![]()
Değerli
okuyucularım, Öncelikle,
11.11.2009 Çarşamba günü Ankara Grand düğün salonunda yapılan AKKUŞLULAR
TANIŞMA- DAYANIŞMA VE EĞİTİME DESTEK ETKİNLİĞİ’ne katılan bütün katılımcılara
ve Akkuşlu hemşerilerime en kalbi duygularımla teşekkür ediyorum. Bir
eğitimci ve idareci olarak biliyorum ki; bu tür etkinlikler çok kolay bir
şekilde gerçekleştirilmez. Emek ister, zaman ister. Her şeyden önemlisi
gönüllülük ve özverili bir çalışma ister. Bu
etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen bütün şahıs ve sivil toplum örgütlerine,
bir Akkuş’lu olarak teşekkür ediyorum. Bu
toplantının, eksiğiyle fazlasıyla, bir de ilk olması hasebiyle muhteşem olduğu
söylenebilir. Bu gecede her ne kadar kalabalık bir katılımcı kitlesi mevcut ise
de, Ankara’da ikamet edim de toplantıya katılamayan kitlenin daha çok olduğunu
düşünüyorum. Bu
toplantı, adından da anlaşılacağı üzere, uzun yıllardır bir araya gelme, hasret
giderme imkanı bulamayan insanlarımızı, dostlarımızı
bir araya getirmiş, kısa da olsa hasret gidermelerine vesile olmuştur. Sanal alemde
tanıyıp, gerçek ortamda hiç yüzünü görmediğimiz gönül dostlarımızın elini sıkma
imkanı bulduk. Kimini bıyığından, kimini saçından, kimini saçsızlığından
tanıyarak, “aaa… sen de mi buradasın … bey” diyerek kucaklaşma şerefine nail olduk. Bu sebepledir
ki, bu toplantı en azından gönül köprülerinin kurulmasında son derece isabetli
bir çalışma idi. İnternet
sitelerimizin duyurularının dışında, gurbetçi kardeşlerimizin birbirlerini
telefon ile arayarak bu toplantıya katılmalarını sağlamaları ayrıca bir heyecan
verici oldu. Toplantıyı organize eden görünen kahramanlar kadar, kendi çapında
katkıda bulunan ve isimsiz kardeşlerimize de buradan teşekkür ediyorum. Akkuşlu
olunca, Akkuş ile ilgili böyle bir gece de elbette ki milliyetçilik duygularımız
kabarıyor. Bazen hissi davranabiliyoruz. Bu güne kadar bu anlamlı gece hakkında
yazanların yazılarını (yazılanlar az da olsa) okudum. Hep güzel yönden bakmış,
bardağın dolu tarafı yazılıp çizilmiş. Elbette ki bu önemli ama bir de başka
açıdan bakmak gerekir diye düşünerek bu yazımı yazmaya karar verdim. Katılımcı
konuşmacıların ve gecenin düzenlenmesinde emeği geçenlerin hemen tamamına
yakını konuşmalarında olumlu çalışmalardan, Akkuş’un güzelliğinden, kuru
fasulyesinden, mısır çorbasından bahsettiler. Daha çok mide ile ilgili sözler
edildi. Ruhumun okşandığını, eğitim açlığımın giderilmeye çalışıldığını bana
hissettiremediler. Genellikle siyasi ve politik söylemlerde bulundular, tabiri
caiz ise bal yoku parmağı dudağımıza sürdüler ama ne balın tadını alabildik ne
de bal tasını gösterdiler. Sadece ara gazı verip, hamasi sözlerle gürültüye
boğdular. Sanırım ne söylemeye çalıştığımı geceye katılanlar anlamışlardır. Sivil
toplum kuruluşlarının konuşmalarını kısa tutarak katılımcıları sıkmamaları
olumlu bir düşünce idi. Ancak, orada mevcut hükümetin en gözde şahsiyetleri var
iken hiçbir somut istekte bulunamayışları veya böyle bir denemelerinin olmaması
bir o kadar olumsuzdu. Gördüğüm kadarıyla toplantı bir şova dönüştü. Akkuş Milli
Eğitim Müdürlüğü yaptıklarını, siteler kaç yıllık olduklarını, muhtarlar ise
devletin asli görevleri arasında olup da yaptığı birkaç çalışmayı övdü durdu.
Kimse NE YAPILABİLİR, NELER YAPMALIYIZ, NASIL BİR YOL TAKİP ETMELİYİZ… bunların konuşulması gerekirken bunlara deyinilmedi. Akkuş
Milli Eğitim görevlileri, büyük bir titizlikle istatistikler hazırlayarak slayt olarak bizlere sundular. Emeği geçen arkadaşlarımı
kutlarım. Ancak bu veriler rakamlara boğulmadan daha anlaşılır ve daha öz
olabilir ve dinleyicilerin ilgisini çekebilmek için hafif fon müziği ile
renklendirilebilirdi. Yapılanlar elbette ki sizlerin başarısıydı. Ama, yapılması gerekenlere daha çok ağırlık verilebilirdi.
Çayıralan gibi merkezi bir beldenin bir liseye kavuşturulması hususunda bir öneri
yapılabilirdi. Hazır siyasiler de varken, fiziki ve sosyal şartlar kısaca
özetlenerek, isteklerde bulunulabilirdi. Sade
vatandaş olarak katılan katılımcılardan konuşmacılar seçilebilir, duygu ve
düşünceleri paylaşılabilirdi. Akkuştaki
her meslek grubundan bir konuşmacı belirlenerek o konudaki olumlu ve olumsuz
bilgi birikimleri paylaşılabilirdi. Konu
eğitim olunca, emekli bir öğretmenin hayatında unutamadığı bir ya da birkaç
anısı paylaşılarak geceye ayrı bir renk katılabilir ve katılımcıların dikkatleri
toplanabilirdi. Şimdi bu cümleleri okuyan kardeşlerim, “bu hoca da ne demek
istiyor, katılımcıların dikkati mi dağıldı ki…” şeklinde düşünce sahibi
olabilirler. Ben de açıkça söyleyebilirim ki; evet. Sadece o geceye mahsus
değil, monoton konuşmalar millet olarak bizleri sıkar, bir müddet sonra
konuşmaları duymayız bile. İşin içine ilgi çekici anılar, hikayeler
katılırsa pür dikkat kesiliriz. Öğrenciye ders anlatırken bile biz bu metodu
hep kullanırız. Aksi takdirde öğrenci gözünün içine bakar ama ruhen sınıfta
değildir. Eğitim,
sadece örgün eğitim kurumlarında yapılan bir olgu değildir. Her insan, her
baba, her aile reisi bir eğitimcidir. Eğitim ailede başlar. Örgün eğitim
kurumları kadar, sokakların da eğitim konusunda olumlu ya da olumsuz katkılarının
olduğu dile getirilebilir, sıkıntılar ve çözüm önerileri velilerle
paylaşılabilirdi. Akkuş
belediye başkanı sayın Ergüder EFİL Bey’in, kısa
süreli de olsa bir eğitim ve öğretimcilik yanının olduğunu bu gece öğrendim.
Herkes az çok bir eğitimcidir ama, öğretim ile de
ilgilendiğini, sonradan eczacılığı tercih ettiğini öğrendim. Bunu öğrenmiş
olmam neyi değiştirir? Çok şey değiştirir. Bir eğitimci, eğitimin problemlerini
daha iyi kavrar. Bu sebeple, eğitim alanında mahalli idarenin imkanlarından yararlanma
yoluna gidilebilir. Gene, Ergüder Bey’in konuşmalarında festival ile ilgili
açıklamalarını beğendiğimi söyleyebilirim. Davul-zurna ve iki saatlik güreşle
festival olmaz diyordu, Ergüder Bey. Doğru söylüyordu. Bölge ekonomisinin, el
sanatlarının, kültürünün, tanıtılması adına da bir şeyler yapılmalıydı. Sayın
Ergüder Bey, bu sene dar bir süreçte bunu başaramadığını söylerken, gelecek
sene için de çok kapsamlı, bölge kültürünü, yaşantısını tanıtacak ve bölge
ekonomisine katkıda bulunacak bir festival çalışmasının müjdesini verir
gibiydi. Ayrıca, festival için yapılacak harcamaların yüksek okul için
harcanması fikrini de olumlu buldum. Ama sonuç olarak, sebep ne olursa olsun, her
ikisi için de gözle görülür bir hareketliliğin olmaması da üzücü tabi. AKKUŞLULAR
TANIŞMA- DAYANIŞMA VE EĞİTİME DESTEK ETKİNLİĞİ’nin bir ilk olarak bazı
aksaklıklarla gerçekleşmesi elbette ki normal karşılanabilir. Ama bu bir ilk
dedik. Yani bundan sonra devamı gelecektir. Öyleyse, bu toplantıda görülen
eksikliler ve aksaklıklar dile getirilmeli ki bir sonrakine bu noksanlar
giderilmeli. Yazımın başında da dediğim gibi, milliyetçilik duygusuyla her şeyi
olduğundan fazla abartmak yerine görünen gerçekleri de dile getirelim ki, bu
tür organizeyi yapacak olan kardeşlerimize yol göstermek bakımından yardımcı
olmuş olalım. Kesinlikle bu bir eleştiri olarak algılanmamalıdır. --İlk
olduğu için bazı aksaklıklardan bahsetmiştim. Bunlardan birisi mekan ile ilgili sıkıntı. Çoğu katılımcılar ayakta kaldı.
Belki bu kadar büyük bir katılım beklenmiyordu. --Köydeki
ve diğer kentlerdeki vatandaşlarımız ulaşılmış ama,
Ankara merkezde oturan pek çok kardeşimize ulaşılamamış olduğunu gördüm. --Salondaki
servis hizmetleri oldukça aksak ve yetersiz idi. Bu mekanın
personeli ile ilgili olsa da bir sonraki toplantı için dikkate alınması gereken
bir konu diye düşünüyorum. --Akkuşumuzun
tanıtılmasında gerçekten özverili çalışan ve gönüllü hizmet eden site kurucu ve
yönetici kardeşlerimizi yan yana görmek güzel bir duygu idi. Ama konuşmalarında
rekabeti hissettirmiş olmaları, biraz bencil davranmaları hoş olmadı. Böyle bir
yerde, Akkuşlu olmak kimliğinin dışındaki kimlikler bir kenara bırakılmalıydı. --Akkuş
Eren Turizmin, Akkuş’tan gidecek vatandaşlarımıza jest yapması, indirimli yolcu
götürmesi takdir edilecek bir davranıştı. Ama toplantı günü erken bir saatte
bir sefer düzenlenip, toplantı sonunda da geri dönüşü sağlansaydı, katılımcı
sayısının artacağına inanıyorum. --Bu
toplantı hafta içi mesai günü değil de hafta sonuna denk getirilseydi, katılımcı
sayısı gene artacaktı diye düşünüyorum. Her
şeye rağmen, güzel bir başlangıç, güzel bir düşünce idi. Bir sonraki
toplantının daha geniş kapsamlı, daha planlı ve programlı olacağını
düşünüyorum. Birinci toplantıda görülen aksaklıkların giderileceğini ve daha
geniş kitlelere ulaşılacağını ümit ediyorum. Bu
gecenin gerçekleşmesinde emeği geçen bütün gönül dostlarıma ve katılımcı
hemşerilerime bir kez daha teşekkür ediyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Akkuşlu
olmak yetmez, Akkuş’u sevmek gerekir diyor, her şeyin gönlünüzce olmasını
temenni ediyorum. 13.11.2009 Yaşar
GEBEŞ Yaşar GEBEŞ'in TÜM KÖŞE YAZILARI İÇİN TIKLAYIN
|