|
BANA ULAŞMAK İÇİN:yilmaz_hakan01@hotmail.com
TEL:0535 358 21 83
GÜVERCİNLERİ ANLAMAK
Şuan içinde bulunduğumuz yıllar teknoloji yılı diye tabir ediliyor.Teknoloji insanın yaptığı işleride maalesef ki yapabiliyor..Günümüzde bulunan modern fabrikalar genellikle teknoloji gücünden yararlanmayı tercih ediyorlar.Buda insanları işsizliğe itiyor.Güvercin yetiştirmeyi meslek haline getirmiş insanlar var.Güvercin o kadar güzel bir varlıktır ki.Onun bütün güzelliklerinden yararlanıyoruz.Güvercin beslemek çoğu kişi tarafından bir garip algılanıyor.Aslında bunu söyleyenlerin çoğu
güvercin beslemeyenlerdir.Ben burada birşey söylemek istiyorum.Bu iş içinde bulunmayan anlayamaz.Bir bakıyorsunuz ki yavrularınız çıkmış 2 ay sonra uçurtuyorsunuz.Sanki o uçan benim gibi geliyor.Kendimi o uçan kuşumla beraber gibi hissediyorum.Güvercin kendini sevene, sevgi ile yaklaşan bir kuştur.Ve insanın yalnız kaldığında bile yanında olan tek varlıktır.Ona derdinizi söyleyebilirsiniz.Siz onun dilinden anlarsanız oda sizi dinlemekten hiç çekinmez.inşallah bu yazdıklarımı beğenirsiniz.Umarım bu yazdıklarım amacına ulaşmıştır.
YAZAN=HAKAN YILMAZ
Benim hayat prensiplerimden biri 'KENDİMİZE NASIL DAVRANILMASINI İSTİYORSAK BAŞKASINA DA ÖYLE DAVRANMALIYIZ' lütfen güvercinlerimize gereken önemi gösterelim onlara iyi bakalım.
Avrupalılar, Türk güvercinlerine göz koydu
Avrupalılar, Türk güvercinlerine göz koydu
Türkiye'ye ait olan 'Sebap, Hünkar ve Selçuklu' başta olmak üzere güvercin ırkları bozulmayla karşı karşıya. Çeşitli yollarla yurtdışına çıkarılarak bazı ülkelerce sahiplenilmeye çalışılan güvercinlerin korunması için tescillendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Mersin Güvercin Yetiştiricileri Derneği Başkanı Yaşar Başer, Türk tarihinde yaklaşık 700 yıllık geçmişe sahip olan güvercin yetiştiriciliğinin ülke genelinde 10 milyondan fazla meraklısı bulunduğunu söyledi. Türkiye'ye ait olan, 'Sebap, Hünkar, Selçuklu, Adana ve Ankut' gibi 50 civarında ırk bulunduğunu ifade eden Başer, çoğunun bilinçsiz yapılan çiftleştirmeler nedeniyle ırksal bozulma sürecine girdiğini ve özelliklerini kaybetmeye başladığını ifade etti. Güvercin ırklarının bir başka sorununun gerek gurbetçiler gerekse yurtdışından gelen güvercin meraklıları tarafından yurtdışına götürülmesi olduğunu dile getiren Başer, "Türkiye'ye ait olan cinsteki güvercinler, başka ülkelerce sahiplenilmeye çalışılıyor. Özellikle Avrupa ülkelerinde, düzenlenen festivallere bize ait güvercin ırklarıyla yaygın olarak katılım gözleniyor. Bu ülkelerin, tescillendirme girişimlerini başlatacağı endişesini taşıyoruz." şeklinde konuşuyor. Söz konusu güvercinlerin, tıpkı Sivas Kangal'ı cinsi köpeklerde olduğu gibi tescillendirilmesinin hem korunması hem de sahiplenmek açısından zorunluluk olduğunu vurgulayan Başer, şunları söylüyor: "Kültürümüze ait olan güvercinlerin sayısı ülkemizde azalırken başka ülkelerde ise her geçen gün artıyor. Bu konuda bir an önce çalışmaların başlatılması gerekir. Güvercinlerimize biz sahip çıkmazsak başkaları elimizden alacak."
UZAKTAN KUMANDALI GÜVERCİN
ÇİNLİ bilim adamları, güvercinlerin beynine yerleştirdikleri mikro elektrotlarla, kuşların sağa-sola, yukarı-aşağı yönlerde uçmalarını uzaktan komuta etti. Elektrotların, gönderilen elektronik sinyallere göre güvercinin beyninin farklı bölgelerini uyardığı, böylece komutlar doğrultusunda uçmalarını sağladığı belirtiliyor.
|