umut10b38.sitemynet.com
emeği geçenler = UMUT & MUTLU

YALACIK
VİDEOLAR
ŞİİR
LAKAPLAR
RESİMLERİMİZ
KONUK DEFTERİ
GÖNDERİLNLER
TANITIM

TANITIM


umut...

YALACIK KÖYÜ


Yalacık köyü Dörtdivan ilçemize 6 km uzaklıkta olup 110 hanesi bulunmaktadır.Köy halkının büyük çogunlugu Ankara olmak üzere istanbul’ da kamu işleri,özel sektör ve inşaat işlerin de mütahitlik ile ugraşmaktadır.

Köyün kuruluş tarihi ile ilgili elimizde bilgi bulunmamaktadır.Köy halkı zaman la (dudugil,ebegil,eşigil,zincirligil,arifgil,mevlütgil,aşcıgil,paşalıgil,balcıgil,pilavcıgil,sakızcıgil,mollagil,güccekler,şıklar,yumuklar,doruklar,hanifegil,şeytanlar,kadıoglu,zeybekgil,puhgil,eğrile,erkekgil,teccallar,mollaemingil,kibaraligil gibi sülalelere bölünmüşdür.

Köyde yaşayanların cogunlugu çiftcilik ve hayvancılıkla ugraşmaktadır.Köyümüzün ulaşımı karayoluyla yapılır..

HAYVANLARI

sığır,öküz,goç,keçi,kuzu,tavuk,horuz,civci,ördek,gaz,anaç

Köyümüz de 4 tane çeşme bulunmaktadır..ama evlerimize su geldigi için fazla kullanılmamaktadır..Köyümüzün suyu kendi cabalarımız la yayladan getirilmişdir..Eski adıyla sıvvatlık adıyla tabir edilen şimdi ki adıyla (camaşırhane )olarak söylenen yerler kullanılmamaktadır..Köyümüzde bu aralar ölümler cogalmaktadır.Bu na göre nufusumuz da düşüşdedir.Köyümüzde bulunan cami 1963 yılında dügerli nuri usta tarfından yaptırılmısdır..Köyümüz birde cami hocası bulunmaktadır.(SALİH COBAN)Kendisi amasyalı olup 3 cocuk sahibidir.Kendisine köyümüze verdigi hizmetlerden dolayı teşekkür edriz...
SAYGILARIMIZLA...


_______________________________________________________________________________________________


KOROĞLU

Bolu beyi, at meraklısı bir beydir. Atçılıkta usta olan seyisi Yusuf'u, güzel ve cins 'at aramak üzere başka yerlere gönderir. Yusuf günlerce gezdikten sonra, obanın birinde istediği gibi bir tay bulur. Bu tayı doğuran kısrak, Fırat kıyısında otlarken, ırmaktan çıkan bir aygır kısrağa aşmış, tay ondan olmuştur. Irmak ve göllerin dibinde yaşayan aygırlardan olan taylar çok makbuldür, iyi cins at olur.

Yusuf, tayıi sahiplerinden satın alır. Yavrunun şimdilik gösterişi yoktur. Hatta, çirkindir bile. Ama ileride mükemmel bir küheylan olacaktır. Yusuf bunu biliyor. Sevinerek geri döner. Bey, bu çirkin ve sevimsiz tayıi görünce çok kızar, kendisiyle alay edildiğgini sanır. Yusuf'un gözlerine mil çektirir. Tayı da ona verir, yanından kovar. Kör Yusuf köyüne döner. Olanı biteni oğluna anlatıir. Bolu Beyi'nden öc alacağgını söyler.

Baba Qğul, başlarlar tayıi terbiye etmeye. Yıllar geçer. Tay artık mükemmel bir küheylan olmuştur. Rüzgar gibi koşmakta, ceylan gibi sıçramakta, türlü savaşs oyunu bilmektedir. Bu arada Kör Yusuf'un oğlu Ruşen Ali de büyümüş, güçlü kuvvetli bir delikanlı olmuştur .O da her türlü şövalyelik oyunlarıim öğrenmiş pir babayiğittir.

Bir gece Yusuf, düşünde Hıizıir'ı götür. Hıizıir ona yapacağı işsi söyler. Hızır'ıin önerisiyle baba oğul yola çıikarlar. Bingöl dağlarıindan gelecek üç sihirli köpüğgü Aras ırmağında beklerler. Bu üç sihirli köpükle Yusuf' un hem gözleri açıilacak, hem intikam almak için gereken kuvvet ve gençliği elde edecektir.

Bunu bilen oğlu Ruşen Ali, köpükler gelince, babasına haber vermeden, kendisi içer. Yusuf, durumu öğrenince üzülür, ama bir yandan, da sevinir. Kendi yerine oğlu, öcünü alacak bir bahadır olacaktır. Bu sihirli köpüklerden biri körün oğluna sonsuz yaşama gücü, biri yiğitlik, öteki de şairlik bağıişlamıştır. Bir süre sonra Yusuf, oğluna öç almasıinıi vasiyet ederek ölür.

Körün oğlu Ruşen Ali d:ağga çıkar .Gelen geçeni soyar. Ünü yayıilmaya başlar .Kendisi gibi kanun kaçaklarıi yanıinda toplanmaya başslarlar. Artıik adıi Köroğlu olmuştur. Bolu şehrinin karşısında, Çamlıbel'de, bir kale yaptırır. Küçük bir ordusu vardır. Çamlıbel'de geçen kervanlardan bac alır. Vermeyen kervanlarıi soyar. Üzerine gönderilen ordularıi bozguna uğratıir.

Bir gün, güzelliğini duyduğu Üsküdar Kasapbaşsı'sının oğlu Ayvaz'ıi kaçırıir, Çamlıbel'e getirir, evlat edinir. Başka bir gün, Bolu Beyi'nin bacısı Döne Hanıim'ıi kaçır'ır, evlenirler. Aradan yıillar geçer, Bolu'yu basar, yakar, yıkar. Bolu Beyi'nden babasının öcünü alır. Bolu Beyi de Köroğlu'na karşı düzenler kurar. Bir defasında Köroğlu'nu, başka bir seferde de Ayvaz'ı yakalatıir. Zindana atar. Ama, Köroğlu ve adamlarıi her zaman hile ve cenkle kurtulurlar.

Köroğlu, ara sıra Gürcistan, Çin gibi uzak ülkelere de seferler açar. Yeni yeni serüvenlere atılır, büyük vurgunlar yapar. Bu arada küçük, fakat heyecanı birçok olay da geçer. Sonunda delikli demir (tüfek) ortaya çıkınca eski bahadırlık geleneği bozulur, dünyanıin tadı kalmaz. Ve bir gün Köroğlu, beylerine dağılmalarını söyleyerek Kırklara karıişır, kaybolur. Daha önceden Kır-At da sır olmuştur. O Kır-At ki, nice yıllar, olağanüstü bir güçle Köroğlu'na hizmet etmiştir.

Başka bir söylentiye göre, bir Yahudi bezirganıin getirdiği tüfekle oynayan beyler, birbirlerini öldürürler. Köroğlu, buna üzülerek kayıplara karıişır. Yine bir başka sôylentiye göre de, Köroğlu dağda rastladıiğıi çobanda tüfeği görür. Sorar, ne olduğunu. Aldıiğıi karsılığa inanmaz. Denemek için kendine çevirir, tetiğge dokunur. Ve yaralanarak ölür. Sonra beyleri de dağılırlar.

Yaşlı bir çınar gibi devrilen Köroğlu'nun hikayesi sona erer.

I
Köroğlu, ünlü bir halk hikayesi, daha doğrusu bir halk romanıdır. En az dört yüzyıildan, beri sanat susuzluğunu gidermekte, kahramanlık duygularım beslemektedir.

Yiğit ve mert bir kahraman tipi olan Köroğlu, her Türk gencinin ruhunda onun gibi karakterli olma ülküsünü, besledi. Halk şiirinin koçaklamalarıinda hep onun örnek alıindıiğı görülür.

Köroğlu, bir kanun kaçağı, devlete karşsı gelmiş bir dağ adamıdır.Yollar keser, kervanlar vurur. Babasının gözlerine mil çektiren zalim Bolu Beyi'nin ordularını bozar, dağıtır. Sık sık Bolu'yu basar, şsehrin altıim üstüne getirir.

Bu yaptıklarıi, örnek alınacak davranışlar değildir elbet. Ama, Köroğlu'nu haklıi gösterecek yönleri vardır. Bir defa haksızlığa, zulme karsı ayaklanmıştır. Bu arada kendisi hiç bir zaman haksızlığa sapmamıştır. Onun, hikayesinin en yaygıin olduğu yüzyıllar, Osmanlı Devleti de büyük iç ve dıiş sarsıntılar geçirmektedir. Ortalıkta, bundan yararlanan derebeyi tipleri türemiştir. Vilayetlerde valiler halkı ezmekte, çifte vergiler almakta, zulmün her çeşidini yapmaktadır.

Namuslu valiler haklı ya da haksıiz, devlete karşsıi büyük ayaklanmalar düzenlemekte, bu arada üzerlerine gönderilen ordular karşsısında halk ezilmekte, canıindan bezmektedir. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Osmanlıi tarihinde Celali diye anılan ve yurdun her yanını sarmıiş, küçük büyük eşkıyalar türemişstir.

Arada ne oluyorsa yine halka, köylüye olmaktadıir. İşte, bu son derece korkulu ve tehlikeli ortam için de, gerçek olmasa bile, ona avuntu veren bir hayali kahraman çıkıyor. Bu, Köroğlu'dur. O'nun sevimli, şövalye varlığında halk kendini buluyor onda avuntuya
kavuşuyor. İşte, bu ruhsal yaratı nedeniyle halk onu seviyor.

Yalnıiz bu kadar da değil. Ayrıca, sanat isteklerini de onda buluyor halk. Gerçekten, Köroğlu'nun sanatı gerek konu olarak, gerek işleniş bakımından kusursuzdur. Konuda olaylar çok ustalıkla birbirine bağlanıir, düğümlenir, heyecan artar; sonuç beklenmedik biçimde ortaya çıkar.Usta sanatçıilarıin anlatma başarısıyla orta zaman şövalye tipinin en mükemmeli oluşur.

Yer yer ve sık sık araya türküler girer. Böylece, dinleyicinin müzik istekleri de karşılanmış olur. Türküler, kalıip ve ruh bakımından pek başarıilıdır. Bunlar, asıl konuyla yakıindan ilgili olmakla beraber, Köroğlu'nun mert karakterini de yansıtır. Yerine göre çok içli, lirik şiirlere de rastlarıiz.

İşte, gerek konu, gerek estetik yönün bu kadar güçlü oluşu nedeniyle, Köroğlu hikayesi her çevrede büyük ilgi toplamıişs büyük ve ölmez bir eser olarak edebiyatıimıizda yerini almıişstıir. Bu bakıimdan edebiyat tarihçilerinin uzun süreden beri üzerinde çalıştıkları bir konu olmuştur Köroğlu.

Biz, bu halk kahramanının hikayesini değil, şiirini vermeye çalıştık. Şiirlerin asıl konuyla yakıin ilgisi bulunduğu için önce hikayenin kısa bir özetini verdik. Şiirlerin tadına daha iyi varıilabilmesinin, ancak konuyu bilmekle mümkün olacağına inanıyoruz. Bu bakımdan, şiirlerin okunma sırasında, konuyu hatıirlatmak için, her biri üzerine gerekli kısa bilgi de ekledik. Bir de, şiirleri konu bakımından bölümlere ayırdık. Her bölümün başında da gerekli açıklamayı yaptık.

Amacımız, kahramanlık konusunda halk şsiirimizin en güzel örneklerini vermek olduğu için, uzun uzun bilimsel araşstırma ve tartışmalara girişmekten sakıindıik. Okurlarıimıizıi sıkmadan, edebiyatımızın bir bölümünü sunmaya çalıiştık.

Bu arada, yirmi yıldan beri üzerinde çalıştıiğımıiz Köroğlu'nun yeni şsiirlerini, ilk kaynaklardan tarayarak, en iyilerini sunduk.



ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın