turkbudokaido.sitemynet.com
budo_ka__do_arma_orj__.jpg

TURKBUDOKAIDO
Antrenör Ercan GÖLÇİÇEK 2.Dan
Foto Albüm
KURULLAR
DUYURULAR
MÜSABAKA DUYURULARI
ASHIHARA BUDO KAI
VIDEOLAR
LINKLER
MİLLİ TAKIM

ASHIHARA BUDO KAI


KENCHO HIDEYUKU ASHIHARA

Kancho Ashihara


Ashihara Karate Nedir?

Ashihara karate, doğal olarak akıllı düşünmeye ve gereksiz her şeyin zihinden atılmasına dayalı bilimsel bir mantık kullanır. Geleneksel karate, hem hafif teknikler ve hem de sadece mukavemet (savunma) konularına haddinden fazla önem vermiştir. Günümüz toplumunda karatenin daha gerçekçi bir şekline ihtiyaç duyulmaktadır, ki buna hız, mukavemet, akıl ve stratejiler vs. hepsi dahildir.

Ashihara Karate aynı zamanda öğrencilerine kendilerini geliştirme için güvenli bir ortam sağlamaya da çalışmaktadır. Eğer bunun sağlanması gerekiyorsa, bunu sağlayan kişi veya kuruluşun, öğrencilerin incinmeksizin veya yaralanmaksızın kendi tekniklerini uygulama ve geliştirmelerine olanak sağlayan bir ortam sağlamaları zorunludur. Ashihara Karate, bu ihtiyacı karşılamış ve sürekli olarak da ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamaya çalışmaktadır. Ashihara Karate, öğrencilerini gerçek bir savaş alanın benzeri bir ortamda yetiştirmektedir. Ashihara Karate kısaca en gerçekçi karatedir öğrencilerine karşıdan gelen bir saldırıya saldırıyla karşılık vermeden kendilerini savunmayı, karşılarındaki saldırganlara karşı daha avantajlı ve etkili olsalar bile kendilerini ne şekilde kontrol etmelerini ve dizginlemelerini öğretmektedir.

Ashihara Karate, esnek talimatlar oluşturmaya çabalar. Ashihara karate konusunda eğitilmek ve yetiştirilmek istiyorsanız, bunu yapmanın yaşınıza ve fiziksel durumunuza bağlı olarak farklı yolları vardır. Yani, Ashihara Karateye en başından başlayan sonuçta profesyonel karateci olurlar; bu nedenle buradaki en önemli husus, öğretmenlerin esnek olmaları gerektiğini unutmamalarıdır.

Ashihara Karatenin bir eğlence ve oyun olduğu sanılır. Ashihara Karate, öğrencilerin her zaman daha iyi, daha kuvvetli, daha açıkgöz ve daha zeki olmalarına yardımcı olur. Bu düşünceyi (felsefeyi) yaşatmak ve devam ettirmek için, öğrenciler bir duvara çarpsalar ve artık bu yolda ilerlemeyeceklerini zannetseler ve bu nedenle bu sporu bırakmak isteseler bile biz bu eğlenceli oyunu devam ettirmek için elimizden gelen çabayı göstermeliyiz; bu şekilde öğrenciler bu gibi engelleri aşmak için ellerinden gelen çabayı gösterirler ve daha iyi duruma gelirler: Her zaman bir adım daha ileri.
Ashiharanın ne demek istediği aşağıda özetlenmiştir:


Tarihçe

Hideyuki Ashihara (1944-1995)

1960 yılında, Kancho 15 yaşında iken, Tokyoya gitti ve bir benzin istasyonunda çalışmaya başladı. Burada altı yıl çalıştı. 1961 yılı Eylül ayında, artık kocaman bir delikanlı olan Kancho bir karate kulübüne girdi. Burada eğitim gören karate öğrencilerinin nasıl sıkı bir eğitimden geçtiklerini ve zaten bunun da kendisinin her zaman olmasını istediği şey olduğunu derhal anladı. Bu kulübün o zamanki adı Oyama Dojo idi, daha sonraları ise adı Kyokusshinkai Honbu Dojo olarak değiştirildi..

Kancho burada yoğun bir eğitin gördü ve mümkün olduğunca her türlü eğitim çalışmalarına katıldı. Bu ısrarı, inadı ve sebatı sonunda 26 Mart 1964 yılında Shodan derecesini elde etmesine olanak sağladı. O zamanlar daha 19 yaşındaydı ve kumite seviyesindeydi ve dojo seviyesindeki hiç kimse kendisini yenemiyordu.

1966 yılında Honbu Dojodaki Kyokushinkai Karate Okulunda bir eğitmen olarak çalışmaya başladı. O sırada çok iyi çalıştı ve çok güzel performans sergiledi ve sonunda Kanchoya Kyokushinkai Karateyi öğretmesi ve yayması için Brezilyaya gitme şansı ve onuru verildi, zaten bu da Kanchonun uzun yıllardan beri hayal ettiği bir şeydi.

Ne yazık ki, bu fazla uzun sürmedi. Kancho sokakta kendisine saldıran beş kişiyle kavgaya girdi ve kendini savunmak durumunda kaldı. Polisler kendisini karakola götürüp sorguya çektiler ve olay bütün ayrıntılarıyla Kyokushinkai Honbu Dojo Karate Okuluna bildirildi. Kancho bu olay nedeniyle görevinden açığa alındı. Açığa alındıktan iki ay sonra yapılan yanlışlıktan dolayı kendisinden özür dilendi ve Japonyanın güneyindeki Shikoku adasındaki Nomuraya gönderildi.

Üç ay sonra Tokyoya geri çağrıldı ve tekrar Brezilyaya gitmesi için kendisine yeni bir şans tanındı. Bu sefer kendisi bu görevi kabul etmedi. Nomuraya geri dönmek ve çalışmalarına orada devam etmek istedi. Kendisine tamam denildi ve tekrar Nomurada çalışmaya başladı. Artık bir dövüşçü ve eğitmen olarak Kanchonun ünü Japonyanın bu bölgesinde yayılmaya başladı.

Nomura artık Kanchoya dar gelmeye başladı ve Kancho Ashihara komşu Yawatahama kentine taşındı. Orada Japonyadaki en büyük Kyokushinkai kulüplerinden birini buldu ve çalışmalarını bu şehirlerden başka Uwa ve Uwajima isimli şehirlerde de sürdürmeye devam etti.

İşte tam bu sırada Kancho, Sabaki kavramını geliştirdi. Ashihara Karatenin üç temel noktası böylelikle oluşturuldu. Hazırlık ve Ashihara Karatenin dairesel sembolü ile temsil edilen dört pozisyon bu üç temel noktanın ilkiydi. İkinci nokta, zamanlamanın önemi ve mesafenin değerlendirilmesi (maai) idi. Üçüncü nokta ise, her ne zaman olursa olsun azami hareketlilik serbestliği sağlayan ve devamlı aynı şekilde korunması gereken tutumdur.

Kancho Ashihara, Matsuyama şehrine gitti ve Ashihara Karate burada da diğer yerlerde olduğu gibi çabucak sevilen bir spor olmaya başladı. Kancho, polis kuvvetlerini eğitmeye başladı, bölgedeki üniversiteler bünyelerinde karate kulüpleri açmaya başladılar. Hiroşima, Osaka, Kyoto, Kobe, Nara, Shiga ve başka şehirlerde bu gibi kulüpler açılmaya başladı. 1978 yılı Mart ayında Matsuyamadaki Dojonun inşaatına başlandı ve aynı yılın sonunda Kancho bu şehre gitti. 1979da inşaat tamamlandı ve bu karate kulübünün adı 1980 yılından itibaren NIKO-Ashihara Kaikan için Honbu Dojodur ve bu ad halen kullanılmaktadır.

Kancho hala Kyokushinkai kuruluşunun bünyesinde görev yapmaktaydı, ancak komşu bölgelerde çalışan karate eğitmenleri Kanchonun bu şekilde karate kulüplerini genişletmesinden şikayet etmekteydiler. Bu tür anlaşmazlıklara mahal vermemek için Kancho 1978 yılı Mart ayında Tokyoda yapılan bir toplantıda karate eğitmenliğinden aktif olarak istifa ettiğini açıkladı. Kancho aynı zamanda söz konusu karate kulüplerinin başkanlığından da ayrılmayı istediğini ve sadece Matsuyamadaki karate kulübünü çalıştıracağını ve oradaki çalışmalarına ağırlık vereceğini açıkladı. Tabii ki bu da yetmedi ve Kancho diğer rakip karate eğitmenleriyle girdiği münakaşalardan kısa bir süre sonra Kyokushinkaden başka bir yere sürüldü. Ama bu, Kancho Hideyuki Ashiharanın 1980 yılı Eylül ayında Yeni Uluslar arası Karate Organizasyonunu kurmasına vesile oldu. Kancho bu kuruluşun bünyesinde kendi adını verdiği Ashihara Karateyi geliştirmeye devam etme fırsatı yakaladı.


Kısacası NIKO kurulduktan sonra Kancho Ashihara, kendisinin Ashihara sistemi konusunda bir dizi kitap yayınlamayı planlamaya başladı. Kitaplardan ilki 1983 yılında yayınladı, sonuç itibariyle Kanchonun toplam bu alanda üç kitabı yayınlandı. Bu kitaplardan ikisi İngilizceye çevrildi. Kanchonun üç adet eğitim amaçlı videosu da vardır ve şu anda karate eğitimi amacıyla kullanılmaktadır.

1987 yılında Kanchoda ilk hastalık semptomları görülmeye başladı. Kancho çok nadir görülen bir sinir hastalığı olan ALS den muzdaripti. 90lı yılların başlarında durumu kötüleşti ve 50 yaşındayken 24 Nisan 1994te vefat etti. Gerçekten ve layıkıyla büyük bir karate ustası olarak tarihe geçen bu adamı son yolculuğuna uğurlamak için cenazesine 1000nin üzerinde kişi katıldı.

Kancho Ashihara, 5 Aralık 1944 tarihinde Hiroşima kentinin dışında dünyaya geldi. Kancho, büyük annesi ve babasının yanında Nomicho denilen küçük bir köyde büyüdü. Çocukken çok geçimsiz bir karaktere sahipti ve sık sık hemen herkesle kavga ederdi. On yaşındayken enerjisini dışa vermek için Kendo ile çalışırken ilk defa Budo ile tanıştı.

Ashihara Karatenin Bugünü

Kancho Ashihara öldükten sonra oğlu Hidenori Ashihara, NIKOnun başına geçti. Şu anda Hidenori Ashihara, ikinci Kancho olarak kabul edilmekte ve günümüzde dünyanın yedi kıtasında 35 ülkede 250 şubesiyle istikrarlı bir şekilde gelişip büyümeye devam eden bu kuruluşu başarıyla yönetmektedir.

Dünyanın dört bir tarafındaki dojoların her biri Matsuyama şehrindeki Honbu ile doğrudan temastadır ve bu dojoların başındaki kişiler temsil ettikleri dojonun en yetkili üst düzey temsilcileridir.

1994ten beri Ashihara Karate konusunda Sabaki Meydan Okuma Ruhu adıyla bir dünya müsabakası düzenlenmektedir. Kancho Ashihara, 1997 yılında Danimarkada yapılan 4.Şampiyonluk karşılaşmalarını izlemek için bu ülkeye gitmiştir.

Sabakinin anlamı nedir?


Sabaki, Japonca bir sözcük olup tercüme edilmesi güç bir kavramdır. Daha açık bir şekilde anlatmak gerekirse, Sabaki demek, hareket demektir, genellikle kendini kontrol etme ve bazen de bir sonraki savunma ve karşı saldırı hareketlerine hazırlanma demektir. Örneğin, Sabaki bir atı eğitmek için uygulanabilir. Atın binicisi, hayvanı istediği gibi hareket ettirmek ve bu amaçla hayvanı kontrol edebilmek için belirli hareketler yapar.


Kancho Hideyuki Ashihara, bu tarzdaki bir Karatenin özünü açıklamak ve anlatmak için Sabaki sözcüğünü benimsemiştir. Ashihara Karatede, Sabaki, kendisine yapılan bir saldırı karşısında kendisini savunan kişi tarafından yapılan hareketi tanımlar. Bu kontrollü hareket, aniden karşı savunma ve saldırıya hazırlanmak için gerekli olan Ashihara Karate stratejisinin temelidir: Savunma ve karşı koymanın bütünleşmesi.. İşte SABAKİ budur....

Sabaki Nedir ?

Sabaki, savunma ve saldırı hareketlerini tek bir hareket haline getiren bir saldırıya veya hücuma karşılık veren tek yöntemdir.

Sabaki, her hangi bir saldırganın mütecaviz hareketi karşısında dört temel dairesel hareketlerden birini kullanır. Bu hareketler, kendini savunan kişinin yavaşça ileriye ve geriye doğru ve saldırganın sağına veya soluna doğru rahat bir şekilde hareket etmesini sağlar.

Her bir durumda, kendisini savunan kişi saldırganın sırtına vurabilecek pozisyona gelir. Bu da kendini savunan kişinin ön taraftan gelecek saldırılara karşı kendisini korumasını kolaylaştırır. Buna ilaveten, bu durum kendini savunan kişinin saldırganın pozisyonunda kör bir nokta yaratmasına yol açar.

Kendini savunan kişi saldırgan karşısında böyle bir kör nokta yarattığı zaman, bu kör noktaya girerek, çeşitli yumruk ve tekme kombinasyonlarıyla bu pozisyondan stratejik bir avantaj sağlayabilir.

Mesafenin kısa, normal veya uzun olmasının hiçbir önemi yoktur. Burada esas olan, kendisini savunan kişinin saldırganın ulaşamayacağı bir mesafede ve kör noktasında hareket etme stratejisidir.

Ashihara Karatedeki öğrenciler, söz konusu üç mesafe kavramını ve Sabakinin bu üç mesafede nasıl uygulandığını öğrenirler

SABAKİ

ashihara-1_1_.gif

hideyuki_aktie_02.jpg

hideyuki_aktie_01.jpg

ash_bk.jpg

hideyuki_ap01.jpg

ashihara_kancho.jpg