|
Kızılcahamam^ın Tarihcesi
TARİHÇE :Kızılcahamam'da yerleşimin ne zaman başladığı bilinmemekle beraber, ilk çağlara kadar uzanmaktadır. İlk önce Hititlerin daha sonra da sırasıyla Friglerin, Lidyalıların, Perslerin, Galatların,Romalıların, Bizanslıların hakimiyetinde kalmıştır.
1071 Malazgirt zaferinden sonra Türkler Anadolu'nun her bir yerine akınlar yapmaya başlamışlar 1073 yılında Ankara ve civarına gelerek çevreye yayılmışlardır
Anadolu'ya gelerek yerleşen Oğuz Türkleri Türk boylarının en soylularındandır.Anadolu'ya yerleşen bugünkü Türklerin atalarını teşkil eden Oğuzların Boz-oklar ve Üç-oklar olmak üzere 24 boya ayrıldıkları,Boz-Ok Boylarının; Kayı, Bayat, Alka-Evli, Kara-Evli, Yazdır, Dodurga, Döğer, Yaparlu, Avşar, Beğdili, Kızık, Karkın. Üç-Ok Boylarının Bayındır,Peçenek,Çavuldur,Çepni,Salur,Eymür,Ala-Yuntlu,Yüreğir,iğdir,Büğdüz,Yuva,Kınık olduğu bilinmektedir.
Bu Oğuz Boylarının adlarına Kızılcahamam ilçesinde ve çevresinde çok sık rastlamak mümkündür.Buna göre Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu'ya yerleşen Oğuz Türkleri bugünkü atalarımızın kökenini teşkil etmektedir.1071 Malazgirt Zaferinden sonra Selçuklu Devleti Anadolu'ya akınlar yaparak 1073 yılında Ankara ve civarını ele geçirmişlerdir.Selçuklu Devletinin yıkılmasıyla beyliklerin hüküm sürmesinden sonra 1356 yılında Osmanlı Sultanı Orhangazi'nin oğlu Süleyman Paşa tarafından alınan Anklara ve civarları Osmanlıların eline geçmiştir
1356 yılından itibaren Ankara Sancağına bağlı bir kaza olan YABANABAD'ın ilçe merkezi Demirciören köyüdür.1880 yılında ilçe merkezi bugünkü Pazar beldesine nakledilmiş ve 1915 yılına kadar buradan idare edilmiştir.Yol güzergahında olması ve şifalı suların bulunması sebebiyle ilçe merkezi 1915 yılında Pazar beldesinden alınarak Kızılcahamam'a taşınmıştır
Ankara yıllıklarında Kızılcahamam ismi Yabanabad olarak geçmektedir eski bir tarihe sahip olan Kızılcahamam için Evliya Çelebi Seyahatnamesinde;Ongün yaban ovasında gezdik buda Engürü(Ankara)Sancak içinde yüz parça mamur köyü olan Subaşılıktır ve hafta pazarı olan bir ilçedir diyerek bahsetmektedir.
Şemsettin Sami Bey Kamus'u Alam adlı eserinin Yabanabad maddesinde aynen şöyle yazıyor.''Yabanabad,Ankara vilayeti sancağının kuzeyinde bir ilçe merkezi olup doğudan ve kuzeyden Kastamonu vilayeti,batıdan Beypazarı ve Ayaş,güneyde Zir ve güneydoğudan Çubuk kazaları ile çevrilidir.Merkezi 660 nüfuslu Çorba kariyesi(köyü) olup,kaza 175 köyden ibarettir.Hepsi müslüman olmak üzere 48250 kişi mevcuttur.Arazinin birkısmı ekili olup başlıca mahsulleri; buğday, arpa, çavdar,yulaf, pirinç, mısır, mercimek, nohut, afyon vb. ile çeşitli meyve ve sebzelerden ibarettir.Hayvanlardan ençok bulunanı tiftik keçisidir.Ormanları çok olup,keresteye elverişli ağaçları vardır.Sakarya nehrine karışan birkaç çayı, üç gölü ve birkaç ılıcası vardır.ilçenin birkaç yerinde pazar kurulur.ilçe sınırları içinde 130 camii,15 mescit,8 medrese bir ilk okul, 15 mahalle okulu,72 dükkan, 3 köprü ve 190 değirmen bulunmaktadır''.
Kızılcahamam'ın ismi eski kaynaklarda Yabanabad olarak geçmektedir. Sözlüklerde yaban kelimesi insan eli değmemiş,üzerinde insan yaşamayan,yabani,vahşi yer.Abad kelimesi ise,bir yeri abad etmek, orayı bayındır hale getirmek,şenlendirmek olarak tarif edilmiş ve kimi sözcükler eklenmek suretiyle yer adı olarak kullanılmıştır.Yani, yabani vahşi yeri bayındır hale getirmek yaşanır hale getirmek olarak tarif edilmektedir.
Eski kaynaklarda Anadolu'nun birçok yerlerinde (Balıkesir, Denizli, izmir, Kastamonu, Manisa, Zonguldak Vb.) ve Bulgaristan'ın Deliorman ile Dobruca yöresinde Çıtak adlı topluluklardan bahsedilmektedir.
Anadolu Çıtaklarının,Orta Asyadan yapılan büyük göç ve 1071'de Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu'nun çeşitli yörelerine yerleştikleri,ayrıca Timur ile Orta Asyadan gelerek Ankara Savaşı sonunda çevreye dağıldıkları kaydedilmektedir.Anadolu'da yaşayan Çıtaklar ile Bulgaristan'da yaşayan Çıtaklar arasında kök ve dil bakımından bir yakınlık olup olmadığı bilinmemektedir.
Çıtak ifadesinin Yabanabad bölgesinde yaşayan insanların giysilerinin beyaz çit(kumaştan)yapılmış olması sebebiyle Çiti-Ak, Çıtak olarak adlandırdıkları da rivayet edilmektedir.
ADA KÖY
|