|
YALACIK KÖYÜ TEMETTUAT DEFTERİ
Osmanlı Devleti döneminde 1844-1845 yıllarında Anadolu'nun büyük bir kısmında tüm hane reislerini ve gelirlerini gösteren genel bir yazım gerçekleştirilmiştir. Bu yazımın gayesi vergi amaçlıdır.
Çok eski bir yerleşim yeri olan İlçemizin de köyleri yazıma tabi tutulmuş ve bize o döneme ait çok değerli bilgiler vermiştir. Bu kayıtların tutulduğu defterlere Temettuat Defterleri denilmekte ve Osmanlı Arşivinde bulunmaktadır. Temettuat kelime olarak; kazançlar, karlar, faydalar anlamına gelmektedir.
Bunlardan 3421 numaralı Temettuat Defteri Yalacık köyüne aittir. Defterde hane reislerinin isimleri, her türlü mal varlığı ve yıl içerisinde değişik vesilelerle elde ettiği gelirleri kaydedilmiştir. Burada her hanenin ayrıntılı mal varlığı ve gelirlerini zikretmeden o tarihlerdeki Yalacık köyünün sakinleri hakkında bilgiler vermeye çalışacağız.
Defterin girişinde;
Bolu eyaleti dahilinde nefs-i Bolu kazalarından Dörtdivan Kazasının Yalacık Karyesinde mukim ahalinin emlak ve arazi ve temettuatlarının defteridir denilmektedir.
Devamında aşağıda belirtildiği gibi hanelere numara verilerek hane reisleri ve onların mal varlıkları ve gelirleri zikredilmektedir.
Hane 1- Kadı oğlu Ömer'in oğlu Ali
Hane 2- Deccal oğlu Mustafa'nın oğlu Emin, karındaşı (kardeşi) Hasan
Hane 3- Nadır oğlu Ahmed'in oğlu Selim, oğlu Ali
Hane 4- Köse oğlu Ahmed'in oğlu Selim
Hane 5- Hacı Memiş oğlu Mehmed'in oğlu Süleyman, kardeşi Hasan, oğlu Ali
Hane 6- Deccal oğlu İbrahim'in oğlu Ali
Hane 7- Kadı oğlu Halil Efendi
Hane 8- Kadı oğlu Mehmed'in oğlu Mehmet
Hane 9- Köse oğlu Hasan'ın oğlu Hasan, kardeşi Ömer
Hane10-Köse oğlu Mehmed'in oğlu Mehmet, oğlu Ali
Hane11-Diğer Köse oğlu Süleyman'ın oğlu Ali, oğlu Mustafa
Hane 12-Köse oğlu Süleyman'ın oğlu Süleyman
Hane 13-Köse oğlu Mustafa'nın oğlu Osman, oğlu Durmuş
Hane 14-Deccal oğlu Hüseyin'in oğlu İbrahim
Hane 15-Deccal oğlu Hüseyin'in oğlu Ali
Hane 16- Hacı İsmail oğlu, Hasan'ın oğlu Mehmet
Hane 17-Eğri oğlu Durmuş'un oğlu Süleyman, ammisi (amcası) Mustafa
Hane 18-İmam oğlu Hasan'ın oğlu Mehmet
Hane 19-Deli Mehmet oğlu, Mehmed'in oğlu Osman
Hane 20-Kıyıcı oğlu, Hüseyin'in oğlu Mustafa, oğlu Mustafa
Hane 21-Deli Salih oğlu, Hasan'ın oğlu Hüseyin, oğlu İsmail
Hane 22-Kara Hasan oğlu, Hasan'ın oğlu Hasan, oğlu Salih diğeri Yakub
Hane 23-Yumuk oğlu, Hasan'ın oğlu Ali, kardeşi Halil
Hane 24-Yumuk oğlu, Hüseyin'in oğlu Ömer
Hane 25-Özgeci oğlu, Hüseyin'in oğlu Mehmet, oğlu Yusuf
Hane 26-Özgeci oğlu, Salih'in oğlu Osman
Hane 27-Özgeci oğlu, Mustafa'nın oğlu Emin, oğlu Hüseyin
Hane 28-Özgeci oğlu, Mustafa'nın oğlu Ali, oğlu Hüseyin
Hane 29-Özgeci oğlu, Mustafa'nın oğlu Ahmet
Hane 30-Özgeci oğlu. Mustafa'nın oğlu Mustafa, oğlu Osman
Hane 31-Özgeci oğlu, İbrahim'in oğlu Hasan, oğlu Mehmet, hafidi (torunu) İbrahim
Hane 32-Özgeci oğlu, İsmail'in oğlu Halil, kardeşi Abdullah
Hane 33-Özgeci oğlu, Abdullah'ın oğlu Hüseyin, oğlu Hasan
Hane 34-Emir oğlu, Ahmed'in oğlu Mehmet
Hane 35-Köse oğlu müteveffa Hasan'ın validesi Hatice'nin emlaki.
Bolu mahallelerinden Karamanlı mahallesi nüfusunda kayıtlı Odacı oğlu İbrahim'in emlaki.
Defterin son kısmında ise -Karyemizde mukim ahalinin emlak arazi ve temettuatları ketm ve ihfadan ari, gadr ve himayeden beri olarak bervech-i hakkaniyet tahrir ve terkim olunduğunu mübeyyin işbu şerh ve temhir olundu.- ifadesi yer almaktadır.Yani köy ahalisinin mal ve diğer gelirleri herhangi bir gizleme ve saklama olmadan eksiksiz olarak hakkaniyet ölçülerinde bu deftere kaydedilmiştir, denilmektedir.
En altta da birisi köy imamına diğeri muhtara ait olmak üzere iki adet mühür bulunmaktadır.
Köyümüze ait bu defterden o dönemde köy ahalisinin büyük bir çoğunluğunun ziraatle iştigal ettiği, bazılarının çobanlık yaptığı, iki kişinin (Yumuk oğlu, Hasan'ın oğlu Ali ile Kıyıcı oğlu Hüseyin'in oğlu Mustafa) İstanbul da debbağ (derici) çırağı olduğu, bazısının ekonomik durumunun iyi olmadığı, gibi bilgilere ulaşılmaktadır.
Halilullah ÖZCAN
Başbakanlık Devlet Arşivleri
Genel Müdür Yardımcısı
Yalacıklı
10 Temmuz 2008
|
|
|
|
|
YALACIK KÖYÜ
Yalacık Köyü; Batı Karadeniz bölgesinin güzel illerinden biri olan Bolu ilimize bağlı Dörtdivan ilçesi sınırları içerisinde 40,720001 enlemi ve 32,060001 boylamı koordinatlarında yer alır.
Yalacık köyü Dörtdivana 5 km, Gerede ilçesine 25 km Ankaraya 176 km uzaklıktadır. Ulaşımı karayolu ile sağlanmaktadır. Köyümüz ovalıktır. İklim açısından yazları serin kışları ise çok soğuk olarak geçmektedir. En çok yağmurda nisan, mayıs aylarında yağmaktadır. Köy halkı tarım, hayvancılık ve ziraatla uğraşmaktadır.
Arazinin nüfusa oranla az olması sebebiyle köy halkı zamanla Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlere göç etmiştir. Köyde kalan halk ise genellikle buğday, arpa ve patates yetiştiriciliği yapıp geçimini sağlamaktadır. Köyde bir cami bulunmaktadır. Gün yüzüne çıkmış tarihi eser ve kalıntıları olmamakla birlikte mevki olarak geçmişi çok eskilere kadar uzanan bir bölgede yer almaktadır.
Yaylası; Yayla turizmciliğine elverişli olup, çok güzeldir. Köy halkının çoğu yaylaya giderken son yıllarda göç nedeniyle bu rakam gittikçe azalmıştır. Aşağı yayla ve yukarı yayla olmak üzere iki yerleşim yeri mevcuttu. Aşağı yayla köye yakın olup hayvan besiciliği yapanlar kışa kadar burada durarak hayvanlarını beslerlerdi. Yukarı yaylada sadece Haziran ve Temmuz aylarında kalarak kış hazırlıkları gerçekleştirilirdi. Yağını, yoğurdunu, tarhanasını, peynirini, keşini hazırlardı. Fakat günümüzde aşağı yaylaya çıkılmamaktadır. Yukarı yaylada ise birkaç hane yaşar hale gelmiştir. Önümüzdeki yıllarda bunlar da terk edilerek yaylamız sessizliğe bürünecektir. Hâlbuki yeni nesli birbiriyle tanıştırıp kaynaştırırsak yaylalarda bir araya gelir dostlukları pekiştirirler. O güzelim doğa ile içe olarak bir hafta sonunu ya da bir ayı neşe ve mutluluk içerisinde yaşarlar.
YERLEŞİM:
Yalacık köyü şu anda bulunduğu tepede olmayıp, büyüklerimizin bahsettiği ev köy yeri diye adlandırdıkları tarlaların üzerinde ve şu anda kullanılmakta bulunan mezarlığın yanında yerleşim halindeymiş. Mezarlık komşu köyümüz olan Çardak köyünün altındadır. Gün geçtikçe nüfusun artması ve geçim kaynaklarının tarım olması münasebetiyle oturdukları alanları tarlaya dönüştürerek şimdiki bulunan yere yerleşmişlerdir. Eski hanelerin, evlerin, ağılların, samanlıkların bulundukları yerleri tarıma elverişli hale getirerek ekip, biçmeye başlamışlar ve günümüze kadar gelmişlerdir. Peki, bu gün o alanlar yeterlimidir. Hayır.
GÖÇLER VE YAŞAM:
Daha önceleri tarımın yanı sıra baba mesleği diye adlandırdığımız mesleklere yönelerek yeni geçim kaynakları yaratan köylülerimiz Ankara ve İstanbul da inşaatlarda buldukları iş süresince çalışarak ailelerine katkı sağlıyorlardı. Yılın 3-4 ayında gurbette çalışıp, güz mevsiminde de tarladaki mahsullerini kaldırmaya bakıyorlardı. İnşaatlarda boyacı, sıvacı, kalıpçı, marangoz vb. meslekler onlar için gözde meslek olmuştu. Bu arada yurtdışına açılan ve orada geçimlerini sağlamaya çalışanlar var ve halen Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde bulunmaktadır.
Ankara da kamu kesiminde ya da özel bir şirkette işe giren, imamlık yapan köylülerimiz ise çocuklarını büyük şehirlerde yetiştirmeye başlamışlardır. Gurbet ellerde serbest piyasada çalışırken hayatın acımasızlığı ile karşılaşanlar çocuklarını da yanlarına alarak aile bütçesine katkı sağlamaya çalışmışlardır. Büyük şehirlerin cazibesi onları kentli yapmaya sevk ederek bir bir büyük şehirlere yerleşme başlamıştır. Bu hem iyi hem de kötü olmuştur. Kötü yönü köyden uzaklaşıp, hane sayısının düşmesine yeni neslin sılasına toprağına uzak kalmasına vesile olmuştur. İyi yönü ise yeni neslin bilgili kültürlü yetişmesini sağlamıştır. Daha önceleri okuma yazma oranı düşük iken şimdi her haneden okuyan yüksek okulu bitiren çıkmaktadır. Geçim alanları da değişmiştir. Acı olan bir gerçek de köyümüzde bulunan okul kapatılarak köyde kalan çocukların taşıma sistemi ile başka köy okullarına gitmesidir.
NÜFUS:
2007 Yılı sonu İtibarı ile Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre Köyümüzün Nüfusu 107'si Erkek 114'ü Kadın olmak üzere Toplam 221 dir.
Araştırmalara göre Ankara, İstanbul ve diğer illerde yaşayan köylülerimizle birlikte köyümüzün nüfusu bini geçmektedir. Ankara 600 civarında birinci İstanbul 300 civarında ikinci gelmektedir. Nüfusun kalan diğer kısmı ise diğer illerde ve yurtdışında bulunmaktadır. Her nerede olursak olalım unutmayalım ki orda bir köy var o köy bizim köyümüz. Köylülerimizi bir araya getirmek onları birbirleriyle tanıştırıp kaynaştırmak ve en önemlisi köyümüzün kalkınmasını sağlamak için bir an evvel dernek faaliyetine geçilmesi gerekmektedir. Birlik içinde geleceğe güvenle bakmalıyız. BİR OLMAKTANSA BİRLİK OLUP, BAŞARILARA İMZA ATALIM.
LAKAPLAR:
Köyümüzde bulunan ailelerin (sülalerin) çeşitli lakapları bulunmaktadır. Genelde aileler bu lakaplarla anılmaktadır.
Arifgil, Azizler, Atcıgil, Balcıgil, Baklacıgil, Cinmemetgil, Çağalıgil, Çırımlıgil, Çikinler Çönegil, Doruklar, Dudugil, Duduşgil, Ebegil, Elikiğagil, Erkekgil, Eşigil, Eyriler, Güççekler, Güdümengil, Gıcılar, Gıvırgil, Gambeller, Gabdanlar, Hanifegil, İzzetgil, Kütselimgil,Koyunaligil,Kocakulakgil,Körağagil,Kibarlar, Mollagil, Mollamingil, Mıstıkgil, Mevlütgil, Puhlar, Sakızcıgil,Samutgil, Selimgil,Şeytanlar, Teccallar, Tiritler, Paşalıgil, Pilavcıgil, Pöstenler, Ömergil, Yumuklar, Zeybekgil, Zahidegil, Zencilligil,
MUHTAR:
Celal KADIOĞLU (Cep Tel : 0532 4111374)
AZALAR :
Ali Osman AYDEMİR, Kemal DOĞANGÜN, Süleyman ÇETİNKAYA ve Şehabettin ESEN
Ramazan YAMAN
Yalacık Köyü
|
|
|
|