Edebiyat Deyince Edebiyat_Deyince24 Kasım Öğretmenler GünüAbdülkadir GülerAl YazmalımAv İzindeBinlerce SusamBulutlar PusudaÇanakkale İçindeÇekirgelerCeylan GözlümFoto AlbümKüçük AdamlarMustafa Kemal YılmazNazlı ÇiçeğimÖmür GeçintisiRahatlamakSaatiniz Kaç?Senin İçinÜçüncü Günün ÖğlesiYaşar Çağbayır

EDEBİYAT DEYİNCE

OYHAN  diye Google yaz, arat. Öteki sitelerimi gör. Saygılarımla.

OYHAN  diye Google yaz, arat. Öteki sitelerime bak. Saygılarımla.

EDEBİYATIMIZDA BILDIRKİ GERÇEĞİ

ÇANAKKALE GÜNLERİ / SONUN BAŞLANGICI

ÇANAKKALE BİR DRAM MI, DERS Mİ?

ARIBURNU SİPERLERİ

Bu kara gecelerden birinde komutanlarımız, kara çadırdan karargâhlarında toplandılar. Beşinci Ordu Komutanı Alman Liman Von Sanders, söyledi:
- "Değerli komutanlar! Çanakkale'de bozguna uğrayan düşman, Gelibolu Yarımadası'na da çıkartma yapmayı deneyecektir. Ordumuzu üç kısımda tutarak, Seddülbahir, Saros ve Arıburnu'nda düşmanı karşılamak gerektir. Başkomutanımız Enver Paşa'nın da emridir: Bütün noktalarda düşmanı, denize dökmek gerekir. Ne dersiniz?"
Yarbay Mustafa Kemal, sordu:
- "Bölünmede sayıca eşitlik olacak mıdır?"
Liman Von Sanders cevapladı:
- "Başka bir yol olmasa gerektir."
Altın sarısı saçlarına, gök mavisi de gözlerine düşmüş olan Yarbay Mustafa Kemal de, usulünce kalkıp yerinden doğruldu. Söylendi:
- "Arıburnu yöresinin kuvvetlice tutulmasını dilerim. Kara dinli kâfir, ola ki orada, bizi gafil avlamaya."
Liman Von Sanders, bu fikre karşı çıkıp, kendisinden gayet emin olarak dedi:
- "Düşman çıkartması, Saros'tan olacaktır. Hazırlıklarımızı da buna göre yapmalıyız."

yazar.jpg

GELİNCİK FORUM
SENDE YAZ

OYHAN HASAN BILDIRKİ 
BİYOGROFİ

      

       1947 Haziranı'nda Bağarası'nda doğdu. İlkokulu doğduğu yerde, ortaokul ve liseyi Aydın'da okudu. Bursa Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü (1971), AÜAÖF Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü (1991) yıllarında bitirdi. İlk görevine Kastamonu-Cide-Şenpazar'da başlayan yazar, daha sonra birçok okulda çalıştı. Söke İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olarak görevliyken, Kuşadası Atatürk İlköğretim Okulu'na kendi isteğiyle gitti. Daha sonra Kuşadası Kaya Aldoğan Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğinde de bulundu. Burada çalışırken (1997) emekli oldu.
       Evli ve iki çocuk babası olan yazar, 1962'den bu yana Aydın, Söke ve Kuşadası yerel gazetelerinin yanında, (1969) ülkemizin ünlü edebiyat dergilerinde şiir, hikâye ve eleştirileriyle yer aldı. Ahmet KABAKLI'nın "Türk Edebiyatı Dergisi" hikâyecileri arasında gösterdiği Bıldırki, ilk ününü Hisar Dergisi'nde yayımlanan eleştiri ve hikâyeleriyle yapmıştır. Hisar'da yayınlanan ilk hikâyesinin "Şeftali Çiçekleri" olduğunu biliyoruz. Türk Edebiyatı'nda yayınlanan ilk hikâyesi de "Rüyâlar Gerçek Olsa" adlı hikâyesidir.
       Bursa Eğitim Enstitüsü'nde okuduğu sıralarda, Alaaddin Korkmaz ile birlikte, "Bursa'da Zaman" adlı bir edebiyat dergisi çıkardı. Söke'de yayın hayatını sürdüren Beşparmak ve Sarızeybek dergilerinin hem kurucusu, hem de isim babasıdır.
       Bıldırki, çeşitli eleştiri, şiir ve hikâyelerini, başta Hisar dergisi olmak üzere; Fikir ve Sanatta Hareket, Şafak, Adımlar, Alkım, Bursa'da Zaman, Doğuş Edebiyat, Töre, Millî Eğitim ve Kültür, Millî Eğitim, Millî Kültür, Gülpınar, Dolunay, Çağrı, Yiğit Efem, İnanç, Tarla, Öncü Edebiyat, Türk Edebiyatı, Türk Dili, Antoloji, Balova, Sevgi Yolu, Tay, Alkış, Sarızeybek ve Beşparmak dergilerinde yayınlatmıştır.
       Çeşitli mahlaslar kullanarak köşe yazıları da yazdı. RESİMLİ TÜRK EDEBİYATI Devirler, İsimler, Yorumlar adlı ansiklopedi yazarları arasına katıldı.
       "Bir Bıçağın Keskin Ucu" hikâyesiyle "Töre Hikâye Yarışması"nda (1980) üçüncülük ödülü alan yazar, daha sonra 1995 yılında "Kar Üstünde Kan Damlası" adlı hikâyesiyle de "Ömer Seyfettin Hikâye Yarışması" seçiciler kurulu özel ödülünü ve l996 yılından başlamak üzere üst üste üç defa da yıl içinde yayımlanan hikâyelerinin değerlendirilmesi sonucunda Aydın Gazeteciler Cemiyeti Hikâye dalı birincilik ödülünü aldı.
       Yazarın, radyo ve televizyon dallarında da çeşitli çalışmaları vardır.
 
       Yazarın Basılmış Olan Eserleri: 
       Liseden Sesler (Şiirler, 1964)
       Dönülmez Yol (Roman, 1964)
       Koçaklar (Millî Hikâyeler, 1975)
       Üçüncü Günün Öğlesi (Hikâyeler, 1986)
       Bir Başka Şafak (Hikâyeler, 1988-1992-1994)
       Gün Çarığı Sıkınca (Hikâyeler, 1990)
       Atatürk Aramızda (Seçme Şiirler, 1991)
       Bütün Fidanlar Sımsıcak (Şiirler, 1994)
       Ceylan Gözlüm (Şiirler, 1997)
       Dil Çerezleri (Araştırma, 1999)
       Bulutlar Pusuda (Şiirler, 2006)
       El Değmedik Sevdalara Uyanmak (Şiirler, 2007)
       Çanakkale Destan Destan (Nehir Roman, 2008)
       Gökyüzü Yeniden Mavileşir (Şiirler, 2008)

 

Az sonra, sibop iğneleri bulunmuş, yolcuların gergin sinirleri düzelmiş, keyifleri yerine gelmişti. Osman Hoca uzun uzun calayların bütün şoförlere neler yaptıklarını, aynı numarayı kimlere yutturmadıklarını anlattı. Bu oyundan kurtulmanın tek çaresi, calaylara bir lira vermekten geçiyordu. Vermeyen ne mi olurdu? Sormaya ne hacet? Onu bilen bilir.
Sözün burasında Şoför Hasan gülümsedi, olanca gücüyle gaza bastı.

Bir Lira İçin

Tadımlık

- "Yusuf'un da bizimle kalmasında bir sakınca yok ya?"
- "Hayır, sakınca yok!"
Beyefendinin beyninde sağanak halinde soru yağmurları. Nasıl, neden, niçin? Vatansız olmak, sonra vatandaşlığa kabul edilmek. Tam bu sırada her şeyi yüzüstü bırakıp gitmek... Tam güleceğin sırada, ömür boyu ağlamaya razı olmak. Şu zavallı Yusuf'u dipsiz bir kuyuya atmak. Ne dayanılmaz şey, Yarabbi?
Adres tespiti yapıldı. Yolda için için ağlayan, fakat niye ağladığını kestiremeyen Yusuf'u;
- "Ağlama kardeşim, ağlama!" diyerek Türker teselli ediyordu.

Ömür Geçintisi

Edebiyatsız hayat, yaşanmamış hayattır.

Söz uçar, yazı kalır.

AYDINLANDIKÇA, AYDINLAŞMAK...

CEYLAN GÖZLÜM / YOL DÜŞÜNCESİ / PAPATYALAR HİÇ SOLMASIN

BU DOLABI KİM DÖNDÜRDÜ?
YAŞAR ÇAĞBAYIR

Irmak yanındaki dut ağacının dibine yarı yatar durumda uzanmış düşünüyordu. Ne kadar zamandır bu hâlde olduğunun kendisi de farkında değildi. Kendince derin düşüncelere dalmış, saflığına pek içerlemişti. Şu köyün ne zaman ağır ve zor bir işi çıkarsa "Aman Musduvali, zaman Musduvali.." deyip vallah şallah ile kandırırlar, kendisine havale ederler.

İki dost, aynı vadide, şair gönüllerinin verdiği ilhamla değerbilirliklerini, nadide iki kolye halinde boynumuza taktılar.

ABDÜLKADİR GÜLER, "Söke'de çalıştığı süre içinde görevi gereği köyleri ve Söke ovasını bir şair duygu ve görgüsü içinde gezmiş, görmüş ve incelemiştir."

Endişenin sıkıntısı yürüyor damar damar kanımda. "Acaba?" diyorum, düşündüklerimi yazabilecek, sana, bütün kalbimle: "Günaydın öğretmenim!" diyebilecek miyim?

SİHİRLİ KAPILAR

İÇİNDEKİLER

ÜÇÜNCÜ GÜNÜN ÖĞLESİ

SAATİNİZ KAÇ? / ENDİŞE

KÜÇÜK ADAMLAR / BİR GECENİN SONUDA

İKİZLER / ÇEKİRGELER

BİNLERCE SUSAM / "KIRIM"

ÖMÜR GEÇİNTİSİ / BİR LİRA İÇİN

RAHATLAMAK / ÇİÇEKLERLE BİRLİKTE

YILDIZLAR / GEÇSE YILLAR GÜN GELCEK

AV İZİNDE BİR ŞAHİN / BAĞIŞLA BENİ

KADERİM BENİ ÇAĞIRIYOR / DELİKANLI YÜREĞİM

AL YAZMALIM / HÜZÜN KESMİŞ HER DAMLACIKTA

SENİN İÇİN / RESİM

EL DEĞMEDİK SEVDALARA UYANMAK

Güvercinler Kanada Kalktı

Tuzak

Kuşluk Vakti

Şeftali Çiçekleri

Rüyâlar Gerçek Olsa

Kar Üstünde Kan Damlası

Ümit Yorgunu

Seni Bekleyeceğim

Kaderci

Gövel Ördek

Haziran Şarkıları

Karanlık Gecede Yürüyüş

Pusu

Çatışma

Hikâyecinin Park Günlüğü

Çakır Keyif

Beyaz Gül

Martılar

Sonraki

Önceki

Şiirlerimi okumak için tıklayın.

Zeki Müren, Tıkla Dinle

"Edebiyat_Deyince"deki yazıların fikri sorumluluğu yazarlarına aittir. Kaynak gösterilerek veya link verilerek kısmen kullanılabilir.
17 Ekim 2005 Pazartesi

oyhanhasan@mynet.com