|
TARİHÇESİ:
Şenkaya İlçesi tarihi süreç içerisinde çok değişik Milletlerin egemenliği altında kalmıştır. Yavuz Sultan SELİM Çaldıran Zaferine giderken 23 AĞUSTOS l5l4 yılında ERZURUM'u Ak koyunlulardan alıp Osmanlı
İmparatorluğu topraklarına katmasıyla Osmanlı egemenliği altına girmiştir.
1828-1878 yıllarında Rus istilasına uğrayan bölgemiz 1877-1878 Osmanlı Rus harbinde(93 Harbi) Gazi Ahmet Muhtar Paşa Komutasındaki
Osmanlı Kuvvetlerinin yenilmesi üzerine 1879 yılında imzalanın Ayastefonos antlaşması ile Kars Vilayetine bağlanarak Rus yönetimine girmiştir. İlçemiz Bardız deresi Rusya ile Osmanlı Devleti arasında 1917 yılına kadar sınır teşkil etmiştir.
1.nci Dünya savaşı esnasında Enver Paşa Komutasındaki Osmanlı kuvvetlerinin Sarıkamış Harekatı ile Allahu Ekber dağlarını aşmak ve işgalci Rus kuvvetlerini arkalarından çevirmek
isterken (26 ARALIK 1914 2OCAK 1915) 78000 Askerimizin donarak Şehit olmaları , bölgedeki Ermenilerin İlçemizi de kapsayan bağımsız Devlet kurma heveslerini artırmıştır.
1917 yılında Rusyada çıkan Bolşevik ihtilali üzerine işgalci Rus birlikleri bölgemizi terk etmişler ve Rus hakimiyeti son bulmuştur.Bunu fırsat bilen ermeniler bölge halkı üzerine baskılarını daha da artırarak büyük çaplı katliam ve yağmalara girmişlerdir.
Bakü İslam cemiyeti temsilcisi macallim İsmail NAZİROĞLU tarafından örgütlenen İlçemiz halkından Molla Bilal'ın başkanlığındaki yedi
kişilik komitenin çalışmaları sonucu oluşturulan milis kuvvetlerince ermeni
çetelerine karşı güçlü direnme göstermiş 7 NİSAN 1918 tarihinde Binbaşı Osman Nuri bey komutasındaki Türk Kuvvetlerince bölgemiz Ermenilerden kurtarılmıştır.
(26 ARALIK 1914-2OCAK 1915 Sarıkamış harekatı sırasında Şehit olan 78000 Askerimiz için her yıl anma faaliyetlerinin düzenlenmesi ve
Şehitlerimiz onuruna yakışır bir abidenin yapılması elzemdir)
ŞENKAYANIN GENEL NUFUS DAĞILIMI
GENEL BİLGİLER
Nüfusu :77.612
İlçe Merkezi :3.647
Köy Nüfusu Toplamı :24,418
Belde Sayısı :1
Köy Sayısı :70
Yüzölçümü(km2) :1.423
İl'e uzaklığı (km) :185
|
|
UNLU YEMEKLER
GEVREK PAĞAÇ(ENİK)
İÇİNDEKİLER: Un, kaymak, tuz.
HAZIRLANIŞI: Kısık ateş üzerinde tencerede kaynatılarak ateşten indirilir ve soguması için 25_30 dakika bekletdikten sonra, un ellenerek tuz eklenerek soguyan kaymak katılarak biraz yumuşak hamur hazırlanır.25_30dakika hamur dinlendirilir.Daha sonra avuç içini dolduracak şekilede ve büyüklüğünde küntler hazırlanır. Oklavayla açılan yufkalar bir taraftanda tandıra vurulur orta ısıda hazırlanmış olan tandırda pişirilir.
PİŞİ
İÇİNDEKİLER: Un, tuz, maya,su
HAZILANIŞI:kısık ateşte kaynatılmış su hazırlanıp tekneye ihtiyaç vede kişi sayısına göre un elenir.Bütün malzemelerin katılımıyla yumuşak bir hamur elde edilir. Mayalanmaya bırakılır. Hamur mayalanınca, yası büyük bir tavanın yarısı kadar yağ doldurulur, bu yağ yüksek ateşte kızdırılır, hamurdan küntler alarak oklava yardımıyla açılp tavanın genişliğinde hzırlanıptavada kızartılır . Kızgın yağda kızartılır. Servisi sıcak yapılır.
KESME AŞI
İÇİNDEKİLER: un, tuz , 1 yemek kaşığı salça , karabiber, nane, 2 yemek kaşığı tere
HAZIRLANIŞI: Un içine tuz ve su konularak kati bir hamur yoğrularak 2 yada 3 künt yapılır.küntün biri diğerlerinden daha küçük olarak ayrılır. küntbiraz dinlendirilir. Fazla ince olmayan yufkalar açılır. 5-6cm uzunluğunda kesilir bu şeritler daha sonra enine eriştelik doğranır. Bir tencerede suya tuz ilavesiyle kaynatılır. İçine erişteler atılarak pişirilir. Diğer taraftan ayırdığımız küçük künt küçük parçalara ayırıp yuvarlayarak l er cm uzunluğunda doğranır.(halk dilinde kıtır) denir Tavada yağ eritilir. Nuğullar yağda kızartılır.Salça ve diğer baharatlar katılır, yemeğin üzerine dökülüp sıcak servis yapılır.
TÜRKÜLER:
Al Atta Yeşil Kolan
Al atta yeşil kolan
Sevdası kızda olan
Nasıl askere gider
Taze nişanlı olan
xxx xxx xxx
Karşıdan atlı geçti
Nalı parlattı geçti
Aleme selam verdi
Beni aglattı geçti
xxx xxx xxx
Al atına bin de gel
Teskereni al da gel
Yayladan gel yayladan Gule
Yollar çamur olmadan Gule
Eğil bir yol öpeyim "
Al yanaklar solmadan "
xxx xxx xxx
Yaylanın yollarında Gule Çimeydim göllerinde "
Bir dal reyhan olaydım "
O yarin ellerinde "
xxx xxx xxx
Gule gule yar gule
Gule gule can gule
ŞOĞERİN YOLLARI
ŞOĞERİN YOLLARI BÜKÜLÜR GİDER
SİYAH SAÇ GERDANA DÖKÜLÜR GİDER
BİR YİĞİTKİ SEVDİĞİNİ ALMASSA
ÖMRÜ NİCE SÖKÜLÜR GİDER
YÜCE DAĞ BAŞINDA PALUT AĞACI
KURUMUŞ GÖVDESİ KALMIŞ DALI
EĞER GÜZEL GÖNLÜN BENİDE YOK İSE
SEN BANA KARDAŞ DE BEN SANA BACI
SEHERDE BÜLBÜL
SEHERDE BÜLBÜL BÜL
GÜL AÇMIŞ YANAĞINDA
OKAŞ O DİL O DİŞ
GÜL AÇMIŞ YANAĞINDA
YANARIM AĞLARIM
ONÜÇ ONDÖRT ÇAĞINDA
O KAŞ ODİL O DİŞ
GÜL AÇMIŞ YANAĞINDA
DEDİM ANA VERME VERME
ŞEFTALİ AĞAÇLARI
DEDİM ANA VERME VERME
ÇİÇEK AÇMIŞ DALLARI
SEVDİĞİM VAR BENİ VERME
|
|
|
ŞENKAYA FIKRALARI
OLURLUNUN BİRİSİ ŞENKAYA YA GİDER ÇARSIDA GEZERKEN BİR BÜST GÖRÜR (HÜSEYİN KÖYCÜ'YE AİT )HAYATINDA ATATÜRK'ÜN BÜSTÜNDEN BASKA BÜST GÖRMEYEN OLURLU BÜSTÜ İNCELER İNCELER VE DERKİ "BUNLARIN ATATÜRK'Ü BİLE BAŞKA,,...
,,,,
Senkayanin bir köyünde bir dede ile bir nine oturmus konusuyorlarmis. Nene demiski "heriff eskilerden bir yerenlüg acda dinliyah " "olur" demis dede ve "gari daha seni almistimda gerdek gecesi bakire cihmamistinya " nene hemen atilir "o kadar eskilerede get demeduh"....
...
--
ŞENKAYALININ BİRİSİ OLTU'YA GELİR VE İÇİNDEN DERKİ "YAF BİR CAMİYE GİDEMDE OLTULULAR GÖRSÜNDE BİZE BİR DAHA SOLCU DEMESİNLER" NEYSE ASLANPASA CAMİSİNE GİDER O GÜNDE CUMA OLDUĞU İÇİN BİR HAYLİ CAMİİ KALABALIKTIR ZAR ZOR BİR SAFA SIKISARAK NAMAZA BASLAR TEHİYATA OTURUNCA YANINDAKİ OLTULUNUN KULAĞINA EĞYLİR DERKİ"BELEMİ CAMİİ OLUR GELİN ŞENKAYANIN CAMŞSİNE AT BİNİN CİRİT OYNAYIN"
.
.
-
.
...
Senkayali biri kurban bayramında kurban kesecekmis demiski hocayida cagiralimda hem dua okusun ve hemde hisseleri bölsün. Neyse hocayi cağirmislar Hoca okumus kurbanı kesmisler sira kurbani bölmeye gelmis Demislerki hocam hisseleri nasil bölecegiz kime ne düser. Uyanık hoca demiski
"Basi hocaya, dösü(gövdesi)hocaya ,yedi hissenin besi hocaya düser." zavalli senkayali bakmiski kurbandan geriye bir sey kalmadi demiski "Hocam keske daha önce söyleseydinde kurbani sizin kapida kesseydik."...
(oltulular sitesinden alınmıştır)
HALK İNANIŞLARI
Günümüzde, halk arasında halen geçerliliğini koruyan batıl inanışları şöyle sıralayabiliriz:
Yeni doğmuş bir bebeğin uyuduğu beşiğe ekmek veya süpürge konur ki bebek uyandığında tiksinip korkmasın.
Evimizde giydiğimiz ev terliklerinin geriye doğru durması evdeki bireylerin işlerinin ters gitmesini simgeler.
Eve gelen misafir çiçeklere veya yeni olan bir eşyaya dikkatli baktığında sobaya hemen bir avuç tuz atılır ve o kişinin nazarı ev ve ev halkından uzak durur.
Yeni evlenen bir gelin, kendi eşinin evine gittiğinde ev halkı duvara bardak asarak bardağın kırılmasını bekler. Eğer bardak kırılmayıp sağlam kalırsa yeni evlilerin geçimlerinin iyi olmayacağım simgeler.
Yeni doğmuş bir bebeğin ağzına ev halkı veya ev halkı dışındaki başka biri tükürdüğünde yeni doğmuş bebeğin onun karakterini aldığına inanılır.
Yeni doğum yapmış bir kadının yakasına iğne asılır ki kötülükler ve kötü hayaller ondan uzak dursun.
Makas açık kalırsa o evde kavga olacağına inanılır.
Sağ göz seğirmesi iyiye işarettir, sol gözün seğirmesi ise kötüye işarettir.
Ayakkabısı ters dönen kişinin dedikodusu yapılıyor demektir.
Ayakkabıların üst üste gelmesi yola çıkılacağının işaretidir.
Göz dalarsa misafir gelir.
Gece aynaya bakan kızın bahtı bağlanır.
Hıçkırık tutarsa birisi anıyor demektir.
Tencerenin dibini sıyıran genç kızın düğününde kar yağar.
Kapı eşiğinde oturan iftiraya uğrar.
Yanakları kızaran kişinin başkaları tarafından dedikodusu yapılıyor demektir.
Birinin elinden makas, bıçak alınırsa o kişi ile kavga edilir.
Ayna kıran kız yedi yıl kara sevda çeker.
Birinin düğmesi, söküğü giysinin üzerinde dikilirse giysinin yakası ısırılarak dikilir, yoksa o kişi iftirada bulunur.
Nazar değmesin diye evin bahçesine atın kafası asılır.
Bebeğin yıkanan bez ve giysileri gece dışarıda bırakılmaz çünkü bunların yıldız görmemesi gerekir.
Bebeğin beşiği boşken sallanmaz yoksa bebeğin karnı ağrır.
Nazardan korunmak için eve sarımsak asılır.
Kız çocuğunun iki kaşı arasında mor bir leke olursa annenin bundan sonraki bebeği erkek olacak demektir.
Yeni doğan bebeğin göbeği okul bahçesine gömülür ki okusun büyük adam olsun.
Gelin eve girerken eli şerbete batırılır ve kapıya sürülür ki eve tatlılık getirsin.
Bebek bacak bacak üstüne atarsa kardeş istiyor demektir.
Birinin elinden zora kalmadıkça makas, bıçak gibi eşyalar alınmaz, mecbur kalınınca makas bıçak öpülür ve öyle verilir ki kavga olmasın.
(benzer kültür olarak göle sitesinden alınmıştır.)
Gürcü ve Şenkayalı:
Şenkayaya kızılcık satmak için gelen Gürcü yükünü çarşıdaki çeşmenin yanına yıkmış satmaya başlamış,öğlen ezanı okununca namaza gitmiş.Bu sırada şenkayalının biri gelmiş ve oradakilere demişki:
-Ola bu kızılcıkları kim sater?
-Gürcü sater.
-Nere getti gürcü?
-Camiye namaz kılmaya.
Bunu duyunca bizimki Gürcünün yanına camiye gider,gürcü namaz kılmaktadır.Bizimki namaz kılan gürcüye yaklaşır ve sorar:
-Ola gardaş kızılcık senin mi?
-Adam namazını bozmadan başını evet anlamında öne doğru sallar.
-Kaça satersin?
-Belinde bağladığı eliyle parmaklarını açarak 3(üç) diye işaret ediyor.
-ikiye olmaz mı?
Gürcü sağ elinin baş parmağını işaret ve orta parmağının arasına sokarak olmaz anlamında sallıyor.
***************************************
Bir gün şenkayali bir dede ile bir nine oturmus sohbet ediyorlarmıs. Nene demiski herif eskilerden bir yerenlig açta dinliyah dede de demiski "nene ben seni almistim da gerdek gecesi kiz cikmamistin " nenede demiski " herif o kadarda eskilere git demeduh"..
http://oyun.mynet.com
|
|
ŞENKAYA VE YÖRESİNE AİT ATASÖZLERİ
Aç ile çıplak gudurgan olur
Aç ayı oynamaz
Aç goyarsan hırsız, çoh söylersen yüzsüz olur
Aç it merek yıkar
Ağanın malı gidir, hızmekerin canı
Ağır taş yerden kalkmaz
Ağır ol ki, batman gelesen
Ahılli düşünene kadar, deli oğluni everir
Allah, dağına bahar, garını verir
Alma masumun ahıni çıhar aheste aheste
Arli arından utanır, arsız da zanneder ki, benden gortdi
Atlı sığar da, itli sığmaz
Atta garın, yiyitte burun
Ayı ile herele girilmez
Azan gul ya belasını bulur, ya da Mevla'sını
Başi bezeklinin, aşi tezekli olur
Bekarın parasını it yer, yahasıni bit
Ben ağa, sen ağa, inekleri kim sağa Ermeni atasözü
Ben umaram bacımdan, bacım ölir acından
Bilirsen götün huyuni, niye içtin yahni suyuni
Bir dana bir ahırın adıni poh eder
Bizim gelin bizden geçir, başıni örtir, gıçıni açir
Çagrildığın yere erinme, çağrılmadığın yere görünme
Çöreginde çigi olan düşünür
Deli deliyi görende degenegini sahlar
Delik böyük, yama küçük
Dereden, tepeden su getirir
Dili de olmasa gargalar gözüni oyacah
Dünya yansa bir horum oti yanmaz
Düvürcisi garga olanin gonacagi yer çöplük başıdir
Eymegi ekmekciye ver, bir ekmek de üste ver
El eli yıkar, el de döner yüzi yıkar
El el'in ölüsüne gülerek ağlar
El için yanma nara, yak çubugun, keyfin ara
El'de yiyen yolda acıhır
Ev danasından öküz olmaz
Erken galhan yol alır, er evlenen döl alır
Gılda keramet olsa, geçi (keçi) evliya olurdu
Gelin halı getirir, kendi serer kendi oturur
Her horoz gendi çöplügünde öter
Her işi işledi, galdi fıstıği yeşil
Hırsız evden olanda, öküz bacadan çıhar
İnek öldü hap kesildi, dana öldi hep kesildi
İt araba gölgesinde yatar, gendi gölgesi zanneder
İt ite, it de guyruğuna buyurir
İt gursaği yağ götürmez
İt, zorla kurda gelmez
Horoz ölür, gözü çöplükte galır
Korun (körün) istedigi iki göz, bir eyri biri düz
Kime can desem ona çor gelir
Lokma garın doyurmaz, muhabbet artırır
Merek yandi, sıçanlara da galmadi ya !
Misafir misafiri istemez, ev sahibi heç birini* Kazak atasözü
Ne dügün görmüş oynamış, ne ölü görmüş aglamış
Ne doğrarsan aşan, o gelir gaşşığan
Oğlan yiyir oyuna, çoban yiyir goyuna (koyuna) gidir
Orta tarlanın tohumi
Ölüler de sanir ki diriler helva yiyir
Ölüsü ölen bir gün, delisi olan her gün ağlar
Paraynan imanın kimde olduği belli degildir
Pisik (kedi) cigere uzanamamiş, "püf ne pis gohir" demiş
Peyniri sahlayan deri, gari'yi (kadın) sahlayan eridir (kocasi)
Ülüzgar eken fırtına biçer
Sıçandan (fare) olan, dağarcık keser
Tembele iş de, sana akıl öğretsin
Ucuz etin tiridi olmaz
Ununi elemiş, elegini asmış
Vakitsiz öten horozun başıni keserler
Yarım hekim candan, yarım hoca imandan eder
Yatsılik töre, o da olmiya göre
Yetim hırsızlığa çıhanda, ay akşamdan doğar
Yüzümün yumusaklığından donumun ağı gurumir
Zenginin mali, zügürdün çenesini yorarmış
Zor kapıdan gelende, şer (kötü) bacadan çıhar
http://pano.mynet.com
|
|