osmanciktarim.sitemynet.com
Anasayfa Paulownia Paulownia spp. Linkler İletişim

Paulownia

Dünyanın En Hızlı Büyüyen Ağacı
PAULOWNİA

paulownia_spp._cin_dogal_yayilim_alani.jpg

Adına Çin hükümeti tarafından bir enstitü açılan bu ağaç türü hakkındaki tarihi kayıtlara göre, günümüzden 2 bin 600 yıl önce yaşamış olan Kral Yui"nin tabutu paulownia ağacından yapılmış ve yine aynı kayıtlara göre Phoenix Kuşu (Zümrütü Anka) ülkenin güneyinden kuzeyine sadece paulownia ağaçlarına konarak seyahat etmiş. Yine Çin kayıtlarına göre bir çiftçinin kalitesi yetiştirdiği paulownia ağaçlarıyla ölçülürmüş. Sözkonusu ağaç sadece Çin"de değil aynı zamanda Malezya ve Avustralya"da da sıklıkla yetiştiriliyor. Paulownia hakkındaki bilimsel kayıtlara göre bu bitki "Scrophulariaceae" familyasından kabul edilmekle birlikte, bazı bilim adamları tarafından ayrı bir tür olduğu, bazı bilim adamlarına göre de Bignoniaceae familyasından olduğu söyleniyor. Ağacın Latince adı "paulownia" ise İsviçreli botanikçi Thunberg tarafından verilmiş ve detayları 1781 senesinde "Japanese Flora"da yayımlanmış.1973 senesinde Zhu Zhao Hua, ve Çin Orman Akademisi bilim adamları, Çin"deki tüm paulownia plantasyonlarından topladıkları bilimsel veriler ve araştırmalar sonrasında bugün de kabul edilmekte olan 9 değişik türü belirlemişler. Çin Halk Cumhuriyeti"nde paulownia ekili tarımsal ormancılık alanlarının toplam yüzölçümü 1.8 milyon hektarı buluyor.

Paulownia Çinde doğal yayılma alanları bulunan, çok hızlı büyüyen, içinde ülkemizin de bulunduğu Kuzey Yarıkürede yaklaşık 24 milyon dekar arazide ara tarımda, peyzajda, sanayi ormanları ve özellikle kerestesi için yetiştiriciliği yapılan bir ağaçtır. Ortalama ömrü 70 yıl olup, uygun şartlar sağlandığında 5-7 yılda kesime gelebilmekte ancak en ekonomik kesim zamanı 10. yıldır. Kesimi yapılan ağaçda ertesi yıl kesim yerinden tekrar sürmekte ve tek sürgün bırakıldığında hazır kök sistemi sayesinde hızla gelişip daha çabuk kesime gelebilmektedir.Burada dikkat edilecek nokta kesim yapılırken toprak seviyesinden yapılıp açılan yaranın toprakla kapatılmasıdır. Dolayısıyla bir kere plantasyon dikimi yapıldıktan sonra aynı bitkilerden 60-70 yıl kadar verim elde edilebilmektedir.

Paulownia ülkemizde kışı çok sert geçen karasal iklimin hakim olduğu yerler hariç, hemen hemen her yerde, genellikle kavak yetişen yerlerde yetiştirilebilmektedir. Paulownia tomentosa -25 C, P.elongata -18 C, P.fortunei ve P.catalpafolia ise -10 C ye kadar olan uzun süreli kış soguklarına gövde dayanımı olup günlük ortalama sıcaklık +8 C olduğunda paulowniada gelişme başlar ve 24-29 C de en iyi gelişme görülür. Paulownia bol ışıklı, güneşli yerleri sever. Fidanlar uzun süre gölgede kalırlarsa ölebilirler. Yağışın düzenli olduğu yerlerde 500-2000 mm yağış alan alanlarda fidan dönemi dışında genellikle sulamaya gerek yoktur.

ruzgar.jpg

Kuvvetli rüzgar alan yerlerde özellikle genç ağaçlar ve fidanlar zararlanabilirler. Böyle bölgelerde 2 yıl önceden hakim rüzgar yönündeki sıralar arası dar tutularak dikim yapılır ve yan dallar alınmayarak doğal olarak paulownialardan rüzgar perdesi oluşturulduktan sonra diğer sıralar dikilir veya kuvvetli rüzgarlı yerlerde ya rüzgar kıranlar tesis edilmeli daha sonra Paulownia dikilmeli veya tesisten vazgeçilmelidir.

Paulownia ağacı fazla toprak seçiciliği olmamakla beraber derin, gevşek yapılı, hafif killi, kumlu, geçirgen topraklardan hoşlanır. Bitki besin maddesince fakir olan topraklara dayanıklı olmakla birlikte, zengin topraklarda çok daha iyi gelişir.

taban_suyu.jpg

Toprakta taban suyu seviyesi en yüksek olduğu dönemde 1.5 m den yukarıda olmamalıdır. Bitkinin dinlenmede olduğu kış aylarında ve gelişme başlangıcındaki ilkbaharın ilk aylarında uzun süreli toprak üstündeki su göllenmesi köklerin boğulmasına neden olabilir. Toprak pH sı en uygun 6-8 arasında olmalıdır.

Paulownia fidanı dikimi yapılacak arazi öncelikle tesviye yapıldıktan sonra sulama düzeni oluşturulup dip kazanla toprağın alt katmanlarındaki pulluk katmanının (taban taşı) patlatılması ve gevşetilmesi tavsiye edilir.

fidan_dikimi.jpg

Dikimde fidan çukuru en az 80-100 cm derinlik ve 50-60 cm çapında açılarak alt kısımdan çıkan toprak ve üst kısımdan çıkan toprak ayrı ayrı yığılarak toprağın yapısına göre organik gübreyle (yanmış çiftlik gübresi) en az 1/6, en çok 1/3 oranında karıştırılıp üstten çıkan toprak alta alttan çıkan toprak üste gelecek şekilde dolgu yapılıp fidan oluşturulacak geniş çanağın ortasına tüpten çıkarılarak yerleştirilir ve cansuyu verilir.

can_suyu.jpg

Paulownia dikimleri yıl boyu yapılabilme imkanına sahiptir. Sera ortamlarında gelişmeye başlamış fidelerin dikimi ilkbaharda son donlar bittikten sonra başlar ve sonbahar ortalarına kadar devam eder. Ancak Akdeniz Bölgesi gibi sıcak bölgelerde yaz aylarında fazla sıcaklık nedeniyle dikimler fideler topluca açık hava ve güneşe alıştırma işlemlerinden sonra arazide yerlerine dikilmelidir. Ülkemizde kış aylarında arazide çalışmaya uygun zamanlarda kışlık fide ve fidan dikimi yapılabilir. Kışın dikimi yapılan fideler dinlenme döneminde olduklarından açık arazide ilkbaharda uygun iklim şartlarını yakaladıklarında gelişmeye başlarlar. Fide veya fidanlar tüplü olduğu gibi çıplak köklü fidan dikimide yapılabilmektedir. Ancak çıplak köklü fidanlarda söküm, nakliye ve dikim aşamalarında köklerin iyi muhafaza edilmesi gerekir.

paulownia-aratarim_findik.jpg

Paulownia dikimlerinde sıra arası ve sıra üzeri mesafeler yetiştirme gayesine göre değişebilmektedir. Paulownia ara tarımda kullanılacaksa sıra üzeri mesafeler 3-4 m, sıralar arası mesafeler yapılacak olan tarımsal faliyete göre değişmekte 10-20 m arasında olabilmektedir. 8-12 yıllık bir yetiştiricilikten sonra kesim yapılacaksa 4x6 m ; 5-7 yıllık bir yetiştiricilikten sonra kesim yapılacaksa 4x4 m; arazi çevresine çevre dikimleri yapılacaksa fidanlar arası mesafe 1,5-2 m ye kadar düşebilmekte, sunta veya kağıt sanayine yönelik bir yetiştiricilikle her yıl yada iki yılda bir kesim yapılacaksa 2x2 m veya 2x1 m aralık ve mesafe ile dikim yapılmalıdır.

Paulownia özellikle fidan döneminde kesinlikle su stresi yaşamamalıdır.Paulownia suyu seven bir bitkidir. Solma oluştuğunda köklerdeki su gövde tarafından emilir ve köklerde yapısal bozulmalar oluşur. Bu olay fidan dönemindeki paulownia kurtulsa bile bitkinin ileriki dönemlerinde gelişimini kötü yönde etkiler. Bu nedenle toprak yapısına göre sulama periyodik olarak yapılmalıdır.Toprak nemi çok düşük veya çok yüksek olmamalıdır. Bitki susuz bırakılmamalı ancak her gün ve çok fazla su verilirse kökler boğulur ve bitki ölür. Toprak devamlı nemli bulundurulur. Genellikle kumsal topraklarda ve sıcak havalarda haftada bir sulama yapılması uygundur, anacak fidan döneminde kökleri yeterince derinliğe ulaşana kadar haftada iki defa sulanması tavsiye edilir. Tavsiye edilen sulama şekli salma sulama olup sulama fidanların etrafına yapılan çanaklara, biraz gelişmiş ağaçlarda ise karık usulu ile yapılır. Kökleri oldukça derine indiğinden ilk 2 yıldan sonra genellikle yeterli yagış alan bölgelerde sulamaya gerek kalmaz, ancak bitkiler devamlı gözlenir ve yapraklarda solma emaresi görüldüğü taktirde hemen sulama yapılır.

paulownia_agaci_yapragi_1.jpg

Paulownia çok hızlı büyüyen ve özellikle genç dönemde geniş yapraklara sahip bir bitki olduğundan yüksek azota ihtiyaç gösterir. Paulownia fideleri kimyevi gübrelerin hızlı etkilerine karşı çok hassastır. Dikimle birlikte verilen organik gübre ( yanmış çiftlik gübresi ) genelde ilk yıl gelişimi için gerekli bitki besin elementi ihtiyacını karşılamaktadır. Bu uygulama özellikle fide dikimlerinde fidelerin kimyevi gübrelerin olumsuz etkilerinden korumuş olmaktadır.

Dikimden 1-2 yıl sonra ilkbahar aylarında genellikle azotlu gübrelerle gübreleme her yıl periyodik olarak yapılması tavsiye edilir. Kompoze gübrelerle gübrelemede genellikle bitkilerin gelişimine ve gösterdikleri semptomlara göre yapılması tavsiye edilmekle beraber en uygunu toprak tahlil sonucuna göre uygulama yapmak en uygun olanıdır.

pict0042.jpg

gelisme.jpg

Fide veya Fidanlar dikildikten sonra oldukça hızlı otsu bir büyüme gösterirler. İlk yıl dikim zamanına, sağlanan uygun şartlara ve bölge iklimine de bağlı olarak 4-7 m boylanma yapabilir. 2 m altında boylanma yapan fidanlar toprak seviyesinden ertesi yıl mart ayında budanarak sürgün teklemesi ile yeniden boylanması sağlanır.Böylelikle kışa girerken sağlam bir gövde, düzgün budaksız bir dip tomruğu için avantaj sağlanır.

İyi bir boylanma yapan fidan ertesi mart ayında tepedeki odunlaşmamış ve genellikle kış soğuklarından kurumuş olan 20-30 cm lik kısım karşılıklı duran sağlam gözlerden kuzeye bakan yada hakim rüzgar yönündeki bırakılarak karşıdaki sürgün gözü çaprazlama kesilerek tepe budaması yapılır.

paulownia_budama.jpg

Böylece tek sürgün üzerinden yeniden boylanması sağlanır. Bu uygulama genellikle bir-iki defa yapıldıktan sonra ağacın kendi halinde taçlanması sağlanır. Büyüme esnasında yaprak koltuklarından çıkan yan sürgünler bir kaç santimetre olunca koparılmalıdır. Fidan döneminde kesinlikle yapraklar koparılmamalıdır. Yazlık fide dikimlerinde genellikle istenilen boylanma sağlanamaz. Ancak fideler yerinde kök gelişimini tamamladığından tavsiye edilen dikim şeklidir. Yazlık fide dikiminde istenilen boylanmayı yapamayan fidanlar ertesi yıl erken ilkbaharda toprak seviyesinden kesilir. Bitkide dipten yeni sürgünler gelir.

Bunlardan en kuvvetlisi bırakılır, diğerleri koparılır. Bırakılan sürgün çok hızlı büyür ve yıl sonunda 7 m boya kadar çıkabilir. Bu bitki üzerinde 75-80 cm boyunda yapraklar meydana gelir ve bunların koltuklarında tekrar sürgünler görülür. Bu sürgünler de düzenli olarak koparılmalıdır. Ancak yapraklar koparılmaz ve zararlanmamalarına dikkat edilir. Bu yapraklar zararlanırsa veya koparılırsa büyüme yavaşlar. İkinci yıl bitkinin bu hızlı büyütülmesi çok önemlidir. Çünkü ağacın en kaliteli kerestesini bu kısım oluşturacaktır.

tepe_budamasi.jpg

Soğuklarla birlikte bitki dinlenmeye girmekte ve yapraklar dökülmektedir.
Kış aylarında en tepedeki 15-20 cm lik kısım kuruyabilir. Bundan endişe etmemek gerekir. Çünkü ertesi yıl ilkbaharda havaların ısınması ile birlikte, bu kuruyan kısmın altında en üstteki göz sürmekte ve ileride bu kısımdaki kerestede önemsiz bir halka meydana gelmektedir. Gövde de çatallanmayı önlemek için tepe budaması yapılmalıdır.

fare_kemirmessi.jpg

yapr_krt.jpg

Paulownianın fazla zararlısına rastlanmamakla birlikte, bazı tırtıllar, çekirge ve sinekler yapraklarını ve tepedeki büyüme noktasını yiyebilmekte bu da büyümenin yavaşlamasına neden olmaktadır. Sistemik insektisitler ile ilaçlama yapılır.

kurt_zarari_.jpg

kok_kurdu_alinmasi.jpg

Toprak altı zararlıları paulownianın köklerini çok severler. Özellikle fide döneminde halk arasında lokma kurdu denilen larvalar kökleri en alttan kök boğazına kadar yiyerek bitkiyi öldürebilir. Bu durumda kök bölgesinde toprak altı ilaçlama yapılmalıdır.

haziran_b_ce_i.jpg

Paulownia ağaçları ve fidanlarında toprak altı zararlıları [Polyphylla spp., Melolontha spp.,Anoxia spp. (Col.:Scarabaeidae)]
Tanımı, yaşayışı ve zarar şekilleri
Yurdumuzda Haziranböceği, Manas, Kadılokması ismi verilen Polyphylla turkmenoglui Petr. ve P.fullo L.; Mayısböceği ismi verilen Melolontha melolontha (L.) ve M.albida Friv. ile Çizgili haziranböceği ismi verilen Anoxia orientalis Kryn., çeşitli meyve fidanları ve ağaçlarının köklerinde zarar yapmaktadır. Bu böcekler büyük yapılı olup, renk ve şekil bakımından birbirinden oldukça farklıdır. Erginlerde vücut dışbükey ve sağlam bir yapıdadır. En tipik özellikleri, antenlerinin uç kısımlarının yelpaze şeklinde olmasıdır. Yelpaze şeklindeki anten, erkeklerde daha bariz şekilde büyüktür. Larvaları tombul ve daima C harfi şeklinde kıvrık olup, ağız parçaları ısırıcı çiğneyicidir .Larva dönemlerini toprakta geçirirler. Haziranböceği erginleri, haziran-temmuz aylarında güneş battıktan sonra, Mayısböceği erginleri ise mayıs-haziran aylarında uçarlar.
Haziranböceği dişileri, çiftleştikten sonra yumurtalarını, toprağın 1-20 cm derinliğinde bir yuva içerisine bırakırlar. Haziran-temmuz aylarında yumurtadan çıkan larvalar, toprağın daha derin kısımlarına inerler. Eylül-ekim aylarında ikinci dönem larva haline geçerek, bitkilerin ince kökleri ile beslenirler. Daha sonra toprağın 50-90 cm derinliğine iner ve burada kışı geçirirler. Haziran başında üçüncü dönem larva haline geçer ve ertesi yılın mayıs ayına kadar bu dönemde kalırlar. Mayıs ayında bir yuva içinde pupa olur ve haziran-temmuz aylarında erginler çıkar. Bu zararlılar genel olarak iki yılda bir döl verirler.

haziran_bocegi_larvalari.jpg

Bu zararlılar polifag olup; elma, armut, ayva, şeftali, erik ve kiraz gibi kültür bitkieri ile paulownia köklerini tercih ederler. Yumuşak çekirdekli meyve fidanlarında ve hümüslü kumsal topraklarda, daha fazla zarar yaparlar. Bu türlerin erginleri bitkilerin toprak üstü kısımlarını, larvaları ise köklerini yiyerek zararlı olmaktadır. Ancak esas zararı, fidanların ve ağaçların köklerini yemek suretiyle, larvalar yapar. Bu zararlılar, özellikle fidanlıklar için çok önemlidir.
Doğal Düşmanları
Bu zararlıların bilinen en önemli doğal düşmanları, hem larvaları, hem de alacakaranlıkta uçan erginleri yiyen çeşitli kuş türleridir.
Mücadelesi
a) Kültürel önlemler
Bu zararlılarla mücadelede kültürel önlemler çok önemlidir. Fidanlıklarda ve plantasyonlarda alınması gereken kültürel önlemler aşağıda verilmiştir:
Fidanlıklarda alınması gereken önlemler :
- Ergin böcekler, yumurta bırakmak için otlu yerleri tercih ettiklerinden, haziran-temmuz aylarında ot temizliğine özen gösterilmelidir.
- Temmuz-ağustos aylarında toprak işlemesi yapılarak, yeni bırakılan yumurtaların güneş ışınlarına maruz kalarak ölmesi sağlanmalıdır.
- Fidanların sulama, gübreleme, vs. gibi bakım işlemleri zamanında ve tam olarak yapılmak suretiyle, sağlıklı olmaları sağlanmalıdır.
- Bu zararlılarla bulaşık fidanlıklarda, kullanılacak çiftlik gübresi önce ilaçlanıp, iyice karıştırıldıktan sonra, açıkta bekletilmeden toprağa karıştırılmalıdır.
- Fidanlar sökülürken ve söküm tamamlandıktan sonra, parseller derin sürülmeli ve görülen larvalar toplanıp imha edilmelidir.
Plantasyonlarda alınacak önlemler:
- Yumurta bırakmak için, hububat ekili ve yabancı otlu olan yerleri tercih ettikleri için bahçeye, ara tarım şeklinde hububat ekilmemeli, özellikle haziran ve temmuz aylarında ot temizliğine özen gösterilmelidir.
- Bahçe sonbaharda, 20-30 cm derinliğinde sürülerek, larvaların açığa çıkması ve kuşlar tarafından yenilmesi sağlanmalıdır. Mayıs ayında 15-20 cm derinliğinde sürülerek, toprakta bulunan pupalar tahrip edilmelidir. Temmuz-ağustos aylarında yapılacak toprak işleme ile de yumurtaların güneş ışığına maruz kalarak ölmesi sağlanmalıdır.
b) Mekanik mücadele
Gerek fidanlıklar ve gerekse plantasyonlarda böceklerin uçuş saatlerinde(saat 20.00-22.00), erginler toplanarak öldürülmelidir.
c) Kimyasal mücadele
Bu zararlılara karşı, bütün ağaçlarda değil, sadece larvaların bulun-duğu fidan ve ağaçlarda kimyasal mücadele yapılmalıdır. Zarar belirtisi gösteren ağaçlarda ise, sadece taç izdüşüm alanları ilaçlanmalıdır. Fidanlar için izdüşümü alanı 1 metrekare olarak kabul edilir.
İlkbaharda, 0-20 cm toprak derinliğindeki toprak sıcaklığı 9-10°C ye ulaşıp, larvalar faaliyete başladığı zaman (genellikle mart ayından itibaren ) ikinci ve üçüncü dönem larvalara karşı bir ilaçlama yapılır. Sonbaharda ise, yörelere göre değişmekle birlikte, ilk yağmurlardan sonra, larvalar toprak yüzeyine yakın ve özellikle çoğu ikinci dönem başlangıcında olduğu zaman (genellikle eylül ayında) bir ilaçlama yapılabilir. Ancak önemli olan ilkbaharda yapılacak ilaçlamadır.

Ayrıca danaburnu da fide döneminde kök ve kök boğazını keserek zarar yapabilmektedir. Yoğunluk fazla olursa zehirli yem hazırlanmalı
ve danaburnu zararlılarının kesafeti azaltılmalı yada kültürel tedbirler alınmalıdır.

danaburnu_ergini.jpg

Danaburnu [Gryllotalpa gryllotalpa (L.) (Orth.: Gryllotalpidae)
Tanımı, yaşayışı ve zarar şekli
Ergin kızılımtrak kahverengi veya kirli koyu esmerdir. Baş ileri uzanmıştır. Ağız parçaları çiğneyicidir. Ön bacak toprağı kazmak için özel bir şekil almıştır. Üst kanatlar kısadır. Vücut uzunluğu 40-60 mm boyundadır.
Gündüzleri ön bacakları ile açtıkları galerilerde yaşarlar. Bu nedenle galeri açmaya uygun olan kültüre alınmış, nemli ve bol humuslu toprakları seçerler. Dişi yumurtasını toprakta hazırladığı yuva içine bırakır. Bir dişi 200-300 yumurta bırakabilir. Yumurtadan çıkan nimfler birkaç hafta gruplar halinde bu yuvalar içinde kalırlar. Beş nimf dönemi vardır.
Polifag bir zararlıdır. Ergin ve nimfler toprak içinde galeri açarak ilerlerken rastladıkları her türlü bitkinin kökleri ve yumrularını yerler. Özellikle yeni dikilmiş veya yeni çimlenmiş sebze fidelerinin köklerini keserek kurumalarına neden olurlar. İki yılda bir döl verirler.
Doğal düşmanları
Zararlının bazı kuş ve kümes hayvanları gibi doğal düşmanları olmasına rağmen, seralar kapalı ortam oldukları için bu doğal düşmanlar etkili olamamaktadırlar.
Mücadelesi
a) Kültürel önlemler
Toprağın iyi bir şekilde işlenmesi ile toprak altında bulunan yumurta, nimf ve erginlerin ölmesi sağlanır.
b) Kimyasal mücadele
Kimyasal mücadele, serada varlığı belirlendikten sonra yoğunluğuna bakılmaksızın yapılır. Mücadelesinde zehirli yem kullanılır.
Zehirli yem hazırlamak için, 10 kg kepeğe 500 gr şeker ve Endosülfan %5 lik toz ilaçlardan kuru kuruya karıştırılır. Daha sonra bu karışım sünger kıvamına gelene kadar su ile karıştırılır ve akşam üzeri sulama yapıldıktan sonra, dekara 5-8 kg olacak şekilde bitkilerin dibine homojen bir şekilde dağıtılır.

pic___t0013.jpg

_______________________________________________________________________________________________________________________

© Bu Sitenin Hiç Bir Hakkı Saklı Değildir.Paylaşıma Açıktır. Site İle İlgili Sorunlarınız ve Reklam Vermek İçin
**Web Design FuRKaN 2006**