turkiyezen.sitemynet.com
logo.gif

Ana Sayfa
Zen Tarihi
Zazen
Zen Yazıları
Zen Yazıları 2
Zen Hikayeleri
Kitaplar
Aikido
İletişim

Ana Sayfa


Türkiye'de Zen ile ilgilenenlerin buluşma noktası

zencircle01.jpg

Zen Ustaları D.T.Suzuki, Nyogen Senzaki ve Shunryu Suzuki'den Alıntılar

Zen, içimizde var olup da günlük yaşantımız içinde, olağan koşullar altında bilincinde olamadığımız ruhsal güçlerin açığa çıkmasına olanak sağlamaktır.

Her şeyden önce Zen, kitaplardan edinilecek bilgilerle değil de kişisel yaşantılardan çıkan gerçeklere dayanarak doğrudan, dolaysız olarak sorunları çözmeyi öneriyor.

Zen size son anda yaşamınızı kurtarmak için bir mucize sunmaz , fakat size her zaman sükunet verebilir. Zen öğretisi çok basittir, bu nedenle insanlar bunu uygulamakta tereddüt ederler.

Eğer algılar ötesi, aşkın (transcendental) bir şey arıyorsanız bu sizi göreceli (izafi) dünyadan koparacaktır. Böyle bir şeyse kendinizi yok etmekle aynı şeydir.

Zen, coşkun zevk alınacak bir şey değildir. Bazı insanlar yalnızca meraktan Zen çalışmaya başlarlar ve kendilerini yalnızca daha meşgul duruma sokarlar.

Bir zen izdeşçisi zamanını okumaktan çok (hatta zen kitaplarını bile) uygulamaya vermelidir. kendi deneyiminiz olmadığı sürece Zen'in yabancısı ve filozof bir serseri olursunuz. Kendi hazinenizi bulun.

Bir zen kapısından girmeden önce kendinizi egoist düşüncelerden arındırmalısınız.

Zen, uygulamayla kazanılanların günlük yaşamda uygulamaya dökülmesinde ısrar eder.

En yüce gerçek dipsiz bir kuyudur, öyle lafla tartışmayla, kutsal yazıları okumakla da oraya ulaşamazsınız. Bir kez kendi öz benliğinizi, öz yapınızı tanıdınız mı okumanız, yazmanız olmasa, hiç bir şey bilmeseniz de gerçeği buldunuz demektir.

Başka birinin düşüncelerini izlemeyin, içinizdeki sesi dinlemeyi öğrenin.

Kitaplar ve sözcükler arasındaki arayışınız sizi idrak dünyasının derinlerine götürebilir, fakat bu kendi gerçek özünüzün yansımasını bulma yolu değildir.

Her şey geçicidir, üzüntünüz kadar mutluluğunuz da ve ikici düşünceler size ıstıraptan başka bir şey vermez.

Kavrayış üzerine çok konuşanlar genellikle onun kapılarının dışında dolaşıyorlardır.

Filozoflar mantık yolunun sonuna kadar giderek gerçekliği var sayabilirler, fakat hiçbiri buna ulaşmayı başaramaz. Mantığı izlemek ve bir şeyin olması gerektiğine inanmak bir şeydir, fakat bunu deneyimlemek başka bir şeydir.

Bir insan içinde acı çektiği kendi cehennemini kendisi yaratır ve onu kendisinden başka kimse kurtaramaz.

Zen tüm kutsal metinleri ve gizli öğretileri aşarak insan deneyimleri aracılığıyla canlı bir şekilde yaşar.

Bazıları korkaklık, huysuzluk ve heyecanlanma gibi zayıflıklarını alt etmek için Zen çalışırlar. Bunlar bencil öğrencilerdir.

Zen en derin sorunlara çözüm bulmak için akıldan destek aramıyor.

Mantık açısından bakınca zen, çelişkilerle, gereksiz yinelemelerle dolu gibi görünebilir.

Zen dünyanın en akıl almaz en anlaşılmaz şeyi.

Zen her zaman somut gerçeklerle ilgilenir, genelleştirmelerden zevk almaz.

Zen, süslü özel bir yaşama sanatı değildir. Bizim öğretimiz yalnızca kelimenin tam anlamıyla gerçeklerle iç içe yaşamaktır.

Zen okulu, bizim gerçek zihnimize, gerçek doğamıza dayanır. Zen ne belli bir öğretiye, ne de çalışma yerine geçecek bir öğretiye bağlıdır. Gerçek doğamızı ifade etmek için zazen uygularız, aydınlanmaya ulaşmak için değil.

Zen'in kavranabileceğini fakat asla açıklanamayacağını unutmayın.

hayatımın anlamını, mutluluğu, huzuru ve dengeyi arıyorum...

Bence artık bir şeyler aramayı bırakın. Zen sizi huzurlu ve mutlu yapacak, hayatınızı sorgulamayı bırakmanızı sağlayacak bilgeliğin zaten varoluşunuzun bir parçası olduğunu söylüyor. Yapmanız gereken tek şey bu
bilgeliğin bu gücün açığa çıkmasını sağlamak. Zen ise bunun yollarını bize
işaret ediyor.

Bir gün işyerinden yürüyerek çıktım ve yaklaşık 100 metre sonra güneş gözlüklerimi bulmak için ceplerime ve çantama baktım, bulamayınca almak
için işyerine geri döndüm ve binaya girince karanlıktan dolayı gözlüğümün takılı olduğunu fark ettim. Nasıl fark etmediğime ve aptallığıma biraz güldüm. Gözlüğü boşuna aramıştım.

Siz hiç harika bir bahar günü mutsuz olduğu için bütün çiçekler açarken kendisi açmayan bir çiçek gördünüz mü? veya inat edip sonbaharda
yapraklarını dökmeyen bir çınar ağacı, veya her günü bir öncekinin fotokopisi gibi yaşayan sürekli aynı şeyleri yapıp duran bir köpeğin ne
biçim hayat bu böyle diye hissedip yaşamaktan bıktığını. Buradan pek çok anlam çıkabilir ama zen'in anlatmak istediği hayatı ne kadar çok
sorgularsak, yaşamda sanki gizemli bir anlam varmış gibi onu ararsak bir sürü soruyla karşılaşacağımız ve yine cevapları soruyu soran beynimizle vermeye çalışacağımız gerçeğidir. Yürünülen bu felsefe yolu akademik bir bilgi yığınıyla sonuçlanacaktır, kuşkusuz bu tür bir bilimsel-felsefi arayış pratik yaşamımız üzerine gerekli ve yararlı olsa da gerçek huzuru sağlamayacaktır.

Zen farklı olarak bizlere hiçbir bilgi sunmaz, orada bilinebilecek öğrenilebilecek bir şey yoktur, sadece gerçeğin duyulması hissedilmesi
farkına varılması vardır, ki bu kelimeler bile anlatılmak isteneni veremediğinden buna boşluk deniyor. Mükemmel kusursuz, her şeyi kapsayan,
fark ettiğinizde her şeyin gerçek doğasını olduğu gibi görmenizi sağlayan bir boşluk. Bu boşluğa ulaşmak için ise tüm arayışları bırakmamız ve sadece kendi doğamızı duymaya çalışmamız gerekiyor ve Zen, kesinlikle üzerinde konuşulması en zor konulardan birisi.

_______________________________________

Hui Hai (Zen Ustası)

Bilgeler gerçeği zihinde arar, oysa Buda'da arayanlar budaladırlar.

Çekici şeyleri zihninizde onlara karşı aşk duyanmadan görebilmeli, ve de itici şeyleri zihinlerinizde nefret uyanmadan görebilmelisiniz, ki buna nefretten bağımsız bir zihin denir. Bu ikisi yoksa zihin lekelenmemiştir ve şekillerin doğası boş gözükür. Doğalarının boşluğunu algılamak birbirini takip eden nedenselliğin kesilmesine ve birdenbire kurtuluşa yol açar. Bunu etraflıca incelemelisiniz.

Eğer anlamı size berrak bir şekilde açık değilse soru sormaya acele etmelisiniz. Saatlerin boşa geçmesine izin vermeyin. Fakat, bu öğretiye inancınızı koymaz ve gayretle uygulamazsanız, bu sadece siz anlamadığınız için olacaktır.

İnsan bedenini bir kaybettiğinizde, çok çok uzun bir müddet daha elde edemeyeceksiniz. Çabalayın! Çabalayın! Anlayabilmeniz çok önemlidir.

_______________________________________

Kiyohro Miura

Zen'de kişi kendine bakar -kendinle yüzleşirsin. Burnunu yerde tutmaktır Zen.