|
Bahri KARADUMAN
Bahri KARADUMAN ( 1947 - - )
YAŞAMI:
Eğitimci, şair. 1947 yılında Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde doğdu. Muzafferettin Gazi İlkokulu , Taşköprü Ortaokulu, Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi ve A.Ü.Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Taşköprü Lisesi, İzmir Eşrefpaşa Lisesi, Buca Eğitim Fakültesi, Özel Fatih Lisesi, Özel Çamlaraltı Lisesi ve Özel İzmir Amerikan Lisesi'nde Türk dili ve edebiyatı öğretmenliği yaptı.
İzmir Pirireis İlköğretim Okulu marşının sözlerini yazdı. Şiirleri ve kitap eleştirileri Kıyı Dergisi, E Sanat ve Kültür Dergisi, Çağdaş Türk Dili Dergisi, Anadili Dergisi, İzmir İzmir Kent Kültürü Dergisi'nde yayımlandı.
Ilgazların Ötesi Kastamonu Dergisi'nin yazı işleri müdürlüğünü yaptı.
Evli, iki çocuk babası.
YAPITLARI:
Şiir: Sevdanın Rengi Ne? (2000)
(Sevdanın Rengi Ne, Bahri Karaduman, Atadost Yayınları, Türk Şiiri; İzmir, Mart 2000, 1. Hamur, 120 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. IDEFIXE Fiyatı: 6,75 YTL)
Sevdanın Rengi Ne
en sevdiğin bile
seni anlamıyorsa
sevginin erdeminden uzak
senden uzak
sevdadan uzaksa eğer
üzülme küçüğüm
sevmek öylesine güzeldir ki
seveni yüceltir
sevileni değil
seni anlatamıyorsa sözlerin
gözlerin de anlamsız kalıyorsa
her şey renksiz
her şey sahteyse eğer
sen yine de sev güzelim
sen yine de sev
unutma ki
ne tepeler ne dağlar yücedir
yüce olan tek şey
sevebilen yürektir
(Kitabın İçinden)
HAKKINDA YAZILANLARDAN:
Eğer İstersek
KAzete okuyucularına sevgiler, selamlar... Ben bugün sizlerle eğitimin önemini paylaşmak istiyorum. Toplum olarak eğitim seviyemiz maalesef arzu edilen seviyelerde değil..
Özellikle kadın okuma yazma oranına bakarsak bu rakam daha da alt bir seviyede. Buna ailelerin kız çocuklarına farklı yak1aşımIarının neden olduğunu görüyoruz. Bence kız çocukları için de eğitim erkek çocuklar kadar gereklidir. Üç yaşına kadar çocuğun şekillenmesi ailede oluyor.
Toplumda eğitimli aileler olabilsin ki kişilikli çocuklar yetişebilsin. 2000'li yıllar Türkiye'sinde hala körü körüne inanılan batıl inançlar ve hurafe görüşler olmadan kendini sorgulayabilen, kendiyle barışık, özgüvenli çocuklar yetiştirelim ki bu çocuklar sağlıklı aileler kurabilsinler. Çünkü sağlıksız ailelilerde yaşanan üzücü olayları maalesef medyada üzülerek izliyoruz. Biz kadınla kendi sesimize yer veren Kazete'ye sahip olmalı ve bilinçli bir şekilde haklarımızı alabilmeyi karakterimiz haline getirmeliyiz.
Yasalar uygulama alanına girmediği sürece Medeni Kanun'da yer almaktan öteye gidemez. Biz kadınlar kendi haklarımız konusunda bilgilenmeli ve bilmiyorsak öğrenmeliyiz. Çünkü bir insan eğer bir şeyi gerçekten yapmak istiyorsa mutlaka başarır. Hele bir de bunu isteyen bir kadın olursa... Çünkü biz kadınlar doğuştan kazandığımız analık içgüdüsü ile ne fedakârlıklar yapabilir ve büyük sorumluluklar taşıyabiliriz. Her bir çocuğu şekillendirip topluma örnek birer birey olarak yarının ailesinin temellerini kurarız. Yeryüzündeki canlılar içersinde en zor büyüyen varlık insan yavrusudur. Bu süreci yaşayan analar, sabırla ne güzel sonlara varılacağını bilirler. Biz sizlere Kazete ile yanınızda olduğunuzu hissettirmek istiyoruz. Daha da ötesini yapabiliriz... Yaşadığınız yörelere gelerek toplumda daha iyi birey olarak yaşayabilmeniz için aydınlatıcı bilgiler, konferanslar verebiliriz. Eğer sizden bu yönde istekler gelirse...
Sizlere Bahri KARADUMAN'ın "Sevdanın rengi ne?" adlı şiir kitabından seçtiğim "Doğan güneş sana doğru" şiiriyle veda ederken sevgiyle kalın, yarına umutla bakın diyorum.
Yeni doğdun bebeğim/ ne kadar da güzelsin
yüreciğinde yük yok / kin yok, kötülük yok
ne para ne ün / bir ten sıcaklığı tüm beklediğin
yüzüne vuran gün/ yarının olsun senin
bak nasıl da parlak/ yeni doğdun bebeğim
ne kadar da güzelsin/ yaşama hoş geldin.
Sevilay Dökmeci
Basın Yayın İl Müdürü
http://www.kazete.com.tr
BAĞIMSIZ SİYASİ KADIN GAZETESİ YIL:3 SAYI:17 NİSAN-MAYIS 2000 ISSN–1302–4566
Yaşam Bir Terazi mi?
Yaşam nedir? Dünyamızda yapılan bir yolculuk mu? Salt iki nokta arasındaki gel-git mi? Belki de hepsi bu tanımların... Yoksa yaşam bir renkler yumağı mı? Ya da yaşam çeşitli evrelerinde büründüğümüz renk armonisinin yarattığı bütünlük mü? Yaşam belki de bir sevgi iletişimi. Öyle ya yaşamımızın her anı bir sevgi paylaşımı değil mi sevgili Kazete okurları... İletişimsiz bir paylaşım olabilir mi? Sağlıklı bir iletişim kurulmadan yaşamda mutluluk sağlanabilir mi?
İletişim bu denli önemliyse, her birey bu kavramla özdeşleşerek yaşamında gerekli dengeyi kurabilir. Dengenin sağlanamadığı bir yaşam güzel olabilir mi? İçinde güzellikler yer alabilir mi? Evet, yaşamımız bir terazi belki de. Ağırlıkları oturttuğumuz, bunu yaparken de zaman zaman zorlandığımız ve bir gün (belki de hiç beklemediğimiz bir anda) boş kalan bir terazi. Hayat terazisinde dengeyi sağlarken kim bilir ne zor yollardan geçiyoruz... Belki de dünyaya gelmenin bedelini ödüyoruz böylelikle... Bence mutluluğu da kazanmak gerek... Çünkü yaşamda mücadele etmeden elde ettiklerimizin değerini yeteri kadar bilmeyiz.
Hayat terazimize uygun ağırlıklar yükleyelim ki o uygunluk ve onun yarattığı uyum yaşamımıza yansısın ve de uyumlu bireyler kazandıralım yaşadığımız dünyamıza. Bu dünya hepimizin, ona sahiplenelim ve onu koruyalım... Bir başka dünya ve başka bir hayatımız yok... Hayat yolumuzda hiçbir şey çizgimizi bozmasın ki hedeflerimize ulaşalım, arzu ettiklerimize kavuşalım.
Yazıma Bahri Karaduman'dan seçtiğim bir şiirle son veriyorum...
Seni sen yapan
Ne gözlerin ne saçların
Seni sen yapan
Yüreğinde taşıdıkların
Yüreğinde sakladıkların
Seni sen yapan
Yüreğine almadıkların
Yüreğinde taşımadıkların.
Sevilay Dökmeci TUNG
Basın Yayın İl Müdürü
http://www.kazete.com.tr
BAĞIMSIZ SİYASİ KADIN GAZETESİ YIL:4 SAYI:20 EKİM-KASIM 2000 ISSN-1302-4566
27.12.2007 - Bahri Karaduman
yazan: Anonymous
Bahri Karaduman tüm edebiyat dünyasının saygı duyduğu yalnızca şiirleriyle değil aynı zamanda usta dil yeteneğiyle de birçok oyuncu, sanat yönetmeni, yazar ve ozan yetiştirmiş bir aydındır.
ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER:
68'linin Türküsü
Belki Bir Yerlerde
Dudağımda Islık
Ebruli
Empresyonist
Gecenin Ötesi mi Aydınlık
Günbatımı
Işıklar Sönmeli mi ?
Kırmızılar Güle Maviler Göğe
Mevsim Bahar
O Yer
Ses
Sesin Olmadığı Yerde Ben..
Sevdanın Rengi Ne
Sonyazın Şiiri
Uğultu Yalnız Tepelerde Değil
Yanık Kahve
Bahri KARADUMAN
68'linin Türküsü
kırık bir dal gibiydi umutlar
yavaş yavaş soluyordu
yine de belki diyorduk
belki
bir sözcüğe sığınmanın koruganlarında
yaşamak neydi
bilmiyorduk
çok gençtik çok güzeldik
yarınlar bizden daha güzel olmalı diye
yarınlarımızı yiyorduk
bir kez ağlamadık
bir kez pişman olmadık
gülerek gittik
gülümsedik
bitti artık belkiler
tükendik
bir bir tükendik
toprak ağlamaklı toprak suskun
gün utançsız gün umursamaz
ağarıyor yeniden
gel hüzün uzat ellerini
korkuyorum artık
şimdi yalnızım yapayalnızım
uzat uzat ellerini
Bahri KARADUMAN
Alaturka
eski plakta ince bir kadın sesi
kürdilihicazkâr söylüyor
'dost elinden yüreğim yarelidir'
yürek yarası dost elindendir çoğu kez
dost uzakta dostluk yabancı eldedir
geride kalanlarsa yıkık gücenik
şarkı hüzünlü biter acılar kalıcı
'yareme yare açan yar elidir'
Bahri Karaduman
Aykırı
yolculuklar hep hüzün değil bilirsin
dönüşleri beklemek de güzel
seni sensiz yaşamanın mutluluğu
seninle olmaktan da güzel
Bahri Karaduman
Bayraklı'nın Işıkları
gece Bayraklı'nın ışıkları
Kordon'unkine eş
baktıkça yalım yalım uzaktan
ışıyıp da göz boyayacak sanki
bilmez miyim neler neler gizler
uzak ışıkların altında
o yoksul insanların koynu
tek göz odaların dert yükünden
Kordon'a
Kral Dairesi'ne doğru
Bahri Karaduman
Belki Bir Yerlerde
uçları nakışlı kıvrımlarda mı anlam
ceylan renginin en bilinmezinde mi
"bardağımdaki şarap
bir alev gibi titriyor" diyebilmekte belki
belki de
ceylan rengini hiç bilmemekte
sıra dışı bulutlar çok uzaklarda yine
ayakta ölümü beklemesi kolay mı ağaçların
ya da beyaz güllerin hiç ağlamaması
bardakta şarabın olmaması
alev gibi titreyememesi
kolay mı
anlam bilinmezde
anlam ölüm sonrasını bilmemekte belki
belki de gerçeğin masal
masalın gerçek olması
ya da
sevdanın anka kuşunun kanadında
masallara uçması
anlam gizli bir yerlerde
Bahri KARADUMAN
Camlar Buğulu Hep
anımsamayı yeğlemişti
unutmayı değil
ardına takılıp gitmeseydi mavinin
unuturdu belki çok şeyi
oysa yaşam
tek renkli değildi
mavi maviydi ama
asıl sevda sarıdaydı
ardına takılıp gidince mavinin
unutamadı hiçbir şeyi
geçmişini yaşadı
hep geçmişte kaldı
sarı sevdalar hiç yaşanmadı
Bahri Karaduman
Dallarda Çiçek
gül rengi olur akşam
sıcak ve ateşli
varlığın bir damar gibidir
tutuşturur bedeni
sabahım tenin
yüreğin güneşimdir
yavaş yavaş yaklaşır akşam
gülümseyerek gelir
şaraba döner tüm güller
eller birleşir gözler birleşir
çok yakında bir çığlık
içim ürperir
geceye dururken karşı yakalar
beyaz bir tüy uçar
kuşlar yükselir
Bahri Karaduman
Doğan Güneş Sana Doğru
yeni doğdun bebeğim
ne kadar da güzelsin
yüreğinde yük yok
kin yok
kötülük yok
ne para ne ün
bir ten sıcaklığı
tüm beklediğin
yüzüne vuran gün
yarının olsun senin
bak nasıl da parlak
yeni doğdun bebeğim
ne kadar da güzelsin
yaşama hoş geldin
Bahri Karaduman
Dönünce Bir Gün
göz erimlerinde yitip gitmişti pembeler
siyah eldivenlerini giyinmiş gece
tutsak etmişti çok şeyi
durgun saatlerin resmiydi zaman
korku umarsızlıktı şimdi
sessizlik fısıltıya döndü
'son nefesini verdi' dedi en yakınındaki
acı bir çığ oldu
yürekten yüreğe katlanarak büyüdü
gül pembesi elini uzatırken sabah
uykusuz insanların yüzlerinde gezindi
gün şimdi sırlanmış bitimsiz bir yolculuktu
kanı çekilmiş beyaz elleri öpüyordu son gelen
yetişebilseydi eğer sımsıkı tutardı o elleri
'bağışla' derdi 'bağışla'
ak alınlar terini uzaklarda siliyordu çoğu kez
yol uzun gurbetlik zordu
gelip de bulamamak
onun suçu değildi
Bahri Karaduman
Dudağımda Islık
korkmak anlamsızdı artık
yarınlar korku vermiyordu
ruhundaki dinginliği yaşıyordu çoktan
dün yaşanmış ve bitmişti
biten günden rahatsız değildi
iyi ki yaşadım
iyi ki sevdim
iyi ki sevildim diyordu
bir ışık süzülüyordu pencereden
gün ışıltılı başlıyordu
yaşam güzeldi
insanlar daha güzel
bugünü seviyordu
Bahri KARADUMAN
Ebruli
ürperdi
düşler dağıldı
aynayla yüz yüze geldi
kırık da olsa bir yaşanmışlık vardı
o vardı
onsuzluk vardı
anılar vardı
anılar demlenmiş
anılar yaşanmıştı
oysa
anılar değil
anlar yaşanmalıydı
bir martı çığlığıyla mavilere uzandı
güneş gülümsedi
ufuk uzakta
renkler yanı başındaydı
koyuları ayıkladı
avucuna aydınlığı aldı
an o andı
anıları değil anları yaşayacaktı
Bahri KARADUMAN
Empresyonist
su yeşiliydi her yan
su da yoktu
yeşil de
ama her yan
su yeşiliydi
sular ötelerde
yeşil
daha da ötelerdeydi
olsun
ona göre her yan
su yeşiliydi
hem su yeşili
yeşilden de sudan da
daha güzeldi
yaşasın
ne güzeldi dünya
her yan
su yeşiliydi
Bahri KARADUMAN
Gecenin Ötesi mi Aydınlık
yüzüne sarıçiğdemlerin aydınlığı vurmuş
güzel çocuk
hazır mısın yolculuğa
yolun Fikret'in dediği gibi
hep çakıl diken değil bugün
çakıllar kaya
dikenler tel örgüsü
arada bir coplanmak da
yürek yarası
güz sıcaklarının bunalttığı
bu kıyı kentinde
seni
geleceğini düşünüyorum
yaslı
bir çocuk büyütmenin mutluluğu
hiç mi hiç yok içimde
kederli duvarlar gibiyim bugün
bütün kapılar kapanmış sanki önümde
çıkmaz sokaklarda
yapayalnızım
yüzüne sarıçiğdemlerin aydınlığı vurmuş
güzel çocuk
gençliğime selam söyle
Bahri KARADUMAN
Günbatımı
ağlamaklı olursun o an
gün bitmiştir çünkü
batan günü kana benzetenleri düşünürsün
çekilen acılar ne denli ortak
sevinçler ne denli az dersin
koyu karanlıklara
dünü
tekrar tekrar yaşamaya
her yer gebedir
adımların isteksiz
adımların yorgundur
kentin varoşları göz kırpar uzaktan
sığınacağın bir dost
sıcaklığını duyacağın bir can ararsın
belki de oralarda bulacak
oralarda yeşereceksindir yeniden
bakıp kalırsın bir an
can ışıklar dost ışıklar
göz kırpar içten
ama gidemezsin
tutsağı olmuşsundur çok şeyin
yüreğin istese de gidemezsin
sen senin olanlara gidersin
sen seni tüketirsin
Bahri KARADUMAN
Hayyam Gibi
Aşk ateş
Ateş kırmızı
Aşk şarap
Şarap kırmızı
Aşk güneş
Güneş kırmızı
Düş aşk ateşine
Yan kıpkırmızı
Bahri Karaduman
Her Mevsim Açmak
bir güldü bizim için
yediveren bir gül
güzellikler dilinde
alınteri özündeydi
her mevsimde renk renk açar
her yaprakta
bir yarın
bir yarın daha hazırlardı
sunardı gönlünü
gönlüyle toplardı
bilgi her şeydi onun için
öğrencileri de her şeyi
çünkü o öğretendi
bir güldü bizim için
yediveren bir gül
güzellikler rengindeydi
çünkü o
öğretmendi
Bahri Karaduman
Işıklar Sönmeli mi?
bir an gelir
sen de ayrılalım dersin
ayrılmalıyız bu gerekli dersin
kırılmıştır güceniktir
ürkek bir kuş gibi tedirgindir yüreğin
koyu karanlık gecelerden artakalandır sözlerin
kararlısındır
her şeyin bittiğini söylersin
kararlılık yolların bittiği yerdir sevgili
kararlılık karanlıkta ışık bulmaktır
kararlılık çaresizliktir belki de
bağışlamaksa sevgiyle eşdeğer
bağışlamaksa bir tutam kır çiçeği
ışığın bağışlamak
öfken karanlığınsa eğer
sevgi eksilmez yürekten
bir an o andır artık
o ansa geçmiş
sevgiyse hep gelecek
sevgi gelecek
gelecek sevgidir
unutma ki çiçeklerin en güzelleri
kır çiçekleridir
Bahri KARADUMAN
Kırmızılar Güle Maviler Göğe
yanmaktan korkuyorsa
ateşten uzak durur insan yüreği
aşk acısıyla kavrulmadıysa
ne bilir gülün kan kırmızısıyla
göklerin mavisini
kurumuş susuz kalmış bir dere yatağının
yağmur dualarına özlemini
nerden bilir nasıl bilir
yağsın yağmur
susuz dere yatakları şenlensin
essin sevda rüzgârları
yürekler serinlesin
doğa sevenle gülsün sevgiyle gönensin
kan kırmızısı güle maviler göğe gitsin
Bahri KARADUMAN
Mevsim Bahar
yüreğim
bir defne dalı
her bir yaprağı
bir yüze sevdalı
gençse
gülümsüyorsa
bir de
aydınlıksa o yüz
tüm bedenim
karasevdalı
Bahri KARADUMAN
O Yer
rüzgârların dindiği o yerdeydi huzur
şarkıların sessizce söylendiği o yerde
saksılara tutsak değildi çiçekler
baharı da beklemezlerdi
renk renk açarlardı her mevsim
üveyikler keklikler dolaşırdı korkusuz
ceylanlar suya özlem duymazdı
ne gurbet vardı orada ne ayrılık
sessizliği bozmaktı en büyük ayıp
gizemli bir yerdi o yer
gizleri yüreklerde saklı
gizemli bir yerdi o yer
gizleri gözlerde saklı
gözler anlardı her şeyi
gözler anlatırdı
şarkıların sessizce söylendiği o yerdeydi huzur
rüzgârların dindiği o yerde
Bahri KARADUMAN
Ses
kavuşma umudu varsa
güzeldir ayrılıklar
sevginin bitimsizliğiyle örülmüşse aşkın
ve bir damla yaş
ta derinliğindeyse yüreğin
güzeldir ayrılıklar
yollar özlem kokusuyla çiçeklenmişse
ılık bir akışsa içinde zaman
sen hep o sen
o da
hep sevilense
dayanılmaz gibi gelse de
güzeldir ayrılıklar
Bahri KARADUMAN
Sesin Olmadığı Yerde Ben Yokum
ezgilerin bittiği yerdeydi karanlık
sessizlik ve yalnızlık
uzak iklimlerin soğukluğu içinde her yanım
sesleri yitirmemeliyim ben
ezgi sesi
dost sesi
dostluk sesi
sesler duymalıyım ben
önce ses olmalı yaşamda
sevgili sesi
sevgi sesi
insan sesi
önce ses olmalı yaşamda
sesler duymalıyım ben
Bahri KARADUMAN
Sevdanın Rengi Ne?
en sevdiğin bile
seni anlamıyorsa
sevginin erdeminden uzak
senden uzak
sevdadan uzaksa eğer
üzülme küçüğüm
sevmek öylesine güzeldir ki
seveni yüceltir
sevileni değil
seni anlatamıyorsa sözlerin
gözlerin de anlamsız kalıyorsa
her şey renksiz
her şey sahteyse eğer
sen yine de sev güzelim
sen yine de sev
unutma ki
ne tepeler ne dağlar yücedir
yüce olan tek şey
sevebilen yürektir
Bahri KARADUMAN
Sonuç
bir ömür yeter mi her şey için
okunacak bunca kitap
görülecek bunca yer
yapılacak bunca iş varken
yanıtı bende değil
bu sorunun
okuyorum bitmiyor
görüyorum yetmiyor
yapıyorum yetişmiyor
bir ömür az insan olana
bir ömür az
en iyisi sevda
Kerem gibi
yana yana ölmeli
Bahri Karaduman
Sonyazın Şiiri
hiç gelmeyecek yarınlara sığındık
ve aldanmayı yeğleyip
unutmayı denedik
soğuk rüzgârlı bir kış sabahının
ürpertisiydi sanki her şey
tedirgin
ürkek
oysa ılık güz akşamları gibi olmalıydı
sevgimiz
şimdi damlamayan gözyaşları
en derinlerde saklı
ne sen varsın
ne de sevdalı bir yürek
ilkyaz geliyor diyor dostlar
ilk bitti çoktan
geriye
son kaldı
Bahri KARADUMAN
Tomurcuklar Çiçeğe Dönsün
dostlukların en güzelini yaşayabilmekse yaşam
içten bir gülüşte görebilmekse güzellikleri
tutsağı olmadan sevginin
sevgileri tutsak edebilmekse yüreğe
yanımda ol her zaman
uzanan ellerin sabah serinliğini
sunuyorsa gönlüme
gül yaprağından süzülen
bir çiy damlası gibi
pırıl pırılsan eğer
bir bebek sesinin özlem dolu yakınlığı
hep gözlerindeyse
hiç uzaklaşma
inan o an yaşam anlamlı
yaşam güzel
bahar dallarına bak
renk renk tomurcuk
yarınlar bugünden de güzel
Bahri Karaduman
Uğultu Yalnız Tepelerde Değil
kuşku gizin doğasında saklı
içtenlik erimiş çoktan
karışmış denizine kirlerin
kendi gizinin yangınında kavruluyor insan
içimizde büyütüyoruz korkuları
yüreğime bir casus gibi sızmış başka aşklar
sırlarını gizliyor güneş renkli karanlık
yaşama yayılmalı mı keder
yok mu tutukluluğu acıların
bitmeyenleri mi yaşıyoruz yıllardır
iğne oyalı mendiller geçmişin süsü
halkaları kopmuyor paslı zincirlerin
bekleyenler eksiliyor
beklentilere eş
günahlar yüzleşmeler ömür boyu
Bahri KARADUMAN
Yanık Kahve
- oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdi -
M. Mungan
hep aynı renkle gelmesini isterdik
gelirdi
çoğalmalı sevgimiz derdik
severdi
ışıklı bir mutluluktu beklediğimiz yüzünde
gülerdi "Güler"imizdi
şimdi bir ıssızlık
bir yalnızlık
bir boşluk
kabullenmek zor bir şeyleri
boşluğun dolmasını beklemek de
nice ayrıntılar damıtmış yürekleri
boşluğu doldurmadık
eksilmedik
ayrılmadık
Bahri KARADUMAN
Yüreğin Bir Bahar Dalı
bir gün
sevgiyle dayarsan başını
seni sevenlerin yüreğine
ve eğilerek öpersen
bir çocuğun simsiyah gözlerini
gülümsersen yeni açmış bir güle
doğaya merhaba diyen minicik bir yaprağa
sonra
kucaklarsan kocaman bir yürekle
tüm sevdiklerini
o an benimlesin küçüğüm
bağışla böyle dediğim için
sen gözümde hep çocuk
yüreğimde bir bahar dalısın
hep kırılmasından korktuğum
hep tomurcuklara dönmüş
bir bahar dalı
aklındaysa bir denizsin
kıyıları tüm dünyayı dolaşan
bazen sakin
çoğu zaman coşkulu bir deniz
sen o denli güzelsin ki yavrum
ısıt çevreni aydınlığınla
yılma korkma
maviliğinle yaşam ver
sabahını beklediğimiz
kurtulmak istediğimiz
tüm karanlıklara
Bahri Karaduman
Yüzlerde Kaybolmak
özlem aşk ister sevgili
aşk büyütür özleyişleri
yürek borcu kan damlası
yoğrulursun kendi kederinle
ıssızlaşır yaşamın
yaşadığın yalnızlığındır
yorgun düşersin düşlemekten
geceler karanlığın gözleridir senin için
sabah yeli yeni sancılar üfler yüzüne
gün yeni doğumlarıdır yaşlı yüzlerin
yüreğin
yeşerme umudunu yitirmiş boz topraklar gibidir
yazgı değişmez bir türlü
özlem büyür yalnızca
aşkın seninledir
çoğalmıştır kan damlaları
yankısı bile kalmaz sesinin
tükenir yok olursun kendi içinde
yürür gidersin sen de
zamana karışmış tüm insanlar içinde
Bahri Karaduman
Kaynak: www.siiristan.com
|