sinanbasarir.sitemynet.com
bayrak_ve_ata.jpg

ANA SAYFA
MUSTAFA BASARİR Galeri 1
MUSTAFA BASARİR Galeri 2
HATUN (BAŞARIR) UYSAL Galeri 1
Galeri 4 DALİ
Galeri 5
Galeri 6
ESKİ İSTANBUL
ŞEYTANIN
GÖR...me dedikleri
TÜRKÜ SÖZLERİ
ORGANİK TARIM
BAHÇEMİZ'DE
Domates
Biber
Patlıcan
Hıyar
Karpuz
Kavun
Patates
Fasülye
YARARLI LİNKLER

Fasülye


Fasulye taze, konserve ve kuru olmak üzere değişik şekilde değerlendirilen, besin değeri çok yüksek olan, hemen hemen tüm dünyada bol miktarda tüketilen önemli bir kültür bitkisidir. Orta Amerika kökenli olan bu kültür bitkisi 250 yıl önce Anadolu'ya gelmiş ve çok geniş bir yayılım alanı bulmuştur. Taze fasulye A, B1, B2 ve C vitaminlerince zengindir. Taze fasulye de vücutta biriken asidi nötralize edebilecek baz fazlalığı da mevcuttur. Fasulyenin hazım olabilirlik oranı %84.1'dir. Hatta fasulye baklalarında bulunan phasol ve phaseolin maddelerinin şeker hastalığında kullanılan insülin karekterinde olduğu ve bu yüzden kandaki şeker miktarının düşürülmesinde kullanıldığı bildirilmektedir.

Ekonomik Önemi

Taze fasulye taze tüketimi yanında işlenmiş olarak konserve, hazır yemek ve turşu olarak da değerlendirilmektedir. Dünya taze fasulye üretimi 4.310.733 ton-dur. Bu üretimde Asya ve Avrupa kıtasındaki ülkeler önemli paya sahiptirler. Dünyada en önemli taze fasulye üreticisi ülke Çin'dir. Ülkemiz ise 514.000 ton taze fasulye üretimi ile Çin'den sonra dünyada ikinci sırada yer almaktadır. Ülkemizde taze fasulye üretimi iller bazında incelendiğinde Samsun İli (67.234 ton) en önemli üretim merkezidir. Karadeniz Bölgesi, ülkemizde taze fasulye yetiştiriciliğinin en fazla yapıldığı bölgelerden birisidir. Bölgede açıkta yetiştiricilikte genellikle sırık ve bodur çeşitler kullanılmaktadır. Son yıllarda kapama olarak yapılan yetiştiricilikte bodur formlu çeşitlerin kullanımı yaygındır. Çünkü sırık fasulyede işçilik ve sırık maliyeti yüksek olduğu için bodur formlu çeşitler tercih edilmektedir.

İklim İstekleri

Taze fasulye ılık iklim bitkisidir. Bu bakımdan ilkbahar ve sonbahar arasındaki devrelerde rahatlıkla yetiştirilebilir. Fasulye gelişme devresi içinde 20-25C arasında sıcaklık ister. 27-32 C sıcaklıkta çiçeklerini döker ve düşük sıcaklıkta ise gelişme durur. Fazla nemlilik bitkilerin büyümesini durdurur. Hastalıkların kolay gelişmesine sebep olur. Fasulye tohumları, toprak ısısının 20-30C arasında olduğu zaman en iyi çimlenme göstermektedir. Minimum 10C toprak ısısı gereklidir. Bodur taze fasulyeler için minimum 10-13 C, sırık taze fasulyeler içinde 14-15C üzerinde toprak sıcaklığı olması istenir.

Toprak Hazırlığı

Hububat ekili tarlaya taze fasulye yetiştirilmesi düşünülüyorsa, hububat bitkilerinin hasadından sonra anızın sökülüp toprağa karıştırılması amacıyla 5-7 cm derinliğinde sonbaharda sürüm yapılır. İlkbaharda ekimden önce toprak tekrar kaz ayağı ile sürülür ve arkasından diskaro geçirilerek toprak ekime hazır hale getirilir.

Ekim Zamanı

Açıkta taze fasulye yetiştiriciliğinde Mart sonu ve Nisan aylarında ekime başlanır (bölge ekolojik şartları dikkate alınır). Fakat iklim şartlarına göre Mayıs ayı-nın son haftasına kadar kademeli olarak ekim yapılabilir. Örtü altı taze fasulye yetiştiriciliğinde ilkbahar döneminde 1 Mart, Sonbahar döneminde 15 Temmuz-1 Ağustos tarihlerinde tohum ekimi yapılır. Geniş alanlarda bodur taze fasulye yetiştiriciliği yapılan yerlerde sıra usulü mibzerle ekim yapılır. Sıra arası 50-65 cm, sıra üzeri 10-25 cm ve 2-3 cm derinliğe tohum bırakılır. Dekara 5-7 kg tohum ekilir. Sırık taze fasulye yetiştiriciliğinde karışık ekimin yanında (Mısır ile) sırık kullanılarak (söğüt, fındık dalları) yetiştiricilik yapılmaktadır. Sırık taze fasulye yetiştiriciliğinde ocağa 5-7 adet tohum gelecek şekilde ekim yapılır ve ocaklar arası 1m mesafe bırakılır.

Gübreleme

Sırık fasulyeler bodur fasulyelere nazaran topraktan daha fazla besin elementi kaldırır ve toprağın gücünü azaltır. Fasulyeler için tavsiye edilecek tabi ve ticari gübre miktarları her şeyden evvel topraktaki besin maddeleri miktarları ile ilgilidir. Toprak tahlili neticelerine göre ihtiyaç duyulan gübrelerin verilmesi en doğ-ru yoldur. En uygun toprak olarak kabul edilen kumlu-tınlı topraklara birkaç senede bir dekara 2-3 ton olmak üzere yanmış çiftlik gübresi verilir. Dekara 2-5 kg saf azot (N), 4-6 kg fosfor (P2O5) ve 3-5 kg potasyum (K2O) verilmelidir. Çimlenmekte olan tohumlara herhangi bir ticari gübrenin zararının dokunmaması için gübrelerin tohumların ekildiği yerin en az 5cm kadar uzağında ve 7..5 cm derinlikte verilmesi uygundur.

Çapalama

Fasulye tamamen toprak yüzeyine çıkıp 4-5 çift yapraklı olunca ilk çapa yapılır. Bitkilerin dallanma devresinde, çiçek açmadan önce birinci çapadan 2-3 hafta sonra II. çapa yapılır. Çiçeklenme döneminde çapalama işleminden kaçınılmalıdır.

Sulama

Vegetasyon devresinde Taze fasulye bitkisinin su ihtiyacı en az 300-450 mm dir. Bitkiler generatif devrede tam çiçekte iken sulanmamalıdır. Sulama zamanları fidelerde üç yaprakçıklı asıl yaprağın görünmesi sırasında, çiçeklenmeden evvel, meyve tutumundan 10 gün sonra ve hasattan 1 ay önceki devrelerde olmak üzere sulama yapılmalıdır. Sık ve hafif sulama yapılmalıdır. Çünkü taze fasulye sık aralıklarla sulamayı sever, bol sudan hoşlanmaz.

Hastalık ve Zararlılar ile Mücadele

Taze fasulye bitkisi hastalık ve zararlılara karşı çok hassas bir bitkidir. Tohum çıkışından sonra danaburnuna karşı ilaçlı kepek atılmalıdır. Fasulyede görülen belli başlı hastalıklar Antraknoz, Pas hastalığı, Fasulye Mozaik Virüsü, Kök çürüklüğüdür. Bu hastalıklara karşı ilaçlı tohum kullanılmalı ve uygun bir füngisit ile ilaçlama yapılmalıdır. Fasulyede görülen en önemli zararlılar, fasulye böceği (Bruchus), yaprak bitleri ve kırmızı örümceklerdir. Bunlara karşıda uygun bir insektisit ile mücadele yapılmalıdır.

Hasat

Taze fasulyede hasadın en ideal zamanı; baklaların hakiki çeşit karakterini gösterdiği iriliğin 1/3'nü aldığı devredir. Hasatta gecikme olursa hasat edilen fasul-yelerin selülozlaşması neticesinde sertleşmeleri, içindeki danelerin yeme zevkini bozacak tarzda irileşmesi ve bilhassa kılçıklılığın artmasına neden olmaktadır

Kaynak www.ktae.gov.tr
(Seher Yıldız MADAKBAŞ)
kendisine teşekkürlerimi iletiyorum.

Hastalıkları

FASULYE SARI MOZAYİK VİRÜSÜ (Bean yellow mosaic potyvirus (BYMV)



1. TANIMI VE YAŞAYIŞI

Hastalık etmeni Potyviridae familyasına bağlı potyvirus cinsine dahildir. BYMV, 750 nm uzunluğunda 12-15 nm genişliğinde esnek çubuk şeklinde partkül yapısına sahiptir. Linear tek sarmal RNA genomu içermektedir. Virüsün çok sayıda ırkı bulunmaktadır.
Virüs, Acyrthosiphon pisum, Macrosiphum euphorbiae, Aphis fabae, Aulacorthum solani ve Myzus persicae gibi birçok yaprak biti türü ile non-persistent yolla, mekanik olarak bitki öz suyu ile, tarımsal ekipmanlarla, acı bakla (Lupinus albus, L. Luteus), bakla (Vicia faba) ve çayır üçgülü (Trifolium pratense) gibi bazı baklagillerde düşük oranda (% 3) tohumla taşınmaktadır. Fasulyede (Phaseouls vulgaris) tohumla taşınmamaktadır.

2. HASTALIĞIN BELİRTİLERİ, EKONOMİK ÖNEMİ VE YAYILIŞI

Hastalık belirtileri virüsün ırkına, fasulye çeşidine, ortam koşullarına ve bitkinin enfekte olduğu döneme göre değişmektedir.
Enfekteli bitkilerde karakteristik belirtiler yapraklarda parlak sarı mozayik renkte lekeler ve beneklenmedir (Şekil 1). Yaşlı yapraklarda karakteristik belirtiler daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca yapraklar sertleşir, aşağı doğru kıvrılarak fincan görünümünü alabilir ve kırışıklık ortaya çıkabilir (Şekil 2). Erken enfeksiyonlarda bitki iyi gelişemez boyu kısa kalır ve sağlıklı bitkilere göre daha geç dönemde çiçeklenir ve meyve tutar. Sarılıcı ve yarı sarılıcı tipteki fasulyelerde şiddetli enfeksiyonlarda sürgün uçlarındaki nekrozlardan geriye doğru ölüm meydana gelebilir.
Baklalarda genellikle belirti oluşmaz fakat bazen bakladaki tohum sayısında azalma ortaya çıkabilir.
BYMV, yapraklarda parlak sarı mozayik lekeler şeklinde oluşturduğu belirtileri ile enfekteli yapraklarda koyu yeşil mozayik lekeler şeklinde belirtiler oluşturan Bean common mosaic potyvirus (BCMV) ve Bean common mosaic potyvirus (BCMNV)'dan ayırt edilebilir.
Virüs glayölde, acı baklada ve bazı fiğlerde yapraklarda çizgi mozayik lekeler, biçim bozukluğuna, soya, bakla, yonca ve üçgüllerde yapraklarda mozayiğe neden olmaktadır. Bezelyede yapraklarda mozayik ve sürgün uçlarında nekrozlara neden olmaktadır ( Şekil 3).
BYMV tüm dünyada fasulye yetiştirilen her yerde bulunan ve ekonomik ürün kayıplarına yol açabilen bir etmendir. Ülkemizde de tüm fasulye alanlarında yaygın olarak görülmektedir.

3. KONUKÇULARI
Virüsün konukçuları arasında fasulye, bezelye, soya, bakla, acı bakla gibi kültür bitkileri, yonca, ak üçgül, kırmızı üçgül, fiğ gibi yem bitkileri ve menekşe, glayöl gibi bazı süs bitkileri yer almaktadır.

4. MÜCADELESİ:
Hastalıkla mücadelede en etkili yöntem dayanıklı çeşitler kullanmaktır. Sarılıcı ve yarı sarılıcı fasulyeler virüse daha hassastır. Bu nedenle mümkünse çalı tipi fasulye yetiştirilmelidir. Mürdümük (Lathyrus spp.), sarı taş yoncası (Melilotus spp.), üçgül (Trifolium spp.) gibi bazı yabani baklagiller ve glayöl virüsün kışlama konukçusudur. Virüs bu bitkilerden afit türleri tarafından alınıp kültürü yapılan diğer baklagil türlerine bulaştırılabilmektedir. Bu nedenle fasulye ekim alanları, yabani baklagillerin bulunduğu alanlardan ve glayöl yetiştirilen alanlardan uzağa kurulmalıdır. Tarla çevresinde bulunan yabani baklagil türlerine ait yabancı otlar imha edilmelidir. Tarla çevresinde mısır gibi uzun boylu bitkiler yetiştirilerek rüzgar geçişi ve bitkilerin birbirine teması önlenmelidir. Tarlada şüpheli görülen bitkiler, hemen çevresinde bulunan bitkilerle birlikte sökülüp tarladan uzaklaştırılmalıdır. Kültürel işlemler esnasında bitkileri yaralamaktan kaçınılmalıdır. Hastalığın kimyasal mücadelesi yoktur.

Ayrıntılı Bilgi İçin
İlyas DELİGÖZ
ilyasdeligoz@yahoo.com

FASULYE ADİ MOZAYİK VİRÜSÜ (Bean common mosaic potyvirus (BCMV)


1. TANIMI VE YAŞAYIŞI

Hastalık etmeni Potyviridae familyasına bağlı potyvirus cinsine dahildir.BCMV, 847-886 nm uzunluğunda 12-15 nm genişliğinde esnek çubuk şeklinde partkül yapısına sahiptir. Linear tek sarmal RNA genomu içermektedir. Virüsün NL1, NL7, US5, NL6, US2, NL2 ve NL4 olmak üzere 7 ırkı bulunmaktadır.
Virüs, Acyrthosiphon pisum, Aphis craccivora, A. fabae ve Myzus persicae gibi birçok yaprak biti türü ile non-persistent yolla, mekanik olarak bitki öz suyu ile, tarımsal ekipmanlarla, tohumla ve polenle taşınmaktadır.
Tohumla taşınma oranı enfeksiyon zamanındaki bitki yaşına, bitkinin çeşidine ve virüs ırkına bağlı olarak değişmektedir. Fasulyede çiçeklenme öncesi enfeksiyonlarda tohumla taşınma oranı % 83'e kadar ulaşabilmektedir

2. HASTALIĞIN BELİRTİLERİ, EKONOMİK ÖNEMİ VE YAYILIŞI

Hastalık belirtileri virüsün ırkına, fasulye çeşidine (özellikle dominant I geni mevcut olup olmadığına), ortam koşullarına (özellikle sıcaklık derecesine) ve bitkinin enfekte olduğu döneme göre değişmektedir.
Karakteristik belirtiler yapraklarda parlak yeşil-sarı ve koyu yeşil mozayik lekeleridir. Genellikle damarlar koyu yeşil renkte iken damar arası bölgeler parlak yeşilimsi sarı hale gelir. Yapraktaki renk değişimi genellikle buruşukluk, kabarıklık, biçim bozukluğu ve yaprakların aşağıya doğru kıvrılması belirtileri ile beraber görülür (Şekil 1).
BCMV'nin nekroza neden olan ırkları, 30°C'nin üzerindeki sıcaklıklarda yetiştirilen ve resesif bc genleri tarafından korunmamış dominant I geni taşıyan fasulye çeşitlerinde siyah kök veya tepe nekrozu olarak isimlendirilen sistemik nekroza neden olmaktadır
Sistemik nekroz bitkinin herhangi bir döneminde, genç yaprakçıklarda hafif solgunluk ile başlamakta, iletim demetlerinin kahverengileşmesi ve kararması bunu izlemekte ve sonuçta bitki ölmektedir (Şekil 2). Bitkinin gövdesi ve baklası enine kesildiğinde iletim demetlerinin kahverengileşerek karardığı görülmektedir (Şekil 3 ve 4).
Sistemik nekroz belirtileri bazen Fusarium oxysporum f.sp phaseoli fungusunun neden olduğu Fusarium solgunluğu ile karıştırılabilir. BCMV'nin neden olduğu sistemik nekrozun en önemli en önemli farkı, fasulye baklalarının iletim demetlerinde meydana gelen nekrozun Fusarium solgunluğunda ortaya çıkmamasıdır.
Bu virüs tüm dünyada fasulye yetiştiriciliğinde önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Çok şiddetli erken enfeksiyonlarda % 80'e varan ürün kayıpları meydana gelebilmektedir.
BCMV, ülkemizde tüm fasulye alanlarında yaygın olarak rastlanan bir hastalık etmenidir.

3. KONUKÇULARI

Virüsün konukçuları arasında fasulye, acı bakla ve bazı yabani fasulye türleri yer almaktadır.


4. MÜCADELESİ
Hastalıkla en etkili mücadele yöntemi dayanıklı çeşit kullanmaktır. Ayrıca başlangıç enfeksiyonlarını önlemek açısından hastalıktan ari temiz tohum kullanılmalıdır. Tarlada şüpheli görülen bitkiler, hemen çevresinde bulunan bitkilerle birlikte sökülüp tarladan uzaklaştırılmalıdır. Kültürel işlemler esnasında bitkileri yaralamaktan kaçınılmalıdır. Hastalığın kimyasal mücadelesi yoktur.

Ayrıntılı Bilgi İçin İlyas DELİGÖZ ilyasdeligoz@yahoo.com

FASULYE ADİ MOZAYİK NEKROZ VİRÜSÜ( Bean common mosaic necrosis potyvirus (BCMV


FASULYE ADİ MOZAYİK NEKROZ VİRÜSÜ
Bean common mosaic necrosis potyvirus (BCMV)

1. TANIMI VE YAŞAYIŞI

Hastalık etmeni Potyviridae familyasına bağlı potyvirus cinsine dahildir. BCMNV, 810-818 nm uzunluğunda 12-15 nm genişliğinde esnek çubuk şeklinde partikül yapısına sahiptir. Genomu linear tek sarmal RNA'dan oluşmaktadır. Virüsün NL3, NL5 ve NL8 olmak üzere 3 ırkı bulunmaktadır.
Virüs, Acyrthosiphon pisum, Aphis craccivora, A. fabae ve Myzus persicae gibi birçok yaprak biti türü ile non-persistent yolla, mekanik olarak bitki öz suyu ile, tarımsal ekipmanlarla, tohumla ve polenle taşınmaktadır.
Tohumla taşınma oranı enfeksiyon zamanındaki bitki yaşına, bitkinin çeşidine ve virüs ırkına bağlı olarak değişmektedir. BCMNV dominant I geni taşıyan çeşitlerde tohumla taşınamamaktadır. Dominant I geni içermeyen fasulye çeşitlerinde çiçeklenme öncesi enfeksiyonlarda tohumla taşınma oranı % 83'e kadar ulaşabilmektedir.

2. HASTALIĞIN BELİRTİLERİ, EKONOMİK ÖNEMİ VE YAYILIŞI

Hastalık belirtileri virüsün ırkına, fasulye çeşidine (özellikle dominant I geni mevcut olup olmadığına), ortam koşullarına ve bitkinin enfekte olduğu döneme göre değişmektedir. Virüsün belirtilerinin şekillenmesinde en önemli etken fasulye çeşidinin I geni taşıyıp taşımadığıdır.
BCMNV, I geni içermeyen çeşitlerde Fasulye adi mozayik virüsü (BCMV) ile benzer belirtilere neden olmaktadır. Karakteristik belirtiler; yapraklarda parlak yeşil-sarı ve koyu yeşil mozayik lekeleridir. Genellikle damarlar koyu yeşil renkte iken damar arası bölgeler parlak sarımsı yeşil hale gelir. Yapraktaki renk değişimi genellikle buruşukluk, kabarıklık, biçim bozukluğu ve yaprakların aşağıya doğru kıvrılması belirtileri ile beraber görülür (Şekil 1).
Virüs, dayanıklılıkta rol oynayan diğer genler (resesif bc genleri) tarafından desteklenmemiş, dominant I genini içeren fasulye çeşitlerinde sistemik nekroz veya tepe nekrozu olarak adlandırılan simptoma neden olmaktadır. Sistemik nekroz bitkinin herhangi bir döneminde, genç yaprakçıklarda hafif solgunluk ile başlamakta, iletim demetlerinin kahverengileşerek kararması bunu izlemekte ve sonuçta bitki ölmektedir (Şekil 2). Bitkinin gövdesi ve baklası enine kesildiğinde iletim demetlerinin kahverengileşerek karardığı görülmektedir (Şekil 3 ve 4).
Sistemik nekroz belirtileri bazen Fusarium oxysporum f.sp phaseoli fungusunun neden olduğu Fusarium solgunluğu ile karıştırılabilir. BCMNV'nin neden olduğu sistemik nekrozun en önemli ayırt edici tarafı; fasulye baklalarının iletim demetlerinde meydana gelen nekrozun Fusarium solgunluğunda ortaya çıkmamasıdır.
Bu virüs özellikle Afrika'da endemiktir ve fasulye yetiştiriciliğinde önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Şiddetli enfeksiyonlarda % 100 ürün kaybı oluşabilmektedir. I geni içermeyen fasulye çeşitlerinin tohumları ile tüm dünyada değişik alanlara yayılmaktadır. Ülkemizde ise şu ana kadar yalnızca Samsun ilinde tespit edilmiştir.


3. KONUKÇULARI

Virüsün konukçuları arasında fasulye, acı bakla ve bazı yabani fasulye türleri yer almaktadır
4. MÜCADELESİ
Hastalıkla en etkili mücadele yöntemi dayanıklı çeşit kullanmaktır. Ayrıca başlangıç enfeksiyonlarını önlemek açısından virüsten ari tohum kullanılmalıdır. Şüpheli görülen bitkiler sökülüp tarladan uzaklaştırılmalı ve vektör afit populasyonu kontrol altında tutulmalıdır. Hastalığın kimyasal mücadelesi yoktur.

Ayrıntılı Bilgi İçin
İlyas DELİGÖZ ilyasdeligoz@yahoo.com
Sayın İlyas DELİGÖZ'e teşekkürler.


ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın