turnaavla.sitemynet.com
AMATÖR TURNA BALIĞI AVCILIĞI LİNK SAYFASI YAYIN BALIĞI HAKKINDA YÜZEYSEL BİLGİ FOTOĞRAFLAR-KİŞİSEL SAYFAM TARİHİ VE TURİSTLİK YERLER BALIK IZGARA SAYFASI YASADIŞI/BALIK AVCILIĞI BOT VE TEKNELER AV TEKNİKLERİ BALIK TUTULACAK YERLERİN HARİTASI(Define:)) DÜĞÜMLER DENİZ VE İNSAN

TÜM YÖNLERİYLE TURNA AVI

YASADIŞI/BALIK AVCILIĞI

isaret02.gif

Yasadışı/usulsüz balık avcılığı

Balıkçılık, başta Karadeniz olmak üzere, Marmara, Ege ve Akdeniz'de avlanan binlerce insan ve ailesi için geçim kaynağı durumunda olan bir sektördür. Tüm Dünya ülkelerinde olduğu gibi her geçen gün azalan balık stoklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması amacıyla Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından her sene yenilenen ve Su Ürünleri Sirküleri olarak adlandırılan bir yayın hazırlanır. Bu yayın, denizlerde ve iç sularda (göller, akarsular vb.) yaşayan ekonomik türlerin hangi mevsimde, hangi boyda, nerelerde, hangi tip av araçları ile avlanması gerektiğinin belirlendiği bir dokümandır.

Bu dokümanda belirtilen kurallar dışında yapılan her türlü avcılık, yasa dışı /usulsüz balık avcılığı olarak adlandırılır.

Su Ürünleri Sirkülerine göre Marmara Denizi'nde trol ile su ürünleri avcılığı yasaklanmıştır. Marmara Denizi sınırları içinde avlanan bir trol teknesi görüldüğünde bunun yasadışı bir avcılık yöntemi olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Karadeniz'de trol avcılığına açık olan karasularımızda; Sinop İli, Ayancık İlçesi, Usta burnu ile Bartın İli, Amasra İlçesi Dikili burnu arasında kalan karasularımızda sahilden itibaren 3 mil içerisinde dip trolü ile su ürünleri avcılığı yasaktır. Örneğin, Hamsi balığı için asgari avlanma boyu 9 cm olarak belirlenmiştir. Balık almak için uğranılan balık satış dükkanlarında 7 cm'lik hamsi balığının satılması da usulsüz olarak avlanan bir türün satışı anlamına gelmektedir.

Başvuru Kuruluşları ve İlgili Kuruluşlar


Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl ve İlçe MüdürlükleriKoruma Kontrol Genel Müdürlüğü

Balıkçı Kooperatifleri

Sahil Güvenlik Bot ve Bölge Komutanlıkları


Yasal Dayanak
1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu


Eylem / Öneri


Bulunduğunuz yerde varsa Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlüklerine, yoksa Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü'ne başvurun.


Yörenizde bulunan Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı ve yörenizin bağlı bulunduğu Sahil Güvenlik Bölge Komutanlıklarını konu hakkında bilgilendirin.


Yörenizdeki balıkçı kooperatiflerini konuyla ilgili bilgilendirin, eğer yasa dışı balık avcılığını gerçekleştirenler arasında kendi üyeleri varsa onları yeniden bilgilendirerek önlem almaları konusunda yardım isteyin.


www.yesilatlas.com

Yasadışı -/usulsüz balık avcılığı ile ilgili
Bilgi edinmeniz için yukarıdaki linge tıklayın.....

DUYURU!!!

Çevre konusunda ilgili makamlara dilekçe yazarak çevre ile ilgili olumsuzlukların düzeltilmesini istemek her Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı'nın hem hakkı, hem de ödevidir. Anayasamızın 56. maddesi, "Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir"; diyerek, çevre koruma konusunda vatandaşlara da sorumluluk yüklemiştir.
Anayasamızın, dilekçe hakkını düzenleyen 74. maddesinde, "Vatandaşlar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir"denilmektedir.

Doğa dostu vatandaşların çevrelerinde gördükleri doğa aleyhine uygulamalarla mücadele etmelerinin ilk ve en basit adımı, ilgili makamların, Anayasa ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Yasa ile güvence altına alınmış bir hak olan dilekçe yolu ile uyarılmasıdır. Dilekçe yazarken dikkat edilmesi gereken önemli konuların başında, dilekçenin muhatabının doğru seçilmesine dikkat etmek gelmelidir. Sözkonusu alan belediye sınırları içinde ise dilekçe belediyeye, sit alanıysa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluşu'na / Kültür Bakanlığı'na, Milli Park, Tabiatı Koruma Alanı, Av-Yaban Hayatı Koruma Alanı gibi Orman Bakanlığı'nca korunan alanların statüsünden birine sahipse Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü'ne, Ramsar, Bern Sözleşmeleri kapsamında korunan bir alansa ya da Çevre Yasası'na aykırı bir uygulama varsa Çevre İl Müdürlüğü'ne / Çevre Bakanlığı'na, gönderilmelidir. Aynı dilekçenin birden fazla kuruma gönderilmesi daha etkili olmasını sağlayabilir. Örneğin, belediye sınırları içinde belediyeye gönderilen dilekçenin ilin valiliğine ya da ilçenin kaymakamlığına da gönderilmesi birden fazla makamın dikkatini çekecektir. İlgili kamu kurum ve kuruluşları yanısıra çevre ile ilgili dernek ve vakıflar, yerel ve ulusal basın, meslek odaları, siyasi partiler gibi örgütlere dilekçe göndererek konuyu geniş bir tabana yaymak, hem konuya kamuoyunun dikkatini çekecek, hem de başarı şansını arttıracaktır.

Dilekçenin kime / kimlere yazılacağına karar verildikten sonra, sade ve anlaşılabilir bir içerikle olayın özü ve istem belirtilmelidir. Dilekçeyi yazan çevre derneği vb. bir kurumsa kendisini tanıtması, amaçlarından bahsetmesinde fayda vardır.

Dilekçede isteme konu olan alan net bir şekilde tanımlanmalı, bilinen bir koruma statüsü varsa (Milli Park, Tabiatı Koruma Alanı, Doğal Sit, Özel Çevre Koruma Bölgesi, Ramsar Alanı, vb.) belirtilmeli, biliniyorsa hangi yasa ve yönetmeliklerin ihlal edildiğine değinilmeli, şikayet edilen uygulamanın ekolojik zararlarına dikkat çekilmeli, istem ve dilekçeye yasal süresi içinde cevap istendiği açık bir şekilde belirtilmelidir.

Dilekçeye, dilekçeyi yazanın adı, ünvanı, açık adresi ve diğer iletişim bilgileri de eklenmelidir.

Dilekçe metnine eklenmesinde fayda olan ekler varsa eklenmelidir. Şikayete/isteme konu olan alanla ilgili tezi destekleyebilecek fotoğraf, harita, diğer bilgi ve belgeler dilekçeye eklenebilir.

3071 sayılı yasanın 7. maddesinde, "Türk vatandaşlarının kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç iki ay içinde cevap verilir. İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir" denilmektedir. Süre konusunda tartışamaya neden olmamak için dilekçede mutlaka tarih olmalıdır. Dilekçenin yazıldığı tarihin yanısıra kamu kurumuna ulaştığı tarih de evrak kayıt numarası da dilekçenin takibinde önemli olduğundan, ilgili kurumdan öğrenilmelidir. Dilekçeye ilişkin alında belgesi, vb. belgeler varsa saklanmalıdır.

Yasal süresi olan 60 gün içimde cevap alınamayan dilekçeler aynı makama tekrar yazılabileceği gibi, Türk Ceza Yasası'nın 230. maddesi uyarınca dilekçeye zamanında cevap vermeyenlerle ilgili Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulabilir.

Dilekçe ile sonuç alınamazsa, dilekçe daha üst makamlara yazılabileceği gibi suç unsuru varsa Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda da bulunulabilir.

Doğaya duyarlı vatandaşların çok kısa zaman ayırarak yazabilecekleri bir dilekçe doğa korumacılıkta önemli kazanımlar sağlayabilir. Doğa korumacılıkta dilekçenin bir hak olduğu kadar anayasal bir ödev olduğu, doğaya zarar veren uygulamalarda temel savunma aracı olduğu her zaman hatırlanılmalıdır.