|
Atatürk- Yabancı unsurların inançlarına ve törelerine hiçbir millet, milletimizden daha çok saygı göstermemiştir.
Cemal Paşa(IV.Ordu Komutanı olarak verdiği 7 Ekim 1916 tarihli günlük emirden):
1- Ermeni Milletinin refahını, iskanını, geçimini sağlamasını milli onur sayarım.
2- Bu göreve Havran'da Hasan, Humus'ta Kemal Beyler atanmışlardır. Havran'daki göçmenler sanat erbabından olup, Havran bölgesi sanat erbabını geçindirebilecek bir yer olmadığından, bunlar Suriye ve Beyrut vilayetlerinin liva ve kaza merkezlerine refah içinde sevk edileceklerdir. Bu sevkiyatı Havran'da Hasan Bey yönetecek ve üç ay içinde tamamlayacaktır.
3- Mülki görevliler kendi liva ve kazalarına sevk edilen göçmenleri iskan edecek, kendilerine kirası hükümetçe ödenmek üzere konut sağlayacaklardır.
4- Sevkiyatın tamamlanmasından sonra Hasan Bey süratle iskan edilen merkezleri denetleyecek, göçmenlere sanatlarına göre araç gereç sağlamaları için uygun miktarda sermaye dağıtacaktır.
5- İstasyon komutanları sevkiyat için müfettişlikçe gerekli vagonları her şeye tercihen verecektir. Bu hususta ilgisizlik gösterecek görevliler şiddetle cezalandırılacaklardır.
6- Yolculukları sırasında menzil noktaları bunların iaşelerini sağlayacaklardır.
Ermenistan Cumhuriyeti(Taşnak) Resmi Gazetesi Aravod:
Bolşevik zulmünden kurtulan Ermenistan ve Ermeni Milleti için en önemli sorun Ermeni-Türk uzlaşması, Ermenistan ve Türkiye arasında dostluk ilişkileri kurma sorunudur. Bizde siyasi bir kibir ve büyüklük vardı. Küçük bir Ermenistan sözünü bile duymak istemiyorduk. Fakat Oltu, Sarıkamış, Gümrü ve Kars yenilgileri bizi bu kibir ve büyüklükten kurtardı. Bu siyasi kibir ve büyüklük madem giderildi.Ermeni Milleti bundan sonra Türklerle daha kolaylıkla anlaşabilir.Aradaki düşmanlığın büyük sebeplerinden birisi de Ermenilerin pek fazla Rus taraftarı olmalarıydı. Ermeniler iflas eden Rusya'dan bir fayda gelmeyeceğini anladı. O halde Ermeni-Türk ilişkilerini yeniden kurmak için en uygun an gelmiştir.Kafkasya milliyetlerinin tek koruyucusu Türkiye'dir.Ermeni Milleti vahim durumundan kurtulabilmek için ancak Türk Milleti'nin dostluğuna muhtaçtır. Ermeni Milleti ancak bu şekilde daimi barış ve güvenliği sağlayabilir.Başka bir yolu yoktur(1921).
Ermenistan Milli Yardım Cemiyeti ve aynı zamanda Ermeni Yazarlar Birliği Başkanı Tomayan- Türklerle Ermenilerin birbirlerine her fırsatta gösterdikleri sevgi ve yardımın tarihini yazıyorum, yakında yayımlayacağım...1921).
Kars Konferansında Ermenistan(Bolşevik) Baş Delegesi ve Hariciye Komiseri Muradyan- Kars'ta bizi meşgul eden asıl sorun Türk Milleti'nin sevgisini elde etmek olmuştur...1921).
G.Berthe Gaulis(Fransız gazeteci ve yazar)- Dünya yalnız sizin düşmanlarınızı dinlemiş. Ben sizin lehinizdeki yazılarımı bastırmak için kendi gazetelerimde bile güçlük yaşıyorum. Aleyhinizde uydurulan iftiraları yalanlamayı külfet mi sayıyorsunuz?(1921).
Pierre Loti(Fransız yazar)- Her gün bir ölüm mektubu aldığımı bilmiyor musunuz?! Türk düşmanları içyüzlerini anlatmamı bir türlü affedemiyorlar. Ya bir kurşun, ya bir hançer altında can vereceğim...Fakat ne önemi var...1921)
Claude Farrere(Fransız yazar)- Fazlasıyla hak ettiği halde, özellikle Ermeni'ye karşı Türk'ü savunduğu, gerçeği savunduğu için Pierre Loti'ye Nobel Ödülü verilmedi.
R.C.Craigie(Washington'daki İngiliz Büyükelçisi)- Malta'daki tutuklular aleyhinde kanıt olarak kullanılabilecek hiçbir şey olmadığını bildirmekten üzüntü duyuyorum.(!)
Elena Volçeska(Amerikalı bayanın Şubat 1922'de Senatör William Bura'ya yazdığı mektuptan):
İngiliz gazetelerinin ve Amerika'daki İngiliz taraftarı basının Türkler aleyhinde yeni başladıkları kampanya dikkatinizi çekti mi? Kuşkusuz bundan amaç İngilizlerin yakın doğudaki özel çıkarlarını güvenceye almak için Amerika Hükümeti'ni para ve insan yardımında bulunmaya ikna etmektir.
Sun Gazetesi 28 Aralık 1921 de Türk Meselesi başlıklı makaleyle buna önayak oldu. Makalede alışılmış eski kurnaz tabirler görülüyor."Hıristiyanlara zulüm", "Türklerin taassup ve insafsızlığı", "Türk'ün kana tutkusu", "Müthiş Ermeni kıtali" vb..
Makale baştan aşağı siyasi hikayelerin umacısı olan "Kanlı Türk" hatırasını tekrar canlandırmaya çalışıyor. Makul kimselerin bu hayali fikirlerden vazgeçilmesi için yaptıkları araştırmalar tamamen yadsınıyor. Karnas Komisyonu'nun raporları, Rufteller araştırması, Pierre Loti'nin kitapları, İstanbul'da Fransız Elçisi Monsieur Cambon'un Sarı Kitabı, Amerika komiserlerinden Hamlin'in yazdığı makaleler, II.Balkan Savaşı'ndan sonra Matin Gazetesi'nin yayımladığı başmakalelere varıncaya kadar hepsi inkar ediliyor...İngiltere, Yunanistan'ın sefalet ve fakirliğine rağmen ilkbaharda Türklere üçüncü bir taarruz için teşviklerde bulunuyor, bunun için Amerika'nın mali ve manevi yardımını sağlamaya çalışıyor...
Türk ve dini hakkında hissedilen nefretin tekrar canlandırılmasının nedenini açıklamak, iki kere ikinin dört ettiğini bilmek kadar kolaydır... Bir zamanlar sevgi ve şefkat dini olan Hıristiyanlıktan geri kalan şey, dini ayrı olan kişi ve milletlerden nefret etmektir.
|