya biraz pazarlık etseydik. Ba onseydeki değerlendirmeler ışbakan çok üzüldü. İşçilere 2010'da yüzde 2,5+2,5 verdik. Memurlara yüzde 2+2 olmaz. Başbakanın talimatıyla bunu yüzde 2,5+2,5 yaptık' dedi. Yani Sayın Başbakan bize acımış. 'İşçilerden az zam yaptım' diye, yarım puan artırmış. Bizim başbakana teşekkür edecek halimiz yok. Bu rakamlarla başbakana teşekkür edilmez. Türkiye'de 7 senedir yaşadıklarımızın, 7 senedir ülkedeki gelir dağılımındaki adaletsizliklerin ortaya
koyduğu sonuçlar teşekkürü değil ama ciddi bir bedduayı gerektirmektedir. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler nedeniyle gayr-i safi milli hasıladan hakkımızı alamıyoruz. Hakkımızı helal etmiyoruz."

KEY ÖDEMELERİNİN MUHATABI HÜKÜMETTİR

KEY ödemelerinin kangren haline döndüğünü söyleyen Bircan Akyıldız, kendilerine konunun muhatabının Ziraat Bankası Genel Müdürü olarak gösterildiğini, Genel Müdürü ziyaret ettiklerinde de ilginç bir durumla karşılaştıklarını ifade etti. Ziraat Bankası Genel Müdürü'nün de KEY alacağının olduğunu anlatan Akyıldız, şöyle konuştu: "KEY hesaplarının ödenmesi konusunda bir şeyler yapıldı. Ya eksik ödendi ya hiç ödenmedi. Konunun muhatabı olarak bize Ziraat Bankası Genel Müdürünü gösterdiler. Genel Müdürü
ziyaret ettik. İlginçtir genel müdür bile KEY hesabındaki parasını alamayanlardan, ismi bulunmayanlardan. Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş'un da ismi yok. O da para alamayanlardan. Peki bu işin muhatabı kim? Muhatabını arıyoruz. Hazine müsteşarlığına gidiyoruz. 'Biz muhatabı değiliz' diyorlar. Hiç kimse sorumluluk üstlenmek istemiyor. Hiç kimse konunun muhatabı olmak istemiyor. Ama bize göre bu konunun muhatabı siyasi iradenin kendisidir. O yüzden bu sorunu çözmek zorundadır."
Toplantıda Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Salih Alemdar'ın yanı sıra Türkiye Enerji Sen Genel Sekreteri Ahmet Özcan ve sendika üyeleri de hazır bulundu

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde, Kur'an kursunda tanıştığı genç kızı,'muska yapmakla tehdit ederek taciz ettiği'iddia edilen imam hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

taciz1.jpg

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde, Kur'an kursunda tanıştığı genç kızı, 'muska yapmakla tehdit ederek taciz ettiği'iddia edilen imam hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
İddiaya göre, Perşembe beldesine bağlı bir köyün camisinde yetişkinler için açılan Kur'an kursuna katılan E.K. (18), imam R.B. (54) tarafından ramazan ayından önce verilen derslere katıldı. Kurs sırasında tüm öğrencilerin cep telefonu numaralarını aldığı öne sürülen imam R.B, derslerin tamamlanmasından bir süre sonra genç kızın cep telefonuna sevgi sözcükleri içeren mesajlar attı.
Görüşme talebinin reddedilmesi üzerine 'ailesine muska yapmak ve köyde adını kötüye çıkarmakla'tehdit ettiği genç kızın evine de gittiği ileri sürülen imamın, E.K'yi burada taciz ettiği öne sürüldü.
Genç kızın ailesi, komşularının imamı evlerinden çıkarken görmesi ve kızlarının hareketlerinden şüphelenmeleri üzerine E.K'den durumu öğrenmeleri
üzerine Çaycuma Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Savcılığa suç duyurusunda bulunan ailenin imamın genç kıza cep telefonundan attığı mesajları delil olarak sunduğu da öğrenildi.
İmam R.B. ise iddialarla ilgili, genç kızla sadece mesajlaştığını ve taciz olayının söz konusu olmadığını söyledi.
AA

Ekim ayında mutfak yüzde 0.50 zamlandı

gida.jpg

Ekim 2009'da gıda fiyatlarında meydana gelen yüzde 0.50'lik artış, mutfak harcamasına 3.53 TL ek yük getirdi. Buna göre 4 kişilik ailenin aylık mutfak masrafı 710 TL oldu.
Ekim 2009'un mutfak harcaması artışında süt mamulleri, kırmızı et ve sebze grubundaki artışlar etkili oldu. Bu 3 grubun ortalama artışı 1.56 oldu.
Genel Maden İşçileri Sendikası'nın her ay yaptığı; Zonguldak'ta yaşayan, bir çalışan, bir eş ve 2 çocuktan oluşan, 4 kişilik aileyi kapsayan gıda araştırmasına göre;
Ekim 2009'da mutfak gideri bir önceki aya göre yüzde 0,50 oranında arttı. Ekim ayında dört kişilik bir ailenin gıda harcaması 3.53 TL artışla 710 TL oldu. 2009 Ekim ayı itibarıyla mutfak giderlerindeki yıllık enflasyon oranı yüzde 1.45 seviyesinde gerçekleşti.
Araştırmaya esas alınan harcama gruplarında fiyat değişimleri şöyle oldu:
Süt ve süt ürünleri grubunda; tam yağlı peynir yüzde 3 , kaşar yüzde 21, yoğurt yüzde 10 arttı. Pastörize süt yüzde 3 geriledi.
Et ürünlerinde kırmızı et ürünlerinden; kemikli et yüzde 6, kıyma6, kuşbaşı yüzde 8, biftek yüzde 8, dana sucuk yüzde 4 arttı. Tavukta değişim olmadı. Yumurta yüzde 5 arttı. Balık ürünleri bir önceki aya göre ortalama yüzde 7 geriledi.
Bakliyat grubunda ortalama yüzde 3 gerileme oldu. Unlu mamuller grubunda, un yüzde 3 geriledi diğer ürünlerde değişim olmadı.
Sebze ve meyve grubunda, ekim ayında istikrarsız fiyat değişimleri devam etti. Mevsim ürünlerinde düşüşler, diğer ürünlerde artışlar görüldü. Taze fasulye yüzde 6, ıspanak yüzde 20, kabak yüzde 11, havuç yüzde 17, kereviz yüzde 7, patlıcan yüzde 33, sarımsak yüzde 48 arttı. Yeşilbiber yüzde 10, domates yüzde 25, lahana yüzde 23, marul yüzde 17, soğan yüzde 7 fiyatı gerileyen ürünler oldu. Diğer ürünlerde değişim olmadı.
Meyvelerde, armut yüzde 22, ayva yüzde 34, greyfurt yüzde 40, mandalina yüzde 33, muz yüzde 18, portakal yüzde 22 geriledi. Elma yüzde 6, üzüm yüzde 17, kavun yüzde 11 arttı.
Yağlar grubunda, sadece tereyağı bir önceki aya göre yüzde 10 arttı. Diğer ürünlerde değişim olmadı.
Şekerli ürünler grubunda fiyatlarda hareketlilik yaşandı. Kristal şeker yüzde 3 gerilerken, kahvaltılık bal, reçel ve pekmez gibi ürünlerde yüzde 10 civarında artışlar tespit edildi.
Ekim ayında çay ürünleri grubunda değişim görülmedi. Konserve ve salça grubunda fiyatlar ortalama yüzde 4 arttı.
Ekim 2009'da; ailenin, gıdanın yanı sıra kira, yakacak, giyim, ulaşım, sağlık, eğitim, kültür ve eğlence gibi zorunlu harcamalarını da kapsayan asgari geçim düzeyi, diğer bir deyişle Yoksulluk Sınırı 9.29 TL artış ile 1.867,56 TL oldu.

Maden Teknikerler Derneği Genel Kurulu yapıldı

TORLAKCIK GÜVEN TAZELEDİ

maden.gif

Maden Teknikerler Derneği ' MAD-TEK ' 9. olağan Genel kurulus cumartesi günü GMİS küçük salonunda yaptı. Kongreye CHP Zonguldak milletvekili Ali Koçal, Alie İhsan Köktürk, CHP İl sekreteri Cevat İzmirlioğlu, Teknik ve Yüksek Teknikerler derneği Başkanı Celal Akyol, ESM yönetici Kemal çakmak, TTTK Personel Şube müdürü Feridun Nurak, ZOTEV Başkanı Fikret zaman ve teknikerler katıldı.

KOÇAL "GÜNÜMÜZDE ŞAHSI ÇIKARLAR ÖN PLANDA TUTULUYOR"

Divan Başkanlığını Fikret Zaman'ın yaptığı kongrede konuşma yapan CHP Zonguldak milletvekili Ali Koçal, Demokratik Toplumlarda örgütlenmenin önemine değinerek" Demokratik toplumlarda en önemli olan örgütlenmedir. Örgütlenen toplumlar demokrasi açısından da önemlidir."Dedi. Koçal, Maden teknikerler derneği ve GMİS Genel merkezinin Zonguldak'ta bulunmasının önemli olduğunu, ülke ekonomisine katkı sağlayan kuruluşlara sahip çıkılması gerektiğini ifade ederek "Maden teknikerler derneği Genel Merkezinin ve Genel maden İşçileri Sendikası Genel Merkezinin Zonguldak'ta oluşu Zonguldak'ın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Ülkesine, ülke ekonomisine katkı sağlayan kurum ve kuruluşlara sahip çıkmalıyız, Ülkenin çıkarlarını, toplumun çıkarlarını ön planda tutmalıyız. Ancak günümüzde maalesef ülke çıkarları, toplum menfaatleri şahsı çıkarların arkasında kalıyor. Bunda da suçlu arıyorsak karınca kararınca herkesin payı vardır. Bu ülkede Sivil Toplum kuruluşlarının ve Meslek kuruluşları dikkate alınmadı.Onun için bizler kendi sorumluluğumuzu bilerek ne yapılması gerekiyorsa onu yapmalıyız."Diye konuştu

ZONGULDAK CUMHURİYET'E SAHİP ÇIKAN İLİMİZDİR

Zonguldak'ın Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerine sahip çıkan illerin başında geldiğini belirten CHP Zonguldak milletvekili Ali Koçal "Onun için dir ki Zonguldak emeğin başkentidir. Ama Zonguldak maalesef buna rağmen göç veren illerin başında geliyor.Biz bunları söylediğimizde 'siyaset yapıyor'deniliyor."Dedi.
Maden teknikerlerin sorunlarını bildiklerini söyleyen Koçal sorunların üstesinden gelmek için herkesin elini taşın altına sokması gerektiğine dikkat çekti

TÜRKİYEDE SİYASİ İRADE YOK

Chp Zonguldak milletvekili Koçal , Kongrede yaptığı konuşmada ülke sorunlarına da değinerek, Ülkede siyasi iradenin olmadığını, İktidarı başka güçlerin yönettiğini söyledi.
Koçal konuşmasını şöyle sürdürdü " Türkiye'de siyasi irade yok. Şu andaki iktidar başka güçlerin elinde. Başka güçler yat diyor, yatıyor, yap diyor yapıyor.Çıkan yasalara bir bakın yasalar ülke menfaatine mi çıkıyor. Onun için sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları toplumsal etkinliklerde yerlerini almalıdırlar. Suskun toplumun bir şey yapması mümkün değildir"

ALİ İHSAN KÖKTÜRK "EMPERYALİZM BİÇİM DEĞİŞTİRİYOR"

Maden teknikerler Derneği'nin Kongresinde konuşan CHP Zonguldak milletvekili Ali İhsan Köktürk ,Ülkenin zor bir dönemden geçtiğini,emperyalizmin biçim değiştirerek , bütün insanlığın sahip çıktığı değerleri yıkarak Ulus devletlerin parçalarını tahrip ederek parçalamak istediklerini söyledi. Köktürk " Ülkemiz zor bir dönemden geçiyor. Emperlazimde biçim değiştirdi. Bütün insanlığın sahip çıktığı değerleri yok edip, Ulus Devletlerini parçalarını tahrip ederek parçalamak istiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Ulus Devletidir. Ancak Cumhuriyet değerlerinden sapış,Küresel güçlerin hegomanyasına giriş kendini gösteriyor. Kendi ülkemizde Serbest piyasa ekonomisi dayatılarak dış güçlerin hegomanyasına girilip yabancılaştırılıyor. Topraklarımız, madenlerimiz satılarak, yabancılaştırılıyor. Ülkemizin enerji kaynakları elden teker teker çıkartılıyor. Tüm alanlarda olduğu gibi madenlerde de yabancılaştırma olanca hızı ile sürüyor"diye konuştu.


İSMAİL TORLAKÇIK "TEKNİKERLERİN SORUNLARI ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR"

Maden Teknikerler Derneği Genel başkanı İsmail torlakçık kongrede yaptığı konuşmasında, maden teknikerlerin içinde bulunduğu sorunları ve alınması gereken tedbirleri sıraladı.
Torlakçık "Teknikerlerin sorunları çığ gibi büyümüştür. Tabi ki bu sorunların bir tarafında duyarsız yöneticiler ve yanlış planmalar olabileceği gibi , diğer taraftan da Teknikerleri temsil eden sosyal örgütlerin sorunlara zamanında ve yeterince müdahil olamamasından ve yasal yetersizlikten kaynaklandığı söyledi.
İsmail Torlakçık, Teknikerlerin sorunların çözümünde 'Türk Tekniker Odalar Birliği'nin kurulması halinde mümkün olabileceğini ancak Türk teknikerler Odalar Birliği yasa tasarısının sürekli kadük kaldığını söyledi.
Torlakçık " Türk teknikerler Odalar Birliği'nin kurulması ile , yüz binlerce Teknikerin meslek standartlarının tesbitinde ,yürütülmesi ve denetiminin sağlanmış olacağına, Doğal afet ve felaketlerde yaşanan olumsuzlukların önüne geçilmesinde önemli bir katkı sağlanacağını, Meslek mensuplarının yetiştirilmesi için harcanan milli servetin boşa gitmeyeceğini, Teknisyen, Mühendis arasındaki kopukluğun giderileceğini, ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı "Teknikerlik mesleğinin sınırını çizebilmek ,Mesleğin yasal olarak tanınmasını ortaya koyabilmek, meslek disiplini ve meslek ahlakı çerçevesinde sorumluluk alarak,toplumun yükünü paylaşması Meslek odalarının kuruluşundan geçmektedir. Ekonomiye katma değer sağlayan projeleri hayata geçirebilmek, meslek odaları ile mümkün olabilmektedir." Dedi.

TEKNİKERLER MODERN KÖLELERDİR

Teknikerler derneği Genel başkanı İsmail torlakçık, teknikerlerin yaşamın her alanında Diplomaların olmasına rağmen unvanını kullanamadıklarını, Yetkilerinin belirlenmediğini,sorumluluk verilmediğini ifade ederek "Yaşam boyu öğrenim ilkesine inanan,Lisans tamamlama hakkını arayan, ancak bu hakka kısıtlı erişim sağlayabilen, almış olduğu akademik ve mesleki eğitim çalışma hayatında göz ardı edilen Modern kölelerdir"diyerek siyasilerin teknikerlerin sorunlarının çözümünde önemli etken olan 'Türk teknikerler Odalar Birliği yasa tasarısının bir an önce çıkması gerektiğini söyledi.

Daha sonra tek liste ile gidilen kongrede Yönetim kurulu asil üyeliğine İsmail Torlakcık,Orhan Gebeş,İsmail Çetin, Azmi Çakır, lütfü Baş, Denitim krurulu asil üyeliklerine Behzat batlaş,Baki Yürük, Sadık Tosun, Disiplin kurulu asil üyeliklerine ise Celal Akyol, Mehmet Subaşı ve Bahattin çakır seçildiler

OKULLAR DEZENFEKTE EDİLİYOR

dezenfekte.jpg

Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürü Harun Girgin, yaptığı açıklamada, bakanlıklarının talimatı doğrultusunda, domuz gribine karşı okullarda dezenfekte çalışmalarının başlatıldığını söyledi.
İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ile gerçekleştirilen toplantıda, dezenfektenin nasıl yapılacağı, ne tür malzemelerin kullanılacağının belirlendiğini ifade eden Girgin, şöyle dedi:
''Müdürlük olarak temizlik konusunda bazı firmalarla görüşerek dezenfekte ilaçları aldık. Bu malzemelerin büyük çoğunluğu, merkezde ve kırsal kesimdeki köy okullarına dağıtıldı. Arkadaşlarımız çalışmalarını yapıyorlar. Dezenfekte hafta sonu da devam edecek. Zonguldak Belediyesi Temizlik İşleri ekipleri de dezenfekteye yardımcı oluyor

Türkiye Cumhuriyeti'nin 86. Kuruluş Yıl Dönümü, Yağmura Rağmen Zonguldak'ta Coşkuyla Kutlandı.

turk_bayraklari_6_tekstilportal_com.jpg

Türkiye Cumhuriyeti'nin 86. kuruluş yıl dönümü, yağmura rağmen Zonguldak'ta coşkuyla kutlandı.
Karaelmas Kemal Köksal Stadı'ndaki törene, Vali Erdal Ata, Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Süleyman Yüksel, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Özbakır, CHP Zonguldak milletvekilleri Ali Koçal ve Ali İhsan Köktürk ile askeri erkân ve vatandaşlar katıldı.
Tören öncesi başlayan yağmurdan bazı öğrenciler ve öğretmenler ceketlerini çıkararak korunmaya çalışırken, bazı öğrenciler de okul tabelasını şemsiye niyetine kullandı.
İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Zonguldak Valisi Erdal Ata, günün anlam ve önemini belirten konuşma yaptı. Şiirlerin okunmasının ardından düzenlenen resmi geçide kentteki bütün okulların yanı sıra Türk Muharip Gaziler Derneği Zonguldak Şubesi, madenciler, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi öğretim üyeleri, Zonguldak Barosu'na kayıtlı avukatlar, Atatürkçü Düşünce Derneği Zonguldak Şubesi ile izciler, polis ve askeri birlikler katıldı.


AVLANMAK İÇİN GİTTİĞİ ORMANDA ÖLÜ BULUNDU

orman.jpg

Karadeniz Ereğli'de meydana gelen olayda Kışla Mahallesi tepesindeki ormanlık alana yakınlarına avlanmak için gittiğini söyleyen giden bir kişi, akşam eve dönmeyince durum emniyete bildirildi. Emniyetin yaptığı geniş çaplı arama ve araştırmada ormanlık alanda cansız bedeni bulundu. Erdemir'de çalıştığı öğrenilen kişinin tüfek kurşunuyla vurularak öldüğünün belirlenmesi yakınları da şok etti.

amblem1.jpg

Maden teknikerler Derneği 9. Olağan Genel Kurul Toplantısı 31 Ekim 2009 Cumartesi günü Saat:12.00/15.00 saatleri arasında GMİS küçük toplantı salonunda yapılacaktır. 1. Cumartesi günü yapılacak.
Kongreye Zonguldak Milletvekillerinin de katılması bekleniyor.

Gazilerden Muslu'ya Teşekkür Plaketi

gaziler-gmis.jpg

Gaziler Derneği Zonguldak Şubesi, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ramis Muslu&'yu makamında ziyaret etti.
Dernek Başkanı Ramazan Çakal.GMİS olarak gazilere verdiği destek için teşekkür ederek Genel Başkan Muslu&'ya bir teşekkür plaketi sundu. GMİS Genel Başkanı Ramis Muslu, ellerinden geldiğince gazilerimize ve şehit ailelerine destek vermeye çalıştıklarını belirterek, plaket için maden işçileri adına teşekkür etti.
Gaziler Derneği'nin ziyaretinde GMİS Genel Merkez Yöneticileri de hazır bulundu

ADANA TADI ZONGULDAK'A TAŞINDI
RÜYAM KABAB SALONU HİZMETE GİRDİ


kebab.jpg

kebap1.jpg

Yeni dekoruyla, genç ve deneyimli kadrosuyla Rüyam Kebap Salonu görkemli açılış ile hizmete girdi
Cumartesi günü ( bugün )yapılan açılış törenine Zonguldak belediye Başkanı İsmail Eşref, Genel maden İşçileri Sendikası yönetim kurulu üyeleri, Amalebirliği başkanı Muzaffer kalaycıoğlu, AK Parti Merkez ilçe Başkanı Aytekin , Belediye meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.
Adana çeşitlerinin yanı sıra Rüyam Kebap,Rüyam Pide, İnegöl köfte, Pizza gibi çeşitleri ile hizmet veren Kabap salonu Zonguldaklıların ilgi odağı oldu.

PKK'LILARIN DAVUL-ZURNA İLE KARŞILANMALARINA TEPKİ İÇİN ÇATIYA ÇIKIP İNTİHAR ETMEK İSTEDİ

k_zd_.jpg

Hükümetin demokratik açılım çalışmaları kapsamında dağdan inen PKK'lıların davul zurna ile karşılanmalarına tepki göstermek için Kdz.Ereğli merkezinde bulunan 8 katlı Bozkuş İş Merkezi'nin çatısına çıkan Sedat Balaban intihar girişiminde bulundu.
Olayın duyulmasının hemen ardından İlçe Emniyet Müdürlüğü ile itfaiye ve 112 Acil Servis ekipleri bina önüne geldi.
Asayiş Büro Amiri Nizam Balkan ve iki sivil polis memuru Sedat Balaban'ın bulunduğu çatıya çıktı.
Nizam Balkan, alkollü olduğu öğrenilen Balaban'ı ikna etmek için konuşmak istedi. Balkan'ın yaklaştığını gören Balaban, kendisine yaklaşılmamasını istedi. Elinde duran şişeyi kırarak bileğini kesen Sedat Balaban, "Doğu'da birçok askerimiz, polisimiz şehit oldu. Onların kanını akıtanların davul zurna ile karşılanmaları benim zoruma gidiyor. Bazıları 'teröristler seni vurur' diyor. Ben buradayım. Gelsinler de vursunlar. Bu vatan için akıtacağım tüm kanım helal olsun." diyerek tepkisini dile getirdi.
Balkan'ın arkadaşça bir tavır sergilemesi üzerine Balaban, kendisine yaklaşmasına izin verdi. Balkan, kendisini çok iyi anladığını ancak yaptığı olayın yanlış olduğunu ve bunun bir tek kendisine zarar verdiğini söyledi.
Balaban'ın "Bu eylemi yaptığım için kesin tutuklanırım" demesi üzerine Balkan, kendisinin bir yere zarar vermediğini, bundan dolayı da tutuklanmasının söz konusu bile olmayacağını ifade etti. Bunun üzerine Balaban çatıdan aşağıya inmeyi kabul etti.
Çatıdan inmeden önce bina önünde toplanan kalabalığa neden çatıya çıktığını anlatan Sedat Balaban, "Benim zoruma giden tek şey o insanların ellerini kollarını sallaya salaya Türkiye'ye girmeleri ve davul zurna ile karşılanmalarıdır. Polislerimiz, askerlerimiz şehit olurken onların bu şekilde karşılanmalarını kaldıramıyorum." dedi.
İfadesi alınan Balaban serbest bırakıldı.

KÖMÜRÜ BULAN UZUN MEHMET ÖLÜMÜNÜN 180.YILINDA ANILDI

uzunmehmet.jpg

Kömürü bulan Uzun Mehmet ölümünün 180. yılında anıldı. Anma Program, Kestaneci Mahallesi'ndeki Uzun Mehmet anıtı önünde saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasıyla başladı.
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Armutçuk şube Başkanı Şerafettin Bozkurt, Ereğli Belediyesi Başkan Vekili Turan Çınar ve Kaymakam Osman Ekşi, yaptıkları konuşmalarda, kömürün ülke ekonomisindeki yerini vurguladı, Uzun Mehmet'e şükranlarını sundu.
Şerafettin Bozkurt, kömürün ülke genelinde çok önemli bir yere sahip olmasına rağmen, yıllık 5 milyon ton kapasitesi olan Türkiye Taş Kömürü Kurumu'nun kapasitesinin altında çalışması nedeniyle yıllık 2 milyon ton duşarıdan kömür alındığına dikkat çekti.
Bozkurt, "Uzunmehmet, bundan 180 yıl önce sanayimizin gelişmesi için önemli yer altı zenginliklerimizden olan bölgemizde taş kömürünü buldu. Bizler160 yıldır taşkömürünü üretimi yapıyoruz. Bu süreç içinde yaklaşık 5 bin tane şehit verdik. Bugün de taşkömürü sanayinin vazgeçilmez ürünü olarak sahip olduğu durumu koruyor. Bölgemizde en az 100 yıl üretebilecek kömür rezervi var. Özellikle 1990 sonrası izlenen ekonomik politikalar nedeniyle üretim ekonomisinin tahrip edildiğini ve Türkiye'nin her alanda ithalata yönlendirildiğini artık hepimiz biliyoruz." dedi.
Taşkömürü üretimi düştükçe, doğal olarak Türkiye'nin taşkömürü ithalatının artığını vurgulayan Bozkurt, "Yıllık 20 milyon taşkömürüne ihtiyaç olan Türkiye, her yıl 2 milyar Dolar ödeyerek dışarıdan kömür alıyor. 5 milyon ton üretim kapasitesine sahip olan TTK, en kısa sürede tam kapasiteyle çalışır duruma getirilmeli. Bu işi yapabilecek olan özel sektörde en az 5 milyon ton üretmeli ve Türkiye'nin yıllık ihtiyacının en az yarısı ülkemizde üretilmelidir. 9 yılı başında iş başı yapan3 bin yeni arkadaşımızla TTK'ya yeni bir heyecan geldi. Hep birlikte üretimi daha yukarılara taşıyabilmenin mücadelesini veriyoruz. Ancak bu yetmez. TTK'nın yıllık 5 milyon ton üretebilmesi için yapılması gereken yatırımlar kesintisiz sürdürülmeli ve ihtiyaç duyulan işçiler alınmaya devam edilmeli." diye konuştu.
Ereğli Belediye Başkan vekili Turan Çınar ise, "Uzunmehmet bundan 180 yıl önce tesadüf eseri, Köseağzı mevkiinde taşkömürüne rastladığında bölgesinin ve ülkesinin geleceği için çok önemli bir olaya imza attığının belki farkında bile değildi. Taşkömürü bu bölgenin gerçek anlamda bir sanayi kenti olarak kalkındırmasında ve Ereğli'nin kent kimliği kazanmasında en temel değerlerinden biridir. Ereğli'de taşkömürünün bulunuşu Zonguldak Türkiye'nin ilk sanayi şehri olmuştur. Ereğli bu yüksek enerjili cevher sayesinde bugün ERDEMİR'e ev sahipliği yapmaktadır. Bölgenin ve Ereğli'nin temelinde karaelmasın varlığı tartışılmaz. Ancak, sanayide kullanma teşvik edilirse, üretim koşulları modernize edilirse taşkömürü hak ettiği değere ulaşacaktır." ifadesini kullandı.
Çınar, taşkömürü üretiminde en önemli gerçeğin, bölge insanının alın terini canı pahasına akıtarak verdiği emek olduğunu kaydeden Çınar, "Yerin yüzlerce metre altında, oksijenin dahi kısıtlı olduğu ortamda sadece bir somon ekmek için alın teri döken on binlerce insan aslında karaelmasın rengi gibi kara, ama onurunu simgelemektedir." şeklinde konuştu.
Ereğli Kaymakamı Osman Ekşi de, "Konuşmama başlamadan önce geç kalmamdan dolayı herkesten özür diliyorum. Tören saati bizlere 10.30 olarak bildirildi. Bu nedenle de hakkınızı helal etmenizi istiyorum" dedi.
Ekşi, madencileri saygı ile andığını dile getiren konuşmasında şunları söyledi: "Uzunmehmet'i andığımız bugünde, tüm madencileri saygıyla anıyorum. Maden zor iştir. Bunu Ereğli ve Zonguldaklılar çok iyi biliyor. Tüm madencilerim saygıyı fazlasıyla hak ediyor. Kömür Ereğli için çok önemli. Ereğli'nin modern şehir olmasında kömür başrol oynadı. Demir çeliğin ilçemizde kurulması limanın suyun yanında kömürün de burada olmasına bağlıdır. Zonguldak'ın kurulmasında da kömür var. Bizim için yerel ölçekte ekmeği aşı olmuş bir sektör. Ama dünya üzerinde de kömür çok önemli bir enerji kaynağı. Maalesef görüyoruz ki bizi de çok yakından etkiledi. Kömür sektörü eski şah şalı görünümünden uzakta. Yöremizin her ailesine hizmet veren ülkemize çok önemli bir katkıda bulanan bu sektör istediğimiz boyutta değil. Ben umuyorum ki bu problemlerde hallolur. Gerek üretim gerek çalışanlar olarak daha potansiyeli yüksek bir işletmeye sahip olur. Gelişmeler gerek kişisel olarak insanları ekonomik faaliyetlerindeki çeşitlilik, gerekse enerji kaynaklarındaki alternatif çokluğu kömürün biraz daha geri planda kalmasına sebep oldu. Ülkemiz daha gelişmeler ülkelerle arasındaki mesafeye kapatmak durumunda. Kömür bizim öz kaynağımız. Öz kaynakları bugünde çok kullanmak durumundayız. Enerji kaynaklarımızın büyük bir bölümünü dışarıdan almak zorunda kalıyoruz."

ŞABAN'DAN FIKRALAR

_aban_yilmaz.jpg

BABASININ DURSUN'A MEKTUBU

Uy sevgili uşağum Dursun
Allah´ın selamı üstine olsun...
Mektubu çok yavaş yazayrum, çünkim pilurum, çabuk
okuyamazsun ! Benden
yana sual edersen, Allahuma pin şükür eyiyim, yeni bir iş puldum.
Emrimde yüze yakın adam var, hepisi da sessiz sedasuz,gendi
hallerinde. Ne iş pulduğumi soraysan söyleyeceğum da
patlama, mezarluk
bekçisi oldum. Bacin Emine bir uşak doğuracak, daha erkek
midur, kiz
midur, belli teğul. Haçan o yüzden sağa dayi mi oldin,
teyze mi oldin
söyleyemeyrum. Temel emicen de tükan açtı, o da otuza
aldigini
yirmibeşe vereyi sürümden kazanaymiş oyle tedu. Bizim köye
findukçularin Temel´i muhtar sectuk, akillu uşakdur da!
Geçen gün
hepimizi zelzeleye karşi aşi etturdu. Temel akilludur, hem de
durusttur.. Geçenlerde bir taksinin şoforu köye varmış,
muhtari arayi,meğer yolda bir tavuk ezmiş sahibini sorayimiş.
MuhtarTemel tavuğa bakmış, ha bu bizden teğildur, bizim köyde yassu tavuk yoktur, demiş.
Senin küçüğün Memet cok akilli bir uşak çıktı. Geçen gün
tepeye varmış, elinde bir ip sallayup durayi. Anan, "Uy uşağum ne
edersun oraya ?" demiş. O da hava turumuna bakayrum demiş. Çektum oni akşam karşuma, anlat de bakayum şu hava durumu işinu dedim.
Anlatti, meğer ip sallanunca havanin rüzgarli olduğuni, ip islaninca da
yağmur yağdiğuni anlayimiş. Çok akilli uşak vesselam. Sen o yaşta
böyle akilli degildun! ula uşağum emicen Temel varidi ya varidi
deyrum şimcik öldi fadume daha fazla doğurmasun deyi
prezervatifmidur nedur ondan almış paketin üstünde yazayimiş başuna geçir deyi oda başuna geçirmiş havasızlıkdan öldi Yaa işte boyle usağum..
Memleçetten sağa
pol pol havadis.. Yeni havadis olursa yine yazarum..
Baki Hudaya emanet ol.
Baban
not: sağa para göndereceydim emme zarfı kapatmış idum
koyamadum

Ecevit, Ölümünün Üçüncü Yılında Yerin Yüzlerce Metre Altında Anıldı



ecevit.jpg

Türk siyasi tarihinde, 'Karaoğlan' ve 'İşçi babası' olarak bilinen eski başbakanlardan merhum Bülent Ecevit, ölümünün üçüncü yıldönümünde, yerin 200 metre altında maden işçileri tarafından da anıldı.
Zonguldak'ın Gelik beldesinde, De-Ka Madencilik'e ait ocakta çalışan işçiler, yerin yüzlerce metre altında, Ecevit'i unutmadı. Maden ocaklarında çalışan işçilere sağladığı sosyal imkanlar ve sabun, kumaş, helva gibi birçok eşya dağıttırdığı için Zonguldaklılar olarak Ecevit'i unutmadıklarını belirten 13 yıllık madenci Hüseyin Durmaz (45), "Madenci olarak Ecevit'i çok iyi bilirdik. Eskiden işçinin çizmesini, ekmeğini, helvasını hepsini verirlerdi, şimdi öyle bir şey yok." dedi. Ocak çavuşu olarak görev yapan 14 yıllık madenci Recep Çolakoğlu (45), "Ecevit'i ölüm yıldönümünde andık. Ecevit hakkında biz, babalarımızın anlattığına işçilere sağladığı sosyal haklardan ve yemesinden, içmesinden sabununa kadar her imkanları sağlamasıyla biliyorduk. Zaten Ecevit deyince maden; maden deyince Ecevit akla gelir. Ama şimdi öyle bir şey kalmadı. Allah rahmet eylesin, eksikliğini hissediyoruz." dedi.
Zonguldak'tan 1965 ve 1991 seçimlerinde milletvekili seçilerek parlamentoya giren eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in ölümü, başta maden işçileri olmak üzere tüm Zonguldak'ı yasa boğmuştu
CİHAN

KGD KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLAYACAK

kgd_logo.jpg

Karaelmas Gazeteciler Derneği, 7. Kuruluş yıldönümü kutluyor.7 Kasım 2003 tarihinde kurulan Karaelmas Gazeteciler Derneği, kuruluş yıldönümü nedeniyle 7 Kasım 2009 Cumartesi günü Saat 10.00'a Paşa Kebap Salonunda (Camlı Köşk yanı) Zonguldak İl ve İlçelerinde görev yapan tüm gazetecilerin katılımı ile kahvaltı düzenleyecek.
Kahvaltıda bir araya gelip sohbet imkanı bulacak olan gazeteciler, aynı gün Saat 12.00'de Atatürk Anıtı'na çelenk koyup Saygı Duruşu'nda bulunacak
Karaelmas Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu, "Derneğimiz kuruluşundan bugüne, meslek içi eğitim başta olmak üzere Zonguldak'n genel sorunlarının çözümü konularında da duyarlılığını her zaman göstermiştir.
Karaelmas Gazeteciler Derneği olarak bu duyarlılığı dün olduğu gibi bundan sonra da gösterecektir.
7 Kasım 2009 Cumartesi günü düzenleyeceğimiz etkinliğimize il genelinde görev yapan tüm gazetecilerin katılımını bekliyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz"

Devrek'te kaza: 1 ölü, 4 yaralı

devrekte_kaza.jpg

Zonguldak'ın Devrek ilçesinde, yağmur yağışı nedeniyle kayganlaşan yolda 2 araç çarpıştı. Kazada bir kişi hayatını kaybederken dört kişi de yaralandı.
Devrek-Mengen karayolunun Mantarlıçeşme mevkisinde Özkan Kocaarslan idaresindeki 67 ZV 976 plakalı araç ile Turgut Koca idaresindeki 14 BD 435 plakalı araç kafa kafaya çarpıştı. Kazada Mithat Akyüz hayatını kaybederken Özkan Kocaarslan, Turgut Koca, Mesut Akyüz ve Erkan Bakıroğlu yaralandı.
Kazanın yağmur nedeniyle yolun kayganlaşmasından meydana geldiği belirtildi.

ZONGULDAK'TA İLK DOMUZ GRİBİ AŞISI YAPILDI

a_i.jpg

Zonguldak'ta başlayan aşılama çalışmalarında ilk Domuz Gribi aşısı İl Sağlık Müdürü Dr. Murat İlikhan'a yapıldı
İlk olarak Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın aşı olmasının ardından ülke genelindeki yaklaşık 350 bin sağlık çalışanın aşılama çalışmaları bugün başladı.
Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda ilk aşıyı olan Dr. İlikhan, uygulamaya vatandaşların sağlığı için önce sağlık personellerinden başlandığını belirterek, herkesi aşı olmaya davet etti.
İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Şube Müdürü Dr. Özgür Sekreter ise sağlık personellerinin ardından aşılama çalışmalarının diğer risk gruplarına uygulanacağını kaydetti.
Zonguldak'a ilk etapta 4 bin 600 doz aşı gönderildiğini belirten Sekreter, "Bu aşılar, il genelindeki yaklaşık 4 binin üstündeki sağlık personeli için geldi. Daha sonra aşama aşama aşı gönderilecek ve bizler de uygulamayı başarıyla sonuçlandıracağız. Domuz gribi aşısının yanında isteyenlere normal grip aşısı da yapıyoruz." diye konuştu

MAĞARA'DA KONSER

konser1.jpg

konser.jpg

Zonguldak Türk Telekom İl Müdürlüğü Türk Halk Müziği Korosu tarafından Cumhuriyet'in 86'ncı yıldönümü kapsamında bölgenin turistik yerlerinden olan Gökgöl Mağarası'nda verilen konser ilgiyle izlendi.
Türk Telekom Zonguldak İl Müdürlüğü personelinden oluşan Türk Halk Müziği Korosu'nun konserini, Vali Yardımcısı Fethi Özdemir, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Süleyman Yüksel ve İl Emniyet Müdürü Ahmet Kaplan'ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 kişi izledi. Toplam üç bin 250 metre uzunluğunda, 875 metresi turizme açık olan mağaranın girişindeki alanda verilen konser büyük beğeni topladı.
İçindeki galeri, sarkıt, dikit ve travertenleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan mağarada Türk Halk Müziği'nden eserler seslendiren koro, izleyenlerden büyük alkış aldı. Yaklaşık 1 saat süren konserin ardından davetliler, mağarayı gezerek hatıra fotoğrafı çektirdi.


CHP'den Harun Akın'a Tepki

İZMİRLİOĞLU "Cumhuriyet ve demokrasi, kurum ve kurallar rejimidir"

cevat_izmirliolu.jpg

Cumhuriyet halk partisi (CHP) İl sekreteri Cevat İzmirlioğlu, Zodnguldak eski milletvekili harun Akın'ın konuk olduğu bir TV programında 'Atatürk bugün çıkıp gelse ,Deniz Baykal partiyi ona teslim etmez'sözlerine tepki gösterdi.
Cevat İzmirlioğlu yaptığı açıklamasında şu görüşlere yer verdi
"Zonguldak eski Milletvekili Harun Akın'ın, konuk olduğu bir TV programında"Atatürk bugün çıkıp gelse, Deniz Baykal partiyi ona teslim etmez" sözlerini yerel basında okuduk.
Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyeti kuran partidir.
Cumhuriyet Halk Partisi tarihi , Türkiye ve Dünya Tarihidir.
Türkiye tarihinde Cumhuriyet Halk Partisin'den izler taşımayan yapı yok gibidir.Cumhuriyet Halk Partisi , dünyayı ülkesine taşıyan bir partidir.Ülkemizde 9 Eylül 1923'ten beri bir ışık yanıyor.O ışık ; Cumhuriyetin , demokrasinin , sosyal demokrasinin ve çağdaşlığın ışığı.O Işık Mustafa Kemal Atatürk'ün bakışlarının heran üzerinde yaşayan Cumhuriyet Halk Partililerin ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin ışığı.İYİKİ VARSIN Cumhuriyet Halk Partisi. Devletimizin ve Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder M.Kemal Atatürk'ün o veciz sözünü unutanlara bir kez daha buradan hatırlatalım:
"Benim iki büyük eserim vardır;
Biri TÜRKİYE CUMHURİYETİ diğeri ise
Cumhuriyet Halk Partisidir.
Cumhuriyet ise halkın kendi kendini yönettiği bir rejimdir. Halk seçim sandıklarında son kararını verir.
Halkın yönetime en etkin bir şekilde katılmasını sağlayan organlar ise siyasi partilerdir.
Siyasi partiler düşünce ve proje üretir, ülkeyi ve devletin kurumlarını en doğru yönetecek kadroları yetiştirir ve halkımız oylarıyla, onları takdir ederse görevlendirir.
Siyasi partilerin de görevlerini en iyi şekilde yapabilmeleri için düzenledikleri tüzükleri ve programları vardır. Tüzük ve programların genel çerçevesi ise yasalarla çizilmiştir.
Cumhuriyet ve demokrasi, kurum ve kurallar rejimidir.
Cumhuriyeti ve demokrasiyi anlamış, özümsemiş insanlar kişilere takılıp kalmazlar, kendilerini ve başkalarını haddinden fazla önemsemezler. Kendilerini dünyanın merkezine koyan insanlar ; bunu her ne kadar saklamaya çalışsalar da birgün mutlaka açık verirler ve açığa düştüklerini anladıklarında daha büyük yanlışlara sürüklenirler."

KARAELMAS GAZETECİLER DERNEĞİ'NDEN CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMASI

kgd_logo.jpg

Türk ulusunun en büyük bayramı olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 86. yılını her zaman olduğu gibi yine coşkuyla kutluyoruz.
Cumhuriyet coşkusunu bize yaşatan başta; Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyet Bayramımızın 86. Yıldönümünü bir kez daha kutluyor, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
KARAELMAS GAZETECİLER DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU

TTK ARMUTCUK'DA İŞ KAZASI

i__kazas_.jpg

Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK ) Armutçuk Müessesesinde meydana gelen iş kazasında bir işçi yaralandı. TTK'da çalışan Tarık Arslan kömür yüklü vagonların nakli sırasında parmaklarını vagonların altına kaptırdı. Parmakları ezilen ve iş arkadaşları tarafından Ereğli Devlet Hastanesine kaldırılan Tarık Arslan buradan da Zonguldak Araştırma Hastanesine sevk edildi. Arslan'ın hayati tehlikesinin bulunmadığı da öğrenildi

BATI KARADENİZ GAZETECİLER DERNEĞİ KURULUŞ BAŞVURUNU YAPTI

bkgd.jpg

Farklı Gazetelerde ve illerde görev yapan Gazeteciler bir araya gelerek Batı Karadeniz Gazeteciler Derneği (BKGD) kuruluş başvurusunu yaptı.
BKGD Geçici Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Çakan, "Derneğimizin merkezi Alaplı. Derneğin kuruluş evraklarını tamamladık ve Alaplı Kaymakamlığı Dernekler Masasına teslim ettik. Amacımız ilk olarak Alaplı, Ereğli, Zonguldak merkez, Devrek ve Çaycuma'da görev yapan gazeteci arkadaşlarımızı BKGD çatısı altında bir araya getirerek, gazetecilerin basın-yayın organlarında çalışanların mesleki ve sosyal değerlerini artırıcı önlemler alınmasını sağlamak için çalışmalar yapmak istiyoruz. Derneğimizin kuruluş evrakları Alaplı Dernek Masasına teslim edildi. Derneğimizin olur onayını aldığımız takdirde geçici yönetim kurulunu belirleyeceğiz."dedi.

Usta Gazeteci baba Sina Çıladır ile genç gazeteci oğlu Sina Çıladır KGD'de

sina_ciladir.jpg

Kısa bir süre önce 23 yıldır yazı yazdığı ve Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Demokrat Yayın grubundan ayrılan Usta gazeteci yazar Sina Çiladır, KGD'de meslektaşlarıyla buluştu.
Kendi ismini taşıyan Yeni Ufuk Gazetesi sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü oğlu Sina Çıladır'ın da bulunduğu ziyaret yaklaşık 2 saat sürdü.
Dernek Başkanı Atilla Öksüz, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Zonguldak Temsilcisi Osman Sav'ın yanı sıra çok sayıda gazeteci ve genç muhabir Çıladır'ı karşılayanlar arasındaydı.
Genç muhabirlerden birçoğu daha önce adını çok duydukları Çıladır ile ilk kez tanışma fırsatı buldular.
Mesleki deneyimleri üzerine gazetecilerle sohbet eden Çiladır, gazeteciliğin yozlaşmaması için gazetelerin gazeteciler tarafından işletilmesinin önemini vurguladı. KGD yöneticileri Karaelmas Gazeteciler Derneği’nin çalışma ve mesleki duruşu üzerine görüşlerini paylaştılar.
Başkan Öksüz, KGD'nin kurulduğu günden buyana gazetecilik mesleğine saygınlık kazandırmak için çaba gösterdiğini ve bu iyi niyetli çabaların sonuçlarının alınmaya başlanmasının mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.
Kamuoyunun artık gazeteci olanlarla, gazeteciliği fantezi olarak yapanları ayırt etmesi gerektiğini belirten Öksüz; "Genç kuşak muhabir arkadaşlarımız ile mesleki büyüklerimizi sık sık buluşturmaya çalışıyoruz. Arada saygı, sevgi ve bilgi deneyim köprülerinin kurulması gerekiyor. Böyle bir görevimiz olduğunu düşünüyorum. Eski alışkanlıklarımızı bir yana bırakıp daha mütevazı bir anlayışla yapılacak gazeteciliğin daha etkili olacağına inanıyoruz. Gerçekten gazeteci olanlar farklı dünya ve siyasi görüşlere sahip olabilirler ama ortak bir düşüncede buluşurlar. Biz mesleki büyüklerimizde bu bağlamda daha fazla yararlanmak ve eski ve yani kuşak gazetecileri buluşturmak istiyoruz. Bu konuda yazı ve yorumlarıyla zaman zaman çalışmalarımızı eleştiren ve önerileri ile güç veren Çıladır'a teşekkür ediyoruz. Oğlu Sina Çıladır'ın gazetesinde başlayacak yazılarını ise sabırsızlıkla bekliyoruz&"dedi.
Sina Çıladır, gazeteciliğin önemli bir sorumluluk ve mesleki disiplin gerektirdiğini belirterek bu anlayış ve mantıktan taviz verilmemesinin mesleğin daha onurlu yapılmasına katkı vereceğini söyledi.
Kötü değil, iyi ve güzel olanın örnek alınması gerektiğini belirten Çıladır; "Gazeteciler toplumun sorunlarının sorumluluğunu sırtında hissetmeli. Haber kutsal, yorum hürdür. Haberlerin yorumlanarak verilmesi büyük yanlış ve haksızlık olur. Haber olmaktan çıkar. Haber yorumlanarak verilirse içi boşaltılmış olur. Haberin içinden on tane yorum çıkabilir. Ama haber bir tanedir. Bunlara daha fazla dikkat edilmesi gerekiyor. Genç kuşak gazetecilere büyük görev düşüyor."dedi.

BU GECE SAATLERİNİZİ GERİ ALMAYI UNUTMAYIN

saat.jpg

Yaz saati uygulaması, 25 Ekim Pazar günü ( BUGÜN )saat 04.00'de saatlerin 1 saat geri alınmasıyla sona erecek.
Yaz saati uygulamasıyla, akşam saatlerinde en yüksek değerine ulaşan enerji talebinin azaltılması hedefleniyor.
Uygulama, 29 Mart Pazar günü saat 03.00'de saatlerin bir saat ileri alınmasıyla başlamıştı.

DHA muhabiri Durmuş Sevindik için takipsizlik kararı

durmu__sevindik.jpg

Zonguldak'ta, 16 yaşındaki T.Y.B.'nin, sevgilisi olduğu öne sürülen 34 yaşındaki O.D. ile birlikte, annesini öldürdüğü iddiasıyla yargılandıkları davada, T.Y.B.'ye cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle tutuklu yargılanan S.A.'nın, davayla ilgili haber yapan Doğan Haber Ajansı muhabiri Durmuş Sevindik hakkındaki suç duyurusu takipsizlik kararı ile sonuçlandı.
DHA muhabiri Durmuş Sevindik, taksici sevgilisi O.D. ile ilişkisine karşı çıktığı gerekçesiyle öz annesi 37 yaşındaki Gülüm Güneş'i, 24 Mayıs 2008'de bıçaklayarak öldürüp, cesedini maden ocağında tinerle yakan T.Y.B. ve O.D.'nin, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılanmaları sürecini haber yapmıştı. Sevindik'in, aynı davada S.A.'nın da, T.Y.B.'ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılandığına ilişkin bilgilere yer verdiği haberi, geçen 9 Ağustos'ta ulusal gazetelerde yayımlanmıştı.

YALAN HABER YAPMAKLA SUÇLANMIŞTI

S.A.'nın kızı İnanış Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Yasemin Arık, 11 Ağustos tarihli köşesinde habere tepki gösterip, Sevindik'i yalan ve sansasyonel haber yapmakla suçlamıştı. Davayla ilgili "gizlilik" kararı olduğunu öne süren Arık, yazısının bir bölümünde şöyle demişti:
"Olmayan bir şeyi olmuş gibi ancak bu kadar ustalıkla yansıtabilir, görülmeyen bir mahkemenin tutanaklarını ancak bu denli kurgulayabilirdiniz. Helal olsun size. Ayıptır, günahtır, yalancılıktır yaptığınız. Her gün kaç tane düzenbazlık, dolandırıcılık, yalancılık haberi yapıyorsunuz, sizin ne farkınız var peki bu suçları işleyenlerden."
Arık'ın bu suçlamalarının ardından babası S.A. da, avukatı aracılığıyla Sevindik hakkında, "Basın yolu ile iftira" suçlamasıyla Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

YAPILAN HABERLER BELGELERE DAYANIYOR

Savcı Hüseyin Kaynun’un yaptığı soruşturma sonunda, suç duyurusuyla ilgili takipsizlik kararı verildi. Kararda, şu ifadelere yer verildi:

"Söz konusu davanın 10 Temmuz 2009 ve sonraki tarihlerindeki duruşmalarının tamamının açık olarak yapıldığı, davada herhangi bir yayın yasağının bulunmadığı, davada verilen ifade, belgeler ve iddianamenin daha önceki oturumlarda okunduğu, şüphelinin yaptığı haberlerin bu belgelere dayandığı ve iftira oluşturabilecek herhangi bir unsuru taşımadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir."

KESK'EN GMİS'E ZİYARET

gmis-kesk.jpg

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve bağlı sendikaların Genel Merkez Yöneticileri ile Zonguldak Şubeleri başkan ve yöneticileri 21 Ekim 2009 tarihinde Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ramis Muslu'yu ziyaret ettiler.
Ziyarette KESK Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Akman Şimşek, Eğitim-Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik, Basın-Yayın Sekreteri Serpil Açıl Özer, ESM Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Ceylan, Haber-Sen Genel Başkanı Ali Yılbaş, SES Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Aydın, BES Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Kart, TümBelSen Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Tekin Araç, Tarım Orkam-Sen Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Atilla İrey ile GMİS Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri ve KESK'e bağlı sendikaların Zongludak Şubeleri başkan ve yöneticileri hazır bulundu.
KESK MYK Üyesi Akman Şimşek, 25 Kasım 2009 tarihinde grevli toplu sözleşme hakkı için 1 günlük grev kararı aldıklarını belirterek eylemlerine GMİS'ten destek istedi.
Zonguldak'ın birlikte mücadele ve dayanışma kültürüne sahip bir il olduğunu belirten KESK Zonguldak Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İsmail Yıldız, "Konfederasyonumuzun 25 Kasım'da yapacağı 1 günlük uyarı greviyle ilgili emek ve meslek örgütlerini ziyaret ediyoruz. Biz, Zonguldak'ta işyerlerimizi gezerek kamu emekçilerini bilgilendiriyoruz. Zonguldak, birlikte mücadele ve dayanışma kültürüne sahip bir il. Çok sayıda eylemi birlikte gerçekleştirdik. 1991'deki Büyük Yürüyüşe destek verdik.
Kamu çalışanlarına yapılan zamlar ve grevsiz toplu sözleşme görüşmelerine karşı uyarı eylemi yapıyoruz. Sizlerden de bu eyleme destek istiyoruz"dedi.
KESK Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Akman Şimşek ise şöyle konuştu; "Bizler her zaman yan yana olmuş örgütleriz. Bizim yanyana olmamızı gerektirecek bir çok neden var. Demokratikleşme açısından, ekonomik, sosyal açıdan bakıldığında biz her zaman Türk-İş ve diğer işçi konfederasyonlarla yan yana olmak zorundayız.
Birlikte mücadele etmek zorundayız. Çünkü emekçileri düşman gibi görenler ve emeğe saldıranlar var. Bu saldırılara karşı birlik olmak durumundayız.
Ülkemizde bir kriz var ama ülkemizde çalışanlar hep kriz halinde yaşamışlar ve hep düşük ücretlere mahkum edilmişler. Krizde 1.5 milyon işsiz kaldı. Yoksulluk sınırı, açlık sınırı belli. Ülkemizde büyük oranda insanlar yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşam savaşı veriyorlar.
Kamu emekçilerinin de önemli sorunları var.
GMİS olarak sizler de toplu iş sözleşmesi imzaladınız. Ancak kamu emekçilerinin toplu görüşmeleri, konfederasyon temsilcileri ile hükümeüt temsilcilerinin karşılıklı çay içtiği, sohbet ettiği bir toplantı şeklinde geçiyor.
Bu toplantılarda hükümetlerin belirlediği zam oranları konfederasyon temsilcilerine deklare ediliyor ve bunun dışında her hangi bir işlevi yok. Siz kabul edin-etmeyin o zam geçerli hale geliyor. Çünkü grevli bir toplu sözleşme düzenlemesi yapılmadı. Oysa Anayasal hakkımız.
Toplu sözleşme ve grev hakkımız için 25 Kasım'da tüm Türkiye çapında bir uyarı grevi yapacağız. O gün bizler alanlarda olacak ve tepkimizi ortaya koyacağız.
Sizlerden de bu greve destek bekliyoruz"Ziyaretten memnuniyet duyduklarını bilerten GMİS Genel Başkanı Ramis Muslu da, "Şahsım, yönetim kurullarımız ve maden işçileri adına sizlere hoşgeldiniz diyorum. Sizleri GMİS'te görmekten büyük bir mutluluk duyduk.
Ülkemiz zorlu bir süreçten geçiyor. Toplu sözleşmeler de bu zorlu süreçlerde gündeme geliyor. Bizler zor bir dönemde bir toplu sözleşme imzalama durumunda kaldık.
Ülkemizdeki her sorunu birlik ve beraberlik içinde çözmek durumundayız. Ülkemizde çalışanlar ile işveren kesimi karşı karşıya getiriliyor. Oysa işyeri varsa iş var, iş varsa çalışan var. Çalışanlar işyerlerine ve işlerine herkesten daha çok sahip çıkıyorlar.
Ancak ülkemiz sıkıntıya girdiğinde her defasında fatura çalışana, emekçiye, memura, işsize kesilmiştir. Bu nedenle omuz omuza mücadele ederek sorunların çözümü için çaba harcamalıyız.
Aldığınız bir günlük grev kararını Türk-İş'de değerlendireceğiz. Sizlerin yanınızda olacağımızı belirtmek istiyorum"dedi.

Zonguldak'ta meydana gelen kavgada iki grup birbirlerine girdi. Olaya müdahale eden polisin de aralarında bulunduğu toplam 10 kişi yaralandı.

kavga.jpg

Zonguldak'ta meydana gelen kavgada iki grup birbirlerine girdi. Olaya müdahale eden polisin de aralarında bulunduğu toplam 10 kişi yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, Zonguldak'ın terakki Mahallesi Giysi Pazarı girişinde Akın K.(25), Yasin Ç. (25), Arslan A.(23), Murat A, (21), Aykut. K. (25), Cemal A. (48), Ferhat A. (28) ve İsa A. aralarında çıkan tartışmanın büyümesiyle birbirlerine girdi. Kavganın ihbar edilmesi üzerine M.G.'nin (38) görevli olduğu polis ekibi olay yerine ulaşarak olaya müdahale etmek istedi. Cemal, Ferhat ve İsa A, isimli şahıslar, olayı ayırmaya çalışan görevli polis memuruna saldırdı.
Olay yerine gelen takviye ekipleri, havaya uyarı ateşi atarak, kavgayı kontrol altına almaya çalıştı. Ekipler, güçlükle kavgayı ayırdı. Polis memuru ve kavgaya karışan 9 kişi, kaldırıldıkları çeşitli hastanelerde ayakta yapılan tedavilerinin ardından polis merkezine götürüldü.
Kavgaya karışan şahıslardan bazılarının alkollü olduğu belirtilen olayla ilgili soruşturma başlatıldı.



CHP Zonguldak İl Başkanı Osman Yayla, "yasal çerçevenin dışında çözüm aramak da parti ettiğine uymaz"


osman_yayla.jpg

CHP Zonguldak il Başkanı Osman Yayla, üye 'yasal çerçevenin dışında çözüm aramak da parti ettiğine uymaz'dedi.
CHP'nin kongre sürecine girdiğine dikkat çeken Osman Yayla, Kongrelerin 1.etabı olan üye listeleri tüm ilçe örgütlerimizde genel merkezimizin talimatlarına uygun olarak askıya çıkarılarak Parti Üyelerimizin denetimine sunulmuştur"sözleriyle bu sürecin başladığını bildirdi.
Yayl'nın açıklaması aynen şöyle:
"Örgütler tüzük, yönetmelik ve genelgeler çerçevesinde görevlerini eksiksiz olarak yapmak zorundadırlar. O nedenle ilçe yöneticilerimiz görev ve sorumluluklarının bilincinde olarak, genel merkezimizin merkez yönetim kurulunda alınan kararları uygulamaktadırlar.
Kimilerinin kamuoyuna yansıttığı gibi hiçbir örgüt biriminin yasal yönetmelikler dışında bir uygulama yapması söz konusu olamaz.
Partimiz hem iç denetime hem de Yargıtay denetimine tabiidir. Her kim olursa olsun yasa ve yönetmeliklere aykırı bir uygulama yaparsa bu uygulama görevden alınma nedeni sayılır.
Üyelerimiz bağlı bulundukları ilçe örgütlerimizde bir usulsüzlük veya tüzük ihlali tesbit ederlerse İl Başkanlığımıza itiraz ve şikayet etme hakkına sahiptir. Bu her üyenin yasal hakkıdır. Yapılacak itiraz ve şikayetleri karara bağlayacak kurullarımız vardır.Dolayısıyla hiç kimse parti hukukunu çiğneme hakkına sahip değildir. Ayrıca yasal çerçevenin dışında çözüm aramak da parti ettiğine uymaz.
Görev ve sorumluluklarını büyük bir özveriyle yerine getirmek için çalışan örgütlerimizi engellemeye çalışmak ve çalışma azmini kırmak hiç kimseye fayda sağlamaz."

Zonguldak Platformu, tüm dernek, oda, sendika gibi sivil toplum kuruluşlarını 10 Ekim Cumartesi günü yapılacak toplantıya davet ediyor.
Zonguldak Platformu, Atatürk Kültür Merkezi küçük salonunda 10 Ekim Cumartesi günü saat 11.00'de başlayacak geniş kapsamlı toplantı ile Mithatpaşa Tüneli'yle ilgili gelişmeleri değerlendirip bundan sonra ne yapılacağına karar verecek. İlk geniş kapsamlı toplantısını geçen sene yapıp yaklaşık 80 sivil toplum örgütü başkan ve yöneticisinin katıldığı Zonguldak Platformu'nda yeni katılımların olması beklenirken 2010 yılında yapılacak etkinlikler de tartışılacak.
Toplanan imzaların açılıp basına ve kamuoyuna gösterileceği de belirtildi.
Zonguldak Platformu şu gündem ile toplanacak:
2008-2009 döneminde yapılan faaliyetlerin değerlendirilmesi. Mithatpaşa tüneli'nin yapımı için açılan imza kampanyasının sonuçlarının değerlendirilmesi ve bu konuda yapılacak girişimlerin belirlenmesi. İlimizin gelişim ve değişimindeki beklentiler ve sivil toplum kuruluşlarının rolü. 2010 yılı hedeflerinin ve çalışma takviminin tespiti. Zonguldak Platformu üye derneklerin belirlenmesi.

TTK'YA NANKÖRLÜK ETMEYELİM

Ahmet ÖZTÜRK
onder67@mynet.com

ahmet1.jpg

TTK'YA NANKÖRLÜK ETMEYELİM

Türkiye Taşkömürleri Kurumu ( TTK) nun, Her kesimin, her Kitlenin ve hatta herkesin hedef tahtası haline getirmelerine bir anlam veremiyorum. TTK ile direkt ilişkisi olan, olmayan, TTK dan nemalanan, nemalanmayan yada nemalanmak isteyip de bir türlü nemalanamayanların çoğu TTK yı diline dolamış durumda.
Beyler, Bayanlar bu kadar nankör olmayalım, Belki sizde değil, ama geçmişinizde TTK nın emeği ve hakkı vardır.
Nasıl mı?


Yazarın yazısının tamamını okumak için
BURAYI TIKLAYIN