|
Abana
TARİHİ VE COĞRAFYA
Abana'nın tarihçesi M.Ö. 20.yüzyıl öncesine değin uzanmaktadır. Tarihteki en eski adı Abonou Teikhes; Abonou Hisarı, Aben Hisarı anlamına gelmektedir. Sözcüğün (na) ile bitişinden yola çıkılarak, Abana adının M.Ö. 2000 yılının en yaygın dili olan Anadolu Luwi dilinden geldiği sanılmaktadır.
'Paflagonya' tarihinde, Kastamonu'nun en eski yerleşim yeri olarak, İlçenin doğusundaki Hacı veli Köyü olduğu belirtilmektedir. İlçede sırası ile Danişmentliler, Selçuklular ve Candaroğulları hâkimiyet kurmuşlardır. Osmanlı İmparatorluğu devrinde Yıldırım Bayazıd'a konaklık etmiş, bölgenin bir parçası olmuştur. Danişment devrini yaşamış, Selçuklu Valilerinin idaresine sahne olmuş, Candarlı Sacettin Paşa tarafından istila edilmiş, Yıldırım Beyazıd'e konaklık etmiş bir bölgenin parçası olan Hacı veli diye anılan 2 Km doğusundaki yerleşim yerinin zamanla boşalması sonucu meydana gelmiştir. Eski bir yerleşim yeri olan Abana 1871 yılında nahiye olmuştur. Daha sonra 1945 yılında ilçe yapılmıştır. Sekiz yıl sonra, 21 Aralık 1953'te, Abana kaza merkezi 6203 Sayılı kanunla Bozkurt'a nakledilmiştir. Daha sonra 1955 yılında belediye teşkilatı kaldırılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 27.06.1967 tarihinde bu kanunun tümünü iptal etmesi ile 1968 yılında Abana tekrar ilçe olmuştur. İlçenin Karadeniz'e olan toplam sahil şeridi 11 Km olup, olup, yüzölçümü 33 Km2'dir. İlçenin en yüksek yeri 300 mt. Rakımlıdır İlçemizin 33 Km2 lik yüzölçümünün büyük bir ölümü, orman(kestane, çam, meşe)fundalık, çalılık, kayalık meskûn saha şeklindedir. Batısında Ezine ve İlişi, doğusunda Hacıveli ve Kuğu çayları dik yamaçları ve kanyonları geçerek Abana çevresinde denizle buluşurlar.
İlçenin doğusu Çatalzeytin ilçesi, Güney ve batısında Bozkurt İlçesi ile sınır komşudur. Kuzeyi ise Karadeniz ile çevrilidir.
NÜFUS DURUMU:
2004 yılı sonu itibariyle istatistiksel nüfus toplamı,13.112 olup, bunlardan 5.040 adedi şehir,8.072 köy nüfusudur. Şehir nüfusunun 2.568'i kadın, 2.472!si erkek, köy nüfusunun 4.106'i kadın,3.962!si erkektir. Buna göre İlçemizde kadın nüfus oranı % 50,9,erkek nüfus oranı % 49,1'dir.
İDARİ DURUM:
İlçemizin,1 belediyesi, 5 mahalle ve 10 köyü vardır. Köylerimizin, İlçe merkezine uzaklığı 14 Km arasında değişmektedir. Köylerimiz, coğrafi bakımdan meyilli ve engebeli bir arazi üzerine kurulmuş olup,6 hanenin oluşturduğu, birkaç mahalleden meydana gelen dağınık bir köy yapısını arz eder. Bu dağınıklık ise kamu hizmetlerinin ulaştırılması açısından güç olmaktadır.
İlçemizde, Askerlik Şubesi Başkanlığı ve Tarım Kredi Kooperatifi yoktur. Diğer Kurum ve kuruluşlar mevcut olup, sadece Ziraat Bankası Şubesi bulunmaktadır. İlçe Emniyet Amirliği 01.05.2000 tarihinde kurulmuş olup, 2002 yılı şubat ayında kendi binasında hizmet vermeye başlamıştır. Kaymakamlığımız bünyesinde, Yazı İşleri Müdürü, V.H.K. İşletmeni, Şoför, hizmetli, S.Y.D.Vakfı muhasibi olmak üzere birer kişi görev yapmaktadır. Kaymakamlık bünyesinde Dernekler Bürosu, İnsan Hakları Kurulu, Bilgi Edinme Birimi, Tüketici Hakem Heyeti iş ve işlemleri de yürütülmektedir. Tüm birimlere ADLS Internet bağlantısı 2004 yılı içinde yapılmıştır.
SOSYAL DURUM:
İlçemizde gelir kaynaklarının sınırlı olması, sanayi ve diğer istihdam yaratıcı yatırımların bulunmayışı nedeniyle, genç nüfus başta olmak üzere, halkın büyük çoğunluğu İstanbul gibi büyük şehirlere göç etmiştir. İlçede yaşayan halkın büyük bir kesimi çalışan memur, işçi ve emeklidir. Tarım ve hayvancılık gelişmemiştir. Balıkçılıkla geçinen az miktarda aile mevcuttur. Aile ihtiyaçlarına yönelik sebze ve meyve üretimi ve sınırlı sayıda seracılık yapılmaktadır. İlçemizdeki Motorsan Elektrik Motor Fabrikasında çalışan 204 işçinin bir bölümü ilçe halkındandır. Bayramlarda, özellikle yaz aylarında olmak üzere Temmuz ve Ağustos aylarında nüfus en az 5-6 kat artmaktadır.
İlçe Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfınca; Sosyal Riski Azaltma Projeleri kapsamında çeşitli projeler hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Bunlardan en önemlisi, Bağlık mahallesinde bulunan KARABALÇIK MAĞARASI'nın tanıtımı ve turizme kazandırılması ile ilgili olan çalışmadır. Bu proje ile geçici olarak 10 kişi istihdam edilecek ve tanınmayan mağara Bölge turizmine bir ivme kazandıracaktır.
İlçemiz Karadeniz sahilindeki 11 Km.lik kıyı sahilinin 7 Km si tabi kumsal olup, denize girme açısından elverişlidir. İlçede Turizm'e büyük önem verilmektedir. Temmuz ayı sonunda düzenlenmekte olan Deniz şenlikleri halkı İlçemize toplamaktadır. Yazlık pek çok pansiyon mevcuttur. İlçemizde yazlık olarak faaliyet gösteren müzikli çay bahçesi ve cafe açılmaktadır. Çeşitli meslek gruplarında, Esnaf Sanatkârlar Odasına kayıtlı 213 üye mevcudu bulup,167 üye faaldir. Şoförler odasına kayıtlı 199 üyenin 132 si faal üyedir.
İlçemizde spor faaliyetleri için Futbol sahası için çim ve halı saha, tenis sahası, basketbol ve voleybol sahası mevcuttur.
SAĞLIK
İlçemizde bulunan Devlet Hastanesi 50 yatak (fiili 25)kapasiteli olup, Toplam 31 personel mevcudu bulunmaktadır. Hizmet binası kaloriferlidir.
Abana Devlet Hastanesinde,100-MA'lık 1 röntgen cihazı, EKG cihazı, Ultrasyon Cihazı ve Laboratuar cihazları, diş ünitesi mevcuttur. 2004 yılı içinde 71 kw.jenaratör alınmıştır.Kan sayım cihazı ameliyathane mevcut olup, cerrah bulunmamaktadır.
Yıllık poliklinik sayısı; 18.969 kişi, Yıllık hastanede yatan hasta sayısı;238,çekilen röntgen ve grafikler;2100, kan ve idrar tahlil sayısı 4304 adettir. Çekilen E.K.G. sayısı; 871'dür. 2 adat faal ambulans bulunmaktadır. l tanesi arızalı bir tanesi faaldir.1 adet kartal marka taksi hizmet otosu ise Sağlık Ocağı işlerinde de kullanılmaktadır.
İlçemiz Sağlık Ocağı Tabipliğinde;1 doktor,1 Ebe, 1 hemşire, 1 Çevre Sağlık teknisyeni, 1 Hizmetli görev yapmaktadır. 4 lojmanından 3'nde personel oturmaktadır. Resmi oto Devlet Hastanesi hizmetlerinde de kullanılmaktadır. Hizmet Binası kaloriferlidir.
Sağlık ocağı Tabipliğinde, 2004 yılı içindeki Poliklinik sayısı;1865, Sevk; 286,defin ruhsatı; 2, Adli rapor sayısı; 0, Klasik otopsi sayısı; 0, Şüpheli ısırık sayısı; 13, Aşılanan kişi sayısı:13, 15-49 yaş kadın sayısı;511 dır. Bebek sayısı. 43,Çocuk sayısı 149 Gebe sayısı;6 Kızamık: 32, Tetanoz 1;29, Tetanoz 2; 29, tetanoz 3 6 olup, diğer aşılarda 303 kişi aşılanmıştır. Klor ölçümü;198, Esnaf denetimleri belirli aralıklarla yapılmaktadır. Esnafların yılda 2 defa portör muayeneleri ve akciğer grafisi muayeneleri yaptırılmaktadır. Göynükler Köyü, Elmaçukuru Köyü, Denizbükü Köylerinde Sağlık evi bulunmakta olup, personeli yoktur.
ULAŞTIRMA
İlçemizin İle uzaklığı 100 km.dir. Ulaşım Abana-Bozkurt-Devrekani, Kastamonu Devlet karayolundan yapılmaktadır. Coğrafi yapı nedeniyle yollar inişli ve yokuşlu olmakla birlikte büyük bölümü sert virajlardan ibarettir. Yaralıgöz mevkisinin yüksek rakımı sebebiyle kışın kar ve buzlanma meydana gelmektedir. İlçemizden her gün, günün belirli saatlerinde İl ve komşu İlçelere karşılıklı minibüs seferleri sayesinde ulaşım sağlanmaktadır. Ayrıca İstanbul’a her gün sefer yapmakta olan üç otobüs firması mevcuttur. Bunun yanında Ankara'ya, ulaşım İl'den yapılmaktadır. Deniz yolu ile ulaşım imkânları gelişmemiştir. Köylerimizden bir kaçı Abana-Çatalzeytin karayolu üzerinde bulunduğundan, ulaşımda büyük kolaylık sağlamaktadır. Grup yolumuz olan, Hacıveli-Akçam-Arpalıkbaşı ve Denizbükü-Altıkulaç-Yemeni-Akçam(Ziraatler) yolları 2001 yılı içinde K.H.G.Birliğince asfalt yapılarak bitirilmiştir.
PTT Merkez Müdürlüğü binası 1988 yılında hizmete açılmıştır. Köylerimizin telefon ihtiyacı karşılanmıştır. Otomatik görüşme yapılmaktadır. Ayrıca televizyon kanallarının çoğu seyredilmektedir. Çanak anten yaygınlaşmıştır. İlçemiz Konakören Mahallesi tepesinde Telsim-Turkcell-Aycell olmak üzere 3 adet yansıtıcı ile Televizyon yansıtıcısı bulunmaktadır.
KÜLTÜR VE TURİZM
İlçenin Karadeniz'e olan toplam sahil şeridi 11 Km olup, olup, yüzölçümü 33 Km2 dir. İlçenin en yüksek yeri 300 mt. Rakımlıdır. Yüzölçümünün büyük bir ölümü, orman(kestane, çam, meşe)fundalık, çalılık, kayalık meskûn saha şeklindedir. Batısında Ezine ve İlişi, doğusunda Hacıveli ve Kuğu çayları dik yamaçları ve kanyonları geçerek Abana çevresinde denizle buluşurlar. Piknik ve geziler için ideal yerlerdir. Harmasun Mahallesinde yaşlı çınarlar görülmeye değerdir. İlçenin güneyindeki Iğrava ve yukarısındaki Karabalçık mağarası, doğusunda bir zamanlar korsanlara barınaklık yapan Hacıveli koy'u ve Siyelik Kayaları ender doğa güzelliklerindendir.
İlçede Turizm'e büyük önem verilmektedir. Temmuz ayı sonunda düzenlenmekte olan,3 gün süren Deniz şenlikleri çerçevesinde düzenlenen halk konserleri sayesinde çevre il ve ilçelerden halkı İlçemize toplamaktadır. Yazlık pek çok pansiyon mevcuttur. İlçemizde yazlık olarak faaliyet gösteren müzikli çay bahçesi ve cafe açılmaktadır. Konaklama tesisi olara Tatil köyü, Günbatımı, Kuzey yıldızı tatil bungalov tipi tatil evleri, Belediyenin işletmeciliğini yaptığı motel ile Saraçoğlu Motel bulunmaktadır. Hacıveli Konağı yemek ve dinlenme yeri ve manzarası açısından ender yerlerdendir.
GEZİLİP GÖRÜLECEK YERLER
Hacıveli ve Kuğu çayları dik yamaçları ve kanyonları Piknik ve geziler için ideal yerlerdir. Harmasun da bulunan tarihi çınar altı, Şehir içinden Hastaneye dik olarak çıkan yürüyüş yolu, Hacıveli Konağı dinlenme yeri ve manzarası açısından ender yerlerdendir.
Geniş Bilgi İçin : http://www.abana.gov.tr
ÖNEMLİ TELEFONLAR
Kaymakamlık : 0 366 564 10 21
Belediye Başkanlığı : 0 366 564 33 64
Jandarma : 0 366 564 10 28
PTT : 0 366 564 14 15
Bedaş : 0 366 564 22 47
Telekom : 0 366 575 14 44
Ağlı
TARİHİ VE COGRAFİ YAPISI
İlçenin Tarihi:
Elimizde kesin deliller olmamakla beraber, Ağlının tarihi İlk Çağın derinliklerine kadar inmektedir. Bu devirlere ait buluntular çeşitli uygarlıkların bu topraklar üzerinde gelip geçtiğini göstermektedir. Özellikle M.Ö. 1100- 700 yılları arasında Kastamonu ve çevresinde Paflagonyalıların Egemenlik kurdukları bilinmektedir. Paflagonyalılar Firiklerin bir kolu olup, bu bölgeye kendi adlarını vermişlerdir. İlçe halkının anlattığı efsaneye göre Ağlı ismi ilçenin doğusunda bulunan uğurlu tepede Türkler, kalede Bizanslılar yaşıyormuş, heri ikisi arasında 3 km mesafe vardır. Türkler içme suyu ihtiyacını ilçe merkezinden akan bir sudan karşılıyorlarmış. Bizanslılar Türkleri yenmek için İçme sularını zehirlemeye karar vermişler. Bizanslıların içinde bulunan genç bir kız Türk subayına aşık olduğundan Bizanslıların suya zehir kattıklarını haber vermiş. Bunun üzerine Türkler topluca su içmeye gitmişler ve orada ölü taklidi yaparak Bizanslıların onları görebileceği şekilde yere yatmışlar, Türklerin öldüğünü zanneden Bizanslılar ganimet için Türk kasabasına savunmasız bir şekilde gelirler. Mesafe yakınlaştığında yerde yatan Türkler ayağa kalkarak hücuma geçerler ve Bizanslıları bugünkü Azdavay'a kadar kovalarlar. Bizanslıların Türkler için azdı- vay diye bağrışmalarından Azdavay ismi, suyun zehirlenmesinden dolayı Ağu- Ağulu =Ağlı ismi kaldığı söylenmektedir.
Kastamonu tarihi, Ağlı ve çevresinde Bizanslılar, Danişmentler, Çobanlar ve Candaroğulları gibi kavimlerin hüküm sürdüğünü göstermektedir. Ağlı uzun süre Bizans egemenliği altında kalmıştır. O devirden bu güne kadar gelen önemli eser Ağlı Kalesidir. Bölge 1106 yılında Danişmendlerin eline geçmiştir. 1292 Yılına kadar süren bu durum İsmail Beyin Fatih'e direnmeyip, kardeşkanı dökülmesini önlemek amacıyla egemenlik haklarından vazgeçmesi üzerine değişmiş, Kastamonu ve çevresi de Osmanlı İmparatorluğu'na katılmıştır. Ağlı kuruluşundan bu güne kadar büyük bir gelişme göstermemiştir. İlk defa Kale yakınlarında eski pazar denilen yerde kurulmuştur. Şimdiki yeri olan İlçe merkezine 1905 yılında yerleştirilmiştir. 1918 Yılında da belediye teşkilatı kurulmuştur.
09 MAYIS 1990 kabul edilen ve 20 MAYIS 1990 tarihinde yürürlüğe giren, 3644 Sayılı Kanun gereğince ilçe olmuştur. 29 TEMMUZ 1991 tarihinde İlçenin İlk kaymakamının göreve başlaması ile fiilen faaliyete geçmiştir.
Coğrafi Yapısı
Ağlı Türkiye'nin batı Karadeniz Bölgesi'nde Kastamonu ili sınırları içindedir. Karayolu ile Başkent Ankara'ya uzaklığı 300 Km, İl merkezine uzaklığı 50 km dir.
Ağlı İlçesi ormanlık bölgededir. Dağlar arasında bulunan dar bir vadide kurulmuştur. Etrafı yüksek tepelerle çevrilidir. İlçe genelinde engebeli bir arazi yapısı mevcuttur. Deniz seviyesinden yüksekliği 1100 m.dir. Ağlı; Azdavay, Pınarbaşı, Şenpazar ve Cide ilçeleri yol güzergâhı üzerindedir.
İlçenin doğusunda Seydiler, batısında Azdavay, kuzeyinde Küre ve güneyinde Daday ilçeleri bulunmaktadır.
İlçenin önemli tepeleri şunlardır; Uğralı Tepe, Gök Tepe Hıdırlık ve Alınca Tepeleridir. Çevrenin en yüksek tepesi olan Gök Tepe 1250 M. yüksekliğindedir. Diğer bir tepe Ağlı Kalesi'nin üzerinde bulunduğu tepedir.
Ağlıda belli başlı ova yoktur. Su kaynakları bol değildir. Akarsuları yok denecek kadar azdır. Kar ve yağmur sularının akması ile yaşayan küçük derecikler bulunur. Bu derecikler düzensiz olduğundan yararlanma imkânı yoktur. Sulama döneminde bu derelerden akan sular zaten kesilmektedir.
Ağlı ve çevresinde bir yılda üç mevsim yaşanır. Genelde kış mevsimi kasım ayında başlar, nisan ayı sonuna kadar devam eder. Kar erken yağar, geç kalkar. Yörede ilkbahar mevsimi hiç yaşanmaz. Yazlar ılık, yağmurlu; kışlar sert ve kar yağışlıdır. Çevrenin ormanlık ve dağlık oluşu soğukları önler kış aylarında ısı -15 dereceden aşağı düşmez, yaz aylarında +25 dereceden yukarı çıkmaz.
Doğal bitki örtüsünü daha ziyade ormanlar oluşturmaktadır. Ormanlarda çam, köknar, meşe, kavak ve söğüt gibi ağaçlar vardır. Dağların ve ormanların etekleri fundalıklarla kaplıdır. Tahıllardan buğday, arpa ve nadiren de fiğ ekilir. Meyvecilik gelişmemiştir.
NÜFUS DURUMU:
İlçenin genel olarak nüfusu hızla azalmaktadır. Bunun sebebi büyük şehirlere olan göç olup, Kastamonu ili genelinde en fazla göç veren ikinci ilçe durumundadır. Şöyle- ki, 1990-2000 yılları arasında Ağlının nüfusu köylerde % 49,39 oranında azalmıştır. İlçe Merkezinde ise % 15.56 artış olmuştur. İlçe geneli % 6,28 oranında azalmıştır. İlçeden çoğunlukla İstanbul'a göç olmaktadır. 1997-2000 yılları arasındaki nüfus hararetlerini incelediğimizde köy nüfusu %18 oranında azalırken şehir merkezinin %14 oranında arttığı ilçe genelinde ise %3 oranında nüfus artışı olduğu görülmüştür.
Yaklaşık olarak nüfusun % 35'ı köylerde, % 65'ı ise İlçe merkezinde yaşamaktadır. Ancak, İlçe Belediyesine bağlı olan 9 adet mahalle ilçe merkezine 2 ile 12 Km. mesafede bulunmaktadır. Merkez Mahalle hariç diğer dokuz mahalle fiilen köy özelliğindedir.
İlçenin merkez ve köylerinde yaşayan nüfus toplam 106 yerleşim birimine dağılmıştır. Bu durum, İlçenin ne kadar dağınık bir yerleşim yapısına sahip olduğunu göstermektedir.
Ekim 2000 yılında yapılan Nüfus sayımı verilerine göre, Ağlının toplam nüfusu 4.193’dır. İlçe merkezinin nüfusu 3.074, köylerin nüfusu ise toplam 1.119'dır.
İDARİ DURUM:
Ağlı İlçesi merkez Belediyeye bağlı 10 mahalle ve l3 köyden oluşmaktadır. Bu Mahalle ve köylerimizde genelde birden çok yerleşim birimine sahiptir. Genel olarak mahalle yerleşim birimleri birkaç haneden oluşmaktadır. Köylerimizin dağınık ve engebeli alana yerleşmiş olması nüfus yoğunluğunun olmaması medeni hizmetlerin vatandaşlarımıza sunumunu engellemektedir. Ağlı İlçesi, engebeli ve ormanlık coğrafi bir yapıya sahip olmasının sonucu olarak, Karadeniz Bölgesi'ne hakim, dağınık yerleşim dokusunun en tipik örneklerinden birini oluşturmaktadır. Gerçekten de yerleşim yerleri ortalama olarak 9 haneden müteşekkil olup, köy ve mahallelere bağlı toplam 106 yerleşim birimi mevcuttur. Bu durum yol, su vs. altyapı hizmetlerinin halka ulaştırılmasında zorluklar doğurmaktadır
SOSYAL DURUMU
Gerek Ağlı, gerekse köylerinin coğrafi yapı itibariyle çok engebeli bir arazide bulunması nedeniyle, şehircilik anlayışının gerektirdiği yapılaşma oluşmamıştır.
Bu nedenle, modern yapılar yok denecek kadar azdır. Planlı yapılaşmaya sahip olunamamıştır. Ağlının İlçe oluşundan sonra inşaat sektöründe bir hareketlenme gözlenmekte ise de bunun yeterli olduğu söylenemez. Köylerindeki konutların büyük çoğunluğu ahşap, eski tip konutlardır. Bunların önemli bir bölümü sağlık koşulları bakımından elverişli değildir. Fakat son zamanlarda sağlığa uygun betonarme binalar yapılmaktadır. Ağlı İlçesi ve köylerinde sosyal hayatın önemli bir özelliği olduğu söylenemez. Erkekler ailede egemen durumdadır. Kırsal kesimde kadınlar da çalışmaktadırlar. Kadınların da ekonomik olarak tarım ve orman işlerinde sosyal hayatta yer aldıkları görülmektedir. Bazı yerleşim yerlerindeki erkeklerin büyük şehirlere mevsimlik olarak çalışmaya gittiklerinde tüm işlerin yine kadınlar tarafından görüldüğü izlenmektedir. İlçede, üretime dönük iş alanlarının son derece kısıtlı olması dolayısıyla halkın hemen tümünün geçim kaynağı hayvancılık, tarım ve orman işleridir. İlçenin köy yollarının yetersizliği, kış mevsiminin uzun süreli, sert ve yağışlı olması nedeniyle ulaşım güçlükle sağlanmaktadır. Yerleşim yerlerinin dağınık ve orman içinde bulunması sosyal gelişmeyi önlemektedir. İlçemiz sosyal acıdan, dışarıdan göç almaması nedeniyle kapalı toplum özelliği göstermektedir. Vatandaşlarımız gelenek ve göreneklerine bağlıdır.
ULAŞTIRMA DURUMU:
İlçenin komşu ilçelerle olan ulaşımı karayolları yol ağı içinde yer alan asfalt yollarla sağlanmaktadır. Karayolu dışında deniz, hava ve demiryolu ulaşımı bulunmamaktadır. İlçemizin İl Merkeziyle ulaşımında her hangi bir sıkıntı yoktur. İl Merkezinden İlçemize yolcu taşımacılığı Azdavay İlçesine ait Ulaş firması tarafından, ayrıca Ağlı Birlik ve İlçemizden geçen şen pazar, Cide, Pınarbaşı ilçelerine ait yolcu minibüslerince sağlanmaktadır. Dolayısıyla mutat araç bulmakta sıkıntı yoktur. Köy Yollarımız genel olarak stabilizedir. Ve köylerimize Salı günleri hariç mutat vasıta yoktur. Vatandaşlarımız özel araçlarıyla İlçe Merkezine gelmektedir. İlçe Merkezinde Posta Merkezi Müdürlüğü vardır. İlçeye her gün posta gelmektedir. İlçemiz posta merkezinde APS hizmetleri de verilmektedir. 2004 yılı içerisinde Posta Merkezimiz otomasyona geçmesiyle Cep telefonları faturaları ve Kredi kartları tahsilâtına başlanılmıştır. İlçemizde yayın yapan radyo ve Televizyon bulunmamaktadır. TRT'nin bütün radyoları ile Kastamonu da yayın yapan CSRT FM radyosu yayınları ilçemizden dinlenebilmektedir. Televizyon olarak TRT 1, TRT 2, TRT 3 ve TRT 4 kanalları normal antenle izlenebilmekte diğer ulusal Televizyon kanalları ise uydu anteniyle izlenebilmektedir. Cep telefonlarından Telsim ve Turkcell hatları görüşme yapabilmektedir.
KÜLTÜR VE TURİZM:
Ağlı İlçesi folklor bakımından Kastamonu'nun etkisi altındadır. Yerel özellik taşıyan halk oyunları yoktur. İlçemiz Kültürü de Kastamonu Kültürünün etkisindedir. İlçe dışından göç almadığı için insanlar birbirlerinin yekinen tanırlar. Geleneklerine ve göreneklerine bağlıdır. İlçemizde Ağustos ayının sonu ya da Eylül ayının ilk haftasında uzun yıllardır Ağlı Panayırı düzenlenmektedir. Yine Temmuz ayının ikinci haftasında Ağlı Kale Şenlikleri düzenlenmektedir. İlçemizde okuma yazma oranı %95 dir. Okuma bilmeyenler de genelde 65 yaş üzerindeki vatandaşlarımızdır. İlçemiz yemek Kültürü olarak Kastamonu Mutfağının etkisi altında kalmasına rağmen Ağlı' ya özgü Düğün Böreği bulunmaktadır. İlçemizde bu güne kadar turizm gelişmemiştir. Genellikle yaz aylarında İstanbul'da yaşayan Ağlı'lı Vatandaşlarımızın İlçelerine gelmeleriyle bir hareketlilik yaşanmaktadır. Ağlı Panayırı ve Ağlı Kale Şenlikleri de kısmen İlçemize İlçe dışından vatandaşlarımızın gelmesini sağlamaktadır.
GEZİP GÖRÜLECEK YERLERİ:
İlçemizin en başta gezilip görülecek yeri tarihi Ağlı Kalesidir. Ağlı Kalesi İlçenin Batısında bulunan tabi bir dağ üzerine kurulmuştur. Kalenin etrafı yer yer bıçakla kesilmiş gibi kaya sıralarıyla çevrilmiş ve etekleri ormanlarla örtülmüştür. Üzerine kuzeyinde kepez denilen tabii bir kaya ile aralarındaki boyun noktasından çıkılmaktadır. Zaten zayıf tarafı da burası olduğu için suni duvarlar bu kısma yapılmıştır. Moloz taşından harçla yapılan duvarların kalınlıkları bir metre bu günkü yükseklikleri de üç metredir. Kalenin tepesinde büyük bir düzlük vardır İlçeye bakan kısmında mağaralar vardır. Güneyinde kaleden 10 metre aşağıda bir tabii mağara daha vardır. Bunun içinde dolambaçlı yollar ve mezar odaları bulunmaktadır. Batı yüzünde bir mağara daha vardır bu mağaranın ortasından yan yana iki tane su mahzeni bulunmaktadır. Kalenin üzerindeki düzlükte üç tane su sarnıcı bulunmakta bunlardan iki tanesi halen ayakta durmakta bir tanesi ise yıkılmış durumdadır. Bunun dışında İlçemizin ormanları tamamen yayla durumundadır. Yaz Döneminde yayla Turizmi olarak kış döneminde ise kış ve av turizmi olarak değerlendirilebilir. Gölcüğez çayı kenarında bulunan geçen deresi görülmeye değer. İlçemiz dışında özellikle yaz aylarında insanlar sıcaktan bunalırken terlemeden piknik tadı çıkarılabilecek birçok alan bulunmaktadır.
ÖNEMLİ TELEFONLAR:
KAYMAKAMLIK : 0366 737 13 82 : 0366 737 13 95
: 0366 737 13 84
BELEDİYE BAŞKANLIĞI : 0366 737 10 01
: 0366 737 10 02
iLÇE JANDARMA KOMT. : 0366 737 10 05
İLÇE EMNİYET AMİRLİĞİ : 0366 737 13 54
PTT : 0366 737 14 15
BEDAŞ : 0366 737 10 25
Cide
TARİH VE COĞRAFYA:
Anadolu'nun çoğu yöresinde olduğu gibi Cide'nin tarihi de insanlık tarihi kadar eskidir. Homeros yaklaşık 2800 yıl önce yazdığı İlyada'da Cide'den şöyle söz eder. Yüksek kültürlü Henetlerin yurdundan geçtik; Kiteros'tan Aycelos'tan
Aycelos bugünkü Cide'dir. Kiteros'ta doğal bir liman olan ve günümüzde Gideros adıyla bilinen eski bir yerleşim merkezidir. Cide 1213 yılında Anadolu Selçukluların, 1460 ‘da Fatih Sultan Mehmet ‘in Kastamonu'yu almasıyla da Osmanlı İmparatorluğunun egemenliğine geçmiştir.
Cide, tarih boyunca ipek yolu üzerinde önemli bir liman olma özelliğini sürdürmüş, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de Karaağaç İskelesi adıyla Rus çarlığından getirilen tuzun dağıtım merkezi ve imparatorluğa mal sevk edilen bir liman olarak önem kazanmıştır. Önceleri Kastamonu'ya bağlı bir kadılık iken 1868 yılında ilçe olmuştur.
Bartın -Sinop Karayolu üzerinde yer alan ve 103 km. uzunluğunda bir kıyı şeridi ile Karadeniz'e açılan Cide, Kuzeyde Karadeniz, doğuda Doğanyurt, Güneyde Şenpazar ve Pınarbaşı, Batıda Bartın ilinin Ulus ve Kurucaşile ilçeleri ile çevrilidir.
İlçenin İl'e uzaklığı Şenpazar üzeri 131 km. Doğanyurt -İnebolu üzeri ise 180 km.dir.
İlçemiz genelde dağlık ve engebeli bir coğrafi yapıya sahiptir. İlçenin doğusunda İsfendiyar sıradağları uzanır. Yer yer sarp ve geçit vermeyen tepelere rastlamak mümkündür. Geçit vermeyen nehir ve çay yoktur. İlçe merkezinde rakım sıfır olup ortalama rakım ise 800-900 m arasıdır. İlçenin %70'i ormanlarla kaplıdır. Başlıca ağaç türleri: kayın, köknar, gürgen, meşe, çam ve kestanedir.
İlçedeki başlıca akarsuları: Kapısuyu, Devrekani, Aydos, Güble ve Fakaz çaylarıdır
NÜFUS:
2000 yılı Genel Nüfus sayımına göre ilçe merkezi 5.834 köyler 17.327 olmak üzere ilçe toplam nüfusu 23.161dir. Ekonomik nedenlerden dolayı uzun yıllardan beri ilçe genelinde yaşanan göç sonucu, ilçe nüfusu merkezde ve köylerde sürekli azalmaktadır. Bunu Mernis Projesi nüfus kayıtları çok açık göstermektedir. Mernis Projesine göre Cide nüfusuna kayıtlı insan 102.974 tür. Bu rakamlara göre nüfusun %77 si ilçe dışında yaşamaktadır. 1990-2000 genel nüfus sayımları arasında ilçe nüfusunda yaklaşık %2 oranında bir artış görülmüştür.
Köyler genelde ayrı yerleşim biriminden oluşmaktaysa da, ayrı mahalle olarak adlandırılan bu birimlerde yerleşim toplu ve düzenlidir.
İDARİ DURUM:
1868 yılında ilçe olan Cide’nin 85 köyü ve bu köylere bağlı 204 mahallesi bulunmaktadır. İlçe'de belediyeye bağlı altı mahalle vardır. İlçeye bağlı belde ve kasaba yoktur. İlçe'nin toplam yüzölçümü 683 km2 dir.
Merkezi idarenin geleneksel ilçe örgütlenmesi dışında, Adliye, Askerlik Şubesi Başkanlığı, Karayolları 154. Şube Şefliği ve iki adet Banka şubesi bulunmaktadır.
SOSYAL DURUM:
Cide nüfusuna kayıtlı insanların büyük bir bölümü dışarıda, özellikle İstanbul’da yaşamaktadır. Dışarıda yaşayan insanların ilçede yaşayan akrabalarıyla sosyal ve ekonomik yönden çok sıkı ilişkileri mevcuttur. Son yıllarda özellikle dışarıdaki yaşlı nüfusun mevsimlik de olsa ilçemize döndükleri gözlenmektedir. İlçemiz turizm hareketleri nedeni ile sosyal yönden gelişmiş olup, bayramlarda ve yaz aylarında ilçe genelinde büyük bir hareketlilik ve canlılık yaşanmaktadır. Bu dönemlerde ilçe nüfusunda büyük bir artış görülmekte, ilçe merkezinde nüfus 20–30 bini bulmaktadır.
İlçe merkezinde bahçeli tek kat veya iki katlı tarihi ahşap ve taş binalarla; modern villa tipi bahçeli evler ve çok katlı apartmanlar iç içedir.
Kırsal alanda ise geleneksel ahşap köy evlerinin yerini modern villa tipi evler ve çok katlı modern yapılar almaya başlamıştır. Ekseri sahil kesimindeki köyler olmak üzere köylerin çoğu yapılaşma açısından geleneksel Türk köyünün ötesinde küçük bir kasaba görüntüsündedir.
İlçe genelinde konut sıkıntısı olmayıp, gecekondulaşma yoktur.
İlçe ekonomik ve sosyal açıdan İstanbul, Bartın, Zonguldak ve yolun yapılması ile birlikte Kastamonu ile bağlantılıdır.
SAĞLIK:
İlçe merkezinde 50 yataklı Devlet hastanesi mevcut olup, hastane tıbbi cihaz olarak gerekli donanıma sahiptir. Üç ambulansı bulanan hastanede hastalar gerektiğinde Bartın ve Kastamonu'ya nakledilebilmektedir. Diyaliz ünitesi açılmış olup, vatandaşlarımıza hizmet vermektedir.
Merkez ve İlyasbey, Nanepınarı, Yayla, Toygarlı köylerimizde 5 adet Sağlık Ocağı, Akbayır, Kumluca, Çayüstü, Çamdibi, Çilekçe, Akça, Yenice ve Uğurlu köylerinde 8 adet sağlık evi bulunmaktadır. Çataloluk Sağlık Ocağı ve İshakça Sağlık evi inşaatları halen devam etmektedir. Yayla Sağlık Ocağının, gerekli demirbaş ve tıbbi malzeme, büro malzemesi olmaması ve personelinin bulunmaması nedeniyle kapalı bulunmaktadır.
Sağlık ocaklarımızın hiç birisinde yeterli sayıda doktor, hemşire, ebe ve sağlık memuru bulunmamaktadır.
ULAŞIM:
İlçe’de 103 Km. karayolu, 529 Km. köy yolu ağı mevcut olup, karayolunun tamamı asfalttır. Köy yollarının ise, 14 Km'si Beton yol, 68 Km'si Asfalt, 344 Km’si Stabilize kaplama, 100 Km'si Tefsiye yapım, 3 Km’si Mutasavver yoldur.
İSTANBUL-CİDE : Günlük otobüs seferleri
ASLAN : Cide telefon 866 10 80
TEKİNER : Cide telefon 866 10 36
CİDELİLER : Cide telefon 866 32 74
BARTIN-CİDE : Günlük minibüs seferi
CİDE TUR : Cide telefonu 866 12 58
PALA : Cide telefonu 866 12 58
KASTAMONU-CİDE: Minibüs seferleri
DOĞUŞ : Cide telefon 866 10 36
ŞENPAZAR TUR : Cide telefon 866 10 80
ZONGULDAK-CİDE: Günlük otobüs seferi
KESİNTAŞ : Cide telefon 866 12 58
ANKARA-CİDE : Bartın ya da Kastamonu yoluyla
KÜLTÜR VE TURİZM:
Cide İlçesi kilometrelerce uzanan sahili, kıyıya dimdik inen dağların önünde muhteşem güzellikteki koylar ve her yanı yemyeşil ormanlarıyla Rıfat ILGAZ' a ilham kaynağı olmuştur.
RIFAT ILGAZ, 1911 yılında Cide'de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. Cide'yi çok seven Rıfat ILGAZ 'Hababam Sınıfı' adlı eserin yazarıdır.
Yerel kıyafetler ulusal ölçekte değerlendirildiğinde özellikle kadın kıyafetlerinde farklılıklar gözlenmektedir. Bu kadın kıyafetinde en belirgin nokta Rıfat ILGAZ’IN şiirlerine ve romanlarına da konu olan Sarı Yazma'dır. Kadınlar başörtüsü olarak kullandıkları sarı renkli bu yazma sembol haline gelmiştir. Fabrikasyon üretimin henüz gelişmediği dönemlerde Sarı Yazma Cide'nin Başköy adlı köyünde yaşayan Mehmet GENÇ tarafından doğal ahşap baskı kalıpları kullanılarak yapılmakta idi. Halen çok az da olsa aynı kişi tarafından üretim yapılmaktadır. Kıyafetin diğer bölümleri ise şöyledir; Uzun bol etekli elbise (göynek), Kırmızı paçalı şalvar (don) ve Belde kuşak şeklindedir.
Cide köylerinde Kahve değirmeni, Karabiber değirmeni, Çeyiz Sandığı, Tahta Kaşık, Sultan Kayığı Maketleri el sanatları dalında sayılabilecek önemli değerlerdir.
Sultan Kayıkları: 30 m. uzunluğunda ve 2,5 m. genişliğinde, tamamen aslına uygundur. En ince ayrıntılar dikkate alınarak ahşaptan yapılmıştır. Kullanılan ahşap ağırlıklı olarak meşe, çam ve kestane olup üzerlerindeki el işçiliği günümüzde sayısı azalmış olan ustalara aittir.
Ceviz Helvası: Yöresel olarak yapılan Ceviz Helvası şu an ilçemizde modern makinelerle üretilip tüketime sunulmaktadır.
Karadeniz’de en fazla sahili olan ilçemizde turizm faaliyetleri desteklenmeli, yöre turistik ilçe statüsüne alınmalı ve de turizm alanı ilan edilerek yöre turizme açılmalıdır. Cide İlçesi Coğrafi konumu itibariyle turizme çok elverişlidir. 11 km. kesintisiz plajı, Gideros, Aydos, Denizkonak, Uğurlu, Çayyaka, Akbayır ve İlyasbey sahillerinde denize girmeye çok elverişlidir.
Tamamı yeşil %70'i Ormanla kaplı olan ilçede tüm bölge piknik için çok uygundur.
Her yıl Temmuz ayında edebiyatımızın büyük ustalarından Şair ve yazar Rıfat ILGAZ anısına düzenlenmekte olan Rıfat ILGAZ Kültür ve Sanat Festivali ilçemizin turizmi ve tanıtımı açısından önemli bir faktör olup, daha fazla sivil toplum örgütü ve kamu kurum ve kuruluşunun katkısıyla, bu festivale katılımın artması sağlanmalıdır.
GEZİP GÖRÜLECEK YERLER:
İlçemiz Turizm açısından hak ettiğini almış değildir. Gerek Ulaşımın gerekse de tanıtımın sorunlarının aşılamamasından gerekli tanıtım yapılamamıştır. Deniz ve dağ turizminin iç içe olduğu bir yerleşim yeridir. Güble ile Akbayır köyleri arasında bulunan Çoban Kalesi Romalılar zamanında yapılmış, Osmanlılar zamanında tamir edilmiştir. Timle Kalesi Bizans dönemine aittir. Gazallı Kalesi Köseli köyünde bir burun üzerine kurulmuş olup, Bizans dönemine aittir. Okçu kalesi, Cide’nin batısında Okçular köyünde bulunmaktadır. Batıdan doğuya doğru uzanan doğal bir kayanın üzerine kurulmuştur. Kalenin tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Gideros Koyu, Ilgarini Mağarası, Valla Kalyonu gibi doğa harikalarına sahip, 11 km. sahil şeridi ve mavi ve yeşillin dost olduğu bu yerleşim yerinin vizyonunda deniz ve dağ turizmi ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır.
- KUMSAL Plaj - KUYLUCA mağara
- GİDEROS doğal koy - VALLA KANYONU gezi
- GÖKÇEKALE deniz - DOĞALAN doğal park
- ILGARİNİ mağara - ÇAYIR doğal park
- MAĞARALAR GRUBU - KÖY PAZARLARI kuyu kebabı
Geniş Bilgi İçin : http://www.cide.gov.tr
ÖNEMLİ TELEFONLAR:
KAYMAKAMLIK : 0 366 866 11 99
BELEDİYE : 0 366 866 10 04
JANDARMA : 0 366 866 29 11
PTT : 0 366 866 14 15
BEDAŞ : 0 366 866 11 93
TELEKOM : 0 366 866 10 00
Daday
Daday İlçesi Batı Karadeniz Bölgesinde Kastamonu İline bağlı İl Merkezine 35 Km. mesafede olan bir ilçedir. İlçe Tarihi ev ve konakları, Atlı Turizmi, etli ekmeği, Ballıdağ Göğüs Hastalıkları Hastanesi, ormanlık yapısı ve yazın serin kışın soğuk geçen iklimi ile tanınır.
DADAY'IN TARİHİ
Daday'ın tarihi M.Ö. 5000 yılına kadar gitmekte ve Miladi 1869 yılında Fatih Sultan Mehmet zamanına rastlamaktadır. Tarih öncesi çağlar dahil, Kaşka Türkleri, Etiler, Paflagonyalılar, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Yunanlılar, Rumlar, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Danişmentler, Selçuklular, Candaroğulları ve Osmanlı dönemlerinin bazen gözde bazen gözden uzak bir yerleşim yeri olan Daday, binlerce yıllık bir maziye sahiptir. Daday adının Türk- İslam çağından önce Dadybra olduğunu, M.S. 6. yüzyılda yaşayan Harekles'in ( Synekdemos ) adlı eserinden öğreniyoruz. Dadybra kelimesinin orman yetişmesine elverişli toprak anlamına geldiği de söylenmektedir. Dadybra diye hangi tarihten beri söylendiği tam olarak tesbit edilebilmiş değildir. Daday'ın merkezi ve çevresindeki Sorkun, Küten, Honsalar, Siyahlar ve Çayırlı köyleri Roma ve Bizans çağından daha önceleri meskûn yerlerdir. Arkeolog ve tarihçiler Daday'ın bir yerleşim yeri olarak seçilmesinin Kastamonu ile aynı anda birbirine çok yakın zamanlarda olduğu görüşündedirler. Verimli toprakları, işlenebilir kayalıkları, bol ormanları, gür su kaynakları ve çayları göz önünde bulundurulduğunda, bu görüşe hak vermemek ve başka türlü düşünebilmek de mümkün değildir.
COĞRAFİ YAPISI
Daday Batı Karadeniz Bölgesinde yer alıp Doğusunda Kastamonu, Kuzey Doğusunda Küre, Batısında Zonguldak, Eflani İlçesi, Kuzeyinde Azdavay, Güneyinde Araç İlçesi ile çevrilidir. İlçenin yüz ölçümü 973 km2 dir.
Daday'da Kuzey Anadolu iklimi hakimdir. İsfendiyar Dağları Karadeniz ile irtibatını kestiğinden Daday deniz iklimi tesiri altında değildir. Ilgaz dağı da İç Anadolu ile ilçe arasında bir engel oluşturduğundan tam anlamıyla bir kara iklimi de hakim sayılmaz. İki iklim arası gidip gelmeler bazı yıllar istikrarsız mevsimler yaşanmasına sebep olur. Fakat kar genellikle çok yağar, kış uzun sürer.
İlçe, bitki örtüsü bakımından çok zengindir. Batı, Kuzey ve Güney kesimlerinde ormanlık alanlar ve yükseklerde yaylalar vardır. Ormanlık sahaların etek kısımlarında yapraklı ve maki türleri, yükseklere doğru yapraklı ve ibreli türler, en yükseklerde ise ibreli ağaçlar hakimdir. Köknar, Meşe, Kayın, Çam, ekseriyeti teşkil eder. Söğüt, Kavak, Ceviz gibi sanayide kullanılan ağaçların yanısıra Elma, Armut, Ahlat, Erik, Ayva, Fındık ve diğer türler de çoktur. Orman olarak 9630 hektar baltalık, 4781 hektar korulu baltalık, 3 hektar bozuk koru baltalık, 14.844 hektar bozuk orman, 8122 hektar açık saha vardır. Açık saha ile birlikte toplam orman sahası 210.770 hektardır. Tarıma elverişlidir. En yüksek tepeleri, Ballıdağ, Bakır Tepe, Sarıçam, Keklik Tepesi ile çevrili coğrafi yapısı son derece dağınık bir yapıya sahiptir.
NÜFUS DURUMU
İlçemize bağlı 60 köy ile Belediye sınırları içersinde 4 mahalle mevcut olup, bunlara ait 80 adet aile kütüğü vardır.
22 Ekim 2000 tarihinde yapılan Genel Nüfus Sayımına göre İlçe merkezi nüfusu toplamı 4.625 köyler toplamı 6.556 olmak üzere ilçenin toplam nüfusu 11.181'dir. Buna göre nüfusun köylere göre, Çeşitli Mesleklere, Eğitim durumlarına ve cinsiye göre dağılımı şöyledir.
İDARİ DURUM
1946 yılında Azdavay'ın ayrılması ile bu günkü durumuna gelen İlçemize bağlı 4 Mahalle ve 60 köy bulunmaktadır. Coğrafi yapıya bağlı olarak son derece dağınık bir yerleşim arz eden İlçede oba ve mezra şeklinde olmak üzere toplam 264 yerleşim yeri mevcuttur.
Belediye:
İlçemiz Belediyesi 1873 yılında kurulmuştur. 4.625 nüfusa hizmet veren belediyede 2004 yılı sonu itibariyle 15 adet kadrolu 20 adet de geçici personel görev yapmaktadır.
Şehir içi ve mahalle sokakları ihtiyaca cevap verecek şekilde açılmış olup,% 70 oranında asfalt ve parke taşı ile döşetilmiştir.
Köyler:
İlçemize bağlı 60 köy bulunmaktadır. Elektriksiz köy yoktur. Hemen hemen bütün köylere Köy Hizmetlerince içme suyu getirilmiş olmakla beraber bazı köylerin içme suları yetersiz kalmaktadır.
İlçede halen faaliyetine devam eden Daday İlçesi Köylerine Hizmet Götürme Birliği köylerin altyapı ve diğer hizmetleri için çalışmalarını sürdürmektedir. Birlik 1 Halı saha tesisine sahip olmakla birlikte hizmetlerinde kullanılmak üzere 1 adet Toyota Çift Kabin pikap ve sağlık taramalarında kullanılan 1 adet Ambulansı vardır. İş makinesi olarak Kamyon ve Katoya ihtiyaç bulunmaktadır.
SOSYAL DURUM
Tabii güzellik yönünden ender bir yapıya sahip olan ilçede sessiz ve sade bir hayat görülmektedir. Nüfus yoğunluğunu arttıran fabrika, yüksekokul, askeriye gibi birimler bulunmamaktadır
İlçe halkı gelenek ve göreneklerine bağlı olup, misafirperverdir. Milli bayramlarda bütün halkın ilgisi ve katılımı yüksek seviyededir. Dini bayram ve günlerde ise dini vecibeler, örf adetler yerine getirilmektedir.
Cumartesi günü kurulan pazarda İlçe halkı ve köylüler ihtiyaçlarını karşılamaktadır.
1-Sağlık Durumu
Sağlık hizmetleri 25 Yataklı Devlet Hastanesi ve 250 Yataklı Ballıdağ Gögüs Hastalıkları Hastanesi ile biri merkezde diğeri Selalmaz köyünde olmak üzere 2 Sağlık Ocağı tarafından yürütülmektedir. 6 köyde Sağlık Evi mevcut olup, bunların hiç birinde ebe bulunmamaktadır. Ballıdağ Gögüs Hastalıkları Hastanesi Türkiye'nin önde gelen sağlık tesislerindendir. İlçeye ekonomik ve sosyal yönden pek çok faydalar sağlamaktadır.
2- Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı
1986 yılında faaliyete geçen Daday Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının fakir ve yoksul vatandaşların sağlık ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir rolü vardır.
2004 Yılında 453 kişiye Gıda, 2940 kişiye Sağlık, 313 kişiye nakit, 80 kişiye yakacak, 764 kişiye eğitim- öğretim yardımı, 2 kişiye barınma yardımı, yapılmıştır.
2004 yılında 34 aileye Yem bitkileri (korunga) Ekim Alanlarını Geliştirme Projesi gerçekleştirilmiş olup, 34 aileye korunga dağıtımı yapılmıştır.
EĞİTİM VE KÜLTÜR VE TURİZM DURUMU:
İlçede halen 1 Genel Lise, 1 İmam-Hatip Lisesi, 2 İlköğretim Okulu, 1 Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, köylerde 11 ilköğretim okulu ve Selalmaz köyünde Pansiyonlu İlköğretim okulu ile eğitim-öğretime devam edilmektedir. Halen köylerimizde 11 İlköğretim Okulu mevcuttur.
19 köyümüzü kapsayan taşımalı sistemle merkezdeki iki ilköğretim okulumuza öğrenci taşınmaktadır. Taşınan öğrenci sayısı 179'dur.
Köy İlköğretim okullarında 135 öğrenci, İlçe merkezindeki İlköğretim okullarında 623,öğrenci mevcuttur. Lise’de 161, İmam-Hatip Lisesinde ise 45, Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda 236'sı yataklı,20'i gündüzlü olmak üzere 256, Pansiyonlu İlköğretim Yatılı Okulda 108’i yataklı, 18'i gündüzlü olmak üzere 126,öğrenci eğitim-öğretimlerini sürdürmektedir. Bu durumda ilçemizde temel eğitime devam eden öğrenci sayısı 1374'dır.
4 İlköğretim Okulumuzun folklor ekibi mevcut olup, İlimiz ve çeşitli yörelere ait oyunlar sergilenmektedir.
İlçemiz Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce açılan kurs faaliyetlerine katılan kursiyer sayısı 217 olup, halen 8 kurs faaliyetini sürdürmektedir.
İlçenin okur-yazar nüfusu toplam nüfusun % 95.6 dır. Okumaya yazma bilmeyenlerin tamamına yakını 60 yaş üzeri nüfus içindedir.
1 adet Amatör spor kulübünün bulunduğu ilçede 300 seyirci kapasiteli futbol sahası vardır.
İlçede 1 Halk Kütüphanesi mevcut olup, Bu kütüphaneden öğrenciler ve ilçe halkı yararlanmaktadır.
İlçede El Dokuması Atölyeleri mevcuttur.
Özellikle Hafta sonları yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği tarihi konaklar ve Atlı Turizm Merkezi ile dokuma atölyeleri ilgi ile gezilmektedir.
ULAŞIM VE ALT YAPI DURUMU:
İlçemiz Kastamonu İline 29 Km. mesafede olup, ulaşım asfalt yolla sağlanmaktadır. Köy yolları ise genelde stabilize olup, köy yollarının önemli bir kısmı da asfaltlanmıştır. İklimin sert oluşu zaman zaman kış mevsiminde yolların kapanmasına ve ilçe ile köylerin ulaşımının kesilmesine neden olmaktadır.
İlçeden posta sevkıyatı haftada 5 gün (Cumartesi - Pazar hariç) Kastamonu PTT merkezi ile günlük posta alışverişi yapılmaktadır.
PTT Müdürlüğü mektup, telgraf, havale, koli, faks, on-line havale, kredi kartı, elektrik fatura, cep ve sabit telefon fatura tahsilâtı yapılmaktadır.
İlçemizde halen TRT’nin 1, 2 ,3, ve 4. Kanal yayınları izlenebilmekte olup Ayrıca özel TV kanallarından STAR, TGRT, STV ve SHOW, ATV, CNN TÜRK, STAR , NTV ve KANAL D kanalları da izlenebilmektedir.
GEZİLİP GÖRÜLEBİLECEK YERLERİ
DADAY HÜKÜMET KONAĞI
Tarihi Hükümet Konağı binası İlçe merkezinde Ağustos 1891 Yılında zamanın Kastamonu Valisi Abdurrahman Paşa'nın temelini atmış ve 25 Kasım 1891 tarihinde Vali Vekili Muharrem Bey tarafından hizmete açılmıştır. 1893 Yılında Zamanın Daday Kaymakamı Şair Eşref tarafından makamın duvar ve tavan süslemeleri yaptırılmıştır. Halen Kaymakamlık, Malmüdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü ve Adliye bu binada hizmet vermektedir.
SEYİBEYOĞLU (KÖPEKÇİOĞLU) KONAĞI:
03 Nisan 1330 (M.1912) tarihinde yapılmış olan Köpekçioğlu Konağı 3 katlı olup en önemli tarihi yapılarımızdandır. Tavan Süslemeleri, kapı ve pencere işlemeleri tarihe önemli derecede tanıklık eder.
30 Ağustos 1925 tarihinde Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Daday'ı ziyaretlerinde ziyaret ettiği ve konakladığı konağın Restorasyon çalışmalarına başlanmış, ancak tamamlanamamıştır.
Konağın turizm alanında değerlendirilmesi ve İlçe ve Ülke tanıtımına katkı sağlanması düşünülmektedir.
ÇÖLMEKÇİLER KÖYÜ ATLI TURİZM MERKEZİ VE AT ÇİFTLİĞİ
Türkiye'nin ilk atlı spor turizm merkezidir. Dünyanın 22 ülkesinden gelen yabancı turistleri ve ülkemizin üst düzey yerli ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
BALLIDAĞ GÖĞÜS HASTALIKLARI HASTANESİ: Daday ilçemizin en güzel ormanlık alanına sahip Ballıdağ'da ilçenin kuzeyinde çam ormanlığı olan bir bölgede adeta turistik bir oteli andıran güzel bir yapı vardır. Burası Sağlık Bakanlığı - Ballıdağ Göğüs Hastalıkları hastanesidir. İlçeye 6,5 km uzaklıktadır.
HONSALAR TEPESİ TÜMÜLÜSÜ : Alipaşa köyünün hemen girişinde yer almaktadır. M.Ö.6. Yüzyılda Lidyalılar zamanından kalmadır.
MEYRE MABEDİ: Daday'a 40 km. uzaklıktaki Aktaştekke Köyüne bağlı MEYRE mahallesindedir. Mabet'in kitabesi Gökgöz köyündeki bir evin avlu duvarındadır. Kitabede şunlar yazmaktadır: "Hayırlı olsun. Atalarının taptığı Zeus Benitemus'a müdür, atadan kalma kabile reisliğini alan, mukaddes yerleri kurmuş, hususi has ve birinci memur olan ve mabetin temelini atan ve Arimios diye isimlendirilen Gios'un oğlu markos Aurellios Alexandros ki o kabile reisi has kurucu, besleyici, Pontus eyaletinin başrahibi olup pek itibarlı, Amastris şehrinin en büyük memuriyetini icra etti. Bitinya ve Pontus eyaletinin başrahibi idi. Mukaddes Antnios tarafından (İmparator Caracalla) şöhret gördü. Devletin bütün hürmetli memuriyetlerine itibar kazandı. Nihayet Aurellios Alekxandros 279 yılında hevesle mabeti yaptı ve techiz etti".
CINGARA MAĞARAS: Gökören Köyünde Göktepe denilen dağın eteğindedir.
KAYA MEZERLARI: Daday'a 6 km. uzaklıktaki İnciğez Köyündedir.
TAŞLI BAYIR SARKIT MAĞARALARI: Akılçalman Köyüne bağlı Olucak mahallesi yakınlarındadır. Doğal yeraltı mağarasıdır. İçerisinde 0,5 metreden 4 metreye kadar uzanan SARKITLAR vardır. 8 odalıdır.
AKILÇALMAN DA BİR MABET: Daday'a 12 km. uzaklıktaki Akılçalman Köyünün Buzağıveren mahallesindedir.
ALİPAŞA CAMİ: Honsalar Köyündedir. Yapım tarihi. H.810-M.1407 dir.
HONSALAR HAMAMI: Honsalar Köyündedir. 1666 tarihlidir.
BİZANSLILARDAN KALMA BİR KİLİSE: 12 km. uzaklıktaki Hasanağa Köyü sınrları içindeki Karabo ve Kiraz arasında, ırmak kenarındadır.
ASAR KALESİ: Sorkuncuk Köyü yakınlarında.
SAREN KALESİ VE AKKAYA'DA ÜÇ ODA: Bezirkan Köyü yakınlarındadır.
Geniş Bilgi İçin : http://www.daday.org.tr.tc.
ÖNEMLİ TELEFONLAR:
KAYMAKAMLIK : 366 616 10 01
BELEDİYE : 366 616 10 05
EMNİYET : 366 616 10 55
JANDARMA : 366 616 10 13
P.T.T. : 366 616 14 15
BEDAŞ : 366 616 15 44
TELEKOM : 366 616 14 44
|
|
|
|
|
Araç
TARİHİ VE COGRAFİ YAPISI
İlçenin Tarihi:
Elimizde kesin deliller olmamakla beraber, Ağlının tarihi İlk Çağın derinliklerine kadar inmektedir. Bu devirlere ait buluntular çeşitli uygarlıkların bu topraklar üzerinde gelip geçtiğini göstermektedir. Özellikle M.Ö. 1100- 700 yılları arasında Kastamonu ve çevresinde Paflagonyalıların Egemenlik kurdukları bilinmektedir. Paflagonyalılar Firiklerin bir kolu olup, bu bölgeye kendi adlarını vermişlerdir. İlçe halkının anlattığı efsaneye göre Ağlı ismi ilçenin doğusunda bulunan uğurlu tepede Türkler, kalede Bizanslılar yaşıyormuş, heri ikisi arasında 3 km mesafe vardır. Türkler içme suyu ihtiyacını ilçe merkezinden akan bir sudan karşılıyorlarmış. Bizanslılar Türkleri yenmek için İçme sularını zehirlemeye karar vermişler. Bizanslıların içinde bulunan genç bir kız Türk subayına aşık olduğundan Bizanslıların suya zehir kattıklarını haber vermiş. Bunun üzerine Türkler topluca su içmeye gitmişler ve orada ölü taklidi yaparak Bizanslıların onları görebileceği şekilde yere yatmışlar, Türklerin öldüğünü zanneden Bizanslılar ganimet için Türk kasabasına savunmasız bir şekilde gelirler. Mesafe yakınlaştığında yerde yatan Türkler ayağa kalkarak hücuma geçerler ve Bizanslıları bugünkü Azdavay'a kadar kovalarlar. Bizanslıların Türkler için azdı- vay diye bağrışmalarından Azdavay ismi, suyun zehirlenmesinden dolayı Ağu- Ağulu =Ağlı ismi kaldığı söylenmektedir.
Kastamonu tarihi, Ağlı ve çevresinde Bizanslılar, Danişmentler, Çobanlar ve Candaroğulları gibi kavimlerin hüküm sürdüğünü göstermektedir. Ağlı uzun süre Bizans egemenliği altında kalmıştır. O devirden bu güne kadar gelen önemli eser Ağlı Kalesidir. Bölge 1106 yılında Danişmendlerin eline geçmiştir. 1292 Yılına kadar süren bu durum İsmail Beyin Fatih'e direnmeyip, kardeşkanı dökülmesini önlemek amacıyla egemenlik haklarından vazgeçmesi üzerine değişmiş, Kastamonu ve çevresi de Osmanlı İmparatorluğu'na katılmıştır. Ağlı kuruluşundan bu güne kadar büyük bir gelişme göstermemiştir. İlk defa Kale yakınlarında eski pazar denilen yerde kurulmuştur. Şimdiki yeri olan İlçe merkezine 1905 yılında yerleştirilmiştir. 1918 Yılında da belediye teşkilatı kurulmuştur.
09 MAYIS 1990 kabul edilen ve 20 MAYIS 1990 tarihinde yürürlüğe giren, 3644 Sayılı Kanun gereğince ilçe olmuştur. 29 TEMMUZ 1991 tarihinde İlçenin İlk kaymakamının göreve başlaması ile fiilen faaliyete geçmiştir.
Coğrafi Yapısı
Ağlı Türkiye'nin batı Karadeniz Bölgesi'nde Kastamonu ili sınırları içindedir. Karayolu ile Başkent Ankara'ya uzaklığı 300 Km, İl merkezine uzaklığı 50 km dir.
Ağlı İlçesi ormanlık bölgededir. Dağlar arasında bulunan dar bir vadide kurulmuştur. Etrafı yüksek tepelerle çevrilidir. İlçe genelinde engebeli bir arazi yapısı mevcuttur. Deniz seviyesinden yüksekliği 1100 m.dir. Ağlı; Azdavay, Pınarbaşı, Şenpazar ve Cide ilçeleri yol güzergâhı üzerindedir.
İlçenin doğusunda Seydiler, batısında Azdavay, kuzeyinde Küre ve güneyinde Daday ilçeleri bulunmaktadır.
İlçenin önemli tepeleri şunlardır; Uğralı Tepe, Gök Tepe Hıdırlık ve Alınca Tepeleridir. Çevrenin en yüksek tepesi olan Gök Tepe 1250 M. yüksekliğindedir. Diğer bir tepe Ağlı Kalesi'nin üzerinde bulunduğu tepedir.
Ağlıda belli başlı ova yoktur. Su kaynakları bol değildir. Akarsuları yok denecek kadar azdır. Kar ve yağmur sularının akması ile yaşayan küçük derecikler bulunur. Bu derecikler düzensiz olduğundan yararlanma imkânı yoktur. Sulama döneminde bu derelerden akan sular zaten kesilmektedir.
Ağlı ve çevresinde bir yılda üç mevsim yaşanır. Genelde kış mevsimi kasım ayında başlar, nisan ayı sonuna kadar devam eder. Kar erken yağar, geç kalkar. Yörede ilkbahar mevsimi hiç yaşanmaz. Yazlar ılık, yağmurlu; kışlar sert ve kar yağışlıdır. Çevrenin ormanlık ve dağlık oluşu soğukları önler kış aylarında ısı -15 dereceden aşağı düşmez, yaz aylarında +25 dereceden yukarı çıkmaz.
Doğal bitki örtüsünü daha ziyade ormanlar oluşturmaktadır. Ormanlarda çam, köknar, meşe, kavak ve söğüt gibi ağaçlar vardır. Dağların ve ormanların etekleri fundalıklarla kaplıdır. Tahıllardan buğday, arpa ve nadiren de fiğ ekilir. Meyvecilik gelişmemiştir.
NÜFUS DURUMU:
İlçenin genel olarak nüfusu hızla azalmaktadır. Bunun sebebi büyük şehirlere olan göç olup, Kastamonu ili genelinde en fazla göç veren ikinci ilçe durumundadır. Şöyle- ki, 1990-2000 yılları arasında Ağlının nüfusu köylerde % 49,39 oranında azalmıştır. İlçe Merkezinde ise % 15.56 artış olmuştur. İlçe geneli % 6,28 oranında azalmıştır. İlçeden çoğunlukla İstanbul'a göç olmaktadır. 1997-2000 yılları arasındaki nüfus hararetlerini incelediğimizde köy nüfusu %18 oranında azalırken şehir merkezinin %14 oranında arttığı ilçe genelinde ise %3 oranında nüfus artışı olduğu görülmüştür.
Yaklaşık olarak nüfusun % 35'ı köylerde, % 65'ı ise İlçe merkezinde yaşamaktadır. Ancak, İlçe Belediyesine bağlı olan 9 adet mahalle ilçe merkezine 2 ile 12 Km. mesafede bulunmaktadır. Merkez Mahalle hariç diğer dokuz mahalle fiilen köy özelliğindedir.
İlçenin merkez ve köylerinde yaşayan nüfus toplam 106 yerleşim birimine dağılmıştır. Bu durum, İlçenin ne kadar dağınık bir yerleşim yapısına sahip olduğunu göstermektedir.
Ekim 2000 yılında yapılan Nüfus sayımı verilerine göre, Ağlının toplam nüfusu 4.193’dır. İlçe merkezinin nüfusu 3.074, köylerin nüfusu ise toplam 1.119'dır.
İDARİ DURUM:
Ağlı İlçesi merkez Belediyeye bağlı 10 mahalle ve l3 köyden oluşmaktadır. Bu Mahalle ve köylerimizde genelde birden çok yerleşim birimine sahiptir. Genel olarak mahalle yerleşim birimleri birkaç haneden oluşmaktadır. Köylerimizin dağınık ve engebeli alana yerleşmiş olması nüfus yoğunluğunun olmaması medeni hizmetlerin vatandaşlarımıza sunumunu engellemektedir. Ağlı İlçesi, engebeli ve ormanlık coğrafi bir yapıya sahip olmasının sonucu olarak, Karadeniz Bölgesi'ne hakim, dağınık yerleşim dokusunun en tipik örneklerinden birini oluşturmaktadır. Gerçekten de yerleşim yerleri ortalama olarak 8–9 haneden müteşekkil olup, köy ve mahallelere bağlı toplam 106 yerleşim birimi mevcuttur. Bu durum yol, su vs. altyapı hizmetlerinin halka ulaştırılmasında zorluklar doğurmaktadır
SOSYAL DURUMU
Gerek Ağlı, gerekse köylerinin coğrafi yapı itibariyle çok engebeli bir arazide bulunması nedeniyle, şehircilik anlayışının gerektirdiği yapılaşma oluşmamıştır.
Bu nedenle, modern yapılar yok denecek kadar azdır. Planlı yapılaşmaya sahip olunamamıştır. Ağlının İlçe oluşundan sonra inşaat sektöründe bir hareketlenme gözlenmekte ise de bunun yeterli olduğu söylenemez. Köylerindeki konutların büyük çoğunluğu ahşap, eski tip konutlardır. Bunların önemli bir bölümü sağlık koşulları bakımından elverişli değildir. Fakat son zamanlarda sağlığa uygun betonarme binalar yapılmaktadır. Ağlı İlçesi ve köylerinde sosyal hayatın önemli bir özelliği olduğu söylenemez. Erkekler ailede egemen durumdadır. Kırsal kesimde kadınlar da çalışmaktadırlar. Kadınların da ekonomik olarak tarım ve orman işlerinde sosyal hayatta yer aldıkları görülmektedir. Bazı yerleşim yerlerindeki erkeklerin büyük şehirlere mevsimlik olarak çalışmaya gittiklerinde tüm işlerin yine kadınlar tarafından görüldüğü izlenmektedir. İlçede, üretime dönük iş alanlarının son derece kısıtlı olması dolayısıyla halkın hemen tümünün geçim kaynağı hayvancılık, tarım ve orman işleridir. İlçenin köy yollarının yetersizliği, kış mevsiminin uzun süreli, sert ve yağışlı olması nedeniyle ulaşım güçlükle sağlanmaktadır. Yerleşim yerlerinin dağınık ve orman içinde bulunması sosyal gelişmeyi önlemektedir. İlçemiz sosyal acıdan, dışarıdan göç almaması nedeniyle kapalı toplum özelliği göstermektedir. Vatandaşlarımız gelenek ve göreneklerine bağlıdır.
ULAŞTIRMA DURUMU:
İlçenin komşu ilçelerle olan ulaşımı karayolları yol ağı içinde yer alan asfalt yollarla sağlanmaktadır. Karayolu dışında deniz, hava ve demiryolu ulaşımı bulunmamaktadır. İlçemizin İl Merkeziyle ulaşımında her hangi bir sıkıntı yoktur. İl Merkezinden İlçemize yolcu taşımacılığı Azdavay İlçesine ait Ulaş firması tarafından, ayrıca Ağlı Birlik ve İlçemizden geçen şen pazar, Cide, Pınarbaşı ilçelerine ait yolcu minibüslerince sağlanmaktadır. Dolayısıyla mutat araç bulmakta sıkıntı yoktur. Köy Yollarımız genel olarak stabilizedir. Ve köylerimize Salı günleri hariç mutat vasıta yoktur. Vatandaşlarımız özel araçlarıyla İlçe Merkezine gelmektedir. İlçe Merkezinde Posta Merkezi Müdürlüğü vardır. İlçeye her gün posta gelmektedir. İlçemiz posta merkezinde APS hizmetleri de verilmektedir. 2004 yılı içerisinde Posta Merkezimiz otomasyona geçmesiyle Cep telefonları faturaları ve Kredi kartları tahsilâtına başlanılmıştır. İlçemizde yayın yapan radyo ve Televizyon bulunmamaktadır. TRT’nin bütün radyoları ile Kastamonu da yayın yapan CSRT FM radyosu yayınları ilçemizden dinlenebilmektedir. Televizyon olarak TRT 1, TRT 2, TRT 3 ve TRT 4 kanalları normal antenle izlenebilmekte diğer ulusal Televizyon kanalları ise uydu anteniyle izlenebilmektedir. Cep telefonlarından Telsim ve Turkcell hatları görüşme yapabilmektedir.
KÜLTÜR VE TURİZM:
Ağlı İlçesi folklor bakımından Kastamonu'nun etkisi altındadır. Yerel özellik taşıyan halk oyunları yoktur. İlçemiz Kültürü de Kastamonu Kültürünün etkisindedir. İlçe dışından göç almadığı için insanlar birbirlerinin yekinen tanırlar. Geleneklerine ve göreneklerine bağlıdır. İlçemizde Ağustos ayının sonu ya da Eylül ayının ilk haftasında uzun yıllardır Ağlı Panayırı düzenlenmektedir. Yine Temmuz ayının ikinci haftasında Ağlı Kale Şenlikleri düzenlenmektedir. İlçemizde okuma yazma oranı %95’dir. Okuma bilmeyenler de genelde 65 yaş üzerindeki vatandaşlarımızdır. İlçemiz yemek Kültürü olarak Kastamonu Mutfağının etkisi altında kalmasına rağmen Ağlı” ya özgü Düğün Böreği bulunmaktadır. İlçemizde bu güne kadar turizm gelişmemiştir. Genellikle yaz aylarında İstanbul’da yaşayan Ağlı’lı Vatandaşlarımızın İlçelerine gelmeleriyle bir hareketlilik yaşanmaktadır. Ağlı Panayırı ve Ağlı Kale Şenlikleri de kısmen İlçemize İlçe dışından vatandaşlarımızın gelmesini sağlamaktadır.
GEZİP GÖRÜLECEK YERLERİ:
İlçemizin en başta gezilip görülecek yeri tarihi Ağlı Kalesidir. Ağlı Kalesi İlçenin Batısında bulunan tabi bir dağ üzerine kurulmuştur. Kalenin etrafı yer yer bıçakla kesilmiş gibi kaya sıralarıyla çevrilmiş ve etekleri ormanlarla örtülmüştür. Üzerine kuzeyinde kepez denilen tabii bir kaya ile aralarındaki boyun noktasından çıkılmaktadır. Zaten zayıf tarafı da burası olduğu için suni duvarlar bu kısma yapılmıştır. Moloz taşından harçla yapılan duvarların kalınlıkları bir metre bu günkü yükseklikleri de üç metredir. Kalenin tepesinde büyük bir düzlük vardır İlçeye bakan kısmında mağaralar vardır. Güneyinde kaleden 10 metre aşağıda bir tabii mağara daha vardır. Bunun içinde dolambaçlı yollar ve mezar odaları bulunmaktadır. Batı yüzünde bir mağara daha vardır bu mağaranın ortasından yan yana iki tane su mahzeni bulunmaktadır. Kalenin üzerindeki düzlükte üç tane su sarnıcı bulunmakta bunlardan iki tanesi halen ayakta durmakta bir tanesi ise yıkılmış durumdadır. Bunun dışında İlçemizin ormanları tamamen yayla durumundadır. Yaz Döneminde yayla Turizmi olarak kış döneminde ise kış ve av turizmi olarak değerlendirilebilir. Gölcüğez çayı kenarında bulunan geçen deresi görülmeye değer. İlçemiz dışında özellikle yaz aylarında insanlar sıcaktan bunalırken terlemeden piknik tadı çıkarılabilecek birçok alan bulunmaktadır.
ÖNEMLİ TELEFONLAR:
KAYMAKAMLIK : 0366 737 13 82
: 0366 737 13 95 : 0366 737 13 84
BELEDİYE BAŞKANLIĞI : 0366 737 10 01
: 0366 737 10 02
iLÇE JANDARMA KOMT. : 0366 737 10 05
İLÇE EMNİYET AMİRLİĞİ : 0366 737 13 54
PTT : 0366 737 14 15
BEDAŞ : 0366 737 10 25
Azdavay
TARİH VE COĞRAFYA
Azdavay İlçesi 12.02.1945 tarih ve 4869 sayılı Kanun ile ilçe statüsü kazanmış, 1 Nisan 1946 tarihinden itibaren bu fonksiyonunu yürütmeye başlamıştır. Bu tarihten önce Daday İlçesine bağlı bir bucak iken, mesafe uzaklığı ve ekonomik bağlılığın az oluşu nedeni ile ilçe olmuştur.
İlçe tarihi hakkında yapılan arkeolojik kazılara göre; değişik zaman dilimlerinde Paflagonyalılar, Etiler, Lidyalılar, Helenler, Romalılar ve Bizanslar'ın istilasına uğramıştır. Candaroğulları zamanında Kastamonu Sancağına bağlı 36 kadılık'tan biri olarak idare edilmiş, 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet'in Kastamonu'yu Osmanlı topraklarına katması ile Azdavay da Osmanlı ülkesine dahil edilmiştir.
Azdavay Osmanlılar zamanında Daday'a bağlı kadılık olarak görülmektedir. Daday 1868 yılında Kastamonu'ya bağlı ilçe haline geldiğinde Azdavay Daday İlçesine bağlı bir nahiye haline gelmiştir.
Azdavay İlçesi Batı Karadeniz Bölgesi'nde Kastamonu İlinin Kuzey Batısında 840 Km2'lik bir yüzölçüme sahip engebeli ve ormanlık bir arazi ile kaplıdır. İlçe merkezinin rakımı 830 metre olup iklimi serttir. Kış ayları uzun sürer ve kar yağışı yoğundur. Kış mevsimi boyunca özellikle geceleri ısının -20lere kadar düştüğü gözlemlenmektedir. İlkbahar ve sonbahar ayları serin ve yağışlı olup yaz mevsiminde ısı ortalama olarak 25 derece civarındadır.
İlçemiz Kuzeyde Doğanyurt, Kuzey Batıda Şenpazar, Batıda Pınarbaşı, Güneyde Daday, Doğuda Ağlı ve Kuzeydoğuda Küre ilçeleri ile komşudur. İlçenin belli başlı akarsuyu Devrekani Çayı'dır. Bu akarsu ilçenin doğusundan batısına doğru akar, Hacet Kayası'ndan kuzeye kıvrılarak Cide ilçesi sınırlarına girer ve Karadeniz’e dökülür. Kocaçay ve Valay Çayı da ilçenin diğer önemli akarsularıdır.
NÜFUS
1868 yılında Daday Kastamonu'ya bağlı bir ilçe durumuna getirildiğinde 20 evde 233 kişinin yaşadığı Azdavay'ında Daday'a bağlı bir bucak olduğunu görüyoruz. Aynı yönetim Cumhuriyetin kuruluşundan sonrada yürütülmüştür. 4869 sayılı yasa ile 01.14.1946 tarihinde ilçe olmuştur. Daha sonra Pınarbaşı'nın ve Ağlı'nın ilçe olmasından dolayı bazı köylerde meydana gelen idari bağlılık değişikliği ile bağlı köy sayısı 49'a düştüğünden nüfus sayısı azalmıştır. 2000 Genel Nüfus Sayımına göre İlçe Merkezinin 3.502 köyde ise 5.517 kişi olarak toplam 9.019 nüfusu bulunmaktadır. Hızlı bir göçün olduğu ilçemizde nüfusun daha da azalacağı görülmektedir.
İlçemiz nüfus kayıtlarında;
Kadın : 19.644 Erkek : 19.374
Toplam : 39.018 kişi mevcuttur.
İDARİ DURUM
Kastamonu İli'ne bağlı olan İlçemiz 49 köy ve 4 mahalle olmak üzere toplam 53 idari birimden oluşmaktadır. Merkez dışında kasaba belediyesi bulunmamaktadır. İlçe merkezinde 4 mahalle muhtarlığı, köylerde 49 köy muhtarlığı olmak üzere toplam 53 muhtarlık mevcuttur. Köylerimize bağlı 310 adet yerleşim birimi (mahalle) bulunmaktadır. İlçede genel idari teşkilatın yanında Orman İşletme Müdürlüğü, PTT Müdürlüğü, TEDAŞ, T.C. Ziraat Bankası Şubesi ve şantiye/bakımevi niteliğinde Köy Hizmetleri ve Karayolları teşkilatları bulunmaktadır.
Karadeniz bölgesinin karakteristik özelliğini gösteren ilçemiz dağınık yerleşim birimlerinden meydana gelmiştir. Köylerin küçük mahalleler şeklinde çok dağınık bir yapısının olması, idari zorluklara neden olmaktadır.
İlçe merkezinin İl merkezine uzaklığı 76 km.dir. Devlet-Vatandaş ilişkileri olumlu olup, Devlete karşı saygı, Kanun ve nizamlara itaat anlayışı genel olarak yerleşmiştir.
SOSYAL DURUM
Azdavay İlçe merkezi dışında konutların genel özelliği iki katlı ve ahşap yapım olmalarıdır. Bu yapılar eski özgün görünümlerini devam ettirmektedir. 1965'li yıllarda başlayan betonarme bina yapımı son yıllarda hız kazanmıştır. Ahşap yapıların temelleri taş duvar, dolguları ise tuğla ve keresteden oluşur. Köylerdeki evlerin alt kısımları genellikle ahır olarak kullanılır. Çatı örtüsü malzemesi olarak kiremit ve sac kullanılmaktadır. İlçe merkezinde konut ihtiyacını karşılamak için önceki yıllarda kooperatif yoluyla konut yapılmıştır. Bunun haricinde halk kendi imkânlarına dayanarak konut inşa etmektedir. Konut kiraları 50–200 milyon TL civarındadır.
İlçe merkezinde sanayi tesislerinin olmaması bu hareketliliği kısıtlamaktadır. Halkın büyük kentlere göçen yakınları fazla olduğundan konuşma dili ve davranışları düzenlidir. Bunun yanında özellikle halk dili Kastamonu yöresinin genel özelliklerini taşır. Köylerde göçebe yaşantısı görülmez.
İlçede geniş çapta işçi çalıştıran sanayi kuruluşu yoktur. Emek arzının büyük çoğunluğu başka illere yönelmiştir. Köylerde tarım, hayvancılık ve orman işleriyle uğraşılır. Özellikle köylerde kadınlar geleneksel giysilerini giymeye devam etmektedir. Bu giysiler renkli bir özellik taşırlar ve bunu Çarşamba günleri kurulan ilçe merkezindeki pazarda görmek mümkündür. Özgün nitelik taşıyan bu giysiler Kastamonu halk oyunları için ideal giysi olarak kabul edilmiştir.
SAĞLIK
İlçe Merkezinde daha önce Sağlık Merkezi iken Devlet Hastanesi'ne dönüştürülmüş 25 yataklı Devlet Hastanesi ile Merkez Sağlık Ocağı, Sıra Köyümüzde Sağlık Ocağı ve Derelitekke, Sada, Samancı, Kırmacı, Kolca Köylerindeki Sağlık Evleri ile sağlık hizmeti görülmektedir. Karşıyaka Mahallesi Takazlar mevkiine yapılmakta olan 50 yataklı Devlet Hastanesinin inşaatı aktarılan ödenekler ölçüsünde tamamlanmaya çalışılmaktadır.
İlçede aşılama ve halkın sağlık bakımından bilgilendirilmesi önemli ölçüde başarıya ulaşmıştır. Doğumda bebek ölüm oranı % 0'dır. Genel olarak yaşlılığa bağlı hastalıklar ve tipik olarak guatr hastalığı görülmektedir. İlçe halkı sağlık hizmetlerinden sosyal güvence ve Yeşil Kart uygulaması kapsamında faydalanmaktadır.
ULAŞTIRMA
İlçe Kastamonu'ya Daday üzerinden 74 km uzaklıktadır. Bu yolun Daday-Azdavay arası bozuktur. Genellikle ulaşımın sağlandığı Azdavay-Ağlı-Seydiler-Kastamonu yolu asfalt olup, 76 km'dir. Azdavay-İstanbul arasında sürekli bir ulaşım olmaktadır. Pınarbaşı-Eflani-Karabük hattı üzerinden sağlanan bu ulaşım yolu da asfalttır. Azdavay-Pınarbaşı arası asfalt olup 22 km dir. İlçe ile Şenpazar arası da asfalttır. İlçemizle Cide arasındaki yol ise artık çok az kullanılmaktadır. Köyler ise ilçeye stablize ( kumlu ) ve toprak yollarla bağlıdır. Yağışlı havalarda ulaşım zorlaşmakta, kışın ise yollar ulaşıma kapanmakta, köylüler köylerde her yönden mahsur kalmaktadır.
İlçeden her gün Kastamonu’ya Azdavay Ulaş tarafından minibüslerle seferler yapılmaktadır. İlçeden köylere ulaşım köy minibüsleri ve köyde bulunan diğer araçlarla sağlanmaktadır. Çarşamba günü ilçede Pazar kurulması nedeniyle köylerle ulaşım o gün için daha kolaydır. Ayrıca, belediyeye ait servis aracı ile yakın mesafelere yolcu taşımacılığı yapılmaktadır.
KÜLTÜR VE TURİZM
Yöremizde erkek giyiminde yöreye özgünlük yoktur. Kadın giyiminde ise yöresel özgünlük vardır. Kızların ve kadınların giydikleri takke farklı şekilde süslenir. Takke boncuklu imik bağı ile çeneye tutturulmuştur. Beyaz renkte boncuk oyalı tülbent başa sarılır. Delme adı verilen işlemeli kısa yelek giyilir. Bele yörede dokunan kuşak sarılır. Öne de yine yörede dokunan önlük takılır. Etekleri fırfırlı, önü değişik süslerle süslenmiş elbise giyilir.
Yörede ekmek olarak sac üzerinde günlük olarak serme adı verilen ekmek çeşidi yapılır. Sac üzerinde yapılan ekmeğin tek tek olarak pişirilenine bişi denilir. Bişi olarak yapılan ekmekten börek çeşitleri yapılmaktadır. Aynı ekmekten deli oğlan sarığı denilen baklava çeşidi yapılır. Bu ekmekten yapılan ıslama denilen yemek çeşidinde yufkaların arasına tavuk eti, mantar, ceviz içi de katılır. Özellikle mısır unundan su ile pişirilerek hazırlanan hamurdan kaşıkla yuvarlak şekiller verilerek yapılan üzerine ayran, pekmez veya bal şurubu dökülerek hazırlanan Malak diğer adıyla köle hamuru da yöreye özgü yemek çeşididir. Ormandan toplanan kabalak otu, kabak çiçeği ve pırasan sarılarak yapılan dolmalarda yöreye özgüdür. Kır bitkileri olan kızılcık, kızamık ve kuşburnundan çeşitli marmelât ve ekşi yapılmaktadır. Kuşburnu yoğurdu vitamin açısından çok zengindir. Yine ormanlardan toplanan ıspıt otundan yapılan yumurtalı kavurma çok lezzetlidir.
Türkiye'nin cennet köşelerinden biri olan Azdavay, büyük şehirlerin gürültüsünden kaçmak isteyenlerin sığınabilecekleri bir huzur bölgesi, oksijen deposu yemyeşil ormanlarıyla bir tabiat harikası olup, her gelen yabancının dikkatini çekmektedir. Konaklama tesisi olarak, belediyeye ait 12 oda, 24 yataklı tesis Temmuz 2005 ayı itibariyle hizmete açılmıştır. İlçe dağ, yayla, mağara ve kış turizmi açısından çok uygundur.
GEZİLİP GÖRÜLEBİLECEK YERLER
Azdavay denilince ilk akla gelen mekanlardan birisi AŞIKLAR KÖPRÜSÜ'dür. İstanbul'da bulunan boğaz köprülerinin küçük bir minyatürü şeklinde Devrekani çayı üzerine, Merkez Mahallesinden Karşıyaka Mahallesine geçiş için inşa edilen bu köprü, şehre gelenler için ilgi odağı haline gelmiştir.
Çatak Kanyonu; Bir doğa harikası olan Azdavay “Çatak Kanyonu”, ilçe merkezine 6 km. uzaklıkta olup, yer yüksekliği yaklaşık 1000 m, geçilebilir uzunluğu 7 km.dir.
Medil Mağarası; Azdavay İlçe merkezine 8 km olup, 7 km.si araçla, 1 kmsi orman içi patika yoldan yaya yürüyüşü ile ulaşılmaktadır. Pamukkale'nin gün görmemiş yüzü olarak adlandırabileceğimiz Medil mağarası, M.Ö. dönemlerde bir sığınak veya ibadethane olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir.
Mesire yerleri olarak, Akcasu (Vali Tevfik SIRRIGÜR Çeşmesi), Suğla Yaylası, Mercimeklik Kayası, Kız Kayası, Tabaklı Kayası vb. doğal güzelliği ve turizm açısından doğa harikasıdır.
GELENEK ve GÖREN EKLERİMİZ
Azdavay'da yaşanan göç ve son yüzyılın getirdiği teknolojik ve kültürel gelişmelerin sonucu olarak gelenek ve göreneklerimizden bazıları unutulmuştur. Günümüzde yapılanlar şunlardır.:
Köylerimizde Hıdrellez günü tarlada öküz koşulmaz.
Tarlada tırmık çekme, harmanda buğday kalburlama, bahçede çapa yapma, ekmek pişirme, inek sağma, tarlada tezek kırma, buğday yıkama, çamaşır yıkama, çocuğa bakma işleri kadın işleri sayılır. Bu işleri yapan erkeklerle alay edilir.
Dinsel bayramlarda namazdan sonra halkın uzun kuyruklar oluşturup birbirleriyle bayramlaşması güzel geleneğimizdir.
Nişan töreninde şerbet sunulur.
Köy düğünleri üç gündür. Birinci gün kız tarafı erkekleri damat tarafına konuk olur. Kuzular kesilir, içkiler içilir. Bu törene sandak düğünü denilir. İkinci gün erkek tarafı kız tarafına giderler. Bu günde yemekler yenilir. Eğlence yapılır. Akşamüzeri gelin alınarak erkek evine gelinir. Buna hak düğünü denir. İkinci gün kız tarafının kadınları damat evine giderler. Burada da verilir, eğlenceler yapılır. Bu törene semet ya da duvak denilir. Düğünden üç gün sonra gelin ile damat kız evini ziyaret ederek büyüklerin elini öperler, bu ziyarete de üç günlük adı verilir.
HALK OYUNLARI
Düğünlerde Kastamonu yöresi oyunları oynanmakla birlikte, kız gelin çıkarma sırasında oynanan Azdavay Çiftetellisi erkeklerin oynadığı, düğünün üçüncü günü kadınların oynadığı Semet Karşılanması oyunları yöreye özgüdür.
ÖNEMLİ TELEFONLAR
KAYMAKAMLIK : 0 366 717 12 25 - 717 10 06
(FAX) : 0 366 717 17 60 - 717 19 19
BELEDİYE : 0 366 717 12 35 - 717 10 06
JANDARMA : 0 366 717 10 07
PTT : 0 366 717 14 15
TELEKOM : 0 366 717 10 00- 717 14 44
TEDAŞ : 0 366 717 12 12
Devrekani
İLÇENİN TARİHÇESİ
Eski bir yerleşim yeri olan Devrekani höyük ve harabeleri,han ve hamamları, çeşme ve camileri ile arkeolojik yönden zengin bir yerleşim yeridir. Coğrafi durum itibariyle dağlık bir Bölge olan KASTAMONU ve çevresi prehistorik çağlardan zamanımıza kadar pek çok kavim ve devletin istila sahası olmuştur.
FATİH'İN ANNE VE BABASININ DÜĞÜNÜ :
İsfendiyar Bey'in mektup ve hediyelerinden memnun kalan İkinci Murat kırgınlıkları unutarak Candaroğulları topraklarına dokunmadı. Çaşnigir başı Elvan Bey başkanlığında bir heyeti birçok hediye ve mihr ile birlikte 1423 yılında Kastamonu'ya gönderdi. Devrekani'ye geçen heyet Çayırcık Köyüne geldi. Sultan Murat ile Hatice Alime Hüma Hatun'un düğünü Çayırcık köyünde yapıldı. Devrekani'deki düğün töreninden sonra gelin yükte hafif pahada ağır pek çok hediye ile Bursa'ya gönderildi. Bursa'da ise İkinci Murat'ın kız kardeşlerinden biri İbrahim Bey'in oğlu İsmail Bey'e ,birisi Anadolu Beylerbeyi Karaca Paşa'ya ,üçüncüsü de Candarlızade Halil Paşa'nın oğlu Mahmut Çeleb'ye verildi. Düğünlerin hepsi 1424 yılında aynı anda yapıldı. İkinci Murat ile evlenen Hüma Hatundan 1431 yılında Sultan Mehmed Han (Fatih) dünyaya geldi.
Bu olayın anısına her yıl Mayıs ayının son haftasında Çayırcık Mahallesinde fetih şölenleri düzenlenmektedir.
Bundan sonra Osmanlılarla Candaroğulları arasında sıkı akrabalık bağları gelişti. Daha sonra Fatih'in kız kardeşi de Candaroğulları Bey’ i İsmail Bey’le evlendi. Birtakım huzursuzluklar ve kardeş kavgalarından sonra Candaoğulları Beyliğine son vermek isteyen Fatih, Mahmut Paşa komutasındaki orduyu Kastamonu ve Sinop'u almak üzere gönderdi. Kardeş kanı dökülmesini istemeyen İsmail Bey teslim olarak Fatih'in huzuruna çıkarıldı. Saygı ile karşılandı. Fatih'ten büyük hürmet gördü. Candaroğulları Beyliğine getirilen Kızıl Ahmed Bey Bir süre Osmanlı Valisi gibi görev yaptı ve 1461 yılında Beylik fiilen sona erdi.
OSMANLI DEVLETİ İDARESİNDE KASTAMONU : (1460-1923) : 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Candaroğulları devletine son verilmiş ve Kastamonu'da Osmanlı Devletine bağlı sancak haline getirilmiştir. Bu süre de Kastamonu istilaya maruz kalmamıştır. Pek çok imar faaliyetlerinde bulunulmuştur. Bir daha istila görmeyen Kastamonu ve İlçemiz Devrekani bu dönemde Kastamonu'ya bağlı bir köy olarak kaldı. Bu durum Tanzimat' a kadar devam etti ve 1906 yılında çevre köylerin kendisine bağlandığı nahiye haline getirildi.
DEVREKANİ'DE TARİHİ ESERLER
İSMAİL BEY CAMİSİ: Cami Devrekani merkezinde ve İsmailbey mahallesindedir. İsmailbey tarafından yaptırıldığı Kastamonu Şerire sicillerinde (No.86,T.1231 sah.50) de gösterilmektedir. Kitabesi yoktur. Bina moloz taşından harçla yapılmıştır. Çatısı ahşap üzeri kiremitlidir. Döşeme,tavan ve minber tahtadır. Mihrap alçı,fakat basittir. Minaresi tuğladandır. (İkinci minare yeniden yapılmıştır.) Namaz salonunun yüz ölçüsü (18.5 x11.5 m.) dir. Son yıllarda eklenen bir bölümün sağında abdest alma yeri , solunda ise bir oda bulunmaktadır.
Vakıfların malı olan caminin mimari kıymeti yoktur. İsmail Bey’ in eseri olduğu cihetle tarihi kıymeti vardır. Bir imam hatip ve bir müezzin kadrosuyla cami ibadete açıktır.
ÇAYIRCIK HAMAMI: Hamam Devrekani’nin yirmi dakika batısındaki çayırcık köyünde (mahalle) moloz taşından harçla yapılmıştır. (9x8 m. büyük.) olan soyunma yeri ahşaptır. Hamamın (2,5 m) olan bir giriş aralığı ile aynı büyüklükte birbiri içinden geçilen bir hizada üç tane halveti vardır. Halvetlerin üzeri kubbelidir.
Hamam Çayırcık köyünden Ahmet ve Mehmet Güney'in tasarrufunda olup, haremeyn vakfından olduğu söylenmektedir.
Günümüzde harap vaziyetteki hamam asırlardan beri halk tarafından Gelin Hamamı olarak anılmaktadır. Bu ismin kaynağı burada yapılmış olan meşhur düğündür.
DEVREKANİ TUMULÜSLERİ:
Devrekani merkez ve çevre köylerinde birçok tumulüs olduğu görülmektedir.
Bunlardan bazıları: İlçe merkezinin güneyindeki Mantarlık ve Bayram tepeleri, Laçin köyü Celi deresinde üç tumulüs, Habeşli köyünde Pınaz ve Oyalık tepeleri, Bozkocatepe köyü Terzi ve Hamallar Mahallesindeki tepeler, Mütevelli mahallesindeki yığma tepeler,Bıngıldayık , Ulamış ve Kurt köylerinde bulunan tumulüslerin hepsi de maalesef kontrolsüz olarak kazılmışlardır.
KURTULUŞ SAVAŞINDA DEVREKANİ:
Osmanlı İmparatorluğu 500 yıl üç kıtada egemen olduktan sonra duraklama, gerileme ve dağılma sürecine girmişti. Yurdumuz (Bu günkü Anadolu toprakları) da bir fiil işgal edilmiş ve Türk Milletini topyekün ortadan kaldırma ve tarihten silme planları yapılmaktaydı. Kastamonu’luların kurtuluş savaşına fiilen katılış tarihi ,İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edilmesinin ertesi günü yani 16 Mayıs 1919 tarihidir. Bu tarihte Kastamonu ve çevresinde işgali protesto mitingleri başlamıştır.19 Eylül 1919 tarihinde Müdafa-i Hukuk cemiyetine giren Kastamon’lu lar resmen Kurtuluş Savaşına başlamış oldular. Kuvay-i Milliye ile birleştikten sonra da büyük bir Yurtseverlik örneği göstererek İnebolu-Ankara arasında çoluk- çocuk, genç-ihtiyar kağnı arabaları ile cephane taşıdılar.
İşte Devrekani Müdafa-i Hukuk Cemiyeti:
Başkan: Mühtüoğlu Mehmet Bey
İkinci Başkan: Kulaksızoğlu Hacı Osman Bey
Üyeler : Vefaoğlu İzzet Bey, Çalcalı Numan Bey'lerden oluşmuştur.
Kurtuluş savaşında milli mücadeleyi en çok destekleyen ve bu uğurda en çok şehit veren bölge Kastamonu ve çevresi olmuştur. Bunlardan bir tanesi de Şehit Şerife Bacıdır. Kastamonu ve Seydiler ilçesine yapılan anıtlarla ebedileştirilmişlerdir.
Devrekani'li Necibe Hanım: Baltacak köyünden olan 1323 doğumlu Necibe İşitir Gençlik yıllarında Şehit Şerife Bacılarımız gibi bizzat İnebolu-Kastamonu arasında kağnı ara baları ve katırlarla cephane ve mermi taşımıştır.16.03.1996 yılında vefat eden Necibe Hanım ilçe merkezinde Necibe Nine adı verilen şehitliğe gömülmüştür. Cefakar Türk anasını saygı ve rahmetle anıyoruz.
ATATÜRK KASTAMONU’DA:
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Türk İnkılaplarını yapmaya devam ederken Şapka inkılabı için Kastamonu'yu seçti ve 23 Ağustos 1925 günü İlimize geldi. 25 Ağustos 1925 tarihinde İnebolu'ya geçti. 28 Ağustos1925 İnebolu'dan dönüş ve Devrekani.
ATATÜRK DEVREKANİ'DE:
Şapka inkılabını gerçekleştiren Atatürk İnebolu dönüşünde Kastamonu Milletvekili Mehmet Fuat Bey tarafından çiftliğine davet edilmişti. Devrekani o yıllarda Kastamonu Merkez ilçeye bağlı bir bucak idi. Gazi'miz Devrekani Bucak merkezinden geçerken otomobili biraz durdu. Bucak halkı, köylerden gelenlerle birlikte ve başlarında Bucak Müdürleri olduğu halde toplanmış, Gazi'yi alkışlıyorlardı. Sevgili Gazi'miz halkın sevgi ve saygı alkışlarına ,Panama şapkası ile selamlayarak karşılık verdi ve teşekkürde bulundu. Vali Fatin Bey'in işareti üzerine Bucak Müdürü Avni Bey, Gazi'mizin otomobilinin çamurluğuna alındı. Çiftliğe doğru hafif tempo ile hareket edildi. Otomobil yavaş gittiğinden Bucak Müdürüne sevgili Gazi'miz şöyle bir soru sordu:
-Buraya Devrekani adı neden verilmiştir, biliyor musunuz?
Bucak Müdürünün cevabı şu oldu:
-Kastamonu, Fatih Sultan Mehmet'ten önce İsfendiyar Beyliğinin merkezi iken Beylerin çoğu, özellikle sonuncusu İsmail Bey, yaz aylarını bu ovanın ,şimdi Devrekani dediğimiz Bucak merkezinin dolaylarında geçirirmiş. Çayırcık köyünde saraylarının, hamamlarının ve hatta ahırlarının yıkıntılarına rastlanmaktadır. İsfendiyar Beylerinin yaz aylarında buraya göç etmesi nedeni ile yanlarında çalışanlar,Bu ova,artık devletliler mekanı oldu.Derlermiş. Halkın dilinde bu söz zamanla değişerek Devrekani olmuştur; demişti. Bu fikir ve görüşe karşı Gazi'miz karşılık vermemiş,sessizce dinlemişti. Artık çiftliğe de yaklaşılmıştı. Bucak Müdürü fikrini doğrulamak için;
-Çiftlik sahibi Milletvekili Mehmet Bey'e Müftüoğlu derler. Bu iki kelime halk lehçesinde bir kelime halinde birleşerek Müfto'nun Mehmet Bey olmuş dedi. Otomobiller de bu sırada çiftliğe geldi.
Mehmet Bey'in güler yüzü, babacan tavır ve hali, Gazi’mizin çiftliğine teşrif etmesi yüzünden duyduğu sevinç,neşe içinde, hoşgeldiniz diyerek Büyük Misafiri karşıladığı sırada Ata:
-Köylüler hep Müftonun Mehmet Bey derlermiş,öyle mi? Diye sorunca, o da;
-Evet Paşam öyle derler diye onayladı.
Aslında konuksever bir insan olan Milletvekili Mehmet Bey, çiftliğinde cidden çok itinalı bir sofra hazırlamış,büyük otellerin lokantasında bulunan nefis yemeklerle çiftliğin ürünü olan sütlü yiyecekleri, çiftlik hayvanlarının etlerinden çeşitli yemekleri,tatlıları ve çeşitli sebze ve meyvaları hazır bulundurmuştu. Açık havada neşeli konuşmalar ve sohbetler yapılırken Mehmet Bey, Büyük Misafirini ve beraberindekileri ağırlıyordu.
Gazi Mustafa Kemal çiftliğin korusunda bir müddet dinlenir ümidiyle Mehmet Bey, yere halılar serdirmiş,yataklar,şilte ve yastıklar hazırlatmıştı. Koruluk,imrenilecek bir hal almıştı.Mehmet Bey’in düşündüğü gibi oldu. Yemekten sonra korulukta, çamlar altında Gazi bir saat kadar dinlendiler. Saat 18.00’ da Kastamonu'ya hareket ettiler.(Atatürk’ün Kastamonu Gezisi Ve Şapka Devrimi. Valilik Yayınları)
Atatürk’ün Devrekani'ye gelişi yıldönümü olan 28 Ağustos günü ilçemiz Bozkocatepe Kurukavak mahallesinde bulunan ve halen Müftüoğullarına ait olan bu çiftlikte törenlerle coşkulu kutlamalar yapılmaktadır...
TURİZM:
İlçe ;temiz havası ve bozulmamış tabiatı ile özellikle yaz mevsiminde dinlendirici bir özelliğe sahiptir. Ancak konumu itibariyle doğal güzellikler,tarihi ve turistik yerlerin azlığı sebebiyle turizm canlılığı çok azdır. Yaz aylarında serinliği ve büyük şehirlerin gürültüsünden kurtulmak isteyen gurbetçilerimiz köylerine ve evlerine geri dönerek bir müddet burada dinlenmektedirler.
İlçe pazarının Pazar günü olması nedeniyle çevre il ve ilçelerden gelenlerin çok olması ilçe de Pazar günlerinin hareketli geçmesine sebep olmaktadır.
Yazılı kaynaklarda ilçenin Osmanlılar zamanında da dinlenme yeri olarak seçildiği görülmektedir. İlçe 5000 yıl öncesinin uygar bir yerleşim yeri olarak tarih hazineleri ile doludur.
Devrekani Kınık kazısında bulunan bazı arkeolojik eserler
Özellikle Kınık harabeleri başta olmak üzere höyükler ve ören yerleri bakımından zengin bir yapıya sahiptir.
Mesire ve dinlenme yeri olarak da Alaman Çamlığı, Yaralıgöz dinlenme tesisleri,İlçedeki Baraj ve Göletler önemli yer tutmaktadır.
Ayrıca gerek ormanların gerek barınma yerlerinin çok olması sebebiyle ilçemiz av turizmi bakımından da zengindir. Mevsimine ve kanunlara uyulduğu takdirde Balık,Karaca,Tavşan,Tilki,Kurt,Yaban Domuzu,Ördek vb. gibi av hayvanları ilçemizde bol miktarlarda bulunmaktadır.
İlçede eskiden panayır adı altında bir hafta süre ile yapılan ticari ve sosyal içerikli programlar kaldırılmış olup yerine sadece Pazar günleri yapılan ticari canlılık kalmıştır. Fatih Sultan Mehmet Han'ın İstanbul”u fetih yıldönümlerinde ise Annesinin gelin olduğu Çayırcık mahallesinde bir günlük “Fetih ŞÖLENİ düzenlenmektedir. Kastamonu Kamu Çalışanları Vakfının organize ettiği bu şölen 12 yıldan beri devam etmekte ve çevre il ve ilçelerden gelenlerle ilçeye günü birlikte olsa bir canlılık kazandırmaktadır.
Yaralıgöz İsmi: Her yerin isminin bir efsanesi olduğu gibi Yaralıgözün de ismi hakkında çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan birine göre bu kayanın üzerinde bulunan yerleşim yerinde gözleri yaralı veya ama (Kör) birinin yaşadığı ve isminin oradan geldiği;
Başka bir söylentiye göre ise kayanın çok yüksek olması ve sürekli kaya üzerinde şiddetli rüzgarın esmesi şeklinden esinlenerek Yel, Çok yüksek oluşu sebebiyle etrafı gözlemek veya gözetmekten ise Göz kelimeleri bir araya getirilerek halk arasında söylenen Yelligöz sözcüğü zamanla Yaralıgöz olduğu tahmin edilmektedir.
Doğanyurt İlçemiz
DOĞANYURT İLÇEMİZ
TARİHİ VE COĞRAFİ YAPISI :
İlçemizin kuruluş tarihi kesin olarak belirli olmamakla beraber M.Ö.4 .yy’da Portuslar tarafından kurulduğu,sanılmaktadır.Pontuslar zamanında GEREAS adı ile anılan Doganyur’un ilk yerleşim alanı; bugün sadece temelleri kalan kaledir. Zamanla yerleşim alanı bugünkü Meset mahallesi ve CUMAYANI semtlerinde oluşmuştur.
1846 yılında HOŞALAY adı ile Bucak kurarak Kastamonu’ya bağlanmıştır. Aynı yıl denizden gelebilecek korsanlara karşı karakol oluşturulmuştur. 1990 yılında bucuk teşkilatlarının kaldırılmasıyla bir süre köy statüsüne dönmüştür.
9 mayıs 1990 tarihinde çıkarılan yasa ile ilçe olmuş,1. Eylül 1990 tarihinde ilçe olarak faaliyete geçmiştir. İlçe Batı Karadeniz Bölgesinde sahil kesiminde kurulmuş olup arazı dağlık ve engebelidir
Ormanlık ve dağlık bir bölge olması sebebiyle bir çok derelerin oluştunrduğu,Meset çayı İlçe Merkezinden geçerek Karadenizle birleşmektedir. İlçe merkezinde rakım 5 metredir. Sıcaklık kışın -5 santigırat derece yazın ise 30 santigirat derecedir.
NÜFUS DURUMU:
İlçemize bağlı 25 köy 45 mahalle bulunmaktadır.2000 Yılı nüfus sayımına göre ilçenin toplam nüfusu 9.668’dır. İlçe merkezinde 1470 köylerde 8.198 kişi yaşamaktadır. 1990 sayımına göre İlçe nüfusu 11.327 kişidir. Bu sonuca göre 10 yılda nüfus % 16 azalmaya uğramıştır.
İlçenin yüz ölçümü 211 kilometrekare olup, kilometrekare başına düşen kişi sayısı 46’dır. Arazi yetersizliği,işsizlik köylerde yaşam koşullarının zorlugu gibi Sosyal ve ekonomik nedenlerden dolayı bazı illere yoğun şekilde göç olmaktadır. Yaz aylarında ise nüfus çoğalmaktadır.
SOSYAL DURUMU:
İlçemizin Orman Yönünden zengin olması sebebiyle ve o dönemlerdeki imkanlar çerçevesinde evlerin büyük çoğunluğu ahşaptan yapılmıştır. Ancak son yıllarda ormanların azalması gittikçe daha az zati ihtiyaç verilmesi sebebiyle,beton ve ahşap-tuğla evler yapılmaktadır. İlçe teşkilatının kurulmasından İlçe merkezinde evlere olan talep artmıştır. Sosyal yaşantı açısından örf ve adetlere bağlılık devam etmektedir.
SAĞLIK:
Sağlık Hizmetleri yönünden İlçe merkezinde 1 Merkez Sağlık Ocağı bulunmakta olup, Sağlık Ocağında 4 Doktor, 2 Hemşire, 4 Ebe, 1 Laborant,1 Sağlık memuru ,1 Şoför, 1 Hizmetli görev yapmaktadır. Sağlık Ocağında 2 Ambulans bulunmaktadır. Sağlık Ocağına ait 4 Lojman bulunmakta, fakat lojmanlar oturulamaz durumda olduğu için boş bulunmaktadır. Ayrıca İlçemize bağlı Akçabel köyünde Sağlık Ocağı, Kayran köyünde sağlık evi, Başköy köyünde sağlık evi, Düzağaç köyünde sağlık evi, Gözalan köyü sağlık evi bulunmakta olup,
Sağlık personeli bulunmadığından faal değildir.
ULAŞTIRMA:
İlçemizin Kastamonu Merkezine 125 Km.lik Cide ilçesine 65 Km’lik asfalt karayolu bağlantısı bulunmaktadır. Yol olmayan köyümüz yoktur. Köy yollarımız Stabilizedir. Fakat kış aylarında bazı köylerimize ulaşım çok güçlükle yapılmaktadır. Telefonsuz köyümüz bulunmamaktadır. Ancak yeterli değildir. TRT ye bağlı radyolar İlçemizden rahatlıkla dinlenmektedir. Televizyon olarak TRT1,TRT2 TRT3 kanalları ile 3 adet özel televizyon kanalı seyredilmektedir.
KÜLTÜR VE TURİZM:
ilçe merkezinde 1 Lise 1 İlköğretim okulu 1 yatılı bölge okulu Bulunmaktadır. Akçabel köyünde 8 Sınıflı İlköğretim okulu, Köylerimizde birleştirilmiş, 34 adet İlköğretim Okulu bulunmaktadır. İlçemiz Yatalı Bölge Okulu (YBO) 350 öğrenci barınmaktadır.İlçemizde Okur-Yazarlık oranı % 98 dir.
İlçe Merkezindeki Balıkçı Barınağı içinde deniz kenarındaki Meset kalesinin ve izleri görülebilmektedir.Kale aynı zamanda antik döneminde ibadet yeri vaziyfesinide görmüştür. Kayran, İlyasbey yerleşim yerleri eski iskan yerleri olup, kalıntılardan fazla bir şey kalmamıştır. İlçemizin sahilde yer alması Turizm için tabii güzellikler ile doludur Her ne kadar Turizme hizmet verecek tesis bulunmamakta ise de İlçemizdeki mevcut lokantalar yemek ihtiyaçlarını kapasitededir.
TARİHİ VE TURİSTİK YERLER
İlçe merkezindeki Balıkçı Barınağı içinde deniz kenarındaki Meset kalesinin kalıntıları ve izleri görülebilmektedir. Kale aynı zamanda antik döneminde ibadet yeri vazifesini de görmüştür.
İlçemize bağlı köylerde eski yerleşim birimlerinden olup, kalıntılarından fazla bir şey kalmamıştır.
İlçemiz sahilde yer alması nedeni ile Turizm için tabii güzellikler ile doludur. Yeşille mavinin iç içe yaşandığı, orman ile denizin yan yana birleştiği eşsiz doğa manzarası bulunmaktadır. Yeterince konaklama tesisi ihtiyacı giderildiğinde turizme açılmaması için sebep bulunmamaktadır. Doğal güzelliklerin bozulmadan tabii halde kaldığı ender yerlerden bulunmaktadır. Hafta sonları için ailelerin rahatlıkla gelip piknik yapabilecekleri çay bahçeleri ve mesire alanları bulunmasına rağmen Kastamonu ve çevre ilçelerde çok fazla bilinmemektedir. Doğanyurt'un yeterince tanıtılamaması nedeni ile diğer sahil ilçelerimizle aynı özellikleri taşımasına rağmen çok fazla bilinmemektedir.
İlçemizin yeterince tanındıktan sonra Kastamonu’nun hatta Karadeniz bölgesinin en önemli turistik bölgelerinden biri olacağı ve turizmde hak ettiği yeri alacağı inancındayız. Tüm halkımızı Doğanyurt'un bu güzelliklerini görmeye davet ediyoruz.
Geniş Bilgi İçin : http://www.doganyurt.gov.tr
ÖNEMLİ TELEFONLAR
Kaymakamlık : 0 366 8431130
Belediye : 0 366 8431260
Jandarma : 0 366 8431003
P.T.T. : 0 366 8431215
Tedaş : 0 366 8431246
Telekom : 0 366 8431000
|
|
|
|