Cahit Sıtkı Tarancı

 

Adsız  /

Baktim ki gokyuzu bastan basa bulut 
Unut diyor o guzel gunleri unut 
Baktim ki deniz her dalgasiyla dusman 
Kuslar av pesinde baliklar pusuda 
Cok gerilerde kalmis ciktigim liman 
Yok gorunurde siginacak bir ada 

Baktim ki o musibet gun gelip catmis 
Yolcusunda tayfasinda safak atmis 
Ne yelken kar eder ne kurek ne istim 
Dayandim ask ile yuruttum gemiyi 
Ask ile koskoca daglari duz ettim 
Avladim sonunda o civan kekligi 

Deniz   /

Bu akşam vakti deniz, 
O bütün hasretimiz, 
Sanki gelmiş de dile, 
Nedametin sesiyle, 
Çarparak kayalara, 
Yetmez mi, diyor deniz, 
Karada çektiğiniz? 


Gece Şarkısı  /

Âlemde gündüz gönlüme işkencedir; 
Bence bayram ufukta gün bitincedir. 

Günün geçit vermez karlı dağlarını 
Sanki sihirbaz bir el eritincedir. 

Bütün gün beklediğim bahar ki gece, 
Gökte yıldızların da ümidincedir. 

Yollar, yollarda nihayet içime denk, 
Sonsuzlaşarak başı boş gidincedir. 

Ben ister güleyim, ister ağlayayım, 
Sesimi yalnız kendim işitincedir. 

Âlemde gündüz gönlüme işkencedir; 
Bence bayram ufukta gün bitincedir. 

Gün Eksilmesin Penceremden 

Ne doğan güne hükmüm geçer, 
Ne halden anlayan bulunur; 
Ah aklımdan ölümüm geçer; 
sonra bu kuş,bu bahçe,bu nur. 

Ve gönül Tanrısına der ki: 
-Pervam yok verdiğin elemden; 
Her mihnet kabulüm,yeter ki 
Gün eksilmesin penceremden! 


Gün Olur Ki  /

Gun olur ki ne gokyuzu para eder, 
Ne deniz kenari, ne baglar bahceler. 
Gun olur ki ne kiz ne raki ne siir, 
Hicbir sey insani sarmaz, kandiramaz; 
Her cesmeden bos doner, elindeki tas. 
Gun olur ki cildirmak isten degildir 

Gündüz  /

Ey sâkin suları karıştıran el, 
Balıklara huzur vermiyen dalgıç, 
Ey zenginle fakir, çirkinle güzel 
Arasında keskin parlayan kılıç. 

Gündüz, ey sızlayan kalb, ağrıyan diş, 
Ey yaşamaktaki tükenmez tasa, 
Git sor niçin sana düşman kesilmiş, 
Geceden geceye uçan yarasa. 


Hatıralar  /

Bilmem ki hâtıralar, 
Ne istersiniz benden, 
Gelir gelmez sonbahar? 

Bu kanad çırpış neden? 
Cama vuracak ne var 
Ey eski hâtıralar 

Sanmayın güller açar, 
Bülbül değildir öten; 
Bu rüzgâr başka rüzgâr. 

Ne istersiniz benden, 
Bilmem ki hâtıralar, 
Gelir gelmez sonbahar? 

Her Günkü Şarkım 

Şehirde bir kasvet, 
Rüzgârda bu dâvet, 
Enginde hürriyet, 
Serde gençlik varken, 
Beyaz açılırken 
Bu mavi sularda 
Her gün binbir yelken, 
Âni bir kararda, 
Edip şehre veda, 
Niçin acep niçin 
Sen de bir geminin 
Yolcusu değilsin? 
Şehirde bu kasvet, 
Rüzgârda bu dâvet, 
Enginde hürriyet, 
Serde gençlik varken. 




Korktuğum Şey  /
 
Gün çekildi pencerelerden; 
Aynalar baştan başa tenha. 
Ses gelmez oldu bahçelerden; 
Gök kubbesi döndü siyaha. 

Sular kesildi çeşmelerden; 
Nerden dolacak bu taş nerden, 
Nergislerin açtığı yerden 
Ey kuş uçurtmıyan ejderha? 

Ne yardan geçilir, ne serden; 
Korkuyoruum bu gecelerden. 
Bel bagladığım tepelerden 
Gün doğmıyabilir bir daha.
.

      Karasevda   /

Bir kere sevdaya tutulmaya gor; 
Ateslere yandiginin resmidir. 
Asik dedigin, Mecnun misali kor; 
Ne bilsin alemde ne mevsimidir. 

Dunya bir yana, o hayal bir yana; 
Bir mesaledir pervaneyim ona. 
Altinda bir omur done dolana 
Agladigim yer penceresi midir? 

Bir koseye mahzun cekilen icin, 
Yemekten icmekten kesilen icin, 
Sensiz uykuyu haram bilen icin, 
Ayrilik olumun diger ismidir 

 

Desem Ki  /

Desem ki vakitlerden bir Nisan aksamidir, 
Ruzgarlarin en ferahlaticisi senden esiyor, 
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, 
Ormanlarin en kuytusunu sende gezmekteyim, 
Senden kopardim ciceklerin en solmazini, 
Topraklarin en bereketlisini sende surdum, 
Senden tattim yemislerin cumlesini. 

Desem ki sen benim icin, 
Hava kadar lazim, 
Ekmek kadar mubarek, 
Su gibi aziz bir seysin; 
Nimettensin, nimettensin! 

Desem ki... 
Inan bana sevgilim inan, 
Evimde senliksin, bahcemde bahar; 
Ve soframda en eski serap. 
Ben sende yasiyorum, 
Sen bende hukum surmektesin. 
Birak ben soyleyeyim guzelligini, 
Ruzgarlarla, nehirlerle, kuslarla beraber. 
Gunlerden sonra bir gun, 
Sayet sesimi farkedemezsen, 
Ruzgarlarin, nehirlerin, kuslarin sesinden, 
Bil ki olmusum. 
Fakat yine uzulme, musterih ol; 
Kabirde boceklere ezberletirim guzelligini, 
Ve neden sonra 
Tekrar duydugun gun sesimi gokkubbede, 
Hatirla ki mahser gunudur 
Ortaliga dusmusum seni ariyorum. 

 

Güneşe Ait Çocuk  /

Güneşin arkasında görünen çocuk, 
eliyle güneşi gösterir durur. 
camlar arkasında düşünen çocuk, 
hırsından camlara yumruk savurur. 

Camlar arkasında bekleyen çocuk, 
üç mevsim güneşin seyrine dalar; 
ve kışın güneşi özleyen çocuk, 
diliyle buğulu camları yalar. 

Güneşe kavuşabilmek için çocuk, 
gündüzün boş yere çırpınır durur. 
Nihayet, nihayet geceleyin çocuk, 
koynunda güneşle beraber uyur. 

 

Otuz Beş Yaş  /

Yas otuz bes! Yolun yarisi eder. 
Dante gibi ortasindayiz omrun. 
Delikanli cagimizdaki cevher, 
Yalvarmak, yakarmak nafile bugun, 
Gozunun yasina bakmadan gider. 
Sakaklarima kar mi yagdi ne? 
Benim mi Allahim bu cizgili yuz? 
Ya gozler altindaki mor halkalar? 
Neden boyle dusman gorunuyorsunuz; 
Yillar yili dost bildigim aynalar? 
Zamanla nasil degisiyor insan! 
Hangi resmime baksam ben degilim: 
Nerde o gunler, o sevk, o heyecan? 
Bu guler yuzlu adam ben degilim 
Yalandir kaygisiz oldugum yalan. 
Hayal meyal seylerden ilk askimiz; 
Hatirasi bile yabanci gelir. 
Hayata beraber basladigimiz 
Dostlarla da yollar ayrildi bir bir; 
Gittikce artiyor yalnizligimiz 
Gokyuzunun baska rengi de varmis! 
Gec farkettim tasin sert oldugunu. 
Su insani bogar, ates yakarmis! 
Her dogan gunun bir dert oldugunu, 
Insan bu yasa gelince anlarmis. 
Ayva sari nar kirmizi sonbahar! 
Her yil biraz daha benimsedigim. 
Ne donup duruyor havada kuslar? 
Nerden cikti bu cenaze? Olen kim? 
Bu kacinci bahce gordum tarumar. 
N'eylesin olum herkezin basinda. 
Uyudun uyanamadin olacak 
Kim bilir nerde, nasil, kac yasinda? 
Bir namazlik saltanatin olacak. 
Taht misali o musalla tasinda. 

 

Kulak Ver Ki...  /

Kulak ver ki havasında bahçemizin, 
Gök maviliğinden, dal yeşilliğinden 
Bir türkü söylenmede kendiliğinden; 
Nasıl dinlersen öyle, sen veya hazin. 

Kulak ver, dolaşan ruhumuzu tel tel; 
Dallardaki tomurcukları ürperten 
Bir türkü söylenmede kendiliğinden; 
Dinlenmedikçe ömrün artar, öyle güzel!

 

Sen de Her Şey Gibi  /

Sen de her şey gibi,yakınımda iken, 
Sen de oluyorsun gözlerimde diken. 
Git,git benden uzak,uzak bir yere git; 
Ne olur,içimde her zaman bir ümit, 
Her uzak şey gibi öyle yalnız hayal, 
Yalnız rahiya,renk,şarkı halinde kal

 

ilk sayfa   edeb-i-yat

  ''plusque''....17 nisan 2003