|
Çocuğunuza bırakacağınız " en güzel miras" onu, hem dünya ve hem de ahiret mutluluğuna eriştirecek bir terbiyedir."
(Hz. Muhammed (s.a.v.))
KISSADAN HİSSE: EĞİTİM MESELESİ
Bir eğitimciye sorarlar:
-Çocuk eğitimine kaç yaşında başlamalı ?
Pedegog:
-Çocuğunuz kaç yaşında ? diye sorar.
Adam:
-Bir yaşında, der.
Eğitimcinin cevabı çok çarpıcı olur:
-Bir sene geç kalmışsın dostum!..
"7 yaşına kadar olan çocuğunuzla oynayınız, 15 yaşına kadar arkadaşlık ediniz, 15 yaşından sonra istişare ediniz." (Hz. Ali r.a.)
"Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir." (İbni Sina)
"Bir çocuk sevilmediğini hissettiği sürece kendini değersiz ya da yetersiz hisseder."(Freud)
"Beş yaşındaki çocukla benim aramdaki uzaklık bir adımdır, fakat yeni doğmuş bebekle beş
yaşındaki çocuk arasındaki uzaklık korkunçtur." (L. Tolstoy)
"Çocuklarınıza dilini tutmasını öğretiniz. Konuşmasını nasıl olsa öğrenecektir."
(Benjamin Franklin)
OLUMLU ÇOCUKLAR YETİŞTİREBİLME:
01- Olumlu çocuk yetiştirebilmek basittir, ama kolay değildir. Zira olumlu çocuk yetiştirebilmenin ilk şartı olumlu ebeveyn (ana-baba'lar) olmaktır.
02- Her zaman en çok satan kitaplar şunu söyle: "Ektiğini biçersin." Başarılı insanlar şunu söyle: "İyi hammadde ile başlarsan, iyi sonuç elde edersin." O halde siz de "iyi ve olumlu ebeveynler" olun, hem siz hem de nesilleriniz kurtulsun.
03- Bir çocuğun hayatının ilk dört yılında ebeveynlerinden aldığı eğitimin önemi, dört yıllık bir kolejin verdiğinden çok daha fazla olduğunu bilmelisiniz.
04- Bir çocuk için hayat sevgi demektir. Bir babanın çocukları için yapabileceği en önemli şey annelerini sevmektir ve bir annenin çocukları için yapabileceği en önemli şey babalarını sevmektir.
05- Eğer çocuğunuzun tüm gereksinimlerini karşılar ve onu hayata hazırlarsanız işte ancak o zaman bir ebeveyn olabilirsiniz.
06- Eğer ebeveyn "hükümet, amir, polis, başbakan..." vb. kişilerin otoritelerinden herhangi birisini küçümser veya çürütürse, çocuklarıyla arasındaki otoritenin de temelini çürütüyor demektir.
07- Evde "iştirak etmeyi" öğrenen bir çocuk çalışma hayatında da "iştirak edecek" ve dolayısıyla hayatın kendisine sunduğu şeyleri "kazanma" fırsatını yakalayacaktır.
08- Güçlü, tek vücut hareket eden ebeveynler, olumlu, uyuşturucu bağımlısı olmayan çocukların yetiştirilmesi konusunda doğru yoldadır.
09- Eğer yeni bir güne çocuklarınızla "ve eşinizle) sevgi dolu ve tatlılıkla başlarsanız ve aynı şekilde günü bitirirseniz, bu iki olay arasında bir çok problemin üstesinden gelirsiniz.
10- Eğer çocuklarınızın problemlerini dinlemezseniz, onlar da sizin bulduğunuz çözümleri dinlemeyeceklerdir.
11- Olumlu, uyuşturucu bağımlısı olmayan çocuklar yetiştirmekte başarılı olan ebeveynler, çocuklarını büyümüş, yetenekli, olumlu yetişkinler olarak görme gereksinimi duyarlar.
12- Ebeveynler, eğer sizler sigara içmeyen, içki kullanmayan, ibadethaneye giden, tutarlı, ailesine bağlı, sevgi dolu bir disiplinli sahip olan kişilerseniz, büyük ihtimalle olumlu ve uyumlu çocuklar yetiştireceksiniz.
13- Olumlu ısrar, olumlu çocuklar yetiştirir.
ANA-BABALAR ÇOCUĞA NE GÖZLE BAKMALI ?
- Çocuklarınızı can sıkıntısını gideren bir eğlence aracı olarak görmeyin.
- Çocuklarınızın sizi nasıl mutlu ve umutlu edeceklerini düşünürken, siz de onları nasıl mutlu ve umutlu edeceğinizi düşünün.
-Çocuklarınızı küçük yaştan kendi şahsi ihtiraslarınıza ve kaprislerinize kurban etmeyin.
- Çocuklarınızın daima kendi varlıklarını gösterici, ilgi çekici, sevgi toplayıcı olmak için durmadan taklit edip duracaklarını unutmayın.
- Çocuklar teyp gibidir. Ne verirseniz onu alırlar. O halde onlara neyi nasıl vermeniz gerektiğini bilin.
- Anneler; düşüncelerinizin, sevinçlerinizin, muhakkak ki sizin canınızla, kanınızla beslenen karnınızdaki yavrunuza en fazla tesir edeceğini bilin.
- Çocuk anneliğin şeref tacıdır. O halde her anne bu tacı liyakatle taşımayı bilsin.
- "Cennet"in niçin annelerin ayakları altında olduğunu önce anneler bilsin.
- Çocuklarınıza karşı sevgi ve şefkatte ölçülü olun. Onları ne ihmal edin, ne de gereğinden fazla sevgi ve şefkate boğun.
- Çocuklarınıza bağımsız hareket etme kabiliyeti aşılayın. Bunun en iyi sermaye olduğunu bilin. Özellikle hali vakti yerinde, okumuş, bilgili ve kültürlü anneler, sakın annelik mes'uliyetinden kaçmayın.
- Çocuklarınızın yardımlaşmayı, dayanışmayı ve insan sevgisini tam olarak elde etmesini istiyorsanız; akraba bağlarınızı zayıf ve kopuk tutmayın, sağlam ve kuvvetli tutun.
- Çocuklarınıza sadece mekanik zekalılığı ve hayalperestliği vermekten başka bir işe yaramayan fabrika işi pahalı, gösterişli oyuncaklar almayın. Belki bir tencere kapağı oynamalarının onlara daha büyük ve faydalı zevk verebileceğini düşünün.
- Çocuklarınıza karşı çocukluklarının dışına taşmamaları gerektiği gibi iddialarda da bulunmayın.
- Çocuklarınıza bakışlarınızla, edalarınızla, mimiklerinizle de tesir edebileceğinizi bilin.
Ebeveynliğin, bir dizi yürekli ve basit işler gerektiğini anımsadım. Çocuklarımız için, elimizden gelenin en iyisini zevk ve şefkatle yaptığımız anlarda, onları sevmeyi tekrar öğreniriz. Bu arada hem çocuklarımızın, hem de biz ebeveynlerin ihtiyaçları ve becerileri değişir durur." -(Mary Lou Rozdilsky)
|
|
|
|
|
BİR HADİS: (HZ. MUHAMMED S.A.V.) Rasulullah (s.a.v.) bir gün torunu Hasan'ı (r.a.) öpmüştü. Bu sırada yanında bulunan Akra (r.a.) bunu tuhaf karşıladı ve: "Benim on tane çocuğum var. Fakat onlardan hiç birini öpmedim." dedi. Rasullah (s.a.v.) ona bakıp: "Merhamet etmeyene merhamet edilmez." buyurdu.
İnsanın eğitimi doğuşuyla başlar, insan konuşmadan, anlamadan önce eğitilir.
( J. J. Rousseau )
ÇOCUKLAR VE BABALAR
6 Yaşında : "Babam her şeyi biliyo..."
15 Yaşında : "Ben de babam kadar biliyorum..."
20 Yaşında : "Babam hiçbir şey bilmiyor..."
30 Yaşında : "Ne de olsa babam o da bazı şeyler biliyor.."
40 Yaşında : "Babamın fikrini sorsam fena olmayacak..."
60 Yaşında : "Babam, çok şey biliyormuş. Ah, hayatta olsaydı da babama danışabilseydim..."
EĞER BİR ÇOCUK...
*Eğer bir çocuk kınanarak yaşarsa suçlamayı öğrenir.
*Eğer bir çocuk düşmanca davranışlar içinde yaşarsa kavga etmeyi öğrenir.
*Eğer bir çocuk alay edilerek yaşarsa sıkılganlığı öğrenir.
*Eğer bir çocuk utanç içinde yaşarsa suçluluk duymayı öğrenir.
*Eğer bir çocuk hoşgörüyle yaşarsa sabırlı olmayı öğrenir.
*Eğer bir çocuk teşvik edilerek yaşarsa güvenmeyi öğrenir.
*Eğer bir çocuk değer verilerek yaşarsa saygı duymayı öğrenir.
*Eğer bir çocuk eşitlik ortamında yaşarsa adaleti öğrenir.
*Eğer bir çocuk güven duygusu içinde yaşarsa inanmayı öğrenir.
*Eğer bir çocuk beğenilerek yaşarsa kendisinden hoşlanmasını öğrenir.
*Eğer bir çocuk kabul ve dostluk yaşarsa dünyada sevgi aramayı öğrenir.
Çocukların öğütten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır. Çocuğun aynası anne ve babasıdır. Bu aynadan daima güzel şeyler görmelidir. Çocuklarınıza vereceğiniz en güzel ve değerli hediye ilgi ve zamandır. Çocuklar, hayat piyangosunun çok pahalı alınmış biletleridir.Bu bilete büyük ikramiye vurması ya da boş çıkması sizin elinizdedir Çocuklar donmamış beton gibidir. Üzerlerine ne düşse iz yapar. Çocuklara yüz değil, kulak vermeli.
ÇOCUKLARA AHLAK EĞİTİMİ:
Çocuklarınızın ahlaksız ve küfürbaz; toplumun yüzkarası alemin maskarası olmamalarını istiyorsanız;
- Çocuklarınızın bir kusurunu gördüğünüz zaman onlara hakaret etmeyin. Onlara kızdığınızda, öfkelendiğinizde küfür etmeyin.
- Çocuklarınızın yanında ve başka yerde ahlaklı, seviyeli ve sevimli insanlarla katiyyen alay etmeyin. Ağzınıza, dilinize ve sizi çocuklarınıza karşı hataya düşürebilecek azalarına sahip çıkın.
- Çocuklarınızın ahlaksız, başıboş ve küfürbaz olmamaları için onlarla ilginizi, bilginizi ve alkanızı kesmeyin.
-Onları asla kendi hallerine bırakmayın. Terkedilmişliğin yalnızlığı ile onları kıvrandırmayın.
- Çocuklarınıza evde, iş yerinizde, sokakta, caddede, her yerde canlarının istediği gibi at koşturmalarına izin vermeyin.
- Çocuklarınız birbirleriyle kavga ederken, birbirlerine hakaretler savururken ses çıkarmamazlık etmeyin. Böylesi durumlarına göz yummayın.
- Çocuklarınızı kendi gözetim sahanızın dışında bırakmayın.
- Çocuklarınızı hizmetçilerinizin eline teslim etmeyin.
- Çocuklarınızı sağlıksız, sıhhatsiz, her nemden hastalık kapan, bir türlü marazlıklardan kurtulmayan mıymıntı, uyuşuk, tembel, miskin, devamlı mızmızlanan tipler olarak görmek istemiyorsanız; onların üzerlerine öyle sık sık ikide bir titremeyin.
- Çocuklarınızı, güneşli, temiz havalı, yeşillikli kır kır gezilerinden, piknik ya da kamplardan mahrum bırakmayın.
- Çocuklarınıza iştahlarını dengeli tutan yiyecekleri tavsiye edin. Ve hazır yiyeceklere hiç alıştırmayın.
- Çocuklarınız sizden, siz çocuklarınızdan zevk alın, lezzet alın, haz duyun.
- Siz sevin ve sevdirin ki, onlar da sevmeyi ve sevdirmeyi öğrensin
ÇOCUKLARIN ÖZGÜVENİ:
.Kendini ve duygularını ne düşünüyorsun nasıl hissediyorsun gibi sözlerle anlamaya çalışın.
. Konuşurken onun yüzüne bakın ve ciddiye alındığını hissettirin.
. Onun fikirlerine değer verdiğinizi hissettirin.
. Onun olumlu davranışlarını takdir edin.
. Yaşına uygun görevler verin.
. Verilen görevlerden sonra başarısını takdir edin.
. Ona zaman ayırın.
. Onunla değişik konularda sohbet etme ortamı oluşturun.
. Onun korku ve endişelerine saygı duyun.
. Aşırı eleştirici olmaktan ve yarğılayıcı davranmaktan kaçının.
. Başkalarının yanında onu küçük düşürmeyin.
. Onun başarısızlıklarını büyütmeyin.
. Başkaları ile onu kıyaslamayın.
. Kabiliyetlerini fark edin ve onları teşvik edin.
. Ona sıklıkla sevdiğinizi söyleyin.
. Aile için vazgeçilmez bir kişi olduğunun altını çizin.
. Onunla beraber sosyal aktivitelerde bulunun.
. Yanlış ve uygunsuz cezalandırmadan kaçının.
. Ondan beklentileriniz çok aşırı olmasın.
. Onun farklı ve gelişmekte olan kişilik yapısı olduğunu unutmayın.
. Onun için en önemlisi mutlu ve huzurlu bir aile ortamı oluşturmaktır.
"HAYIR, ÖYLE DEMEK İSTEMİYORSUN"
Anne baba olarak çocukların duygularını rahatça ifade etmelerine izin vermediğimiz zaman ilk hatamızı işlemiş oluyoruz. Dört yaşlarında bir kız çocuğu, yeni doğan kardeşini kıskandığını şu sözlerle açığa vuruyordu: "Anneciğim bu çirkin bebeğin ağlamaları beni sinir ediyor, götürüp hastaneye geri verelim." Anne, gülerek, "Aslında bunu yapmamızı istemiyorsun, değil mi? Daha bu sabah kardeşini sevdiğini söylemiştin, unuttun mu?" diyerek çocuğun duygularını bastırıyordu. Anne burada gerçek dışı davranmış, çocuğun duygularını inkâr etmişti. Bu yaklaşımla çocuğun kıskançlık duygusunu yok edeceğini zannediyordu. Anne, çocuğun duygularını inkâr etmek yerine şöyle diyebilirdi: "Neden onu hastaneye geri götürmemizi istiyorsun? Yoksa onu senden daha çok sevdiğimizi mi sanıyorsun?"
Bir öğretmen arkadaş anlatıyor:
"Okumuş insanlar olarak biz bile çocuk eğitiminde hata yapıyoruz. Dün akşam, ilkokul üçüncü sınıfa giden kızımla eşim arasında geçen bir çatışmaya şahit oldum. Kızım yatmaya giderken annesi bağırdı:Ödevini yaptın mı?; Çocuk kızgın bir ses tonuyla ;Evet yaptım!diye karşılık verdi. Annesi, ;Ama ben görmedim dedi. Çocuk sesini iyice yükselterek, yaptım diyorum ya! diye bağırdı. Kızım tepki göstermekte haklıydı, annesi kendisine güvenmediği için onuru incinmişti. Ancak eşim mantıklı düşünmek yerine otoritesini kullanmaya yöneldi: Bacak kadar boyunla annene nasıl cevap veriyorsun, gelirsem yanına o bağıran ağzını yırtarım! Çocuğun yanında eşimi eleştirmek istemediğim için yumuşak bir sesle, "Hanım, kızımız yalan söylemez, yaptım diyorsa yapmıştır, birbirinizi üzmeyin" dedim. Eşim aynı kızgınlıkla bana döndü.Bu çocuğu sen şımartıyorsun! Senden yüz bulduğu için bana böyle cevap veriyor,dedi. Bu şartlar altında problemi çözmek mümkün değildi. Ne yapacağımı bilemedim. Üçümüz de gergin bir gece geçirdik."
Çoğu anne babalar çocuğa nasıl yaklaşacaklarını bilemiyorlar. Kaş yapayım derken göz çıkardıklarının farkında değiller.
( Pedagog Ali Çankırılı)
|
|
|
|