taskoprununsesi.sitemynet.com
turkeydeb.jpg

AlsahBlog/
Taşköprü'nün Sesi
Kültür Sanat
Taşköprülü'ler
Kuvayi Milliye Şehitlerimiz
Arşiv
İletişim

Taşköprülü'ler


Bahri KARADUMAN

bahri_karaduman.gif

Bahri KARADUMAN ( 1947 - - )

YAŞAMI:

Eğitimci, şair. 1947 yılında Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde doğdu. Muzafferettin Gazi İlkokulu , Taşköprü Ortaokulu, Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi ve A.Ü.Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Taşköprü Lisesi, İzmir Eşrefpaşa Lisesi, Buca Eğitim Fakültesi, Özel Fatih Lisesi, Özel Çamlaraltı Lisesi ve Özel İzmir Amerikan Lisesi'nde Türk dili ve edebiyatı öğretmenliği yaptı.

İzmir Pirireis İlköğretim Okulu marşının sözlerini yazdı. Şiirleri ve kitap eleştirileri Kıyı Dergisi, E Sanat ve Kültür Dergisi, Çağdaş Türk Dili Dergisi, Anadili Dergisi, İzmir İzmir Kent Kültürü Dergisi'nde yayımlandı.

Ilgazların Ötesi Kastamonu Dergisi'nin yazı işleri müdürlüğünü yaptı.

Evli, iki çocuk babası.


YAPITLARI:

Şiir: Sevdanın Rengi Ne? (2000)

(Sevdanın Rengi Ne, Bahri Karaduman, Atadost Yayınları, Türk Şiiri; İzmir, Mart 2000, 1. Hamur, 120 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. IDEFIXE Fiyatı: 6,75 YTL)

Sevdanın Rengi Ne

en sevdiğin bile
seni anlamıyorsa
sevginin erdeminden uzak
senden uzak
sevdadan uzaksa eğer
üzülme küçüğüm
sevmek öylesine güzeldir ki
seveni yüceltir
sevileni değil
seni anlatamıyorsa sözlerin
gözlerin de anlamsız kalıyorsa
her şey renksiz
her şey sahteyse eğer
sen yine de sev güzelim
sen yine de sev
unutma ki
ne tepeler ne dağlar yücedir
yüce olan tek şey
sevebilen yürektir

(Kitabın İçinden)



HAKKINDA YAZILANLARDAN:

Eğer İstersek

KAzete okuyucularına sevgiler, selamlar... Ben bugün sizlerle eğitimin önemini paylaşmak istiyorum. Toplum olarak eğitim seviyemiz maalesef arzu edilen seviyelerde değil..
Özellikle kadın okuma yazma oranına bakarsak bu rakam daha da alt bir seviyede. Buna ailelerin kız çocuklarına farklı yak1aşımIarının neden olduğunu görüyoruz. Bence kız çocukları için de eğitim erkek çocuklar kadar gereklidir. Üç yaşına kadar çocuğun şekillenmesi ailede oluyor.
Toplumda eğitimli aileler olabilsin ki kişilikli çocuklar yetişebilsin. 2000'li yıllar Türkiye'sinde hala körü körüne inanılan batıl inançlar ve hurafe görüşler olmadan kendini sorgulayabilen, kendiyle barışık, özgüvenli çocuklar yetiştirelim ki bu çocuklar sağlıklı aileler kurabilsinler. Çünkü sağlıksız ailelilerde yaşanan üzücü olayları maalesef medyada üzülerek izliyoruz. Biz kadınla kendi sesimize yer veren Kazete'ye sahip olmalı ve bilinçli bir şekilde haklarımızı alabilmeyi karakterimiz haline getirmeliyiz.

Yasalar uygulama alanına girmediği sürece Medeni Kanun'da yer almaktan öteye gidemez. Biz kadınlar kendi haklarımız konusunda bilgilenmeli ve bilmiyorsak öğrenmeliyiz. Çünkü bir insan eğer bir şeyi gerçekten yapmak istiyorsa mutlaka başarır. Hele bir de bunu isteyen bir kadın olursa... Çünkü biz kadınlar doğuştan kazandığımız analık içgüdüsü ile ne fedakârlıklar yapabilir ve büyük sorumluluklar taşıyabiliriz. Her bir çocuğu şekillendirip topluma örnek birer birey olarak yarının ailesinin temellerini kurarız. Yeryüzündeki canlılar içersinde en zor büyüyen varlık insan yavrusudur. Bu süreci yaşayan analar, sabırla ne güzel sonlara varılacağını bilirler. Biz sizlere Kazete ile yanınızda olduğunuzu hissettirmek istiyoruz. Daha da ötesini yapabiliriz... Yaşadığınız yörelere gelerek toplumda daha iyi birey olarak yaşayabilmeniz için aydınlatıcı bilgiler, konferanslar verebiliriz. Eğer sizden bu yönde istekler gelirse...

Sizlere Bahri KARADUMAN'ın "Sevdanın rengi ne?" adlı şiir kitabından seçtiğim "Doğan güneş sana doğru" şiiriyle veda ederken sevgiyle kalın, yarına umutla bakın diyorum.

Yeni doğdun bebeğim/ ne kadar da güzelsin
yüreciğinde yük yok / kin yok, kötülük yok
ne para ne ün / bir ten sıcaklığı tüm beklediğin

yüzüne vuran gün/ yarının olsun senin
bak nasıl da parlak/ yeni doğdun bebeğim
ne kadar da güzelsin/ yaşama hoş geldin.

Sevilay Dökmeci
Basın Yayın İl Müdürü

http://www.kazete.com.tr
BAĞIMSIZ SİYASİ KADIN GAZETESİ YIL:3 SAYI:17 NİSAN-MAYIS 2000 ISSN–1302–4566


Yaşam Bir Terazi mi?

Yaşam nedir? Dünyamızda yapılan bir yolculuk mu? Salt iki nokta arasındaki gel-git mi? Belki de hepsi bu tanımların... Yoksa yaşam bir renkler yumağı mı? Ya da yaşam çeşitli evrelerinde büründüğümüz renk armonisinin yarattığı bütünlük mü? Yaşam belki de bir sevgi iletişimi. Öyle ya yaşamımızın her anı bir sevgi paylaşımı değil mi sevgili Kazete okurları... İletişimsiz bir paylaşım olabilir mi? Sağlıklı bir iletişim kurulmadan yaşamda mutluluk sağlanabilir mi?

İletişim bu denli önemliyse, her birey bu kavramla özdeşleşerek yaşamında gerekli dengeyi kurabilir. Dengenin sağlanamadığı bir yaşam güzel olabilir mi? İçinde güzellikler yer alabilir mi? Evet, yaşamımız bir terazi belki de. Ağırlıkları oturttuğumuz, bunu yaparken de zaman zaman zorlandığımız ve bir gün (belki de hiç beklemediğimiz bir anda) boş kalan bir terazi. Hayat terazisinde dengeyi sağlarken kim bilir ne zor yollardan geçiyoruz... Belki de dünyaya gelmenin bedelini ödüyoruz böylelikle... Bence mutluluğu da kazanmak gerek... Çünkü yaşamda mücadele etmeden elde ettiklerimizin değerini yeteri kadar bilmeyiz.

Hayat terazimize uygun ağırlıklar yükleyelim ki o uygunluk ve onun yarattığı uyum yaşamımıza yansısın ve de uyumlu bireyler kazandıralım yaşadığımız dünyamıza. Bu dünya hepimizin, ona sahiplenelim ve onu koruyalım... Bir başka dünya ve başka bir hayatımız yok... Hayat yolumuzda hiçbir şey çizgimizi bozmasın ki hedeflerimize ulaşalım, arzu ettiklerimize kavuşalım.

Yazıma Bahri Karaduman'dan seçtiğim bir şiirle son veriyorum...

Seni sen yapan
Ne gözlerin ne saçların
Seni sen yapan
Yüreğinde taşıdıkların
Yüreğinde sakladıkların
Seni sen yapan
Yüreğine almadıkların
Yüreğinde taşımadıkların.

Sevilay Dökmeci TUNG
Basın Yayın İl Müdürü
http://www.kazete.com.tr
BAĞIMSIZ SİYASİ KADIN GAZETESİ YIL:4 SAYI:20 EKİM-KASIM 2000 ISSN-1302-4566

27.12.2007 - Bahri Karaduman

yazan: Anonymous

Bahri Karaduman tüm edebiyat dünyasının saygı duyduğu yalnızca şiirleriyle değil aynı zamanda usta dil yeteneğiyle de birçok oyuncu, sanat yönetmeni, yazar ve ozan yetiştirmiş bir aydındır.


ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER:

68'linin Türküsü

Belki Bir Yerlerde
Dudağımda Islık
Ebruli
Empresyonist
Gecenin Ötesi mi Aydınlık
Günbatımı
Işıklar Sönmeli mi ?
Kırmızılar Güle Maviler Göğe
Mevsim Bahar
O Yer
Ses
Sesin Olmadığı Yerde Ben..
Sevdanın Rengi Ne
Sonyazın Şiiri
Uğultu Yalnız Tepelerde Değil
Yanık Kahve

Bahri KARADUMAN


68'linin Türküsü
kırık bir dal gibiydi umutlar
yavaş yavaş soluyordu
yine de belki diyorduk
belki

bir sözcüğe sığınmanın koruganlarında
yaşamak neydi
bilmiyorduk

çok gençtik çok güzeldik
yarınlar bizden daha güzel olmalı diye
yarınlarımızı yiyorduk

bir kez ağlamadık
bir kez pişman olmadık

gülerek gittik
gülümsedik

bitti artık belkiler
tükendik
bir bir tükendik

toprak ağlamaklı toprak suskun
gün utançsız gün umursamaz
ağarıyor yeniden

gel hüzün uzat ellerini
korkuyorum artık
şimdi yalnızım yapayalnızım
uzat uzat ellerini

Bahri KARADUMAN


Alaturka

eski plakta ince bir kadın sesi
kürdilihicazkâr söylüyor
'dost elinden yüreğim yarelidir'
yürek yarası dost elindendir çoğu kez
dost uzakta dostluk yabancı eldedir
geride kalanlarsa yıkık gücenik
şarkı hüzünlü biter acılar kalıcı

'yareme yare açan yar elidir'

Bahri Karaduman


Aykırı

yolculuklar hep hüzün değil bilirsin
dönüşleri beklemek de güzel
seni sensiz yaşamanın mutluluğu
seninle olmaktan da güzel

Bahri Karaduman

Bayraklı'nın Işıkları

gece Bayraklı'nın ışıkları
Kordon'unkine eş

baktıkça yalım yalım uzaktan
ışıyıp da göz boyayacak sanki

bilmez miyim neler neler gizler
uzak ışıkların altında
o yoksul insanların koynu

tek göz odaların dert yükünden
Kordon'a
Kral Dairesi'ne doğru

Bahri Karaduman


Belki Bir Yerlerde

uçları nakışlı kıvrımlarda mı anlam
ceylan renginin en bilinmezinde mi
"bardağımdaki şarap
bir alev gibi titriyor" diyebilmekte belki

belki de
ceylan rengini hiç bilmemekte

sıra dışı bulutlar çok uzaklarda yine
ayakta ölümü beklemesi kolay mı ağaçların
ya da beyaz güllerin hiç ağlamaması
bardakta şarabın olmaması
alev gibi titreyememesi
kolay mı

anlam bilinmezde
anlam ölüm sonrasını bilmemekte belki
belki de gerçeğin masal
masalın gerçek olması
ya da
sevdanın anka kuşunun kanadında
masallara uçması
anlam gizli bir yerlerde

Bahri KARADUMAN


Camlar Buğulu Hep

anımsamayı yeğlemişti
unutmayı değil
ardına takılıp gitmeseydi mavinin
unuturdu belki çok şeyi
oysa yaşam
tek renkli değildi

mavi maviydi ama
asıl sevda sarıdaydı

ardına takılıp gidince mavinin
unutamadı hiçbir şeyi
geçmişini yaşadı
hep geçmişte kaldı

sarı sevdalar hiç yaşanmadı

Bahri Karaduman


Dallarda Çiçek

gül rengi olur akşam
sıcak ve ateşli
varlığın bir damar gibidir
tutuşturur bedeni
sabahım tenin
yüreğin güneşimdir

yavaş yavaş yaklaşır akşam
gülümseyerek gelir
şaraba döner tüm güller
eller birleşir gözler birleşir
çok yakında bir çığlık
içim ürperir

geceye dururken karşı yakalar
beyaz bir tüy uçar
kuşlar yükselir

Bahri Karaduman


Doğan Güneş Sana Doğru

yeni doğdun bebeğim
ne kadar da güzelsin

yüreğinde yük yok
kin yok
kötülük yok

ne para ne ün
bir ten sıcaklığı
tüm beklediğin

yüzüne vuran gün
yarının olsun senin
bak nasıl da parlak

yeni doğdun bebeğim
ne kadar da güzelsin
yaşama hoş geldin

Bahri Karaduman


Dönünce Bir Gün

göz erimlerinde yitip gitmişti pembeler
siyah eldivenlerini giyinmiş gece
tutsak etmişti çok şeyi
durgun saatlerin resmiydi zaman
korku umarsızlıktı şimdi

sessizlik fısıltıya döndü
'son nefesini verdi' dedi en yakınındaki

acı bir çığ oldu
yürekten yüreğe katlanarak büyüdü

gül pembesi elini uzatırken sabah
uykusuz insanların yüzlerinde gezindi
gün şimdi sırlanmış bitimsiz bir yolculuktu

kanı çekilmiş beyaz elleri öpüyordu son gelen
yetişebilseydi eğer sımsıkı tutardı o elleri
'bağışla' derdi 'bağışla'
ak alınlar terini uzaklarda siliyordu çoğu kez
yol uzun gurbetlik zordu
gelip de bulamamak
onun suçu değildi

Bahri Karaduman


Dudağımda Islık

korkmak anlamsızdı artık
yarınlar korku vermiyordu
ruhundaki dinginliği yaşıyordu çoktan
dün yaşanmış ve bitmişti
biten günden rahatsız değildi

iyi ki yaşadım
iyi ki sevdim
iyi ki sevildim diyordu

bir ışık süzülüyordu pencereden
gün ışıltılı başlıyordu
yaşam güzeldi
insanlar daha güzel

bugünü seviyordu

Bahri KARADUMAN


Ebruli

ürperdi
düşler dağıldı
aynayla yüz yüze geldi
kırık da olsa bir yaşanmışlık vardı
o vardı
onsuzluk vardı
anılar vardı

anılar demlenmiş
anılar yaşanmıştı

oysa
anılar değil
anlar yaşanmalıydı

bir martı çığlığıyla mavilere uzandı
güneş gülümsedi
ufuk uzakta
renkler yanı başındaydı

koyuları ayıkladı
avucuna aydınlığı aldı
an o andı
anıları değil anları yaşayacaktı

Bahri KARADUMAN


Empresyonist

su yeşiliydi her yan
su da yoktu
yeşil de
ama her yan
su yeşiliydi

sular ötelerde
yeşil
daha da ötelerdeydi
olsun
ona göre her yan
su yeşiliydi

hem su yeşili
yeşilden de sudan da
daha güzeldi

yaşasın
ne güzeldi dünya
her yan
su yeşiliydi

Bahri KARADUMAN


Gecenin Ötesi mi Aydınlık

yüzüne sarıçiğdemlerin aydınlığı vurmuş
güzel çocuk
hazır mısın yolculuğa

yolun Fikret'in dediği gibi
hep çakıl diken değil bugün
çakıllar kaya
dikenler tel örgüsü

arada bir coplanmak da
yürek yarası

güz sıcaklarının bunalttığı
bu kıyı kentinde
seni
geleceğini düşünüyorum
yaslı

bir çocuk büyütmenin mutluluğu
hiç mi hiç yok içimde
kederli duvarlar gibiyim bugün
bütün kapılar kapanmış sanki önümde
çıkmaz sokaklarda
yapayalnızım

yüzüne sarıçiğdemlerin aydınlığı vurmuş
güzel çocuk
gençliğime selam söyle

Bahri KARADUMAN


Günbatımı

ağlamaklı olursun o an
gün bitmiştir çünkü

batan günü kana benzetenleri düşünürsün
çekilen acılar ne denli ortak
sevinçler ne denli az dersin

koyu karanlıklara
dünü
tekrar tekrar yaşamaya
her yer gebedir

adımların isteksiz
adımların yorgundur

kentin varoşları göz kırpar uzaktan
sığınacağın bir dost
sıcaklığını duyacağın bir can ararsın
belki de oralarda bulacak
oralarda yeşereceksindir yeniden

bakıp kalırsın bir an
can ışıklar dost ışıklar
göz kırpar içten
ama gidemezsin
tutsağı olmuşsundur çok şeyin
yüreğin istese de gidemezsin

sen senin olanlara gidersin
sen seni tüketirsin

Bahri KARADUMAN

Hayyam Gibi

Aşk ateş
Ateş kırmızı

Aşk şarap
Şarap kırmızı

Aşk güneş
Güneş kırmızı

Düş aşk ateşine
Yan kıpkırmızı

Bahri Karaduman


Her Mevsim Açmak

bir güldü bizim için
yediveren bir gül
güzellikler dilinde
alınteri özündeydi

her mevsimde renk renk açar
her yaprakta
bir yarın
bir yarın daha hazırlardı

sunardı gönlünü
gönlüyle toplardı

bilgi her şeydi onun için
öğrencileri de her şeyi
çünkü o öğretendi

bir güldü bizim için
yediveren bir gül
güzellikler rengindeydi
çünkü o
öğretmendi

Bahri Karaduman


Işıklar Sönmeli mi?

bir an gelir
sen de ayrılalım dersin
ayrılmalıyız bu gerekli dersin

kırılmıştır güceniktir
ürkek bir kuş gibi tedirgindir yüreğin
koyu karanlık gecelerden artakalandır sözlerin
kararlısındır
her şeyin bittiğini söylersin

kararlılık yolların bittiği yerdir sevgili
kararlılık karanlıkta ışık bulmaktır
kararlılık çaresizliktir belki de
bağışlamaksa sevgiyle eşdeğer
bağışlamaksa bir tutam kır çiçeği
ışığın bağışlamak
öfken karanlığınsa eğer
sevgi eksilmez yürekten

bir an o andır artık
o ansa geçmiş
sevgiyse hep gelecek
sevgi gelecek
gelecek sevgidir

unutma ki çiçeklerin en güzelleri
kır çiçekleridir

Bahri KARADUMAN


Kırmızılar Güle Maviler Göğe

yanmaktan korkuyorsa
ateşten uzak durur insan yüreği

aşk acısıyla kavrulmadıysa
ne bilir gülün kan kırmızısıyla
göklerin mavisini
kurumuş susuz kalmış bir dere yatağının
yağmur dualarına özlemini
nerden bilir nasıl bilir

yağsın yağmur
susuz dere yatakları şenlensin
essin sevda rüzgârları
yürekler serinlesin

doğa sevenle gülsün sevgiyle gönensin
kan kırmızısı güle maviler göğe gitsin

Bahri KARADUMAN


Mevsim Bahar

yüreğim
bir defne dalı

her bir yaprağı
bir yüze sevdalı

gençse
gülümsüyorsa

bir de
aydınlıksa o yüz

tüm bedenim
karasevdalı

Bahri KARADUMAN


O Yer

rüzgârların dindiği o yerdeydi huzur
şarkıların sessizce söylendiği o yerde

saksılara tutsak değildi çiçekler
baharı da beklemezlerdi
renk renk açarlardı her mevsim

üveyikler keklikler dolaşırdı korkusuz
ceylanlar suya özlem duymazdı

ne gurbet vardı orada ne ayrılık
sessizliği bozmaktı en büyük ayıp

gizemli bir yerdi o yer
gizleri yüreklerde saklı
gizemli bir yerdi o yer
gizleri gözlerde saklı

gözler anlardı her şeyi
gözler anlatırdı

şarkıların sessizce söylendiği o yerdeydi huzur
rüzgârların dindiği o yerde

Bahri KARADUMAN


Ses

kavuşma umudu varsa
güzeldir ayrılıklar
sevginin bitimsizliğiyle örülmüşse aşkın
ve bir damla yaş
ta derinliğindeyse yüreğin
güzeldir ayrılıklar

yollar özlem kokusuyla çiçeklenmişse
ılık bir akışsa içinde zaman
sen hep o sen
o da
hep sevilense
dayanılmaz gibi gelse de
güzeldir ayrılıklar

Bahri KARADUMAN


Sesin Olmadığı Yerde Ben Yokum

ezgilerin bittiği yerdeydi karanlık
sessizlik ve yalnızlık
uzak iklimlerin soğukluğu içinde her yanım

sesleri yitirmemeliyim ben
ezgi sesi
dost sesi
dostluk sesi
sesler duymalıyım ben

önce ses olmalı yaşamda
sevgili sesi
sevgi sesi
insan sesi

önce ses olmalı yaşamda
sesler duymalıyım ben

Bahri KARADUMAN


Sevdanın Rengi Ne?

en sevdiğin bile
seni anlamıyorsa
sevginin erdeminden uzak
senden uzak
sevdadan uzaksa eğer
üzülme küçüğüm
sevmek öylesine güzeldir ki
seveni yüceltir
sevileni değil

seni anlatamıyorsa sözlerin
gözlerin de anlamsız kalıyorsa
her şey renksiz
her şey sahteyse eğer
sen yine de sev güzelim
sen yine de sev

unutma ki
ne tepeler ne dağlar yücedir
yüce olan tek şey
sevebilen yürektir

Bahri KARADUMAN


Sonuç

bir ömür yeter mi her şey için
okunacak bunca kitap
görülecek bunca yer
yapılacak bunca iş varken

yanıtı bende değil
bu sorunun

okuyorum bitmiyor
görüyorum yetmiyor
yapıyorum yetişmiyor

bir ömür az insan olana
bir ömür az

en iyisi sevda

Kerem gibi
yana yana ölmeli

Bahri Karaduman


Sonyazın Şiiri

hiç gelmeyecek yarınlara sığındık
ve aldanmayı yeğleyip
unutmayı denedik

soğuk rüzgârlı bir kış sabahının
ürpertisiydi sanki her şey
tedirgin
ürkek

oysa ılık güz akşamları gibi olmalıydı
sevgimiz
şimdi damlamayan gözyaşları
en derinlerde saklı

ne sen varsın
ne de sevdalı bir yürek

ilkyaz geliyor diyor dostlar
ilk bitti çoktan
geriye
son kaldı

Bahri KARADUMAN


Tomurcuklar Çiçeğe Dönsün

dostlukların en güzelini yaşayabilmekse yaşam
içten bir gülüşte görebilmekse güzellikleri
tutsağı olmadan sevginin
sevgileri tutsak edebilmekse yüreğe
yanımda ol her zaman

uzanan ellerin sabah serinliğini
sunuyorsa gönlüme
gül yaprağından süzülen
bir çiy damlası gibi
pırıl pırılsan eğer
bir bebek sesinin özlem dolu yakınlığı
hep gözlerindeyse
hiç uzaklaşma
inan o an yaşam anlamlı
yaşam güzel

bahar dallarına bak
renk renk tomurcuk
yarınlar bugünden de güzel

Bahri Karaduman


Uğultu Yalnız Tepelerde Değil

kuşku gizin doğasında saklı
içtenlik erimiş çoktan
karışmış denizine kirlerin
kendi gizinin yangınında kavruluyor insan

içimizde büyütüyoruz korkuları
yüreğime bir casus gibi sızmış başka aşklar

sırlarını gizliyor güneş renkli karanlık
yaşama yayılmalı mı keder
yok mu tutukluluğu acıların
bitmeyenleri mi yaşıyoruz yıllardır

iğne oyalı mendiller geçmişin süsü
halkaları kopmuyor paslı zincirlerin
bekleyenler eksiliyor
beklentilere eş

günahlar yüzleşmeler ömür boyu

Bahri KARADUMAN


Yanık Kahve

- oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdi -
M. Mungan

hep aynı renkle gelmesini isterdik
gelirdi

çoğalmalı sevgimiz derdik
severdi

ışıklı bir mutluluktu beklediğimiz yüzünde
gülerdi "Güler"imizdi

şimdi bir ıssızlık
bir yalnızlık
bir boşluk

kabullenmek zor bir şeyleri
boşluğun dolmasını beklemek de
nice ayrıntılar damıtmış yürekleri

boşluğu doldurmadık
eksilmedik
ayrılmadık

Bahri KARADUMAN


Yüreğin Bir Bahar Dalı

bir gün
sevgiyle dayarsan başını
seni sevenlerin yüreğine
ve eğilerek öpersen
bir çocuğun simsiyah gözlerini
gülümsersen yeni açmış bir güle
doğaya merhaba diyen minicik bir yaprağa
sonra
kucaklarsan kocaman bir yürekle
tüm sevdiklerini
o an benimlesin küçüğüm

bağışla böyle dediğim için
sen gözümde hep çocuk
yüreğimde bir bahar dalısın
hep kırılmasından korktuğum
hep tomurcuklara dönmüş
bir bahar dalı

aklındaysa bir denizsin
kıyıları tüm dünyayı dolaşan
bazen sakin
çoğu zaman coşkulu bir deniz

sen o denli güzelsin ki yavrum
ısıt çevreni aydınlığınla
yılma korkma
maviliğinle yaşam ver
sabahını beklediğimiz
kurtulmak istediğimiz
tüm karanlıklara

Bahri Karaduman


Yüzlerde Kaybolmak

özlem aşk ister sevgili
aşk büyütür özleyişleri
yürek borcu kan damlası

yoğrulursun kendi kederinle
ıssızlaşır yaşamın
yaşadığın yalnızlığındır

yorgun düşersin düşlemekten
geceler karanlığın gözleridir senin için
sabah yeli yeni sancılar üfler yüzüne
gün yeni doğumlarıdır yaşlı yüzlerin
yüreğin
yeşerme umudunu yitirmiş boz topraklar gibidir

yazgı değişmez bir türlü
özlem büyür yalnızca
aşkın seninledir
çoğalmıştır kan damlaları

yankısı bile kalmaz sesinin
tükenir yok olursun kendi içinde
yürür gidersin sen de
zamana karışmış tüm insanlar içinde

Bahri Karaduman

Kaynak: www.siiristan.com

asahin_bkaraduman.jpg

birsempozyumdan.jpg

Taşköprü'den Bakış
10/12/2005 - Taşköprülü Şairler: 2 İbrahim TENEKECİ
Kategori: Şair
İbrahim TENEKECİ

Hayatı (1970)
Taşköprü'da doğdu. İlk ve orta okulu İstanbul'da okudu. Lise öğrenimini yarıda bıraktı. Halen özel bir şirkette çalışmaktadır. Şiirleri, çeşitli dergilerde yayımlandı. Şairin, Üç Köpük ve Peltek Vaiz adlı iki şiir kitabı vardır.

Şiirlerinden Örnekler
KIRKI ÇIKMAMIŞ SEVDAMIZA ŞİİR;

KIRKI ÇIKMAMIŞ SEVDAMIZA ŞİİR

paylaşılan mutluluğu severim
engin denizler kadar güzeldir o.

I
bana ait olmayan cesetleri yaktım bütün gece
küllerini savurdum dans ettim
ay kaydı yıldızlar gülüştü pervasızca
ve saçlarımdan bir ceset düştü suya
aldım öptüm gözbebeklerinden
cazibesini yitirmiş bir kadındın sen
seni ben güzel yaptım.

II
davudi bir sesim vardı sonra kayboldu
yıldızların üzerine çığ düştü ve ellerim
damıttı ellerini-utandın-demek ki biliyorsun
ah, tarihsiz duyguların ilk resmini bulutlara çizilen
gözlerine çiy düşmüştü üşümüştün
aldım ısıttım seni.

III
ben uzaktan severim
seni de öyle sevdim
bir tutam gökkuşağı karıştı sevdamıza
kuş kanadı bir tutam
bıraktık korkularımızı
uçtuk gittik.

İbrahim TENEKECİ

Cihan ÜNAL için TIKLAYINIZ...

goruntu_010_.jpg

ALİ ŞAHİN (alsah*) ve Siteleri
Kategori: Haber

*Ali ŞAHİN: Kastamonu- Taşköprü Yazıhamit Köyü (02.02.1952); Yazıhamit Köyü İlkokulu (1964); Taşköprü Ortaokulu (1967); Çorum Öğretmen Okulu (1970); Ankara GEE Türkçe Bölümü (1975- 1978 Mektupla Öğretim); Eskişehir AÜAÖF' nde TDE Lisans tamamlama (1992 Dışardan); Tosya Gökçeöz Köyü (1970-1974); Taşköprü Kızılcaören Köyü İlkokul Öğretmenliği (1974-1980) ve Taşköprü Sevim Tokatlı Kız Meslek Lisesi TDE Öğretmenliği ve Müdür Yardımcılığı (1980-1998); İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Tedviren Şube Müdürlüğü (1998); Devrekani İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü (1998-2003) ve Tokat- Pazar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü (2003- 2004) Emeklilik (17.02.2004- ?)

İletişim İçin E- postalarım:

alisahin37@hotmail.com
al_sah@msn.com
asahin37@msn.com
sahin_ali_@hotmail.com
alisahin37@gmail.com
alsah37@hotmail.com
alisahin37@mynet.com

ALİ ŞAHİN SİTELERİ:

. 01. Taşköprü'den Esintiler
. 02. Taşköprü'nün Sesi
03. Taşköprü'den Esintiler 2
04. Gökırmak
05. Kastamonu Net
06. Gerçeğin Sesi
07. Edebiy@t
08. Yeni Dergi
09. Yeniden Dergi
10. Yazıhamit Köyü
11. Kişisel Sitem
12. Edebiy@t 2005
13. A. Şahin'in Bloknotu
14. (Radikal) Kişisel Sayfam/ ALi ŞAHİN
15. (Radikal) Kişisel Sayfam/ A. Ali ŞAHİN
16. Yeni Edebiyat
17. Taşköprü'den Bakış
18. Edebiyat Dünyası
19. Yedinci Sanat
20. Güldeste/ En Güzel Atatürk Şiirleri/ Seçki
21. Kastamonu Net (Blogcu)
22. Öykü
23. Öyküler & Öykücüler
24. Roman Yazıları
25. Şiirler & Şairler

Başka Sitelerde*:
* Amatörce Edebiyat'ta...
* e-Kastamonu.NET'te...
* Hayrabolu 59 (Erdal CEYLAN)'da...
* Radikal Kişisel Sayfam (Ali ŞAHİN)'da...
* Radikal Kişisel Sayfam (A. Ali ŞAHİN)'da...
* Önsöz Gibi (Oyhan Hasan'da...
* Yazı Edebiyat'ta...

Mehmet Saim SAYAN

cwcrw_01.jpg

cwcrr_02.jpg

cwvxyw_03.jpg

Gülay Bulgur ERTEN
Kastamonu- Taşköprü Sevim Tokatlı Kız Meslek Lisesi eski Çocuk Gelişimi öğretmenlerinden Gülay Bulgur ERTEN'in Çocuk Gelişimi ders kiyapları için "Google" e TIKLAYINIZ...

g_lay_bulgur_erten.gif


anasayfaya dön

ANASİTEYE DÖN