ANA SAYFA SSCH KİMDİR MAİL ADRESLERİ KURALLARI SOHBET ŞİİRLER ÜYELERİMİZ








İBRAHİM SADRİ ... ADAM GİBİ
İBRAHİM SADRİ ... ADIN BATSIN
İBRAHİM SADRİ ... ALDIRMA REİS
İBRAHİM SADRİ ... BEN AŞKI SATIN ALDIM
İBRAHİM SADRİ ... İSTANBUL
İBRAHİM SADRİ ... SEVDA SOKAĞI
İBRAHİM SADRİ ... USTA
İBRAHİM SADRİ ... YALAN

NECMETTİN HALİL ONAN ... BİR YOLCUYA
NECMETTİN HALİL ONAN ... ÖMRÜNE YAN KUZUM

ZÜLFÜ LİVANELİ ... LEYLİM LEY
SEYYİT AHMET ARSAVî ... DAVA MARŞI
ARİF NİHAT ASYA ... FETİH MARŞI
FEVZİ ÇAKMAK ... AĞLA SEVGİLİM

MEHMET AKİF ERSOY ... ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
MEHMET ARKİF ERSOY ... BÜLBÜL
MEHMET AKİF ERSOY ... MEYHANE

HÜSEYİN NİHAL ATSIZ ... AĞIT
HÜSEYİN NİHAL ATSIZ ... BÜTÜN TÜRK GENÇLİĞİNE
HÜSEYİN NİHAL ATSIZ ... AŞKINLA
HÜSEYİN NİHAL ATSIZ ... AYRILIK
HÜSEYİN NİHAL ATSIZ ... BAHTİYARLIK
HÜSEYİN NİHAL ATSIZ ... KAHRAMANLIK
HÜSEYİN NİHAL ATSIZ ... KARANLIK
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

..........................

MEYHANE

-O kim gelen?

-Baba Arif.

-Sakallı, gel bakalım...

Yanaş.

-Selamünaleyküm.

-Otur biraz cakalım...

-Dimitri, hey parasız geldi sanma, iste para!

-Ey anladık a kuzum...

-Sar be yoldaşım cidara...

-Aman bizim Baba Arif susuz muşuz içiyor!

-Onun biç dalgası olmak gerek: Tünel geçiyor.

-Moruk, kaçıncı kadeh? Şimdicik sızarsın ha!

-Sızarsa mis gibi yer, yetmemiş adam değil a.

Yavaş yavaş kafalar, kelleler kızışmıştı,

Ağız, burun, hele sesler butun karışmıştı;

Dikildi ağzına baktım, acık duran kapının,

Fener elinde bir erkek, yanında bir de kadın.

Beş on dakika suren bir düşünceden sonra,

Kadın girdi o zulmet-sera-yi menfura.(Nefret edilen karanlık yer)

Gözünde ebr-i teessür, yüzünde hun-i hicap,(üzüntü gözyaşları)

Vücudu ra'se-i na-car-i ye's icinde harab,(çaresizlik üzüntüsü)

Teveccüh eyleyerek sonradan gelen Babaya:

-Demek taşınmalı artık çoluk çocuk buraya!

Ayol, nedir bu senin yaptığın? Utan azıcık...

Anan da, ben de, yumurcakların da aç kaldık!

Ne is, ne güç, gece gündüz içip zıbar sade;

Sakin düşünme çocuklar acep ne yer evde?

Evet, sen el kapısında surun isin yoksa!

Getir bu sarhoşa yutsun, getir paran çoksa!

Zavallı ben... Çamaşır, tahta, her gün uğraş da,

Sonunda bir paralar yok, el elde bas basta!

O tahtalar, çamaşırlar da geçti, yok halim...

Ayakta sallanışım zorlanır Huda alim!

Çalışmadın, beni hep bunca yıl çalıştırdın;

O yavrucakları çıplak, sefil alıştırdın;

Bilir mahalleli kim, aldığın zamanda beni,

Cebiz çimenle donatmıştı beybabam evini.

Ne oldu simdi o eşya? Satıp kumarda yedin!

Evet, kumarda yedin, hem de karsılarda yedin!

.......................

.......................

Herif! Su halime bak, merhametli ol azıcık...

Bırak o zıkkımı, içtiklerin yeter artık.

Efendiler, ağalar, siz de bir nasihat edin,

Sizin belki var evladınız...

-Hasan, ne dedin?

-Bırak, köpoğlu kadın amma çalçeneymiş ha!

-Benimki çok daha fazlaydı.

-Etme!

-Elbet ya!

Onun için boşadım. Sen işitmedin mi Halim?

-Kadın lakırdısı girmez kulağıma zati benim.

Senin kadın dediğin adete pabuç gibidir:

Biraz vakti taşınır, sonradan değiştirilir.

Kadın bu sözleri duymaz, tazallüm eylerdi;

Herif mezar tası tavriyle sade dinlerdi;

Açılıp ağzı nihayet, açılmaz olsa idi!

Taşıp döküldü, içinden su la'net-i ebedi:

-Cehennem ol seni hınzır orospu, git Bossun!

-Ben anladım isi, sen komşu, iyice sarhoşsun;

Ayıltınız sunu yahut!

-ilişmeyin!

-Bırakın!

Herif ayıldı mi, bilmem, düşüp bayıldı kadın!

MEHMET AKİF ERSOY