|
Turna türleri
''’Turna’’ yada ülkemizdeki bir kısım yöredeki diğer bir adıyla ‘’dişli balık’’ avı oldukça heyecanlı ve zevklidir. Ülkemiz sularında bildiğim 2 türü yaşamaktadır. bunlardan ilki kuzey turnası ''northern pike''(EsoxLucieus)olarak ta adlandırılan benekli turnadır.20-120cm arasında oltaya gelir. Olta ile yakalanan en iri balık yaklasık 36.24 kg gelmiştir. Yabancı kaynaklarda pike, great northern pike, jack, pickerel adlarıyla da anılmaktadır Diğeri ise çizgili turna olarak adlandırılan ''muskie''(Esox masquinongy ) dir. yabancı kaynaklarda muskie,musky, maskinonge, leopard muskellunge adlarıyla geçmektedir. 15-150 cm arasında oltaya gelir Olta ile yakalanan en iri boy31.5 kg gelmiştir.Birde bu iki cinsin melezi olan çesitler vardır.Burada anne çizgili turna baba ise benekli turnadır. Melez turnalarda desenlerçok belirgin değildir ve boy ve cüsse olarak daha küçüktürler.Melez olan cinsine Kaplan turna ''tiger muskie'' denir.Herne cins olursa olsun av yöntemleri değişmez. Ayrıca ülkemizde hepsine birden turna denilmektedir. Aşağıdaki resimlerde çizgili ve benekli turna çesitleri görülmektedir.
|
|
AV YERLERİ
Ankara çevresinde Gölbaşı, Mogan göllerinde , Kesikköprü ve Kapulukaya barajlarında, Sivrihisarda İzmir Eskişehir kavşağındaki Balık damı (ballık hisar harabelerine gidilen yoldan gidiliyor) mevkinde,Amasya tarafında Yedi kır barajında Denizli ili Çivril ilçesi Işıklı barajında bizlere zevkli avlar yaşatmıştır.(Ayrıca bildiğiniz yerler varsa lütfen bildiriniz) Tüm bu göl ve barajlarda bana göre en iyi av yerleri şunlardır: Gölbaşında Emmi oğlu restoranın açıkları, Moganda suyun göle girdiği işçi lojmanlarının önündeki yerden 200 metre ilerideki boruların önü , Kesikköprüde belediyeye ait tesislerin karşı sahilindeki mezarlığın suya bakan kısımlarını 100 metre açığındaki ayna ile alabalık çiftliği yanındaki trafonun açıkları, buraya olan karayolunu Sayın Ferit Akin Cengiz in bildirdiğine göre şöyledir Kesikköprü kasabasında Belediye kampina giden yolda son yokusa-viraja gelmeden evvel sağa bir yol sapar, bu yol tepelerin üzerinden önce Küçük Camili, sonrada Büyük Camili köylerine ulaşır. Büyük Camili Köyünün içinden sola, Kesikköprü barajınınn en uç noktasindaki Hirfanlıi Barajından gelen nehir- kanyona girilir (alabalik çiftligi yolu). Bu kanyona arabayla girmenin baska bir yolu oldugunu sanmiyorum. Bu kanyondada güzel turna avı yapılmaktadır. Kapulukaya’da Köprüköy balık restoranlarının karşısındaki sazlık mıntıka, Balıkdamı’nda köprünün altındaki yıkık eski köprünün ayakları çevresindeki akıntı yönündeki girdaplar, Yedikır’da yol kenarındaki balık restoranının açığındaki sazlık alan Işıklı’da bentin gerisindeki otluk sazlık alan. Ayrıca Sayın Ferit Akın Cengiz in bildirdiğine göre Çivrilde Işıklı barajının başladığı Gümüşsu Köyünün 4 km kadar altındaki köprü ve Gökgölden gelen kanalda da güzel olta balıkçılığı yapılmakla beraber serpme avı yapanlar tarafindan harap edilmektedir.Bu yerlerin ortak özelliği su derinliğinin yaklaşık 3-4 metre olması, hafifçe yerden yükselen otların (yosun değil) bulunmasıdır.
AV ZAMANLARI
Suya cemre düşmesinden pazarlarda ayvaların görülmesine kadar turna avcılığı yapılabilir.Ancak en iyi zamanyazın temmuzun son haftasıyla kasımın ilk haftası arasındaki zamandır.Ben en çok turnayı eylül ve ekim aylarında avlamışımdır.Burada dikkat edilecek en önemli nokta ayın durumudur.Turna görme yeteneği çok gelişmişbir balıktır.Dolunay olduğu günlerde gece karnını rahat doyurabildiğinden ertesi gün tüm şartlar müsait olmasınarağmen 1-2 balıkla yetinmek zorunda kaldığımız çok günler olmuştur. Biz dolunay olduğu günler av yapılacaksakava akşama doğru başlarız.Gece suya canlı gümüş ile parekete (bazı avcıların deyimiyle barikat)bırakır sabahtoplarız. Gündüz ise yine turna yakalamaya çalışırız ancak bu tür günlerde gündüz avında pek başarılı olduğumuz söylenemez.Genelde ava gitmek için bir gün içindeki en ideal vakit nedir denildiğinde herkes sabah erken akşamgeç saatler diye bir cevap verir. En ideal saat kavramı mevsimlere göre değişir. Bu nedenle sabah erken kavramıdenildiğinde sabah ezanı okunurken tekneyle suda olmak yada olayı atmış olmak anlaşılmalıdır.Akşam ise durum biraz değişiktir Akşama doğru denildiğinde ikindi ezanı vakti anlaşılmalı ve yatsı ezanı vaktinde eğer gece avı yapılmayacaksa av bitirilmiş olmalıdır. Yani kısacası güneş saati kavramına paralel olarak av için kıymetli olansaatler ezan sesiyle tesbit edilebilir.
NERELERDE BULUNUR
Turna sazlık önlerinde dibi otlu ancak yosunlu olmayan yerlerde , özellikle bizim turna otu dediğimiz su içinde görüntü olarak akvaryumcularda gül olarak satılan akvaryum bitkisine benzeyen bitkilerin suyun yüzeyine kadarulaşamayıp yüzeyden 3-4m altta kaldığı yerlerde bulunmaktadır. Kayalık ve taşlık alanlarda turna pek gezmez çünkü turnanın doğal kamuflajlı derisinin desenleri bu tip bölgelerde ona avantaj sağlamaz. Turna avına uzun süretakip ederek saldırmaz.Sözünü ettiğim otların içine saklanarak çevreyi gözler avını görünce önce biraz takip edersonra derhal avının altına inerek karın bölgesinden saldırır. Özellikle Ankara’daki kesikköprü barajı gibi suyun15-20 metre derinliğinin rahatlıkla görülebildiği akvaryum gibi berrak olduğu sularda bu anlattığım şekilde yeme saldırması insana inanılmaz bir heyecan verir. Erbabı bilir tüm vücudunuzu bir sıcaklık kaplar sesiniz dahi çıkmaz. Tüm benliğiniz Vücudunuzdaki adrenalin hormonunun esiri olur. (Birden kendimi balık yakalıyor zannettim)Tecrübeli avcıların bildikleri kendi av yerleri vardır. Eğer bir yörede ilk kez avlanacaksanız ve çevrenizde sizdenbaşka avcılar varsa onları izleyip o avcıları rahatsız etmeyecek bir biçimde avcı nezaketine uygun bir mesafede avlanabilirsiniz. Turna genelde bir göl yada akarsuda daima belirli bölgelerde bulunur. Bu nedenle bir kere turna tuttuğunuz bir yerde ertesi sefer tekrar tutabilirsiniz. bu yerleri eğerkayıkta iseniz sağınızdaki tam hizanızda olan bir nesneyi, solunuzda tam hizanızda olan bir nesneyi önünüzde ve arkanızda tam hizanızda olan bir nesneyi kaydedederseniz bu 4 rehber notasının kesiştiği yeri bir daha seferki avda rahat bulursunuz bu işleme kerteriz alma işlemi denir.Turna avlanıp yemi yuttuktan sonra 1-1,5 saat dinlenirmiş bu nedenle bir yerde 15 dk dan fazla balık vurmuyorsa orayı terk edin ve eğer bu yer daha önce balık avladığınız bir yer ise orayı 15 - 20 şer metre aralıklarla olta ata ata terk edin vedaha sonra tekrar uğrayın. Turna avı kayıkla en iyi sonucu verir.Eğer kayığınız yoksa sizden önce avlanmayı düşündüğünüz yerde başka bir avcı gelmişse oraya sizde oltanızı atmak istiyorsanızo avcının iznini almak gerekir.
Ölü yem ile avcılık:Bu yöntem ile avcılıkta esas olan derin su avcılığıdır. avlanacak balık eğer gelirse muhtemelen büyük olacagından misina 100 lük beden ise çelik beden olmalıdır. Eğer akıntı varsa yemi dibe indirmek için ağırlık kullanılmalı eğer akıntı yoksa ağılık yemin dibe gömülmemesi için ağırlık eğer olta kıyıdan atılıyorsa oltayı sürükleyecilecek minimum ağırlık olmalıdır.Bu tür yemlerde ideal olan balığın kendi ağırlığı ile dibi bulmasıdır ve bu av mümkünse sandalla bırakma yöntemiyle yapılmalıdır. Yemi takma yöntemi canlı yem takar gibidir ve mutlaka hırsız iğne kullanılmalıdır.Kıyıdan av yapılıyorsa olta elde beklenmemeli sazan avında olduğu gibi oltaya bir çıngırak bağlanmalı ve o şekilde beklenmeli ilk vuruşta balığın yemi yutmasına fırsat vermek için 10 m kadar misina boşta bırakılmalı sonra gerisi emniyete alınmalıdır. Ölü yem ile av daha çok barikat için uygulanan bir yöntemdir , barikat yukarıda anlatınanın aynısıdır ,yalnız bunda biraz farklı döşenir. Önce atılacak derinlik belirlenir İdeal derinlik bu yemler için 15-20 metredir. Ayak taşına 2 metre mesafeye 3 lü fırdöndü bağlanır,fırdöndünün orta gözüne yukarıdaki şekilde barikatın klipsi bağlanır ,fırdöndünün boştaki gözüne 50 cm kadar bir misinayla taşın batırabileceği ancak yem olan ölü balıkların batıramayacağı büyüklükte bir köpük şamandra bağlanır bu çok önemlidir çünki yemin dibe gömülmesine mani olacaktır. Daha sonra barikatın boş olan gözleri yine yukarıdaki şekilde yemlenerek yavaş yavaş suya bırakılır. Son iğnede yemlendikten sonra eğer hala ilk ayak taşı dibe değmediyse barikatın boşta kalan klipsine yine 11 iğneli ikinci bir barikat takılıp işleme devam edilir.Dip bulunur bulunmaz sandala hafif bir hareket verilerek barikatın yer düzlemiyle açılanması sağlanmalıdır. Son iğne yemlendikyen sonra ayaktaşına bu sefer 5 metrelik bir misina bağlanıp fırdöndü bağlanır.orta göze barikat klipsi üst göze misina bağlanır.barikat sandal hareketiyle iyice gerginleştirilirken bir yandan ucuna şamandra bağlanacak misinada ağır ağır gerginliği bozmadan salınır. ağırlık dibi bulunca durulur ve şamandra bağlanır. Ben bu tip durumlarda şamandra olarak 5 litrelik plastik su bidonu kullanmayı tavsiye ediyorum. Hem sapına misina rahat bağlanıyor hemde misinanın artanını etrafıda dolayıp suya bıraktığınızda balık vurdukça bidona takla attırıyor. Böylece balığın vurduğunu anlıyorsunuz. Büyük turnaların daha çok ölü balıkları tercih ettiğini söylemiştim.. bu nedenle bu barikatları büyük bir dikkatle kontrol etmek lazım. Barikat TEK KİŞİLİK BİR AV YÖNTEMİ DEĞİLDİRRRRRRRRRRRRR..Bir kişi ilk şamandradan itibaren oltayı saracak ve diğer kişi yeni bir fırdöndüyü eline alıp klipsi açıp iğneyi çıkaracak ve ilk kişi aradaki 3 metrelik kısmı bu esnada saracaktır.3 metrelik kısım sarılınca oltayı toplayan elindeki fırdöndülyü sarana verip kendisi yeni bir bedeni çıkarmak için tekrar toplayacaktır. bu işlem bu şekilde devam etmelidir. Bunun faydası şudur, çoğu kişi bu işi plastik şişme botlarla yapmaktadır. eğer iğneler bu şekilde çıkarılmazsa bir telaş anında ya avcıya ya bota batar, ayrıca disipline olmak daima çok yaralıdır.Ayrıca çoğu kez oltayı toplarken balık vurmaktadır. Balık derinde olduğundan büyüklüğünü ilk anda kestirmek zor olabilir bazen bu derinlikte çok iri bir yayında oltaya vurabilir.bu durumda olta eğer dediğim şekilde toplanmışsa iğneler boşalmış olacağından toplayıcı balığı tattacak çekebileceği bir balıksa balık var deyip dikkatle çekecektir yok eğer çekemeyeceği bir balık varsa oltayı olduğu gibi suya bırakmalıdır. sarıcı ise daima boştaki misinayı sardığından ortada ayağa dolaşacak misina olmayacaktır. oda derhalelindeki bidon şamandrayı suya bırakmalıdır. Zaten balık var komutunu alır almaz sarıcı bu ihtimale karşı kendini hazırlamalıdır. Bu bırakılan balık bırakılmadan önce dirençle karşılaştığı için deli gibi kaçacaktır. Bidon şamandranın batıp çıkışından bu anlaşılır ve ne zaman bidon şamandra hareketsiz hale gelir ozaman balık yorulduğu için rahatça çekilir.Bu esnada dahi sıradaki boş iğneler boşaltılmadan balık alınmamalıdır . balık gene direnirse ve siz onu zaptedemezseniz yine aynı şekilde tekrar bırakmalısınız. Tabi bu tür bir balığa nadir rastlarsınız ama rastladığınızda bu sözlerim kulağınıza küpe olsun ! Kıssadan hisse Barikat usta avcı yöntemidir.
|