|
YOKSUN
Şu gecenin zifri karanlığında
kıyıya vuran dalga
denize aşık bir dolunay
kırmızıya kesmiş batan güneş
bir elimde bahardan kalma hüzün
dalgalardır yalnızlığımı unutturan
bir de gökyüzüne çarpan hayalin
sen yoksun şuramda
belki de en büyük ıstırap bu
sanki saçlarına dokunuyorum rüzgarda
birden yaşlara boğuluyor gözlerim
ne zamandır bilmiyorum hasret gözlerim
uykusuz gecelerde, sabırsızlık eken saatlerde
yüreğimde siyah beyaz bir öfke
çatlayan dudaklarımla haykırıyorum
bitir bu yanlızlığımı
şimdi, şu anda
nerdesin diye...
EFTELYA
Kırmızıydı elleri kınalı
gözleri sevdalı
ellerinde akşam serinliği
tüyleri diken diken
yaşamak uğruna ölümü bile göze aldı
tan yeri ağaranda
buldular onu kayalıkta
yüreği durgun
kimisi dedi deniz kızı
diğeri de eftelya
onu uğurladılar sonsuzluğa
bu kadar güzelleştirebilir bakan gözleri
solgun yüzleri ölüm
vazgeçmek yok
onun son sözleri
denize aşık olan ben
yüreğimde yatar
eftelya..
YALNIZLIK
yalnızlık;
insanın kendisiyle yüzleşmesidir
paylaşmasıdır imgelerini
somut soyut gerçekleri kendisiyle
aynada yüzlerindeki çizgileri
okumasıdır
bir dostuma...
bir yazdan mı yoksa ayazdan mı kalma
bir rüzgar çarpan dudaklarıma
savurur saçlarımı hasretine doğru
bir türkü sıcaklığında
ağıtların hüznünde
sel olur yanaklarımda
ağlarım
kayıtsız..
nasıl yaşarsa papatya
ayrık otuna rağmen
nasıl yaşıyorsa dostluklar
ayrılıklara rağmen
bizde yaşayacağız
yaşam kavgasında...
Biricik anneme;
gözlerimle kucaklıyorum seni
sesini gözlerimle
sevgiyle kucaklıyorum seni
tıpkı senin kucakladığın gibi anne
özlemle kucaklıyorum seni
yanaklarında
ellerinden öpüyorum
tıpkı senin öptüğün gibi anne
çiçekler gönderiyorum
papatyalar
nergizler
güller
tıpkı senin gibi çiçekler anne
kutlu olsun anneler günün
seni seviyorum
unutmadım
unutmayacağım
anne!
|