|
İzmit'in Osmanlı Egemenliğine Geçmesi ve İdârî Teşkilâttaki Yeri :
Osmanlıların henüz beylik döneminde fethettikleri şehirlerin en önemlilerinden biri de ticârî faaliyetiyle meşhur olan İzmit'ti (1). Osmanlı kaynak ve resmi belgelerinde İznikmid şeklinde kaydedilen şehir daha ilkçağ'dan beri Anadolu'nun kapılarından biri olması dolayısıyla ulaşım bakımından önemli bir rol oynamış, Osmanlılar zamanında özellikle İstanbul'un fethinden sonra İran ve El Cezire yolları üzerindeki başlıca konak yerlerinden biri olmuştur (2). İzmit, İznik'in zaptından önce alınmak istenmiş ve hattâ bir aralık elde edilmişse de, sonradan yine Rumlara verilmiştir (3). Osmanlı kuvvetleri 1331 yılında İzmit'i kuşatmışlar, ancak Orhan Bey oldukça önemli bir kuvvetle şehrin imdadına gelen imparator III.Andronicos Paleologos'la anlaşarak kuşatmayı kaldırmıştı (4). İzmit'in Orhan Bey tarafından fethedildiği kesin olmakla beraber, fetih yılının aynı kesinlikte tespiti mümkün görünmemektedir. XV.Yüzyıl Osmanlı kaynaklarının ileri sürdüğü 727 (1326-1327) yılı (5) şüphesiz şehrin kesin fetih yılı olmayıp, Evliyâ Çelebi'nin verdiği 731(1330-1331) yılı için de (6) aynı hükmü verebiliriz. Bu tarihler daha çok İzmit'in önceki geçici fethini hatıra getirmektedir. İzmit'in Fethiyle ilgili olarak en çok benimsenmiş tarihler 1337/1338 yıllarıdır (7). Bu arada 1339 yılına da rastlanmaktadır (8). Fetih sırasında İzmit'in yönetimi Paleologos hanedânından Caloyaanis ve kızkardeşi Marika'nın elinde bulunmaktaydı. Caloyaanis, İzmit'in Orhan Bey komutasındaki Osmanlı kuvvetleri tarafından kuşatılması üzerine yönetimi Marika'ya bırakarak Koyunhisârı'na çekilmişti. Ancak Aykut Alp ve Kara Ali komutasındaki kuvvetlerin bu hisârı zaptedip, Caloyaanis'in başını bir mızrağın ucuna takarak İzmit önüne getirmeleri üzerine gerek prensesin, gerekse kuvvetlerinin morali bozulmuş, Marika şehri ahitle teslim etmeye razı olmuştu. Marika, Orhan Bey'in ahdine sadık kalmasıyla İzmit'i terkederek deniz yoluyla İstanbul'a gitmiş, ayrıca ahit gereğince halkın şehirde kalıp kalmaması kendi arzularına bırakılmıştı (9).
şehrin yönetimini oğlu Süleyman Paşa'ya vermişti (11). Böylece İzmit XV. yüzyılın ortalarına kadar şehzâde sancaklarından biri olmaya devam etti. Evliyâ Çelebi, Fatih'in İzmit'i Anadolu eyâletine bağlı bir sancak olarak tahrir ettirdiğini kaydetmektedir (12). İzmit, Kânuni devrinde de Kocaeli Livâsı olarak Anadolu Vilâyetinin dokuz sancağından birini oluşturmaktaydı (13). Aynı devirde sancakbeyi olanlara verilen hasların yıllık toplam geliri 54793 akçeyi buluyordu (14). İzmit XVI. yüzyılın ilk yarısında Kaptan Paşa Eyâletinin kurulması üzerine bu eyâlete bağlandı (15). XVII. yüzyılda da aynı eyâletin kapsamında bulunmuş (16), eyâletin haslı sancakları arasında yer almıştı. (17). Kaptan Paşa Eyâletine bağlı sancakbeylerine derya beyi denilmekte, derya beyleri sancaklarındaki zeâmet sahipleri ve timârlı sipahileriyle beraber kendi has ve sâliyânelerine göre bazıları bir, bazıları ikişer, üçer kadırga ile sefere çıkmaktaydı (18).
İzmit Sancağının İznikmid merkez olmak üzere sekiz kazası bulunmaktaydı. Merkez dışındaki diğer kazalar şunlardı: Şile, Gekbuze, İznik, Yalakâbâd, Ada, Yoros, Kandıra (19).
Anadolu Vilâyetine ve İzmit Sancağına Dair Bazı İstatistikî Bilgiler:
Aşağıda İzmit'in de sancakları arasında yer aldığı Anadolu Vilâyetinin XVI.yüzyıldaki durumuna ait bir tabloyu yararlı olacağı düşüncesiyle vermeyi uygun gördük. O sırada Anadolu Vilâyeti, Kütahya, Karahisâr-ı Sahip, Sultanönü, Hamit, Ankara, Bolu, Kastamonu, Kengürü ve Kocaeli sancaklarından oluşmaktaydı
Muhâsebe-i Vilâyet-i Anadolu (20)
Mirmirân Ümerâ-i süvari Ümerâ-i müsellem Ümerâ-i piyade
1 15 4 12
Kethüda-i timâr Defterdar-ı timâr Nefs-i şehr-i kadıyyan
1 1 154
Kudât Müderris Medâris Züemâ nefer, Müstahfazin maa kethüda ve
eimme-i kılâ nefer
160 121 110 195 1661
Dizdârân nefer Sipâhiyân nefer Emir-i Alem nefer Kılâ
37 7311 16 37
Muallimhâne Bâberât-ı Bâberât-ı Cevâmi Mesâcit
Mirmirân Hümâyun
154 5862 1440 342 1055
Mevlevihâne Buk'a Dârü'l huffâz Hângâh ve Zevâyâ Kalenderhâne
1 11 2 623 1
Hücerât Kaza Kurâ İskele İmayir Bazargâh Åsiyâbhâ
635 160 12527 10 45 71 1450
Kârbânsaray maa han-ı büzürk Dekâkin ve mahâzin Hamam
75 7678 238
Bezistân Şemhâne,bozahâne,başhâne ve bezirhâne Memâlih
7 25 17
Tâhûnehâne ve sabunhâne Maden-i zemerrüd ( Derkaza-i Sivrihisâr)
50 1
Maden-i mis (Derlivâ-i Kastamonu) Maden-i şap (Derkaza-i Gedos)
1 1
Mezâri Maden-i zernih (Der Kütahya: vakıf) Çiftlikhâ, Yaylakhâ
3451 1 1599 541
Koru Kışlakhâ maa Otlak Bağ ve Bahçe Zeminhâ Çorak
25 100 297 568 2
Der Karahisar:1
Der Saruhan:1
Yine aynı yüzyılda İzmit Sancağına ait bazı toplam istatistikler şöyleydi (21) :
Livâ Kaza Nefs-i şehir Kasaba Kılâ Câmi Mesâcit İmâret
1 8 5 2 5 12 30 7
Medrese Muallimhâne Zâviye Hamam Dekâkin Kârbânsaray
5 3 26 13 202 4
Keştihâ Der Dil (Tabi-i Gekbuze) Kurâ Mezâri Enhâr Asiyâb
4 543 89 5 35
Çiftlik Nefer
61 18707
İzmit'in Mahalleleri, Şehir Halkının Meslek Grupları ve Nüfusu :
XVI.yüzyılın ilk yarısında İzmit'in ondört mahallesi bulunmaktaydı. Mahalllelerin adları, hane sayıları ve sâkinleri hakkındaki bilgiler şöyleydi (22):
Turud-oğlu : 21 hâne, 14 mücerred, 1 imam, 1 muhassıl, 1 muhtesib, 1 meremmetçi, 1 gaib, 1 ma'zul sipahi.
Sündül : 35 hâne, 10 mücerred, 1 imam, 1 müezzin, 4 muhassıl, 4 gaib, 1 ma'zul yeniçeri, 1 doğancızâde.
Hamza Fakih : 27 hâne, 21 mücerred, 1 hatib, 3 muhassıl, 1 pir-i fani, 1 ma'zul yeniçeri .
Çarşu : 13 hâne, 3 mücerred, 3 muhassıl, 1 meremmetçi, 1 sahib-i berât, 2 kötürüm.
Çeşme : 29 hâne, 5 mücerred, 1 imam, 1 muhassıl, 3 meremmetçi, 1 sahib-i berât, 1 kötürüm, 1 muarrif.
Kadı(nam-ı diğer Nureddin): 19 hâne, 15 mücerred, 1 imam, 5 muhassıl, 1 pir-i fani, 2 sahib-i berât, 1 kötürüm, 1 câbi.
Şeyhler : 16 hâne, 5 mücerred, 1 imam, 1 muhassıl, 1 meremmetçi, 1 sahib-i berât.
Hacı Hurma : 34 hâne, 20 mücerred, 1 imam, 1 hatib 2 meremmetçi, 3 sipahizâde.
Yenice : 13 hâne, 5 mücerred, 1 meremmetçi.
( ) : 43 hâne, 13 mücerred, 2 sahib-i berât.
Hacı Hasan : 9 hâne, 4 mücerred, 1 imam, 4 meremmetçi, 1 doğancı.
Hacı Ebri : 12 hâne, 9 mücerred, 1 imam.
Yenice Mescit: 28 hâne, 9 mücerred, 1 imam, 1 meremmetçi, 1 gaip, 1 sahib-i berât, 1 muaf, 1 sipahizâde, 1 cebecizâde.
Cami : 21 hâne, 10 mücerred, 1imam, 1 müezzin, 3 muhassıl, 7 sahib-i berât,
1 muallim.
Ayrıca mahalle adı zikredilmeden "İskele zeminindedir ki şehir altında oturanlar" kaydıyla 27 hanelik bir gayrimüslim topluluğu ( hâne-i gebrân) belirtilmektedir. Bu topluluğun da bir mahalle olarak kabul edilmesi halinde mahalle sayısı 15'e varmaktadır. XIX. yüzyılın başlarında bu sayı 26'ya ulaşmıştı (23).
Şehirde toplam 351 hâne mevcuttu. Bunların 320'si müslim, 27'si gayrimüslimdi. Tersanede mimar olan Mastori (24) adlı bir gayrimüslime yurt olarak verilmiş yerde dört hâne bulunmakta olup, bunlarla birlikte gayrimüslim hâne sayısı 31'e ulaşmaktaydı (25). Bu dört hâne avârızdan muaf tutulmuşlardı. Üst düzeydeki kamu görevlileri olarak bir kethüda (26) ve bir muhtesib bulunuyordu. Yine 21 muhassıl, bir câbi mevcuttu. Din görevlilerinin sayısı 14 olup, bunların 10'u imam, 2'si müezzin, 2'si de hatip idi. Ayrıca bir muallim ve bir muarrif bulunuyordu. İki ma'zül yeniçeri, bir ma'7zül sipahi, 4 sipahizâde, bir doğancı, bir doğancızâde ve bir cebecizâde de şehrin sâkinleri arasında yer almaktaydı. Sayıları 14'e varan meremmetçiler tersâne ve gemilerin tamir işlerini yürütüyorlardı. Bunların dışında şüphesiz gemi inşası için gerekli çeşitli sanatkar grupları da mevcuttu (27). Yine yöredeki Katip Çelebi'nin deyimiyle "Ağaç denizi demekle meşhur ormanlar"(28) donanmaya gemi inşası için gerekli keresteyi sağlıyan başlıca kaynak olduğuna göre;ağaç kesimi, kesilen ağaçların tersâneye nakli ve istiflenmesi gibi iş kollarının olduğu ve şehir halkından bir kısmının da bu işlerde çalıştıkları söylenebilir. Ancak İzmit halkının asıl faaliyet alanını hiç şüphesiz esnâflık oluşturmaktaydı (29). Katip Çelebi'nin "Bu kasaba etrafı ekinliktir" kaydı (30) halkın bir kısmının çiftçilikle uğraştığını, şehrin vergi hâsılı olan 58400 akçenin elde edilmesinde ağnam resminin zikredilmesi küçükbaş hayvancılığın da bir geçim kapısı olduğunu göstermektedir.
Şehir Nüfusuna gelince, bu konuda bir sonuç elde edebilmek için izleyeceğimiz metot toplam hâne sayısını 5 katsayısı ile çarpmak olacaktır (31). Buna göre 5X351=1755 sayısını buluyoruz. Bu miktara şehirdeki 152 olan mücerred sayısının da eklenmesi gerekir. Bu durumda XVI. yüzyılın ilk yarısında (Kanuni dönemine rastlayan dönemde) İzmit nüfusunun 1907 veya daha genel bir ifadeyle 2000 civarında olduğu anlaşılmaktadır.
İzmit Tersanesi :
Osmanlıların ilk zamanlarında İzmit'te küçük de olsa bir tersânenin mevcut olduğu kesin bir şekilde anlaşılmaktadır (32). Ağaç denizi olarak nitelendirilen ormanların varlığı İzmit'te gemi yapımını teşvik etmekte (33), Marmara Denizinde işleyen gemilerin bir çoğu burada yapılmaktaydı (34).
Sokollu Mehmet Paşa devrinde İzmit Tersânesine ayrı bir önem verildiği, bu dönemde ayrıca sancağın dahilindeki Kefken ve Sakarya Nehri kenarında gemi inşa faaliyetlerine girişildiği, özellikle İnebahtı yenilgisinden sonra bu faaliyetlerin daha da yoğunlaştığı anlaşılmaktadır. Nitekim İzmit (Kocaeli ) Sancakbeyi Süheyl Beye Sakarya kenarında yapılacak hassa kadırgaların inşasıyla meşgulüne dair gönderilen 12 Muharrem 972 (9Ağustos 1564) tarihli bir hüküm mevcut olduğu gibi (35), 979 (1571-1572) tarihli müteakip bir hükümde Kefken'de yapılmakta olan 5 kadırganın tamamlanması ve Sakarya üzerinde inşasına karar verilen 10 kadırganın inşasından vazgeçilip, bunun için kesilen ağaçların İstanbul Tersânesine gönderilmek üzere İzmit ve Kefken'e indirilmesi emredilmekteydi (36). İzmit Tersânesinde gemi tezgahları ve mahzenler bulunmakta, genelde küçük gemiler inşa edilmekteydi (37). Tersânede zaruret halinde büyük gemiler de inşa ediliyordu. 1060 (1650) yılında bütün imparatorluk tezgahlarında 30 kalyonun inşasına girişildiğinde, bunların ikisinin İzmit Tersânesinde yapımı planlanmıştı (38).
İzmit Tersânesi Köprülüler devrinde genişletilmiş, Venedik donanması ile çarpışan filoya dahil bir çok savaş gemisi burada denize indirilmişti (39). Mezomorte Hüseyin Paşa devrinde imparatorluğun ikinci derecede önemli tersânelerinden biri haline gelmişti (40).
İzmit Tersânesi XIX. yüzyılın ilk yarısında da faaliyetini sürdürmüş, yüzyılın ikinci yarısında kısa süren bir faaliyet safhası dışında önemini kaybetmiştir (41).
Diğer taraftan XIX. yüzyılın ikinci yarısında gerek İzmit Tersânesi Memuru, gerekse kereste memuru mirlivâ rütbesiyle bahriye ümerâsı arasında yer alıyorlardı ( bkz.Ali İhsan Gencer, Bahriye'de Yapılan Islahât Hareketleri ve Bahriye Nezareti'nin Kuruluşu, İstanbul 1985, s.284.).
İzmit'te Türk Eserleri ve Vakıfları
Süleyman Paşa Medresesi:
Medresenin evkâfı arasında iki köy, bir misafir evi, üç dükkân, bir hamam, Hatun hassı mahsulünden bir miktar buğday ve bir de imâret bulunuyordu. Bunlardan Kızılca Elma köyü ve köydeki misafir eviyle, İzmit'te bulunan üç dükkânın geliri talebe ciheti için ayrılmıştı. Köyün 1024, misafir evinin 160 akçe geliri olmakla beraber, İzmit'teki üç dükkan harap durumda olup gelirleri yoktu. İsvinik köyü keferesinden alınan 1800 akçe cizye, köhne bir durumda olan İzmit'teki hamamdan elde edilen 720 akçe ve Hatun hassı mahsulünden alınan 40 mud buğday müderris ciheti içindi. Bolayır'da olan imâretin 1800 akçelik geliri duruma göre her iki cihet için sarfediliyordu. Medresenin yıllık vakıf geliri 3704 akçe ve 40 mud buğdaydı (42).
Süleyman Paşa Câmiî :
Câminin evkâfı arasında iki köy, üç mezraa, üç hamam ve İzmit İskelesi hâsılından bir miktar para ile Hatun hassı mahsülünden bir miktar buğday bulunuyordu. Bunlardan çeltik yerleri ile birlikte Kadıköy'den sağlanan 4489 akçe cami hatibinin cihetiydi. Köhne bir hamamla beraber Çınarlıdere mezraasından elde edilen 1142 akçe imam ciheti olarak ayrıldığı gibi, Şile'ye bağlı Esrek köyü Hıristiyanlarından alınan 365 akçe cizye de imamın tasarrufundaydı. Müezzin ciheti İzmit iskelesinden sağlanan 360 akçe ve Hatun hassı mahsülünden 10 mud buğdaydı. Muarrif ciheti için 1130 akçe geliri olan bir hamam, sermahfel ciheti için 745 akçe geliri olan köhne bir hamam, Hatun hassı mahsulünden 20 mud buğday ve 165 akçe hasılı olan Halifeviran adlı bir mezraa mevcuttu. 749 akçe hasılı olan Yassıbağ mezraası da camiin evkâfındandı.( ? ) ciheti için İzmit iskelesinden 365 akçe ve Hatun hassı mahsulünden 20 mud buğday, diğer ( ? ) ciheti için de İzmit iskelesi gelirinden 720 akçe ayrılmıştı (43). Böylece caminin yıllık vakıf gelirinin 10230 akçe ve 50 mud buğday olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Mevlâna Hacı Ahmet Halife sağlığında İzmit yakınında ve Hacı Yakup Çeşmesi önünde iki parça yer vakfetmiş ve bunların gelirinden Süleyman Paşa Camiine yılda iki berât ve Çeşme Mahallesindeki mescide de bir berât şart etmişti. Daha sonra adı geçen yerler evler ve bağlar olup, tümüne 100 akçe mukataa takdir olunmuş ve üzerlerindeki ağaçlar kesilip 1000 akçeye satılmıştır ki bu para da vakıftır (44).
Süleyman Paşa'nın Bazı Şahıslara Vakfettiği Yerler:
1733 akçe hâsılı olan Ahi Hacı köyü ve 772 akçe hâsılı olan aynı köydeki Hacı Efendi Mezraası Hacı Efendi evlâdına, 487 akçe hâsılı olan Kızılca Elma köyü Nasıreddin evlâdına, 605 akçe hâsılı olan Tuzcu köyündeki bir çiftlik Bekir bey evlâdına, 400 akçe hasılı olan Bekir Abdal Mezraası Bekir Abdal evlâdına, hâsılı 760 akçe olan Tuzcu köyündeki diğer bir çiftlik aynı köyün imamına, hâsılı kaydedilmemiş Yortan köyündeki bir çiftlik Yortan evlâdına, 483 akçe hâsılı olan Evrenos köyündeki bir çiftlik Şeyh Ali evlâdına, hâsılı 243 akçe olan Emirce köyü ammeye vakfedilmiştir (45). Süleyman Paşa'nın vakfettiği adı geçen yerlerin yıllık toplam hâsılı 5483 akçedir.
Medrese Hamza Fakih Mahallesi mescidinin önünde bulunuyordu. Evkâfı arasında pirinç pazarında iki, pazar tarafında dört dükkan ve iskelede dört mahzen mevcuttu. Ayrıca bulundukları yerler belirtilmemiş 14 dükkan ve debbağhane ile birlikte evkâfın yıllık hâsılı 4600 akçeydi (46).
Şeyh Muhiddin Muallimhâneleri:
Merhum Şeyh Muhiddin tarafından inşa ettirilen bu muallimhâneler İzmit, Gekbuze ve Taşköprü'de bulunuyordu. Muallimhânelerin vakfı olan Eymirhanlı köyünün 2744, Halil köyünün 1509 akçe hâsılı vardı (47).
Mevlâna Muhiddin Mehmed Medrese, Muallimhâne ve Hücreleri :
Baba adı Lütfullah olan Mevlâna Muhiddin Mehmed İzmit'te 5 hücre, bir medrese, Süleyman Paşa Hamamı yakınında bir muallimhâne inşa ettirmişti. Bunların cihetleri için vakfettiği 22 dükkanın 14'ü Debbağhâne deresinde, 2'si pirinç pazarında, 4'ü bakkallar çarşısında, 2'si de Mehmet Bey Hanı yakınındaydı. Ayrıca Mehmet Bey Hanı yakınında bir parça yer ve ahırıyla beraber bir dükkân, güney tarafında at bağlamak için bir parça yer ve iskele mahallesinde bitişik 4 dükkan evkâfın kapsamındaydı (48).
Sultan Selim Han İmâreti :
İmâretin evkâfı olan üç köyün hâsılının toplamı 11942 akçedir. Bunlardan Darlık'ın 4541, Tavşanlu'nın 5503, Adaköy'Gökçeviran) ün 1898 akçe hâsılı vardır (49).
Akça Mescit :
Deniz yakınında 150 akçe hâsılı olan bir parça yer mescit imamına şartlı olarak verilmiştir (50). Tersâne yakınında Zincir Yokuşu bağındaki bir miktar ceviz ağacı, Gemlik yakınında bir parça yer mescidin evkâfındandı. Şehir altında bir miktar ev ve bahçe ve evler yanındaki boş arazisi ile birlikte hâsılı 14 ve 20 akçe olan bir miktar yer ve hâsılı belirtilmemiş ceviz ağaçlarıyla kaplı bir parça yer de evkâftandı. Yine mescide bazı Müslümanlar 4500 akçe vakfetmişlerdi ki mütevellisi imamdır. Küçük Yusufoğlu Çanakçı Mehmet de mescitte imam olanlara ( ? ) akçe vakfetmiştir (51).
Çeşme Mahallesi Mesciti :
Bazı hâyrat sahibi kimseler mescitte imam olanlara bağlar ve bahçeler vakfetmişlerdir. Bazıları üzerinde evler olup, her yıl bağlar ve evler için 54 akçe mukataa vazedilmiştir. Hacı Deresi adı verilen bir mevkideki bir parça boş arazi üzerinde bulunan ağaçların gelirine mescit imamı mutasarrıftır (52).
Hacı Hurma Mescidi :
Şehir altında Kürekçi Kapısı yakınında bir dönüm kadar yerdeki ceviz ağaçları mescit imamına vakıftır. Hacı Hurma Mahallesinde sâkin olan beş hâne, mahallelerindeki bazı hayrat sahiplerinin ruhları için günde üç cüz'ü şerif okunmak ve mescit imamına vazifesi karşılığında olmak üzere 18000 akçe vakfetmişlerdir. Şimdiki durumda Hacı Hurma Mescidine 2300 akçe ve iki dükkân vakıftır (53).
Çarşu Mescidi :
Deniz kenarında yarım mudluk bir parça yer imam olanlara vakfedilmiştir. Sekiz adet kârhane ve nar bahçesiyle birlikte bu yerin hâsılı 20 akçedir (54).
Osman Halife Mescidi :
Debbağlar Mahallesinde bulunan Osman Halife Mescidine, aynı mahalleye yakın yerde altı adet ev yeri vakıftır. Bu yerlerin sâkinleri mescide mukataa verirler (55).
Yenice Mescit ve Hacı Selâhaddin Muallimhanesi :
Musa oğlu Hacı Hasan 12 000 akçeyi iki günde bir birer cüz okumaları şartıyla Kertil Mahallesinde imam olanlara, aynı mahalledeki muallimhâne muallimine, Yenice Mescit Mahallesi imamına ve Hacı Selâhaddin tarafından yaptırılan ve henüz inşa halinde bulunduğu anlaşılan muallimhâneye vakfetmiştir. Adı geçen vâkıf, Yenice Mescit ve Kertil Mahallesi mescidine mum için otuzar akçe verilmesini de şart eylemiştir (56).
Kertil Mahallesi Mescidi :
Kozçeşme yakınında olan ceviz ağaçlarının yarısı, buraya bitişik bir parça yer ve iki kârbânsaray yakınında Kertil yeri demekle bilinen yerdeki ceviz ağaçlarının 7 tanesi mescidin evkâfındandır. Şimdi yapılan hamam yakınında mezarlık içindeki ceviz ağaçları ve yukarı pazardaki bir dükkân da vakıftır. Ayrıca Kavakbağı denilen bağı kim tasarruf ederse, her yıl mescit imamına 30 akçe vermekteydi (57).
Kertil Muallimhânesi :
Musa oğlu Hasan Kertil Mahallesinde bir muallimhâne yaptırıp, masrafına 10 000 akçe vakfetmiştir. Mütevelliliğini evlâdına nesli ba'del nesl şart eylemiş olup, şimdi vakfa mütevelli olan evlâttan ( ) adlı kimse mutasarrıftır (58).
Yenice Mescit Kârbânsarayı :
Vakıf olan zikredilen bir parça yerin hâsılı ve mevkii belirtilmemiştir (59).
Hacı Hasan Muallimhânesi ve Abdüsselâm Bey Mescidi :
Hacı Hasan İzmit'te Gazi Baba Zaviyesi yakınında bir muallimhâne inşa ettirip, muallimhâne ciheti için beş hücre ve mektebhâne yakınında bir hücre, yüksek iki hücre ve altı ahır ve Abdüsselâm İmâreti kapısının geri tarafında iki dükkân ve karşısında 6 dükkân ve büyük bir oda, deniz kenarında 6 mahzen, kendi evi civarında iki küçük hücre ve 4000 akçe vakfetmiştir. Hâsıl olandan tevlid ciheti için günde yarım akçe, muallim ciheti için günde iki akçe, ayrıca Hz. Resulullah ruhu için günde okuyacağı bir cüz karşılığı bir ve ayda 3 akçe ayrılmıştır. Abdüsselâm Bey Mescidine mum için ve mescitte okuyan oğlancıklardan okumaya kadir olanlar perşembe, cuma ve cumartesi günleri birer aşîr okuyup günde yarım akçe alırlar diye şart etmiştir (60).
Mehmet Bey Câmii ve Çelebi Kadı Mescidi :
Merhum Halil Reis iskele yakınında tersâne yanında üç bölük mescit olan menzil, tersâne civarında olan iki mahzen ve Abdüsselâm Bey çeşmesi yakınında olan yerlerin zekâtını vakfedip; Mehmet Bey Câmiinde imam olanların adı geçen menzilde oturup her yıl 4 hatim indirmelerini, imam olanlar bu menzilde bizzât oturmazlarsa mütevellisinin icâra verip hâsılıyla Mehmet Bey Câmiinde öğle, Çelebi Kadı Mescidinde ikindi vakti birer aşîr okutmasını şart etmiştir. Ayrıca Hoca Üveys deniz kenarında bir parça yeri Akça Mescit'te imam olanlara vakfetmiştir. Ancak şimdiki halde bu yer üzerindeki kârhâneler harap olup, Mehmet Bey buradaki harap kârhaneler yerine kendi camii için dükkanlar inşa ettirmiştir (61).
Hafız Paşa Çeşmeleri :
Merhum Hafız Paşa tarafından yaptırılan İzmit içindeki 7 adet çeşmenin tamir masrafları için hâsılı 5000 akçe olan bir hamam vakfedilmiştir (62).
Mevlâna Mehmet Efendinin Hücreleri :
Ali Çelebi oğlu Mevlâna Mehmet tarafından inşa ettirilen hücrelerin geliri, bu odalarda oturan ehl-i ilim sahiplerine vakfedilmişti. Üç dükkândan 290, bir kavak tarlasından 200, bezirhaneden 130, bir bahçeden 100 ve icâre-i zeminden 80 akçe olmak üzere toplam hâsılı 800 akçeydi. Adı geçenin zevcesi olan Hüseyin kızı Ayşe İzmit'te oturan ehl-i ilim sahipleri için bir bezirhane, bir bostan ve bir de değirmen hâsılının yarısını vakfetmişti. Bezirhâne ve bostandan 75, değirmenden 80 olmak üzere hâsılı 155 akçeydi (63).
Kasım Bey Zâviyesi :
İzmit'e tabi olan Kasım Bey Zâviyesine bir bezirhâne ve hâsılı 200 akçe olan bir tuzla vakfedilmiştir. Bağ bahçe ve bir değirmen hâsılının yarısıyla birlikte hâsılı 308 akçedir (64).
Şirin Paşa Zâviyesi :
Mukataa-i zeminden yıllık 10 akçe hâsılı vardır (65).
Kârbânsaray ve Köprü :
Kârbânsaray Kazıklı köyünde, köprü ise Hisâr vadisindeki umumi yol üzerindedir. Ayvaz oğlu Hacı Hamza kârbânsaray ve köprü için Kazıklı köyünde bahçesiyle birlikte biri yüksek, diğeri alçak iki ev, iki bağ ve bir de değirmen gelirinin yarısını vakfetmiştir. Evkafın toplam hasılı 500 akçedir. Kârbânsaray muallimhânesinin vakfı olarak aynı köyde gelirleri kaydedilmemiş iki hamam mevcuttur (66).
Mevlâna Muhiddin Köprü, Mescit ve Câmii :
Çakırlı Hacı Köyündeki köprü, mescit ve câmiye vakfedilen Ayân güna köyünün hasılı 13662 akçedir (67).
Mescit Zâviyesi ve Kârbânsaray :
Mefâhir'ül meşâyih Şeyh bin Halife'nin Halil köyündeki mescit zâviyesi ve kârbânsarayına bir bağ ve üç değirmen vakıftır. Hâsılı 800 akçedir (68).
Mevlâna Nureddin Değirmenleri :
Cendere köyü sınırında bulunan değirmenlerin icârı vakıf olup, yıllık hasılı 4500 akçedir (69).
Bazı Şahıslara Vakfedilen Yerler (70) :
Merhum Gazi Murad'ın cariyesine dua okunması için bir tuzla yeri vakfedilmiştir. Fazlası mahalle mescidi imamına şartlı olarak verilmiştir.
Hz. Hüdavendigâr Çay Mezraasıyla birlikte bir çiftliği ammeye vakfetmiştir. Hâsılı 970 akçedir.
Yusuf bin Misafir cüz okunmak için İzmit'te iki dükkân ile Gemlik'te bir bahçe vakfetmiştir. Yıllık hasılı 500 akçedir.
İmam Taceddin ve İmam Hacı'ya kilise civarında bir yer vakfedilmiştir. Yıllık hâsılı 150 akçedir.
Hacı Bey evlâdına kilise yakınında bir çiftlik vakfedilmiştir. Yıllık hasılı 200 akçedir.
Cerrah Muhiddin evlâdına İskender Bey Tuzlası vakfedilmiştir.
Abdüsselâm Bey Medresesi :
Küçük Çekmece'de olan medresenin evkâfı olarak iki köy ve bir köprü kaydedilmiştir. Selkeri köyünün hâsılı olan 5611 akçenin yarısı adı geçen medreseye, diğer yarısı İbrahim Ağa mülküne aittir. Alaca Etlü köyünün (Çorum) hasılı olan 2617 akçenin yarısı da medreseye aitti. Cendere köyü köprüsünden alınan 1700 akçe pazar bacı ile birlikte toplam geliri 5814 akçeydi (71).
Firuz Ağa Mescidi :
Hâsılı 4598 akçe olan Karagöllü köyü İstanbul'da olan mescidin vakfıydı. Bu köydeki bir çiftlik hükm-ı hümâyınla vergiden muaf kılınmıştı (72).
Kutbeddin Çelebi Zâviyesi :
Gekbuze'de olan zâviyenin evkafı arasında İzmit'te yıllık hâsılı 1800 akçe olan 33 dükkân, hâsılı 300 akçe olan bir hamam, hâsılı 250 akçe olan bir tuzla ve hâsılı 41 akçe olan bir parça arazi bulunmaktaydı. Toplam geliri 5091 akçeydi (73).
Emir Sultan :
Bursa'daki Emir Sultan vakfı olan Göllü köyünün hâsılı 310 akçedir. 10 hane ve 4 mücerredin bulunduğu köyün sâkinleri yörüklerdir (74).
Haslar
Sancak Beyi Hasları (75) :
Sancakbeyi hassı olarak verilen 11 000 akçe anlaşıldığına göre maktu olmayıp, sancakbeyine Gekbuze ve Yoros kazalarının gaib ve mefkud mallarından, yava ve kaçkun vergilerinden elde edilen gelir verilmekteydi. Ayrıca sancakbeyi hasları arasında 3 köy, 3 çeltiklik, bir çiftlik ve bir de tuzla bulunmaktaydı.
Oran Gölü Köyü Mihaliç Köyü (76) Kilisa Köyü
Geliri:2500 akçe Geliri:2959 akçe Geliri:700 akçe
Musa Çiftliği Tuzla (Tuzcu Köyünde) Zeminler Ağırlığı
(Oran Gölü Köyünde)
Geliri:559 akçe Geliri:4200 akçe Geliri:1100 akçe
Doğan Çeltikliği Kayakurt Çeltikliği Tuzcu ve Cendere Çeltikliği (Mekece köyünde) (Kayakoz köyünde)
Geliri:7400 akçe Geliri:8000 akçe Geliri:4400 akçe
İzmit iskelesi Hıristiyanlarından alınan yıllık 975 akçe de sancakbeyi haslarına dahildi. Sancakbeyi haslarından sağlanan gelirin toplamı 54793 akçeydi.
Padişah Hasları (77) :
İzmit şehri meyva kapanı mukataası, şehir içinden elde edilen kile vergisiyle, tuzculardan alınan vergi padişah hasları arasındaydı. Toplam 11600 akçe olan gelirin 4000 akçesi meyva kapanı mukataasından, 3600 akçesi tuzculardan alınan vergiden, 4000 akçesi de kile vergisinden elde edilmişti.
İbrahim Paşa Hasları (78) :
İbrahim Paşa'nın hasları arasında 5 köy, bir de iskele bulunuyordu.
Sığırlık Köyü Dülger Köyü Çeker Köyü
Geliri:5600 akçe Geliri: 579 akçe Geliri:4027 akçe
Çardak Köyü Savanlar Köyü Kazıklı Köyü İskelesi
Geliri:1825 akçe Geliri:5530 akçe Geliri:600 akçe
İbrahim Paşa haslarının toplam geliri 18181 akçedir.
Timârlar (79)
Zeâmet Sahiplerine ve Sipahilere Ait Timârlar :
Pürnar Mezraası Dere Kilisa Köyü Kayakoz Köyü
Geliri:1321 akçe Geliri:4100 akçe Geliri:4154 akçe
Tabib İsa'ya bervech-i arpalık (Çardak Köyü yakınında)
olarak verilmiştir.
Ketancelu Köyü Hüsameddin Köyü Yenice Köyü
Geliri:2300 akçe Geliri:254 akçe Geliri:900 akçe
Pürnar Köyü Dere Köyü Cendere Köyü
Geliri:1350 akçe Geliri:620 akçe Geliri:689 akçe
(Köyde iki değirmen vardı)
Ayân Gölü Köyü(Sabancı) Dağ Köyü Kumlu Köyü
Geliri:2382 akçe Geliri:1485 akçe Geliri 2324 akçe
Yeni Viran Köyü Kızılca Elma Köyü ( ) Köyü
Geliri:1372 akçe Geliri:1306 Geliri:1329 akçe
Çınarlu Köyü Tuzcu Köyü (80) Katıraki Köyü
Geliri:860 akçe Geliri:5118 akçe Geliri:1800 akçe
Mülk Mezraası Çayır Köyü Yenihisâr Köyü
Geliri:265 akçe Geliri:2587 akçe Geliri:1434 akçe
(Tuzcu Köyü yakınında)
Kalkanlu Köyü Menteş Köyü Tatcılar Köyü
Geliri:1000 akçe Geliri:1400 akçe Geliri:1975 akçe
Tezeklu Köyü Yortan Köyü Yassıbağ Köyü
Geliri:1475 akçe Geliri:1850 akçe Geliri:1000 akçe
Ermenas Köyü Kerdemil Köyü Kayser Köyü
Geliri:1704 akçe Geliri:1400 akçe Geliri:700 akçe
Bozduman Köyü Ekemlu Mezraası Barak Köyü
Geliri:2282 akçe Geliri:586 akçe Geliri:1550 akçe
Deşt-i Bâni (İzmit nahiyesinde) Kadırga Dağı Yaylağı Yundeklu Mezrası
Geliri:217 akçe Geliri:430 akçe Geliri:50 akçe
Burmalı Çiftliği Keremeddin Çiftliği Kazanoğlu Çiftliği
Mezrası Mezrası Mezrası
Geliri 500 akçe Geliri 100 akçe Geliri 50 akçe
Yortanoğlu Çiftliği Mezrası Ferraclar Mezraası Günaş Mezraası
Geliri:500 akçe Geliri:100 akçe Geliri:400 akçe
Zeamet sahiplerine ve sipahilere ait timârlar arasında 30 köy ve 10 mezraa bulunuyordu. Bunlardan Tuzcu köyü halkının dışında padişah hükmüyle avârızdan muaf olan 3 hane daha vardı. Timârların toplam geliri 57169 akçedir.
Boğazkesen Kalesi Müstahfızlarının Timârları (81) :
Kazıklı Köyü Hisarcık (Klenevri) Köyü Özbek Köyü
Geliri:700 akçe Geliri:1475 akçe Geliri:941 akçe
( ) Köyü Yassıbağ Köyü Değirmen (Orhanlu Köyü)
Geliri:700 akçe Geliri:1300 akçe Geliri:5173 akçe
Timârların toplam geliri 14969 akçedir.
Merkez ve Sancağın Bütünündeki Timâr ve Zeâmet Sayısı :
I. Ahmet devrine ait timâr İcmal defterine göre Kocaeli Sancağının merkezi olan İznikmid kazasında 18 adet timâr ve bir adet zeâmet bulunmaktaydı (82). Timârlar arasında geliri en az olan 1000, en fazla olanı da 14500 akçeydi. Bir adet olan zeâmetin geliri 10500 akçe olup, sancağın bütününde 193 adet timâr, 27 adet zeâmet bulunmaktaydı (83). En az geliri olan timâr 1000, en fazla geliri olan ise 14500 akçeydi. Geliri en düşük zeâmet 1500, en fazla olan 31650 akçeydi.
Müsellem Çiftlikleri :
Merkez kazada 16 adet müsellem çiftliği ve bir de kışlak bulunmaktaydı (84).
Çiftlik Çiftlik Çiftlik
(Karadağ yakınında) (Ilımanlu ve Taşken yakınında) (Virancık ve Sevindikviran
yakınında)
Geliri:1851 akçe Geliri:500 akçe Geliri:560 akçe
Ezerlu Çiftliği Çiftlik Çiftlik
( ya bağlı) (Saruca köy yakınında) ( yakınında)
Geliri 1134 akçe Geliri 208 akçe Geliri 1450 akçe
Çiftlik(Sekban yakınında) Deli Süle Çiftliği Çiftlik (Ormanlı ve Doğanoğlu yakınında)
Geliri:774 akçe Geliri:1091 akçe Geliri:983 akçe
Doğancı Süleyman Çiftliği Çiftlik(Dereköy yakınında) Müsellem(Kulfallu)Çiftliği
Geliri:550 akçe Geliri:300 akçe Geliri:1584 akçe
Çiftlik Çiftlik Çiftlik
(Tavşanviranı yakınında) (Yortan yakınında) (Çekerler yakınında)
Geliri:1000 akçe Geliri:1230 akçe Geliri:1140 akçe
Çiftlik (Dondırı ve Aslıhan yakınında) Karaoğlanlı Kışlağı
Geliri:91 akçe Geliri:6 akçe
Sonuç :
İzmit'in Osmanlı egemenliğine geçmesinden sonra ekonomik yönden en önemli fonksiyonu ağaç denizi olarak nitelendirilen çok zengin bir orman varlığına sahip olmasıydı. Bu ormanlar sadece İzmit tersânesinin değil, Tersâne-i Åmirenin kereste ihtiyacına da önemli ölçüde cevap vermekteydi. Yine saray mutfağının yakacak ihtiyacı da bu ormanlardan karşılanmaktaydı. Orman geçmişte günümüzdekinin tersine olarak İzmit ve yöresindeki halkın en önemli zenginliğini oluşturmakta, onun hayatında önemli bir rol oynamaktaydı.
İzmit'in bir diğer önemi ise ulaşım imkânları bakımından son derece elverişli bir konuma sahip olmasıydı. Özellikle İstanbul'un fethinden sonra bu önemi daha da artmış, adeta Anadolu'nun kapısı haline gelmişti. Nitekim Kanuni ve II. Mahmut dönemleri arasında geçen süre içinde şehrin mahalle sayısının iki katına yaklaşan bir oranda artmış olduğu görülmektedir. İstanbul'un yanıbaşında ve onun rekabeti altında böyle bir gelişme dikkati çekmektedir. İzmit'in günümüzde gösterdiği hızlı gelişmenin temelinde yatan gerçek, yine geçmişte olduğu gibi günümüzde de önemi gittikçe artan çok önemli bir coğrâfi konuma ve onun sunduğu sınırsız ulaşım imkânlarına sahip olmasıdır.
____________________________________
(1) İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, c.I, 4.baskı, Ankara 1982, s.122; M. Tayyip Gökbilgin, Orhan Bey, İslâm Ansiklopedisi (İ.A.), c.IX, İstanbul 1988, s.401.
(2) Besim Darkot, İzmit, İ.A., c.V/II, İstanbul 1988, s.1252.
(3) Ahmet Refik Altunay, Bizans Karşısında Türkler, İstanbul 1927, s.90; Uzunçarşılı, aynı eser, s.122.
(4) Altunay, aynı yer; Uzunçarşılı, aynı yer; Gökbilgin, aynı yer; G.Ostrogorsky, History of the Byzantine State, New-Jersey 1957, s.451.
(5) Neşrî, Cihânnümâ, yay.haz. F.R. Unat-M.A.Köymen, c.I, Ankara 1949, s.148; Aşık Paşa-zâde, Tevârih-i Ål-i Osman, yay. haz.Ålî, İstanbul 1332, s.38; Anonim, Tevârih-i Ål-î Osman, yay. haz. Gise, Breslau 1922, s.13.
(6) Evliyâ Çelebi Seyâhatnâmesi, c.II, İstanbul 1314, s.63.
(7) H.A. Gibbons, Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluşu, çev. Ragıp Hulusi, İstanbul 1928, s.48; İsmail Hami Danişment, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, c.I, İstanbul 1925, s.22-23; Fuat Köprülü, Osmanlı Devletinin Kuruluşu, Ankara 1959, s.103; Şahabettin Tekindağ, Süleyman Paşa, İ.A.,c.XI, İstanbul 1979, s.190; Ostrogorsky, aynı eser, s.451; C.Diehl, Bizans İmparatorluğu Tarihi, çev. C.R.Yularkıran, İstanbul 1939, s.175; Uzunçarşılı, aynı eser, s.122.
(8) Altunay, aynı eser, s.91.
(9) "İhtiyarıyla anda duran dura, giden gide, kimse kimseye zarar itmeye" bkz. Neşrî, aynı eser, c.I, s.152; "Her kâfirin gitmede ve durmada ihtiyarı elinde olsun dediler" bkz. Aşık Paşa-zâde, aynı eser, s.38.
(10) Uzunçarşılı, Osmanlı Devleti Teşkilâtına Methal, İstanbul 1941, s.150.
(11) Neşrî, aynı yer; Aşık Paşa-zâde, aynı yer.
(12) Aynı eser, c.II, s.63.
(13) Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Tahrir Defteri (T.D.), nu:438, s.759-815.
(14) Aynı defter, s.760.
(15) 14 Zilkaade 966 (5 Ağustos 1559) tarihli bir hükümde İzmit Sancağının Kaptan Paşa (Cezâyir) Eyâletine bağlı olduğu belirtilmektedir ( BOA, Mühimme Defteri (M.D.), nu:3, hk.(hüküm) 346, s.134).
(16) BOA, T.D. nu:731, s.44-63; Katip Çelebi, Cihânnümâ, Müteferrika tab'ı, s.661.
(17) Kaptan Paşa Eyâleti XVII. yüzyılda ülke sınırlarının genişlemesi oranında haslı ve sâlyâneli olmak üzere iki kısım halinde düzenlenmişti ( Uzunçarşılı, Osmanlı Devletinin Merkez ve Bahriye Teşkilâtı, Ankara 1948, s.420).
(18) Aynı Eser, s.421.
(19) BOA, T.D., nu: 438, s.759-815.
(20) Aynı defter, s.1.
(21) Aynı defter, s.814.
(22) Aynı defter, s.759.
(23) Söz konusu mahalle adları için bkz. Meral Akşener, İzmit Şer'iyye Sicili (4 Muharrem 1220-25 Şevval 1230), basılmamış doktora tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Tarih Bölümü Yakınçağ Tarihi ana bilim dalı, İstanbul 1992, s.67, 87.
(24) Mastori'nin tersânede mimar olduğunu 18 Rebiyülevvel 978(3 Ağustos 1570) tarihli bir hükümden öğreniyoruz (bkz. BOA, MD, nu:14, hk.572, s.407.).
(25) XVII.yüzyılın başlarında İzmit'te bir ay kalan Polonyalı Simeon'un şehirde 180 hâne Ermeni bulunduğuna dair kaydının doğruluğu şüpheli görünüyor (bkz. Polonyalı Simeon'un Seyahatnamesi, çev.H.Andreasyan, İstanbul 1964, s.22).
(26) Muhtemelen tersâne kethüdası.
(27) Gemi inşa faaliyetlerindeki sanatkar grupları hakkında geniş bilgi için bkz. İdris Bostan,Osmanlı Bahriye Teşkilâtı: XVII. Yüzyılda Tersâne-i Åmire, Ankara 1992, s.5, 66-79.
(28) Cihânnümâ, s.663.
(29) XIX.yüzyılın başlarında şehir esnâfının 40 civarındaki değişik iş kollarında faaliyet gösterdiği görülmektedir, bkz. Meral Akşener, aynı eser, s.20.
(30) Cihânnümâ, s.663.
(31) Nitekim Kanuni Devri tahrirlerine dayanılarak 1520-1530 yılları arasında Türkiye'de nüfusun dağılışı konusunda yapılan araştırmada 5 katsayısı kullanılmış ve Anadolu Vilayetinin nüfusu 2 727 170 olarak hesaplanmıştı (bkz. Ö.Lütfi Barkan, Tarihi Demografya Araştırmaları, Türkiyat Mecmuası, c.I, İstanbul,1963, s.11.
(32) Uzunçarşılı, Osmanlı Devletinin Merkez ve Bahriye Teşkilâtı, s.390.
(33) Yöre ormanları sadece gemi yapımını teşvik etmekle kalmayıp, İstanbul’daki saray mutfağının odun ihtiyacını da karşılamaktaydı (BOA, MD, nu:3, hk.1161, s.390; Maliye Defteri (MAD), nu:412, s.24). Ayrıca bu ormanlardan ağaç kesilmesine engel olunmasına dair muhtelif hükümlerin mevcudiyeti, ormanların korunulmasına çalışıldığını göstermektedir (BOA, MD, nu:3, hk.1522, s.525; MD, nu:7, hk.1447, s.502; MD, nu:10, hk.468, s.292).
(34) Darkot, aynı madde, s.1252.
(35) BOA, MD, nu:6, hk.34, s.15.
(36) BOA, MD, nu:10, hk.468, s.292.
(37) Meselâ, İzmit Tersânesinde kalite inşasına dair 1007(1598-1599) tarihli arz için bkz. BOA, Ali Emiri Tasnifi, III. Mehmet, nu:18, vrk.(varak) I.
(38) İdris Bostan, aynı eser, s.19.
(39) Darkot, aynı madde, s.1252.
(40) İsmet Parmaksızoğlu, İzmit, Türk Ansiklopedisi, c.XX, Ankara 1972, s.480.
(41) 9 Şevval 1229 (24 Eylül 1814) tarihli Tersâne Binası Hususuna Dair bir belgede tersânenin geçmişteki ve mevcut durumu anlatılmakta ve yeniden inşası için yapılması gerekenler bildirilmektedir. Buna göre tersane evvelce haremli, selamlıklı bir daire olarak düzenli bir yerken, daha sonra yanmış ve gayet harap iki odadan ibaret bir yer haline gelmişti. Duvarları yeterli yükseklikte olmadığından geceleri bazı kişi ve hayvanlar içine giriyorlardı. Bununla beraber kereste eminleri, katipleri ve istihdam olunan kolcular, kereste ile gelen arabacılar orada toplanıp kereste işlerini tersanede gördüklerinden; en ekonomik şekilde bir kat, iki oda, bir sofa ve bir kahve ocağı şeklinde selâmlıklı olmak, etraf duvarlarından gerekenleri yükseltmek üzere tersânenin yeniden inşasına şiddetle ihtiyaç bulunmaktaydı. Bunun için en çok 15.000 kuruş masraf tahmin edilmekteydi (bkz.Meral Akşener, aynı eser, s.148.
(42) BOA, TD, nu.438, s.764.
(43) Aynı Defter, s.765-766.
(44) BOA, TD, nu.733, s.64.
(45) BOA, TD, nu.438, s.765-766.
(46) Aynı defter, s.767.
(47) Aynı defter, s.765.
(48) BOA, TD, nu.733, s.365.
(49) BOA, TD, nu.438, s.764.
(50) Aynı defter, s.766.
(51) BOA, TD, nu.733, s.363.
(52) Aynı defter, s.362.
(53) Aynı defter, s.364.
(54) BOA, TD, nu.438, s.766.
(55) BOA, TD, nu.733, s.365.
(56) Aynı defter, s.368.
(57) Aynı defter, s.367.
(58) Aynı yer.
(59) BOA, TD, nu.438, s.766.
(60) BOA, TD, nu.733, s.364.
(61) Aynı defter, s.363,364.
(62) BOA, TD. nu.438, s.766.
(63) Aynı defter, s.766-767.
(64) Aynı defter, s.766.
(65) Aynı yer.
(66) Aynı defter, s.767.
(67) Aynı defter, s.765.
(68) Aynı defter, s.766.
(69) Aynı yer.
(70) Aynı yer.
(71) Aynı defter, s.765.
(72) Aynı yer.
(73) Aynı defter, s.767.
(74) Aynı yer.
(75) Aynı defter, s.760.
(76) Müslüman ve Hıristiyanların birlikte oturduğu köy halkından bazıları köydeki bir çiftlikte ortakçılık etmekte, bazıları öşür ve resim vermekteydi.
(77) Aynı defter, s.760.
(78) Aynı defter, s.761.
(79) Aynı defter, s.761-763.
(80) Köy halkı 5 hane çeltikçi, 5 hane tuzcu olup, avârızdan muâftırlar.
(81) Aynı defter, s.763.
(82) BOA, TD, nu.731, s.44-63.
(83) Uzunçarşılı İzmit Sancağının XVII. yüzyılda 27 zeâmet ve 193 adet timârının olduğunu
(84) BOA, TD, nu.438, s.764.
BİBLİYOGRAFYA
Başbakanlık Osmanlı Arşivi Kaynakları
Tahrir Defterleri :
nu.438 (Kanuni devri, tarihsiz)
nu.731 (I.Ahmet devri)
nu.733 (I.Ahmet devri, tarihsiz)
Mühimme Defterleri :
nu.3, 6, 7, 10, 14.
Maliye Defterleri :
nu.412.
Tasnifler :
Ali Emirî
Basılı Kaynaklar :
Akşener, Meral, İzmit Şer'iyye Sicili ( 4 Muharrem 1220-25 Şevval 1230), basılmamış doktora tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Tarih Bölümü Yakınçağ Tarihi ana bilim dalı, İstanbul 1992.
Altunay, Ahmet Refik, Bizans Karşısında Türkler, İstanbul 1927.
Anonim, Tevârih-i Ål-i Osman, yay.haz. Gise, Breslau 1922.
Aşık Paşa-zâde, Tevârih-i Ål-i Osman, yay.haz. Åli, İstanbul 1332.
Barkan, Ö.Lütfi, Tarihi Demografya Araştırmaları, Türkiyat Mecmuası, c.X,İstanbul 1963.
Bostan, İdris, Osmanlı Bahriye Teşkilâtı : XVII. Yüzyılda Tersâne-i Åmire, Ankara 1992.
Darkot, Besim, İzmit, İslâm Ansiklopedisi.
Danişmend, İsmail Hami, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, c.I, İstanbul 1925.
Diehl, Charles, Bizans İmparatorluğu Tarihi, çev. Cevdet R.Yularkıran, İstanbul 1939.
Evliya Çelebi, Evliya Çelebi Seyâhatnâmesi, c.II., İstanbul 1314.
Gencer, Ali İhsan, Bahriye'de Yapılan Islahât Hareketleri ve Bahriye Nezareti'nin Kuruluşu, İstanbul 1985.
Gibbons, H.A, Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluşu, çev.Ragıp Hulusi, İstanbul 1928.
Gökbilgin, M.Tayyib, Orhan Bey, İslâm Ansiklopedisi.
Katip Çelebi, Cihânnümâ, Müteferrika tab'ı.
Köprülü, Fuat, Osmanlı Devletinin Kuruluşu, Ankara 1959.
Neşrî, Cihânnümâ, yay. haz. F.R. Unat-M.A. Köymen, c.I, Ankara 1949.
Ostrogorsky, G., History of the Byzantine State, New-Jersey 1957.
Parmaksızoğlu, İsmet, İzmit, Türk Ansiklopedisi, c.XX, Ankara 1972.
Simeon, Polonyalı Simeon'un Seyâhatnâmesi, çev.H.Andreasyan, İstanbul 1964.
Tekindağ, Şahabettin, Süleyman Paşa, İslam Ansiklopedisi.
Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, Osmanlı Tarihi, c.I, Ankara 1982.
_________ , Osmanlı Devletinin Merkez ve Bahriye Teşkilâtı, Ankara 1948.
_________ , Osmanlı Devleti Teşkilâtına Methal, İstanbul 1941.cv
ismim@benimadresim.com
Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın
|