Yak(ma) bir sigara!
Geçenlerde
bir araştırma
haberi okudum. Bu habere göre Ege
Üniversitesi Çocuk Ergen Psikiyatri Anabilim Dalı’ndan bir grup öğretim üyesi
tarafından yapılan araştırmada sigaraya başlama
yaşının 12,3 olduğu tespit edilmiş. Bu yaş ilköğretim 5. sınıf
öğrencilerinin yaşına denk geliyor.
Sigara
kullanma yaşının bu kadar düşmesinin bir çok nedeni bulunmaktadır. Bunların en
başında sigaraya ulaşmanın kolay olması gelmektedir. Aslına bakarsanız 18 yaşından küçüklere
sigara satışı kanunla yasaklamış durumdadır. Bu yasaya aykırı davrananlara 6
aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Ancak gel görelim ki bu yasak
ülkemizde henüz tam anlamıyla uygulanamamaktadır. Market ve benzeri yerlerden
18 yaşından küçükler rahatlıkla sigara
temin edebilmektedirler. Çoğu zaman anne-babalarda marketçilerin yanlışına
ortak olmaktadırlar. Çocuklarını sigara almak için marketlere gönderen anne ve
babalar azımsanmayacak boyuttadır. Üzülerek
ifade etmeliyim ki çevremizde öğrencisini sigara almaya gönderen
öğretmenlere bile rastlamaktayız. Hal böyle olunca kanunda uygulanamamaktadır.
Tıpkı kapalı iş yerlerinde sigara içmenin yasak olduğunu ifade eden kanuna
uyulmadığı gibi.
Millet
olarak, enerjisine, bilgisine, sağlığına ihtiyaç duyduğumuz; öğrencileri,
askerleri, başta doktorlar olmak üzere sağlık çalışanlarını, öğretmenleri ve
diğer vatandaşlarımızı sigara içerken görmek hepimizi üzmeli diye düşünüyorum.
Sigara içen hemen herkes çevresindekilere sigaranın zararlı olduğunu söylüyor.
Ancak içmeye devam ediyorlar. Sigara
içen insanların meslek grupları ile ilgili yapılan bir araştırmada birinci
sırayı doktorlar, ikinci sırayı öğretmenler, üçüncü sırayı gazeteciler almaktadır. Bu araştırmaya göre doktorların %
54’ü, öğretmenlerin ise % 47’si sigara kullanmaktadır. İnsanlarımızın sigara
içmemesi için mücadele etmesi gereken iki meslek grubunda da oran oldukça
yüksektir.
Çocukları
sigara ve diğer zararlı maddelerden korumak için duyarlı insanlara ihtiyaç
vardır. Sigara içen bir anne, bir baba, bir doktor, bir öğretmen ne kadar
sigara içmenin zararlı olduğunu salık
verirse versin etkili olmayacaktır. İnsanlar denilenden daha çok davranışa
bakmaktadırlar. Burada özellikle anne ve babalara büyük görevler düşmektedir.
Anne babalar her yönüyle çocuklarına iyi bir model olmak zorundadırlar.
Çocuklarının sigara içmesini istemeyen anne-babalar, bunu öncelikle kendi
yaşantılarında gerçekleştirmelidirler. Bu sadece sigara içme ile ilgili
değildir mutlak. Hayatın hemen her alanında çocukların iyi bir modele ihtiyacı vardır. Bu model anne-baba olmalıdır.
Anne-baba çocuğun model ihtiyacını doğru şekilde karşılayamadığı zaman
istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirler.
Burada
öğretmenlerimize de büyük görevler düşmektedir. Özellikle okullarda
öğrencilerin görebilecekleri yerlerde sigara içilmemesi gerekmektedir. Bu
yerlere idari odalar, öğretmenler odası ve rehberlik servisleri de dahil
olmalıdır. Kendisi göstere göstere sigara içen bir
idarecinin yada öğretmenin, öğrencide sigara yakalayıp disipline vermesi kadar
anlamsız bir durum olamaz diye düşünüyorum. Özellikle ilköğretimde, yaptığı her
şeyin öğrencileri tarafından doğru olduğu düşünülen öğretmenlerin, çok daha
dikkatli olması gerekmektedir.
Bu yazıda
ülkemizde her yıl 100 bin insanımızın ölümüne yol açan sigara ve zararlarından
söz ettim. Sözlerimi 1082 yılında yazılan, bir hükümdarın oğluna nasihatlarını anlatan ve birçok tarihi ve ahlaki esere
kaynaklık teşkil eden Kâbusnâme adlı eserden bir nasihatle
bitirmek istiyorum. “Sözüm dinlensin
dersen, önce kendin o sözü uygula. Yani yapmadığın iyi işleri başkasına
emretme, sakınmadığın kötü işleri de başkasına yasaklama”
Bir başka yazıda görüşmek dileği ile…
Psikolojik Danışman