|
RESİM SÖZLÜĞÜ A dan Z ye
Resim Sözlüğü (A-Z)
A
ALLEGORİ (ALLEGORY) : Bir öykü, bir düşünce ya da kavramın figüratif bir simge halinde betimlenişi.
ATMOSFER (ATMOSPHERE) : Sanat yapıtının izleyici üzerinde bıraktığı etki, nedeni olduğu ruh hali.
B
BAKIŞ AÇISI ( VIEWPOINT, VANTAGE POINT) : Sanatçının bir konuyu resmetmek için baktığı varsayılan nokta.
BİÇİM (SHAPE) : Bir nesnenin görme ya da dokunma duyuları ile algılanmasını sağlayan kendine özgü gerçekliği.
BİRLİK (UNITY) : Resimde tüm öğelerin koordinasyonu ile asıl temanın, amacın vurgulanacağı bir birlik yaratılması.
C
ÇEŞİTLİLİK (VARIETY) : Resimdeki ana temanın birliğinin çerçevesi içerisinde canlı ve zengin bir çeşitliliğin de elde edilebilmesi resmin albenisini arttıran önemli bir unsurdur.
ÇİZGİ (LINE) : Nokta olarak başlarlar ve her yönde "düz, kıvrımlı, kırık, kalın/ince, koyu/açık" olabilirler.
ÇİZGİSEL (LINEAR) : Sanatın çizgilere ilişkin yanları.
D
DENGE (BALANCE) : Dengenin sanatta nasıl kullanıldığı "tahtaravalli"yi modeli ile kolayca anlayabilirsiniz. Aynı kilodaki iki kişi "simetrik" olarak oturduklarında oluşan denge, farklı kilolardaki kişilerle de "asimetrik" oturmalarla sağlanabilir; bu ikinci hal "dinamik denge" olarak da nitelendirilebilir.
DERECELENDİRME (GRADATION) : Tonlarla, taramalarla vb. ile dereceli etkilerin yaratılması.
DERİNLİK (DEPTH) : Resimde oluşturulan planlar ile elde edilen derinlik duygusu veya yanılsaması.
DIŞ SINIR (CONTOUR) : Bir biçim(shape)in veya hacim(form)in dış çizgisi veya en dış kenarı("siluet"i).
DOKU (TEXTURE) : Bir sanat yapıtının yüzeyinin görünümü ve/veya hissedilmesi, ki düz ve/veya parlaktan kaba ve/veya mata kadar çeşitlenebilir.
H
HACİM (FORM) : Heykel gibi, mekanda yer işgal eden bir kütleye veya hacime dairdir. Bu yanılsamayı sağlayabilmek için sanatçılar modle etme (modelling) veya tarama(hatching) gibi teknikler kullanırlar.
HAREKET (MOVEMENT, DYNAMISM) : Enerjisi veya gücü var gibi görünen , resimlerin devinim halinde olduğu izlenimi veren yanları. Bu devinim aslında gerçekte yoktur; ancak öznelerin akla getirdiği gayretkeş eylemlerin yarattığı yanılsamadır.
I
İKONOGRAFİ (ICONOGRAPHY) : (1) Dinsel içerikli sanat yapıtlarında dinsel olay ya da kişi ile ilgili tipleşmiş hatta bir ölçüde standartlaşmış biçim düzenlerini veya kalıplarını inceleyen bilimsel disiplin. (2) Simgesel dil.
K
KARŞITLIK (CONTRAST) : Resmin diğer tüm unsurları arasındaki karşıtlıklar resmin anlatım olanaklarının en önemli unsurlarından birisidir.
KOMPOZİSYON (COMPOSITION) : Bir sanat yapıtında öğelerin düzenlenmesi - bir ölçüde iskelete benzetilebilir - vazgeçilemez ancak görünmez olan alt yapı...
M
MEKAN (SPACE, ESPAS) : Sanatçıları özellikle ilgilendiren yanılsamalar arasında - aslında düz olan resim yüzeyinde yaratılan - mekan duygusu da önemli yer tutar. Bu mekan duygusu çeşitli yöntemler ve hileler ile elde edilir. Bunlardan birisi nesneleri birbirleri ile mantıki ilişkiler içerisinde yerleştirmektir. Bir başka gelenek, ölçeğe dikkat etmektir. Renkler arası ilişkiler de - koyular izleyiciden uzaklaşır; açıklar ona doğru gelirler- ussal mekan yanılsaması yaratmak için yararlıdır.
MODLE ETME (MODELLING) : Resimde gölgeleri, gölgelemeyi ve ışıklı noktaları kullanarak biçimlerin gerçek oldukları ve hacme sahip oldukları yanılsamasını sağlama tekniği.
MOTİF (PATTERN) : Bir yapıtta yinelenen çizgi ve renklerin her birine verilen ad.
O
ORAN (PROPORTION) : Resimde oranlar ile çok farklı yanılsamalar sağlanabilir.
ÖNE ÇIKARMA (EMPHASIS) : Resmin içindeki bir veya bir kaç öğenin vurgulanması.
R
RENK (COLOR) : Üç temel renk vardır : kırmızı, mavi ve sarı. Siyah renk değildir; çünkü üzerinde ışığın yansıyabileceği boya yoktur. Beyaz ise gökkuşağındaki tüm renklerin yutulmasından kaynaklanır.
RENK (HUE) : Renk tonu, renk. Bir renge daha teknik ve spesifik olarak deyinilirken kullanılır.
RETROSPEKTİF (RETROSPECTIVE) : Retrospektif, "geriye bakış" anlamına gelir. "Retrospektif Sergiler" ise bir sanatçının sanat yaşamı boyunca gerçekleştirdiği yapıtlardan örneklerin irdelendiği ve değerlendirildiği toplu sergilemeler için kullanılan bir terimdir.
RİTM (RHYTHM) : Gözle görülebilir devamlı biçimlerin tekrarı ile elde edilen akıcılık veya devamlılık. Ölçülü vurguların kullanılması. Renkler, motifler veya fırça ve/veya spatul darbeleri ile yakalanan müzikaliteler...
S
SHADE(İngilizce) : Bir rengi daha koyu yapmak için siyah eklenir ise, ortaya çıkan renge "shade" denir.
SICAK (WARM) : Bazı renkler bize sıcak şeyleri anımsatırlar, kırmızılar gibi. Kırmızılardan ve sarılardan elde edilen renkler- toprak tonlarında olduğu gibi güçlerini yitirseler de- sıcak renklerdirler.
SİMETRİ, ASİMETRİ (SYMMETRY, ASYMMETRY) : Simetri, parçaların orta eksenin iki yanında, biçimlerin, motiflerin ve renklerin eşdeş olacakları biçimde düzenlenmeleri sonucunda har iki yarımın birbirinin yansıması olmasıdır. Asimetri ise, orta çizgi ile bölünen karşıt yanların parçalarının eşdeş olmadığı bir düzenlemedir.
SOĞUK (COOL) : Bazı renkler bize soğuk olan şeyleri anımsatırlar; buz grileri veya teskin edici maviler gibi. Her renk beyaz katılarak daha "cool" yapılabilir.
T
TINT(İngilizce) : Bir renge onu daha açık yapmak için beyaz eklendiğinde ortaya çıkan renk bir "tint"tir.
TON (TONE) : Boyalı bir cismin planlarının aydınlık ve karanlık dereceleri. Nesnelerin çeşitli bölgeleri birbirleriyle karşılaştırıldıklarında, aralarındaki açıklık ve koyuluk farklarına ton denir.
TOPLUMSAL ÇERÇEVE, KAPSAM, BAĞLAM (CONTEXT) : Bir yapıtın içinde gerçekleştirildiği sosyal veya tarihsel ortam. Tüm sanatçılar etkileşim içinde oldukları değerleri ve gelenekleri olan sosyal çevrelerde çalışırlar. Bir sanat yapıtının içinde gerçekleştirildiği koşullar üzerine düşünmek üç açıdan önemlidir. İlki , onu gerçekleştiren sanatçı veya içinde yaratıldığı kültür hakkında bilgi edinmemizi sağlamasıdır. İkinci olarak gözden kaçırmamız gereken bir nokta, bir yapıta baktığımızda veya ondan bir şeyler öğrendiğimizde, bunların içinde yaşadığımız zaman, deneyimlerimiz ve inançlarımız nedeniyle önyargılı olabileceğinin bilincine varmaktır. Bizim yorumumuz, resmin yaratıldığı devirdeki yorumdan oldukça farklı olabilir. Üçüncü olarak, bir yapıtın bir kitapta yer alan imgesinin, gerçekleştirildiği yapı içerisinde olduğundan da, halkın izlemesi için konduğu müzeden de farklı algılanacağıdır. Bir sanat eserinin içinde yer aldığı güncel kapsam da bizim onun hakkında ne düşündüğümüz üzerinde belirleyici olabilir.
U
UYGULAMA SÜRECİ/ İCRA (PROCESS) : Yapıtın gerçekleştirilmesinin özellikleri, ayrıntıları, verileri.
UYUM (HARMONY) : Bütünü meydana getiren ilgili öğelerin/parçaların kendi aralarındaki iletişimi. W.Kandinsky`e göre : "Armoni, kompozisyondur." Müzikten ödünç alınan bu terim, resim unsurlarının tatmin edici veya hoşa gidecek biçimde düzenlendiği duygusunu dile getirir.
V
VALÖR (VALEUR, DEĞER) : Bir tonun göreceli şiddeti veya bir tona ait kuvvet. Bir tondaki ışık ve gölgelerin derecesinin getirdiği fark. Renklerin içlerindeki siyah ve beyaz ile ilgilerinden doğan koyu-açık farklarına, değerlerine renklerin valörleri denir.
SULUBOYA RESİM TEKNİĞİ
Sulu boyalar, su ile karıştırıp çalışıldığı için bu ad verilmiştir. Bu boyalarla yapılan resimlerin kendine özgü tekniği vardır. Boyanın yapısının da etkilediği özellikler şunlardır; Sulu boya şeffaf olduğu için, boyanın altında kalan kurşun kalem izleri dahi gözükür.Yan yana sürülen iki renk, suyun yardımı ile kaynaşır .Böylece renkler arasında hoş bir pasaj(geçitler) elde edilir.Çalışırken renklerin açıktan koyuya olan değerleri, boyanın istenilen derecede sulandırılması ile sağlanır.Beyaz boya guaj resimde kullanılır. Sulu boyada ise kağıdın beyazlığından yararlanılması resme güzellik veren teknik özelliklerden biridir.
SULUBOYA: Piyasada kutular içerisinde kuru ve yaş olarak satılır. Kuru olanlar, her renk ayrı ayrı kalıplara dökülmüş biçimdedir. Yaş olanlar da havası alınmış tüpler içerisinde bulunur. Alırken kolay ve çabuk eriyenler tercih edilmelidir. Çünkü sulu boya resim, diğer tekniklere göre daha çabuk çalışmayı gerektirir.
KAĞIT: Sulu boya ile resim yapılacak kağıt kalın, sert ve pütürlü olmalıdır. İnce ve yumuşak olan kağıtlar ıslandığı zaman kabarır ve dalgalanır. Pütürlü kağıtlarda ise fırçanın kağıt üzerinde boyayamadığı ufak beyaz çukurlar, resme daha şeffaf ve canlı hava verir.
RESİM ALTLIĞI: Çalışma sırasında resim kağıdı, bir altlık üzerine tespit edilir. Altlık resim yapacağımız kağıdın ölçüsünden biraz büyük, taşınması kolay, sert ve düzgün malzemeden olmalıdır. Bu malzeme tahtadan olabileceği gibi, çok kalın mukavva, duralit veya sunta da olabilir. Resim kağıdı altlık üzerine kıskaç veya yapışkan bantlarla dört köşesinden iyice tutturulmalıdır.
FIRÇALAR: Sulu boya çalışmalar için en uygun fırçalar, samur kılından yapılanlardır. Bu çeşit fırçalar su ile ıslandığında kılları toplanır ve ucu sivrileşir. Sivrilen ucu ile ince çizgiler çizilebileceği gibi, kağıt üzerine fırçayı bastırarak çalıştığımızda da geniş yüzeyleri boyayabiliriz. Sulu boya çalışmalarında biri ince, biri kalın olmak üzere iki samur fırça kullanmak çok yararlıdır. İşi biten fırçayı yıkayıp kuruladıktan sonra düzgün kalacak şekilde saklamalıdır. Kılları üzerinde uzun süre duran fırçalar bükülür ve düzelmesi bir hayli zor olur. Ucu bükülen fırçaları su buharına tutarak düzeltmek mümkündür.
SU KABI: Sulu boya resim çalışmalarında renklerin canlı ve şeffaf kalması için bol temiz su kullanılmalıdır. Birinde fırçayı yıkamak, diğerinde boyayı sulandırmak için iki su kabı gereklidir. Su kaplarının yarım litreye yakın su alacak büyüklükte ve ağzının geniş olmasına dikkat edilmelidir. Temiz konserve kutuları, plastikten yapılmış çeşitli kaplar ve kavanozlar bu ihtiyacımızı karşılayabilir.
SÜNGER: Çalışmaya başlamadan önce kağıdı ıslatmak, resim üzerinde ki fazla su ve boyaları almak için sünger kullanılır. Yanlışlıkla sürülen renkleri, tamamen olmasa bile ıslak süngerle silerek düzeltmek mümkündür.
SULU BOYA İLE ALIŞTIRMALAR: Sulu boya çalışmalarına bazı alıştırmalar yaptıktan sonra başlamak çok yerinde olur. Çünkü sulu boya resimde başarılı olabilmek için, kullanılan araç ve gereçlerin özelliklerini bilmeliyiz. Alıştırma çalışmaları şu sıra ile yapılır; Resim kağıdı tamamen ıslatıldıktan sonra pütürlü yüzü üste gelecek şekilde altlık üzerine avucun yan tarafı ile düzleştirilir. Sonra köşelerden raptiye ya da zamklı şeffaf bantlarla altlığa tespit edilir.
ÇALIŞMA ANI: Suyu emerek matlaşan resim kağıdı üzerine boyalı fırçalarla çizgiler, şekiller yapılmalıdır. Fırçayı bazen bastırarak geniş yüzeyler boyamalı, sivrileşen ucu ile de çizgiler çizilmelidir. Bu arada aynı rengi sulandırarak koyudan açığa doğru değişik tonlar elde edilmelidir. Ayrıca değişik renkleri yan yana sürerek geçitler ( pasajlar ) yapılmalıdır. Böylece sulu boya resmin özellikleri hakkında alıştırma yaparak bilgi edinilir. Bundan sonra da konulu çalışmalara geçiler.
SULU BOYA RESİM NASIL YAPILIR ? Konu önce resim kağıdı üzerine ana hatları ile çizilir. Çizerken kalemi bastırmamalı ve zorunlu olmadıkça silgi kullanılmamalıyız. Çünkü koyu renkteki kurşun kalem izleri şeffaf olan sulu boyanın altından gözükebilir. Ayrıca silgi ile yıpranan yerlere sürülen renkler parlaklığını kaybeder ve kirlenir.Konunun çizimi yapıldıktan sonra, sulu boya alıştırmalarına başlanıldığı gibi kağıt ıslatılır. Genellikle bu iş, musluk altında kağıdın ıslatılması ya da su dolu kovaya batırılması şeklinde olur. Islatılan kağıt yine alıştırmalarda yapıldığı gibi resim altlığına tespit edilir. Sulu boya çalışmalarında kağıdı ıslatmakta ki amaç, boyanın tekniğe uygun yayılışını sağlamaktır. Eğer kağıt kuru olursa, sürülen boya kuruduğunda keskin bir sınır bırakır. Bu da tekniğin gerektirdiği yumuşaklığı ve renklerin kaynaşmalarını sağlamaz. Ancak ıslatılan kağıtta, hemen boyama işlemine başlamak da hatalıdır. Çünkü bu durumda boyalar istenilenden fazla yayılacağından desendeki şekillerin sınırları kaybolur. En uygun ıslaklık derecesi, kağıdın nemli kalmasıdır. Çalışma sırasında kuruyan kısımlar olursa yeniden süngerle ıslatılmalıdır.Kullanılan boyalar tüplerdeyse palete sıkılır. Eğer kuru cinsten ise boyalar yumuşasın diye renklerin üzeri birkaç damla su ile ıslatılır.Boyama işlemine başlarken aradığımız renkleri denemek için ikinci bir kağıt bulundurmamızda fayda vardır. Böylece istediğimiz rengi ve renk tonunu bulmuş oluruz. Aksi durumda resme sürülen boyanın düzeltilmesi çok güçtür.Resmi boyamaya konunun hoşumuza giden yerinden başlamak çok doğrudur. Ancak geniş ve açık renk olan yüzeyleri öncelikle boyamak tekniğin gerektirdiği özelliklerdendir. Çünkü geniş yüzeyleri bir an önce bitirmek kağıdın sık sık nemlendirilmesini gerektirmez. Açık renkleri de düzeltmek ya da koyulaştırmak daha kolaydır. Sulu boya tekniğinde yanlış sürülen renkleri düzeltmek zorunluluğunda kalırsak, önce o kısmı temiz su ile ıslatır, sonra sünger ya da kuru bir fırça ile sileriz.
Çalışma sırasında renkleri üs üste sürmekten kaçınmalıyız. Fırçayı da aynı yerde devamlı sürtmemeliyiz. Çünkü renkler kirlenir ve kağıt yıpranır. Resim yapılan konu ne olursa olsun gölgeli kısımları boyarken siyahtan yararlanmayı düşünmeyip amacımıza sıcak soğuk renklerin yardımı ile çalışmalıyız...
YAĞLI BOYA RESİM TEKNİĞİ
Rönesans’tan günümüze kadar en çok uygulanan ve kabul görmüş resim tekniğidir. Yağlı boya tekniği yapım sırasında kısmen hata kabul eden bir tekniktir. İstenmeyen yerler sonradan düzeltilebilir.Yapılan resimler uzun ömürlüdür.Temizlik ve bakımı kolaydır. Yağ (bezir yağı) ve toz boyaların karışımıyla yapılmış boyalara yağlı boya denir. Bu karışımın içine katılan diğer maddeler boyanın kalitesini belirlemektedir. Yağlı boyada aranan başta gelen özelliklerden biri renklerin solmaması, diğeri, üzerinde kabuk yapmadan kurumasıdır. Yağlı boya tekniğinde iyi sonuç almak için: Resim yapılacak sathın iyi hazırlanmasına, kaliteli boya kullanılmasına, incelticilerin kaliteli olmasına, boya paleti, fırçalar ve resim sehpasının kullanışlı olmasına dikkat edilmelidir.Ayrıca güzel resimler yapmak için çok çalışmak gerekir. Çok çalışmak kaliteyi de beraberinde getirir.
Yağlıboya Resim İçin Satıh Hazırlanması: Tuval:Yağlı boya resim yapmak için kullanılan yüzeye denir.Resim sathı; karton, tahta veya şasi üzerine bez gererek yapılacak tuvallerden yapılır. Resmin boyutlarına uyan boyut ve kesitlerde ahşap şasi üzerine bez gerilerek yapılacak işlemde ahşapların kesit ve boyutu resim boyutuna göre değişir.Ahşabın kesiti 2X4 cm den başlamak üzere resim boyutu büyüdükçe kesit kalınlıkları da bez gerildiğinde esneme yapmaması için kalınlaştırılmalıdır. Şasi üzerine bez gerildiğinde boyanırken bezin yapışmamasını ve iz yapmamasını sağlamak için ahşabın bir yüzü içe eğimli olarak rendelenmelidir.Şasinin çatılması köşelerinden yapıştırma, çakma ve kamalı olmak üzere çeşitli şekillerde yapılır. Yapıştırma ve çakma ile yapılan şasilerde köşeler sabit olur.Kamalı şasilerde bez gerildikten sonra tuvalde olabilecek bollaşmalar kamaların sıkıştırılması ile düzeltilebilir.Çatılmış bir şasiye bez gerilerek çakılmalıdır. Gerilecek bezin az bükümlü iplikten dokunmuş olması halinde, gerildikten sonra tuval bollaşmaz. Bezin kaba veya ince dokulu olması isteğe göre seçilir. Ayrıca bezin sentetik elyaflı olmamasına dikkat edilmelidir.Sentetik elyaflı bezlerin elektrik yükleri nedeniyle fazla toz tutacaklarından ileride resimlerin daha çabuk kirlenmesi gibi sakıncaları olacaktır.Şasi kenarlarından yaklaşık 5 er cm. büyük kesilen bez, kenar ortalarından başlamak üzere başlı küçük çivilerle şasiye çakılır. Bezdeki iplik dokusunu şasi kenarlarına paralel olması sağlanmalıdır. Çakma işlemi sırasında ağzı geniş germe pensesi ile bezin gerilmesi iyi olur.Gerilmiş tuvallerde ve bitmiş resimlerde herhangi bir nedenle bollaşma olursa, tuvalin arkasını ıslak bir fırça veya süngerle nemlendirerek, kurumaya bırakmak ve bu işlemi bir kaç kez tekrarlamak bollaşmayı giderebilir.
Gerilmiş bezin resim yapılır hale getirilmesi : Bezin emiciliğini giderecek şekilde boyanması gerekir.En basit şekliyle; inceltilmiş plastik boya ile 2 veya üç kat, katlar arası ince zımpara ile zımparalanarak boyanır. Bu durumda tuval sathı düzgün bir hal alır. Ancak emiciliği fazladır. Son kat üzerine zımpara sürerek, terebentin ile inceltilmiş bir kat bezir yağım sürmek sathın emiciliğini azaltır. Bezirin çok ince sürülmesine özen gösterilmelidir.Aksi halde satıhta akma yapar.
Diğer tuval hazırlama şekilleri: (Bezir yağı - çinko üstübeci) + (Kazein — kaba üstübeç) karışımı, inceltilmiş bezirli doyurulmuş satha 2 kat sürülür.Yukarıda verilmiş olan karışım bez, karton veya tahta üzerine uygulandığında çok iyi sonuç alınır. Az miktarda sentetik vernik katılırsa resim sathı daha az emici olur.Karton ve mukavva en ucuz resim yapılacak malzemedir. Her tür karton kullanılabilir. Yeter ki, yukarıda bahsedilen karışımlarla doyurulup hazırlansın.Karton veya mukavvanın arkası da bezir yağı ile doyurulur. Kartonun kıvrılmamasını sağlamak için sert bir satha yapıştırılmalıdır.Tahta eski ustaların kullandığı, özellikle ikonaların yapıldığı iyi bir resim sathıdır. Ancak çalışan bir malzeme olduğundan sonradan çatlama ve eğilme yapmaması için çok iyi hazırlanmalıdır.Bugün, prese edilmiş tahta levhalar ve özellikle “kontraplak” lar sanatçılar tarafından tercih edilmektedir.
Kaliteli Boya Kullanılması Yağlı Boya Resim İçin Önemlidir : Boyama karışımı resmin kalitesini ve kalıcılığını etkiler, yağlı boya resimde boya ne kadar kalın sürülürse sürülsün kururken kabuk yapmamalı, buruşmamalıdır.Yağlı boyanın ışığa dayanaklılığı da önemlidir. Kullanılan toz boyaların iyi olması halinde boyalar solmaz. Piyasada satılan tüp yağlı boyalar üzerinde ışığa dayanıklılıklarını belirten işaretler konulmaktadır. Günümüzde boya fabrikaları, titiz çalışmalarıyla oldukça iyi resim boyaları yapmaktadırlar. Bu nedenle sanatçının boyasını kendisinin hazırlaması gibi bir sıkıntısı yoktur. Ucuz boyalarla da çok iyi resimler yapılabilir. Piyasadan boya alırken boyaların markalarından çok, boyanın içinde bulunan maddelere dikkat edilmelidir. Aynı türde boyaları birlikte kullanmak yapılacak resmin kalıcılığını uzatır.Beyaz boyalardan kurşun beyazı örtücü bir boyadır ancak, diğer boyalarla karıştırıldığında ve havayla temasında kararma yapar. Bu nedenle çinko beyazı kullanılmalıdır. Çinko beyazı, kurşun beyazı kadar kapatıcı olmamasına karşın, kararma yapmadığı için tercih edilen beyaz boyadır.Çevremizde gördüğümüz tüm renklerin (sarı, kırmızı ve mavi) üç ana rengin karışımlarından elde edilebileceğini düşünerek, boyaların satın alınması faydalı olur. Üç ana renkle ve bunların ara renkleri ile (turuncu, yeşil, mor) işe başlayarak paletteki renk çeşidini tecrübe arttıkça artırmak doğru olur.
İncelticiler ve Vernikler: Boyayla birlikte kullanılacak incelticiler de boyalar kadar önemlidir. Kullanılacak incelticinin cinsi boyanın mat veya parlak olmasını etkileyeceği gibi çatlama veya dökülmelere de neden olabilirler. En iyi incelticiler sırasıyla keten yağı, haşhaş yağı, ceviz yağı, bezir yağıdır. Terebentin kullanıldığında boyayı matlaştırır. Bu nedenle, çok az miktarda inceltici olarak kullanılabilir.Yağlı boya resim bittikten sonra tam kuruma yaptığında sathının dış etkilerden korunması için vernik kullanılır. İsteğe göre mat veya parlak olan vernik türü sentetik olmalıdır.Resim sathına yumuşak bir fırça veya püskürtme usulüyle sürülür. Vernik sürülme işleminde akma yapmaması için çok ince ve homojen olarak sürülmelidir.
Palet, Fırça, Resim Sehpası ve Diğer Gereçler:
Palet : Yağlıboyada kullanılacak boyaların tüpten sıkılarak üzerine konduğu ve karıştırıldığı; yaklaşık 30 x 40 cm. ölçülerinde plaka genellikle kontrplaktan yapılır.Palette sathın emici olmamasına ve elde tutularak kullanılıyorsa hafif olmasına dikkat edilmelidir.
Fırça: Yağlı boya resim yaparken, kullanılacak fırça çeşidi, yapılan resmin büyüklük ve çalışma türüne göre değişir. Küçük ayrımlar gösteren bir resimde ince fırçalar, büyük lekeler ve çizgiler yapılan resimde geniş fırçalar kullanılır.Fırçalar, büyüklükleri ve türlerine göre kıllarının cinsi sert ve yumuşak olmak üzere çeşitlidir. Yağlı boya resim yapımında fırça dışında gereçler de kullanılmaktadır. Bunlar da yapılacak resim türünün isteğine göre çeşitli gereçlerdir.Boya ıspatulaları, tamponlar (sünger v.b.), değişik boya püskürtücüleri ve akla gelebilecek diğer boyama türleri gibi.Günümüzde devamlı bir araştırma içinde olan sanatçı her tür boyama işlemini yapıtlarında uygulamaktadır.
Resim sehpası( şövale); sanatçılar iki tür resim sehpası kullanırlar.Biri atölye içinde kullanılan büyü ve ağır sehpalar, diğeri hafif ve taşınabilir olan atölye dışında kullanılan sehpalardır
FIRÇA BAKIMI
Fırçanızın bakımı ömürlerinin uzun olması için çok önemlidir. Öncelikle boyama sırasında bu özeni göstermek gerekiyor. Boyama bittikten sonra üzerindeki boyama artıklarının kurumaması için temizliği iyi yapılmalıdır. Bilinenin aksine tinerle temizleme yöntemi çok başarılı sonuçlar vermez. Terebentin ile kaba temizliği yapıldıktan sonra sabunla temizlenmesi durumunda, dipte kalan boya artıklarından da arınmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için ucuz bir sabun kullanabilirsiniz. Suyla birlikte fırçayı sabuna yumuşak harektelerle, fakat sabunu iyice emecek şekilde sürüp daha sonra avucunuzun içinde aynı boya sürüyormuş gibi hareketlerle suyla birlikte temizleyin. Bunu fırçada boya kalmayana kadar yapın. Ilık su daha iyi sonuç verecektir.
Palet üzerine kullabileceğiniz kadar boya koyun, yine de kullanmadığınız boya kalmışsa veya resme ara vermek zorunda kalmışsanız, bu boyanın bir sonraki oturuma kadar kurumaması için, paletinizdeki boyaların üzerini örtecek kadar su dolu bir kaba koyun. Su boyanın havayla temasını keseceği için birkaç gün kurumasına engel olacaktır.
Bildiğiniz gibi yağlıboya resim genelde bez üzerine yapılır. Özellikle amatör olarak uğraşan kişilerin kendi tuvallerini hazırlamayı bilmememelerinden veya hazır tuval bulamamalarından dolayı yağlıboya çalışma yapamadıklarını biliyorum. Daha sonra başlangıçta yeterli olabilecek tuval hazırlanışını yazacağım. Ancak yağlıboyanın herzaman bez üzerine yapılmadığını da belirteyim. İyi bir kağıt, duralit, mukavva veya mdf üzerine de çalışabilirsiniz. Hatta pek çok profesyonel ressam, kağıdın bezden daha iyi bir taşıyıcı olduğunu düşünür. Ancak çalıştığınız yüzeyin emiciliğine göre, boyanın taşıyıcı tarafından emilmemesi için yüzeyi astarlamanız gerekir. Bu astarın niteliği de yine çalıştığınız malzemeye göre değişir. Beyaz plastik boya ve tutkalın karışımından oluşan bir astar kullanabileceğiniz gibi nispeten yeni sayılan, duvar için kulandığımız mat yağlıboyalar da kullanılabilir. Ayrıca nalburda bulabileceğiniz dolgu vernikleri de bir çözümdür. Hatta bu malzeme bez tuvale uygulandığında boyanın tuval tarafından emilmesinin de önüne geçecektir. Piyasada hazır astarlar da bulunmaktadır.
Yağlıboyanın elbette kendisine göre özellikleri ve çekiciliği var. Ancak yeni başlayanlar için akrilik boya da uygun bir çözümdür. Yağlıboya çalışmadan önce bu malzemeyi denemenizi de öneririm. Suyla inceltildiği için daha pratiktir, üstelik suluboya veya yağlıboya tarzında çalışmaya da uygundur. Ancak çok çabuk kuruyan bir boyadır. Bu özelliği kimi ressam tarafından tercih edilirken bazılarına göre olumsuz bir özelliktir. Bu çalışma tarzınızın belirlediği bir durumdur. Çabuk kurumayı engelleyen medyumları da tercih edebilirsiniz.. Bunun dışında akrilik boyaya farklı etkiler katan çok değişik malzemeler de bulunmaktadır. Olumsuz yanlarından birisi kuruduktan sonra tonun biraz koyulaşmasıdır. Bu sorunu da zamanla deneyim kazanarak giderebilirsiniz. Ayrıca yağlıboya yapacağınız bir resimde, astar boyamayı çabuk kuruduğu için akrilik boya ile de yapabilirsiniz.
Yağlıboya resimlerin korunması, güzel görünmesi, parlama farklılıklarının giderilmesi için vernik uygulanır. Ancak verniklemenin resmin tam olarak kuruduktan sonra yapılması gerekir. Bu süre ise yaklaşık 6 aydır. Bu süreyi beklemeden, çeşitli nedenlerle bilinçli olarak verniklemeyi tercih eden ressamlar vardır, bunu yanlış veya doğru olarak niteleme amacı taşımıyorum. Erken verniklemenin sakıncalarını burada belirtmekle yetiniyorum. Öncelikle alttaki boya kurumadığı için ilerde verniğin ve boyanın çatlama riski vardır, ayrıca özellikle beyaz renklerde kararma görülebilir. Çok erken vernikleme yapıldığında, boya ilk kuruma aşamasını da geçmediği için vernik boyanın çözülüp yayılmasına neden olabilir. Ayrıca vernikleme konusunda hiç bilgisi olmayanlar için belirtmekte yarar var, resim için kullanılan vernik bu iş için özel olarak üretilir, yani nalburdaki ahşap için olan vernikleri kullanmayın, buna tanık olduğum için yazayım dedim. Yine şimdilik belirtmekle yetineyim, yağlıboya resimde çeşitli amaçlar için kullanılan değişik özellikte vernikler vardır. Özellikle size gerekli olanın hangileri olduğunu öğrenmek için malzemeyi aldığınız yere sorun. Malzemenizi, sattığı malzemeyi tanıyan yerlerden almayı tercih edin.
Uzun süre kullanılmadığı için kapakları donan tüpleri açmak da tam bir sorundur. Eğer durum çok vahim değilse, çakmakla tüpün kapağını biraz ısıttığınızda kolayca açıldığını göreceksiniz. Ancak bu tür bir kurumaya baştan izin vermemek için, kullandıktan sonra tüpün kenarındaki boyayı temizlemeye özen göstermelisiniz.
Resminizi gün ışığında yapmanızı öneririm. Sarı ışıkta renkleri doğru göremezsiniz ve resminize gün ışığında baktığınızda, gözünüze aynı güzellikte görünmeyebilir. Eğer gün ışığından yararlanma olanağınız yoksa floresan lambayı tercih edin, renklerdeki sapma normal veya halojen lambaya göre daha azdır.
Aynı numara fırçadan en az iki tane alın. Resim yaparken birisini açık diğerini koyu renkler için kullanarak daha çok temizleme derdinden kurtulursunuz.
Özellikle geniş astar boyamalar için kaliteli fırçalar yerine sert ve daha ucuz fırçalar kullanın. Kaliteli fırça her durumda daha iyi sonuç verir diye bir şey yok. Sert kıllı sıradan bir fırçayla boyanın tuvale daha iyi yedirilmesi sağlanabilir. Ancak sıradan fırça derken ilk dokunuşta kıllarını döküveren fırçaları kastetmiyorum. Sonuçta ben iyi sonuçlar ve çalışma zevki için kaliteli boya ve fırça kullanılması taraftarıyım. Ama aynı veya daha iyi sonuç alınacak ucuz bir malzeme varsa, kaliteli malzemenin harcanmasına da gerek yok.
|