Öyle
değişmişki yaşanan asır
Eller pamuk gibi kalmamış nasır
Ne bir seki kalmış ne kalmış hasır
Sergisi değişmiş şu bizim köyün
Ne bir semer kalmış ne kalmış kolan
Satmış eşeğini araba alan
Yıkmış tandırını bakkaldan alan
Ekmeği değişmiş şu bizim köyün
Ne çift süren kalmış ne eden tapan
Ne ot biçen kalmış ne çeken tırpan
Ne tezek toplayan ne yapma yapan
Yakıtı değişmiş şu bizim köyün
Yıkılmış burçları kalenin surun
Ne cakkıl bedira ne kalmış kurun
Miktarı azalmış yağacak karın
İklimi değişmiş şu bizim köyün
Gülebağ, kuzey, çarel ben gibi öksüz
Tarlalar boş kalmış her taraf dümdüz
Ne çift saban kalmış ne bir çift öküz
Düzeni değişmiş şu bizim köyün
Tores ünsüz kalmış yetim pürnefes
Zindan deresinden gelmiyor bir ses
Sanki kıyameti bekliyor herkes
Sedası değişmiş şu bizim köyün
Kalmamış araba kırılmış tarı
Kırık pekmez küpü kırık anbarı
Ağaçlar vermiyor esgiki barı
Meyvesi değişmiş şu bizim köyün
Ne sap yığını var nede harmanı
Virane değirmen çıkmaz dumanı
Yıllar değiştirmiş köyde her yanı
Nidası değişmiş şu bizim köyün
Bunlarla büyüdüm çok görme bene
Ne yaşlı dede var ne yaşlı nene
Ne işleme galmış nede tentene
Çeyizi değişmiş şu bizim köyün
Aklıma gelince çöker hüzün gam
Sanki bir sel almış sanki esmiş sam
Kalmamış zubunlar kalmamış ehram
Giysisi değişmiş şu bizim köyün
Beni o deviri yaşayan anlar
O devirde başka idi insanlar
Üsten pencereli olurdu damlar
Yapısı değişmiş şu bizim köyün
Kapanmış kapımız gelen yok bize
Herkes çok istiyor rağbet yok aza
Bibi hala olmuş eze de teyze
Lisanı değişmiş şu bizim köyün
Ondan Ahmet GEDİK çekiyor yası
Elbiseler yeni yoktur yaması
Ne bir lüküs kalmış ne gaz lambası
Işığı değişmiş şu bizim köyün
Yazan:Ahmet GEDİK