REŞİT YILMAZ


E-Mail Adresi: resit.yilmaz@iskur.gov.tr


   ÖNEMLİ TESPİTLER
   SEÇİML SONUÇLARI
  G Ü N D E M

29 MART 2009 MAHALLİ SEÇİMLERİNİN ALINAN SONUÇLARI İLE ÜLKEMİZ AÇISINDAN SİYASİ TAHLİLİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRNE RAPORUDUR

Hazırlayan: Reşit YILMAZ Çankaya Danışma Kurulu Üyesi

Bilindiği üzere ülkemiz 29 Mart 2009 tarihinde yapılan mahalli idare seçimleri ile önümüzdeki 5 yıl için Belediye Başkanlarını, Belediye , İl Genel Meclisi Üyelerini ve Muhtarlarını seçmiştir. Alınan sonuçların önümüzdeki Genel Seçimleri ve Türkiye’mizin geleceği hakkında önemli sonuçlar doğuracağı kesindir. Biz bu tespitlerimizde alınan sonuçları AK PARTİ açısınden irdeleyeceğiz yorumlayacağız.

Öncelikle kesin olmayan sonuçlara göre alınan neticeleri rakkamsal olarak ifade etmekte yarar var. 2009-05-22T13:30:19Z 11.5606

Bu raporu yazmamın nedeni, seçim sonuçlarından TÜRKİYE’miz ve AK PARTİ yararına sonuçlar çıkartarak sonuçlardan gerekli dersi almak, önümüzü aydınlatmak, bundan sonraki seçimlere şimdiden hazırlanmak yapılan hataların tekrarını önlemektir.

AK PARTİ SİYASET akademisinin en son mezunlarından biriyim, derselerimizde hocalarımız önümüzdeki yerel seçimlerin tahminine ilişkin değerlendirme yaparken yapılan hizmemtler karşılığı oylarımızın % 80 % 90 larda olacağını söylemişlerdi, bunun canlı şahidi şimdi Keçiören Belediye başkanımız olan sayın Mustafa AK bey dir. Bende hocalarımıza rakamları böyle şişirirseniz parti ve teşkilat , partiye gönül ve rey verenler rehavete kapılır , yaptıklarının 100 de 100 doğruluğuna inanır ve sonuçta AK PARTİ zarar görür. Tedbirli, dikkatli olmak ,davranmak korku ile ümit arasındaki konumumuzu muhafaza etmeliyiz demiştim. Yaşanılan kaybın en önemli nedenlerinden biri Sayın Başbakanımızın adeta tek bir ordu gibi çalışmış olmasıdır. Genel Merkez dahil Parti yöneticileri, Bakanlar, Milletvekilleri millete güzel bir görüntü vermediler. Bakanlar heyecandan yoksundu. Özellikle politik dengelerle AK Parti Milletvekili ve Bakan yapılanların bu seçimde AK Partiye katkı verdiklerini söylemek mümkün değildir. Sincan’daki ve Ordu’daki oy kayıpları bunu izah eder sanırım.

Reform adı altında çıkarılacak kanunların, yapılan düzenlemelerin uygulamaya konulacak icraat ve eylemlerin Türkiye geneli hedef alınarak yapılması gerekir. Kimlik meselesi, ermeni meselesi, Nazım Hikmet meselesi çok hassa konulardır bunlar çok iyi irdelenmeli, Osmanlı Devletinin çöküşü ve yıkılışındaki azınlık gayretlerinin günümüzde değişik rol ve şekilde önümüze konulduğu unutulmamalıdır. 33 yıl Osmanlı Devletini denge içinde götüren Ulu Hakan Abdulhamit Han’ın uygulamaları karar mercileri ve uygulayıcılar tarafından gözden geçirilerek rehber telakki edilmeli.

Demokratikleşme adlı kavram aslında altı boş ve bela dolu bir kavramdır, bu ülkede demokrasi 72 milyon için vardır. Hürrüyet özgürlik birlik ,dirlik ,düzenlik içinde hepimiz için vardır. Demokratikleşme 778 bin km kare coğrafyada birlik içinde yaşayan 72 milyon için esas alınarak düşünülmelidir,aksi taktirde bölücülüğk ,parçalayıcılık amacını güdenlere hizmet edilmiş olunur. Bir kısım vatandaş ayrı hukuka, bir kısım vatandaş ayrı hukuka sahip olacak diye abes bir şey olurmu. Unutmayalımki etnik diye kendini telakki eden bir gruba özel haklar koymaya kalkarsak çoğunluğu teşkil eden aklı selim vatandaş korku ve endişeye kapılır, bu durumda vatandaş ulsalcılara ve MHP ye yönelir. Bu konuda hatalı uygulama yapmaktansa hiçbir icraat yapmamak daha ehvendir. Sn.TRT Genel Müdürü ŞEŞTVİ,Ermeni,Kürt diliyle yayın bize ne kazandırır. Siz genel yayın politikanızda ülke genelini hedef seçerek programlar üretmelisiniz.

CHP+MHP bu seçimdede ortak bir strateji geliştirerek resmen olmasada yazılı olmasada seçim ittifakı yapmışlardır. Ortak silahlarından biri sermayesinin % 25 i İsrail Devletine ait olan Medya grubu ile Televizyonları yayın organları ülkedeki demokrasi havasını kirletmişlerdir. Yalan ve iftita kampanyası ile onurlu hizmet ehli insanlar linç edilmeye çalışılmıştır. Halbuki bu konuda ellerinde mahkemelerden alınmış bir tane dahi makkeme kararıda yokken. Oluşturdukları KAOS ortamından, siyasi istikrarsızlıktan medet ummayı gaye edinmişlerdir. Özellikle Sincan,Yenimahalle ,Beypazarı ,Nallıhan, Kızılcahamam ,Etimesut bölgelerinde kabinedeki bakanlar oynanan oyunlara seyirci kalmışlardır. Bu bölgede büyük bir oy kaybı yaşdık. Ankara’mıza hizmet eden Aankara Belediye Başkanımız siyasi linç edilmek istenilmiştir.

AK PARTİ kalelerinde tamirat gerektiren hasarlar var, surda gedik açılmamış ama karşı taraftan önemli hamleler yapılmıştır.

CHP+MHP ittifakı ülkenin hangi problemlerine hangi somut çözümleri önermedikleri gibi siyasetlerini KAOS, kirlilik karalama,iftira kampanyalarına dönüştürmüşlerdir. Siyaseti ve insani davranışları çirkinleştirmişlerdir.Bu meyanda TÜRKİYE gibi bir dünya devletini çekip çeviremeyeceklerini, yönetim kabiliyetinde olamayacaklarınıda herhangi bir olumlu çerçeve ortaya koymadan sergilemişlerdir. Millet bunu da görmüştür.Türkiye genelinin itimadına mashar olamamışlardır.

Bizim amacımız, seçmene küsmeden, nerde hata yaptığımızı tespit ederek başlamış olan gerilemenin önüne set çekmek olmalı. Çünkü bugünkü konjektürde Türkiye’nin istikrarı,dirliği, düzenliği, selameti açısından AK PARTİ’den başka bir şansı yoktur.AK PARTİ doğru yapmaya mahkumdur, mecburdur. Çünkü bu partinin belirleyici özelliği Türk Milletinin öz değerlerine bağlı, adaletten yana,kalkınmadan yana, istikrardan yana olması millet değerleriyle örtüşmesi, bu anlamda uzun vadeli projeksiyonları ve hedeflerinin bulunmuş olması,hakkın,hakikatın yararına gayret içinde olması hayırlı niyetlere sahip olmasıdır. Bu parti yaşamalıdır bu partinin ve Genel Başkanı olan sevgili Başbakanımızın Türkiye’ye ihtiyacı var.Bunun için ziyadesiyle titizlik göstermenin bir vazife olduğu inancındayız. Hata yapmasını,sapma yapmasını istemeyiz ve beklemeyiz. Bu gayelerin tahakkuku için çalışırken AK PARTİ Alevilerin ve gayri müslimlerin din özgürlüğü ve din eğitimi,ibadethane mülkiiyeti konularında tasarrufta bulunureken çoğunluğunda inançlarını, hassasiyetlerini, duygularını haklarını gözetmeli ve çoğunluğu incitmemeli yaralamamalıdır. Bu konuda yapacak yanlış MHP,SP temayüllerine doğru toplumu iter. Güçlenmelerine vasıta olur.

AK PARTİ hizmet partisidir, AK PARTİ nin görevi yaptıkları ve yapacakları 72 milyon Türk vatandaşını kapsamalıdır. Kimlik siyaseti yapmak veya kimlik siyaseti yapanlara alet olmak Türkiye’miz için tehlike arz eder birlik ve bütünlüğümüzü sıkıntıya sokar. Biz DTP değiliz.

Ayrıca bu şerefli milletin şerefli bir mensubu olarak bir hususun iyice açıklığa çıkartılmasının ve milletin önüne konmasının zamanı gelmiştir. Kimlik konusunda DTP nin asıl amacının ne olduğu, ne istediğinin ve nihai hedefinin ne olduğu kamu oyuna iyi anlatılmalı. Onların sahte ve ikiyüzlü davranışları artık suçüstü yapılmalı.

Ülkemizin, TEK VATAN,TEK MİLLET,TEK BAYRAK, TEK DEVLET, inanç sistemi itibariyle % 98 inin İSLAM inancında vatandaşlardan oluştuğu,ÜNİTER DEVLET,ANAYASASI TEK,CUMHURİYET REJİMİYLE İDARE EDİLEN, HUKUK SAİSTEMİNE DAYALI DEMOKRASİSİ OLAN DÜNYA MİLLETLER CEMİYETİNİN ŞEREFLİ BİR ÜYESİ OLDUĞU hususundaki ortak paydanın herkes tarafından kabul edilmesi ve paylaşılması gerektiği herkesçe kabul edilmeli.Bunun dışında kimlik siyaseti adı aldında,demokrasi özgürlüğk gibi safsatalarla ülkenin birlik ve bütünlüğüne hançer saplamak bizim şiarımız değildir. Buna seyirci kalmakta şiarımız olamaz. Millet bunun hesabını herkesten sorar.

Osmanlı Devletinin çöküşünü hazırlayan masumane taleplerle başlayıp sureti haktan görünerek Balkanlarda, Ortadoğuda gösterilen gizli açık faaliyetler sonucu devlet zayıflatılmış parçalanmış 23 milyon km kareden 778 bin kilometrekareye düşmüşüzdür.Bu sonuçları gözden uzak tutamayız. Müflis emmeller karşınsında her zaman uyanık olmalıyız.

Türkiyemizin önümüzdeki Genel Seçimlerde kırılmaya uğramadan ,koalisyon belalarına düçar olmadan istikrar ve birliğinin devamının sağlanması,dirliğinin düzenliliğinin korunması ve devamı için hepimize görevler düşmektedir.

Ayrıca önemli bulduğum bir tespitin de altını çiziyorum ve dikkatlerinize sunuyorum. Türkiye Başkanlık sistemi veya yarı başkanlık sistemiyle yönetilmiyor, Türkiye’deki demokratik yönetim tarzında Başbakan yetki sorumluluk taşıma açısından meclis çoğunluğuyla birlikte birinci derecede karar sahibi politika belirleyicisi eylem sahibi konumundadır.

Sayın Cumhurbaşkanımız AK PARTİ tarafından seçilmiş biri olsa dahi AK PARTİ de belirleyici rolü bırakmalı, Devletin dış politikası Başbakan Hükümet ve Meclis tarafından belirlenerek realize edilmektedir.Hükümetle uyum içinde olmalı Başbakanımızla paralel haraket etmelidir.Devletteki küçük bir yalpalama devletimizin geleceği ve menfeatleri açısından telefi edi,lemeyecek hatalar doğurabilir bu husu çok önemlidir. Özellikle Ermeni meselesi, Kuzey Irak meselesi konularında Hükümetin bilgisi kararı dışında rol üslenmemeli. Rol üslenmeyi düşünüyorsa Hükümete uymalıdır.

Geçmişte Sayın Merhum Cumhurbaşkanımız Turgut ÖZAL Köşke çıktığı halde hala kendisini ANAP Genel Başkanı gibi görerek haraket etmesi Sayın 9.cu Cumhurbaşkanımıızın iç siyasette belirleyici role soyunmuş olmaları ülkemize çok şey kaybettirmiştir. Bir vatandaş olarak böyle düşünüyorum.

Ermeni meselesinde Ermeni soykırım iddiaları devam ederken, her fırsatta ASALA,PKK,DHPKC gibi değişik şekillerde önümüze konurken, Dağlık Karabağ bölgesi haksız hukuksuz işgal altındayken, Ermeni maçına gidilerek bu sorunlara çözüm aranmaz ülkeler arası ilişkilerde mütekabiliyet diye bir hususun bulunduğunu diplomatlarımız ve hariciyemiz çok iyi bilmektedir. Böyle ödünlerle sorunlar çözülmez ,Devletlerin bir politikaları vardır iktidarlar değişir ama milli çıkarlar asla değişmez. Azerbeycanlı kardeşlerimizi küstürmek gibi bir lüksümüz asla düşünülemez. Bu millet başkalarının dediği gibi karnını kaşıyarak karar vermez milli hassasiyetler konusunda çarıklı erkanı harptir.Bu husus sadece TÜRK milletine hastır.Politikalarımız eylemlerimiz 72 milyonun tamamına şumül olmalıdır.Kendine saygısı olmayana başkası saygı göstermez.

Bu tespitimizden sonra nerde başka hatalar yaptık onlara değinelim;

AKPARTİ iktidarında Lider, Hükümet,TBMM Parti Grubu tahlil edildiğinde Başbakanımız Sayın Recep Tayyip EDOĞAN adeta partiyi tek başına sırtladı.Parti teşkilatına lokomatif oldu.Ülkenin her tarafına ülke gerçeklerini anlatmaya sonuna kadar çalıştı.Herşeye rağmen bir başarı varsa ona borçluyuz. Seçim döneminde hükümet,Parti grubu, ve partililer arasında dayanışmayı göremedik.Koordinasyon görmedik Liderimize çok yüklendik.

Üzerine bu kadar bela musibet silahıyla gelinen Sayın Baaşbakanımız ın hepimiz adına nefsi müdafa durumunda kaldı ifadeleri ve söylemleri milletin hislerinin tezahüründen başka bir şey değildi.

Bütün bu olumsuzlukların izalesi için Sayın Başbakanımız muhalif blok oluşturmamaya itina ederek, Bakanlar Klurulunda,Grup Yönetiminde ,Parti yönetiminde özellikle denge unsuru hassasiyetiyle partiye alınıp milletvekli bakan yapılanlar arasında değişiklikler yapmalıdır. Denge unsuruyla gelenlere AK PARTİLİ oldukları hatırlatılmalıdır. Uygulamalarının bu partinin tüzük program ve icraatlarıyla bütünlük arzetmesi gerektiği hatırlatılmalıdır.Yapılacak olan değişiklikler cezalandırma şeklinde olmamalı, tazekan taze hizmet, nöbet değişimi şeklinde olmalıdır.

En önemliside bürokrasi gözden geçirilmeli,hükümetle her anlamda uyum içinde çalışacak kadrolara göre revizyona gidilmelidir.

Bundan sonraki seçime kadar 3 yıllık bir süre vardır Türkiye daha iyi yönetilmeli,bu husus AKPARTİ ve TÜRKİYE’mizin geleceği açısından çok önemlidir.

29 Mart seçimlerinin sonuçları ve seçim sahasında gösterilen hata ve noksanlıkları genel hatlarıyla şöylece özetleyebiliriz. 1-AK PARTİ 6,5 puanlık 2007 seçimlerine göre % 13 gibi bir oy kaybına rağmen seçimlerin galibi ve birincisidir. 2-2007 seçimlerine göre 6,5 puanlık kaybın nedeni yukarıda açıklanmış olunmasına rağmen ana hatları itibariyle şu sebeplere istinat etmektedir.

CHP+MHP ittifakının seçim kampanyalarını yolsuzluk,karalama,iftira, anlayışı üzerine bina etmeleri birbirinin yalancı şahidi olmaları,malum medya desteğiyle bunu halka yansıtarak havayı kirletmeleri.Muhalefet partilerinin seçim konuşmalarında program, icraat, ekonomik krize çözüm önerileri yerine yolsuzluk iddialarını esas almaları,dosya savaşları halkı kandırma oyunlarına odaklanmış olmaları.

Küresel anlamda yaşanan ekonomik krizin sonucunda ülkemizde yaşanan ekonomik daralma,ihracatta düşme, sanayi üretiminde düşme,istihdamda daralma ve işsizliğin artması, sivil toplum kuruluşlarının üniversitelerin,bürokrasinin küresel kriz konularını açıklayacak hiçbir toplantı bilgilendirme paneli araştırma yapmamış olmaları.Bu anlamda halkın aydınlatılmış olmaması.Halbuki milletin geleceği ekonomide yatmaktadır.Biz milletler cemiyetinin bir mensubuyuz dünya liberal sistemine entegre olmuş konumdayız.Orada yaşanan olumsuzlukların bizi etkilememesi mümkün değildir. AKPARTİ aday belirleme sürecinde önemli hatalar yapmış lüzumsuz inatlaşmalarda bulunmuştur.

AK PARTİ’nin Güneydoğu yaklaşımı ödüllendirilmemiş adeta cezalandırılmıştır.Hatta batıda marmarada içanadoluda MHP nin güçlenmesine hizmet etmiştir. Bu konu iyi tahlil edilmeli, akil adamlarla istişare edilerek sağlam tutarlı, Türkiye’nin birliği bütünlüğü çerçevesinde değerlendiirilmelidir. Ayrıca PKK+DTP işbirliğinin sonucunda oluşan tehditlerin önü kesilmeli, ayrıca DTP ve PKK cıların seçimlerde kitleleri tehdit baskı yıldırmalara oy vermeye yönlendirildikleri unutulmamalı. Hukuk devleti olarak bu hususlar irdelenmeli ve gereği neyse derhal yapılmalıdır.Bizler vatandaş olarak DTP nin küfürlerine maruz kalmaktan bıktık usandık. Bu gidişin önü kesilmelidir. Ekonomik, sosyal,siyasi tercih ve kararlar gözden geçirilmelidir.

AKPARTİ’nin % 40 oy alması millet nezdinde güven tazelemiş olması bir fırsat telakki edilerek bundan millet ve geleceğimiz açısından dersler çıkartılmalıdır.

Sandıktan en karlı MHP çıkmıştır. 2007 de % 14.3 olan oyunu 29 Mart 2009 da % 16.14 e çıkartarmıştır. Üstelik millete program ve icraat adına hiçbirşey sunmadığı halde,iftira ve karalama ile rey almış.En önemliside hükümetin Ermeni politişkası,Sayın Cumhurbaşkanının maç sevdası,kimlik politikası birinci derecede amil olmuştur.

DTP Türkiye genelinde % 5,4 oy almasına rağmen çıkardığı kirlilik ve kavga ile milletin havasını kirletmeye huzurunu bozmaya,milleti hançerlemeye devam yönündeki politikasını geliştirerek devam ettirmiştir. DTP amacı eylemleri nihai hedefi açısından milletin önüne konulmalı durumları açıklık ve aydınlığa kavuşturulmalı açıkçası ipliği pazara sunulmalıdır. Millet olarak bu konudan çok muzdaribiz. Bu hususta muhalefetinde riyakarlıktan sıyrılarak iktidara destek olması gerekir.

Netice itibariyle yaşanılan her durumdan ders çıkartılarak AKPARTİ ye gönül verenler olarak; 1-Türkiye’nin bütün yükü tek başına güzel memleket evladı büyük lider, yiğit insan sevgili Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN üzerine yıkılmamalı. Allah onu bu milletin başından eksik etmesin onun kıymet ve kadrini bilerek daha uzun yıllar ülkemize hizmet etmesi adına başta sayın Bakanlar olmak üzere bürokrasi parti teşkilatı milletvekilleri gelecek için ellerini taşın altına koymalı nimetlerle birlikte külfetleri paylaşma lütfunda bulunmalıdırlar.

2-Siyaset uzun soluklu bir yolcuıktur, pes etmek,yılmak,yıkılmak yok. Durmak yok hak bildiğimiz yolda hizmete devam.

3-Sureti haktan görünüp AK PARTİ ve millete kötülük edenleri iyi belirlemeli onlara alet olunmamalı zararlarından korunulmalıdır.

4-Bizim niyetimiz hayırdır, inşallah akibetimizde hayırlı olacaktır. Biz buna iman ediyoruz.

5-CHP+MHP+MALUM MEDYA birlikteliği ve ittifakındaki oluşturulan çirkin siyaset ne bizim nede milletimiz için bir emsal teşkil etmemelidir. Ancak bu ittifak dünüyle bugünüyle geleceğiyle millete iyi anlatılmalıdır. 6-Bu seçimde şunuda öğrendik, BEN değil teşkilat olarak ve bu partiye gönül verenler olarak BİZ kavramını geliştirmeli ve ortak payda yapmalıyız. Binanın tuğlaları gibi sırt sırta vermeliyiz.

7-Bulunduğumuz yeri yeterli saymamalı daha ileriye adım atmalıyız. Yaptığınız çalışmayı küçümsemeyin. Unutmayınız ki OKYANUSLAR SU DAMLALARINDAN OLUŞMUŞTUR.

8- İnsan aklı NİSYAN (unutkanlık) ile maluldür. 1978-1985 yılları dönemlerini yaşanan KAOSU ALLAH bu millete bir daha yaşatmasın diyelim ve AMİN diyerek bu dileğimize iştirak edin. 50 milyon dolar için konsey hükümetinin ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı Paris’te İMF başkanının kapılarında dilencilik yapmıştır. Alınacak bu para ile hastanelerin röntgen malzemesi acil tıbbi malzeme ihtiyaçları karşılanacaktı. Bugün TÜRKİYE 100 MİLYARLARCA DOLARLIK İHRACAT yapar duruma gelmiştir. 80 yıllık geçmişin ve bugünün muhasebesini iyi yapmalıyız İŞTE AKPARTİYİ BİR DAHA DÜŞÜNÜN. Nasıl bir hizmetin erleri olduğumuzun iftihar ve grurunu paylaşın.

9-Birlik, dirlik,düzenlik içinde olalım Devleti yönetenler her anlamda icra ve karar sahibi olanlar bu milletin tarihini iyi okumalı, ÇANAKKALE, KAFKAS (OSMANLI RUS HARBİ 93 HARBİ),FİLİSTİN,BALKANLAR,SAKARYA DUMLUPINAR savaşlarını iyi okumalı iyi anlamalı ve buna görede çalışmalıyız.

Belirlenmiş tutarlı gerçekçi hedeflerle azim ve gayret içinde DÜNYA DEVLETİ olma yolundaki hizmet sunan SAYIN BAŞBAKANIMIZA DUA EDELİM.

Ayrıca Ankara Belediye Başkanımız Sayın i.Melih GÖKÇEK’in geçmiş hizmet dönemindeki Ankara’mıza kazandırdığı hizmetleri sayalım, 104 köprülü avşak, 93 yaya Alt ve Üst Geçidi, Kızılırmak’tan 20 yıllık Ankara su ihtiyacı için kısa sürede planlanarak realize edilen içme suyu projesini, ki buna 80 yıllık hükümetlerin hafsalası dahi almamıştır.(10 yılda planlanan 384 km lik proje belediye imkanlarına ve bir yıla sığdırılmıştır.)Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi,(Bu projde Dünya kentlerine örnek oldu).Esenboğa Yolu, 5 Dev Rekreasyon alanı (Harikalar Diyarı,Göksu,Mavi Göl,Mogan Parkı,Dikmen Vadisi) Ayrıca sevgili başkanımıza CHP+MHP+MEDYA ittifakının açtıkları karalama kampanyasına karşı adeta nefis müdafası ve mücadele savaşı vermiştir.ALLAH başkanımızdan razı olsun. Başbakanımızda marifet iltifata tabidir hükmü çerçevesinde yiğitçe onu yeniden Başkanımız yapmıştır.

Çok değerli AKPARTİ liler, gönüldaşlarım SABIR ACIDIR meyvesi tatlıdır. ALLAH’ım başta Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN olmak üzere bu ülkeye bu aziz millete hizmet yolunda gayret edenlerin yar ve yardımcısı olsun. Bu dua hepimizin duası olsun.Bu rapor yüreği Allah, Resul ,memleket ,vatan ,millet ,bayrak, insan sevdasıyla dolu olan bir memleket evladı tarafından kaleme alınmıştır. ALLAH hepimizin ve başta aziz milletimizin yar ve yardımcısı olsun. Çankaya Danışma Kurulu üyesi olarak yüreğimi katarak hazırladığım bu raporumdan başta sayın İlçe Başkanım ve çok sevgili ANKARA İL BAŞKANIMIN ve hatta yararına inanacaklarsa Genel Merkezimizin bilgilenmleri husuusunda yardım ve delaletlerini talep eder saygılarımı sunarım.

ANKARA 09.04.2009

Reşit YILMAZ Çankaya İlçesi Danışma Kurulu Üyesi,

ANASAYFA


SİZDEN GELEN YAZILAR   TURAN YILDIZ VWB SİTESİ