SİZ HİÇ MUĞAM DİNLEDİNİZ Mİ?
Teknolojinin yararlarını yadsımamak gerek. Digital uydu alıcılarının verdiği
olanakla, evimde rahat koltuğuma kurulup Azerbaycan Devlet Televizyonunu
(Az-Tv) açarak haftanın her salı ve perşembe akşamında Mugam Yarışmasını
izliyorum. Bugünlerde büyük finali yaklaşan bu yarışmanın bende tam bir
tiryakilik yaptığını söyleyebilirim. İçimden yüce dağlara doğru yüzümü
çevirip elimi kulağıma atarak avaz avaz, bağır-çığır mugam okumak geliyor.
Azerbaycan'da salı gününe "çarşamba akşamı", perşembe gününe ise "cuma akşamı"
ya da pratik olarak haftanın 2. günü, haftanın 4. günü diyorlar. İşte bu 2. ve
4. gün akşamları, bizim saatle 19.00'da (Azerbaycan saatiyle 21.00, çünkü odlar
ülkesinde güneş iki saat erken doğuyor) bizim evde akan sular duruyor, tüm aile
Mugam Yarışmasına kilitleniyoruz.
Kaynağını ve köklerini halk geleneğinden alan, yüzyıllar içinde olgunlaşarak
günümüze ulaşan ve uzmanlaşmış profesyonel müzisyenlerin icra ettiği oldukça
üst düzeyli bir sistemin birikimi olan mugam sanatı, günümüzde en güzel
örneklerini Elibaba Memmedov, Arif Babayev, Zabit Nebizade ve Alim Qasımov
adlı Azeri sanatçıların verdiği, eski bir Azeri makamı. Hatta geçtiğimiz
yıllarda Unesco tarafından Alim Qasımov'a bu tür müzik konusundaki başarılı
çalışmaları nedeniyle müzik başarı ödülü verildi. Şaşırtıcı duygusal yoğunlukta
ve biçimsel çeşitlilikteki mugamların apayrı bir dünya olduğu, dinleyene bir
Bela Bartok tadı verdiği söylemleri vardır. Kronos Quartet'in Rahman Asadollahi
ile birlikte yaptığı mugam çalışmalarını da anımsatmak gerekir.
Derken yarışma (Azeri dilinde müsabiqe) başlıyor. İlk gözlemim bizdeki pop-star
yarışmalarına hiç benzemediği, her şeyin çok ciddi anlamda ele alınıp düşünüldüğü
ve uygulandığı.. Bir kere, "münsifler heyeti" denilen ve içlerinden bazılarına
"aksakal müellimlerimiz" diye hitap edilerek ayrı bir saygı gösterilen son
derecede bilgili, vakur, ölçülü, ciddi bir seçiciler kurulu var. Her yarışmacının
ardından bu 8 kişilik kurulun üyeleri tek tek o yarışmacının performansı hakkında
konuşup tartışıyor, yorum yapıyor, sonra da puan veriyor. Yarışmacının elenip
elenmemesi sadece bu kurulun verdiği puanların toplamına göre belirleniyor, cep
mesajlarının değerlendirmeye hiçbir etkisi yok. Münsifler heyetinde herkes
birbirine son derece saygılı, kimse kimseyle bizdeki gibi kavgaya tutuşmuyor,
kimse birbirine kırıcı bir tek söz etmiyor.
Aslında kökü çok eskilere dayanan ve kaynağını halktan alan bir müzik türü olan
mugam okumak o kadar kolay değil. Yaşları çok genç olan yarışmacılar, ki
Elmeddin İbrahimov adlı yarışmacı daha 11 yaşına yeni bastı, bu zor işin
üstesinden gelmeyi başarıyor. Her mugam yaklaşık 15-20 dakika sürüyor. Yerel
ve geleneksel giysiler içinde sahneye gelen yarışmacılar, ellerinde bizim def
dediğimiz kavallarıyla, saz heyetinin yanındaki yerlerini büyük bir ciddiyetle
alıyor. Dikkatimi çeken bir husus, seçiciler kurulundan bir üye, yarışmacı
gençlere ne denli kızarsa kızsın, eleştirirse eleştirsin, hatta yerden yere
vursun, yarışmacıların sadece hafif bir tebessümle yanıt verdiği, hocalarıyla
diyaloga, polemike girmediği, oldu. Bizim pop-star yarışmasında yaşanan
diyalogları (örneğin: İbrahim Tatlıses'in yarışmacı Aylin ile yaşadığı çirkin diyalog)
anımsadıkça Mugam Yarışmasını daha çok seviyorum.
3 Ocak perşembe akşamı bu yarışmada sahne alan ve bence yarışmanın mutlak favorisi
olan Güllü Muradova diye bir genç kız, bir "Sarı Gelin" seslendirdi ki şimdiye
dek hiç bu kadar güzel bir "Sarı Gelin" dinlemediğimi itiraf etmeliyim. İşte
"bunun klipini yapıp 'you tube'a kesin yüklerler" diye düşünerek beklemeye
geçmiştim, ki ertesi gün bu beklentimin boşuna olmadığını gördüm. Güllü'nün
"Sarı Gelin"ini dinlemek isterseniz lütfen yazının altındaki siteye konuk olunuz.
Haftanın 2. ve 4. günleri yaklaşıyor. Mugam Yarışması izlemeye ne dersiniz?
A.Uğur Olgar
[ Andız, Sayı: 12 ]
|