|
ATATÜRK VE SANAT
*
Oyhan Hasan BILDIRKİ
Kendisini özlemeye başladığımız, "arar olduğumuz" Atatürk, komple bir insan. Biz, millet olarak; O'nunla "mükemmel"i yakaladık. Gösterdiği ışıkla, kendi kimliğimizi bulduk. Söylenmesinde, her devirde "çeşitli sakıncalar" görülen adımızı, "Ne mutlu Türk'üm diyene!" diyerek haykırdık.
O, şimdi aramızda değil. Ayrılışının üzerinden "şu kadar yıl" geçmiş. Buna rağmen, "elli yedi yıllık ömre" sığdırdığı düşünceleriyle yanımızda. Eskiyeceğine "yenileşiyor", daha da zenginleşiyor. Bundaki sır, Atatürk'ün sanata verdiği önemde yatıyor.
"Biz daima hakikat arayan ve onu buldukça, ve bulduğumuza kani oldukça ifadeye cüret gösteren adamlar olmalıyız."
Cesaretimin kaynağı, Atatürk. Cesaretim, cüretimi artırdı. Sanata susadığımız şu günlerde, "Atatürk ve Sanat" kavramı hakkında konuşmak istedim. Çünkü sanat, insanın aynasıdır. Yaşadığımız çağın farkına, başka bir yol la varmak zor. Sanat, sevgiye açılan altın kapıdır. Biz, bunun "susuzluğu"ndayız.
Peki, nedir sanat?
"Sanat, güzelliğin ifadesidir. Bu ifade sözle olursa şiir, nağme ile olursa musîkî, resim ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur."
"İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapamaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin getirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. Halbuki bizim milletimiz, hakiki özellikleriyle medenî ve ileri olmaya lâyıktır ve olacaktır."
Tutulacak yol, bu! Olgunlaşmak istiyorsak, kapımızı sanata açmalıyız. "Uygar ve ileri olmak", güzellik denizinde yaşamak demektir. Bu denizin getirecekleri oldukça fazla. Yüzmeyi becerebilirsek, çok şey kazanırız. "Aynı kavmin çocuklarının hep beraber bulunarak birbirlerini tanımaları, birbirlerini sevmeleri ve bu birlik sevgisinden çıkacak yüksek hislere aynen tabi olmaları güzel bir şeydir." "Güzel sanatlarda muvaffakiyet, bütün inkılâpların muvaffak olduğunun en kat'i delilidir. Bunda başarılı olamayan milletlere ne yazıktır. Onlar, bütün başarılarına rağmen medeniyet alanında, yüksek insanlık sıfatıyla tanınmaktan daima mahrum kalacaklardır."
Hepiniz, çok iyi bilirsiniz: Tarih, sanatı olmayan, sanata önem vermemiş milletlerin "ölüm tarlası" değil midir? Bu tarlaların tuzağına düşmemek için, daha doğrusu olgunlaşmak, sevgilere, birlik ve beraberliklere gönlümüzü açmak için, adı ne olursa olsun, sanata sığınmalıyız. Bir şiirin sıcaklığını, bir türkünün duygusallığını, bir resmin büyüsünü fark edebilmeli ve bunların sahiplerini sevmeliyiz. "Efendiler... Hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz; hatta reisicumhur olabilirsiniz. Fakat bir sanatkâr olamazsınız. Hayatlarını büyük bir sanata adayan bu çocukları sevelim." Çünkü onlar; "Cemiyette uzun çalışma ve çabalamalardan sonra, alnında ışığı ilk hisseden insandır." Bu ışık, bize yol göstermektedir. Hisse kaparsak, kazancımız şunlar olacaktır: "Türk çocuğu konuşurken, onun beyan ve anlatış tarzı, Türk çocuğu yazarken, onun ifade üslûbu, kendisini dinleyenleri, onun yürüdüğü yola götürebilecek bu kabiliyet sayesinde, Türk çocuğu kendisini dinleyen veya yazısını okuyanları, peşine takarak yüksek Türk ülküsüne iletebilecek, ulaştırabilecektir."
Oyhan Hasan BILDIRKİ
Kuşadası Halkın Sesi, Yıl: 2 / Sayı: 178, 10 Kasım 1995
HAKİKAT NERDE?
*
Mustafa Kemal ATATÜRK
Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak
Dinleyin sesini doğan tarihin
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz, batıda yine biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendilerini bilseler
Bilinir o zaman, ki hep biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk, bütün adamların birliğidir.
Ey, birbirine diş bileyen yığınlar!
Ey, yığın yığın insan gafletleri!
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde
Hakikat nerde?
Mustafa Kemal ATATÜRK
ATATÜRK
Yine bir on dokuz mayıs sabahında
Düşündüm Atatürk'ü.
Daha dün Kocatepe sırtlarında
Dosta düşmana karşı haykırmıştı
Dudağında bir türkü:
"Ordular!
İlk hedefiniz Akdeniz'dir.
İleri."
Ala şafaktan sonra
Amansız bir kıyamet yaşadığımız
Yeri göğü titreten "Allah, Allah" sesleri
Zaferi muştuladı:
"Ordular!
İlk hedefiniz Akdeniz'dir.
İleri."
Yine bir on dokuz mayıs sabahında
Düşündüm Atatürk'ü.
Ya şehit, ya gazi olmaktı amacı
Gülleye, şarapnele, mermiye aldırmadan
Önde bayrak, peşi sıra Mehmetçikler
Piyadeler, süvariler aktı durmadan
Gönüllerde garipleşti dualar
Düşmana mezar olsun bu topraklar.
Herkesin dilinde aynı türkü:
"Ordular!
İlk hedefiniz Akdeniz'dir.
İleri."
Ve bugün
Yine bir on dokuz mayıs sabahında
O var,
Göndere çekilmiş bayraklarda
Beyazında, alında
O var,
Memleketimin dört bir yanında:
"Ordular!
İlk hedefiniz Akdeniz'dir.
İleri."
Hey koca Türk,
Ölümsüz Atatürk.
Oyhan Hasan Bıldırki
Türk'ün dehasının taç beyti Atatürk! Sen, bu dehadan aldığın güçle, dâhileştin, devleştin. Yalnız devleşmekle kalmadın, bıraktıkların ve yaptıklarınla da ölümsüzleştin.
Oyhan Hasan BILDIRKİ
|