selimpek7.sitemynet.com
Anasayfam
Odunpazarı 1
Odunpazarı 2
Odunpazarı 3
Odunpazarı 4
Odunpazarı 5
Anılar 1
Anılar 2
Anılar 3
Anılar 4
Bizim Ev
Hazırlıklar
Tebrikler
Basından
Bizim Sokak

Anasayfam


slmpek.jpg

Odunpazarı Evleri Konuk Defterim

Ad,Soyad:

E-mail:

Web Adresi:

Mesaj:

ANA SAYFA

ESKİŞEHİR
ODUNPAZARI SOKAKLARI

ODUNPAZARI RESSAMI SELİM PEK
Kentler meydanlarıyla, yapılarıyla, cadde-sokaklarıyla, insanlarıyla etkiler sanatçıları. Her gün önünden geçtiğimiz bir yapıyı sanatçının eserinde gördüğümüzde farkına varır, severiz.
Kentler sanatçıların eserleriyle, yaşar, sanatçıların eserleriyle esvilir. Sanatçıların eserleriyle tanıtılır. Hatta sanatçıların eserleriyle kentlere aşık olunur.
İstanbul'u Orhan Velinin, Yahya Kemalin, A.Hamdi Tanpınarın şiirlerinde, Sait Faikin öykülerinde, İbrahim Çallının, Hikmet Onatın resimlerinde, Semih Balcıoğlunun karikatürlerinde, Ara Gülerin, Sami Günerin fotoğraflarında tanırız, severiz. Parisin de Pragın da, Viyananın da, Londranın da, New Yorkun da, Madridin de ressamları, şairleri, yazarları fotoğrafçıları, sinemacıları vardır.
Leonardo Renevdo Kentler severek yaşandığı için kenttirler, sevildikleri içinde yaşarlar diyor. Avrupa kentleri bin, iki bin yıllık kentlerdir. Evleri, sokakları, meydanları ilk yapıldıkları, düzenlendikleri gibi sürüp geliyor. Avrupalı kent sevgisini, kent anılarını yaşatarak yaşıyor. Eskişehir Yediler semtinden aşağı yüz yıllık bir geçmişi var. Yüz yılda üç-dört kez yapıları yıkılıp, tek katlıdan çok katlı yapılmış her yıkılıp yeniden yapılmasında kent anılarını, sevgilerini ve geleneğini de yok etmiştir. Yedilerin üst kesimi, yukarı mahalle denilen Odunpazarı yapıldığı gibi kalmış, 1970 li yılların başında çıkan SİT alan denilen koruma yasasıyla korunmaktan çok terk edilmeye bırakılmış, kalanlarla son yıllarda bir Odunpazarı yaratılmaya çalışılıyor.
Bugün Odunpazarı Evlerinin pek azında o evlerde doğmuş, büyümüş, o sokaklarda çocukluğunu geçirmiş insanımız yaşıyor. Odunpazarında sonradan yerleşenler olsada, daha o evlerde doğanlar yaşıyor. Selim Pek bu evlerden birinde doğmuş görevi gereği uzaklarda yaşamış sonra tekrar yuvaya dönenlerden denilenlenlerden biri olmuş eserlerinde Odunpazarını ve sokaklarını resimliyor. Terk edilmiş denilen Odunpazarından yeni Odunpazarı yaratmaya katılmış. Odunpazarını sevdirmek için fırçayı eline almış sokak sokak resimliyor.
Selim Pek bu resimlerini şimdi 17 Marta kadar Büyükşehir sanat Merkezi sergi salonunda sergiliyor. Sokaklarında sabah akşam geçtiğimiz, çocukluğumuzdan beri bildik evleri sokakları bizlere sunuyor. Bu eve buradan baktınmı, bu sokağı gördün mü? diye sorarcasına gözümüzün önüne getiriyor. Anılarımızı yaşatıyor.
Selim Pek emekli bando astsubayı. İlk resim derslerini Oryantalist ressam Kamil Aslanger'den almış, 1982 yılından beri çalışmalarını sürdürüyor. İstanbul Askeri Müzede ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunuyor. 1995 yılından beri Yaşayan Asker Ressamlar Sergilerinde yer alıyor. Gaziantep'te, Erzincan'da, Çorlu'da daha önce kişisel sergilerini açmış. Eskişehir Sanat Derneğinin 13 ve 14. sergilerinde yer almış, derneğin üyelerinden. Eskişehir'in 1940lı yıllarda Halkevleri döneminde resimleri yapılmıştır. Ne yazık ki pek az ressamın eserlerine girebilmiştir. Eskişehir ressamı, Odunpazarı diyebildiğimiz bir Erdoğan Ulukan vardır bir de Beytullah Heper şimdi Odunpazarında yoğunlaşmış bir de Selim Pek var. Eskişehir'i sanatçılarımızın eserleriyle tanıtabiliriz, sevdirebiliriz. Selim Pek Eskişehir'de bu ilk kişisel sergisinde bunu gündeme getiriyor. Odunpazarı çocuğu Pek'e teşekkürler.
ŞEHABETTİN TOSUNER
SAKARYA GAZETESİ

ODUNPAZARI YARATILIRKEN
RESSAM-FOTOĞRAFÇI SELİM PEK
Kentlerin ruhlarını sanatçılar yaratır. Şairin güzel bir şiiri, usta bir elden çıkmış kentin amblemi, güzel bir resimi, fotoğrafı. Bir öyküsü-romanı. Bir tiyatro eseri, bir şarkısı-türükü bizi büyüler, kenti severiz, aşık bile oluruz. Bu ruh yaratılmamışsa yavan kalır, gözümüze gri görünür. Hep bir şenlik isteriz. Sanat bize hep sevmeyi öğretir, yaşamayı öğretir. Sanatın eksik kaldığı yerde yaşam büyümez. Odunpazarı yaratmak için, son kalan evler restore ediliyor. Yok olmuş evlerin aynısı yapılıyor. Sokaklar güzelleştiriliyor. Lületaşımızı, el sanatlarımızı öne çıkaracak el sanatları çarşısı yaratılıyor. Bazı evler yemekler sunuyor, yeni tadlar yaratabilir miyim? diye. Odunpazarı diye kitaplar, dergiler yayınlanıyor. Yapılan yaratılan birşeyler var ama bir eksiği var. O da Odunpazarının yaratıcı yüreği, güzelleştiricisi, ruhunu yaratacak sanat muhiti. İşte bu çevreye orada ortam yaratamadık. Ne demişti, Uluslararası Odunpazarı Sempozyumunda Lefkoşe (KKTC) Belediye görevlisi imar Arap Ahmet semtini yeniden yarattık sanat çevresini çekinceye kadar canlandıramadık, herşey yavan kalmıştı.Odunpazarı da Odunpazarı olamıyor. Selim Pek, bir Odunpazarı ressamı. Açtığı sergisinde Odunpazarı sokaklarını, evlerini tablolarıyla sergiledi. Doğup büyüdüğü sokakları bir bir taşıdı eserlerinde sevdirmek için. Sergisinde sokak sokak gezdirdi Odunpazarını. Konu mu yoktu şovelesinde, paletinde? O Odupazarına aşıktı, Odunpazarı ona, anlat beni diyordu. Güzel Odunpazarı resimleri yarattı.
Geçen gün Eskişehir Sanat Derneğinin gelenekselleştirdiği fotoğraf sergisinde Selim Pek'in de fotoğrafları vardı. Ressamlığı kadar fotoğraf sanatçısıydı. Derneğin geçen yıl Aydında açtığı sergisinde de görmüştük eserlerini. Selim Pek fotoğrafta da Odunpazarını getiriyor. Odunpazarı evlerinden kapı detayları, yine sokaklar, Kurşunlu Camiden görüntüler. Ben buradan bakmamıştım, bunu görmemiştim dedirten fotoğraflar.
Resimden fotoğraf geçmek ya da resimle fotoğrafı at başı koşturmanın sanatçılarda yarattığı farklılığı Selim Pek'in resimlerinde de, fotoğraflarında da görüyoruz. Fotoğrafları estantane fotoğraftan sanat fotoğrafına geçiyor. Önüne hep kurallarında kareler çıkıyor gibi görünüyor. Esasında resimden gelen birikimle fotoğraf sanatçısı gördüğünün içerisinden kareleri çıkarıyor. Zaten onu fotoğraf sanatçısı kılan da o oluyor. Selim Pek'in Kurşunlu Cami fotoğrafında bu anlattığımızı görüyoruz. Sanki bacalar caminin minaresi, kubbesi bir bir resim yaparcasına yerleştirilmiş, ışığı da unutmadan. Sergiyi iyi fotoğrafları kadar değişik açılardan Odunpazarını taşımış.

ŞEHABETTİN TOSUNER
SAKARYA GAZETESİ
05.KASIM.2008

ODUNPAZARI EVLERİ

Eskişehir'in Odunpazarı semti kentin güney kesimindeki tepelerin üzerine kurulmuştur. Osmanlı sivil mimari örneklerini koruyan kent, kıvrımlı yolları, çıkmaz sokakları, ahşap süslemeli bitişik düzenli, cumbalı evleri ile örf, adet ve geleneklerini koruyarak bir bütün olarak günümüze kadar gelmiştir.
Odunpazarında dinsel ve sosyal amaçlı yapılar, kamu yapıları ve ticari yapılar bulunmaktadır. Kurşunlu Camii ve Külliyesi, Çoban Mustafa Paşa tarafından 1525'de bir külliye halinde yapılmıştır. Akoğlan Camii, Müftü Camii, Tiryakizade Hasan Paşa Camii, Sivrioğlu Camii, Şeyh Şehabettin Türbesi, dini yapıların en önemlileridir. Kamu yapılarının başında Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi üslup ve yapısal özellikleri taşıyan Atatürk Lisesi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi (eski Askerlik Şubesi) ve Mal Hatun İlkokulu gelmektedir. Odunpazarı Semti, "Odunpazarı Tarihi ve Kentsel Sit Alanı" olarak tescil edilerek korunmaya alınmıştır.
Odunpazarı konutları genelde iki tip olarak yapılanmıştır. İlk tip konutların girişleri sokaktan, bahçeleri arkadadır. İkinci tip konutlar ise bahçeler önde, konutlar bahçe içinde olacak şekilde; 1, 2, veya 3 katlı olarak yapılmışlardır. Konutlar genelde bir sofa ve etrafındaki odalardan oluşmaktadır. Çok katlı konutlarda zemin kat, mutfak, depo gibi servis hizmetlerine ayrılmış olup, yaşam üst katta sürmektedir. Konutların ön cephelerindeki iki tarafa pencereli köşe odası, daha büyük ve önemlidir.
Odalarda, genelde pencerelerin önünde oturma sedirleri vardır. En az bir duvar, ahşap işçiliğinin en güzel örneklerini veren dolaplardan oluşmaktadır. Ayrıca, duvarlarda günlük kullanım eşyaları için raf ve nişler vardır. Katlar arasındaki hareketliliği sağlayan sofa, aynı zamanda konutların en büyük mekanıdır. Misafirlerin ağırlanması için, selamlık denilen bir mekan bulunur. Konutlar harem ve selamlık kısımları ile çift bir evi andırmaktadır.
Geniş saçakları, kapıları, pencereleri, konsolları, tavanları, dolapları ve diğer ahşap işlerinde büyük bir ustalık ve zevk örneği gösteren konutlarda, kalem işçiliği ve oyma sanatının en güzel örnekleri görülebilir. Konutlarda yapı malzemeleri olarak ahşap, kerpiç ve moloz taş kullanılmıştır. Çatı örtüsü genelde oluklu kiremittir.

Evler yaşanmışlıklarıyla, solgun renkleri, mimarisi, görkemi, çekici görünümleriyle Eskişehir'de bir kültür abidesi olarak kentin anılarını saklar. Bu değerleriyle ressam Selim PEK'in ilgisini çekmeyi başarır.
Çift katlı ahşap evlerin açıldığı dar sokaklar, onurlu geçmişini korumaya çalışan evler, ressamın fırçasıyla umudu, yaşam coşkusunu, Anadolunun sıcaklığını yaşar.
Duygulara boyalar katılır, renklere dokunur pencere arkasında umutla bekleyen gözler, ninelerimiz, dedelerimiz yeniden hayat bulur tuvallerde.
Küçük bir yerleşimin bir parçası olan evler resimlerin odağında yer alır. Bol ışıkla yıkanan renkler resimlerin görsel anlatısını güçlü kılmaktadır.
Günümüzdeki çarpık şehirleşmeye, Odunpazarı evleri direnir. Geçmişin güzelliklerini yansıtarak taşıdığı umut ve sevgi yüküyle, kazandığı görsellik renk, renk, ışık, ışık, tuvallerde yerini alır.
Selim PEK Anadolu nun bu güzel şehrinin evlerinin tüm duyarlığı ile bilgi ve yeteneği ile resimler ve hayran olduğu bu kentin görünümlerine heyecanla renk ve ışık armonileri üzerine katar. Fırçasında ki harçla. Ev resimleri üzerine yoğunlaşır ve özgün sanat anlayışıyla, Eskişehir insanı, evleri ve doğasını tanımak için bizlere çok önemli güzellikleri sunar.
SEVGİ KOÇ

ANA SAYFAM





selimpek@yahoo.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın